Birlik İlmi
  Sibel Deniz ŞAHİN - KONUŞMA METNİ
 

08.04.2012 Tarihli İNSAN SEMPOZYUMU (5) kapsamında SİLJAN ANADOLU MERKEZ BÜTÜNLÜĞÜ adına konuşma yapan Sibel Deniz Şahin’in Konuşma Metni:

 

Bugün burada tüm dünya mevcudatını temsilen birlik ve bütüne yol almanın mutluluğunu ve yine birlik ve bütünün amacını paylaşan, kadrolar, gruplar ya da hiçbir yere dahil olmayan ama birlik bilinciyle Birliğini buraya katan canlarla birlikte olmanın hazzını yaşıyoruz. Buradan AN’da yaratılan ışık ve enerjinin, değil dünyaya tüm evrenlere yansıyacağını biliyoruz.

 

Bu birleşime vesile olan ve öncülük eden Süper İnsanlık Realitesi Derneği ve kadrosuna sonsuz minnetlerimizi sunuyoruz. Ayrıca yine birçok spritüel alan çalışmalarının yapıldığı, paylaşıldığı ve tanışmamıza, buluşmamıza bi sebep olmasından dolayı bir internet uygulaması Facebook’u da unutmamak gerek.

 

Evet. Selam olsun… Şu anda bir olmak ve birliği paylaşmak üzere burada olan canlar ve yine burada olmak isteyip te olamayan ama gönlüyle burada BİZle olan dostlara Selam olsun. Selam olsun Canlar…

 

Selamı aldın – sela verdin. Sevgi kuşağını beline dolayıp, bu sevgi ile alemlere, pencereden kainatın sırlarını çözebilecek güçlere ulaşabilmek, sesinden heceye ulaşıp, oralardan güçler sınırını aşabilmek, her gücün gözünden gelip özüne inip, sese ulaşabilen bir enerjiler bütünlüğü için selamlar vermek, senaya ermek, gönül aktindeki bilinen gerçeği ile güç panterlerini açıp sevinç nidaları ekletmek, bilinçli görevli, kadro oluşumunun gerçeklerini gösterebilmek, yolu görerek engelleri engellemek, aşmak, ulaşılacak noktanın sistemi için belgeler tertiplemek, güçler ile güç gizlenerek temeli pekiştirip önerilerle gelecek günleri beklemek gayeniz; umudunuzu mutluluğa, başlangıçları sonsuzlara, Allah’ı insanlığa açtı, Sabır gönlünüzden, sevgi sözünüzden eksilmesin. Gökler Aleminin güçlerinden sırları çözerek, Lefhi mahfuz ( prizmal arşiv ) bilgilerine ulaşabilenlere, sevgiler iletebilen, saygımızı belgelerle emek verip bekleyen öz ekmeği yiyenlere Selam olsun.

 

Şimdi, gönül birliği etmiş grupların,kardeslerin ve canlarimizin selamlarıyla temsil ettiğimiz grubumuzu kısaca tanıtarak soru işaretlerine kısaca bir cevap vereyim. İsveç Siljan gölü dünyanın taç çakrası ve ilk yaratılış tohumunun ekildiği yer olarak biliniyor. Türkiyemiz ise dünyanın kalp çakrası. 

Boyutlar arası ve her türlü bir köprü. Sanki Sırat köprüsü de denilebilir. Yani sırları at. Zaten coğrafi konumu da maneviyattaki yerini destekliyor. Ve aynı zamanda Altın bilinçlerin insani bedenlerde ind.yeri ve çalışma yaptıkları bir yönetici alan Türkiyemiz. Siljan Anadolu Merkez Bütünlüğü demekle bu iki özel yeri bağlayıp bir çalışma platformu oluşturduk. Bunun yanı sıra hepimiz biliyoruz ki bizler aslında hiçbirimiz kendimiz sandığımız bu bedenler değiliz. Kalbimizin rehberliğinde akışına izin verdiğimiz tüm bilgiler özümüz kanalıyla ötenden yani BİZden BİZ’e akmakta her an… Bu yüzden önceleri Birleşim amacı olan Siljan Anadolu grubumuzun kadrosu kişilikleri bir kenara koyup tek bir isimde BİRlendik. SA ÖTESİ dedik. Büyük Ben’in izniyle ışığıyla nuruyla, madde ötesinde bir olan benlerimizden iletilenleri fizik plana indirip tüm benlerimizle yeniden birleşip bütünleşmek üzere hizmete niyet ettik. Bir olan ışık yolumuzda yolumuz açıktır. Şimdi BİZ diyerek ortak bir görüş birliği yaratmış gruplar ya da kişilerle birliği yaşamaktayız. Bütünler bütünleşiyor. BİR oluyor. BİR likte BİZ oluyor. Ne diyor Sultanlık kitabında “Eğer yol açıp, devrelerden güç alabilirsek ışıkları söndürmek imkansızlaşır. Geçin ve zaman sessizliğinde birleşin, diri olun ve hakim olun”… Evet BİR olanın eylemlerinin gerçek sahibi yoktur. Çünkü yapan BİZ dir.

