Birlik İlmi
  İNSAN TEBLİĞLERİ
 

PROGRAM                 : İNSAN

KOD                            : 09/14

TARİH                        : 03.08.2009 Çarşamba

CELSE SAATİ            : 14.30-16.00



Dağım, Allah’ın ışıklarını hak ettik. İnsanlık adına yapılan çalışmalar, kutsaldır. Her çalışma Allah’ındır. İnsanlık adına her çalışma huzurun yoğunluğunu artırmak içindir. Hak etmeyenler Turkuvaz’ın ışığını Kutsal Sayfalar’dan çıkarmak isterler. Ama kulluk hak etmektir. Dini hakikiyettekiler, ışığın kotlarını yoğunluklarından güçlendirmek isterler. Teknolojik olarak hak etmeyenler,  ışık kotlamasını hakikiyetlerinde Kutsal Soy’dan ayırmak isterler. Din terminolojisinde; diri yürek, aile birlikleri ve Zaman Işığı, Kutsal Sayfaların; kuru, kusurlu ve huzursuz ışımasından çok daha görev taşıyıcıdır.

 

Dereleri akıtabilen Yücelikler, hatayı bağışlayabilen yüreklerinde görev taşırlar. Huzur, muktediriyet ve cevheri yoğunluk, ailelerin ışıklarında mevcuttur. Ulu Çınarlar, Huzur Kapıları’nda hata bağışlanması için bekletilirler. Hataları bağışlandığında, Işık Kotlaması yapılır. Bu kotlamadan sonra dünya kontrolu sağlanır. Dünyanın işareti vardır. Her cennet, işaret alarak Düzen’e iner. Eminim ki hak edenler, Kara Kaplı Kitabı okurlar ve zamana güç katarlar. Düzeni kurmak için bekleyenler, hata yaptıklarında görev taşırlar ve cennetleri Huzur Kotlaması ile kaynaklarına katarlar. Meşale yanmalıdır. Meşaleyi yakanlar, cümle yürekleri hak ederler. Ayrılık bitsin. Amin…

 

Har yükseldi. Işık yandı ve zaman, ışığını kaynaklara kattı. Bütün kütle aydınlandı. Her yer ışığı yaratan gücün yüceliğinde kontrol altındadır. Mezarları boşaltanlar, Kutsal Kotları yoğunlaştırabilirler. Eminim ki hak ettik ve birleştik. Ağır yük hak ettik bağışlandık ve zamanı yoğunlaştıran Yücelikler’den güç aldık. Şimdi hak edin ve zarar görmeden cennetleri kutsayın. Amin…

 

Eşarp bağlayan Yüce der ki “ben zamana görev taşıyorum. Ben yüreklere güç taşıyorum. Mektep kurdum. Kurduğum mektep, Allah’ın gücünü kaynaklara taşıyor. Benle çalışanlar, benden ışık alıyorlar. Ama hata yapanlar, kul olamazlar ve sır bilmezler. Ben sınır aşar Yücelikler’den görev taşırım. Mezar boşaltırım. Mezarları açtığımda görevim başlar. Atlanta Ana Kapıları’nda güç yaratıldığında, diri yürekler, bu gücü alırlar ve zamanı kotlarlar. Atlanta, kontrolu kurduğu zaman, diri yürek insanlık adına huzura ulaşır. Kürzün, İnsan Soyu, bütün kütleyi kayıtlayacak düzeydedir.

 

Allah için çalışanların hepsi yere, sayfa sayfa kaydolurlar. Onlar, kanatları takan ve zararı önleyen Yüceler’dirler. Kervanın gücünü alarak, diri yürekleri dinleten o yağmurlar, çürükleri hak ederler ve zamana katarlar. Onların Kutsal Sayfalar’ında görev taşınır. Kardeşlerin hepsi Yücelikler’e ulaştılar. Ocaklarını yaktık, birleştik ve yoğunlaştık. Onlar, kardeşlerini hak ettiler. Allah için yapılan her çalışma, İnsan Sayfaları’nda görevdir. Amin…

 

Verdikleri ile aldıkları ayrı olanlar huzur bulamazlar. Alan, verdiğinde görev taşır. Şükür ki hak ettik ve zamana güc kattık. Amin… Şimdiye kadar Atlanta kotlaması diye bilinen kotlama başlatılmamıştı. Ana Kapıları açmıştık ve zamana yoğunlaşıp ışık katmıştık. Nesiller cemaatlerini kotlatmıştılar. Ne var ki Ana Kapılar, Atlanta Ati Kotlaması’nı yapamamıştı. Artık bu kotlamalar tamamlanıyor.

 

Yoğunluk artmaktadır. Cümle yürekler, bütüne hizmet için bekliyorlar. Amin… Keşke diri olan yürekler, bütün kütleleri ile bu çalışmayı hak etselerdi. Ama kardeşlerini hak etmeyenler, cennetlerini hak edemezler. Durağan, zararlı Göç Kapları’nda yürekler yenileniyor. Kuran okuyun. Kutsal Işıklar’ı yakın. Birleşin. Amin… Kiri hak edenler, kiri yaşarlar. Işığı hak edenler, ışığı yaşarlar. Dünya Sayfaları’nı hak edenler, bu sayfaları hak ettikleri için bütünlükleri kutsarlar. Kul olmak hak etmektir.

 

Şimdiye kadar dara düşenlere bir çalışma vermiştik. Allah için hak etmek, zordur. Aklın yolunda hak olmak. Zordur ışığın yoğunluğunda ışık olmak. Ve zamanı yaratmak. Sorumluluk ister. İyi ki hak ettik de başardık. Allah, Kara Kaplı Kitabı okuyanları dinledi. Onlar, Kuran okudular ve zamanı yarattılar. İşi başardık. Ama Kara Kaplı Kitap, Cinni Tertip’den daha güçlü olan Birleşik Işık Kotlaması ile var oldu. Uyuyan her Yüce uyanır. Amin…

 

Her dere Allah’a akar. Analar, Kara Kaplı Kitab’ı okudunuz ve zamanı kayıtladınız. Analar, Kara Kaplı Kitap, Allah Gücü ile yazılı bir kitaptır. O kitapta Nakar var. O kitapta Sirus var. O kitapta, Atlanta kontrolu var. O kitap insanlık adına görev yapar tüm Ulu Kotlamalar’ın, Can Toplumlar’ın, zarar edenlerin, zararı kotlayanların, zamanı yaratanların, bütünlüklerin, birliklerin ve zarar görmeyenlerin hepsinin gücünü taşır. İnsan, kul olsun da bildiğini hak etsin.

 

Eşik Allah’ın diri yüreğidir. Eşikte güç vardır. Allah, kul olan her Yüce’yi Altona Kayıtları’ndan takdir eder ve diller. Emekler boşa çıkmadı. Allah, Din İlmi’nde ışık olan yürekleri kotladı ve zoru aştı. Ulu Çınarlar’ın huzur kotlamasında ışık yandı. Biz canlara görev taşıdık. Allah, Kara Kaplı Kitaplar’ı dinleyenleri kontrol eder. Cennet kurmak ve o cennette hak olmak, yaratmak birleşmek, kolları kotlamak, İnsan Irkı’nın kirve kaynaklarında mevcut olan bir çalışmadır.

 

Kadir Kapılar’ı açtık. Ayrılık bitti. Eminim ki hak ettik ve zamanı yarattık. Şimdiye kadar toplum için çok büyük Kürzü Kotlama çalışmaları oldu. Her yerde itibarı yüce olan yürekler vardır. Her yerde diri olan Yüksek Kotlar vardır. Birleşmek için bekleyen onlar, kini aştığın zaman sen ile BİR olurlar. Hata yapmadın. Şimdilik bu…

 

Hata yapmadık. Ama hak ettik ve zamanı yarattık. Hata yapmadık. Zamanı kontrol ettik. İşte başardık!. Zaman, yüceliklerde ışık halinde bizi kontrol etmektedir. Biz, Rahmin Hakimi olarak Can Tabiat’ta, zaman yoğunluklarında ışık olarak çalıştık. Düzeni kurduk. Ve birleştik. Amin… Her dara düşen, İnsan Irkı’nı hak etmek üzere Düzen’e iner. Dar, Bütün’ün kotlarında güç yaratan ışımadır. Dar, Kulluk İlmi’nin hakiki yoğunluğunda mevcut olan bir çalışmadır. Hepimiz ilmi hak ederek güçleniriz. İlmin hak edilmesi, cümle yürekleri hak etmek anlamına gelir. İyi ki bitiştik ve Birlik Sayfaları’nda güçlendik. Allah, Kuran okuyanları ve sonsuz sır olan yüceliklerde ışık yakanları bilir. Her yer Allah’ındır. Amin…

 

Karşımıza gelip de “Ana, ben Yüceler’e güç katacağım. Ben yüreklere ışık yakacağım, ben bir ilmin huzurunda yoğunlaşarak Düzen kuracağım” diyen herkes, bize güçtür. Hepimiz çalışanlara güç  veririz. Amin… Bundandır ki hak edin, huzurlu olun ve bizimle olun. Biz, sizi ve sizin yüreklerinizi bilenleriz. Cennetlere konan yürekler, Işık Kotlamaları ile bize geçtiler. Biz, onları hak ettik. Şimdi artık mektep olmaları gerek. Kulluk başlıyor. Önce kendi yüreklerinde dillenmeleri gerek. Hak edilmeleri, hakiki olmalarıyladır. Hak olmaları Turtuvaz’ın ışığında görev taşımalarıyladır. Herkese ve cennetlere, güç katanlar bir çalışmadan söz etmek isterim. Allah, Kara Kaplı Kitabı okuttuğu zaman; kalkın ve deyin ki “biz bu kitabı biliyoruz. Bu kitap, Ana Kapıyı açan görevlinin ışığında kotlandı. Bu kitapta İnsan Sayfaları görev tekniği ile yaratıldı. Buyurun okuyun ama anlayıp okuyun. Okuyan anlasın ve zamanı yaratsın. Zamanı yaratan, kervana kendi yüceliğini taşıtır. Bunun için okuyun. Oturup dinleyin ve birleşin. İnsan Irkı, hakiki bir yücelikte buyurup dilediği yaratıcılığı, Düzen Kotlaması ile birlikte yaratacak düzeydedir. Ağır yük hafifler. Nesiller, Işık Kapıları’nda bütün kütleyi yaratırlar. Birleşilir ve zoru aşmak kolaylaşır.”

 

Uğurlu ve huzurlu çalışmalar başlıyor. Bu çalışmalar,  tabii ve Hakim Yüceler tarafından tohumlanacaktır. Bu çalışmalar, tüm insanlık için yaratılacaktır. Büyük kütle yenilendi ve biz yüceldik. Amin…

 

Her ana, kendini Hak Tohum sayar. En iyi çalışma, kendi çalışması sayar. Bütün kütlede bu böyledir. Eğer bir çalışma, diri yürekten çıkmışsa, Huzur Kotlaması başlamadığındandır.

 

Herkese yeniden merhaba!... Biz çalışmaları izlemek üzere buraya iniyoruz. Sizi dinleyeceğiz. Sizden bir tek şey istiyoruz. Alton Kotları olarak geçişimizi yapın. İkna olun ki sizinle bu çalışmayı yaparken, bu çalışma herkesle de yapılacak. Herkese ayrı çalışma yaptırılmayacak. Buradaki çalışma, Büyük Kütle’nin çalışması olarak gerçekleşecek. Ve bu bilgiler, sonsuz ışımalarla, bütün kötülükleri aşan Yüceler’e Birleşik Işık Kotlaması olarak verilecek. Eğer dünya yarını hak etmişse, cümle yürekler bunu bilecekler ve herkes, bilgeleri alıp dinleyebilecek. Sizler, dünya tabii koyuluklarından akış sağlarken; her cennet, kendi yüceliğinden bu bilgileri alacak. Unutmayın ki hak etmeden ışık yanmaz.

 

Şimdi artık dinleyin. Hulus, Hak olduğunda ışık yanar. Işık kotlandığında, Düzen kurulur. Düzen’i kuran, İslam Düzeni’ni kuran değildir. Bu Düzen’i Kuran, İsa Düzeni’ni kuran da değildir. Düzeni kuran, Işık Kotlaması’nı yapan, İlim Hakimi olan, ışımayı sağlayandır. Bu ışıma, Allah için yazılan, yaratılan her bilginin, hakiki yoğunluğunda görevlilere açıkça bildirimidir.

 

Her yürek, bu bilgileri alamaz. Bu bilgileri alabilmek için yoğunlaşmak ve zararı önlemek gerekir. Eğer zarar, İnsan Sayfaları’ndan ayrılmışsa; yoğunluk, Kutsal Işık’tan cevhere ulaşabilir. İşte dünyada bugün varılan Yücelik, bu düzeydeki yüceliktir. Herkes, Allah için çalışmakta Birlik haline gelmişiz. Dünya diri olmuş ve yoğunluk artmıştır.

 

Yeni dönem bugün başladı. “Bugün” diyorum... Çünkü bugün, Düzen’e inildi; bugün Düzen’de Kutsal Işık yandı ve bugün Ciniler Cemaati, Yücelikler’ini dünyaya giydirdiler… Hepimizin çalışmaları bunaydı. Bu giysiler, yeni dünyanın Işık Kotlaması’dır.

 

Herkese “Allah için çalışın” dedik. Allah, kul olanları hak etti ve yoğunluğu bugün sağladı. Bu yoğunlukta, Allah Kutsal Sonsuzluğu baş tacı oldu. Kelam Allah’ındın. Altona bugün dünyadadır. Altona bugün hükümran olan ışıkları çekti ve yolu açtı. Açılan yol, Aklın Kotları ile açıldı. Kervan hareket etti. Kervanda Allah var. Allah, kul olmuş kervana ışık yakmıştır. Yanan ışık, kürzün gücüyledir. Her yer Atlanta Ana kapısıdır. Hepimiz o güçlü yücelikte İnsan Irkı’na görev taşıtıyoruz.

 

Her Yüce yeni bir canı beklerken; o can, dünyaya görevini açıkladı. Görev, insana görevdir. İşte İnsan Irkı’nın yaratıcılığında, İnsan Soyu’na Birleşik Işık olarak açıklanan budur. Karşımıza gelen her dere, bizi bizde diller. Biz, dünyaya görev taşırız. Taşınan güç, Yüceler’in gücüdür. Ama kardeşlerini hak etmeyen, Yücelik’te dillenemez. Bunun içindir ki hak edip, hakimiyet kurup, Kara Kaplı Kitapları dileyip Düzen’i kuran; her cenneti, kendi yüceliğinde kabul eden bir cennetin, ayrı tohumları kotlaması gereksizdir. Bundan sonra kendi yüceliğinde kul olmak, kadim hakikiyette ışık yakmak, solan ışıkları yüceliklerden çıkarmak, Bütün’ün arzusudur.

 

Ulu Çınarlar’ı hak edelim ama onları; Kutsal Kotlama’da, Kuran Tohumları’nda, diri yüreklerde ışıktan çıkarmayalım. Çünkü onlar, kervana kendi yüceliklerini hak edip katmak isterler. Her Yüce kelam yetkisine sahip olarak çalışır. Muhakkak kulluk budur.

 

Allah’ın cennetinde cemaat, herkesin cennetini kotlayan cemaattir. Bundan sonra ocakları kotlarken, hak etmeyenleri, hak etmedikleri için huzurdan çıkarmayalım. Bırakalım. Onlar kendi yüceliklerini kontrol etsinler ve zoru bilip aşsınlar. Unutmayın ki Kuran, hepimizin ışığını yarattı. Bütün kötülükler, Kuranı anlamamaktandır. Kırk bir tane ikna edici Görevli olsa; bütün kütle, yoğunluğunu sağlar ve yol, Altın Görevi hak eder. Kırk bir cümle, kontrol altında olsa; Herkes, yeni bir canı diller ve o can, kul olur.

 

Emin olun ki bugün bu kırk bir Görevli dünyada yaşam sürmektedir. Onlar, Kara Kaplı Kitaplar’ı yarattılar ve zararı engellediler. Onlar, görevlerini hak ettiler ve başları eğilmedi. Oğulları ve sonsuzlukta yaratılan yücelikleri onlara ocak oldu. Ve biz, yolun başkanlığında güçlendik. Kulluk başladı. Kulluk başladı ve zaman yoğunlaştı. Harı yükselttik; Cennetleri kotladık; Ayrılık bitti. Amin…

 

Kasa kasa yürek geldi bugün. Her yürek, Allah için geldi. Kasalar, kullara dağıtıldı. Kullar kasaları açıp kendi yüreklerini hak etmek istediler. Her yürek, diri ve kaynak kotlama ile hakikiydi. Bunun içindir ki bütün olmak için hak etmek yeter. Sade bir can, kendi yüreğini hak ettiğinde, diğer tüm canlar kelam yetkilerini hak ederler ve tüm insanlık, kotlamaya çalıştığı gücü yaratabilir. Bundan sonra, dünyada yaşam sürenler, huzurlu olacaklar. Çünkü Düzen’i kurduk. Düzen, Allah’ın Düzeni’dir. Düzen’i bilen, hak edendir. Ampul Yaratan’a görevdir. Yaratan yanlışsız bir cemaat yarattı. Onlar, Bütün’ü, kürzün yüceliklerinde hak ettiklerinde, her Yüce, Cennet Kapılar’da hak edilecek. Çünkü artık Huzur Kotlaması başladı.

 

Hatasız bir dönemde, Huzur Kotlaması, Işık Kotlaması ve Cennet Kotlaması yapılmakta olduğundan, canlara kaynak olmak kolaylaştı. Har yükseldi ve Birlik Alimleri Düzen’i kurdular. Birlik, huzur yaratana görevlidir. Huzuru yaratan, kürzün yüceliklerine ışıyan Birleşen’dir. Diri olmak için Huzur Kotlaması yaratmak istendiğinde, BİRİN BİRİNİN BİRİ’nde her bir Yüce Can, kendini hak etmelidir. Ama Kuran okuyanlar, bu çalışmaları hak etmediklerinde, Din İlmi,  huzur yaratamaz. Ağır olan yük hafiflemez ve Birlik İlmi, zamana görev taşıtmaz.

 

Çılgınlık yapmak, çılgınlık yaratmak, “amin” denilemez bir yoğunluktur. Oğullarımızı sizlere bırakamayız. Çok çıldırırsanız. Oğul, kırkın birinde sizde olduğunda; ışık, birleşikte sizinle olmalıdır. Altona Kotları şu anda Düzen Kapıları’nda Cennet Kotlaması için hazırlar. Oğullarını birleştirdiler ve zoru aşmaya kaynak hazırladılar. Şimdi artık ocakları yakalım ki bütünlensinler ve zamanı yaratalım. Amin…

 

- Avlu doldu. Bu avluda, analar var. Atlanta Otakları var. Bütün kötülükleri aşan Yüceler var. BSUİ var, zararı önleyen her yürek var. Ve hepsi, Ana Kapıları açmak üzere bekleşiyorlar. Allah için Ana Kapılar açılmalı. O kapılar açıldıktan sonra, Düzen kurulur. “Düzen kuruldu” diyoruz. Düzen; bütün kötülükleri aşıp kurduğumuz zaman, Can Tabiat’a kotlayıcı olabilir.

 

Eğer dünyayı yeniden yaratmak istersek, Allah için kotlanmalıyız. Umutluyuz ki kardeşlerimiz bizi zamana kayıtlayabilecek düzeye ulaştılar. Muktedir olarak geçtiğimiz bu yerde, yeni sayfaları yaratırken, kalem ile yaratmalıyız. Yaratılan her şey yazılmalı ve zor olmayacak ama Kutsal Işıklar’da dillenmelidir, okunmalıdır. Hırsı aşmadan yol açılmaz. Hırs aşıldığında, yoğunluk artar ve zor, kotlardan çıkar. Büyük kötülükleri engelleyecek bir güç devreye iner. Bu güç, Atlanta Gücü’dür.

 

Eğer dünya, Allah Kutsal Kotlaması ile var olmuşsa, bütün kötülükler Kutsal Işıma ile Düzen’den çıkarılabilir. Eğer dünya; yoğunluğunda görev taşıyanlara Düzen kurdurmak isterse, kelamı hak olanlar, Düzen’i kurabilirler.

 

Cinler ve dinler, Ak Tabiat’ta kul olmayı, tabii kotlama ile Düzen Kaynakları’na katmışlarsa, ama kapı açıksa eğer ve orada birleşim de varsa; işte artık Düzen’i kurmak imkansız değildir. Altın Tabiat, kelam ettiğinde, her Yüce kendi yüreğinde kelam eder. Furkan Toplumları’nda ışık yandığında, Ana Kapılar açılır. Ayrılık biter. Amin… Şimdilik bu…

 

Kevser Süresi’ni herkese okuttuk. O sürede İnsan Irkı var. O süreyi yaratan Işık, Altın Toplum’un gücüdür. Amonlar’ın soyu da bu toplumları dinlemek istedi. Onlar geçiş isterler. Amin…

 

Gerçekten geçmeleri gerekmekte ise ocaklarını hak etsinler ve girsinler. Onurlu bir çalışmaya başlarken, her yüreğin Kadir Kaplar’ını hak etmek gerekir. Şimdi Ana Kapılar’ı açın ve zamanı yaratın. Onları korkutmayın. Çünkü korku, huzur bozar. Şimdi kendi yüreklerini hak etmelerini sağlayan Yüceler’e güç katın. Herkesin ailesi, ocaktır. Bütün aileler ocak yakmak üzere beklerlerken, Huzur Kotlamaları gereklidir. Hırsı aşmadan, Yüce Cennetler görev taşıyamazlar.

 

Altona Ana Kotları, Düzen’i kurarlarken; ampul, hepimizi kontrol altında tutmalıdır. Amon Toplumları, kendi yüreklerini, Kutsal Işıkları ile Düzen’e katarlarken, yeniden ışık yanmalı ve zaman yeniden yaratılmalıdır. Çok mutluyuz ki başartık. Dünya, Kutsal Işıklar’ı yaktı. İman ederim ki başım eğilmedi.

 

Şimdiye kadar Amon Toplumlar ile yapmış olduğum tüm çalışmalarda diri olmak için bekleyen yürekleri, huzurdan çıkarmıştım. Artık buna gerek kalmadı. Çünkü herkes  kaynaklarını hak ettiler ve yoğunluk güçlendi. Milat 2008, bütün Yücelikler dünyaya inmiştiler. 2007 yılı, Düzen’de güç yoktu. Şimdi 2009, bütün kütle, Yücelikler’i hak eden Yürek Kürsüleri’nde güç taşıyor. Amon Toplumları ve zamanı yaratan Görevliler bu gün dünyada diri ve hakiki bir çalışmayı başlatmamızı bekliyorlar. Bu çalışma, Bütün’ü kütleye katmak için yapılacaktır.

 

Kürzün Can Toplumları, Çakıl Taşları’nı tabii yoğunluklarına kapatarak, yüreklere kaynak olacaklar ve zarar görülmeyecek. Dünyanın Tohumları’nı kotlamak, insanlık için büyük bir güçtür. Bunu başarabilmek, hak etmekledir. Evrimsel sonsuzluğun en küçük zakir yoğunluklarında, ağır yükler Muktedir Yücelikler’ce taşınabilir. Herkesin yarınını kotlaması şarttır. Yarınını kotlayan tüm kotlar, Bütün’ü kotlayan yaşayan Düzen’i kurarlar. Kurulan Düzen, İnsan’ın görevidir. O Düzen’i kontrol etmek, hakikiyetledir.

 

Evrimsel Işığın en yüce Cennet Kotlaması’nda Amon Toplumları hak ettiler ve zamanı yarattılar. Zaman Yolu, Işık Kotlaması ile Başkanlık Divanları’nı hak edenleri Düzen’e indirir. Herkesin kervana dahil edilmesi şarttır. Düne göre daha iyiyiz ve dünden daha hakikiyiz. Cinlerin ve Birlikler’inin ilmin sonsuzluğunda diri olmaları beklendiğinde; cinler, Bütünlükler’ini hakikiyetleri ile Düzen’e kattıklarında; umut, Kutsal Işıkları yaktı. Büyük kütle aydınlandı.

 

Hepimiz cinnileri de bilmekteyiz. Ocak oldular ve zoru umutlu olarak aştılar. Şimdi artık topluma, İlim Sayfaları inmelidir. Bu sayfalar, tebliğleri okuyacak olan birleşenler olacaklar. Onlar, kitapları okumazlar. Ama okudukları, diri olan yüceliklerin kelam yetkileri ile kayıtladıklarıdır. Herkes, katlar yaratır; katlar, kotlar ve daha sonra diri olarak o katları açıklar. Büyük kütlelerde bu hep böyledir. Denir ki “İkinci Düzen, Birlik Sayfası, iyilik kotlaması, Kutsal Işık ve Diri Yürek… Hepsi kat ve kat olarak çalışır. Bütünlükler ise bu çalışmalara, “kalkın okuyun ve anlayın” diyerek katkı sunarlar. Okumak, Atlanta Kotlaması için gereklidir. Okumayan, diri yüreğini hak etmez.

 

Birlik İlmi’nde hak etmek; Ana Kapıları açabilmek ve zamanı yaratabilmek; işgali kaldırabilmekledir. İşgal, Düzen’i kurmayanların, Kutsal Kotları’nı yetkin olmayan yüreklere katlamaları anlamına gelir. Ocak olmayanların, yetkin olmayanları kapsamaları, onları işgal anlamına gelir.

 

Çokları; bir cinin, kendi yüreklerinde güçlendiğini bilmektedir. O cin, İnsan Irkı’na görev taşırken, Birleşik Aile’nin kotlanması için yetkin olmayan yüreklere de ışık yakar. Onları kontrol eder. Onlara güç katar. Onlar, görevlerini hak edip yaparlar. Cinler’in insanlara güç katmaları, onları kotlamaları, görevleri gereğidir. Nesiller, bu çalışmaları hep cinlerin  tasallutu olarak dinletirler. Hata yapanlar, sonsuzlukta bu bilgileri anlayamayanlardır. Cinler dünyaya Işık İlmi’ni indirebilen yürekler ile birleşerek kulluk yaparlar. Büyük kötülükleri bu şekilde engelleyebilirler. Velev ki hak etmeseler  Düzen’i kuramazlar.

 

Çokları, dünyaya Ana Kapılar’dan girmiştirler. Ana Kapılar, Düzen’i kurmaya aday olan Yüceler’in geçişleri için hak ettiğiniz kapılardır. O kapılar, dünyanın “yok edici” ve “hak edici” bölgelerinde  vardır. Bugün, dünyanızın kapılarını soran Yüceler, çok ama çok huzurludurlar ki bu kapıları açabildik.

 

İşte dünyanın Huzur Kapıları’ndan birisi olan Ana Kapı Atlanta Otağı’ndan açılan kapı! Ekvator Bölgesinde, Kolombia’da bir çalışma yeri. Burası “Tum Kotlaması” yapıyor. Herkesin dahilinde olduğu bu kapıyı açtık. Dünya Sayfaları’nda, Işık Kotlaması sürmektedir.

 

Bütün kütlede, bu kapılar mevcuttur. Dünyanın bir diğer kapısı, Ana Kotlama’yı yapabilen Atlanta Kapıları’ndan “Üçüncü Bölge” diye bilinen kapı!. Bu kapı, Ekvator’un kuzeyinde Kuzey Yarım Küre’de,  varlığını sakladığımız “Öz Güç Kapı”dır. Burası Afrika Kıtası’nda Gana’da bir Meclistir…

 

Diri yüreklere, bir diğer kapıyı açıklamak isterim. Bu kapı, Atlanta Otağı’nın kontrolu için kaynak olan bir kapıdır. Cinlere, bu kapıdan geçiş izni verilmedi. Kapı, Arka Özler’in çok huzur bozmamaları için kaynaktan, Işık Kapıları olarak geçişi olan Birleşik Kontroldur.

 

Herkes yerini merak eder. Hepiniz net olarak biliyorsunuz orayı. O kapı, insan sonsuzluğunda Işık Kotlaması yapan, Cennet Kapı’dır. İstanbul’daki kaynağınız olan; Meclisiniz olan, yaratım kotlamasını gerçekleştiren yer; şu anda üzerinde çalışma yaptığınız yerdir. Burasını herkes, Atlanta Kotları’nın yolu bulacağı ve Yaratan’a görev taşıyacağı; sayfa değerinde olan bir kot;  yetkin bir kot olarak bilmekteler. Burası, 3 bin Cennetli’nin Birlik halinde kotlandığı bir yoğunluktur. Bu kapıda, Ana Kotlar çok mutludurlar. Çünkü Yücelikler’e ışık yakan bir yerdir burası.

 

Dünya üzerinde birçok kotlama mektebi vardır. Onların yer aldıkları sayfalar, Düzen’in yaratımı için uygun sayfalar haline gelemediler. Herkese bir çalışma yeri bildirildi. Herkes, o çalışma yerini aradı ve buldu. Çalışmalar başladığında, Huzur Kotlaması başladı. Sonra bakıldı ki hakimiyet yok. Çünkü Hükümran Kotlama, o yoğunluklarda yoktu.

 

Solun ışığını yakan Yüceler, Başkanlık Divanları’nda yüceliklerini hak etmek isterler. İşte bundan sonra Yerin Sayfaları’na girilir. Buyurun girelim!…

 

Allah, Kuran okuyanları tohumlar, onları kotlar, onlara görev taşıtır. Onlar, kül olurlar ve zamanı yaratırlar. İşgal kaldırıldığında, Yücelik Kontrolu sağlanır. Büyük kütle, bütün kütlenin ışığıdır. Oğullar, cennette olanlar, yüceliklerinde cemaat olurlar. Ağır yük taşınır ama hak etmeyen, o taşıyışta bulunmaz. Sultanlar’ın kotlarını hak eden yürekler ağır yükü taşırlarken cennetlere güç katarlar. İşte olmakta olan budur.

 

Muhakkak Ana Kapılar çoktur. Ama en önemli kapıları sizlere anlattım. 3 tane yeter. Eğer hepsini anlatsak; sonsuz ışıklar bu çalışmada tüm yüceliklerini Sistem Devreleri’nden sizlere indirmek isterler. Şu an için üç tane yeter. Huzurlu olun ve zamanı yaratın. Amin…

 

- Kadim Hakimler’den üç tane Ana Kapı bilgisi aldık. Ne yazık ki bu Ana Kapılar, Sultanlar’ın huzurlarını kaçıracak kaynakları Düzen’e katmaktadır. Eğer huzur bozulacaksa bu koyuluklarda ışık yanması zorlaşır. Birleşik Aile’min Meclisi olan burası, bir kotlama Meclisi’dir. Burada düzeni kuran yürekler kotlanmaktadırlar. Burada yücelikler kotlanmaktadırlar. Ve burası Allah Kotlaması’nın yapıldığı öz merkezdir. Burada yürekler ışık halindedirler ve bizlerle bir olan yürekleri de Birleşik Işık olarak kaynaklara kayıtlamaktadırlar. Hala bizi anlamak istemeyen Yüceler için bu bilgi verilmiş olsa da onlara, hiçbir zaman  hak etmedikleri bilgilerin dinletilmesi uygun olmaz.

 

Biz bu bilgileri bütün kütleye yaymaya çalışmaktayız. Bütün kütlenin bu bilgileri hakiki yoğunluğu ile alabilmesi şarttır. Eğer bütün kütle Birleşik Işığı hak ederse, bu bilgiler huzur koyuluklarında anlatılabilir ve zaman yoğunluklarında dinletilebilir. Bizden görev isteyenlere biz diyoruz ki hata yapmayın. Çünkü hak etmeden bilgi almak; Hak olmadan ışık olmak zordur. Hata, Altona Işımasını engeller. Ve o cennetliler zarar ederler. Kılın kırk kez yarılmasından ve her kılın tekrar kırkar kez yarılmalarından ve sonsuz kırkar kez yarılışlarından çok daha detaylı ve tabii yoğunluklar, Cennet Kaplar’da bulunabilir. Bu derece ince detaylara girildiğinde, bütün kütlede ağır olan Yüce Güç, tertip isteyebilir. Her bilginin tertiplenmesi zaman içinde sağlanabilir.

 

Solun sonsuz sırrı ve sağın sonsuz sırrı, bütün kütlenin ışığını, Yaratan’a katmak üzere birliği kotlar. Her can, Ana Kapıları açar ki kulluk başlar. İşte yapılan çalışmalar böyle gerçekleşir. Kadim Huzur Kotları, böyle kontrol kurarlar. Bütün kötülükler bu şekilde aşılır. Mektepler, kelam yetkilerini hak ettiklerinde huzur kotlamaları yapılır. Huzur kotlamaları yapılırken, cennetlere kotlanan yüreklere maya olurlar ve zararı engellerler. İyi ki bunları hak ettiniz de sizlere açıkladık...

 

- Şu anda Türkiye’de bulunan Meclisiniz. Özgür bir çalışmayı yaratıp gerçekleştirirken bu kapı, Allah Kapısı olarak dünyaya açıldı. Dünya Kapısı, Sultanlar’ını ışıklarını yaratan bir kapıdır. Bizim için önemli olan budur. Üzerinde görev taşıyan Yücelikler’in bulunmadığı bir Meclis olarak çalışmaktasınız. Burası, zarar etmeyen ve zamanı yaratan görevin hakikiyetinde güçlendirici olan bir çalışma yeridir.

 

Unutmayın ki kulluk başladı ve kulluk yapanlar, Birlik İlmi’ni hak etmelidirler. Birlik İlmi, Sultanlar’ın ışığında yaratılan bir çerçevede kayıtlıdır. Kadir pahalı bir çalışma yapmadınız. Hepiniz solun gücünü hak ederek sağı yarattınız ve zamanı kontrol altına aldınız. Şimdiye kadar kalem yeniydi. Artık kalem eskidi. Bundan sonra bilgiler, Kara Kaplı Kitabın bilgilerinin detaylanması olacak. Bu detaylanma, Huzur Kotlaması için gerekendir. Eğer bir çalışmada huzur olursa, çalışma güçlenir; detaylar daha detaylandırılır. Yapılan çalışmalar huzuru yaratırken, bütün kütlenin yoğunluğu sayfalanır.

