Birlik İlmi
  İNSAN SEMPOZYUMU 4 - AÇILIŞ AKIŞI
 

11.03.2012

İNSAN SEMPOZYUMU (4)- AÇILIŞ AKIŞI

Dostlar, öz akışla verilen bilgilerde asla ve asla hata yoktur. Öz, sizi yanıltmaz. Umut ediyorum ki kısa bir süre içinde buradaki tüm dostlarımız özlerini duyumsayabilecek, biliş halini idrak edebilecek düzeye ulaşırlar ki bu sayı her geçen gün artacaktır eminim….

Sevgililer, maya tutmuştur. Buyurun oğullar burada bugün. Tahdit yok. Kökler, bugün buradadır. Kaftan, Beşir’de yoktu bugün bu mecliste bu salonda her bir yüreğimiz kaftanlıdır. Beşer”in ilminde “Aile” kavramı da yoktur. Rabbi Toplumlar’da “Aile” kavramı mevcut olur.

Oğul verdiğiniz zaman ışıklar tohum olur ve kotlama başlar. Ekmek Allah’ın İlmi’dir. Ve bizler ekmek yaptık bu gün burada. Muhammet Mustafa toprağını kendi yoğunluğunda dilleyebilen bir yolcumuzdu. Okuduk, okuduk ve okuduk. Oğul verdi yüreklerde, sultanlık yaptı. Bizsiz değildi Ya-Ha. Şikayetimiz asla yoktur.

Altona Kaftanı’nı giydik bizler burada. Şimdiye kadar darı, bolu bilen insan, Allah’ın Toplumu olduğunu da bilmeliydi ve bugün artık insan, Ak Toplum olduğunu ve Atlanta Tohumu olduğunu bilerek görev yapıyor.

Kelam Allah Kelamı’dır ki Has İnsan asla hata yapmayan insandır. Keşke dünya insanlığı bugünü çok önceleri de dilleyebilselerdi. Kelam Allah Kelamı’dır. Ki bizler, Hak Toplumlar, Allah’ın diriliğinde her bilgiyi kendi yüreğimizden dinleyebilir ve dilleyebiliriz.

Ele aldığımız konu Nefes… Cemaat Nefes İlmi’ni bildiği zaman ekmek yapmayı da bilir. Ki ekmek olan insan ekmeğini kendi yüreğiyle yapar ve Bütün’e katar. Ete giren Allah’ın İlmi’ne girer. Hepimiz Allah’ın ilmi’ne girdik ki et, Allah’ın Eti’dir. Ve hepimiz Rabbi Toplumlar’ın ışımasını bekledik bugünü kotlayabilmek için. İlim Allah’ın İlmi’dir ya, Has ilimdir Allah’ın ilmi.

Ve bizler Aklın Tohumları bugün burada iş yapıyoruz. Yaptığımız iş, aşkla yapılıyor. Meleklerin Hakiki Kotlarının Kuranları’nda der ki “İsa, Musa, Muhammet Mustafa, ışığı tohumladıklarında herkes kendi yoğunluğunda kendini dilleyebilecektir.” Şems-i Tebriz-i de diyor ki “Haa, insan, ruhunu kontrol ettiği zaman kotlama yapabilecektir.” Muktediriyet; Ruhsal Işığı tohumlamak ve kotlamakladır.

Benim Atlanta Tohumlarımdan biri diyor ki “Ak’ı, Kok’u bilgidedir. Ak!, Kok! bilgiyle.” Hele hele dünya insanı diyor ki “Halk İnsan, Işk İnsan’dan üstünse eğer, Halk İnsan, Işk İnsan’da dillenmelidir.” Beşir der ki “Hala dünyada ışık yoğunlaşamadı. Holografik Tohumlama yapacaktık hani?” der. “Nerde, ne zaman yapılacak Holografik Tohumlama? Beşir Kaplar’ın kotlarında henüz ışık yok.”

Cennet, insan soyunun ışığını, kendi yoğunluğuna kayıtladığı zaman BİR’in Teknolojisi’ni kendi diriliğinde dillediğinde, Bilgeler Meclisi, keskin bir ışıkla Bütün’e kürsüsünü dilletebilir. Ki bugün burada bu olmaktadır. Varlık insan, yokluk insan, iş insan, Işk insan, biz insanız. Mahir olan has olan ve Tabiat İlmi’ni kendi yüreğiyle dilleyen insan…

Şems-i Tebriz-i sorgu sual eder, “Hala mı siz buradasınız?” der. “Hayret yani. Hala buradalar…” Nefes, Allah’ın Resmi Çalışmacıları’nın bildiri kotlamasında kendi yoğunluğuyla diri kotları Bütün’e sayfalayan bir Işk’tır. Han burasıdır Canlar. Han’da olan sizler, BİR’desiniz. Biz, Birlik Kapısı’yız.