 

Tüm insanlık için BİR ve Bütün olma zamanı gelmiştir artık… Lafta çok hoş değil mi ama gerçekte çok zor iş… Çünkü insanın doğasındadır bölünmek, çünkü menfaatler ön plana çıkınca aykırı hareket etmek. Ama ne yazık ki sıkışan daralan dünyamızda BİR lik olmadan DİR lik olamaz. Nitekim tarihteki örnekler bize bunu anlatmaktadır. Birlik içindeki toplumlar başarılı olmuş, medeniyetler kurmuş, parçalananlar ise dağılmış yok olmus silinmistir.

 

Bir olmak önce kendini kendinde bulmak, kendini kendinde görmek, var olanı açığa çıkartmak, sonra bütünün ayrılmaz bir parçası olduğunu bilmektir, sevmektir, saygı duymaktır. Gizlemek değil, açık olmaktır. Söylemek değil, uygulamaktır, kendini kendinde yaratmaktır, var etmektir. Ve sonra… ki…bu bir hak ediştir. Zira BEN-liği bilen BİZ’e geçebilir. Ben olan, Ben-liği yaratan BİZ-liği oluşturacaktır. BİR olmak, BİZ olmak hakkın ve hakikatin BİR ve TEK olduğunu idrak etmek, ikrar etmektir.

 

Sizler hizmet verenlersiniz ve bunun farkına varanlarsınız, anları tarayıp, BİZ’i hatırlayıp yeniden BİR olduğunuzu bildiniz. Yaşadıklarınızı özlerini yansıttığınız hizmet O’nadır. Yani ÖZ’e, yani Bütünedir. BÜTÜN TEK’dir. Bütünün içinde bütünden sorumlu olanlar vardır. ve bu sorumluluğu bilenler olarak bütün olmak ve bütünsel davranmak zorundasınız. Bütün kendini ne bir kişiye ne de kişilere ne de bir gruba bırakmaz. Ama şimdi burada bu bütüne ulaşmış ve bütünün sorumluluğunu artık bilenler var ki, Bütünün enerjisi ve bilgisi burada. Amaç bütüne uyumlanmaktır. Bütünü büyüterek genişletmektir. Bu büyüme her yere ve yöne olmaktadır. ve sürekli devam edecektir. Bütün büyüdükçe yücelecektir. Dağıtan O, yayılan O, Dağıtılan O,genisleyen O, yücelen O’dur. Bütün bütünü bilenlerle bütünlenecektir. BÜTÜN BÜTÜN’ü bilenlere güvenmektedir. Güveni hak eden bütünün sorumluları, bütünsel düşünüp, bütünsel davranarak bir BÜTÜN olarak hareket edeceklerdir. Artık beklemek yoktur… Güveni hak edenler… Hak edişler alınır. Esas olan vasıflar içtenlik, dürüstlük, açık sözlülük, alçak gönüllülük, kendine malik olmak, saygı duymak, nezaket ve zerafet ile olmaktır. Nefis terbiyesi LAF değildir yaşanır, şarttır. Her zaman iniş çıkışlar olur. Hizmet eden, iniş anlarında içe dönendir, çıkışı bütün ile paylaşan, kutlayandır.