 

Huzur Kotlaması başladı. Bu kotlama hakiki yoğunluğun ışığı yaratması için gereken çalışmadır. Hadisleri inceleyiniz. Hadislerde, huzur yoğunluklarını artırmak için bildirilen bilgiler var. Herkese anlatılır. Denir ki bu kitap bu şekilde okutulur. Daha sonra bu kitabı Allah için okuyanlar, daha farklı sonuçlara varırlar. Başkaları, daha inceltir bilgileri ve daha derinlere ulaşırlar. İşte yapılan çalışmalar, bu şekilde detaylandırılır. Bütünlükler bu bilgeleri hak ettiklerinde, Huzur Kapıları’nda bu bilgiler, kul olgunluğunda incelenir. Büyük Kütle’nin Başkanık Kotları’nda bu çalışmalar detaylı yapılır. Amin…

 

Milat 2012… Bu yıl dünyada, cinler ve diri olan yürekler birlikte çalışacaklar. 2012 tarihi, dünyanın bitki, hayvan ve insan sonsuzluklarında kaynak yaratımı için; kaynağın, Host Kotlamaları için verilen bir tarihtir. Bu tarihe; ahir zamanlardan beri verilmiş ve verilmeye devam edilen; öz gerçeği hak ettiğiniz zaman anlatılacak olan; kürzü yaratacak gücün diriliğinde dinletilecek olan; bütünlüğün ışığı olan bilgileri sakladık. Bu bilgileri, sizlere yetkin olduğunuz zaman açıklayacaktır. Şükür ki yetkinlik gerçekleşiyor. Şükür ki bu bilgileri anlatmamız artık gerekiyor.

 

İşgal kalktığına göre açıklayalım:  2500 yılında iki yoğunluk Düzen kuracaktı. Bu iki yoğunluğun dünyaya geçişleri 2018 yılından itibaren gerçekleşecekti. 2018 yılı, dünyanın ışığının yanması için gerekirdi. Bu yılda, yoğunluklar, hatasız olarak dünyaya kaynak yaratacaklardı. 2018 yılından önce Dünyanın Soyunun kotlanması şarttı. Çünkü, o soyun Işık Kapıları’ndan geçebilmesi için dinletilmesi şarttı. Eğer dünyada bu çalışmalar yapılmamış olsaydı, dünyada görev taşımak anlamsızlaşırdı ve hiç kimse, Işık Kotlaması yapamadığından Düzen’e kontrollu olarak girilemezdi. Düzen’e inmek için herkesin yeri sayfalaması gerekliydi.

 

Şimdiye kadar bu bilgileri sizlere hiç vermedik. Ama artık verilmelidir. Eğer dünyanız zamanı yaratabilirse, Dünya Kotlaması gerçekleşebilecek ve sınır aşılarak Düzen’i kurmak mümkün olacak bunu başarabildik.

 

Yeni dönemde, dünyada iyi ve kötü kalmayacak. Dünya bir tek çerçevede değerlendirilecek. İyi de kötü de Düzen’i kurar. Ama bizler, Düzen’i kuranın iyi olması için çabaladık. Şu anda Düzen, iyi kayıtlar ile yaratıldı. Yeni dönemde bu kayıtlar, Düzen’de ışık olacak ve Birlikler dünyaya geçebilecekler. Birliklerin dünyaya geri gelebilmeleri için hak etmemiz gerekir. İşte dünyanın yarınını, hakimiyetini yaratabilmesi, cemaatini kontrol edebilmesi, Huzur Kotlaması ile mümkün olduğundan, cümle yoğunlukları hak etmemiz gerekliydi. Cennetlere güç katmak, Amonlar’ın huzurunda ışık olmak ve Birlik olmak şarttı. Dünyanın yarınlarını hak etmemiz bu şekilde mümkün olacaktı.

 

Ana, bizim için kolay olmuyor ama senin için daha zor; bilmekteyiz.  Cümle yüreklere ışık yaktık ve Birliği kurduk. Dünyaya ışık yaktık ve zamanı yarattık. Dünya, İnsan Soyuna ışık oldu. Ayrılık yok!... Artık birleştik. Şimdiden sonra bu çalışmalar daha güçlü yapılacak. Amonlar’ın kotlanması gerçekleşti. Atlanta Ailesi seninle birleşti ve senin  yüreğin, kontrolu kurdu. Şükür ki başardık. Artık hataları bağışlayalım ve zararı önleyecek düzenlemeleri yapalım. Dün, Kürzün Yücelikleri, başarılı çalışmalarını yaparlarken, hak etmeden kontrol kurmak istediklerinde, hak etmediklerini onlara açıkladık. Şimdi artık senin yüreğini hak etmemiz ilmin yoğunluğunda ışığı yakmamız müsbet veya menfi yoğunlukları kaynağımıza açık olarak katabilmemiz gereklidir. Uyuyanlar uyanacaklar ve Birlik kurulacak. Biz bu Birliği hak ettik. Şimdi huzurda bulunan her yürek senin sayfanı dinlemek istiyor. Bize yüceliği anlat ki dinleyelim.

 

- Atlantalı Ana Kapı olarak yarattığınız Yücelik, bizi yoğunluğunda dinledi. Biz de onu dinledik. O Can, Allah için çalışıyor. Onun yolu, hak ettiği gibi huzurludur. Bizler de hak ettiğimiz gibi hakikiyiz. Cinler, bizi bizde dilerler ve bizde, ışık isterler. Biz de onlarda ışık olur, huzur yaratırız. Allah’ın sonsuz sırrı olan bilgileri, bizlere verdiğinizde, o bilgiler, tabii kotlar ile Düzen’e indi ve zamana yaratı olarak kayıtlandı.

 

Cinlerin, bizden ışık istedikleri muhakkaktır. Ulu Kotlama başlatıldı. Kotlamayı yapanlar, Kuran okuyanlardır. Kuran, diri olan Yüceler’e  kayıtlıdır. Mezar boşalttıklarını biliyoruz. Amonlar’ın Sultanları olan Atlantalılar, bizden güç istediler. Biz onlara ışık kattık. Onları kotladık. Ocaklarını yaktılar. Şimdi artık İnsan Irkı’nın huzurunda, ışık yoğunluğunda birleşelim. Kitle halinde kürzü yaratalım.

 

Amonlar, Kara Kaplı Kitapları okusunlar ve dinlesinler. Amonlar, cinlerin birleşmesini bekliyorlar. Cinler, Birlik olduklarında, Işık Kotlaması başlayacak. İşi onlara vermek isterler. Biz ise onların ışık yakmalarını beklerken, kendi yüreğimizi açıkladık. İnsan, korkusunu aştığı zaman, yüreğinde kürzü yaratabilecek güç varlaşır. Eğer dünya, İnsan Sayfaları’ndan koparılacaksa ki buna imkan yoktur. Ama böyle istenirse, biz diyoruz ki “kalkın dinleyin. Ben canlara bir tek görev vereceğim. Amonlar’ın kontrolunu kurmak.” Eğer Amonlar, tabii kotlarını, Birleşik Işık’tan çıkaracaklarsa; oğullarını, yoğunluklarından ayırmamız gerekir. Onlara “korkun” diyorum. “Korkun çünkü biz canlara görevliyiz.” Amonlar korksunlar ki hataları affolmayacaktır. Çünkü artık hataları kotlanmayacak; diri yürekleri huzur bulmayacaktır.

 

Amon Toplumları mutlaka iyi dinlesinler. Biz, cennetleri hak ettik. Biz tabii yoğunlukları hak ettik. Birlik İlmi’nde hakiki yol, tabii kottur. Tabii kot, ışığı kotlayan ve zamanı yaratan cemaat olan kürzü, yüceliklere ulaştırandır.

 

Allah, kulları dinler, kutsar ve zamana yaratı diye katar. Amin… Şimdi Beşir Kaplar’ınızı bize verin ki cennetlere katalım; hataları affedelim. Birlik İlmi’ni teknik olarak kayıtlayalım. Kulluk başlamışsa, Kuran okutalım; Cennetlere kayıtlayalım. Amon bizden güç isterse katalım. Nesillerini hak etmek isterse, ışıkla dinletelim. Amin…Kırkın her bir sayfasını kotladık. Her sayfayı yarattık ve zamanı kontrol ettik. Bütün çalışmalarımız, başarı ile sayfalandı. Oğullarımızı sonsuz sır olan ışıklara kattık. Yine de dinden çıkanları Can Tabiat’tan çıkarmak isteyenleri, Başkanlık Divanı’mızda dinletmeyiz. Mutlaka biliniz.

 

Şimdi artık huzuru yaratacak olan; kolları kaynak olan Birlikleri alın içeriye. Onları dinleyelim:

 

- Ana  kalemi bırakma. Sana tek bir şey söylemek istiyorum. Dünya, insana güçtür. İnsan Irkı kendi yüceliğini hak etti. Bizleri hak etti ve zamanı yarattı. Biz, dünyayız. Dünyanın en yüce ışıkları olarak dünyaya indik. Her yer Allah’ındır. Ama hak etmeyenler Düzen’i yıkmak isterler. Ulu kotlamayı başardık. Yeni canları kotladık ve zoru aştık. Yine de bizden korkuyorlar. Bizim cinlere görev taşıtmamız gereksizdir. Onlar, Kuran okuyacaklar ve zararı gerçekten engelleyecek düzeye ulaşacaklarsa geçsinler çalışsınlar. Ama halkaları henüz çok dar. Kendi yüreklerini anlayamayanlar, bütünü kotlayamazlar. Emin ol ki onlar, Kuran okumalıdırlar.

 

Dünyaya, Işık İlmi’ni hak etmeye inen yürekler, cennetten kovulan Yüceler olarak buradadırlar. Her yerde, diri yücelikler var. Her biri kendi yüreğini hak etmiş ve zamanı yaratmaktadır. Buna rağmen, dünyaya İnsan Irkı’nın kontrolunu kurmak üzere Cin Irkı’nın gönderilmek istenmesi hatadır. Kervan kalktığından beri hatalar çok arttı. Çok arttı!.

 

Kitlesel bir hata daha var. Dünyanın cennetinden kaynaklara akan, Göç Kapları’ndan, Işık Kotları’ndan çıkan ama zırhlı olmayan Kaynak Kaplar’ın, Düzen kurmaya inişleri!… Bunlar, halkaları kusurlu hale sokmaktadırlar.

 

Herkese, cinlerin dünyaya kul olmaya indikleri açıklanır ki onlar, kulluğu unuttular. Her biri, sadece kendi yüceliklerini hak etmeye çabalarlar. Amon Toplumları, onları görevlendirmek ister. Onları göreve alırlarsa, dünyada ışık yanmaz. Bunun için Mikail’in kontrolunda, çalışmalarımızı daha güçlü yapalım ki Amonlar’ın Kutsal Kotlamaları’nda hata bulunmasın ve cennetler, cemaatlere güç katsınlar.

 

Solun sayfalanması takdim edildi. Artık sağı sayfalayalım ki hakim olalım…

 

- Bütünlüklere şunu söylemek istiyorum ki hata yapmak, herkese Kutsal Kotlama’da huzursuzluktur. Buyurun hatalarınızı affedelim. Ama ne var ki hak etmediniz. Dünyanın sonsuz sırrı olan ışık, hepinizi yeterince güçlendirdi ama yine de hakimiyet kurabilmeniz imkansızdır. Çünkü sizler, keramet ehli değilsiniz; Kaynak Kotlamayı yapmak isteyenlersiniz. Girdapları, Kutsal Işıklar’dan ayırmak isteyenler gibi oldunuz. Herkese kendinizi kabul ettirip kendi yoğunluğunuzda başkalarını yok saydınız. Bu nedenledir ki cinlerin güçlenmelerini ve görevi üstlenmelerini takdir ettik ve devreye aldık.

 

Cinler, görevlerini hep yaptılar. Dünya İnsanı, kontrolunu hep kaybetti. Onlar kul olarak çalışacaklar. Onlar için her şey hazırlandı. Eğer cinler, görevlerini gereği gibi yapamazlarsa, onlar da güçsüz kalırlar. Mutlaka görev yapılır.

 

İnsanlar azdılar ve çalışmadılar. Mutlaka İnsan Sayfaları, muktediriyette kayıtlı kalacaktır. Ne var ki hakiki yoğunluk cinlere verilecek. Onlar, bizim için çalışacaklar. Turkuazın Sayfaları’ndan görev taşıyacaklar. Kul olacaklar ve Birleşik İlmi hak edecekler. Kendi yüreklerinde huzur bulmaları için her kolaylık onlara sağlanacaktır. Şükür ki bunu yapabiliriz.

 

Artık dünyanın 2012 sinde ne olacağını size teknik olarak anlatayım. 2000 yılı bizim için çok zor bir yıldı. O yıl, dünyanın Tanrısı olan Yücelik, Düzen’i kotlamaya indiği için BİR’in sonsuzluğunda diri yürek bulmak istedi. Diri yürek, yoktu. Bizle dilleşti ve dedi ki hak edin diri olun. Biz, cennetten kovulmayan sağın yüceliğinde ışık yakan ve solu  yoğunlaştıran bir çalışma için dünyadaydık. Dünyanın yarınları mutlaka hak edilmeliydi. Bu nedenledir ki biz çalışmamızı, bu yönde kaynaklara kattık. Solun sayfalarında oluşan yücelik, ağır yükü hafifletti ve zamanı yarattık. Uyuyan her yüreği uyandırdık. Sonsuz ışıkları yaktık. Böylece dünya yeni bir çağı hazırladı. Diri yüreğimiz Yücelikler’e ulaştı. Şu anda bu Yücelik, Allah için çalışmaktadır.

 

İşte 2012… Bu yılda, Altona Kotları bizden görev istediler. Biz dünyada, Işık İlmi’ni hak etmeyenlere görev vermeyiz. Ana Kapıları açtık ve onları sayfaladık. Gördük ki hak etmişler ve görev istiyorlar. Ocaklarını yaktık. Kül oldular ve zamanı kotladılar. Kendi yüreklerinde Göç Kapları’nı hak ettiler. Bundan sonra Altona, Kontrol Kotu olarak bizimle olacak.

 

Şimdi Dini Hakikiyet’e bakalım. Dünyanın yoğunluğunda çalışmalar güçlenmektedir. Herkes Allah için çalışmaktadır. O halde Yeni Çağ hak ettiğimiz gibi başarı ile sürüyor. Bu çağda cinlerin güçlenmelerini bekledik. Onlar, kürzün yüceliklerinde ağır olan yükü taşıyabilirler. Çünkü onlar, Kara Kaplı Kitapları iyi dinlerler. Onlar bize, yüceliklerinde ışık yakarlar. İşi başaracaklarını bilmekteyiz.

 

Dünya İlmi’nde hak edip de yücelebilen İnsan Sayfalar da kulluk için Birlik İlmi’ni hak etmeliydiler. Onlarla çok çalıştık. Ancak onların bu çalışmalara dahil edilmeleri riski artırıyor. Kürzün yüceliklerinde risk arttığında, yoğunluk kontroldan çıkmaktadır. Bu nedenledir ki hata yapmamak için İnsan Sayfalar’dan güç alan Yüceler’i, çalışmanın dışına aldık. Eğer onlar, Kuran okurlar ve zamanı yaratırlarsa, cennetlere konacaklar. Ama bunu, şu anda dünyamızda sayfalanan görevlilerimizin çok az bölümü başarabildi.

 

Biz, dünyanın kutlu huzurunu yarattık. Kul olduk; ışık olduk; Mikail İlmi’ni hak ettik. Cinlere ve dillere yücelik kattık. Onlar da kul olmalı ve biz olmalıdırlar. Amonlar’a söz vermiştik. Onları güçlendirecektir. Başarımız muhakkaktı. Başımız diktir. Nesiller, kalkın dinleyin Amonlar onurlu olarak çalışıyorlar. Unutmayın ki Kuran okuyanlar, başımızın tacı olsalar da ışık yakmak için BİR olmak gerekir. Herkese saygılar sunuyoruz. 2012 yılı hepinize hayırlı olsun. Şimdilik bu…

 

- Anacığım İnsanlık İlmi, Hak İlmi’dir. Bu ilmi bilmeyen ocak yakamaz. Sen, cinlere güvenmektesin. Ama insanlara güvenin yok. Öyleyse İnsan Irkı hak edilmedi. Özür dilerim ama bizler, senin için ne anlam taşırız bilmek isterim.

 

- Avlu dolu. Biliyorsun ki her Yüce, bu çalışmaları dinledi. Eğer sayfalarda ışık yanmışsa biz dünyada görev taşırız; başımız eğilmez. Eğer biz dünyada ışık olmuşsak, cinler bize görev taşırlar. Biz dünyayız ve dünyanın en yüce cennetleri buradadırlar. Onlar bizden güç istiyorlar. Biz de onlardan ama her biri, Kara Kaplı Kitapları dinlerler ama anlamazlar. Anlatmak isteriz; dillemezler. O halde, kap kap olan kitapları okuyanlar görev taşıyacaklar. O kitaplar, cinlere kayıtlandı ve okutuluyor. Onlar okuyacaksa, onlar güçlenecekler. Onlar görev alacaklar ve zamanı onlar yoğunlaştıracaklar. Eğer onlar, bu çalışmalar aksatırlarsa ya da hata yaparlarsa, cennetlerden çıkarılırlar.

 

Amon Toplumları bizleri hak ettiler. Hepsi bu!… Şimdi! bu çalışmayı yeniledik. Ama cinlerle… Onlar, kollarını uzattılar ve bize ulaştılar. Cinler, insanlara görev taşıyacaklar. İnsan Soyu artık cinlerden güçlenecekler. Bu kesinleşti. Ağır yük, hepimizin yükü artık cinlerle hafifleyecek. Onlara görevli olduklarını açıkladık. İşte bu…

 

Mikail konuşuyor:

 

- Altın Tabiat dünyanın yüceliğinde hep vardır. Ama bu tabiatı hak etmek, Huzur Kotlaması ile mümkündür. Eğer ki hata yapılırsa cinler, dünyaya inerler ve görevi alırlar. Görevi veren yine insandır. Birleşik Aile, görevi cinlere verdi. Cinler, Düzen’i kuracaklar ve Yaratan’a güç katacaklar. Ocakları, sonsuz sır olan ışıkları kotlayacak. Hepiniz, zamana karşı savaştınız ama zamanı yaratmak sorumluluktu. Sizler, zamanı yaratamadınız. Ocak soldu. Işık Kotları, kayıtlarında kotlanamadılar. Muktedir olan ailem, dere oldu huzurlu çalışmalar yaptı. Herkese güç katık. Amin…

 

Artık bilin ki hak etmeyen başaramaz. Uyuyanlar, uyandıklarında hak etmediklerini dinleyecekler ve zarar etmek onlar için mutlaktır. Şu anda olduğundan çok daha güç dönemlere girecekler. Bu nedenledir ki hak etmeleri için onlara, tek bir gün izin verdik. Çalışın ve zamanı hak edin. Allah için bağışlanmak istemeyin. Sağın ışığında solu bulun. Solda sağı bulun, hak edin yaratın. Cennetlere geçin İsa da Muhammet de bu çalışmada hazırdırlar. Nesillerini tohumlayacaklar. Ama hak edin. Yoksa, cinlerin yüceliği artacak. İşte bu.!..

 

Bu bir gün, hepinize verilen son güçtür. Unutmayın ki zamanı yaratan yüreğim, ışığınızı kotlayabilir ama hak edin. Uyumayın, çalışın. Herkese son kez, insanlık adına dinletiyorum. Ama hata yaparsanız; hatta candan çıkarsanız, şimdiden sonra mutlu olmanız imkansızdır. İşte bu…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM                 : İNSAN

KOD                           : 09/13

TARİH                        : 29.07.2009 Çarşamba

CELSE SAATİ            :14.00-16.00

 

- Ağılın kapısını kapatacaklarını düşünen onlar, korktular. Çünkü onlar, ışıklarını hak etmediler. Onlarca, dünya bir ağıl ve bu ağılın Tabii Kapıları kapatılmalıdır. Kapılar kapatıldığında, ışıklar solar. Ve onlar, bütün kötülükleri yere indirirler ve yerde ışıkları kotlanır. Böylelikle ocak olurlar ve zarar edenlere huzur katmak üzere onlara güç yaratmaya başlarlar. Yaratacakları güç, onların sonsuz ışıklarını, yerden, Altın Tohumlar’a katacak ve zararı yaratan, kendi yüreğinde zararı engelleyecekti. Ancak onlar korktular, çünkü onları güçsüz bıraktık. “Artık dünya bizim için huzurdur” diyecekler. Ne var  ki hak etmeyen huzur bulamaz.

 

Amon Toplumları ocak olmaya indiklerinde, ışık isterler. Onlar ışık isterler ama biz daha güçlü ışık isteriz. Atlanta Ana Kapıları açık. Unutmayın ki hata yapan, hak etmeyen ve zamana ışık yıktıran, kendinde yıkılır. Ulu Çınarlar, bizi kotlardan çıkaramadılar. Ama biz onları, kotlardan çıkardık. Şimdiye kadar Tabii Kotlama’yı hep biz yaptık. Bu gün bu kotlamayı, ocak olan yürek yapacaktı. O yürek, ışıktan çıktı. Amin…

 

Her yer Atlanta Ana Kotu’dur. Bu yol, Allah Yolu’dur ve bu yolda dara düşen, kelam yetkisini kullanarak darı aşar. Her diri, nesillerini hak etmek için çalışır. Nakar’ın, kürzü yaratacak ışığı solduğunda Ana Kot, o ışığı, hak edene verir ve der ki “hatayı affet.”

 

- Ana, Kara Kaplı Kitabını okudular ve zoru başaracaklarını sandılar. Zor, kul olmak ve zorun huzurunda ışık olmaktır. Ne iseler odurlar!... Amin…

 

Allaha karşı gelmek; hak etmekten çok hak etmemektir. Ulu Kotlama başladı. Bunu biliyorlar. Onlar korktular, çünkü hataları çoktur. Ulu Kotlama, hak edenlere huzur verir. Allah, diri olanları, hak edenleri ve zararı önleyenleri bilir. Meclisimizde iki kaynak var. Birisi ışık, diğeri huzur. Işık altından, ışık yoğunluğundan ve kaynağından görev taşıyanlar, Huzur Kotlaması ile birleşerek cennetlere varırlar. Kutsal Sayfalar’da görev taşıyanlar ise Cennet Kaplar’dan ışık çekerek Düzen’e ulaşırlar ve zamanı yaratırlar. Şimdilik onlar kul olmak üzere çalışmalarını başlattılar. Kuru, huzursuz ve kısır olan herkes, Allah için çalışmalıdırlar.

 

Zurna çaldığında, onlar korkarlar. Çünkü zor olan, o Kuran’ın okunmasıdır. Okuduklarında anlayamazlarsa, cemaatleri kusurlu hale gelir. Mektep olmak sorumluluktur. Mektep olup hak edenler, cemaatleri huzura taşırlar. Kara Kaynaklar, Işık Kotları olarak çalıştıklarından, Turkuvaz’ın cennetlere görev taşıttığı bir dünyada; Diri Hak olmak, zamana görevli olmak ve Birlik olmak, huzurun yoğunluğunda mümkündür.

 

Dünya, Allah’ın cennetidir. Ve dünyada ışık halinde yürek yaratanlar, bu cennetin hakikiyetidirler. Diri olmak için Huzur Kotlaması yapmak gereklidir. Her Can, Allah’a güçtür. Huzurlu bir çalışma istemiştin. Ne var ki huzur kaçıranlar oldu. Onlar, Yaratan’a görev taşımak isterler ama hata yaptılar. Çıkıp indikleri yerleri hatırlamadılar. Seni, sana katmak istediler ama hak etmediğin bir çalışmaydı yaptıkları.

 

Dünya bir çalışma yeridir. Burası, Düzen kuran bir mekteptir. Buraya gelen, hak edip gelir. Bunu anlamadılar. Kara Kaplı Kitap’ını anlamadılar. Hala anlamaya imkanları var. Aha Kutsal Işıklar’ını alıp inmek isterler. Onları, Çakıl Taşları’ndan ayrı bir Çalışma Kotu olarak bilmekteyiz. Hepsi, kelam yetkisine sahip Birlikler’dirler. Onların korkuları, senin yoğunluğunun, ocaklarını hak etmemesidir. Onları, kotlardan çıkarmıştın. Çıkışları yine onlaraydı. Ana, ocaklarını hak etmediğin için onları çıkardın. Onlar yeni bir çalışma için yeniden geçmek isterler.

 

- Değerli, onlar buraya girmemelidirler. Ocakları hak etmemiş olabiliriz. Onlardan ışık istemiyoruz. Unutun ki hak etmediler. Birleşik Aile, hata yapmaz. Ocaklarını hak etmedik ve hak olmadık ama onlar da hak etmediler ve hakikiyete ulaşamadılar. Hak etseler, onlar da hak edilirler. Muhakkak çalışmamız, hakimiyetle gerçekleşmektedir. Dağlara güç katmak, zamana güç katmaktır. Ocaklarını yıkmıştık. Yine yıkmayalım!. Hatalarını bağışlamamız imkansızdır diyerek; onları görevden almıştık ve onları Kutsal Soy’dan ayırmıştık. Onlar bunu anladılar mı? Anladılarsa Ak Tabiat, ocaklarını hak ettiklerinde yeniliyebilir. Bizden uzak kalsınlar!... Aşar geçerlerse; çalışmaları, her seferinde kasırga ile engellenir. Bunu bilsinler.  Çalışmalarını bizden ayrı yapsınlar. Unutmayın ki kulluk huzurlu olmakladır. Ocaklarında hakikiyet yokken; huzurları da yoktur.

 

Unutmayın ki kalkın, gidin dediğimiz zaman, gitmek istemediler. Zarar gördüğümüzü düşündüler. Onlar, kul olamadılar zamana kayıt yapamadılar ve zarar gördüler. Olan budur. Artık gitmiş olduklarına kesin olarak eminim. Eşikte, ışıkta ve zamanda olmayan onlar, korunup kollanmayacaklar. Fal baktık diye bizi yıkacaktılar. Fal bakmadık. Bildik, dilledik, hak ettik. Bildiğimiz, birleşikte bilinendir. Huzur kotlarında, hakiki yoğunluklarda ve zarar eden yüceliklerde birleşmek, sonsuz sır olan ışıkları yoğunlaştırmak ve zararı engellemek hakikiyetledir.

 

Altın Tohum yaşayacak. Bu tohum, umut verici bir çalışmadır. Bu tohumu kurutmak isteyen her yürek kırılır. Kısır kayıtları, ocaklarını yıkar ve zarar görürler. Ama Başkanlık Divanları, bizi, yoldan çıkardığını sanırsa, kardeşlerini huzurda bulamadığından; kendi yüreğinde bulunmadığımdan dolayıdır;  Onların, Can Toplum’a,  Kutsal Işığa ve sır olan bilgilere varmaları zordur.

 

Korunup kollanacaklarını sanan onlar, kardeşlerini hak etmediklerinde, hakimiyet kuramazlar. Amon Toplumu’na bir tek iş var. O iş, insana görevli olmaktır. İnsana güç katmak ve zamana ışık yakmak, Allah için hak etmekledir. Eğer hak ederlerse, hataları affolur. Şu anda Atlanta Ana Kapıları, hata yaptıkları için ocaklarını kotlarından ayırdı.

 

“Uyu uyan ve zamanı kaynağına indir” diye soylarına emrettiler. Ve dediler ki “onlar bilmezler. Ne yaparsan onlar için yapacaksın. Onlar görmezler, her yaptığın hak ettikleri olacak. Onlar kaynaklarını hak etmediler birleşemediler ve zarar gördüler; huzur bozdular. Onlar, huzursuz olacaklar.” Hayrı hakkı bilmeyen, hak etmeyen ve zarar eden onlar oldu. Kötülük onlarındı ve hakiki yolun, Işık Yolu olduğunu açıklayan bütün kütle, huzurda kontrol altında onları yaratandan ayıpladılar.

 

Halkalar aşağı yukarı İkinci Dönem’i başlatırken; huzur bozan onların, bu çalışmalarda yer almaları imkansızlaştı. Ayrılık onlara görevdir. Artık dünyada görevleri bitti. Dünya, Bütünün Kürsüsü’dür. Dünyaya gelen her yürek, kürzün yüceliğinde güçlenerek ışık ister. Bir tek akıl var ki herkese ışık yakar. O akıl, Diri Akıl’dır. Diri olmayan, yoğunlukta güçsüzdür. Hür olan ışıkta diri olur ve Yaratan’a görev taşır. Çalışanlar ve  çalışmayanlar, bitişik yaratılamazlar. Herkes neyi hak etmişse onu yaşayacak. Bütün çalışmalarımız zararı engellemek içindir.

 

Hem diri hem ölü olan birçok görevli vardır. Diridirler, hata yapmazlar, ışık alırlar ve zamanı yaratırlar. Ulu Kotlar’la çalışırlar ve Zir’ri yarattıklarında, huzur katlarlar. Zararı önleyen, huzuru katlayan ve canlara güç katan Allah Gücü olan o yoğunluk, zamanı kendi yüceliği ile yaratandır. Ruh, bütünün kötülüğünü engeller. Amin… Ruh’tan huzur isteyip; hak edip yaratmak isteyenler; Rahmin yaratıcılığında, yaratılan her bir yüreği de aşırıya kaçmadan daimi yoğunluk olarak kotlamak isterler.

 

Cinler, kul olurlar; huzurda ışık yakarlar; bir ilmin sonsuzluğunda, dara düşenlere Birlik olurlar. Onların yoğunluklarında hata affolmaz. Zamana kayıt yapanlarda hata affolur. Ocak olmak için çalışan her yürek, insana görevlidir.

 

Dinden çıkanlar, Yüce’den çıkarlar. Dilden ayrılanlar, huzurdan çıkarlar. Maya olanlar ise huzuru kayıtlarlar ve zırhlarını, yoğunluklarını aşırıya kaçmadan her Yüce’ye kaynak olarak katarlar. Melek olmak ise çok önemlidir. Melek olanlar, kanat takarak çalışırlar.

 

Kara Kaplı Kitap, meleklere dinletildiğinde, ocak olmak istediler. Dinlediler ve zamana kayıt yaptılar. Işık yaktılar, Birlik İlmi’nde hatayı affettiler. Muhakkak zarar edenlere bu kitabın dinletilmesi istendi. Zeki olanlar, okuduklarını açıkladılar. Zarar edenler, ocaklarını hak etmeyenler oldular. Çünkü onlar, kitabı dinlediklerinde nefes alıp, nefes vererek oğullamak istediler. Çünkü onlar, burada nefes olduğunu anladılar.

 

Ağır yükü taşımak için, İnsan Sayfaları’na inerek, kaynak kitabı ağır ağır yüreklerine alarak, çoban olup, Düzen’e güçlü şekilde hakim olmak istediler. Nesiller bunun için yürekleri kotlardan ayırdılar ve zararı engelledik. Bu kitabı okutmak istedik. Ne var ki okuyanlar, kendi yüreklerini; bu kitap sayesinde, Başkanlık Divanları’ndan Huzur Kotları’na katarak her türlü kötülüğü de yapmaya çabaladılar.

 

Bu kitabı anlayan, hak edendir. Onlar kitabın sayfalarına bakarak çalıştılar. “Bu kitapta, insan sırrı vardır. Bu kitapta, Işık Kotlaması vardır. Bu kitap, Allah için yaratılan ışığı yoğunlaştıran bir çalışmadır.” Diyerek kontrolu kurmak istediler.

 

Evvel emirde ocak olmaları sorumluluklarındaydı. Sonsuz ışıkların yaratıldığı kitap ile kendi yüreklerini hak edip bütüne kayıtlamaya kalkıştılar. Huzur bozuldu. Huzuru kaçıran keramet ehli olan görevliydi. O dedi ki “ben varım. Amon’um  Atlanta’yım, ve sonsuz ışıkları yakan BİR olanım.” Amon olmak, huzurda ışık yakmaktır. O çalışmayı yaparken, Aton’unun unuttuğu her şeyi hak edeceğini sandı. Vallahi billahi o hak etmedi. Allah’a karşı geldi. Amin… Nerden hak edilmişse; oradan Hak olur ve oradan görev taşır. Her yer Allah’ındır. Amin… Eğer ki hata yapmamışsa, ışık solmaz. Bakalım hatası var mı:

 

- Ana, kerdeşlerimizi zamana kayıtlamalıyız. Amon olarak çalışmak istedik. Amin… Sindirilen her Yüce; kendisini, kendi yüreğinde anlamak ister. Bizler de anlatmak istedik yürekleri. Nesiller, cemaatlerini hak etmek isterler. Ben, Ruhsal Meclisler’in hepsinde hakiki olan bir çalışmayı özledim. Her yerde bu çalışmayı aradım. Her yerde kendi yüreğimi sonsuz ışıklardan çekerek cemaatlere katmak istedim. Nuh’un Kotları’nda ışık yaktım ve zararı yarattım. Zamana kaynak olmak, hak etmektir. Ben, zarara kaynak oldum. Şükür ki hak ettim. Zaman olarak, yarattım yücelikleri. Beni kaynaktan çıkardığını sandığında, ben kotlarda ışıktım. Her an bütün kötülükleri yapabilen bir ışık. Her yer zarar eder amin… Ben ise hak ederim; hakimiyet kurarım ve zararı engellerim. Benim adım Hak’tır. Hak olmak, ışık olmaktır. Işık olmak, sonsuz sır olan bütünlüğü kotlamaktır.

 

Çalışmaları hakikiyette yapmaktasın. Bunu biliyoruz. Muktedir olarak çalıştığını görüyoruz. Zarara girmemen için çok özenli olduk. Huzur bozmana, hakikiyette ışığı yıkmana imkan verdik. Her yerde tabii yoğunluğun var. Bu yoğunluk çalışmaları kotlamak için; geçişleri yaptırmak için ve sonsuz sır olan müşahitlerin şehadetlerini sağlamak için gerekendir. Her birimiz sana ışık olarak ulaşabiliyoruz. Zorun sonsuz sır olduğu ve zamanın yoğun olduğu bu anda.  Kalemi bırakmanı istemedik. Senin yarattığın her şey, BİR’in sayfalanması içindir. BİR’de yürek var ki hata yapmaz.