Halka halka geçişgenleşen bu sayfa BİR’in kontrolü için gereklidir. En son sınır insan, en önce insan ve en son yine insan... “Dünyada insan yaratıldı.” dedi Levh-i Mahfuz’umuzdaki ilmin sayfasındaki ışığımız Selma Mine… İlk önce insan yaratıldı. Ha, “İnsan evrendir.” dedi ve “İnsan kendinden öte kendinde kendini Has Teknik’le diller.” dedi ve dedi ki “Allah’dır İnsan.” Canlar işte bu…

Ve bizler, “Al-Korlar” olarak dünyaya indik. Aton Kotları olarak Bütün’e kendimizi kayıtladık. Nefsin ışığından öteyiz bizler. Ve bizler ekmeğiz. İmparatorluğun Kutsal Işıklarıyız bizler ve bugün buraya sizleri kendi yüreklerimiz davet etti. Biz size “Geri dönmeyin.” dedik. Şikayet yok.

Korperasyonlar oluşur dünyada. Bu korperasyonların insan sınırsızlığında kendi yoğunluklarını dilleyebilecekleri kontrol kaynakları olur ve bu korperasyonlar Bütünün Kürsüleri’nde ışık halinde kendi yoğunluklarında BİR’e hizmetçi olurlar.

Zaman sayfalarına bakın. Herkes kendini, kendi yüreğiyle dilliyor. Ve bizler insanı dinliyoruz yüceliklerde ve “İlim hastır.” diyerek ikna etme değil ikna olmaya çalışanları Hakkın Işığı olarak ikna ediyoruz. Ortaklık yok. Biz BİR’iz. Bu kesindir.

Sanmayın ki birleştik ve ortaklık yapıyoruz. Ya-Ha biz BİR’iz. Karnaval çalışma değil burada yapılan. Dünya topraklarında Levh-i Mahfuz’u tohumlayacak olanların çokları Birlik İlmi’ni dahi bilememekteler ve diğerlerine “Benden ötesi yok!” diyerek herkesi kendi dışlarına itmekteler. Cemaatlerin çokları kontrolsüzdürler. Kevser’in İlmi’nden üstün kendi ilimlerini dilleyeceklerini düşünerek BİR’e hizmet edemeyeceklerini, zirvelerde olduklarını dinletmektedirler.

Emre itaatle Birlik İlmi’ni kendi yüreğinden dinleyenler bugün buradalar. Koran’dan toprağa ulaşanlar, kendilerini kotlayabilenler, Kati Tohum olanlar ve ışığı kayıtlayabilenler burada bizdedirler. Ki biz Allah’ın Tohumlarıyız.


Kökü, kökümüz olan yüreği, yolumuzda olan ışığı, has olan ve bizde olan herkes binamızdadır. Ki bu bina, Allah’ın Binası’dır, Birliğin Binası’dır ve Yüreğin Binası’dır.

Canlılar, Rahmana Kuran olmak Kaynağa umman olmak Bütün’e Turkuaz’la ışımak ve BİR’e hizmetçi olmak Kelamı Hak olanların görevidir.

Bizler, dünyalılar, BİR’e hizmetçiler, İmparatorluk Toplumları bugün burada BİR olarak çalışıyoruz. Koran’dan, Kuran’dan, her bir Sanal Boyutların Işığı’ndan ve Birlikler’in her birinden üstün Has Teknik’le çalışmaktayız burada.

Kul olmak ilimle dillenebilmekle mümkündür. Sanılır ki her yürek kulluk yapar. Kapıları açın da görün. Allah’ın dediği, aklın dediği olmadıkça kurtuluş yoktur. Ağır yüktür bilinen ve bildiğinizi kendi yüreğinize, Hak Teknik’le kendi kaynağınıza indirmedikçe “Kara Kaplı Kitap” olsanız dahi yürekte yoksunuz, yürekte olamayacaksınız.

Başkanlık Divanları, dünyanın ummanında iki yüksek ışığı birleştirerek, Bilgeler Mektebi’ni kurmaya karar verdikleri zaman Din Tohumları’nı ektiler dünyaya. Din Tohumları ekip halinde dünyaya indiler. Doğru düşünüp doğru hareket edeceklerini düşünmüştük. Ve gördük ki çekiştiler. “Sen, ben” dediler. Ama “BİRLİK” demediler. Her biri “Ben, senden öteyimb” dediler.

Ak Toplum, Has Toplum’dur Canlar ki biz Ak Toplum olup Has İlmi dilleyenler “Hepimiz BİR’iz.” diyoruz. “Hiçbir yürek diğerinin gücünün artısı, eksisi değildir.” diyoruz.