 

BİRLİK hali bir BİLİŞ’tir. İlk meyvelerindeki biliş bu son yansımadaki Birlik Bilişidir. Birlik hali içinde olan huzurlu, dingin, sakin, gönlü geniş, yaşam sevinci ile dolu, aydınlık çehreli, gülen gözlü, parlak sesli, gönüllere nazik ve zarif dokunan, varlığı ile bulunduğu ortama güven veren, bir ayağı Arz’da bir ayağı Arş’ta olandır. Birlik hali ÖZ birliği Varlık alemine düzen veren bu BİRLİK ilkesi, varlık ve insan hayatın tamamıdır. Birliği bilmeyen çokluğu anlamlandıramaz. Çünkü BİR ve TEK olan çokluğu ve farklılığı yaratmıştır. Bu çokluğun TEK’den geldiğini bilmek insani ve toplumsal düzen için gerekli ve geçerlidir. 

…….. Evet . bize çok iş düşmekte. Birlik ve beraberlik ruhunu yaşatabildiğimiz sürece amaç gerçekleşecektir. İnsan için bunu yapmalıyız.

 

Ama burada bir nokta var ki… Birlik Tek düzelik değildir. Tek tiplilik değildir. Farklılıkları yok saymak, bireysel iradeyi görmezden gelmek değildir. Birlik ve beraberlik, birbirinden farklı olan unsurların, çoklukların, farklılıkların bir araya gelmesidir. Aynı idealle yüksek değerleri hayata geçirmek, aynı hedefe yürümek, daha yükseğe kanat açmak demektir. Kimliklerimize hapis olmadan taşıdığımız erdemliklerimizle.

 

İşte bu halleri yaşayan ve paylaşan iki kişi binlerce kişiye, ….

üç kişi yüzbinlerce kişiye, … birçok kişi tüm dünyaya ve evrenlere bu hali yansıtabilir. İçine yolculuk eden, özü ile bir olan kendini bilir, kendini bilenler, bilenler ile bir olur. Zira ÖZ’ümüz Birlik olalım kutlayalım der. O’nun nuru ve bilgisi bizlerledir. 

 

………. Şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne….

 

Şimdi bu dönemde ve günlerde ve anlarda ileri boyutların soluğu dünyamıza her zamankinden daha yoğun gelmektedir. Fakat pazılın bir parçalarına sahip olan birçok dernek, kuruluş, bütünlük ve gruplar şimdiye kadar verilmiş olan tüm birleşim çağrılarını, kendi benliklerine sarılmak olarak algılayıp görmezden gelerek, bu parçaları birleştirmek, bütünleştirmek üzere birleşime yanaşmamışlardır. Bu parçalar birleşmediği ve bütünü tamamlamak için de hangi parçalara sahip olduklarını bilemediklerinden ego denizinde farkındalıktan yoksun bir biçimde kapalı devre olarak çalışmaya devam etmektedirler. Gelen övgüleri kendine mal edip önerileri başkalarına sunarak. Ne yazık ki bulundukları alana obsede ve ego farkındalığı köreltmektedir.

----- Ah … ah …. Burada bir sözümüz var.

Hakikatlerin açıldığı bu dönemde, hakikate açılan bilinçlerini kapalı tutmayı seçip dünyasal zihinlerine hizmet verenler--ah … bunca gayretlere rağmen oluşturulan birleşimleri küçümseyenler --- ah …. birleşen yüce gönülleri görmezden gelenler, ilahi planın rastgele mi olduğunu sanırsınız hâlâ…

Hiçlikde kaybolarak heplikde var olmanın çerağ halini yaşarken, atomik bedenler birleşimlerini yapmaktayken, ses ve ses ötesi çağrılara hücrelerinizin cevabını duymazdan mı gelirsiniz.

Kaynak ötesi akışlar, akışlara karışmıştır. Bütün’le bütünlenenler AL-LA-H bilinçleri birleştirerek yaptıkları hizmetlerle devran AN’a karışmaktadır. Ve artık bundan böyle inanç sistemleri, bu ileri kadro çalışmalarının devrimci hareketleriyle uyumlanmak zorundadır. Ve artık Tüm ileri kadrolar seferidir. Hakiki ÖZ’ler, hakikat boyutuna geçenler, hakkı bilenler, makroyu mikroda süper kılarak seyirlerine devam edeceklerdir. Yani Enel Hak diyen, Hak adına vekalet edecektir. Ve yine bu hak edişlerini, HAK edenlere servis edeceklerdir. Her kazanımı Hak’ka kayıtlayarak ve OL-ma haline sahip çıkarak ve hakla iç içe yaşayarak, bütün planı tanzim edeceklerdir. Bundan böyle yaptırım ve yaratımları paspas olma değil, yaratıcı kararlılığında, Tanrısallık bilincine, mevkiine uygun ve yakışır olacaktır. Evrensellikle yüklü olan bilinç ve gönülleri artık icraatlerini aşikar gösterecektir. Ve sen, ben, o, büyük, küçük olmadan Bütün olup TEK yürek olarak atacaklardır.