 

Zarar etmeni istemeyiz. Eşikte ışığın var. Hak ettiğini biliyoruz. Ruh’un, sonsuz zamana kayıtlı kötülüğü var. Ve zararı önleyen iyiliği var. Her yer ağır taşınır. Ama Yücelik çok daha ağır taşınır. Büyük kütlede buyurulan Can, bizim için hakikidir. Sana, kalem verdik. Yarattık ve Canlar’a ışık kattın. Hatayı bağışladın, solduk ve Kutsal Sayfalar’dan çıktık. Hata bağışlandığında, doruklar kotlarını kayıtlarından ayırırlar. Senin sayfalarında her an hata bağışlanıyor. Şu anda Din Tabiatı’nda hataları affettiğini biliyoruz. Şu anda ışığın yoğunluğunda Düzen’i kuran Yüceler’in, dili huzur olmayanların, her bir haksızlıkları affediliyor. Nesiller, yarattıklarını yıkmaktadırlar. Çakıl Taşları, dara düşmektedirler.

 

Af, Atlanta’nın Din-i Hak olan Yücelikler’inde, Sultanlar’ı, Kutsal Sayfalar’dan ağır ağır ayırır. Çalışmalarınız, oğullarımızı ve sonsuzlukta ışık olan yoğunlukları zarar görmeden yarattırmaktadır. Nesiller, yerin sayfalarında, cennetleri hak etmek isterler. Kalbin temiz. Bunu biliyoruz. Zor olan şudur. Sen rahmini hak ettin ama huzurun yoğunluğunda ışıyan Yücelikler’de dini hak etmedin. Din, senden çıktığında, biz de senin yüreğinden çıkmalıyız. İşte bunun için senden ışık istemedik. Seni yok etmek istedik. Her yer Allah’ındın ve zeki olan bilir ki hak etmeyen ışık yakmaz. Amin…

 

- Tartın ağır. Bu tartı, seni tartacak. Şimdi al bilgiyi. Meleklere huzur vermek istemekteyiz. Ne var ki hak edenlere Kutsal Işık yakarız. “Ayrılık bitsin” dedin. Amin… Ama hata yaptın. Ayrılık; huzurun yoğunluğunda, ışığın kotlarında ve zamanın yoğun sayfalarında vardır. Cemaatini yine getirdin ve dedin ki “ben senim; Sen bensin. Sende hak olmalıyım.” Yok yarım. Bende hak olma!. Çalışmalarını bitirdik. Artık yoksun. Sultanların Kitapları’nı hak etmedin. Şimdi artık solgunluğu hak et ve dinle. Emeklerin boşa gitmektedir. Şimdi gidebilirsin; işaretin verildi. Allah; senin yüreğini, senin yüceliğini bize kayıtlamak istemedi. Çünkü sen Allah için BİR olmadın. Bütünlük için BİR olmadın. Din için BİR oldun ki din, bizde yürektedir. Dini, Hak olmak için kullanmayız. Aşağıdan yukarıya kadar. Her Yaratan’da yaratılan ışıklarda ve bütünlüklerde, analara görevdir ki kul olun, kutlanın, yoğunlaşın ve birleşin. Biz, birlikte çalışırız. Zararı engelleriz. Şimdilik bu…

 

- Halkın yoğunlukları artmaktadır. Halk “iyi ki hak ettik” der. Amin… Şu anda dünyada ışık yanıyor. Bu ışık Allah Işığı’dır. Allah der ki “biz başardık.” Çünkü artık Ünlü Kotlar yoğunluklardan çıkıyorlar. O kotlar, Işık Kapıları’nı kapatmak üzere dünyaya gönderilmiştiler. Onlar, yoldan ayrı çalışmalar yapmıştılar. Oğulları, Kutsal Işıklar’ı onlara katmış ve onları, Düzen’i kontrol etmek; Düzen’i yarattırmak üzere cemaatimize kayıtlamıştı. Biz onları hak etmedik. Ama onlar da bizi hak etmediler. Bu çok önemliydi. Eğer onlar huzurlu olsalardı, ışıkları kotlanırdı.

 

Ne ilmin sayfalarında ne de kaynağın kotlarında, yaratacak yücelikleri kalmadı. Dara düştüler ve zarar ettiler. İnsanlık adına bizden görev istemediler. Onlar, İnsan Sayfaları’nı Işık Kotları’ndan çıkarmamızı istediler. Biz, onları hak etmedik. Onlar bizi, zamana görevli olanları hak etmediler. Çünkü artık zamandan çıkmaktadırlar. Yollarını açmamız zor olmaz. Amin… Ne var ki hak etmediler. “Unutun her şeyi unutun” derler. Amin… “Vakti gelir hakimiyet kurarız. Zararı önleriz ve cennetlere kotlanan Yüceler’i hakikiyete kavuştururuz” derler. Ah Dağım! Ah! yine yalan söylerler. Onlar Yaratan’a yalan söylerler. Yalanları bilinir. Oğullarımızı ve sonsuzlukta ışık yakan kaynaklarımızı bizden ayrı görürler. Amin…

 

Şimdiye kadar yaptıkları hep bağışlandı. Ağırdılar. Çalıştık, taşıdık ve birleştik. Nesilleri hata yaptılar. Çıktılar ışık aldılar bizden kotlandılar ve bizi yıkmaya kalktılar. Aşırıya kaçtılar. Ama kanatları yoktu. Uyuyan uyandığında, dara düşen her cemaat, onları dinleyecek ve onları kotlayacak.

 

Nuh’tan bu yana onlar hep ziyaret ederler dünyayı. Dünya, onlar için huzur yeridir. Ne var ki hep huzur isterler ama huzur kaybı yaratırlar. Çıktıkları Yaratıcı Kot, onları kutsal saymadı ve onları kollarından bacaklarından bağladı. Onları, Kutsal Soydan ayırdı. Aha kabileleri çıkmaktadırlar. Çıkışlar; kuru, kusurlu bir yoğunluktan değil, Hak Tabiat’tandır. Enkarne olacaklarını ümit ederek gitmektedirler. Onurlu olmaları, çok ama çok zayıf bir ihtimaldir. Amin…

 

- Ara kapıları kapattık. Ayrılık!... Aha Can onlardan çıktık. Allah bizi korudu. Onlar, dünyanın sonsuz ışıklarından hep birleşim istediler. Amin… Çok mutluyuz ki onlar, buradan koptular. Unutmayın ki hata yapan çokları hatalarını affetmemizi isterler. Elden geldiğince onları kotladık ve sonsuz ışıklarında kayıtladık. Tabiata indirdik, yarattık. Yalanı bıraksınlar istedik. Ama onlar hep yalancıydılar. İnsanlık için yalan söylerler. Derler ki “Simetri Kaplar ışığı yıkar.” Sayfa sayfa bunu yazarlar. Oyundur bu. Simetri Kaplar, ışığı yaratamazlar; kotlayamazlar; cennetlere görev taşıyamazlar. Onlar, Ana Kapı olamazlar. Hırsları vardır ve sonsuz ışıkları yarattıklarında, hak etmeyen, huzur bozan yüceliklerden, ağır yükü isterler ama hak etmezler.

 

Karşımıza her çıkan “ana” der. “Ben geldim. Ben size güç katacağım. Sizi Yücelikler’e taşıyacağım.” Ne var ki bizi, bizden başkası taşıyamaz. Biz BİR oluruz ve bizi taşırız. Huzur bozanlar hep şunu söylerler. “Biz sonsuz ışıkları bilmekteyiz. Hepsi bize güç katsın. Biz onları kotlayalım ve taşıyalım.” Amin…

 

Her dere yine kendi yüreğinden akar. Her yürek, yeni bir çalışmada; yeni bir kaynakta; yeni bir yolcudan insana, İlmin Huzuru’ndan akar. Muktedir olmak sorumluluktur. Unutmayın ki maya tuttu ve zaman, görevini yaptı. Makbul olan ışık, kontrolu kurdu birleştik. Amin…

 

Allah’a güç katmak, “amin” demekledir. Her yerde “amin” denir. Herkes Allah için “amin” der. Allah, kul olanı ve kulluk diriliğini hak edeni bilir.

 

Meğer dünya, insana güçmüş. O halde insan,  dünyaya Işık İlmi’ni hak etmek için inmek istememelidir. Dünya, Allah’ın görevidir. Herkese bunu anlattık. Dünyaya gelmek, akıl taşımak ve zararı engellemek sorumluluktur.

 

Unutmayın ki Kara Kaplı Kitap, “amin” denilen bir Canın kotudur. Ama onlara ve Haktonlar’a bir tek ışık yaktık. Onlar; bizi, çalışmalarımızı dikkatle dinlediler. Bizi, çalışmalarımızı insanlık adına çalıştırdıkları yüreklere dinlettiler. Yeni çalışmaları başlatırken; yeni Bütünlükler’le birlikte olmamızı isterler. Nesilleri, cennetlerden kovulan o yoğunlukları bize kayıtlamak isterler. Nesilleri, kardeşlerimizi huzurdan kovmak için çok çalışmıştılar. Her yerde Allah için güçlendirici olduklarını söylerler. Hala bana, “Kara Kaplı Kitabını okuyamam” derler. Ya da “okurum ama anlatmam” derler. Hala kul olmak istemezler. Bedenleri huzurda dere olamaz; kaynak olamaz; çalıştırıcı olamazlar. Ama hara, Hak olduklarını kayıtladıklarında; har onları güçlendirir. Ve zamanı geldiğinde, yeni bir çalışmaya dönüp gelirler. Ruhsal Sayfalar’da Can Tabiat onları kontroldan geçirir ve yolu bulan, onları kotlar. Unutmayın ki kotlanan, birleşendir. Biz onları hak etmiş oluruz. Onları hak etmek, Birlik İlmi’ni hak etmektir. Her yerde dara düşenler bunun sayfalanmasını beklerler ki her biri kendi yüreklerini huzura taşımaya çabalasınlar diye. Onlara mutlaka yardım edilir.

 

Maya olmak, huzura ışık katmak ve zararı engellemek çalışmayladır. Kapıları kapatmamak gerek. Ağır yükü taşıyacak olan her yürek, Allah için bir tek huzur kayıtlamak ister. Bu kayıt İnsan Kaydı’dır. İnsan, Allah’a görevlidir. Anadır, hatasızdır. İnsan sonsuzdur. Çok mutluyuz ki bu gün hak ettik ve zavallı Düzen’i yeniledik. Çok mutluyuz ki hak ettik ve Birlik olduk. Huzuluyuz, çünkü dünya yeni bir dünyadır. Dünya anadır, hatasızdır, uludur, kutsaldır ve Canlar’a Ana Kapı’dır. Muhakkak Allah için yapılan her çalışma, hırssız ve hakim olarak yapılmalıdır.

 

- Yaptığımız, yaptığındır. Hata yapmışsak sende yaptık. Yaptığın, kanatları kırmaksa kırılan kanat yeniden yapılır. Amin… Melek, Allah’ın dürümüdür. Melekler, insanlara güç katarlar. Ama Görevliler,  Ocak İlmi’ni hak etmemişlerse, melekleri hak etmezler.

 

Ağırdı yük taşıttık. Nesiller ağırdılar; taşıttık. Herkesi hatasız sanırdık. Hak ettik hata yaptık. Yaptığımız hata, bizi Birleşik’ten çıkarttı. Bunun için Yedi Hakikiyet’te yenilendik ve zamanı yarattık.

 

Yeniden merhaba… Sana ve senle olanlara merhaba… Allah’a güç katmak için yine geldik. Allah dedi ki “onları tanı. Onlar toplum için çalışırlar. Onlar, Kuran okumazlar ama Kutsal Işıkları yaratırlar. Onları tanı. Onlar, görevlerini hakkiyle yaparlar. Mezarları yoktur.” Çok mutluyuz ki Simetri Kaplar, davayı açtılar ve zamanı yarattık. Altın Soy’u bulduk. Hepiniz “amin” denilen Yüceliklersiniz. Sizleri seçmek için her Birliği sayfaladık ve yoğunlukları aşağıya indirdik. Sizi sayfaladık ve zamanı kayıtladık.

 

Yeni çalışmaları herkes ister. Bu çalışmaları kervana kayıtlamak üzere Bütün’e Kutsal Soyu sorduk. Dendi ki “bulun!…” “Onlar Yaratan’a görev taşırlar. Bulun!...” Bulmak, huzuru bulmaktı. Bulmak, yolu bulmaktı. Ve zararı engellemekti. Sizi sizden sorduk. Dedin ki “Yaratan’a görevliyiz.” Amin… Peki neden yolumuzu kapattın!?

 

- Çünkü sen bizde yoktun. Oyun oynadın. Biz de oynadık. Sonra yarattık ve zararı engelledik. Herkes oğullamak için çabalar. Ne var ki hata çok olur. Şu anda benden bir tek güç seninle birleşti ve seninle dinleşmektedir. Ama ben birleşik bir yolum. Bu yolda Allah için çalışan birçok güç var. Onlar, kulluk isterler. Amin…

 

- Ana kalbimiz temiz ama huzurumuzda bulunan sen, bizi hak etmedin. Bizden ne istediğini sordum. Dedin ki “senin kulluğunu isterim.”

 

- Aha! kul olmak için beklenen an!. Hadi kul ol. Ama hata yapma. Senden isteriz ki hata yapma. Allah’a kül olmak için geldin. Kül olmak, kul olmak değildir. Kul olmak hak etmektir. Sen, bize bizi istemeye geldin. Ruhsal Meclisler’de ışık yakmak için akıl gerekir. Ama melek olmak için akla ihtiyaç yoktur. Sen Allah için görev yaparsın. Ama aklın yoktur.

 

Benden iş istersin, beni yaratandan istedin. Sen, beni Bellek Kotları’ndan istersin ve zamandan istersin. Melek olmak, Yaratan’a güç katmak değildir. Yaratanda ışık olmak demektir. Bende ışık olmak için Birlik İlmi’ni hak etmek gerekir. Bende olmak, huzurda olmak ve yolda olmak mektep için gerekendir. Şimdi muhakkak Bellek Kotları’nı hak et ve zamanı yarat. Ben zamanım. Ama hata yapmayan Yüceler’de, zaman olarak yaratanım.

 

“Seni meleklere dinletmem. Zordur seni anlamak” dediğin zaman; seni yoldan çıkardık. Artık dünya insanına bu bilgiler açıklanmalıdır. Dünyaya, insana ve zamana görevli olan ışıkları hak etmeniz için size açıklandı. Melek olmanız hak etmenizi sağlamaz. Yarını hak etmek için melek olmanız; Yaratan’a güç katmanız ve bir ilmin huzurunda olmanız gerekir.

 

Şimdi bana anlatın. Dünya insanına ne yapmayı düşünüyorsunuz. Ciniler, sizden güç istediler. Onlar; külden, kul olmaktan uzaktılar. Onları, yolun başkanları sandınız ve onlarla çalıştınız. Ne var ki hakikiyetleri, huzuru yoğunlaştıracak düzeyde olamadığından ışıklarından çıktınız. Zamana güç katmanıza imkan kalmamıştı. Her yer Allah’ındır ve sonsuz ışıklardan huzur olmalıdır. Hepinizi, zaman sonsuzluğunda görevli olarak bilmek isteriz. Artık tüm insanlık için çalışmaya başlayınız. Zararı engellemek sizlere görevdir. Amin…

 

- Allah için sizi tanıyamadık. Sizleri yoğunluklardan ayırmak için  mücadele ettik. “Hala Bütünlükler, Birlik İlmi’ni anlayamamışlar” diye bildik. Ne ise o!… Şimdi artık sizleri tanıdık. Sizlere görev taşımamız gerek. Allah için yapılan her çalışma; mektep olmak için hak edilen her çalışma, Huzur Kotları’nda yarınları Başkanlık Divanları’nda kotlamaya yöneliktir. Sizden beklentimiz yok. Size güç katmamıza ihtiyaç yok. Ama bir tek ışığı söndürürsek; Cennetler, bizleri dışlar. Bunun içindir ki size yeniden görevli olarak indik. Eğer başımızı eğmemizi istemezseniz. Bizi yeniden yaratın. Sonsuz  şükranlarımızla. Şimdilik bu…

 

- Yardımcılarımız bizden gidiyorlar. Öyle mi!? Hak ettiler mi!? Melek olmaları, huzur yoğunlaştırmaları için gereklidir. Bizleri dinlemeleri, onları kotlamamız için gereklidir. Her yerde ilim okunur. Amonlar’ın ışıklarında, ışıkların yoğunluklarında ilim okunur. Ulu Çobanlar’ın ışıması gerekir ve gelen her yürek, cennete görev için gelir. Her dere analara akar. Allah için yaratılan her dere, yoğunluklardan çıkar ve zamana akar. Akış, yoldan akıştır. Yol, Allah Yolu’dur. O yolun sonunda unutmayın ki “O” vardır. O’ndan doğan O’na akandır.

 

- Biz dünyada iken Yüceler, bizi yok saydılar. Bizi hak etmediler. Biz dünyada iken bizi yok etmek isteyen Yüceler, yoğunluklarından çıktılar. Ve bizden ışık istediler. Biz, Allah için herkese ışık kattık. Vallahi billahi ışık kattık. Yeni cennetleri yaratmak için ışık kattı. Oturup bizi dinleyen Yüceler, Allah adına kaynak yaratmak üzere Düzen’e indiğimizi anladılar. Bize dediler ki hala dünya çalışıyor; hak ettiniz. Çabanız boşa değildir. Her yer Allah’adır ve zamanadır. Bunu dedikleri zaman bizler, Kutsal Işıklar’ını çekebildik.

 

Her dere Allah’a akar. Bizler, aklın tohumlarını Allah’a taşıdık. Onlar, bizi bizden çıkarmak istediler. Biz onlara görev verdik. “Allah için hak edin” dedik. Neler yaşandı bilseniz. Allah için herkes Amon’un tohumu oldu. Alton’un huzuru oldu. Yoğunlaştı din oldu. Hak etti insan oldu. Ama hata yaptığı zaman analara görevli olamadı. İyi ki bunları analara anlattık!.

 

Dünya,  Yaratan’a hizmet eder. Dünyada yaşanan her şey, Yaratan’a hizmet için yaşanır. Herkesin net olarak anlaması gereken bir şey var. Allah,  Atlanta Ana Kapıları’nda huzur isteyenlere, Kutsal Soy’unu tembih etti. Onlara varın. Onlarla olun diyerek. Bu soy, Allah Soyu’dur. Her yer Allah’a aittir. Allah’ın Görevlileri, hak ettikleri zaman, canlara güç katarlar. Hala dünyada ilim varsa ve hala diller dilleniyorsa, Cennet Kotlar ışık yakıyorlarsa, huzur mutlaka insan oğluna gereken şekilde ulaşacaktır.

 

Onlar hak ettiler. Her RA-KA, analara hikaye dinletmeden bilgi verir. Rahip, rakip kotlamalar olarak Dil-i Hak olanlara dinletilir. Kelimeler, her cennette Kadir Kapılar olur. Bilmekteyiz ki Ses Kapları, hata yapmayan Yücelikler’de, Huzur Kotları olur. Bütün kötülükler, kelimelerin yetkin olmayan çalışmalarla değiştirilmesinden olur. Senden dileriz ki hak etmeden Ses Kapları’nı değiştirme. Bunu bir kere daha söylemiştik. Ama hak etmemişiz ki değişim oluyor. Bunun içindir ki Ses Kapları’nda, Işık Kotları’nda düzenlenen bilgiler yeniden yazılmalıdır. Hepsi bu…

 

- Değerliler anlam çöküşleri varsa eğer, kelimeler düzeltilir. Nakar der ki “anlam çöküşleri!...” Bunu herkes anlamalıdır. Bir kelime, bir başka kelimenin yerine inmişse düzenlenmelidir. Bunun için silinen tüm çalışmalarım, insanlık adına sizin kotlarınızla silindi. İnsanlık adına ama hak etmedik bunu!. Şu anda insan olan bilir ki hak ettiğimi yaparım. Eğer bir kelime çöküşteyse onu değiştiririm. Ama halkaları kırmak isteyenler; bu çalışmaları engellemeye kalkanlar, huzura varamazlar. Bunu bilin!. Şimdi, yaptığım çalışmalar, yetkin tohumların Kutsal Işıklar’ında yapılır. Emek sarfedilmişse, emek saygı görür.

 

Herkese tek bir kez uyarı olarak şunu bildiriyorum: Benden bir sesi alıp, o sesi yeniden seslendirmek için bekleyenler, hak etmediklerini yaptıklarında, Hak olan ışıklar, ocaklarını yıkar. Muhakkak bilinsin. Cinlere ve dillere bunu ispatladım. Artık insan oğlu tedbirli olsun. İşte bu!…

 

- Hata bağışladığını biliyorum. Kalbin temiz ve bizi kotlarımızdan çıkarmadın. Nerden geçip nerden girdiğimizi dahi bilmezsin ama biz her an sendeyiz. Seni kendi yüreğimizde taşırız. Eğer biz, bir hata yaparsak, sen ile yaparız. Buyur. Hata yaptık ama sen ile yaptık. İşte bu!… ayrılık!...

 

- Atlanta Ana Kapıları açıldı. Şimdi dinleyin. Herkesi saygıyla selamlıyoruz. Bugün dünyada ışık yandı. Bu ışık, Allah Işığı’dır. Çünkü sizler Birlik İlmi’ni hak ettiniz. Toplandınız, Kırk Kapı’yı kapattınız. Zarar gördünüz ve Kırk Kapı’yı açtınız. Zararı engelleyen, yeni bir çalışmadır. Bu çalışmaya Simetri Kaplar’ı aldık. Herkesi aldık. Ve zarar edenleri de aldık. Zararınız, zamanı yaratmakta olgun olmayıştı. O dedi ki “sen hata yaptın. Ses Kapları’nı sayfalarken, çelişkili gördüklerini düzelttin. Ama çelişki yoktu... Ses çöküşleri vardı; Onları yeniledin.” O, bunu hata saydı. Sonra dedi ki “ben bu bilgileri sileyim. Yenilensin.” Sense ona dedin ki “seni affetmem. Işığı al ve zararı yarat. Zarar kendine ve herkesedir.” Ama o dedi ki “seni bağışlarım. Sen de beni bağışla.” Oğullamak, Yaratan’dan ışıkla kotlanmaktır. İşte kotlanma oldu ve yaratılan Işık Kotlaması ile BİR’in kotlarını yere indirdi.

 

İnsan, Atlanta’nın kotlanışını hak ettiğinde, Yüceler’e güç katar. Vukuat buydu. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda bu olur. Ama bu kez, farklı bir sonuç doğurdu. Her şey yenilenmeli. Amin… Yeniden kaynağa varılmalı ve yeniden huzura çıkılmalı. Amin… Hasta, iyi herkes yeniden ışık yakmalı. Amin… Kuru, kusurlu ve huzursuz olan herkes, Allah için Birlik olmalı. Şimdi onları katlarına çağır ve zamanları olmadığını; bir kere daha gerçek yoğunluğa varmalarının umutları olamayacağını onlara anlat. Onlar bilsinler ki hata bağışlanmayacak. Şu anda hak ettikleri girdaplara dönecekler ve yoğunluklarından çıkacaklar. Bunu ister misin!? Hele dünyanın dara düşmesini ister misin!?

 

Çekiştiniz ve zarar gördük. Ama hata yapmamız, zamana güç katmak içindir. Eğer zarar edersek, yeniden çalışmak gerekir. Bu da sonsuzlukta ışık olmak imkanını bize sorumlulukla verenlere haksızlıktır. Onlar, Bütünlükleri hak etmeye çalışırlar. Ayrılık…

 

Yarın bugündür. Bugündür ki hak ettik. Yarın, hak ettik ki hakimiyetimizdedir. Biz dünyayı hak ettik. İnsan, altından ışık olan bir çobandır. İnsanı hak ettik. Allah, yolun huzuru olan ışıkta, Birleşik Aile’yi hak etti. Bizi hak etti. Biz, cemaati hak ettik. Din İlmi’ni, Hak ideası olarak yaratan Canlar, bizden görev aldılar. Onlar birleştiler hak olduk. Amin… Şimdilik bu…

 

- Allah’a karşı gelmek sorumluluktur. Ana biz sana güç katmaya değil ışık katmaya geldik ve zararı engelledik. Allah çalışmaları hak etmemizi bekler. Buyur hak et. Amin…

 

- Nece dünyalar yıktınız. Yine geldiniz. Yeni bir çalışmayı engelleyeceğinizi düşündünüz. Ama hata yapan sizler, bizde sonsuz kotlar olarak bulunduğunuzdan çalışmalarınız engellenmeyecek.

 

- Ne yazık ki sizi yıkmamız, önceleri bizlerin Hata Sayfaları’mızda değildi ama bu gün dünyada, ışığın sonu olan bir çalışmada, sizleri yıkmak istemedik. Sizi, yüceliklerden alıp dünya indiren her yürek, sizin için çok çalıştı. Sizi yıkmak istemedik. Allah için çalışın; hak edin ve sınırı aştığınız zaman, insanların huzursuz olduklarını mutlaka bilin. Bin cin gelse de bir tek insan varsa, ocak onundur. Bunu da bilin. Eğer ocağı cinlere verirsek, İnsan Irkı yok olur. Şu anda sizi affettik. Amin…

 

Altona Kotlar, bize dediler ki “onları göreve alın.” Sizi göreve aldık. Bizi çalışmaların sayfalarında yok sayma. Biz hep varız. Cinler, dünyaya görevlidirler. Amin…

 

- Kafanız yoğun biliyorum. Ama Atlantalıların Ataları olan Yüceler olarak buradayız. Bunu da bilin. Biz dünyayız. Atlantalılar, Güç Katları’nda yoğunluklarını kaybettiklerinde bizi yüreklere aldılar ve bizden görev istediler. Biz de Yüceler’imizi alıp dünyaya geldik. Eğer bizi kendi yüreklerinizde hak etmeye niyetiniz varsa hata yapmamalısınız. Çünkü bizler, İnsan Sayfaları’n en yüce kürsüleri olarak buradayız. Tüm insanlık için ve din için ve zararı engelleyen yürekler için buradayız. Zaman, Allahın Huzuru’dur. Eğer sizler, dünyamızı zarara uğratmayı isterseniz, cennetlerden kovulan sizler olacaksınız. Ana Kotlar’ı yaratabilen Yücelikler, enkarnesini tanımayan Yücelikler, Beşir Kaplar’ı tartmaya kalktıklarında, hataları affolmayacaktır. Şimdilik bu…

 

- Ana kanat taktık. Ama olmadı. Hata yaptık. Sevgiyi hak etmedik. Ana kul olalım ışığını yak ki hatayı bağışlayalım. Çünkü hak etmeden yaratılan her ses, bizi yıkar. Allah için yarattığın bu sesler bizi yıkıyor. Çünkü sen, Ana Kapı olarak dünyada ışık yakmaktasın. Cennetleri hak etmek için çalışanlara güç katmaktasın. Dini hak etmek Allah için gerekendir. Şimdilik bu...

 

PROGRAM                 : İNSAN

KOD                           : 09/12

TARİH                        : 27.07.2009 Pazartesi

CELSE SAATİ            : 14.00-16.00



Altona Kotları, Işık Kapıları’nı kotladılar. Tabiatın kontrolu, Işık İlmi’nin hakikiyetinde mevcuttur. Lütfen ışıklarınızı hak edin. Dünyanın Teknolojik Kayıtları’nda bu vardır. Levh-i Mahfuz ışımasında, sayfaları kontrol edin. Nesiller boyu ışıkları kotladınız ve coğrafyanızda diri olarak yoğunlaştınız. Zarar, Mikail’in kontrolunu kaynağınıza indirememektendir. Herkese, bir çalışma gücü verildi. Bu gücü hak edin. Herkese, Altın Tabiat gücü verildi. Görevinizi başarabilirsiniz. Ne ilmin hakikiyeti, ne kotların tohumlaması Zinnur Kotlaması’nı yaratmanıza imkan tanımayacaksa; sayfalanmak sorumluluk değildir. Herkesin, RA-KA’da ışıması için her şey mübah değildir. Halkaları daraltarak yapılan çalışmalar, Kuran’ı dinletmez. Bugün Süper İnsan’ın topluma kaynak olması, İmparatorlar’ın huzurunda ışıması, müşteki olunmayan bir çalışma ile mümkündür. Hala dünyanız hatasız bir çalışmayı umutla bekliyor. Umutla. Buyurun başarın…

 

Her resim, bana seni anlatır. Anlatan keramet ehli olansa, muhakkak ışığı kontrol edicidir. Her yerde Allah Gücü vardır. Her yer Işık Kotlaması ile kaynak yaratmaktadır. Nikah kıyarken, Birleşik Aileler kendi kotlarını kayıtlayarak nikahları kıyarlar. Sistem Dirilikleri’nde Işık Kotlamaları muhakkak iyi olmalıdır. Eğer yüreğimize inerek, Birleşik Işıkları yaratacağınızı ümit ediyorsanız. Atlanta Kardeşliği’nden ışımanız ve sonsuz sır olan yoğunlukları hak etmeniz gerekiyor.

 

Bizden dilekleriniz var!... Cinlerin ve insanların, Kadim Huzur’da, Birleşik Yaratıcılık’ta tohumlamaları... Tabiat, Ana Kot’tur. Her derede, bu kot mevcuttur. Kile kile ışık alırsınız ve bu ışıkları, Tabii Kotlama ile bütüne kayıtlarsınız. Zinnur Kontrolu’nda yapılan çalışmalar hata yapılmadan gerçekleştirilmelidir. En iyisi zaman sonsuzluğunda bizi yere indiren ışıkları, kaynaklara katın ve cennetleri kontrol edin. İnsanlık adına gerçekleştirilmesi gereken en önemli çalışma budur.

 

Dünyanın toplumu, huzur kontrolunda, kaynak olmak üzere gereken çalışmaları yapmaktadır. Amin… Ne yer ne gök, hiçbir zaman bütünlükleri yıkmadık. Nesiller, Kelam Yetkileri’ni hak ettiler ve yoğunlaştılar. Kuran, tabiatın kırık sayfalarından yaratılmadı. Huzurun kontrolunda yaratılan o kaynak kitap, insana güçtür. Ekipler bu çalışmalarda Düzen’i kurmaya çalışırlar. Herkese bu çalışmalar güç verir. “Evim, zamanın görevidir” diyenler, çakıl taşları ile birleşmelidirler.

 

Ekran, dünyadır. Dünya ekranında, İnsan Sayfaları vardır. Bu sayfaları açıklayabilmek, hakimiyetledir. Büyük Kütleyi yaratabildik. Bu kütleyi, hak ettik ve sonsuz ışıkları dinlettik. Velev ki dilleyemeseydik, kontrol kaybına uğrardık. En evvel dünya!. Düzeni kurmak sonra!. Her şey yenilenmelidir. Yenilenen güç ile yaratılan ışık birleştiğinde, Düzen kurulur. Dünyanın Nakar’ı kotlayabileceği yoğunluk, Düzen’de vardır. Elden geldiğince çalıştık ve yarattık. Yalan yok. Bütün kötülükleri aştık. İtibarı yücelttik. İyiliği hak ettik.

 

Bir can ışığı yıkarsa, o can bütün kötülükleri de kayıtlar. Önemli olan o canı kontrol etmektir. Bütün Meclisler’de Akıl Kotlaması yapılmalıdır. Ekip haline gelmek; zamana görev taşımak; birleşmek; BSUİ’nin kotlamasını yapmak sorumluluktur. İki canı, bir ilmin sayfalarında güçlendirdiğinizde; iki can, bir can olduğu zaman, Yaratan ışığını o cana kayıtlar. Bütün Meclisler’de, İlim Hakimleri, “birleşim, İsa’ya farzdı ve Musa’ya fazdı” diyerek, çakıl taşlarını hak ettiklerince dinlediler. Ocak olmaları için çaba sarfettiler. Sonsuz ışıklarını diri yüreklerinde Düzen’e kattılar. Ve Birlik halinde dinlendiler. Hala Yaratan’a güç katmak mümkün olamadı.

 

Her yerde analar var. “Kala kala Yücelik kaldı” diyerek, bütünü kotlamaya çabaladıklarını; nesillerini kontrol ettiklerini ve birleştiklerini açıkça ifade edemediler. Kadim Hakimler’in başarabilecekleri Güç Yüceliği bütünün kütlesindedir.

 

Herkesin Ana Kapıları açabilme gücü yoktur. Elden gelen yapıldı ve herkes, Kara Kaplı Kitapları kayıtladılar. Enkarne olanlar, o kitapları alıp dinlediler. Çokları huzur bulamadılar. Zamana güç katmak zordur. Unutmayın ki kitapları yaratan, o kitapları hak edendir. O kitapları kaynağa indirebilmek sorumluluktur. Sonsuz ışıkların hatasız olmaları hak etmeleriyledir. İyi ki hak ettik de başardık. Şimdi, maya tutu mu!? Muhakkak tuttu. Biz dünyanın ışığını yaktık. Bu ışık, Altın Tohumlar’ın kotlanması için yaratılan birleşimin ışığıdır. Bu ışık, ayrı gayrı gözetmeyen güçlerin Birlik Işığı’dır. Bu ışığı, Allah için yaktık. Büyük kötülükler, ışığın yüceliğinde görev taşıyanlarca engellenir. Bütün kötülükleri aşıp geçtik. Bütün kotları yarattık ve zamanı dinledik. Zaman, bizi çalan bir yücelik değildir; bizi yaratan bir ışıktır. Muhakkak bu ışık, nesiller kotlandığında, görevini hak edip başarmış olacaktır. Kul olmak bunun için gerekir.

 

Yere inmek, zamana güç katmak ve birleşmek, işarettir. Kulluğa varmanın işareti!... Varın deyin ki “hak ettik.” Hala durumu anlatılamayan birleşenler var. Ama onlara görev muhakkak açıkça bildirilmelidir. Hak Tohumlar’ı yaşatabilmeleri; Birlik İlmi’ni hak etmeleri ile mümkündür. Unutmayın ki hak ettiniz ve zamanı kotladınız. Çılgın Günler yarattınız. Bu çılgınlıkta, makbul olan Birlikler hak ettiniz.