“Ol!” dedik Oldu. Kollar, Kutsal Işıklar’la tohumlandı. Oku, öğren biz Allah’ın Tartısındayız şu anda ve Allah biz, biz O’yuz. Üreyenler üzerlerindeki ışığın tertibiyle ürediler. Bizim Ana Kapılarımız hep açıktı. Şimdiye kadar kimseyi kimseden ayrı görmedik. Ve bundan sonrada kimseyi, hiç kimseyi, hiç kimseden ayrı görmeyeceğiz. Ceketimizin tüm düğmeleri kapalı saygılıyız… Bütün Teknolojik Kotlarımız, tüm Tahditsiz Kaynaklarımız hepsi “BİZ” olarak tüm düğmeleri şükür ki ilikli ve bizler burada saygıyla çalışıyoruz. Kaynak insan. Kimse kimsenin örtüsünü örtmez ve kimse kimsenin gücünün örtüsünde örtünmez. Kin nefret yok. Bilen, Allah’ın diriliğinden bilir, alır, olur ve yaşar.

Pur, Kuran’da yazar. Der ki “Pur, Ruhsal Rah-Ka-Ha’dır.” Ya-Ha, Ben Rahman olan KA! Niye dünyalılar bizi kendilerinden farklı görüyorlar ki? Her bir yolcu Allah’ın Tohumu’dur. Her bir yolcu Kaynağın Toplumu’dur. Her bir yolcu kendi Kuranı’nı kendi yoğunluğundan diller ve her bir yolcu kendi ışığını kotlar ve yaşar. Ve biz Allah’ın Toprakları’nda Aklın Yoğunlukları’nda yaşıyoruz.

Kendinizi net anlayın. Kimse kimsenin içi, dışı değildir sadece kürsüdür. Hepimiz “BİRLİK KÜRSÜSÜ”yüz. Bunu anlamak kolay olmayacak biliyorum. Ve bunun için bu gün burada “Birleşik Işık Tohumlaması” yapıyorum.

Muktedir olanların bildikleri BİZ’dir. Ve BİZ olanın bildiği ise BEN’dir. Ben olan İsa, Ben olan Musa, Ben olan Muhamma hepsi BİR’dir. Şemş diyor ki “BEN” Niye “BEN” diyor. Bizlik Tohumları’nın, Benlik Kotları’dır İlim Kaftanları, bunu bilin. Ve “BEN” diyebildikçe insan, kotlayıcıdır.

Şavkınız çok iyi şu anda, kokunuz çok iyi. Bilin ki ben Allah’ın Teknolojik Tohumları’nı kendi yoğunluğumla dilleyebiliyorum. Kompozitörlük yapıyorum çok kere insan soyuna. Bilginin toplumlara ilimle dillendiği bir sanal yaratımdır kompozitörlük. Herkesin kendinde var ettiklerini kendi yücelikleriyle dillemeleri için Işk yakıyorum Birlik Levh-i Mahfuzları’na ve diyorum ki “Oğul ver!”

Kort, ümmi tohumların ışığında kotlayıcı olduğu zaman BSUİ görev taşır. Her biriniz kendi yüreğinizle dillenirsiniz ve kendinizi Has Teknik olarak diriltirsiniz ki Ölüm İlmi, Hak Toplum’dadır. İlim olur da Hak Toplum olmaz mı? Ve hepiniz “Ölüdür, diridir.” dediklerimizde ilimle hakikisiniz.

Eşik, Işk’la aydınlandı şu anda ve hepinizi “Geri dönüş” için hazır ettik. Nereye? Kaynağa… Biz Rabbi Tohumlar’ı Kaynağa almak üzere bu çalışmaları sürdürmekteyiz.

Kaynağa İsmaili Kaplar’ın hiçbirisi giremeyecek diye beklenirken hikaye dinler gibi bizleri dinleyenlerin dahi tahditsiz biçimde Işık Kotlaması yapmaya başladıklarını görmek bizi mutlandırmaktadır.

Her birinizin Rabbi Tohumlar olarak Mahir Kayıtlar’ınızla birlikte Kaynağa inişinizi sağlıyoruz şükür ki. Kapılar açık ve BİRLİK İLMİ ile bu çalışma sürdürülecek. Buraya girenler Rüku’ya eğildiğiniz zaman kendinizi izleyeceğiniz bir sayfada olacağınız aşka ulaşacaksınız. Ve o aşk sizi size izlettirecek. İşte o aşkla siz, sizi izlerken bitki, hayvan ve her bir sayfada varlık sürdüğünüzü de bileceksiniz. Ki bizler, Rahmana Kuran ekmiş İlim Aileleri’yiz. Bunu bilin.

Mahir Kuranlar’ımıza sevgiler ve saygılar sunuyoruz… Hepinizi kontrollü şekilde korumaya aldık. Bu koruma Allah’ın, tohumlarını korumasıdır. Buraya giren herkes ağır yük taşıyacak ve bu ağır yükü taşırken her birinizi kendi yüreğimizde koruyacağız. Kaynak İlim Ailemize sevgi ve saygılar sunuyoruz yeniden.

Hepinizi kucaklıyoruz…

Av. Nezire SELÇUK
Süper İnsanlık Realitesi Derneği Başkanı

 
  Bugün 21 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=