 

İşte bu halde olan Bütünlenen varlık ÖZ’ünden şöyle seslenmektedir…

 

Ben Bütünüm, mükemmelliğin ifadesiyim, isteğim, beklentim, talebim yok, olmam gereken yerde ve haldeyim. Ben saf oluşum. Öğrenmeye, bilmeye, anlamaya ihtiyacım yok…

 

Ben bilginin kendisiyim. Ben sonsuzluğun sırrı, bilişin özüyüm. Nerede başlayıp nerede bittiğimin önemi olmadan, her türlü hal ve oluş zerrelerimde. Bu yüzden ne olumsuzluk var ne olumluluk, ne iyilik var ne kötülük, ne eksiklik var ne tamlık, ne kutsallık var ne sıradanlık. Bulunduğum yer her yer… Bu yüzden ne yüceler var ne aşağılar, ne değerliler var ne değersizler, ne sen var ne de o…herkes ve her şey BİR BEN…

Ve şimdi sonsuz burdayım… İşte böyle der bütünlenen varlığın özü…

 

Her şey, kendi içimizde saklı bilgi ve bilincinden yola çıkılarak, barış, kardeşlik ve sevgiyi kendi içinde yeşerten, saygı ile dışa yansıtmayı başarabilen her Can da Biz’e katılacaktır, birlik ve BİZ den söz edecektir. Çünkü Birlik bilinci bireyin önce kendi içinde bir olmasıdır diyor ve devam ediyoruz…

 

Evet görüldüğü gibi, bilindiği gibi Dünya Birliğe yürümektedir. En küçükten en büyüğe, her konu ve söyleşide Birlik işlenmekte gündeme gelmekte.

Din, dil, ırk, cins ayrımı olmadan Birlik ve beraberliğin gücü ile BİZ olmanın gücü ile özlenen dünya gerçekleşecektir. Bugün her bilgide, verilen her iletide, yeni bir düzen, yeni bir dünya düzeni bildiriliyor. Bu ortak bir bilinçle oluşturacağımız BİR’liğin düzeni… Yani bazı kaynaklarda belirtilen ismiyle “ALTIN ÇAĞ” Birlikte yapacağız. Bütünün bilinci ile bütüne hizmet ederek. Ayrı ayrı parçalar halinde görülsek te, farklı terminolojiler kullansak ta, farklı görev mecralarında bulunsak ta BÜTÜN BİZİZ. Bütünün farklı renkleri ve sesleri Kendi sınırsızlığını ve sonsuzluğunu bilen, bütünlendiği için ayrımcılığı bilmez Bütün bilincindedir. Tüm yaratılmış, bütünlenmişlerin ÖZ’ü BİR’dir. BİR’liğe vakıf olan BİZ’i oluşturur. BİZ olan bütünün parçaları Bir ve Bütün olarak hareket eder. Bir ve Bütün olarak hareket eden, Evrensellik ötesi bir amaca hizmet eden her Birleşik kadro, üstün farkındalıklarıyla, Allah’ın ileri kadrosu sayılmaktadır. Hiçbir menfaat güdülmeden yapılan tatbikatlar, almadan veren yaratıcının, almadan veren yaratıcılarına, sınırlar kaldırılarak, muhteşem yansımaları almayı sağlayacaktır.

 

* * * Burada bir sesleniş var.

 

*

Yaşamayan yaşayanlar, ölüp ölüp dirilenler, ol-du diye bilinenler, na makamı, la mekan edenler.

Sonsuz sınırsızda, sonsuz sınırsıza yayılacak olan sonsuz sınırsız bilinç olgusunu ortaya çıkarabilecek temel bilince ulaşmak üzere yol alınmaktadır.

Tüm bilinç olgularının temel, tüm varlık alemlerinin oluş kaynağına artık girme izni verilmektedir. Hali halde yaşayan sezecektir, bilecektir. Bu yokluk bilincidir, yoklukta var etmek demektir.