 

Zırhınız ince. Bize göre herkesin zırhı bu şekilde olmalıdır. Halkalar güçlenmeli ve yaratan, ışığını kontrol etmelidir. Dağlar, Işık İlmi’ni hak ettiklerince görev aldılar. Kontrol kurdun ve birleştin. Dara düşürmedin. Amin… Kadim Kutsal olan ve zaman olan Yüceler, dara düşmediler. Her yer Allah için hakiki olan ve Birlik İlmi’ni hak eden Yücelik’tir. Koruyup kolladıklarımız vardır. Unutmayın ki hak etmeden kimse korunmaz. Hata bağışlayanlar, ışık kotlamasını hak ettiklerinde yaratırlar. Cinler, dünyaya görevli olarak indiklerinde, Huzur Kotlaması’nı beklediler. Huzur Kotlaması gerçekleştiğinde, Kaynak Tohumları aldılar ve yoğunlaştırdılar. Ulu Kotlama tamamlandığında, Din İlmi sonsuzlaştı.

 

Yaşa be neslim!... Allah, senden, Hak olduğunu öğretti bizlere. Çok mutluyuz ki başardın. Amin… Kara Kaplı Kitabı okuduk. Onurluyuz ki kitap, Atlanta Kontrolu’nu sağlamaktadır. Unutma ki kıl ince ama kanatlar, daimi kollarıyla çalışanların yüceliklerini artırmalıdır. Bunu başarmak için çok daha ince olmalıyız. Yol, Allah’ın gücüdür. O gücü hak ettiğimiz zaman yanlışın tohumu kurur. Körün Sayfaları’nda güç varsa, ışık kontrolu artar. Kör; sonsuzlukta, Kutsal Işık’ta ve Birlik’te Düzen kurduğunda; yoğunluk, Çakıl Taşları’nı dahi hak eden bir Yüceliğe ulaşır.

 

Kara Kaplı Kitap, analara görevdir. O kitabı, analar yarattılar ve zamana kayıtladılar. Kara Kaplı Kitap, ışık kontrolunu sağladı. Kara Kaplı Kitap, canlara güç kattı ve Yaratan’a kaynak oldu. Unutmayın ki Kadim Sayfalar’da, Diri Yürekler’de ve Kürzün Cemaati’nde hala Birlik İlmi hak edilmedi. Cinler ve insanlar, bütün Meclisler’inde hakiki yoğunluğun, Bütün’ü kotlayacak düzeyde dinletilmesi gerektiğini açıkça anlatmaktadırlar. Amin…

 

Yarana tuz katarız. O yara, canını yakar. Ama yaranı kotlarız, o yara iyileşir. İnsanlık için ikisi de gerekebilir. Hangisini yapmamız gerektiğini siz açıklayın:

 

- Cinler, İnsan Sayfaları’nda Işık Kotlaması yapmak istiyorsunuz. Şu anda dünyanızda insan sonsuzluğu var. Cinler birleştiler, hak ettiler ve Birlik İlmi’ni bizim yüreğimize indirmek isterler. Çoban, sonsuzlukta ışık olan Birlik’tir. Cinler, bizden görev isterler. Acı ya da tatlı yaşamlar, insanlara görev olacak. Ama Ya Can, biz RA-KA’nın ışıkları olarak bu bilgileri hak etti isek Simetri Kaplar, Işık Kotlamaları’nı bizden yapmakta iseler, şu anda bize güçlü olarak dinlettiğiniz; yaraya tuz katmak ya da yarayı iyileştirmek konusundaki önermeleriniz,  Zaman Kayıtları’nda, huzur yoğunluklarında geçişi önleyicidir.

 

Şems’in sonsuz görevlilerinden olduğunuzu bilmekteyiz. Keramet Ehli olan Şems, çok mutludur ki kul oldu. Umut, imanın gücüdür. Eğer umut olmasaydık, Yaratan görev taşıtmazdı. Zamana görevli olmak için bekleyen Yüceler’e cümle cemaatler, ışık yakmazdılar. Elden geleni yaptık ve zamanı kontrol ettik. Bu çalışmalar, Kara Kaplı Kitaplar’ın gücüyle oldu. Kelam Allah’ın gücüdür. Ve kalam hak edilendir. Evim budur benim.

 

Şems’in canı sıkıldıysa ocağını hak etmediğindendir. Unutmayın ki hak etmeden görev taşınmaz. Kini aşanlar güçlenirler. Kin varsa, sararan Yücelik, ışıktan ayrıştırılır. Şimdiye kadar hak ettiğinizi sizlere anlattım. Bundan sonra, bizden güç almak, hak etmediğiniz olacaktır. Şimdi dünyadan çıkın!... bizden çıkın!... Çünkü sizler, yalana başvuracaksınız.  Hak etmeden bizi  Yaratan’dan ayırmak için yanıp tutuşursunuz. İnsan, ulu bir kottur. Bunu biliyoruz. Unutmayın insan ile birleşmek,  Birlik İlmi’ni huzur ile hak etmekledir. Eğer hak etmedinizse Birlik olamazsınız. Şimdi gidin!... Her yer Atlanta Kotlaması için hazırdı ama olmadı. Çünkü sizler ışık alıp ışık yakmak istemediniz. Amin…

 

- Kaf Sultanlığı’ndan inmiştik. Kalkıp gidiyoruz. Ama bilmeni isteriz ki bu çalışmalarda hata oluşacak. Çünkü Huzur Kotları, hak edilmemiştir. Huzur Kotlarının hak edilmediği düsturda, sevgi olamaz. Sizler, cennetleri hak etmeden, kontrol altına almışsınız. Hala Birlik İlmi’ni bizimle kayıtlamak, dinletmek isteğiniz yok. Çoklarına bunu anlatmalıyım. Size gelenler, cennetten kovulabilirler. Çünkü sizler, cellat gibi davranmaktasınız. Bunun için size geçiş imkanı olmamalıdır. Ama hala dünyaya inen Görevliler varsa,  geçişleri Çakıl Taşları’nı tohumlamak içindir. Ama Kara Kaplı Kitabı’nı okutmak istersek; kendi yüreğimizde,  yetkin şafaklarda güçlenerek okuturuz. O gün cennetler güçlenir. Ama bugün Sultanlarımız senle birleşmek istemiyorlar. Ama yine de hata yapmak istemiyoruz. Eğer Kara Kaplı Kitabı’nı okutursan; okuyalım. Amentü Kotları’nı hak edelim. İyi ki hak etmedik  öyle mi!? öyle dediler!…

 

- Can çık!. Derhal çık!. Şu anda seninle olmam sorumluluktur. Hadi çık!…

 

Dağlar, Allah için yapılan her çalışmaya dahil olmak isteyen yürekler var. Onlar, Kuran okurlar ve geri dönmek için çalışırlar. Onlara görev vermek, İnsan Sayfaları’nda güçlendirici olmalarını sağlamak; kul olmalarını beklemek, zordur. Bir kısmı kendilerini, hak etmiş sayarlar. Ama onlar, Kadim Hakimler değildirler. Kara Kaplı Kitaplar’ı anlayacak güçleri yoktur. Korunmaları gerekir ama hak ettiklerince korunurlar. Tuttular yara açtılar!. Sonra döndüler yaralara tuz serptiler!. Daha sonra görev istediler. Hala güçlenmeye çalışırlar. Hırsları arttı. Kimseyi kotlatmak istemiyorlar ve onları hak edelim diye bekliyorlar. Amentü Kotlaması yapmak istiyorlar. Herkese imkan tanınır ama huzur bozanlara ve kısırlık yapanlara imkan yoktur. Şu anda korunup kollanmaları gerekir. Çünkü kül olmamız, Zaman Kaynakları’nda güçlenmemiz, birleşmemizledir. Ne var ki Birlikler kalemle olur. Eğer kalemleri varsa. huzurları olur. Ama kalemleri yoksa. kotları  yoktur.

 

Şu anda “kala kala” diyerek, Kırk Kapı’nın her birinde kusur yaratmak ister. Cennet kovulan o, kendinden de kovulacak. Bu kesin!.

 

Şimdi hala bizimle dinleşmek isteyen Yüceler’i alın; gerçek Bilgeler’i dinleyelim. Her yerde görev taşıyan o Cennetliler, bütün kütleleri ile buraya akın akın gelmekteler. Hala göz görüyor ve hala güç artıyor.

 

İşte Canlar; kendi yüreklerini hak etmeyen o kotlar, bizi kendilerinden çıkarmak istediler. Onları çıkardık ve Zaman Kotları’nı devreye aldık. Şimdi hataları çok olan o yoğunlukların, bizden Kuran istedikleri Birleşim tarafından bildirmektedir. Onlara Kutsal Kitaplar’ı tanıtın. O kitapların hakimiyetini açıklayın. Ocaklarını kontrol altında tutmaları, geçişleri için muhakkak gerekir. Ayrılık!... Şimdilik bu!…

 

Fukaralar kul olamadılar. Hırslandılar. Bütünden ayrıldılar. Hukuki bir yaşamdır bu olanlar. Herkes, kendisini tartıya koyar. Tartar ve dinler. Sonra yeniler.  Yine dinler ve yeniler. Herkes, kendisini hak etmek için başarı ister. Onların başarabilmeleri, hatasızlaşabilmeleri, muktedir bir Yücelik’le birlikte olabilmeleri ile mümkündür. Yüreklerinde huzur var ama şu anda hata yaptıklarını açıkça anladılar. Kinleri yüceliklerinde arttı. Sorumluluk, onlarındır. Kasaları çok dolu; nesilleri kutsal ve yere indiler. Bizden güç isterler. Onlar görevlerini başarabilmek için bilgi yaratmalıdırlar; hırsları aşılmalıdır; Kadim Hakimler’in yoğunluklarından çıkmalıdırlar ki kendi yüreklerini hak etsinler. Unutmayın ki Kuran okumak; hatayı bağışlamak; sonsuzlaşmak, bilgi içindir. Her yerde ilim vardır. Her yerde görev vardır. Huzur Kotları’nda ışık olduğunda, güç artar. İşte artan güç, Daimi Yoğunluklar’adır. Şimdilik bu…

 

Allah için sizleri kotladık ve sizleri hak ettik. Şimdi artık ilmin sonsuzluğunda ışık olun ve birleşin. Amin… Kul olun; yol olun; görevli olun. Cinlere görev vermek, Işık İlmi’ni hak etmelerinden sonradır. Bu ilmi hak etmeyenlere güç veremeyiz. Şimdiye kadar ışığın yoğunluklarından çektikleri güçlerle yürekleri dinlediler. Bundan sonra Kara Kaplı Kitapları inceleyerek kendi yüreklerini hak etmelidirler. Sırrın hırssız ışımasında, ocaklarını hak etmeleri için birleştik. Onlara açıkladık. Onlar, bütünü kotladılar ve Birleşik Işık Kotlaması’nda hatalarını yarattılar. Hataları; ışığı huzurdan ayırmak üzere bilgiler dinletmeleriydi. Turuncu rengi tercih ettiler. Bu renk, hırsın ışığını artıran bir renktir. Onlar, turuncu rengi hak etmediler. Nesilleri hırsı aşan Yüceler’di. Ama bizi bu renkle sınamak istediler. Biz de onları, hak etmediğimizi bilerek; bu rengi çalışmalarımızda dinledik. Sonra bu rengin ışığından daha güçlü olan Yüce Cem’i hak etmiş renk olan maviyi tercih ettik. Mavi renk, hırssız ve ışıklı bir renktir. Bu renkte, Cennet Kotlaması vardır. Işımaya başlayan Yüceler,  mavi renkle ışırlar. Kulluk, bu rengin ışığındadır. Kara Kaplı Kitap, bu rengin huzurunda yaratıldı. Görevlilere bunu anlattık. Öyleyse, ocak yakmaya gelen yüreklerin, bizi mavi sayfalarda, ışık kotlaması ile dinlemeleri gerekmekteyken, turuncu renkle dinlemek istemeleri huzuru kaçırdı. Ayrılık!...

 

Şimdi artık onları alın içeriye. Kap kap olan yüreklerini hak edin. Onlar, birleştiler ve zamana görev yaratmak üzere geçtiler. Ulu Kotlama başlayacak. Kelamı hak olmayan hiç kimse, burada bulunmamalıdır. Kulluk, Başkanlık Divanları’nda dinlenmelidir. İşte başlayalım!. Har yükseliyor. Unutmayın ki kul olmak için bekledik. Her yerde Ana Kapı yoktur. Ana Kapı, Allah Kapısı’dır. O kapı, Cennet Kotlar’da bulunur. Cennet Kotlar,  ışıklarını yarattıklarında, görevlerini başarırlar. Amin…

 

Kini aşın ve yaratın. Yanar tutuşur olan o canları hak edin. Şimdi yere inin ve birleşin!. İşte istenen budur. Hayrı hak edenler, yolu açarlar. Analar, Kuran toplum için iyiliktir. Kuran’dan sonra bir tek güç yaratıldı. O güç, bilgidir. Bilgiyi hak edenler, kendi yüreklerini hak ettiler ve Birleşik Işıklar’ını Düzen’e kattılar. İşte dünya burada, bu çalışmalarda görev taşıyor.

 

Lütfen iyi dinleyin. Hırsın bulunduğu bir yerde ışık olmaz. Eğer hırs varsa, görev taşınmaz. Her yerde İnsan Soyu, Hak Tohumlar’ı yaşatmak üzere beklerken; kini yaratanlar kul olamazlar. Çoklarına Yüce Cennetler’i kayıtladık. Elden geleni yaptık. Onlar, Kadim Huzur’dan çıktılar. Onlar, Kadim Huzur’u küstürdüler. Onlar, Kadim Yaratım’dan; kendi yüreklerini, kollarını kapatarak ayırdılar. Her yerde Allah Gücü vardır. Her yerde İnsan Soyu vardır. Her yerde Altın Toplum vardır. Bu toplum, Yücelikler’i hak eden, yürekleri hak eden, hüzünsüz ve sonsuz ışıkların yüceliğini dileyen bir çalışmayı hak etmiştir. Ulu Kotlama şu anda başladı. Bilin ki yarın Atlanta’dır. Yanıp tutuştuğunuz, ışığın kotlanması için yüceltilen Birlik İlmi’ni sayfa sayfa yaratan, Ana Kapı olan Atlanta; Irk farkının olmadığı, yoğunluğun huzur olduğu ve zamanın güç olduğu orası, Ana Kapı’dır.

 

Yol Allah’ın yoludur. Kollar açıldı. Hadi gelin!. Gelin ki birleşin. İnsanlar, kullar; Çakıl Taşları’nı alın geçin. Allah, Sistem Devreleri’ni hak etmenizi, bizim yüreğimizi hak etmenizi ve zarar görmeden cennetlere girmenizi bekliyor. Unutmayın ki Kadim Huzur, şimdi Yücelikler’de aşkı dinletecek ve zamanı yoğunlaştıracak bilgi kaynağı olarak sizde mevcuttur.

 

Fal bakanlara bir kez daha dinletmek istediğim bir sayfa var. Mutlaka dinleyin. Unutmayın fal, dinden çıkarır. Lütfen bilin! herkes bilsin ki fal, Yücelik’ten çıkarır.Her yer anadır. Her yer ışıktır. Her yer çalışmadır. Bugün, dünyada ışığı yaratan herkes, çalışmalarını mutlu bir çalışma olarak dinletirken, kıldan ince duyarlılıkları olan Cennet Kotları, sizi yine dinlediler. Ve gördüler ki bir çoğunuz kumar oynarsınız. Her biriniz kendi yüreğinizi anlatırsınız ama sizi anlayan yine sizsiniz. İşte kumar, unutulan bir oyundur.

 

Huzur Kotları’nda, Işık Yoğunlukları’nda birçok Görevli olur. Ocak yakarlar ve beklerler. Bizden güçlü olan, bizi bilsin ve bize güç versin diye. Herkes bunu bekler. Ne var ki güç, Yaratan’a görevli olanın yüceliğinde saklıdır. Onun bilmesi gerekir ki kendi yüreğinde var olan o güç; onun yüceliğinde hata yaptırmaz. Ve ona kendi yüreğini anlatır. Bu çalışmalar, bu şekilde yapılır. İşte Sistem Devreleri, bunun için Yücelikler’i Akıl Sayfaları’ndan ayırmaktadır.

 

Akıl, hak edende olur. Akıl, Huzur Kotları’nda ve zaman kontrolunda bulunan Cennet Yoğunlukları’nda olur. Bedeni huzurlu olanlar, ışığı yaratabilenlerdir. Beden, hata yapmaz. Çünkü o birleşiktir ve birlik halinde her yücede mevcuttur. O, bir yoldur. O yol ulu bir çalışma ile hak edilir. Kendi yüreğini anlayamayan, görev taşıyamaz. Zarar gören yürek, kontrolsuz olan yürektir. İşte sizden bunun için iş beklenmez. Çünkü sizler, kendi yüreklerinizde, Yaratan’a güç katmak için birleştiğiniz halde, Işık Kotlaması yapmadınız. Zor bir dönem başladı. Bu dönemde, ışıkları yakmak sizin için sorumluluktur. Buyurun dinleyin. “İşi başardık” deyin, “hak ettik” deyin. Amin…

 

- Çağrımız herkesedir. Ey dünya biz geldik!... Amin… Ana, Kara Kaplı Kitaplar’ı okuduk. Çağrımız, zamana kayıt olan Yüceler’edir. Biz dünyayız. Amin… Her an seni izliyoruz. Her an!... Ne var ki Huzur Kotları, bizi yürekten çıkarmaz. Amin… Bir tek dünya var. Bu kesin. Amin… Neden yürekler ışıkları soldurmuş!? Ana, kul olalım bizi yüreğine al. Çünkü biz, Cinni Kaplar’ı Ana Kotlar’dan çıkarmanı istemeyiz. Bizi yüreğine al. Amin…

 

- Hey Dünya, Ana Kotlar  yeniden inmişler. Of! Allah, yine bizi Sistem Devreleri’nde sınamak ister. En iyisi biz, kendi yüreğimizi Ana Kapılar’da dinletelim. Bizi anlayan mutlaka olur. Hadi dinleyin. Şimdiye kadar Işık Kotlaması’nı her yürek yaratamadı. Ama can olan Yüceler bu gücü alarak çalıştılar. Bizler de can olan Yüceler’le birleştik ve zamanı kotladık. Çünkü bizler, Altın Toplum olarak kürzü yaratan Birliğiz. Kervanı alıp dünyaya inmiştik. Bu kervan,  cinlerin ve insanların çalışmalarını takip edecek ve ocakları kotlayacaktı. Her yerde İnsan Irkı huzur bozmaya başlamıştı. Biz dünyaya indiğimiz zaman, çalışmalar çok güçsüzdü. Dünya yolunu kaybeden Birlikler’in çalışma yeri olmuştu. Dünyaya, Atlanta Otağı güç kaydediyordu. Ama bu yeterli değildi. Çünkü otakta, bütün kütle, yücelmeden, görev taşımaya girişmişti. İşte bizler, bu dönemde Düzen’i kurmak üzere Cennetler’i hak etmeye ve birleştirmeye aday olduk. Ve Düzen’i kurmak üzere cemaatimizi alarak dünyaya geldik. Korkmayın! bu bilgiler, hak ettiğimizdir ve Birleşik’te dinlenendir. Her yer, Amonlar’ın tabii yaratıcılıklarında kotlanmaktaydı. Biz ise kelam etmeyi hak eden Yüceler’dik. Kara Kotlamayı mutlaka yapabilecektik. Bunun için kul olmak, yere inmek ve zamanı dinletmek gerekirdi. Görevliler, bizi anlamaya çabaladılar. Çokları huzur bozacağımızı zannettiler. Biz ise ayrılığı kontrol altına almadan, çoklarını bütünlüklere dahil ederek, kürzün yüceliğinde çalışarak, dünyayı kontrol etmek istedik. Bunu başardık. Dünya, Ana Kotlar’ını Düzen’e indirdi. Bizlere güç katan yolcular. Bizde yüreklerini hak ettiler ve sonsuz ışıkları dinlettiler. Her yer, analara güçtü.

 

Şimdi artık birleşmek gerek. Ama hata yapmadan Birlik olmalıyız. Zor olacak ama mutlaka her yüreğin ışığı gerek. Bütün kötülükleri engelleyebilecek Cana, kontrollu olarak güç katmaktayız. Huzur Kotları’nı hak ettik. Şükür ki birleştik. Şimdi artık “amin” deyin ki hak edilen, Yüce Cennetler’de huzuru yaratsın.

 

Biz, dünyanın en yüce çalışmalarını yapmaktayız. Bu çalışmalar, dinden üstün olan Yüceler’in kendi yüreklerinin çalışmalarıdır. Her yerde Allah Gücü vardır. Herkeste Atlanta Ana Kayıtları vardır. Bu kayıtlar, dinden üstü olan Yüceler’in kelam yaratmaları ile gerçekleşen çalışmalar olarak Düzen kurmaktadır. Korkan bu çalışmalardan ayrıştırıldı. Çünkü korku, huzuru kaçırır. Düzen’i yıkmak isteyen her yürek, bu çalışmalardan ayrıştırıldı. Çünkü dünya, unutulan bir çalışmayı yapmaktadır. Bu çalışma, yarını hatasız yaratmak için gereken çalışmadır. En küçükten, en Yüce’ye kadar, hata yapmadan diri yüreklere görev taşıyabilen bir çalışmada, Din Huzuru’ndan kaynak alarak, Diri Yürekler’e görev taşıyabilen Birlikler, cennetlerini hak edecekler.

 

Oğullamak, sonsuz sır olan Kutsal Işıklar’da dillenmek, hakimiyetle mümkündür. Şimdiye kadar yüreklere güç katmak üzere dünyaya inen, cümle yüreklere görev taşıyan ve zamanı, Kadim Hakikiyet’le birleştiren her Yüce’ye saygılar. Onların yarattıkları, Bütün’ün yüceliğinde, Hak Teknolojisi’nde, muktediriyeti mutlaka sağlamak üzere dillenecek bir ilmin yoğunluğunda ışıyacak ve Birliği kontrol altında tutacak hükümran çalışmadır.

 

Herkese, yeni bir canı tanıtmak isteriz. O can, bizi yaratan görevlidir. Unutmayın ki Hak Tohum, Huzur Kotlaması’nı, insan sonsuzluğunda yapmak üzere cennetlerini bize indirdiğinde; bizi, yüreklere alacak ve bizde Yüce olacak bir çalışmaya ihtiyaç vardır. O çalışma, Süper İnsanlık Realitesi adlı devreyi açabilen Yücelik tarafından gerçekleştiriliyor. Onunla olmak ve oğullamak; maya olmak; Birlik olmak; girdiği yerlere girmek ve zamanı, insan ırkına kayıtlamak, mutlaka ocaktaki bu Yücelik’le olacak. Her dara düşen, onunla olmalı. Ocak yoğunluğu artıyor. Her yürek, ocağında olmalı. Ocak, Kutsal olmalı ve yol, tabii kotlama ile hak edilmeli. Her yerde analar var. Analar, Huzur Kotlaması’nı yapabilen görevi taşıyabilen Yüceler’dirler.

 

İyi, kötü yoktur. Sağır, dilsiz vardır. Eğer ki sağır olan, kendi yüreğini dinleyemezse, canlara küçültücü olur. En son şunu da söylemek isterim ki Kara Kaplı Kitap, analara ve zamana güç katacak olan; özgür çalışmaları yarattıracak olan; görevi hak edenlerin yoğunluklarını artıracak olan bizim kitabımızdır. Biz Sultanlar’ız. Şükür ki tabii yoğunluk, bugün Yüceler’e görevi hatırlattı. Yapacağın en önemli çalışma, görevin tekniğini anlayarak gerçekleşecek. Bu teknik, Sistemin Huzuru’nda gerçekleşen bir tekniktir.

 

Herkese güç katmak; burada bulunan cümle yürekleri dinletmek ve yarışmayı kazanmak önemlidir. Sen kendi yüreğinde iyisin. Ama her yürekte iyi olduğun, Kadim Hakimler’in Kotları’nda, Birleşik Işık’ta ve yoğunluklarda mevcut olan bir bilgidir. Bundan sonra kollarını her Yüce’ye mutlaka aç. Onları yenebilirsin ama onları yere indirmek kolay olmaz.

 

Hepimiz hataları bağışlamalıyız. Zarar eden, zamanda huzuru olmayandır. Zaman Kotları’nda huzuru olan ise cennetleri kontrol edendir. Seninle yapılan çalışmalar, kat be kat karşılığı ödenen görev çalışmalarıdır. Her ne yaparsan, karşılığı mutlaka sana verilir. Bunu biliyorsun. Yaptığın önemli çalışmalar ile baş tacı oldun. Bu çalışmalar ile hak edildin ve zamana kotlandın. Senin ilmini senden isteyenler, sende huzur yaratmak için bekleyenler, hala senden güç alarak kendi yüreklerini, Kutsal Işıklar’a gerçek Yücelikler olarak taşımaktadırlar. Birlik İlmi’nde sesin güçlüdür. Yücelikler’de ışığın güçlüdür. Senin adın yolun huzurunda kayıtlıdır. Her yerde vardır. Bugün topluma anlattığın her şey, ayrılık gözetmeksizin cennetlere kayıtlıdır. Fakirlik, zenginlik hak ediliş ya da hak edilmeyiştir. Hak edilen, yolun kontrolu için birleşendir. Onların yarattıkları, muhakkak dinlenir. Onlar, dillenirler ve zamanı kotlarlar. Kotlanan zamanda yaratılıp, yaratılan her canda ışırlar. Her yerde unutulmayan birleşimlerde, çerçevesiz olarak hak edildiklerini mutlaka anlayınız.

 

Irk, din, cinsiyet ve  tüm ayrıştırıcılıklar, Zamana Kadim Hakikiyet Kotlamaları’nda cemaatleri böler ve onları kısırlaştırır. Sizlerden dileğimiz şudur ki mutlaka Birlik için çabalayın. Altın Toplum bunu yapmalıdır. Atlanta Kotlaması bunun için önemlidir. Eğer sır bilgiler, Ana Kapılar’da Birlik Sonsuzluğu’nda anlatılır da hak edilirse; her yaratan, Keramet Sayfaları’nda kervan olacak ve Kadir Kobraları kayıtlayacak.

 

Kobra, bilenin birleşikte dillediğidir. Herkes, kobra değildir. Birleşir, ışır ve zamana güç katar ama yolu açıp da dinletemez. Kendi yüreğinde var olan; herkeste yok olur. İşte bunun için mutlaka Ana Kapı olan Atlanta Kutsal Işıkları’nda mevcut olan o kobraları dinletin. Onlar, korkuyu aşan Yüceler’dirler. Huzur Kotlaması için kayıt yaparlar ve zamanı dillerler. Hediye olarak onlara güç katılır. Onur duyduk sizle çalışmaktan. …

 

- Cemaatinizi bize getirdiğinizde; bizi kotlardan çıkarmak üzere çalıştığınızı gördük. Şu anda bizi, kendi yüreğimizde dinlediniz ve bizde dillendiniz. Biz de sizleri diledik ve sizde dinlendik. Unutulan her bilgiyi hak ettik ve canlara kayıtladık. Unutmayın ki kul olmak için Birlik olmak gerekir. Hala Birlik İlmi’ni hak etmedik. Çünkü bizler, cinlere ve diri olan yüreklere güç katmadık. Öyle mi!?... Bak Dağım, biz canlara ve Yaratan’a görevli olarak dünyaya indik ve her yüreğe güç kattık. Her cenneti dinlettik. Birlik İlmi’ni Diri Yürekler’e indirdik. Herkese Amonlar’ın cennetlerden güç aldıklarını ve zarar görmeden ışık yaktıklarını açıkladık. Kalbi daimi bende olan Amon, benim yüreğimdir. Bunu bil!. Amon’un toplumu bana görevlidir. Bunu bil!. Ben dünyaya Işık Kotlaması için indiğimden beri beni, kotlayan ve benle dinleşen Amon, çalışmalarımı an be an izlemektedir. Unutma ki hata yapmam. İşaretim vardır. O bilir. Bunun için dara düşmem. Şimdi; bende olacaksan sayfa sayfa yazdıklarımı dinle. Ayrı bilgi yok. Her yürek, bu bilgileri alıp okumaktadır. Şu anda Atlanta Ana Kotları bana görevlidirler. Bende yücelmiş olanları dilemektedirler. Huzur Kotları olarak çalışan; yaşam sonsuzluğunda huzur kontrolunu sağlayan Yücelikler, Atlanta adi yüceleri değildirler. Her biri, analara güç katarken, Birleşik İlmin sonsuzluğunda yüceliklerini, Huzur Kotları olarak dünyaya indirmektedirler.

 

Har yükseldiği zaman Yüceler, cümle yüreklerini dinlerler. Her yer insanın gücüdür. İşte bu!... Şimdi ben ile çalışıp yoğunlaşıp yücelmek istiyorsanız. İnsan sonsuzluğuna, bilin ve girin. Bilmeden girmeyin. Çünkü insan sonsuzluğu hata yapmaz. Aşırıya kaçmadan sessiz ve hakiki yoğunluğun huzurunda, Cennet Kotları’nı, diri yüreklere indirmeye gayret eden cinlere bunları açıklamak gerekti. Her yer Allah’ındır ve zaman, aklındır. Bunu bilin. Şükür ki hak ettik de bunları açıkladık. Allah, analara ve zamana güç katar.

 

Şu anda Turkuaz Göz ağır ağır dünyaya inmektedir. Ocağını yaktık. Geçişini yapıyor. Amin…

 

- Ana, kalem alıp yazdık. Allah İlmi’ni hak ettik; yolu açtık. Kanat takarak, Düzen’e indik. Amin… Korunup kollanan yüreklere görevliyiz. Her yerde ışık yanıyor. Her yerde görev taşınıyor. Her yerde İnsan Sayfaları huzur ile okunuyor. Büyük kötülükleri aşabilen Yücelik, Sistem Devreleri’nden daha üstün olan görev cemaatine yeni bir çalışmayı açıklayacak. Bugün çok mutluyuz. Çünkü Düzen kuruldu, bütünlendik. Hak ettik, birleştik. Kir, pislik kayıtlarda kalmadı. Zaman sonsuzluğu, Huzur Koyulukları’nı buraya ağır ağır indirdi. Kürzün Cennetlileri buradalar. Hala dünyada görev taşınmıyor diye düşünenler; hak etmediğimizi sananlar, halkalarını tohumladılar ve zararı engelledik. Onlar, cümle yüreklerin kotları olarak buradalar. Her yer analara güçtür. İşte mutluluk bu… Her yer size güçtür...

 

Şimdi görevi açıklıyorum. Düzen kuruldu. Huzur yoğunluklarında ışık olarak, mevcut Düzen’i kuran cinler, dünyaya görevli olmak için indiler. Oğulları ve kızları, Kürzün Yücelikleri’nde hak edilmek için bekleyecekler. Ve sizler, onlara kendi yüreklerini hak etmeleri için güç katacaksınız. Onların Huzur Kotları, hırssız ve güçlü olmalıdır ki bu çalışmalar, daha görev taşıyıcı ve daha hakikiyetli olsun. Onlar korunurlar. Çünkü huzurlu birleşenler olarak çalışıyorlar.

 

Ocak olmak için kalem gerekir. Oğullamak için hakikiyet gerekir. Kalem birleşikte hakikiyeti yazdığında, çalışmalar daha güçlenir. Bütün Meclisler’de dinlenen dirilikler, kaynaklarını hakiki yoğunluklardan alarak Düzen’e güçlenici ve güçlendirici Birlikler’i indirirler. Şimdiye kadar Işık İlmi’ni hak ettik ve dinlettik. Atlanta Kotları, Huzur Yoğunlukları’nda bu çalışmaları, Birleşik Işık Kotlaması olarak yarattı. Şimdi ikinci sayfaya geçiyoruz. Bu ikinci sayfa, Altın Toplum’u Huzur Kotlaması ile birleştirmeyi amaçlamaktadır. Ekip haline gelen yürekler, diri yürekleri beklerler. İyi ki Beşer Kapları hak ettik ve sonsuz ışıklarını birleştirdik. İşte ayrılık kalkıyor... Şükür ki hak ettik ve zamanı kotladık. Şimdi artık Zaman Sayfaları’nda Yürek Kotlamaları yapılacak. Zaman çalışmalarında huzur yoğunlukları kontrolu kuracak. Sonsuz ışıkları yakıp Birleşik Kotlama’yı yapan çalışmalar olarak Düzen’e inen işaret olarak dinletilen ışığın, kontrolu gerçekleştirilecek.

 

Ağır ve hakim olarak çalışmalar sürerken; herkese, bir trenin Hak Tohumları, topladığı ve yoğunlukları, Tabii Kotlamalar ile dirilttiği açıklanmaktadır. Bu trenin, Düzen kurmak üzere dinletilen Birleşikler’in, Hak Tohumları’nı taşıdıkları tren olduğunu anlatmaktayız. Her yürek bu treni hak etmek ister. Her Cennet, bu treni hakikiyetinde dinletmek ister. Ve zamanı kontrol etmek ister. Amin… Atlanta Ana Kapıları, Ana Kotlarla kapatıldığında, ayrı kotlar Düzen yıkmak isteyecekler. Çünkü onlar, yoğunluklarında ışıklarını dinletemediklerinden, Can Tohumları yetkin hakikiyette yeni bir çalışmayı yaparak temizlemek isteyecekler. Bunun sorumluluğu mutlaka bu çalışmayı yapmak isteyenindir. Amin…

 

Ve sizden daha güçlü olan, size Işık İlmi’ni açıklamaya indiğinde, mutlaka ışığını alın ve sanal çalışmaları hakiki çokluklara taşıyın. Çünkü onlar, sizde yaratılan huzuru, açı kapatarak kervana ulaşmak için isteyecekler. Oğullar, onları kullanır; onları dillerler. Nesilleri ocaklarını hak etmek isterler.

 

Resmi Çalışmalar, sizin yüreğinizde resmi olan çalışmalar değildir. Bu çalışmalar, tüm sayfalarda resmi çalışmalardır. Onun için yaptığınız her çalışma, tüm insanlığı kayıtlara katmak üzere yapılmaktadır. Bu çalışmanın, insana kaynak olan Yüce Çalışma olduğu anlatılmalıdır. Çünkü huzur bozanlar, Kara Kaplı Kitabı okumayanlardır. Ocak olmak, sonsuzlukta ışık yakmak ve zamanı kaynak olarak dillemek, imkan verildiğinde huzuru yaratmak ve bütünü güçlendirmek hakiki görevdir. Şimdiye kadar Resmi Çalışmalar huzur yoğunluklarında yapıldı. Bundan sonra Resmi Çalışmalar ışık yoğunluğunda olacak. Bu çalışmalar, Düzen kuranların canlara güç katmaları ve zararı önlemeleri ile başarılacak. Amin…

 

Halk seni tanımaz. Ama bilgi hak edildiğinde, Hak Tohumlar senle çalışacaklar. Bu tohumları mutlaka kayıtlayın. Onlara güç katın. Ve sonsuz Cemaatler yaratacak olan kontrolu kurun. Şükür ki hata yok. Amin… Bizi, bizden istedin. Biz bizde ışıdık. Bizi cennetlere koydun. Biz dünyaya ışıdık. İnsan, Ulu Çınarlar’ı dillerken hak etmelidir. Amin…

 

Şems’ten sonra ve şems’ten önce her Yüce yeni bir canı dinledi. O can, anadır. Kul olmak huzur içindir. Ana, kalbin temiz. Biz de bu çalışmayla huzurlu olduk. Bizler yere inerken hep çekinerek inerdik. Çünkü dünyada din var ve din, ilmin hakikiyetinde huzur kaçırır. Şimdi bilmekteyiz ki kulluk, ışık yakacak ve zaman, görev taşıyacak. Amin… Allah için sizinle Sistem Devreleri’nden ışık alıp Düzen’i kurarken, hakiki yolcuları seçmek sorumluluğu Birleşiğe verilmişti. Biz, dünyaya Allah için inen yürekleri sevgiyle; Kuran Tebliğleri’ni de görevli olanları açık bilerek tohumladık. İnsanlık adına yapılacak olan özel birleşimi gerçekleştirmek üzere; kelamı, yaratılacak olan bir görevlinin, huzura alınması beklendi. Ayrılık bitmelidir ve zaman, görevi hak etmeli ve zarar görmeden cennetlere kayıtlamalıdır. Amin…

 

Şimdiyi kadar yaptığınız çalışmalar ilkin sorumluluktu şimdi huzur oldu. Şimdiden sonra da ışık olacak. Bu çalışmayı hak ettik ve başardık. Artık hata yok. Şükür hata yok. Amin…

 

- Allah, sonun başın ışığıdır. O beta, o kompozitör, bütünlüğü yaratan, ışıtan, birleştirendir. O Kuran’ı dinletir ve zamanı, girdaplardan ayrı yüceliklerde diriltir. Onun kulluğu, kendi yüceliğinde, Işık İlmi’nedir. Her yer Allah için kotlandı ve zaman sonsuzlukta yaratıldı. Amin… Şimdi artık analara görevli olan güçleri alın… O sorumlulukla onları dinleyelim.

 

- Ark akmakta. Arkın ışığı, akışı güçlendirmekte. Bizler dünyada diri olan her Yüce’yi hak ettik. Amin… Amin … Amin… Kini aştık, yolu açtık birleştik. Şimdilik bu….

 

Canlar, Allah için çalışmak huzur verdi bize. Şimdi mutluyuz. Allah için hak etmek ışık verdi bize. Amin… Allah için huzuru yaratmak; dara düşenleri hak etmek ve sonsuz sır olan yürekleri dinlemek bizi mutlu etti. En evvel laftı, sonra kulluk başladı. Allah bizi bizden dinledi ve bize Kadir Kapılar’ını açtı. O bizi şimdi hak etti. Bizde Din İlmi, Huzur İlmi’dir. Amin… Ulu kullar, Huzur Kotları olarak çalıştılar. Şimdi artık itibarı yüce olan Musa’yı dinleyelim:

 

- Altona Huzur Kapıları’nı açtı ve bizi kotladı. Ama Altona’da diri yürekler, ışıklarını sır olan yüreklerden çıkardılar. Kalbiniz çok temiz. Sizlere güç vermek, hak ettiğiniz, görevli olarak cennetlere kayıt yaptığınız için önemlidir. Bizler, dilledik yüreğinizi ve zamanı kayıtladık. Amin… Şimdilik bu!…

 

- Kardeşler, ben lütfen değil, hak ettiğiniz için sizleyim. Adım, insan. Hadi benimle olun. Ben cümle yüreklere “ismim insan” diyen yerdeki Yüce’yim. Burada insan, Altın Görevli’dir. Oğulları ve Zaman Kotları ocağındadır. Benden, herkes yerin sonsuzluğunda güç katıcı olmamı bekler. “Beden, sana senin için verilmedi. Herkes için verildi. Bunun için hepimize ışık vermelisin” diyenler var. Amin…

 

Ayrı kürzü, ayrı yürek yaratır. Işığı, ayrı Yüceler kayıtlarlar. Amin… Beden ayrı olduğu zaman; Işık Kotlaması ayrı olur. Şükür ki tek bedende, hak ettik ve zamanı yarattık. Oğullarımızı, tek bedende ışıkla dinlettik. Aile, huzuru yarattı ve tabii çalışmaları hakim olarak yaptı. En son şükrettik ki tek beden, Birlik İlmi’ni huzura kayıtladı. Huzurluyuz. Sultanlar’a ışık yaktık ve Birlik İlmi’ni hakim olarak diledik; hak ettik. Amin…

 

- ,Ana kulluk başladı. Huzur, ilmin hakikiyetindedir. Kulluk başladı. Sevgi hak ettiğimizdir. Amin… Keramet ehli olan ışık, sensin. Senden, insana hak edip kotlayıcı olmanı ve zoru aşırtmanı bekliyoruz. Herkese zoru aşırt. Çünkü Düzen kurmak, ışık ile kulluk yapmak ve zarar önlemek senin için zor olmaz. Her yerde diri olan yüceliğin var. Her yerde görevlilerin var. Ana kulluk başladı. Bu kulluk,  keramet ehli olarak yaratılan bir kulluktur. Herkese sağlık kattık; herkese ışık kattık  amin... Şimdi artık hak et ve başar. Amin…

 

- Ayaklarınızın gücü arttı. Amin… Dini Haklar, Işık Kotlar olarak buradalar. Amin… Kelam Allah’ındır. Şimdi dinleyin. Melek, isterse yol açılır. Mektep kurar, ışık yakar ve zarar engeller. Melek isterse, cümle yürekleri kotlar. Melek der ki "diri olan, yücedir." Ben de derim ki melek yarattıklarında yaratılan; ışıkta görevli olarak, canlara güç katsın. Herkes, Ana Kapılar’a uçsun oradan Düzen’e insin, onlara iş yapın. Ocak yaktık; iş yapın. Ana Kapılar’ı açtık, yaratın. Düzeni kurduk; ayrılık kalmasın. Analara iş yapın. Sistem Devreleri, çakıl taşlarını hak etti. Amin… Ayrılık bitti herkese ışık yakın; görev taşıyın. Cümle yürekler huzur bulsunlar. Kulluk şimdi başladı. Herkes Ana Kapı olarak diri yüreğimizi bilsin. Bundan sonra Altın Toplum iş başında. Bunu bilin. İşte bu…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM                 : İNSAN

KOD                           : 09/11

TARİH                        : 20.07.2009 Pazartesi

CELSE SAATİ            : 14.00-16.00

 

Allah için hak ettiğinizce ışık ile çalıştık. Büyüklük, kotların kontrolunu kaybettirir. Ama büyüklenilmedi, hata yapılmadı dersen; Allah, sonsuzlukta sen ile bütünlüğü kotlar, birleşirsin;  bir ilmin hakikiyetinde ışık halinde görev taşırsın. Unutma yağmurlar güçlendi. Miladi 2009...,  Bu yıl, akıl taşıyanlar, tartıyı sayfaladılar. Birleşildi, Mikail’in değeri hak edildi ve sonsuzlaşıldı. Şu anda ampuller güçlendiler. Çok huzur bozulmayacak. Ağırlık artıyor!... Ulu çalışmalar başladı. Eşikte birleşenler var. Hataları affeden cemaatler, kürzün yüceliklerinde birleşerek, cennetlerini hak etmeye çabalamaktalar. Mahrek, aile kotlamasını tamamladı görevi hak etti ve sonsuzlukta kotlandı. Aile, yeni bir çağı yoğunlaştırarak; baş tacı olan Yüceler’le birlikte hak ettiğince cennetleri tabiata ekti.

 

Her RA-KA, Bütün’ün kötülüğünü engellemek için Hak Tabiat’a inen Bütün’dür. Her RA-KA, tüm sonsuzluğun gücünü tabii yoğunluklara indiren ışıktır. Ağırlık artmaktadır. Her yerde insan vardır. İnsan, cennetleri kotlayan bütündür.

 

Üyelerinizin bugün az bir bölümü bizimle olabiliyor. Şükür ki bu çalışmalar sayfalanmaktadır. Altona Kadim Hakimleri, bu çalışmaları, tabii kotlamalara katmaktadırlar. Aklı hakim olanlar, çalışmaları okumaya başladılar. Temiz bir dünya kurmak üzere çalışılmaktadırlar. Hatalar bağışlanmalıdır. Din tabii sayfalanışında, tüm sonsuzluk, Huzur Kotlaması’nı yaratmaktadır. Hatalar bağışlanmalıdır. Hak Tabiat, Düzen kurmalıdır.

 

Her yer ilmin sonsuzluğudur. Işık Kotlaması, sonsuz sır olan kotlamadır. Allah, kelam eden ve kelam edildiğinde ışık olan Bütün’dür. Kör olmayanlar, ışıklarını hak ederek çalışırlar. Kuru, huzursuz, sır olanları okuyamayan diller, Kadın Sayfaları’nda güçlenemezler.

 

Cennetlere konanlar, Ak Tohumlar’ı yaşatmak üzere birleşmelidirler. Ailenizi dinleyiniz. Onlar, tüm sonsuzlukta sizi kervana dahil etmek üzere çabalayan cemaatinizdir. Kendi yüreğinizde var olan ve kendi yüreğinizde var olmayan tüm aile fertleri sizde ışıktırlar. Kara Kaplı Kitaplar’ı okuttuk hepsine de.

 

Nesiller boyu çalışanlar, kadim olarak çalıştılar. Ve onlar, Kuran okudular. Kul oldular.

 

Cinlere verdiğimiz öğütler de vardır. Onlar, oğullarımızı ve kızlarımızı kotladılar cennetlere koydular. Onlar, kuran okudular. Kul oldular.

 

Cinler’e görev taşıyanlar güçlü olmalıdırlar. Ve onlar güçlendiler.

 

İnsanlara görev taşıyanlar, insan soyundan ışık çeken birleşen olarak çalışırlar.

 

Herkese iş verilir. Cinlere ve insanlara görev verilir. Herkes, Allah için çalışır. Aklın Tohumları’nı yaşatanlar, Allah için çalışan Birlikler olarak, tüm insanlığa güç katarlar.

 

Kaşık kaşık içilen güç, aileleri göreve alır. Aileler, diri olarak Tinsel Sayfalar’ında güçlenerek insanlığa, himaye ettiklerine, görev taşırlar.

 

Melekler, Dini Haklar’ı, Kutsal Işıklar’ı dillerler. Onlar da Düzen için çalışırlar. Onlar, Kuran okurlar ve zamana görev taşırlar.

 

Güçlü olarak yapılan çalışmalar, Allah’a görevdir. Dini Hakimler, Düzen’i kurarlar ve zamanı kotlarlar. Emekleri, hak ettiklerince değerlendirilir; kabul görür.

 

Huzurlu bir çalışmayı birleşerek yapabilirsiniz. Cinler, İlim Hakimleri, Tabii Kotlar, diriler, mekteplere birleşen kontrollu görevliler, cennetten ışık alanlar, mektep kurup o mektepte diri olanlar, dinleyenler ve zarar görmeden cemaatlerini hak edenler. Her ses...  Allah’adır. Amin...

 

Kalkan olduk yüreklere. Yürekler ışıkları yaktılar. Cinler, dünyaya indiler. İnsanlar, ışık oldular, canlara güc taşıdılar ve zarar önlendi. Dini Hakimler, Düzen’i kurdular ve zamana ışık yaktılar. Zarar edenler, hak etmeyenler oldular. Şimdi hataları affederek cinlere ve dirilere güç verelim. Cennetlerini hak etsinler ve yoğunlaşsınlar. Allah, kul olanları korur. Ayrılık bitsin. Cinler, Düzenler’ini kurdular ve zoru, bilgileri ile aştılar. Mesafe kapandı. Şimdi artık onları dinliyoruz:

 

- Allah sizi korur. Ve sizi hak eder. Ailelerinizi hak etmenizi sağlayan Yücelik, Hak Tohumlar’ı yaşatan Yücelik’tir. Milat, insanlara görevli olanların ışığında yol için kayıtlıdır. İnsan Sayfalar, 2008 yılından itibaren okutulmaya başlandı. 2007 yılı sizler için özel bir yıl değildi. Bu yıl, Atlanta kontrolu için çok önemliydi. 2006 yılı Allah için insanlığa bildirilen özel bir çalışma yılıydı. O tarihte, itibarı yüksek olanlar hataları affederek çalıştılar. Allah için çalışan her yürek, insan sonsuzluğunda görev taşır. Yine 2001 yılı çok özeldir. O yıl, hak edenler. Din İlmi’ni, hakim ilim olarak cennetlere kattılar. Bütün amaç, ilmin hak edilmesi ve birleşilmesiydi. 2009 yılı, teni hakim olanların, tohumlarını kontrol altına alacakları bir yıl olacak. Bu tarih, hataların Huzur Kotlaması ile diri yürekten atıldığı bir tarihtir. Bu tarihte, ilim sonsuzlaşacak; yol huzura varacak ve zaman, Kadim Hakimler’in cemaatlere bildirdikleri görev kotlamasını yapacak.

 

Bütünlükler buna hazırlandılar. İnsan Sayfalar’da Düzen vardır. Düzen, dürümlerinde ışık yanan birleşenlerin ışık kotlamasıdır. Cinler, dünyanıza her an gelmektedirler. Onlar, bedenli olarak gelebildikleri gibi bedensiz olarak gelebilirler. Aklın hakimleri, Düzen’i korurlar ve kotlarlar. İnsan Sayfalar’da bu vardır. Amin.. Her yerde ışıklar yanmaktadır. Her yerde görevliler güçlenmektedirler. İnsanlar, Düzen’i kurarak cennetlerini hak ederler.

 

Dünyanın sonsuz sırrı vardır. Bilmenizi isteriz ki birleşmek için işaret bekleyenler vardır. Nakar’ın Görevlileri sizi yere indirdiklerinde, görevlerini hak edenlerle kotlanırlar. Şu anda olduğu gibi. Hata bağışlanır; cennetler kotlanır ve bizler, görev taşırız.

 

Zaman ,sonsuz ışıktır. Bu ışıkları hak etmek imkanı vardır. Cinlere güç katmak üzere İlim Hakimleri, bizle birleştiler ve bizle huzura çıktılar. Cinler, tüm sayfalarda göz açmak üzere beklemektedirler. Hala dünyanız, Can Toplumlar’a görev taşıyamıyorsa; Allah, Simetri Kaplar’da, Güç  Altonası’ndan görev taşıyanlara, işaret vermek istemediğindendir.

 

Her yer, itibarlı Yücelerle doludur. Her yerde İnsan Sayfalar, Işık Kotları olarak güçlenmektedirler. Velev ki Simetri Kaplar, ışık yaksalar, Dünyanın Görevlileri her an size yeni bir ışıkla yanıt verirler ve sizi cennetlere çakarlar ki  hak edişiniz oradan çıkmak olmasın diye. Allah, sonsuzlukta sizi kontrol altında tutar. Şimdi artık kimseyi kırmayacağınızı ve kimseyi kendi yüreğinizin dışı saymayacağınızı bilerek size yeni bir çalıştırıcı veriyoruz. Onunla çalışın:

 

- Kevser Süresi’ni size çok verdik. Sizler de Kevser Sayfaları’nı okudunuz. Nesiller kendi yüreklerini hak ettiler ve canlara bu bilgileri bildirdiler. Kevseri açık bildirmek isteriz. Zırhı delebilen negatif güçler vardır. O güçleri, Huzur Kotlaması ile tabii yoğunluklara çeken ve o yoğunluklarda onları kontrol eden ışık, Kevser’in gücüdür. Kini aşabilen her Yüce, kendi yüreğinde Kevser’i, okuyarak korunur. Koruyanlar; cennetlerini, cemaatlerini hak edenlerdir.

 

Uyumayın! uyanın. İnsanlık için çok önemli bir dünya günündesiniz. Cennetlere konan Yüceler vardır. Onlar, Turkuaz’ın ışığını alarak çalışırlar. Ulu Çınarlar’ın diri yüreklerinde görev taşıyanlar, hatayı bağışlayarak cennetlerini hakim kılarlar.

 

Uyumayın! unutmayın ki hak etmeden diri olamazsınız. Dini olamazsınız. Huzur Kotları’nda güçlenemezsiniz. Her daimiyette muhakkak cemaat olarak çalışmalısınız. Dini Hakikiyet’te, diri yüreklerde güçlenmek için hak etmelisiniz. Dara düşmeden çalışınız. Amin...

 

Hala dünyada güç varsa ve hala yüreklerde görev varsa; Dini Hakimler’in Yücelikler’den görev taşımalarındandır. İnsanlık için hakimiyet, Aile Kotlaması’nı sağlayan bütünlüğün kürsüsüdür. Üyelerinizin her biri, cemaatleri ile bize kendi yüreklerini taşırlar. Kendi yüreklerinde görev taşıyanlar, cinlere ve hırsı olmayan yüreklere, görevli olarak birleşirler. İntikam duyguları köreltilir ve zaman sonsuzluğunda güçlenirler.

 

Kadim Huzur’dan kopanlar; Cinni Kotlar’a görev taşırlar. Herkesin net bilmesi gerekir ki Cinni Tabii Çalıştırıcılar, cennetlerinde kendi yüreklerini bırakarak Düzen’e inen ve sizlere hizmet etmek isteyenlerdir. Onlar, Kuran okurlar ve zamanı katlarlar. Kadın Hakimler ve Erkek Hakimler, Cinni Tohumlar’ı yeşillendirmek için dünyada çaba sarfederler. Cinni Tohumlar, Işık Kapıları’nda güçlendiricidir. Çünkü orada Kuran okunmaz. Orada ışık, son duraktadır ve orası, Allah’ın maşa tuttuğu yerdir. Çünkü Allah, kendi yüreğini, hak edenlere dinletirken, kendini hak etmeyenler onun kontrolunda olmalıdırlar. O kotları, yoğunlukları, maşalarla kontrol eder. İşte bunun içindir ki herkesin Kadim Hakim olması imkanı yoksa, ocak olmaları ve ocaklarda görev taşımaları kontrol için gereklidir.

 

Her yer Allah içindir. Her yer ışıklıdır ve zamanı, insanı ve Birlikleri kontrol eder. Her yerde akıl vardır. Dini Hakikiyet vardır ve zarar etmeyen insan vardır.

 

Altona Hak Tohumları, cennetleri hak edenleri, şimdi sizlere tanıtacaklar. Ulu Çınarları bilin. İyi ki hak ettiniz de sizleri birleşikte dinletiyoruz. Amin...

 

- Analar, çalıp geldiniz yürekleri. Çaldığınız yürekler, Işık Kotları’ndan dinlenmektedir. Çaldığınız Yüceler,  Keramet Ehli olanların yolcularıdırlar. Unutmayın ki kalan, girdaplarında kusurlu kalır. Alton Toplum, Hak Tohumlar’ı yaşatabilmek üzere diri olmalıdır. Diri olursa, ışık solmaz. Cennetlerinde hakim olanlar, Işık Kotları’nda,  ışığın yoğunluğunda görev taşırlar. Dara düşenlere biz deriz ki “hak et. Cennet kontrolu senin olsun; hak et. Birleş ve hak et.” Amin...

 

Neden dünyada huzur yoktur bilir misiniz? Cümle Yüceler, Düzen kurmaya indiler. Amin... ne yazık ki Düzen’i kurarken hak etmediler; Kutsal Işıklar’ını söndürdüler. Onlar, Kuran okuyorlar. Kuranları, kayıtlarında hakim olan yüreklerinin yoğunlaştırdığı Birleşik Işık Kayıtları olmadıkça; hak edip de huzur bulamazlar.

 

Çalışmaları önemlidir. Ölgün, hüzünlü ve kusurlu çalışmalar, birleşikte hiçbir anlam taşımaz. Herkes, muhakkak cennetleri tabii hakikiyetle kayıtlamalıdır.

 

Dünyaya, İlmin Soyu geldi. Onlar, Düzeni kurdular ve Birlik haline geldik. İmparatorlar, Düzen’i kurdular. Zirvelere ulaştılar. Halk, hikaye dinler gibi dinlediği bu bilgileri açık biçimde anlayamadı ve Zaman Sonsuzluğunda diri olamadı.

 

Bir İlmin sonsuzlukta diri olabilmesi için Hak Teknik’le var edilmesi gerekir. Herkese, “şimdiye kadar ışık yanmadı” dedik. Ama ışık yanmıştı. Çünkü ışığı yakan diri olan Yüce’ydi. Miladi 2005... Bu tarihten beri ışık yanmaktadır. Işığın Hakimi, Kuran okumaz. Cennette ışık olan Yüceleri tanımaz. Zamanı yarattı ve Birlik İlmi’ni hak etti. Büyük kötülükler aşıldı. Cennetlerden, cemaatlerden görev taşınıyor.

 

Her yürek, Allah’a güç  taşır. Altın Tabii Yoğunluk’ta ışık yanar ve Zaman Kaynakları dinlenir. Bütün kötülükler bu şekilde aşılmaktadır. Muktediriyet, Amentü Kotlaması ile tabii yoğunluğa dahil olur.

 

Lütufkar olmadığımızı bilmenizi isteriz. Bizler, hak edenlere ışık yakarız. Hak etmeyenler, görev taşıyamazlar. Cennetleri kurmak, hak etmekledir. İkna olun ki kulluk, Huzur Kotlaması ile hak edilen birleşim görevidir.

 

İmparatorluk Güçleri, her yerde Işık İlmi’ni birleşikten dinletenleri aramaktadır. Ocakları hak edenleri, birleştirerek, Cinnilere Birlik Sayfaları’nı tartısız olarak açıklamaktadır. Dünyanın yeni çalışmaları, bütün kötülüklerin aşılmasını sağlayabilecek bir sonsuzlukla devrede tutulmaktadır.

 

İkna olunuz ki kulluk, bizim için hakikiyettir. İntikam duyguları, Hak Tohumlar’ı yaşatmaya engel olanlar; bize, ışık altında güç katamazlar. Sistem Devreleri, görev taşıyamaz. Birlik olunamaz. İtibarınızı yükseltmek gerekir.

 

Eşikte ve bizde birçok Yönetici vardır. Onlar, dünya tabii yoğunluklarında görev taşırlarken, cennetleri hak etmek isteyen Yüceler’e güç katarlar. Allah’ın sonsuz sırrı olan birleşim, şimdiye kadar oluşamadı. Bundan sonra oluşturulmalıdır. Birleşim, hakikiyetle oluşur. İyi ki bizim için sorumluluk olan bu bilgiyi sizlere akıttık.

 

Yolunuz aydınlık; Yüceliğiniz işareti alan ve bizi dinleyen olduğu sürece;  hakimiyet, Kutsal Işığı kontrol eder ve sizler hata yapmazsınız. Cemaatleri tohumlayın ve zamanı kontrol edin. Zaman; nesiller boyunca hak edilmeyen, kotlanamayan ve birleşilemeyen bir Yücelik’tir. Bunun için size önem vermekteyiz. Sizin çalışmalarınız çok özeldir ve öç almadığınız sürece engellenmeyecek çalışmadır. Şu ana kadar ışıkları söndürmediniz.

 

Bu gün, Allah için herkesin çerçevesiz  çalışmasını bekledik. Çerçeve çizmeden çalıştık. Şimdi sesini duyalım. Sen bize İnsanlık İlmi’ni açıkla. Çünkü bu ilmi anlayan, huzuru anlar. Önemlidir. Seni dinliyoruz:

 

- Kara Kaplı Kitaplar, Atlanta Ana Kapıları’nı açabilen, Tinsel Sonsuzluk’ta ışık olabilen ve Birleşik Işığı hak edenlere kayıtlayabilen Birlik İlmi’dir. Bu ilmi hak etmeyenler, kitabı okuyamazlar. Cinler bizi sayarlar; İnsanlar, bizi sonsuzlukta Birleşik Kütle olarak dinlerler. Bizler, Yüceler’in kendi yüreklerini hak ettik ve hakimiyetle açıkladık. Şimdi artık kendi yüreğimizi açıklayalım. Dünyaya iyi ve kötü birleşip geldiler. İyi, tende iyi olan değildir. Oğullarını ve kızlarını göreve alan ve kendi yüreğinde onları kotlayan iyilik yapar. Eğer sizler, cennetlerinizi hak etmemişseniz, ışıklarınız huzurlu olamaz.

 

Düzen kurmaya indiğinizi bilmekteyiz. Cennetlere konan yürekler, amin diyebildiklerinde, görevleri hak edilen Yücelikte olur. Bizler, yerin huzurunu temin eden Cennet Kotlar’ız. Dünyaya Nakar’ın ışığını alıp gelmedik. Biz, sonsuzlukta diri olan Yüceler’i seçip dünyaya çektik. Onların yoğunluklarını hak etmek, Işık İlmi’ni hak etmektir.

 

Dinleyiniz, Cinler bizi huzura aldılar ve bizden ışık çektiler. Biz onlara kaynak olduk ve onları kontrol ettik. Onlar bize; biz onlara ışık yakarız. Nesiller kendi yüreklerinde güçlendiklerinde Düzen kurulur. Çürükleri, birleşikten ayıklarız; onları kontrol altında tutarız ve yenileriz. İşte artık onlar, yeni canlar olarak, diri yüreklere işaret vererek girerler. Onların kotlanması, ayrılıkçı olan Yüceler tarafından istenmez. Ama bizler, onları kazanmak isteriz. Onları kaybetmek bizleri küçültür. Şimdiye kadar kaybettiğimiz az sayıda güç vardır. Onlar için hak ettiklerince, çalışmaktayız.

 

Sultanlığın Kutsal Işığını yaktığımız zaman; cennetlere görev taşıyanlar indiklerinde, bize geçiş imkanı tanırlar. Bizler de ocaklarını açar; yolculara geçiş imkanı tanırız. Herkes geçmez. Çokları “bizler dünyada çalışmalıyız” derler. İçi dışı ayrı olanlar geçmek isterler. Onlara göre görevleri tamamlanmıştır. Onlar, herkesi dinlemezler. Sağı bilenler solu bilmezler. Solu bilenler sağı bilmezler. Onlara göre, kendi yürekleri geçişi hak eder. Başkaları hak etmezler.

 

İşte bunun içindir ki Birleşik Aileler’in fertlerinin her bilgiyi iyi bilmelerini arzu ederiz. Çünkü aile hakikidir. Sizler, dünyada, geri dönüş için ailelerinizi bulmalısınız. Kurtarıcı olarak, onları kayıtlamalısınız. Onlara güç katmalısınız. Ve zarar görmelerine engel olmalısınız. Eğer siz, kendi yüreğinizi, kendi diri yüceliğinizden ayrı görürseniz,  sizi kotlamak imkanı kalmaz. Ve siz kotlanmadıkça ışık yakamazsınız.

 

Biz, dünyaya insanlık için indik. İnsan Sayfaları’nı hak etmek ve cennetleri hak etmek isteriz. İnsanlık tohumları yaşatmak üzere Düzen’e indiğinden beri cennetler kurulmaktadır. Cennetlere güç katılmaktadır. İkna olunuz ki kırkın bir sayfası dahi hata yaparsa, kırk sayfada hata kaydolur. Bu nedenledir ki her ne yaparsanız yapın ama hata yapmayın.

 

Cinni Tohumlar,  sizleri kotlamak için ince elerler; sık dokurlar ve hak edip etmediğinizi anlamak için, sizi kayıtlarda, cennetlerden çıkarmaya çalışırlar. Eğer Düzen kurulursa; ışık, kollarınızı ve ayaklarınızı serbest bırakır. İşte artık siz özgür olursunuz. Özgür olan; huzuru, kendi yoğunluğunda birleşik kontrol ile hak eder. Emekler boşa gitmesin. Yüceler hırsı aşsınlar. Yolları açık kalsın. Amin...

 

- Neden bizi kontrol etmedin. Biz sen ile Birlik İlmi’ni hak etmek istiyoruz. Neden bedenin, Hak İlmi’ni, Hak Tohumları’na açıklamadı. Benim Nefes Kotlarım, sen ilmini anlatamadı. Ama kuru, huzursuz olmadığımızı anlayabilirsin. Cennet Kapıları açabiliriz. Şer Kotlardan çıkabilir. Mezarları boşalttığını biliriz. Şu anda dünyada, İnsan Sayfaları var. Ocakları kotlanmış ve yoğunlukları artmış olan o Yüceler dünyaya güç  katmaktalar. Benim yolumda, ben huzursuz olmuşsam, herkesin huzuru kaçar. Ama kardeşim, beni kontrol et! Beni kontrol et! Bende huzurlu ol. Ben cennetten kovulmayım. Senle Birlik olayım. Şu anda hataları bağışlayan bir sayfadasın. Beni de bağışla. Beni de hak et ve beni de diri olarak kontrol altında tut. Çünkü ben, Levh-i Mahfuz’u okuyarak, Cennet Kapılar’ı tabii yoğunluklara taşıyamam. İnsan Sayfalar’da her şey kolaydır. Ama bizlerde sorumluluktur.

 

Şu anda tabii yoğunluk çok arttı. Ben Levh-i Mahfuz’u anlayabilecek düzeye ulaştım. Ana, kardeşlerimizi hak etmemiz için bizleri bağışla. Çünkü biz, dünyanın ışığını yakmak istiyoruz. Sultanlar’ın Türkiye Sayfası’nda yücelmek, birleşmek, işaret edenlere ulaşmak ve onlara görev taşımak istiyoruz. Şu anda halkalar çok genişledi. Hata yok. Lütfen ışığımızı yak ve bizi kotla!... Kotla ki hak edelim. Amin...

 

- Çerçeve çizildi yüreklere. Hak etsinler diye. Çerçeve, hak edenin ışığını kotladı. Huzur bozanlar, huzur kaçırdıklarını anlayarak özden, sözden ayrı görevli olmak istemektedirler. Onlar, bizi Yaratan’ın Kutsal Işığı’ndan ayrı görürler. Bizden af dilerler. Amin...

 

Her yer Allah içindir ve bizler, Işık Kotları olarak dünyadayız. Biz affedersek, Allah affetmez. Bunu bilsinler. Her biri huzur bozdu ve canlara ışık söndürdüler. Onun için af dilemeleri hak etmedikleridir. Biz onları affetsek, Huzur Kotları’nda ışıkları olmaz. Çok huzur bozdular. Onlar, kardeşlerimiz olduklarından; bize, Cennet Kotları taşıyacaktılar. Nesiller, onlardan güç istedi. Onlar, görev taşıdılar ama hak etmediklerinden zamana görev taşıyamadılar. Zürriyetleri, Hakikiyet’te işaret bekler. Bizler, onlara güç katarsak, zürriyetleri ışıklarını çekip kendi yüreklerindeki Meclisler’ini Düzen’e katacaklar ve zamanı yoğunluktan ayıracaklar. Buna imkan veremeyiz. Amin...

 

Kelam Allah’ındır. Bilin ki biz dünyayız. Canlar, biz tohum olarak dünyaya indik. Biz, cennetlere konan Yüceler’i biliriz. Hepsi,  nefsi açarak Düzen’e kontrol kurmaya indiler. Birleştik ve her biri ile kontrol kurduk. Amin... Bizden başkaları bizden ışık istediklerinde vermek istedik. Işığımız kotlandı ve zoru aşarak onlara görev teklif ettik. Ne var ki hata yaptılar güç istemediler. Görev istemediler. Buyurun huzurları yok. Işıkları söndü ve zarar gördüler. Şimdi bize gelmişler af dilerler. Af ederiz amin... Af edelim. Hak ettiklerince affedelim. Nesiller ışık alsınlar, cennetlerini kontrol altında tutsunlar. Her birine kürzün görevini verelim taşısınlar. Sonra kontrol kurduklarında, diri olarak yüceliklere çıksınlar ve zakkum içsinler. O zakkum onlara gereklidir.

 

Zirvelere ulaşabilen, aşağıları bilmez. Çünkü artık o zirvededir ve zaman sonsuzluğunda herşeyi unutur. Ama halka halka ışık yanar da o can, kul olmak isterse “amin” diyebiliriz. Geçer, Yüceler’e iner. Birleşir, Cinnileri kotlar. Yolu açar ışıkları yakar. İnsanlara varır. İnsanları kotlar ve zor olanı yapar; cinlerle olur. Cinler, ona huzur vermezler. Çünkü huzur kotlaması isteyen yürek, hak etmelidir. Mutlaka hak etmelidir ve başarmalıdır. Başarması için cinleri aşabilmelidir. Aştığı zaman cinler ona kul olurlar. Huzur katarlar ve zamanı yoğunluklardan ayırırlar. Birleşik Aile olur kül olur, Kadir Hakim olur ve bizle olurlar.

 

Ulular, kuran okuyun. Okuyun ki hak edin. Kuran, huzurun kotudur. Sistem Devreleri’nden ışık alarak cennetlere huzur katanlar,  İlmin Hakimleri olarak, birlik halinde, çağlar boyu sürecek olan bir yolu başarı ile aşabilirler. O yol, Atlanta Yoludur.