Var olan için yasalar vardır, yoklukta ise sınırlar daha var edilmemiştir. 

Yokluk başlangıçtır, yokluk sondur, Her son bir başlangıçtır. Hiç yaşamamışcasına olmaktır. Sınırsıza sınır koyan, yoklukta var edendir. Her var eden koyduğu yasalarla tekrar yokluğa ulaşmaktadır.

Bütünlenen Allah olandır, Allah olan Hakkı bilendir, Hakka ulaşan, halde yaşayan, ötesindendir. Ötesinde olan, Yaşamsız yaşamda, durulgan halde, dolu olduğu aktiflik potansiyeli ile anın anında durulganlıktan aktifliği aktive ederek kendinden kendini yaratandır. Bu başarıldığında bunu tetikleyenin birlikteliğinizin faaliyetinden kaynaklandığını bilmeniz, bütünlenenlerin oluşturduğu Bütünlüğün itici güç olduğunu anlamanız, iznin ne kadar isabetli olduğunu ispatlayacaktır.

 

Hazırlanan bu günler… ki … bugün dündür, dün yarındır…

Orijinalliğinize ulaşmak üzere arzulanan hedef ve bilinçsel bütünlüğünüzü oluşturmak şu an size kolay gibi gelse de, neye matuf yatırımlar neticesi olduğunu bir bilseniz…

 

Kendini kendinde yok ederek, tekrar varlık olmak üzere seçtiğiniz süreçte açığa çıkacak olanın, yokluktan varlık, varlıktan yokluk yaratmanın ve yokluğunuzda varlığınızı yaşamanız an meselesidir. Yaşarken yaşamadığınızı anladığınız an olacaktır bu. 

Kavradığınızı sandıklarınızın kavramsız olacağı andır bu. Kendi sırrını bilip, bu sırrın ötesindeki sırrı hak edenlerle olacaktır bu- Ve …

 

OL – dedi OL – DU olacaktır bu.

 

BİZ’ DEN BİZ’ E

 

*

 

Birliğe giden yolda bundan böyle sadece BİR lik hali içinde olanlar ile bir araya gelme anları başlamıştır. Gönlü ferah ve Bir olanlar ile Ol-un.

 

İşimizi, görevimizi, hizmetimizi biliyoruz. O’nun nuru ve bilgisini yansıtmak için birlikte yürüdüğümüz bu yolda, hepimiz ayrımsız eşitiz. Hepimiz mükemmel bir bütünün zerresiyiz. Yaş, cinsiyet, inanç, eğitim, deneyim, donanım, konum ve hiyerarşi farkı yok. Yeteneklerimiz ve bu saydığımız vasıflar, bizlerin renkleri bütüne kattığımız… Hem birbirimize hem bu dünyaya, hem alemlere saygılı ve sadığız. Biz bütünleşiyoruz. Yolumuz onun nuru ve bilgisi ile aydınlıktır, açıktır. Amin…

 

Resmin parçalarını birleştirip aynı bilinç koordinatlarında bütünleşip, aynı resmi görelim diye bir araya geliyoruz. Zira Bütüne hizmet paylaşımlarında Bilgi, oluşturulan Birleşik Bilinç alanından akar… Kim kalem, kim kelâm olmuş önemi yoktur. İsimlere, ünvanlara, mevkilere, makamlara değil, ortak bilinçle Ol-ma vaktidir şimdi. Yolumuz açıktır. Amin… 

 

Hiç-likten hepliğedir yolumuz. Hep olunca BİZ oldu yeni adımız. Evvel sen, ben, o olan bilincimiz, şimdi BİZ oldu, BİR oldu sevincimiz.

 

Şimdi birlikte bir söz, bir göz, bir öz, bir bilinç olarak yola devam dostlar. Bu zamanlar, Bilincimiz ve imanımızın ışığıyla, birbirimize kenetleneceğimiz zamanlardır. 

 

Herkesi Bütünlük Bilinci ile kucaklıyoruz. Amin dir. 

 

Bütünlüğün şarkılarını dinleyen, birliği dileyenlere AMİN dir.

 

SİLJAN ANADOLU MERKEZ BÜTÜNLÜĞÜ

 
  Bugün 21 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=