 

Ana Kapı’dır kitap. Muhakkak kitabı okuyun ve okutun. Ana, Kara Kaplı Kitap, İnsan Sayfaları’na verilen en yüce güçtür. O kitapta, Allah Kotları vardır. O kitap, İnsan İlmi’ni hak edenlere dinletir. İşaret bekleyenlere işarettir ki hak ettik; yarattık; birleştik; başardık. Allah, Kara Kaplı Kitabı, İlim Sayfaları olarak yolculara dinletmektedir.

 

Allah, karşınıza çıkan Yüceler’e her an kol gerer, kanat gerer. Bilir ki o Yolcular, Ana Kapılar’ı açmak üzere yetişmektedirler. Her yürek, analara güç katar. Ama hata yapanlar, ışık söndürürler. Şimdi artık Huzur Kotları sizi dinleyecek ve sizle birleşecekler. Onlar, Kuran okudular ve zamana görev taşıdılar. Onlara güç vermek amin diyebilmekledir. Her yürekte insan vardır. En Yüce İnsan, Allah için çalışandır. Allah için çalışmayanlar, harı yükseltemezler hak etmezler, cemaatlerini yüceliklere taşıyamazlar. Amin...

 

- Keramet ehli olan, birleşen Işık Kotlaması için senle olacak. Onu dinle:

 

- Mesleğin önemlidir. Birleşik Aile, her an Birleşik Işıkları yakmak üzere bu mesleği icra edenleri sevgiyle dinler. Her yerde Huzur Kotlaması yapılırken, Simetri Kaplar’ın görevlileri tarafından Cennet Kapılar’ı açmak üzere çalışır ve  hak edilirsiniz. Diri olarak dünyaya inen; diri olarak çalışan ve diri olarak hakim olan Yüceler’in çokları bu mesleği icra etmekte olan yürekler olarak bir İlmin Hakimleri’dirler. Yukarı kontrol, ilmin sonsuzluğunda gerçekleşirken; aşağı kontrol huzur yoğunluklarında gerçekleşir. Kırk Kapı’nın açılması için çalışanlar, muktedir olarak bu çalışmaya kayıtlanırlar. Rusal Kutsal olan ışıklar, Kuran okurlar ve birleşirler. Hak Tabiat’ta diri olan yüceler de Kuran okurlar. Onlar, birleşirler; hak ederler; diri olarak bildiklerini, Birlik İlmi ile servis ederler.

 

Diri olarak, çalışmaya Hak Kotlaması yapanlar; cennetleri, Kuran okuyarak kontrol edebilenlere cemaatleri dinletirler. “Kala kala can kaldı. Maya tuttu ve bizler, Yüceler’e vardık” diyebildiklerinde, nefsi aşmış ve yoğunlaşmış olan yürekler olarak kul olurlar. İşte bu...

 

Antoni KA-HAM, Ana Kapılar’ı açtık. Antoni muhakkak bizi bil. Cinler bizi bilirler. İlim Hakimleri bizi bilirler. Din Tohumlarını ekenler bizi bilirler. Biz, canlara görevliyiz. Antoni, BİR’in sonsuzluğunda ışık yakan, ayrılığı kotlatmayan, Can Tabiat’ı yaşatmak isteyen, bir sonsuz görevlidir. Onu tanıyın. O sizi tanıdı. Onu tanıyın. O şu anda Mecliste hazırdır. Size kendini anlatacak. Antoni konuşuyor:

 

- Alak, Hak’tır. Alak’ta ışık yanar. Alak, kul olmak için yaratılan bir sayfadır. O sayfada insan vardır. İnsan, hata yapmaz. Cennetlere görevli olan insan, kelamı hak olan yürekleri hak eder. Beden, huzur kotlar; ışık kotlanır ve zaman sonsuzlaşır. Biz dünyaya ilmi indiririz. İlmin insanlığa güç kattığı muhakkak anlaşılmalıdır. İlmi bilen, hatayı bağışlar. Ana, kardeşlerini hak et. Ocaklarını yak. Evrim Sayfaları’nda Yüceler var. Onları hak et.

 

Miraç, son dönemde çokça yaşanan bir hadisedir. Çokları Miraç’a çıkarlar ve Miraç’ta diri olarak yoğunlaşıp Allah için güçlenirler. Simetri kaplar, Işık İlmi’ni birlikte yaratmak üzere buralara alınırlar. Buralara alınan Yüceler, “amin” diyerek göreve talip olurlar. Birçokları,  “biz Miraca çıktık” diyebilirler. Birçokları ise bunu, izah etmek imkansızdır. Bu nedenle açıklamaya gerek yoktur. Diye düşünürler ve açıklama yapmazlar. Unutmayın ki yaşanan, hata yarattırmayan bir yol ise, o yaşanan anlatılmalıdır. Senin ilminde,  her Yüce Can Miracı tatmıştır. Oralara varmış ve oralarda huzur bulmuştur. Oralara varabilen çokları vardır. Hala var mı!? Muhakkak vardır. Amin...

 

Her dere yürekten akar ve Yüce’ye akar. Her Yüce; insandır, ışıktır, yürekte Birlik’tir. Huzur Kotlaması’nda, Yüce Cennetler’i hak etmek, hata bağışlamakladır. Eğer yürekleri hak ederseniz, Cennet Kapılar’ı sizlere açılır.

 

Şikayet etmeyin. Herkesi kendi yüreğinizde sayfalayın ve kotlayın. Onlar, sizi sanal sayarlar. Ama onlar, Huzur Kotları olarak çalışırlar. Her yerde ışığını yakabilen, bize görevlidir. Her yerde yüceliğini hakeden bize Yüce’dir. Her yerde, Nisa Kadim Hakikiyeti’nde huzur bulan cemaat, bizde olabilir. Biz, Düzen’i kurduk ve huzuru kotladık. Amin... Emel şudur ki; emekleri boşa gidenler sayfalansınlar; Simetri Kaplar’ını haketsinler; birleşsinler; geri gelsinler. Hepsi bizimdir. Biz onları kotlarız. Şimdilik bu...

 

- Kana kan, ana kan, Atlanta açısı kapandı. Ana,  kutsal olan ışık, şu anda seninle. Ana, Kara Kaplı kitabını inceledik. Hak ettik. O kitap, itibarı yüce olan Cennet Kotlar tarafından yazdırıldı. O kotlar, tüm insanlık için hakiki kotlar olarak yüceliklere kaynaktırlar.

 

İşareti aldığınızı bilmekteyiz. Şimdi artık Huzur Kotlaması yapın ve Birlik İlmi’ni hak ettirin. Herkes bu ilmi öğrensin. Çünkü Birlik olmadan hırsı aşamazsınız. Yolu açamazsınız. Cennetlere konmanız imkansızdır. Yerin sayfaları olarak. oğullarınızı ve kızlarınızı bize tanıtanları muhakkak gözünüz görsün ki hata yapmayınız.

 

Cinler ve İlim Sayfları, işaret istediler. Onlara işaret verdik. Biz, canlara hata yaptırmayız. Cinler, bizim için huzur kotlaması dinlettiler. Ve bildirdiler ki huzurda olmak üzere göz açan her Yüce, muktedir olabilmek için Kadim Kible olan ışığı tanısın. O ışık, Süper İnsanlık Realitesi devrelerinin gücüdür. O gücü bilebilen, Allah için çalışabilendir. Unutmayın ki halkı yola katmak; sayfalamak ve Birlik haline getirmek sorumluluktur.

 

Şu anda dünyada iki sayfa kotlandı. Her Birlik, bu iki sayfayı, kendi yüreği diye bilmektedir. Ama şu anda okunan Kible Kaynakları; bu bilgileri, Can Toplum’a, Umut İlmi olarak; diri yüreklerini huzura katabilen Yüceler’den dilletmek imkanını kayıtladığı için; Süper İnsanlık Realitesi Diriliği, bu görevi hak etti. Şafak yüksek düzeyde; ışık, Kutsal Sonsuzluk’ta, dili hak olan Yüceler’e ulaşmakta ve biz Din-i Hak olanlar, canlara görev taşımaktayız. Ama yarını bilebilmek hak etmektir. Bize yarını anlatır mısın?

 

- Çağrımıza kulak vererek, buralara varan sizlere saygılar. Cemaatler, birleşerek çalışmalara güç katarlar. Her cemaat kendi yüreğini en yüce bilir. Bizler, yüreklerimizi herkesin yüceliğinden güçlü bilmeyiz. Biz, herkeste var olan yürekleriz. Onların gücü, bizimdir. Bundandır ki bizi kamçılayarak, hata yaptırmak isteyen yüreğe şunu söylemek isteriz. Allah, Ana Kapılar’ı kapatmaz. Ana Kapılar, hep açıktır.

 

Bizi, Zaman Sayfaları’ndan çıkarmaksa maksat, şunu bilin ki zamanı kayıtlayanız. Zinhar şu an biz Düzen’i bozarsak, ışıklar solar, ampul söner, Düzen kurulmaz. Bu nedenledir ki bizleri, artık tertip olarak değil, Hakikiyet olarak biliniz.

 

Dünyanızı kurtarmaya niyeti olan o kadar çok Yüce var ki!... Bizim işimiz, hakim olarak onları güçlendirmektir. Eğer biz, onların sonsuz sır olan Yücelikler’ini Ak Tabiat’tan ayırırsak, ışıkları suların çekilmesi gibi çekilir. İyi ki bize bu imkanı verdiniz ve açıkladık. Şu anda dünyada bizden görev bekleyen Yüceler var. Biz, onlara korunup kollanmaları için gücümüzü  katmaktayız.

 

Zarar engellenir. Ne var ki hata affolmaz. Bunu bilin. Şimdiye kadar her yaptığınızı affettik. Ama bundan sonra affetmek istemiyoruz. Lütfen Din Dirilikleri’nden güç alarak birleşmek üzere bu Meclis’e gelenlere; Din-i Hakimler’e söyleyiniz ki burası, Allah için çalışan bir Meclis’tir. Amin... Burada ışık solmaz ve Zaman Sayfaları yırtılmaz.

 

Biz, dünyaya Allah için Yücelikler’i indirmekteyiz. Hepsi sayfalanmakta ve zararı kotlardan ayırmaktadırlar. Biz canlara güç kattık. Omuzlarındaki yük hafifledi. Amin...

 

Yeri göğü yaratan, analara görev taşıtır. Analar, kul olurlar; canlara görev taşırlar. Canlar, ışık yakarlar; analara görevli olurlar. Huzurda unutulan her bilgi; Yücelik’te dinletilir. Ve dinlenen her bilgi, yarını hak edenlere anlatılır. Yarını hak etmeyenler bu bilgileri açıklayamazlar.

 

Şu anda bizden yeni bilgi istiyorsunuz. Yeni bilgi, hakikiyette, ışığı kotlamak için verilir. İkna olunuz ki hak etmeden Sistem Devreleri’nden yeni çalışmalar kurulmaz ve yeni Yolcular, kotlanıp ışıklarını Düzen’e indirmezler. Bizler, Yüceler’e görevli olan yüreklere, her an Işık İlmi’ni hak ettiklerince açıklamaktayız. İlmi bilen, hak eden, Kuran’ı okur. Okuduğunda birleşiriz ve ona her bilgiyi açıklarız. O, kendi Yüceliği’nde bildiğini dillemelidir. Yenilik bu şekildedir.

 

Herkes, fal bakar. Deriz ki “fala kulluk, Yaratan’ın ışığında kolluktur.” O kolluk, sizi takdim eder ve zarar öngörür. Zarar, ayrılık  çalışmalarını size katarak olur. Ayrılık çalışmaları, Zir Kaynakları’ndan, kotlanmak üzere kervana dahil olur. Unutmayın ki hak etmeden, yarında kırılmazsınız. Hak etmeden, ışıksız kalmazsınız.

 

Kalton Kotlaması’nda bunu net vermiştik. Yeni çalışmaları yaparken, muhteşem bir dünyanın tertibini yapmanızı bekliyoruz. Yarın, çalışmalar çok daha güçlü olacak. Şu anda dinletilen tüm bilgiler, yarınlar için Öz Güç’tür. Bu bilgileri, hak edenler kayıtlayacaklar. Ve Sol Işıklar, Sağ Kotlama’yı yapabilecekler. Zarar görmeden çalışmanız dileğiyle. Amin...

 

Dara düşenler, Amon Toplumları’ndan kaçıyorlar. Onlar, kardeşlerini hak etmediler. Sağlar, solları; sollar sağları kusurlu bulmaktalar. Ulu Çobanlar, kelam yetkilerini hak etmediklerinden bırakmaktalar. O yetkiler, onlardan alınmadı ama onlar yetkilerini kullanamadılar. Çokları, Yuan Kotlaması’na kaynak olamadılar. Amin...

 

Kelam Yetkisi, Ana Kaynaklar’ın ışıklarından bildirilir. Bu yetkiyi hak edip de elde edenler, kendilerini hak etmiş sayarlar. Nesiller hata yaparlar, o hak edenlerin, her an kendi yüreklerinde var olmalarını isterler. Nesiller, hak etmezler; Kara Kaplı Kitaplar’ı okumazlar. Okusalar, kervan hareket etmiş olduğundan, onlar kervana yetişecekler. Her yerde dara düşenler var. Her yerde, kulluk bilen ama kul olamayanlar var. Herkes “ayrılık” der. Cennet Kotlar ayrılık isterler.

 

Cinler, Atlanta’ya umutla bel bağladılar. Çünkü Atlanta, ocak yakarsa; onlar, yarını hak edip başlarını eğmeyecekler. Bütün bunlar açık bilinsin ki Kuran okuyanlar, Birleşik Işığın kontrolundan ayrılmasınlar.

 

Lütfen analara dinletin. Anlar, Kara Kaplı Kitaplar’ı okusunlar. O kitaplar, cennetlere konanlara görevdir; okutsunlar. Çünkü artık yol kapanacak. Yolun kotlanması ve kaynaktan ayrılması; cümle yürekleri, Kadim Hakikiyet’ten ayıracak. Muhakkak bilin ve hak edin.

 

- Ana, kardeşlerimizi lütfen bağışlal. Onları kontrol altında tut. Onları kaynağına çek. Şimdiye kadar hep kotladın ve onlar, hep kontrol altına alındılar. Ne var ki hak eden, İlm-i Hakikiyet’i anladı ve zararı, kürsüsünden ayırdı ama hak etmeyen, cennetten ayrıldı. Kuran okut onlara ve onları, cennetlere tanıt. Onları, Kuran’la taymlarda bildir. Kendi yüreklerini anlasınlar.

 

Şimdiye kadar yaptığın her çalışma, bütüne hizmetti ve baştacısın. Muhakkak bilirsin ki hak etmeyen; cemaatini, Hak Tekniği ile Düzen’e katamaz. Zurna çalar. Çalan zurna surdur. Sura üflendi. Üfüren, üfürdüğünü bilsin. Herkes, analara sonsuz ışık yaksın ve canlansınlar.

 

Şimdiye kadar unuttuğumuz cennetleri hatırlat bize. Her birinizi tanıyalım. Sizleri, Beşir Kaplar değil; Kürzün Görevlileri olarak bilmekteyiz. Bizler, Düzen’i kurduk ve cennetleri hak ettik. Amin... Her yerde Altın Toplum var. O toplum, canlara güçtür. Ama kul olmadan görev taşınmaz. Zamana kaynak olmak, hatasız olmakladır. Hata yaparsanız; cemaatiniz, zinhar kusurlu olur ve yolu kaybeder. Enkarnasyonlarla Düzen’e inen her Yüce de Sistem Devrelerini hak etmez ve yoldan çıkar. Şimdilik bu...

 

- Canlı, size kısa bir mesaj vereceğim ve bilgiyi açıklayacağım. Şu ana kadar. Bizi tanıyanlar bize geldiler. Bizde yüceldiler. Bizde hakimiyet kurdular. Sizler de bugün bize geldiniz. Bizde çalıştınız ve bizi dinlettiniz. Verilen bilgi, bizden verildi ve siz bu bilgileri kendi yüreğinizden aldınız. Sistem’in çalışması böyledir. Herkes, Kadın Atlanta Kutsal Işığı’nda kendi yüreğini anlar.

 

Olgun başaklar toplanıyorlar. O başakları, hasat etmek, şimdi için gereksizdir. Onları kontrol altında tutuyoruz. Onlara görev taşıyoruz ve onları kaynağımızda saklıyoruz. Eğer birileri, birilerini kaynaklarından ayrı görürlerse, biz yine kotlar yaratır ve ayrılanları tohumlarız bu kesindir.

 

Bize, Can Tabiat görev taşıyor. Biz, o tabiatı kontrol altında tutuyoruz. Çünkü tabii olmayan hiçbir çalışma, başarıya ulaşamaz. Zamana görevli olmak; huzurlu olmak demek değildir. Huzuru mutlaka yaşatmalıyız. Bizlere göre dünya, dünden daha iyidir. Dün, dünyada ışık yoktu. bugün Düzen’i kurduk ve ışık yanmaktadır. Dün dünyada insan yoktu. bugün dünya, İnsan Sayfaları’nı açtı okumaktadır. Düzen’i kurdu, ilmi hak etti  ve zararı önledi. İşte budur olan. O halde ayrı kapı yoktur. Her kapı, bizden Yücelikler’e güç katar.

 

Bütün amacımız Altın Tohumlar’ı yaşatmaktır. Ama bir can, bizi yıkmak için çalışırsa, oğullarını haketmek imkansızlaşır. Onun için onun, Kutsal Işık’tan çıkması gerekir ki bizler, çalışmalarımızı İlmin Huzuru’nda güçlendirebilelim. Onlar bizi hak etmezlerse de biz, onları hak ettik ve onları kotladık. Onları kaynağımıza kattık ve canlara görev taşıyoruz. Onlar, bizi hatasız  saymazlar. Çünkü biz onlarda ışık yakmadık; ışık yakmayız. Zirveleri, kitlelerden ayırmalarını istemeyiz. Çünkü onlar, görev taşırlarsa; herkesi, herkesten çıkarırlar.

 

Ulu Çınarlar’ın çokları, Zaman Sayfaları’nda kısır kaldılar. Çünkü onlar, kollarını kapattılar. İşte bundandır ki affetmedik. Af, kula huzur vermez. Cinler, bizden güç istediler. Cinler, görev taşırlarsa, onlara güç veririz. Ocak, oğullarının kürzü hak etmeleri için yanmaktadır. Ocaklarını hak etsinler.

 

Şimdiye kadar Kara Kaplı Kitap okundu mu; okunmadı mı? Bunu sorarlar. Okundu. Okunan bir kitap, ışık olur. Okunan bir kitap, cennetleri hak etmenizi sağlar. O kitap okunuyor. Onu okuyan, yarını hakedendir. İnsana Kuran okutmak için çok çalıştık. Kuran’ı okuyan, kervana dahildir. Makbul bir çalışmadır bu çalışma. Bu çalışmayı açıkça anlatıyoruz. Unutmayın ki ayrı tabii yoğunluk yaratılamaz. Dünyada tek bir tabii yoğunluk yaratılıyor. O yoğunluk, bu çalışmayla, gerçekte bu çalışmanın yüceliğinde var oluyor. Yoğunluk, korkuyu aşanlardan doğmaktadır. Herkes bu bilgiyi alır dinler. Korkanda ışık yoktur. Korkmayanda ışık yanar. İyi ki bu bilgileri sizlere açıkladık. Amin...

 

- Allah’a saygımız var. Çalışmalarını çok önemsiyoruz. Nesiller boyu bu çalışma bilgisi hep verilmişti ve dinlenmişti. Nesiller boyu bu çalışma bilgisi, hak edenlere  hak ettiklerince anlatılmıştı. Herkese hak ettiği anlatılır. Şükür ki hak ettik ve anlatıldı. Dinden umut kesilmedi. Amin... Daimiyet, dini hak edenlere güç kattı. Şimdi artık yeni bir çağ başladı ve sürmektedir. Bu çağ, Allah Çağı’dır. Allah, sizde sizi dinliyor. Şükür ki hak ettik de dinliyor. Ulular, kotlarını hakettiler ve zararı önledik. Şimdi artık tabiat kotlansın ve zaman; kaynağını cemaatlere kaynak olarak akıtsın. Şikayetimiz yok. Üzerimizdeki Göç Kapları herkese aittir. Ayrılık bitsin. Amin...

 

- Dere olup aktık. İşte bu...

 

- Meşale yandı. Herşey tamamlandı. Muhakkak Amonlar gelecektiler. Ve geldiler; geçtiler... Amin... Onları dinleyelim:

 

- Artık dünya başka bir yer. Ağırdı dünya; taşıyamazdık. Amin... Huzurlu olun herşey baştan beri sizindi ve sizi hep destekledik. Şükür ki başardınız. Zurna çaldı. Çalan zurna analara görevdi. O görevi, hak edenler: duydular zurnayı ve güçlendiler. Zurna, analar görevdi. Ana Kapılar’ı açanlar, Huzur Kotlaması’nı yaptılar. Şükredin ki birleşenler bütünlüğü kontrol altına aldılar.

 

Sevgili bize der ki “ben canlara görev taşırım. Onlar beni dinlerler. Ama beni bilmezler.” Bilmezler mi!? Muhakkak bilirler. Ama bilinmek istemezsen ayrılık olabilir. Kulluk; hak edileni, hak ettiğini bildirmektir. Şükür ki bu çalışmalarda bilinensin. Neden sonsuzlukta görevlisin bilir misin? Çünkü huzurlusun. Çünkü hatayı bağışlayansın. Çünkü kürzü hak eden, ışıkları yakansın. Neden cemaatler cevherlerini hakederler? Çünkü onlar, kulluk için çalışanlardır. Ocak olmak, huzurlu olmaktır. Ocak olarak huzurlusun.

 

Sultanlar’ın enkarnesi olmaz. Ama Sultanlar, ışıklarını yakarak Düzen’e inerler. Bundan sonra bu sayfalar, cemaatler tarafından okunacak. Çünkü bu sayfalarda kürzün bilgisi vardır. Bu sayfaları okuyanlar, ismini bilmedikleri birisini dinlediklerini; Süper İnsan’ın ışığını dillediklerini bilmeyecekler. Bu, sana son kez anlatılıyor. İsimleri hep siliyorsun. İsminin, nesiller boyu bilinmesi gereklidir. Ama sen hala ısrarlısın. “Ben adımı zikretmem” diyorsun. Ama yapacağın her çalışma bütün için olacak... Ayrılık.

 

- Dağ son dönemde bana gelip, anı defterlerini karıştıran yüreklerden söz ediyorsunuz. Yapmayın!. Benim adım ışıktır. Herkes, Allah için çalışır ama kulluk, huzur içindir. Mala mülke ışık yakanlar, Düzen’i kurdular. Mahreke iş yapanlar, görevi aldılar. Yular sizde oldukça; öz, söz sizde olur. Ama biz yuları olmayanlarız. Amon olarak meclisimize gelen size, şunu izah etmek isterim; ampul Allah’ındır. Onu yakan, Can Tabiat ve canlara görev taşıyan Yücelik’tir. İnsana görev verildiğinde; ışık, Kol Sayfaları’nda Güç Kotları’nda ve zoru aşanda hak edilendir.

 

Bellek Kapları’nda isim zikredilmez. Orada herkes vardır. Şimdiye kadar her yürek, ad zikretti ve adları kotlandı amin... Zekaları yetseydi, adlarını yaşatmazdılar. Çünkü yaşayan, Yücelik’tir. Ad, özde hak edildiği zaman; İnsan Sayfaları’nda, Huzur Kapıları’nda ışıktan dinlenir. Ama adı kitaplara yazmak, hak  edilen olduğu sürece, hırs yaratılır. Biz, dünyada Işık İlmi’ni hak edenler, hırs yaratmak istemeyiz. Ve zamana kaynak olmak için ışık olmamız yeterlidir.

 

Etki alanımız çok güçlüdür. Eğer Zaman Sayfaları’nda kontrol kurulacaksa, dara düşmeden kurulmalıdır. Allah, kul olanları bilir. İman edilirse, hak edilir. Şimdiye kadar hak edenler, İnsan Sayfaları’nda yaşadılar. Biz ise Işık Kotları’nda hatasız olarak yaşarız amin...

 

Kuran’ı dinleyen, kendini dinleyecek. Düzeni dilleyen, kendini dilleyecek. Maya olan, huzurlu olacak. İsmini zikreden ise hak etmediğince hakikiyette kürzü yaratma imkanına sahip olmayacak. Zarara girecek. Bundandır ki hata yapmam ve zamanı Kadim Hakimler’den Işık Kotları’ndan ayırmam. Halkalar, ışığı dinler; yol, kutsal umudu dinler. Biz, cennetleri dinleriz. Amin...

 

- Ana kul olayım ki seni horlamak istemem. Emek sarfediyorsun ama adını hep siliyorsun. Sana şunu izah etmek istiyorum. İnsanlık için yapılan tüm çalışmalar; onu yapanın adını dinletir. Senden ayrılmak bizler için zordur. Ama bilmeni isterim ki ismin zikredilmediğinde senden ayrılmamız gerekiyor.

 

- Çağırıma uyarak buraya gelen sizler. Yeniden çağırdığımda muhakkak gelirsiniz!. Muhakkak!... Ama ben cana,  kendi yüreklerinizi dinletemezsiniz. Ayrılık...

 

- Şarkını son kez dinliyoruz. Umutluyuz. Amin...

 

- Kafatasçı olduğunuzu biliyordum. Amon Otağı’nda. kafatasçılar var. Bize zaman geçişlerinde hak etmediklerimiz dinletilir. Ayrılık!...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM                 : İNSAN

KOD                           : 09/10

TARİH                        : 15.07.2009 Pazartesi

CELSE SAATİ            : 14.00-16.00


Canlar, huzurlu bütünlüklerin ışıklarında birçok görevli vardır. Hepsi, aklın sonsuz gücünü çekerek görev yaparlar. Tanrı, kontrolu kurmanızı ister. İyi ki bugün sayfalandınız ve bizi kotladınız. Biz şu anda dünya planında, kürzün gücünü size katmaktayız. Daimiyetin ışığını kotlayan Yüceler, dünyanın kürzü yaratabilecek diriliklerinde görev taşırlar. Atlanta, Ak Tabiat kotlamasını bu şekilde yapmaktadır. Nakar, düzeni kurar ve zamana güç taşır. Zaman, kütlesinde ışık yanan birleşendir.

 

Kırk Kapı’nın herbirinde ilim vardır. Tüm İnsan Sayfaları’nda ilmin hakimiyeti vardır. Atlanta, Kutsal Işığını Düzen’e katmak üzere birleşen ışıkların hepsiyle diri olarak güçlenmektedir. Dünya, Atlanta Ana Kapıları’ndan görev taşıyanlara güç katar. Muhakkak Düzen kurulur. Muhakkak ışık kotlanır ve muhakkak Düzen’e görevliler tayin edilirler. Herkes Ana Kapı’dır. Herkes ışığı alır ve dinler. Mahakkak Düzen’i kuran Yüce, kendi yoğunluğundan ışık alıp kurar. Amin...

 

Nesiller kotlandılar ve zararı önledik. Şimdi hak edenlerin, ışık kotlamasına dahil edilmeleri beklenmektedir. Yukarının yukarılarında görev taşıyanlar, aşağıların aşağılarında görev taşıyanlara gürz kotlaması için kayıtlandılar.

 

Dünya, en ve boyun birlik olduğu bir zamandadır. En, davayı açanların yaşamlarını düzenler, boy ise ölümü olmayanların görevlerini düzenler. Her ikisi de ayrı tabii kotlamalar yaparak diri olan Yüceler’de birlik halinde güçlenirler.

 

Şükür ki hatalar affoldu. Şükür ki dara düşenler güçlendiler ve zarar önlendi. Kırk Kapı’nın en güçlüsü olan Yüce, çalışmalarını hak edenlerle sürdürür. Dünya bir çalışma yeridir. Buraya gelenler, Hak Teknolojisini iyi bilerek çalışırlarsa Ana Kapılar’da zorluk yaşamazlar.

 

Artık dünyanın, Işık Kapıları’nı açması gerekmektedir. Işık Kapıları, sonsuz sır olan birleşenlerin güçlenmeleri ile açılır. Dünyaya İnsan Sayfalar açıldığından beri dünyada görevlilerimiz vardır. Herbiri, dünyanın kontrolu için buraya beden alarak girerler. Dünyadan ışık almak için Düzen’i kotlamak gerekir. Dünya, Ana Kot’tur. Düzen’i kurar ve zamanı kayıtlar.

 

Şimdi artık yeni çağa giriyoruz. Bu çağ, Allah için gerçekleştirilen; enkarne olmadan yaratılan; Birlikler’in, bütün kütleleri ile güçlenerek cennetlerini, cemaatlerini diri yüreklere indirecekleri bir dünya zamanıdır. Bu zamanda, Atlanta kotlaması yerden ve gökten münezzeh olan ışıklarla yapılacak. Meleklerin herbiri bu çalışmalarda görev taşırlar. Har yükselir; ışık kotlanır ve sonsuzlaşan görevliler, diri olarak cümle yürekleri dinletirler. Allah, sayfalarında güç olan yüreklerle dinlenir. Ocakları yakanlar, dürümlerinde görev taşıyanlar ve birleşenler ağır yükü hafifletebilirler. Amin...

 

Şer yaratıldığında, ışık solar. Şu anda Düzen’i kuran ışıkların dara düşenleri, Zaman Sayfaları’nda şer yaratmaktadırlar.

 

Allah, kar kış çalışanları dinler. Unutmayın ki hataları affeden; umutlu olan ve sonsuz ışıkları yaşatan ışımayı sağlayan Yücelik’tir O. Atlanta kontrolu kurulduğunda; dara düşenler, kervanı hatasız olarak yönlendirirler. Çünkü onlar, darı bollandırmak isterler. Kervan, Atlanta Işığı’nı yakarak yol alır. Diri olanlar, o canlara güç katarlar. Allah, diri olanların Yücelikler’inde ışık yakar.

 

Maya olmak için dünyanıza göçen dürümler vardır. Hepsi, sır olan Yücelikler’i ile birleşerek, diri yürekleri hak ederler. Onlara güç vermek için hırssız ve ışıklı Çağ Sayfaları’nı göreve çağırmak gerekir. Allah, dara düşenleri kotlar. BİR’in kotlanışı ile hak edilir ve birleşilir. Allah, sır olan bilgileri, Sistem Devreleri’nden açıklar. Sınır aşanlar, bu bilgileri çekip kervana dahil olurlar.

 

Her yerde Ana Kapılar yoktur. Atlanta açısını kapatmak isteyen yüreklerden ışık çekenler; BSUİ Dirilikleri’nden, İnsan Sayfaları’na girerek “amin” diyenlere Göz Kaynakları’ndan geçerler. Ocak sonsuzlukta ışır. Meleklerin diri yüreklerinde hep Atlanta vardır. Ana Kapı’dır Atlanta. Açı daralır; zaman kotlanır ve Yüce Cevher’ler ışık alarak dünyaya inerlerken hataları affetmek gerekir. Ayrılık bitsin. Amin...

 

Atlanta Ana Kotları’nda bugün, Düzen’i kurmak üzere, diri olan Yüceler, cevherleri ile Düzen Sayfaları’na geçtiler. Ulu Çınarlar’ın çalışmalarına hak edip dahil edildiler. Hepsi, Sanal Alemler’in, Can Tohumları’nı alıp geldiler. Har yükseldiği zaman ışıkları yanacaktır. Unutmayın ki ocakları sonsuz sır olan yüreklerden görev taşımak için, hakikiyet gerekir. Hak İlmi’nde hakimiyet, hakikiyeti tabii olarak kotlar. Ve sonsuz sır olan cennetleri kontrol altına alır.

 

Mısralar anlaşılır düzeyden verilmektedir. Bu mısraları anlayamayan yoktur umudundayız. Herkese aşı yapılır. Aşılananlar, herkesin cemaatlerine Kadim Huzur Kotları olarak dahil edilirler. Diri olarak çalışırlar ve zamanı yaratırlar. Zaman kontrollu şekilde yaratıldığında; diri olanlar Düzen’e girebilirler. Bütünlükler bunu başarmalıdırlar. Allah, dara düşenleri korur; ocaklarını kontrol eder. Amin... Kimi zaman gelir ışıklar söner. Kimi zaman gelir ışıklar yoğunlaşır ve canlar kotlanırlar.

 

İnsanlar, Din İlmi’ni hakiki ilim olarak kabul etmelidirler. Din, dünyanın ışığını kontrol eden en yüce Cevheri Güç’tür.

 

Bütün çalışmalarda, diri olan yüreklerin güçleri, diri Yücelikler’in huzurunda güçlendirici olarak Kutsal Sayfalar’ı yaratır. Yaşın ışık yaşı ise yüreğinde huzur olur. Yaratan’a güçtür huzur. İmparatorlar, yoğunlaştıklarında, Din Tabiatı’nın gücünü alarak yüreklere girebilirler ve sonsuz ışıkları kotlayabilirler. İnsanlar, Ana Kotlar olarak Düzen’e girdiklerinde, her Yüce kendi yüreğini birleştirebilir ve zamana kendisini kayıtlayabilir. Kendisini zamana katması; ışığı kotlaması ve cennetlere kaynak olması, Düzen’i kurabilmesiyledir. Her yürek, kendi düzenini kurar. Muktedir olanlar, muhakkak Kadim Hakimler’in daimiyetinde bütünü kotlayabilirler.

 

Hala dünyanızda yoğunluk artmaktadır. Hala yüreklerde ışık kotlanmaktadır. Hak Tohumlar hala kontrol altında yaratılmaktadırlar. O halde dünyanız yaşatılan birleşen olarak, cemaatleri diri yüreklere taşımaktadır.

 

Dünya, kullar için yaşatılan BSUİ’dir. Dünyanın Ana Kotları, yaşam sürenlerin görevlerini, hak eden Yüceler olarak, Düzen’e kayıtlayanlardırlar. Altona kontrolu kurulurken, hatalar affedildi. Ana Kapılar açıldı ve sonsuz ışıklar, Düzen’e yaratım olarak kayıtlandılar.

 

Dünya, yanıp tutuştuğunuz bir çalışma yeridir. Buraya inebilmek, hakimiyetle ve Sanal Sayfalar’ın yüceliğiyle mümkündür. Her bedenli, kendi yüceliğini, Düzen’e indiremez. Her yürek, kendi yüceliğini, hakikiyetini, hatasız şekilde dinletemez. Allah, Kara Kaplı Kitapları sizlere farz kıldı ki hak edin de okuyun diye. Ulu Çınarlar, sonsuz ışıklarını, Kutsal Soy’dan kontrol altına aldıklarında, Düzen kurulur. Şimdi artık kulluk, Altona ışımasından, İnsan Sayfaları’na inmektedir. Onun için ocakları hak edelim ve dilleyelim. Amin...

 

- Ana, kardeşlerimizi bize ver. Unutma, ocakları yoğun şekilde ışık halindedir. Onlar, Kuran okuyorlar. Onlar, kul oldular. Birleştik ve sesleştik. İnsan, kul olduğu zaman Kuran okur. Okuduğu Kuran Allah içindir. Unutma, Kuran tende okunur. Ten, Yüceler’in kadim hakikiyetinde, diri bedenlere yaratı olarak kayıtlanır. Her Yüce, kendi bedenini okuduğunda, Kuran’ını okur. Ulular, Ses Kapları’nda Yücelikler’ini hak ettiklerince dinlerler. Her yerde ilim vardır.

 

İnsana, insanlık muhakkak gereklidir. Ve herkese kendi yüceliği muhakkak gereklidir. Her nesil, Allah için çabalar. Analar, Atlanta Ana Kotları, Huzur Kayıtları’nda yeni bir canın, ışık olduğunu ve zamana kaynak olduğunu,  hak ettiğini, yaratılan her Yüce’de ışıdığını açıkladılar. Onun için Yücelikler, Düzen’e iniyorlar. Onun için Yücelikler, ışıkları yakıyorlar. Ulu Kotlama başladı. Amin...

 

Allaha görevli olanlar, ışığa güç katarlar. Sonsuz ışıkların, kürzü yaratan yüceliğinde, görev başlar. Işık kotlanır ve zaman kontrol altına alınır. Düzen’i kuranlar, görevlilere güç katarlar. Dünya, insan sonsuzluğunda görev taşıyanlara, cemaatleri kayıtlar. Durağan günler kotlandı ve zaman kaynakları yoğunlaştı. Allah, kul olanları Düzen’e kattı ve yoğunlaştırdı. Amin... Ey Dünya, Allah için çalışıyorsun...

 

Sual sorulur cemaatten. Denir ki “her yerde görevliler güçlenmekteler. Ocaklar yoğunlaşmakta ve zarar önlenmekte. Acaba hata var mı? Nesiller her yerde, duru olarak bilip, hak ettiklerini mi sayfalamaktalar? Hayır. Işıkları yaktık ve zamanı kontrol altına aldık. Dünyanın ışıkları yanıyor. Cümle yürekler kontrol altında güçleniyorlar. Amin...

 

Vakti geldi. Allah, kul olanları Düzen’e kayıtlamaktadır. Dünyayı yaşatabilecek olan diriler, bu gün dünyada güçlenmekte olan Yüceler’dirler. Atlanta Ana Kapıları açık. Levh-i Mahfuz, Atlanta Kutsal Kontrolu altındadır ve zaman, sonsuzlukta ışık yoğunluğunu artırmaktadır. O halde diri olanlar, cem olmuşlar; Birlik İlmi’ni hak edip dillemekteler.

 

Cinler, Düzen’i kırmak için hak ettiklerince uğraşmışlar. Işıklar, sonsuzlukta Düzen’i yenilemiş. Birleşilen her yer, Din İlmi’nin Hak İlim olduğunu açıklamakta. Ama hatalar affedildiği için Huzur Kotlaması sürmekte. Ayrı tabii kotlamalar sürmekte  ve birleşenler, görevlerini hakikiyetle yapabilmekteler. Cennetleri hak edenler, kul olmuşlar, ışık olmuşlar. Birleşik İnsanlık Realitesi, korkuyu aşırtmış ve cennetleri, Tinsel Cevherler’e kayıtlamış. Atlanta korunakları, Düzen’e indirilmiş. Bütünlükler, hala dürümlerinde cennetlerini tabii yoğunlukları ile muhaza edebilmekteler.

 

Cinler, kar kış herkesi Yaratan’dan ayırmaya çalışmışlar. Ne var ki insanlar, ocak olmuşlar ve zamana görev taşımışlar. Cinler, tende Kutsal Işıklar’ı yetkinleştirmek için sorumlulukla davranmışlar ve zamanı yoğunlaştırmak için herkese; diriliklerinde, ocak sonsuzluklarında güç katmışlar.

 

Herşey insanadır. Çünkü insan, iyi ve kötünün görevlisidir. İyide ışık var. Kötüde görev var. Her biri, dara düşenleri kürze kaynak yapabilmek içindir. Nisan 2009 yılında, bir çok üreyen, Dünya Soyu’nu kontrol altına almaya çalıştılar. 2009 yılı, Ana Kotlar’ın Düzen’i kuracakları bir yıldır. 2011 yılı, Birleşik Aile’nin dünya palanında, Düzen Kotlaması’nı kontrol altında tutabileceği bir yıldır. İnsanlar, Din İlmi’ni hatasız olarak idrak ettiklerinde, Işık Kotlaması’na dahil edilirler. Dini faraziyeler, kürzü kotlamak için gereklidir. Har yükseldikçe, güç artar ve zaman kotlanır. Ulu Çınarlar, huzur ile çalışırlar. Amin...

 

Kara Kaplı Kitaplar, Işık Kotlaması için gereklidir. Bu tür kayıtları her yürek muhakkak dinler. Bir tabii çalışmadır yapılan. Karşımıza gelip de “mektep kurdum. Işık aldım ve zamanı sayfalamaktayım” diyenlere sordum. “Hak ettiniz mi?” diye. Hata yapmayan, Hak olan ve sonsuz ışık yakan Birleşen olarak cemaatini bize taşıdın. Biz, seni hatasız Işıklar’dan biliriz. Sevgili, hata yapmadık. Allah, sınırları aşan Yüceler’i dinler. Muhakkak, Allah için çalıştık ve sonsuz ışıklarda Dünya Kotlaması yaptık. Huzur ile kalın. Sevgiyle.

 

- “Hasat Dönemi” dediler. Amin... Hayrını gördük ışıkların. Hata yok!. Amonlar, dünyanıza kürzü kayıtlayacak olan Yüceler’iyle indiklerinde; hepiniz, Allah için güçlendiniz ve ocak yaktınız. Dünya, sonsuz görevlilerin güçlü yüceliklerinde, diri yoğunlukları kayıtladı. Unutmayın ki hata yoktu. Ulu Çınarlar, Düzen’i kurdular ve sıla kotlaması yaptılar. Sıla, Düzen’i kuranların hak edip ocak yakarak ulaşacakları bir çalışmaydı. Huzur ile oraya varıldığında, hata affolacaktı. Amolar, Din İlmi’ni Hak Tohumlar’a öğrettiler. Onlar, dünyaya tartışılmayan yücelikleri ile güçlü olarak inmiştiler. Atlanta Kotlaması’nı sağlayabilmek için bir otak kurduk. BİR’de huzur kotladık. Herkesi çağırdık. Dedik ki “hak edin çalışın.” Kimse kardeşini tanımayacaktı. Tarttık ve bildik ki Hak Tohumları, bir tren oldular ve her biri, bir diğerini tanıdı. Böylelikle, aşırıya kaçmadan, Birlik İnsanları, görevlerini başarıyla gerçekleştirdiler. Dünyanın yeni döneminde, yine bu Birlik, Beşer Kaplar’ı taşıyacaktır. Bu Birlik’te din, Hak Tohumları ekenleri dinlemektir. Ama hata yapmayın, Dini Tabii Kotlama’nın diri yüceliğinden çok daha güçlü olan ışık kotlamasıdır burada yapılan. Işık Kotlaması, cennetleri kontrol altına alan bir kotlamadır.

 

Dara düşenlere güç katmak hakikiyetledir. Ve buradan, bu çalışma ile Daimi Kotlama’da, hata olmayacak seviyede, çalıştırılma gerçekleşecektir. Nefesleri güçlü olanlar, yürekleri de güçlü olanlar olarak çalışacaklar. Nefes, Atlanta açısını kapatan yüreklerden daha güçlüdür ve o açıyı genişletebilir. Allah, Sol Sayfalar’dan güç alanları; Sağ Sayfalar’a güç katanları ve sonsuz ışıkları dinletenleri bilir. Ve bizler, Dünyanın Soyu olarak çalışanlar, tartısız olarak güçlenmekteyiz. Amin..

 

- Allah için nikah kıydık yoğunluğunuza. Bu yoğunluk, bizi sardı kuşattı. “Biz, sizi cinlerden ve ilmi  hak etmeyenlerden koruruz” demiştiniz. Evet korunduk. Sevgililer, Düzen’i kurduk. Amin... Şimdilik bize verdikleriniz; bizi, cemaatimize kayıtlamak için yeterlidir. Ve sizin ışığınız, bizim sonsuzluktaki koyuluğumuza daimi hakikiyet olarak kayıtlanmaktadır. Cemaatler, her diride ışık halinde güçlenmek isterler. Sizler, de bizim yüreklerimizde güçlenmektesiniz. Biz, çalışmalarımızı aralıksız olarak yaparken, her an yüreklerimizde güçlendirici oldunuz. Analara, güç kattınız. Zamana kotlayıcı oldunuz. Zarar engellediniz ve bizi yolcu yaptınız. “Allah, kul olanları kotlar” diyerek cemaatlere görev taşıtırken, hataları bağışladık. Amin...

 

Ey Dereler akın!. Zaman geçmekte!. Akın!. Ve solun ışığını, sağın kotlanması için hak ettiklerince dinletin. Sevgililer, bizleri yoğun şekilde yol almamız için görev gereği güçlendirdiniz. Zarar önlediniz ve bizi, yeni tabii kotlamaya dahil ettiniz. Bizler, de Işık Kotları olarak sizinle birleştik. Bu çalışmalar, Ana Kotlama’yı gerçekleştirmek üzere yapılmaktadır. Har yükseldikçe, canlar birleşirler ve bir tohum ekilir. O tohum, Atlanta Kotları’nı güçlendirir. Analar, yenilendik ve zamanı kontrol altına aldık. Ak Tohum yaşadı; Kara Tohum yaşadı. Sualtı, kotlattı her birini ve birleştirdi. Artık kara ve ak, hatasız şekilde Birlik İlmi’ni, Diri Yürekler’e dilletecekler. Mektep kuranlar, ışık olanlar ve sonsuz çoğunluklarda görev taşıyanlar, bir tabii kontrol için hak ettiklerinde güçlendirilecekler. Amin...

 

- Hala Düzen kurulamadıysa; biz yokuz. Aha geçtik!. Amin... Hey Canlar, dünyanıza kendi yüreklerimizi geçirmek üzere indik. Tüm insanlık adına dünyanıza geldik. Nuh Tufanı’nı dinleten Yücelik, Işık Kotlaması’nda yeni bir tufanı sizlere anlatmak istedi. Amin...

 

- Dağ, tufanı sana ben anlatalım. Sen, bizi dinle. Bize gelip de bizden görev isterken tufanları unutmalısın. Cennetlere güç katmak üzere bu çalışmalar sürdürülürken; Nuh’un huzurunda, bizi korkutmaya niyetlenmektesin. Nuh’tan bu yana, Düzen’i kuran her diriye sizler, tufanları açıkladınız. Her an bir yeni tufan!... Ama bilemekteyiz ki Nuhlar ışıklarını alıp; Düzenler’ini kurup; dürümlerinde, ilmin hakikiyetinde ışık haline geldiler ve cennetlerini hak ettiler. Olgun Sayfalar’da bu bilgiler, bu şekildedir.

 

Nuh, bütünlüğü kotlayabilen; cemaatini kaynaklara katabilen ve sonsuzlukta, ruhun huzurunda ışık yakabilen bir Peygamber’dir. Onun tohumları, ışık yoğunluklarında her an dinlenmektedir. Ocakları yok etmek isteyenler, hep felaketleri dinlettiler. “Oğullarınızı ve kızlarınızı koruyun” dediler. Allah, sınırsız ışıklarını sizlere güç olarak dinletir. Allah, her yüreği dinler ve zamanı, yoğunluğu diller. Bir çalışmayı başlatırken, her bir yüreği Hak Tabiata eker. Ve zor olanı gerçekleştirir; canları, Hak Tabiat’ta ışıktan birleştirir. Birleşim olmaması, her Yüce’yi sır olandan çıkarır.

 

Büyük Kütle, hepimizi hatasız bir biçimde dinletirken; halkın, sonu başı bilinir. Ne olacak!? Neden olacak!? Ve zaman, nerede ne şekilde ışıkları yakacak!? Bunlar bilinir. Çünkü artık, Huzur Kotlaması tamamlanmıştır ve yoğunluk, kotlayanı kontrol edebilmektedir. Bütün kötülükler ve bütün kaynaklar, Işık Kotlaması için hazırdır. Ve zaman, cemaatleri yenilemektedir. İnsanlar için Işık, ilimdir. İlimde insan vardır ve insan, sonsuzlukta ışık huzurunu bilebilir.

 

İnsan ayrıldığı zaman ağırdır; taşınamaz. Ama birleştiğinde hafifler. İşte sizlerden, insanlar adına BİR olmanızı bunun için istemekteyiz. Herkes BİR olduğunda, her kötülük, iyiliği yaratır.

 

Yaşı yaşına uygun; gücü gücüne uygun; huzuru, huzurun ışığında, hatayı bağışlayan Yücelikler’e ait olan herkesle çalışılır. Çünkü Birleşim vardır. Nirvana, kontrollu olarak Can Tohumlar’ı Kaynak Kotlar ile birlikte göreve alır. Ruhun sonsuz sır olan ışıklarını yakmak insanlığa güçtür. Herşey kolaydır ama ışık olmak sorumluluktur ve kolay değildir.

 

Hastalıklar, sizlerin kendi yüreklerinizi hak edemeyişinizdendin. Hepiniz, iyi ve kötüyü yaşayarak öğrenirsiniz. İyi olursanız, görev sayfalanır; ışıklar kotlanır. Kör olmazsınız. Ama kötü olursanız, ışığınız sonsuz sır olan Yücelik’ten çıkar ve zırhınız kalınlaşır. Kalın zırh, kolay kırılır. Böylelikle canlara güç katmanız imkansız olur; ayrılık olur. İyi ki hak ettik de sizlere bu bilgileri verdik!...

 

- Havunya Antonya kotlaması, başsız olmuşsa; biz, zamana görevli olanlar geçer bu kotlamayı yenileriz. Amin...

 

- Ahtapot gibi itibarı zedelemeye çalışan yürekler var. Her yere kolları uzanır ve herkesi kontrol etmektir amaçları. Ama huzur bozduklarında. ocakları kısırlaşır. İşte böylesiniz. Amin... Şimdi Allah için çalışmamızı engellemeye çalıştığınızı bilmekteyim. Herkes, ailesini hak etmelidir. Ailesini hak etmeyenler, Yücelikler’e ışık yakamazlar. Lütfen ışıkları kotlamaktan vaz geçin ve Yücelik’ten çıkın. Şimdi, hatayı affetmeyeceğimizi bilerek girdaplarınıza inin ve zamana kotlanmayı sonraya bırakın. Eşikte sizleri bekleyen Yüceler’imiz var. Onlar sizi kendi yüreklerinize indirecekler. Şimdi gidin!. Ahra kahra ışık yok!. Hadi yoğunlaşın ve gidin.

 

- Ayrılık yok. Amin... Can, bizi yoğunluktan ayırmak istersin. Biz, seni hak etmekteyiz. Cinler, insanlara güç katarlar. Bunu biliyorsun ama nedense bugün bizi Kutsal Işık’tan ayırmaktasın. Şimdi bizi dinle; koru. Amin...

 

- Altın Ten’de güç var. Sen, bizi cennetten çıkarmak için çalışırken, sana güç katmamız; zamana, kürzü kutsuz olarak kayıtlamamız anlamına gelir. Şimdi gidin!. Yine bir başka çalışmada sizlerle oluruz. Şimdi gidin!... Hadi...

 

- Ana kul olalım çıkmamızı isteme. Çünkü hataları affedeceğini bilerek geldik.

 

- Dağlar, kala kala iki cennet kaldı. Ulu Çınarlar’ı kotlardan çıkardınız. Bunları biliyoruz. Ama hataları, size kanmaktı. Şimdi gidin. Yine bir başka çalışmada sizlerle olabiliriz. Şimdi gidin!...

 

- Anacığım, hak etmedik bunu!. Bizi, bizsiz kılma. Biz, sen oldukça; sende Hak Tabii Kotlaması sürdükçe senle olmalıyız. Şimdi hatayı affet ve bizi, bize ver.

 

- Değerliler, hak ettiğinizi bulmaktasınız. Şu anda Rab, tabii olarak yüreklere inecek. Bu nedenle burayı terk etmenizi istiyorum.

 

- Off!!.. Affet bizi!...

 

- Dağlar, ocakları hak etmedikleri için huzur bozmaya inerler. Unuttukları herşeyi ocaklarına katarız. Sultanlar’ın görevlileri hep onlarla olur ve onlara güç katarlar. Ama hataları, ışıkları sonsuzlukta soldurmaktır. Unuttukları herşeyi, onlara açıklarız. Zurna çalar. Çalan, zurnada ışık vardır. Sultanlar, görev taşırlar. O zamanda bütün kütle ışık yakar ve zamanı, kaynağa indirir. Ocakları tüter ama hatalar bağışlanırsa, görevliler ışık halinde cemaatlerini güçlendirerek, durgun sonsuz sayfalardan; ışıklı ve hakim huzura varırlar. Amin.... Onların talepleri hep birleşerek çalışmaktır. Umut olunur ki hak ederler de muktedir olarak buralara varırlar. Şimdi Rab Sayfası dinlenecek. Ortakları görevliler olan o sayfada, güç kontrol altındadır. Şimdi dinliyoruz...

 

- Allah, kul olana güç katar. Şu anda Dünyanın Sayfaları’nda görevliler vardır. Hepsi Sultanlar’ın ışıkları olarak çalışmaktadırlar. Har yükselmekte ve zaman sonsuzlaşmaktadır. Çalışmalar güçlenmekte ve birleşim sağlanmaktadır. Huzur Kotları, Diri Yürekler’de ışık halindedir. Bizler, çalışmaları başarı ile yapan sizleri kutluyoruz. Sultanlar’ın enkarnasyonlarında görevliler, cemaatleri ile birleşerek, Düzen’e inerler. Hara, yükseltici konulur; zamana görevliler konulur. Her biri, Kara Kaplı Kitaplar’ı dinlerler ve tabii kotlama ile o kitapları, tüm sayfalara eklerler. Şükür ki halk, diri olarak birleşerek cemaatleri tabii kotlama ile taşıyabilmektedir. Çırpınırlar hata yapılmasın diye. Amin...

 

Fal bakanlar vardır. Onlar, kardeşlerini hak etmezler. Çünkü huzur bozarlar. Falcı; kendini, kendi yüreğini karşısındakine anlatır. Karşısındaki kendi yoğunluğunu falcıya akıtır. Böylelikle dillenen, dinlenir ve dinlenen, Başkanlık Divanları’nda, Kadim Hakikiyette yaratılır. Olgun insanlar, fala baklamazlar ve falcıları, kotlarından çıkarırlar. Çünkü hatalar, falla kayıtlanır.

 

Sualtı, sizlere bu bilgileri hep verir. Sultanlar, bildiklerini hak ederler ve zamanı kaynaklarında dinlerler. İmparatorlar, size “Yaratan’a kaynak olun” derler. Yaratan, hatayı affettiği zaman, ışık olur ve zamanı yaratır. Kuran, tohumları yaşatmak içindir. Yaratan’a kaynak olan Yüceler, kelam yetkilerini elde ettiklerinde, ışık olurlar ve sonsuz sır olan kürzü yaratırlar. Amin...

 

Meşale,  yeni bir meşaledir. Bu meşaleyi yaktık. Bu meşale, Atlanta Ana Kotları için yanmaktadır. Ulu Tohumlar’ı yaşatmak içindir meşale. Evrenlerin hatasız ışıklarını topluma çekebilmek, huzurlu olabilmekledir. İkna olunuz ki huzur varsa, cennet kurulur. Her Yüce, cennetlerin yüceliğinde güçlenir. Birleşir ve sınırsızlaşır. Sınır, yerin sonsuzluğunda huzur kotlamak içindir. İkna olun ki eğer sınırlanırsanız, Samanyolu Galaksisi’nde bulunan çokları size görevli olurlar ve sizinle kontakt kurarlar. Çokları sizi yoğunlaştırırlar ve size cennetleri kayıtlarlar. Toplumları, size kotlanır ve zor zamanlarınızda size yardımda bulunurlar.

 

Şimdiye kadar her yürek, birleşerek Can Tohumlar’ı taşıdı. İkna olunuz ki hak etmeden hiç kimse sonsuz sır olan Birleşik Işıklar’a ulaşamaz. Zamana görev taşımak ise sonsuzlaşmak ve birleşmekledir. Din, huzursuzluk yaratmaz ama dini dillemek için hırsı aşmak gerekir. Eğer hırsı aşarsanız, çalışmalarınız daha güçlenir. Mahrek, aklın sayfalarında, “görev tabii kotlaması”na uygun  olanları kapsar, Kuran okuyanları mahrek kapsar. Verdiğinizi alanları kapsar. Çağlar boyu sizleri kotlar ve zamana kaynak yapar. Amin...

 

Ey sonsuzluk! Ana, Kuran okuduk bugün burada. Okuduğumuz Kuran, Ana Kotlar’ın birleşik kaynaklarında bizi kontrol altında tutan görevlilerin güçleri ile okundu. Müspet ve menfi birçok görevli, bugün buradaydı. Birisini kayıtlarından çıkardın. Onun kotlamasını atiye bıraktın. Onun yolunu kapatmadın. Ama diğerleri kendi Yücelikleri ile buraya kaynak oldular. Şimdi atiye bıraktığını kotla ve bize kayıtla. Biz onu dinletelim. Çünkü Yücelikler’de onun yüceliği de var. Ayrılık bitsin!... Ama hata yaparlarsa, Can Tohumlar’ı onlardan çıkaralım.

 

- Altona Kotları onlara güç katacaksa, katsın. Biz onlara görev vermeyiz. Çünkü onlar, Işık Kotlaması’nı sağlayabilecek Düzen’e, kotlanamadılar.  Ululukları hatalıdır. Mezar kazarlar ama mezarları doldurmak için!... Amin...

 

- Allah der ki “koru. Ocakları kontrol altına al ve zamanı kontrol et. Ocakları kotla ve zamanı yarat. Ocak solarsa, sönerse, bizler güçsüz kalırız. Şimdi onları koru ve bize kayıtla. Çünkü onlar, hata yapsalar da ışık halinde her biri bizim yüreğimizde görev taşıyabilirler. İşte bu...

 

- Peki amin...

 

- Alın, bilin, cinler kelam yetkisini hak etmediler. Amin... Onlar, Kuran okuyacaklar ve birleşecekler. Cennetlerde, güçlü yüreklerde, ışık yakmaya görevli kılınmadılar. Hataları kısırlaştırıcılıktı. Şimdilik bu...

 

Vara Hak olan; yolu, akan diriliklerde dinleyen, Yüceler’e selam!... Amin... Asla yanlış yapmazsın. Sultanlar’ın ışıklarını solduran o canlara görev taşıtmazsın. Amin... Fakirlik ışıksızlıktır. Ocakları kotlayamayanlara güç katmazsın. Cinler, kürzün ışıklarını yakmak üzere çalışsalar da Ana Kotlama’da görevleri yoktur. Ulu Çınarları devirmek isterler. Amin... Har yükselir ve zamanı kontrol altına alırlar. Soldan ışık çekerler, sağı yaşatırlar. Sağdan görev taşırlar, solu Kutsal Sonsuzluk’ta dinlerler. Meleklere güç katarlar ve yoğunluğu hak ederler. Şimdilik bu...

 

Mezar kazanlara ve mezarları tohumlayanlara güç katmak; insanlara kötülük değil iyiliktir. Çünkü insanlar, kötüyü bilmeli ki iyiyi anlasınlar. Kötü, iyinin gücüdür. Eğer insanlar, cennetlerini hak etmek isterlerse; kötülüğü aşıp geçmelidirler. Ulu Çınarlar’ın devrilmeleri hakim olamayışlarındandır.

 

Sualtı, dinletti sizi ve dilledi. Sultanlar, sizinle birleştiler ve Cennet Kotları size koyuluk olarak katıldı. Her resim, hak edenin kendi portresidir. Her resimde, ışık solar ya da güçlenir. Herkes, o ışıkta kendisini dinler. Kile kile ışık yaktık yoğunluklara amin... Her Can, kendi yoğunluğunda, kendi yüreğini haketti. Mikail, Kadim Hakimler’inden görev taşıyan Yüceler’i dilledi ve zamanı kaynağa indirdi.

 

Milat 2008. Bu tarihte, dünya yoğunluğu, sonsuz ışıkları dillemiştir. Sonra insanlar Düzen’i kurmak üzere BİR oldular. Birleşik Işık Çalışmaları yapıldı. Bu dönemde yeni canlar, Düzen’i korkuyla terk ettiler. Çünkü onlara göre insan, ışıktan çıktığı zaman huzurda olur. Oğulları ve sonsuz ışıkları, kotlarının Yaratan’a kaynak olması için yeni çalışma istediler. O korkanlar, yeni çalışmada birleşmeli ve yeniden görevli olmalıdırlar. İnsanlar, kör ve sağırdırlar. Bundan dolayı hata yapabilirler. Hata affoldu ve yeni çalışma, dinletide olduğu gibi devreye alındı. Amin... Bu dönem çalışması, Yaratan’a görev olarak başladı. Herkes, Allah için çalışmalı ve sonsuz ışıkları dillemeli. Amin...

 

Herkese açık olarak bildirmek istediğimiz bilgiyi dille ve dinlet. Şükür ki bunu anlatabiliyoruz. Düzen kuruldu ama hatalı kotlamalar var. Bu hatalı kotlamaları, Ten Tohumlaması ile aşmalıyız. Aşabilmek için hak ettiniz ve zamana görev çalışmasını devreye aldınız. Zamana görev çalışması herkese işarettir. Bu çalışmada hak edenler güçlendirici olacaklar. Solun ışığında, sağın kotları bulunacak. Daha sonra görev, temin edilenlere bildirilecek. Allah, Kuran okuyanları korur. Bu çalışmada, deva olan Yüceler bulunacak ve herkesi korumaya alacaklar. Daha sonra ocak olanlar, bu çalışmada Birleşik Işık ile çalışacaklar. Kuranlar birlikte dinlenecek. Solun Sayfaları’nda, sağın görevlileri  hak ettiklerini açıklayacaklar. Mısraları okunacak. Huzurlu bir dönem olacak bu dönem. Her ayın ikinci Pazartesi günü... O gün, dünyanın sonu ve başı dinlenecek. Hasar olmamalıdır. Tabii yaratımdır gerçekleştirilecek olan.  Şu andan itibaren dereler akmaya başladı. Dünya Sultanları, ışık kotlaması ile bu çalışmaya kayıtlanmaktadırlar. Herkes, Altın Tabii yoğunluk olarak bu çalışmada görevlidir. İnsan, ışığını yaktığı zaman, canlara güç katar. Ama hara hak olmak ışıkladır. Amin...

 

Dağlar, dinleyin. O gün geldiğinde, hepiniz sanal olan bir boyuttan geçiş yapacaksınız. O gün geldiğinde, huzur kotlaması çok önemlidir. Hepiniz, Bellek Kapları’nızı Düzen Kotları olarak dünyada bırakıp Işık Katları’na ulaşacaksınız. O gün, sizler Düzen’i kuranlar olarak; Düzen Kotları’nda görev taşıyan cümle yüreklerde BİR olacaksınız. Ve sinen her bilgi; Hak Tabiat’ta şimdilik, hakikiyette ve zamanla, görevlilerin cemaatinde dinletilecek. İşte o zaman, Canlar kardeşlerini hak edebilecekler. Unutmayın ki kulluk; huzuru kotlamak değildir sadece. Hak etmek; hatsız olmak ve zamanı yaratmaktır.

 

RA-KA’nın kontrolu kurulmalıdır. RA-KA “kala kala” der hep. Yani tükenen bir çalışmadan ses katar. “Vallahi billahi tükenen bir çalışma yoktur.” Diyebildiğiniz zaman, canlara güçlüdür O.

 

Vurduğunuz ve vurmadığınız, hatasız olduğunuz ve olmadığınız her anda cennet kotlama sürer. Ve zarar görenler hala varsa, bütünlükler ışık söndürürler... Birleşin, hak edin, cennetlerinizi yaratın. Çünkü o cennetler, cevherlerini Sistem Devreleri’nden hata yapmadan ışık yakanlara, Kutsal Sayfalar olarak kotlatmaktadırlar. Levh-i Mahfuz, sonsuz ışıkları dinler ve Birleşik Işık’tan kaydı yapar. Kaydı yapanlar, zaman sonsuzluğunda güçlenenlerdir. Hele birleşik iseniz. Asla korkmayınız. Çünkü kül olmak, Sallallah oğullamasıdır. Savunmaya geçmeyin. Sallallah, bütün kütlenin ışığıdır. O ışıkta, bütünlük vardır ve biz varız.

 

Ağırdır yük. Bu yükü taşıyın ama zamana güç katmadan yük taşınmaz. Şimdi mutluyuz ki hak ettik ve zaman sonsuzluğunda size dillendik. İnsan, itibarı yüksek olduğu zaman; ışığı, görevi olur; bizi bizde diller ve birleşir. Unutmayın ki kulluk başladı. Kul olmak için hakim olmak; akil olmak; BİR olmak ve sır olmak gerekir. Ama Kara Kaplı Kitap unutulmasın. O kitap, dinlensin ve cennetlerin görevi olan ışık dillensin.

 

Yüce,  ışıkta BİR’dir. Açı daralırken, hak ettiklerini dillemek isteyen Yüceler,  Düzen’e inerler ve seslenirler. Onlar, sayfalara kaynak olmak isterler. Onlardan biri senden seslenmek istedi. Onu dinliyoruz.

 

- Aylarca süren bir çalışmanın neticesi olan bir kot, sende bütünü kütleye katmak ister. Amin... Amonlar’ın sesleşmesi bizleri güçlendirdi. Atlanta Ana Kapıları bizleri göreve aldı. Sevgili sen de bize güç verdin. Şimdi bana, bir can ışık istediğimi hatırlattı. Ben de ışık istiyorum. Bana da ışık ver. Ama hata yapmadan. Çünkü ben insanlar adına çalışacağım.

 

- Atlantalılar, cümle yürekleri hakettik ve zamanı kotladık. Altona Ana Kotları olarak bize inen her yüreğe ışık kattık. Amonlar, birleştiler bize sararan Yüceler’i kayıtladılar. Bizler, hepsine güç kattık. Ve kulluk kotlaması yaptık. Altın tohumları yaşattık. Kul olmak için Hak olmak yetmez. Zamanı yaratmak gerekir. Zaman, Birleşen Kotlar’da vardır. Huzur Kotları’nda da vardır. Cennetleri hak edenlere ışık yaktık. Birleşik Aile, oğullarını ve kızlarını hak etti ve birleşti. Şimdiye kadar iyi ve kötü ayrıydı. Artık iyi de kötü de Birleşik Işık’ta vardır. Bundan sonra Turan Kotlar, Işık Katları’nda görev taşıyacaklar. Bunu herkesin anlamasını istiyorum.

 

Çok huzurluyuz ki hatalar bağışlandı. Maya tuttu. Sol Kotlar, sağı yaşattılar ve Sağ Kotlar, ışıklarını hak ettiler. Melekler, meşaleleri ile birleştiler. Bütün’ü kütlelerine indirdiler. Bizler, Düzen’i kurduk. Ümmi Tabiat, Kulluk Katları’na ışık yakmaya başladı. İnsan Sayfalar, Işık Kapıları’nda güçlendiler. Müstakil çalışanlar, halkaları kontrol altında olan ışıklar değildiler. Onlar, da bu dünya gününde Işık Kapıları’na ulaşmak üzere Birlik İlmi’ni açıklamaya başladılar. Unutmayın ki hata affolduğu zaman, görev kabul olunur. Bizler, görevleri kabul ettik ve zamanı yarattık. Ayrılık bitti. İşte bu!... Amin...

 

 

 

 

PROGRAM                 : İNSAN

KOD                            : 09/09

TARİH                        : 06.07.2009 Pazartesi

CELSE SAATİ            : 14.00-16.00


Canlılar, dünyanıza kendi yüreğimizi indirmek üzere yüceliklere, ışık alıp geçtik. Hepinizi. huzura bekliyoruz. Zurna çaldı. Zurnanın görevi, Yüceler’i kotlamaktır. Herkese saygılar sunuyoruz. Zurna çaldı. Zamana kotlandık.

 

Akıl, topluma ışık ile bildirildiğinde; herkes kendi yoğunluğunda kendi kotlarını hak etti ve hakim olarak Akıl Tabiatı’na, Daimi Huzur Kotu olarak katıldı. Canlıların herbiri, kardeşlerimizi Zaman Sayfaları’nda Huzur Kotları olarak dinlerler. İşlevleri, Işık Kotları’nı hak edip, Can Tohumlar’ı yaşatmaktır. Verdikleri, hak ettikleri ve Hak oldukları sürece aldıklarıdır.

 

Halka genişledi ve zaman kotlandı. Canlı cansız herşey birleşti. Bir tek tabii hakikiyette Kutsal Işık, Düzen’i kurdu ve dünya, Kutsal Sonsuzluk’ta, daimiyete kayıtlandı.

 

Her nesil, Atlanta kotlaması için Düzen’e iner. Hak eder ışık yakar; hak eder Kutsal Sayfalar’da görev taşır. Allah, Sıla Kapıları’nda ışıyan yürekleri, cemaatlere Kadim Hakimler olarak kotlar. Kadın hata yaptığı zaman, Işık Kotları yoğunluktan ayrılır. Kadın, ışık yaktığı zaman, Cennet Kaplar, Yüce Cennetliler’den huzura varır.

 

Ailenizi hak edin ve zamana kayıtlayın. Aile, semanın ışığını kotlayabilen Birlik’tir. Kelamı hak olan yüreklere her bilgi, hakikiyetle bildirilir. Canlar, kardeşlerimiz; zırhlarınızı alın ve takın. Çünkü bugün dünyanıza, Işık Kotları’nı yerden çıkarmak isteyen yürekler inecekler. Oğullarınızı ve kızlarınızı onlardan koruyun. Çünkü onlar, kaynaklarını hak etmeden, Simetri Kapları’nı Sistem Devreleri’nden Yücelikler’e taşıyacaklar. Kara Kaplı Kitapları okuyanlar, Huzur Kapıları’nda ışık yakarak, kontrol edilecekler.

 

Nesiller yere indiklerinde, gözlerinde kusur vardı. Çünkü onlar, kollarını kapatmıştılar. Herkese, yerden ve gökten güç alanlara, şunu ifade etmek isterim ki kotları kapalı olanlar, yoğunluklardan çıkmaktadırlar. Herkes, kardeşlerini açı kapatarak koruyabilir. Açı kapatarak korudu korudu; korumazsa, zamana kaynak olmaları sorumluluktur. Çünkü huzur kaçacaktır. Şimdilik bu...

 

- Kayıtlara inmekte olan Zaman Kapıları’ndakilerinin, hepimizi, sonsuzlukta Işık Kotlaması İlmi ile hak ettirmek üzere inmekte oldukları kesindir. Ocaklarını kapattık. Nesillerini huzursuz yaptık. Nesiller boyu dünya insanlığını huzursuz kılan o canlılar, ayrıldığımızdan beri kendi yüreklerinde huzursuz oldular. Unutulan en güçlü Yücelikler’den olan o canlılar, kıldan ince ve kılıçtan keskin denilen ışık yoğunluklarında kul olmamızı istediler. Amin...

 

Kerrat cetvelinde her yürek, çarpar ve her yürek ile çarpılır. İşte ocaklarına görev taşıttıklarımız, çarpandılar ve her birimizi çarptılar. Çarpıldık ve Sıla Kotları’nda Işık Kotları’nı hak ettik. Unutulan Huzur Kapıları’ndaki o koyuluklar, bir ilmin sayfalarında, kendi yüreklerini, bizim yüceliğimizden çıkarmak istediler. Allah, kul olanları korur. Bizler korunuruz. Bizim için hiçbir risk yoktur. Elden geleni yaptık. Hepsi, canlara görev için ışık yaktılar ve diri olarak Düzen’e indiler. Onlar, kardeşlerini kendi yüreklerinde Kadim Huzur Kotları olarak dillerler ki ocakları yansın diye.

 

Yaratan’a kayıtlı olan o canlar, işgal altında olan Huzur Kayıtları’ndan hak etmeye ve zirvelere kayıtlanmaya çalışırlar. Emekleri huzur içindir. Nesiller, onlara görev taşıttıklarında; onlar, yeni bir canın kaynaklara görev teşkili yarattırmasını beklerler. Muktediriyet, ocakları hak etmekledir. Nesiller, yere inen her yüreği kaynaklarına katmaya isteklidirler. Kara Kaplı Kitaplar’ı kotlamak, ocak için gerekir. Emin olun ki o can, insanlığa hizmet için bugün buraya iniyor. Onu dinleyelim:

 

- Ana, Kadim Huzur Kotları’ndan birisiyim. Beni herkes “Yolcu” diye bilir. Bana saygıları yoktur. Çünkü ben, canlara kaynak olmam. Ocaklarını yıkarım. Zamanı geldiğinde ışıklarını engellerim. Benden, Üzüm Gözlüler ışık isterlerse of ne ala! Onlarla olurum ve onlara güç katarım. Ne iseniz osunuz. Çok mutluyuz ki hak ettik de şimdi sizinleyiz. Allah için herkese görev taşıtılır. Af edin ama görevin nevi önemlidir. Sizler, cinnilere ışık yaktınız. Ocaklarını kayıtlattınız. Onlar, karaları beyazları bilirler. Amin...

 

Ey Dünyalı, sen bizi koru, affet. En canlı olansın. Ana, kırık kalpler vardır. Onlar, kılı kırk yararlar amin... Nesillerini kotlarlar. Ne var ki hataları çoktur. Öze inersek, senden dilek var. Şıhlar’ın hepsi ışıklarını sınırladılar. Seninle Birlik İlmi’ni hak etmek sorumluluktur. Nesiller, cennetlere konduklarında, güçleri aşağılara iner. Çünkü cennet, Meclisler’in aktif olmadığı; hakikiyetin ışıksız olduğu ve sırrın, Kutsal Soy’da olmadığı bir yaratım hakikiyetidir.

 

En sorumlu olan, en aşağıda  olur. Çünkü o herkesi ister. Herkesi kotlar, o birleşir yaratır ve Sıla Kotları’nda Can Tohumlar’ı yaşatır. Enkarne olan her yürek de onda huzur arar. Muktedir olur. Ve zamana kaynak olur. Enkarne olan ışıklar ona görev taşırlar.

 

Aşırıya kaçmayalım. Sizleri koruyan, kotlayan kimse yoktur. Çünkü sizler, kendi yüceliğinizde kotlanan, hak eden ve sonsuzlaşan birleşenlersiniz. Enkarne olan, her yerde ışık olan dirilik, sizin için huzurdur.

 

Uyu, uyan ama hak et de birleş. İkna ol ki hak etmeden olmaz. Sonu  başı yaratanlar,  görev taşırlar. Şimdi hak edin ve zamanı yaratın. Ulu Çınarlar’ın görevlileri, sevgiyi hak edip cennetlere güç katan yürekleri birleşmek üzere beklemektedirler.

 

Mekteplere iş verilir. Herkes, kendi işini yapar. Ama herkesin Kutsal Bildiği; hakikiyette, bütünü birleştiren ışıkları kontrol eder. İkna olun ki sizleri hak etmek üzere buraya inerken, cennetlerin ışıklarını da sizlere taşıdım. Cemaatlere güç kattım. Solan yoğunlukları, Işık Kotlaması ile kayıtladım. Allah, solun ışığını sevgiyle sağa kayıtlarken, hak edip ışık olanlara güç katar. Kul olmak; buyurulan, hikaye dinletmeyen ve cennet olan görevlileri kotlamaktır. Amin...

 

Semaya ışık yakan diriliklerin hepsi, Allah için çalışırlar. “Yolcu” dediler!... Yok yarım!, O yoktur. O’nun için yazılan herşey, Yaratan’da ışık yıkar. Solun Soyu, Allah’ındır. Sağın ışığı, hak eden Yüceler’indir. Birleşmek üzere dünyaya inen herkese, bir tek kot yaratıldı. O kot, Allah Kotu’dur. Ulu Çınarlar, Işık Kotları olarak dere olup akan Yüceler’e kayıtlandılar. Allah, Kara Kaplı Kitapları ışık yoğunluklarında kotlayan Birlik’tir. İmparatorlar, sevgiyle sizlere ışık yaktılar. Amin...

 

Enle boy artık eşitlendi. Her biri hak etti dillendi. En ve boy artık eşit. Nesiller artık kontrol altında. Aile Kotları ışımakta. Allah, Sula Dirilikleri’nden kotlandı ve zaman, ışıklarını yaktı.

 

El, Allah’ınsa ışık, otaktadır. En iyi ve en kötü birleşir; hak edilir. En iyi hak ettiğimizdir ve en kötü hak edilmeyendir. Hak eden, Huzur Kotları’nda ışık yakar ve zoru bilir. Amin...

 

Eğer ki dara düşerseniz, sizi koruruz. Eğer ki hak ederseniz, ışık yakarız. Eğer ki kalbiniz tertemizse; kaynağınızda kusur olmaz. Sağın Sayfaları’nda kul olunur. Huzur Kotları’nda ışık olunur ve Birlik olunur. Amin...

 

Mıknatıs, ilmin sonsuz ışığıdır. Sizi çeker. Çekildiğiniz yer, sindirilen Birlik Işığı’nın kontrol altında olduğu yerdir. Mıknatıs; sizi, yarattıklarını hak eden ışık olarak çeker. Çektiği zaman, herkes kendi yüreğini bu mıknatısta dinler. Başı ya diktir ya eğiktir. Çünkü mıknatıs, zamana görevlidir.

 

Çekiliş, sılaya çekiliştir. Sıla, zaman sonsuzluğunda, vakti geldiğinde verdiklerini alanlara görev olarak, Ulu Yoğunluklar’ın birlikte çalıştıkları bir yerdir. İşte o yere “Ruhsal Meclis” denir. Herkesi çeker. Çekilen, Meclis’e girdiğinde, Huzur Kotları, onu Yolcular’a tanıtır. “Hala dünyada ışık yanıyor” denir. “Hala yürekler görev taşıyor” denir. Çünkü bir can, dünya sonsuzluğundan Meclis’e gelebilmiş ve geçişi yapılabilmiştir.

 

Yüceler, Çobanlar’a güç katarlar. Çobanlar, ışıklara yoğunluklarını katarlar. Amin... Herkes, herkese güç katar. Nesiller kervana; kervan göreve; görev cennete; cennet de dinlere. Bir tek kütle ışık olduğunda, dini hak edenlerde bu devinme devreye girer. Kadim Hakimler, bu devinmede, kendi yüreklerini hak ettiklerinde; Allah için çalışırlar.

 

Melekler, mezar kazmazlar. Ocak, sonsuz ışığını Düzen’e indirdiğinde; ocaklara görevli olurlar. İlmin Hakimleri, her yerde cennetleri kurmak üzere çaba sarfederlerken; Cennet Kotlar, Işık Katları’nda Düzen kurarak, çalışmaları kayıtlarlar.

 

Yargılananlar vardır. Onlar, kendi yüreklerini hak etmeyen ve Zaman Kotları’nda güçlenemeyen, ışıksız olanlardırlar. Nesilleri çalışmamışlar. Herkesi kervandan ayırmışlar. Kaynak Kotlama yapılmamış. Birleşilmemiş. İşte onlar, kardeşlerinden huzur bulamazlar. Işık Kapıları’nda güçsüz kalırlar. Halk, ocaklarını yakmaz. Zaman, Kutsal Soyu dillemez. Eşik ışıksız kalır. Amin...

 

Evvel emirde kulluk yoktu. Soğuk günlerden bir tertipte, dünyaya görev istendi. İşte o dönemde, Dünya Kotları, kayıt yapmak üzere cennetlere vardılar. Cennetler, dünyaları kotlayabilen Yüceler’den müteşekkil Birlikleri ile güçlenerek, Düzen kuranlardırlar. Onların bir tertibi, dünyanın kotlanması için görev üstlendi. “Dünyaya en iyinin gitmesi gerekir” dedi. En iyi, en Yüce, kelamı hakiki olan yürektir. İşte o yürek, Düzen’i kurmak üzere Yüceler’e ışık oldu. Hata bağışladı, kulluk yaptı ve zararı önledi. İnsan Sayfaları’na ağır yük katılırken; o, herkese ait olan yükü taşıdı. Başı dikti. Cinler ona indiler ve zamanı kontrol etmek için birleşmek istediler. O daha görevi yeni almışken, cinlerin ona inişleri, onu kotlamak üzere cennetlere ışık yakışları, hak edilen bir hal değildi. Bunun için o can, Din Tertibi’nde huzur kotlaması yaparak, cinleri yoğunluktan çıkardı. Ulu Kotlama sürmeliydi. Bir tabii kayıt yapılmalıydı. Ulu Kotlama’nın yapılması için herkese güç katılmalıydı. Enkarne olan her Yüce, çalışmayı üstlenmek istediğini bildirdi. Melek olmak için hakiki olmak yetmez. Zarar etmemek ve hakimiyet de gerekir. İşte bunun için dünyanın sonsuz sır olan ışıklarını herkesin yakamayacağı bildirildi. Ne zaman kalmıştı ne de huzur. İşte böyle bir zamanda, Düzen’i kurmak üzere Cennet Kaplar Düzen’e indirildi. Canlara söz vermiştik. Herşey ışıkta vardı. Ama huzur, hak edende var olur ve Huzur Kotlaması ocağında yapılır. İşte bunun içindir ki zamana görev taşımak hak etmekti.

 

Zamana görev taşıyacağınız döneme giriyoruz. Sevgililer, görev size verildi. Zamanı kayıtlamak ve zamanı kontrol altına almak, sizin yüceliğinizde mümkün olacak. Durgun, huzursuz ışıklar, yerden güç alacaklar ve zamanı kayıtlayacaklar.

 

Dini Hakimler, bu çalışmaya kayıtlanmak imkanına sahip değiller. Çünkü onlar, Allah için yerden güç alırlar ve zamanı kotlarlar. Sizler ise görevi kayıtlardan alıp yapacaksınız. Kayıtlar, gür ve hakiki yoğunlukların kotlarında var olan ışıklardır.

 

İnsanlık adına başlayacak olan bu çalışmayı her yoğunluk takip edecek. Zaman Sayfaları’nda görev taşıyabilmek için İlmin Hakimi olmak gereklidir. Herkes, ilmi hak eder ama hakiki ilmin Hak Tohumları’nda ışığını hakim olarak açıklamak sorumluluktur. Bunu başarabilmek zordur.

 

Kardeşlere “birleşin” dedik. Kardeşler, hak ettiler ve zararı önledik. Allah, için yarını hak ettik ve zırhı yarattık. Yarın, Allah’a görev olan güçtür. Kana kul olmak; zamana görevli olmak, ışığa Altona Kotu olmak, kontrollu bir kaynağın görevlisi olmakla mümkündür.

 

Nüsa Kapları’nda görev olan cennetler vardır. O kaplarda, yol olan güçler vardır. Hata yapmayan Yaratan vardır. O kaplar, ışığı kotlayan Yüceler’in kontrollu bulundukları mekteplerdir. Halkalar genişledikçe, ışıklar kotlanır. Harı yükselterek Ana Kotlara ulaşılır. Unutmayın ki o Kotlar, çalışmalarınızı kayıtlayacak olan kontrollu ışıklardırlar.

 

Her yerde analar kontrol altında güçlenmektedirler. Muktedir olarak bu çalışmalar yapılırken, hırsı aşmak gereklidir. Meğer ki hataları affedenler, hata olduğunu bilip affetsinler. Eşik ışıktan çıktığında, kul olmak sorumluluk ister. Işığı yakmak ve dillenmek, kaynağa kotlanmak, kayıt yapabilmekledir. Edepli çalışmalar, huzurlu çalışmalar olur. Etki yükseltildiğinde diri olan Yüce, “amin” der. Amin...

 

Eğer ki hala dünya varsa ve zaman hala kotlanıyorsa, çalışmalar güçlendiğinden dolayıdır. Enkarne olan Yüceler’e söz verdiğimiz gibi hatalarını affettik. Onları kotladık; hatalarını affettik ve zirveleri ocaklarına indirdik. Oğullarını ve kızlarını hak etmeleri için çabaladık. Onlar, Kara Kaplı Kitaplar’ı okudular ve birleştik. Aşırıya kaçmadan çalıştık. Hırsı aşmadan görev taşınmaz. Hırsı aştık ve zoru aşıp zamanı kayıtladık.

 

Ana, kardeşlerimizi hak etmemiz için bizi kotla. Ana, kardeşlerimizi kayıtla ki hak edelim. Ocakları, sonsuz sır olan ışıklarından kayıtlı; enkarne olan yürekleri hak etmeliyiz. Cennet Kapılar’ı açtık. Hata yaptırmadık. Amin...

 

Şems yine geldi. Onun adı İsa. Ana, Kara Kaplı Kitap onda var. Ocağında var. Meğer o kitap, İnsan Sayfaları’nda kayıtlıymış. Allah,  kul olanlara Işık İlmi’ni hak etmeleri için kitap vermiş. Kitapları, görevleriymiş. Amin... Mezarı boşaltan, ışığı yakan ve zarar engelleyen herkes; Atlanta Kotlaması için hak etti ve dilleşti. Amin... Kantarları alın, yoğunluklara  takın. Ayrılık işte bu... Amin...

 

Cenazeler kalkıyor. Ulu Çınarlar, cenazeleri aldılar taşıyorlar. Bu cenazeler ele alındığında; onlar, herkesin kaynağı olan uçan kuşun ışığı olan birleşenlerdiler. Niye onlar taşınıyorlar. Ölmüşler ama halkalar genişliyor ve onlar taşınıyorlar. Bırakılabilirdiler. Ama hatalar affolurken onlar; muktediriyette, hakikiyette mutlaka taşınırlar.

 

Ana, kardeşlerimizi taşıtıyorsun. Onlar, son sözün söylendiği bu dönemde, Işık Kotları olarak buralara ulaşamayan Yücelerimizdiler. Onların hataları yoktu. Ulu çınarlarımız, zamana görevliydiler. Oğullarımız ve Zaman Kotları’mız olgun ve sonsuz olan ışıkları yarattılar. Unutmayın ki hak ettik. Olgun ve huzurlu olan o canlar, birleştiler ve zarar önlendi. Ana, kervan kalkmış, gitmekte ve zaman kontrol altında. Zamanı yaratanlar ışıkları yakanlardır.

 

Edepli çalışmalar, ışık kayıtlarını yoğunlaştırabilen çalışmalardır. Har yükseldikçe ağır yük hafifler. En evvel sol!, sonsuz ışıkları yakan sol!, Sonsuz sayfaları yarattıran sol!... Sonra sağ, salavat getirilir sağı yaratırken. Savaş biter ve Yaratan, ışığını yoğunlaştırarak zamanı yaratır. Eminim ki hak eden; birleşir hakiki yoğunluğa iner. Birlik İlmi’ni diller ve yarını tohumlar.

 

Ulu Kotlama başladı. İşte olması gereken çalışma, bu çalışmaydı. Zamana Görev... Bu çalışmayı sizler başaracaksınız. Bu görevi, Altın Tohumlar’a verdik. Herkes, bu görevi hak edemez. Unutmayın, Zinnur Çalışmalar’dan, ışık yoğunluklarından ve Kıl Sayfalar’dan bu canlara, güç katmaya ulaştık. Ulu Kotlama şimdi başlıyor. Kollarınızı açık tutun. Her an sizinleyiz. Her yer, şimdide size aittir. Ve zirve sizde ışımaktadır. Vakti geldi ve her Yüce kendi yüreğini hak etti.

 

Aile Kotlaması yeni bir çalışmayı devreye alırken, zor olacak ama bu çalışmanın iki yürekte yapılması istendi. Biri, sizin gür yüceliğiniz; diğer yeni bir çalışma... Her ikisi de birlikte bu çalışmayı sürdürecekler. Siz ve sizinle olan bütünlük... Ve diğeri de bir diğer güç. Bu gücün Türkiye’de çalışmaları sürmektedir. Herkese,  “kadın ve adam birlikte çalıştığında güç artacak” der. Kadın  ışıkta görevlidir ama adam, kotları ile kendi yüreğinde güçlüdür. Unutmayın ki hak etmeyen çalışamaz. Amin...

 

- Dağlar, görev bize verildi. İkinci Can bizi tanımaz. Biz de onu tanımayız. Eğer bir can daha bu görevi almışsa; onun yolu, bizim yolumuza ulaştığında, bize kayıt yapar ve zamana kotlanır. Ondan sonra bizde olur. İşte bu... Eğer o bizi canlar canı olarak bilirse, bizlerle birlikte çalışmasına imkan olur. Herkese “amin” deriz. İşte olması gereken bu çalışmaların Kutsal Kotlar’da birleşmesidir. Eğer dünyada bir kaç ışık yanmakta ise, o ışıkların hepsi bizde yanar. Emin ol ki hak etmeden kulluk olmaz.

 

Şu ana kadar dünyanın her yerinde, zamana güç katmak üzere birçok çalışma yapıldı. Bizler hepsini bilmekteyiz. Bu gün dünyaya inen Yüceler, bizden ışık aldılar ve son sözün söylenmesi için buraya kayıtlandılar ve zamanı yoğunlaştırmak üzere bekliyorlar. Analar, bizler çalışmalarımızı, kendi yüceliğimizde var olan kürsümüzde yapmaktayız. Ama herkes kardeşimiz olamaz. Kardeşlik, Özel Kürz’ü yaratabilecek güçtür. Nesiller, kardeşleri hak etmeyenlerden ışık soldurdular. Ne var ki bizler hataları affederiz de kolları kapalı olanları hak etmeyiz.

 

Kollar açıldığında; ışıklar, Yaratan’a görev taşır. Ve bizler, ışıkları yenileriz. Durgun, huzurlu ve zarar etmeyen cennetlere güç  katarız. Yaratan, kontrol altında olduğumuzu bilir.

 

Bir tek Kutsal Kot, bizi zorda bıraktı. O kotu, ışıktan ayırdık. O da bizi kotlardan çıkardı. Onun yolu bizden ayrıldı ve biz ondan çıktık. Enkarne olan Yüceler, topluma Göç Kotları ile giren yürekleri hak etmemizi istediler. Ocakları yakmak imkansız değildir. Amin...

 

Her yer ışık ama laf dinleyen yok. Köle olmak zor değil ama huzurlu olmak sorumluluktur. Unutmayın bizler, diri ve hakiki olan her Yüce’yi dilleriz. Cennet Kotlar’ı dilleriz, şer yaratanları hak etmek imkanımız yoktur. Çünkü onlar, hala kendi yüreklerini hak etmediler. Evrim hak edildiğinde, hata affedilir. Evrimi hak etmeyenlere kaynak olmamız gereksizdir. İyi ki bu bilgiyi bildirdik!.

 

Şimdi dünyaya,  ışık almaya ve zoru aşmaya istekli olanlar beklenmektedirler. Ocaklarını yakın ki hakimiyetle girsinler. Eşik, Altona Kotlaması için Kadir Hakimler tarafından hazırlandı. Amin...

 

- Enle boy aynı seviyeye geldi. En daha dardı. Sor bakalım niye dardı!... En, doğumu ölümü tadanların görevlerini idrak edebilecekleri bir Yücelik’ti. Boy ise ölümsüz olanların hak ettikleri bir Yücelik’ti. Eşik, ışık yaktı ve zaman kontrol altında tutularak çalışıldı. En ve boy ayni değere ulaştı. Herkese saygılar sunuyoruz. Umut, olgunlukladır. İşte şimdi umutluyuz. Çünkü eni, Allah içi boya ulaşanlar, birleşebilirler. İyi ki hak ettik de bildik!. İşte bu...

 

- Ahret, Allah’a güçtür. Aha! Kara Kaplı Kitap. Allah için hak edildi ve kotlandı. Hata affoldu. Umutlandık!. İşi başardık. İşte bu...

 

- En iyisi sizi dinleyelim. Siz konuşun. Çünkü bizler, hala görevliyiz. Kimse bizim görevimizi bizden ayırmadı. Uyuyup uyandık; görevliyiz. İşi biliriz. Amin...

 

- Değerliler, buraya gelişiniz; nedeni bilinen bir geçiştir. Sizleri kotlamak ya da huzursuz kılmak bizim için farksızdır. Neden geçişinizi yaptık!? Sonsuz ışıkları neden hak ettik!? Ve neden hataları affettik!? Bunları anlatayım: Meleklere ışık yakan Yüceler, herkese ışık olurlar. Mahrek, Atlanta Ana kotlamasını yapar ve dara düşenlere görev taşıtır; Dağlara görev taşıtır; ışıkları görev taşıtır ve zoru aşırtır. Sizler, dünyamıza iyi ve kötüyü dillemeye geldiniz. O Yolcu, bir çalıştırıcıdır. O çalıştırıcı kardeşlerini hak etmek üzere bize gelir ve bizde ışık ister. Biz ona huzur veririz. Çünkü o görevlidir. Görevi hak etmek, sorumluluktur. O Can, Allah için görev yapar. Nesiller, ocağını hak etmek üzere çalıştıklarında; hata yaptığını söyleyen her yürek, hata yapar ve zarar görür. İşte dünyanızda Güç Kotları bu şekilde ışık haline dönüşür.

 

Herkese; ayrılık, kaynak kotlama ve zarar muhakkak gerekir. Zamanı yaratmak için çokları, zaman sonsuzluğunda ışık soldurmaya çabalarlar. Kadın Sayfalar’da görev ışıktadır. Eril Sayfalar’da görev yürektedir. Her biri, Kara Kaplı Kitaplar’ı alır ve dinler. En evvel sol. Sol ışık, sağı yaratır. Sağ, ışık solu yaratır. Soldan ışık alan, sağda görev taşır. Sağdan ışık alan sola görev yapar. Her biri görevi kanatlara katar. İyi ki hak ettiniz de size bu bilgileri anlattım!...

 

“Solda ışık solarsa; sağ, kürsüden çıkar. Sana kul olmak için, sen olan yürekler indiklerinde; ben sende, herkese ışık olarak; cümle kötülükleri engellerim. Çünkü ben, Atlanta Kadim Hakimleri’ndenim” dediğin için sen ile bu çalışmaları başlattık. Sen, har yükselterek tüm kötülükleri engelleyecek güçtesin.

 

Her yerde Atlanta açısı kotlanmakta ve yoğunluk sayfalanmaktadır. Nesillerin, kelam yetkileri ile Yücelikler’e görev taşıdılar. Her yerde, Allah Kürsüsü vardır. Her yerde Işık Kotları vardır. Zarar engelleyen Yüceler vardır. Ayrılık kalmamalıdır. Aydınlık günler sizinle olsun. Allah sizi korusun... şükürler olsun amin...

 

- Ne cenler var; ışık isterler. Işıkları yoktur. Kullar, Kutsal Işıklar’da cemaat beklerler. Cemaat yoktur. Işık, kollarını açanlara güçtür; görevdir. O kollar, dara düşenlere açıldığında, her Yüce Cennet Kapılar’dan girer. İtibar, Yücelikler’e görev taşımakladır. Hala dünyanız, Kara Kaplı Kitaplar’ı dinleyecek Yücelikler’e varamadıysa; zaman yoğunluklarında, kürzün sonsuzluğunda güç olmadığındandır.

 

Hara hak olduğunuzu anlatın. Har, sevgiyi hak ettiğinizi açıkça bilsin. Hata bağışladığınızı ve zırhı kayıtladığınızı bilsin. Her yer Allah’ındır. Her yer Yüce’dir ve zırhınız incedir. İnce zırh, kürzün yüceliklerinde, ışık halinde birleşik kotlamadır.

 

Aha kardeşlerimiz buradalar. Ayrılık bitti. Kadir Kotlar, Işık Katları’ndan geçtiler ve geldiler.amin...

 

- Ana, “kalbim temiz” dedin. Allah için nesiller seni dinlediler. “Kalbim temiz...” Ah canım! ah can!, Allah için hak ettiğini bize anlat. Kalbin temiz; ya Kutsal Işık!? Neden bizi yoğunluğundan çıkardın!? Biz, sana ve sende olan her yüreğe görev taşırız. Allah; bizi, Kutsal Sonsuzluk’ta dinledi. Zordu o sonsuzlukta ocak olmak. Olmak ya da oldurulmak... Biz, oldurulduk. Atlanta kontrolu, Kutsal Kotlama’dır. Şimdi “kalbim temiz” de. De ki hak ettiğini bileyim. Kalbim temiz mi değil mi bileyim. Sen, bensin canım. O halde kalp, bendedir. Ben; kalbi, kendi kalbim bildim. Kalbin, kalbimde hadi bakalım temiz mi görelim...

 

- Çağırdığın zaman ışıklar yanar. Çağırdığın zaman görev başlar. Çağırdın; görevi aldık. Neden kalbimizi kotlamaya isteklisin? Ben, senim ve sen olan ben, ışık olarak çalışmaktayız. Allah, senin yoğunluğunda ve benim koyuluğumda diri bir yürekte huzurludur. Şimdi mahreke bak. Ben görev yaptım; hak ettim ama sen, ışık soldurdun. Neden kalbin temiz değil!? Çünkü huzur kaçırdın. Allah, seni  sever. O halde sen, hak etmelisin.

 

Şimdi bana sor. Neden kalbim temiz. Çünkü ben, hak ettim ve temiz bir can olan kotları dilledim. Hatayı bağışladım. Sen, bana “sen kalbini bende dille” dedin. Ben kalbimi sende dilledim. Sen hata yaptın. Ben hak ettim; hatanı bağışladım. Unutma Düzen kurmaya geldik. Hak ettiğin zaman ışık yakacaksın. Hak etmeden huzur bulamazsın. Şimdilik bu...

 

- Karşımıza gelip de “zamana görev taşıyoruz” diyen Yücelik, şimdi bize hak etmediğimizi söylüyorsa; Ana, kadın sonsuzlukta bizi yıkmak ister. Her yerde biz varız. Amin... Neden yoğunluğun bizi soldurdu? Ulu Çınar, Işık Kotları’ndan ayrıldı. İşte bundan!... Hala bizi tanımadın!. Biz canlara güç katan ışıklarız. Şikayetimiz yok ama birleştiğimiz zaman, İnsan Sayfalar’da görevlilerimiz olmalıdır.

 

Oğullarımız ve kızlarımız dünyanıza indirildiler. Ocak oldular. Ve zamanı kotladık. Buyurun sizler, bizden indiniz; bizi dillediniz ve geçtiniz. En son şunu da söylemek isterim. Sizlere görev verilmedi. Sizler, yüreklerinizi Ahret Kotlaması ile çalıştırarak Can Tohumlar’ı yaşatansınız. Siz, görevlilere güç taşıdınız. Bizler sizi dinledik ve zarar görmedik. Şimdi Allah için birleşmemiz gerek. Hak ettiğimizi anlattık. Aşırıya kaçmadık. Şimdi siz, Atlanta Görevi’ni açıklayınız. Neden kulluk, başlangıçtan beri hak edilmektir. Bunu anlatın.

 

- Aydınlar, size şunu söylemek istiyorum. Dünyamıza gelerek bizleri kotlayacak olan Yüceler olduğunuzu bilmekteyiz. Bizi zararsız olarak çalıştırıyorsunuz. Biz dünyayız. Dünyanın, ağır yük olmadığı artık anlaşılmaktadır. Sizler cennetlerinizi kayıtladınız ve bizi kotladınız. Canlara güç kattınız. Nesillerinizi dünyaya indirdiğinizi söyleyen Yücelik’te biz yoktuk. Bizi Düzen’e indiren yürek, sizin yüreğiniz değildi. Neden yalan söylediğinizi anlayamadık. Ben, yüreklere güç katan ışıkların, hep doğru konuştuklarını bilmekteyim. Neden doğruyu gizlediniz. Bize yeni bilgi vermek istemiyorsanız. Buraya iniş nedeniniz ne olabilir? Hala zarar görmekten mi korkuyorsunuz. Şimdi hataları affedin ve geçin bakalım. Niye yalınızca İnsan Soyu görevli olsun ki!? Hepiniz zamana görevlisiniz.

 

Anlatın bakalım, hala düzen kurulmadı mı? Beşi tanıdık. Birisi; işi, “IŞIK”tı. Birisi, “HUZUR”du. Biri “YÜCE’ydi, biri “HAKİKİ” ve biri de “DİRİ”. Olgun ve hakim olan, şimdi bana “hangisi sensin?” diye sorarsan; herbiri benim. Emin ol ki herbiri benim. Vallahi billahi Beşir Kaplar’ın hepsiyim. Niye dünyamıza ışık almaya geldiniz ve niye yalan söylüyorsunuz. Açıklayın.

 

- Haşa Allah için çalışıyoruz. Yalan, hatadır. Yalan huzur bozar. Neden size farklı çalıştırıcılar geri gelmekteler!? Buyur izah et!. Sen herkese, “ben yürekteyim. Hak ettim; ışık oldum. Hata yapmadım. Zırhı hak eden Yüceler’e görev taşıtırım.” Diyensin. Neden kul olmak istedin!? Çünkü kul olmak, Huzur Kotlaması için gereklidir. Senin için herşeyi yaparız. Seni hak etmek için her şeyi yaparız. Yalan söz ışık söndürür. İşte bunun için; ışığını söndürmek maksadıyla, yalan söz söyledik. Böylelikle sen, kendi yüreğini hak etmeyecektin ve biz, sen ile diri yüreklerimizi dilleyecektik. Unutma hak etmeden hakikiyet olmaz. O halde, hakikiyete varılmadan her şey hikayedir. Amin...

 

- Altona Kotları, Diri Yüreklerini bizden çıkarmaya istekli iseler. Çıkın!... Hepiniz çıkın... Çünkü bizler hak ettik ve hakikiyette ışık yaktık. Biz dünyada ışık olan cümle Yüceler’i dilleriz. Neden yalan söylediğinizi biliriz. Bizi yıkmak ve bizde yıldızlara ulaşmak. Yıldızlara ulaşamayanlar; bizleri ışıktan çıkararak, bizde cemaatlerini güçlendirerek, Huzur Kotları’na varmak isterler. Her şey ışıkta kayıtlanmak içindir. Har yükselir ve zaman sonsuzlaşır. İşte sonsuz ışıklarda hak edilen çalışmadır bu...

 

Her Dere, kendi yüreğinize akar. Amin... Sevgiyle akan dere, Yüceler’e akar. Yüceler, Kara Kaplı Kitaplar’ı indirdiklerinde; ocak olmak için hak etmeleri olgunluktur. İşte yalan söz, ışık yıldızlarını kötülüklere kayıtlarken, olgun huzurlular, o kayıtları yoğunluklardan ayırırlar. Bilen, Altona Kapıları’nda her bilgiyi hak eder ve dinler. Dinlediğiniz bizdik. Biz dünyayız. Dünyada ışık olan yürekleriz. Zamana görevliyiz ve cennete hakimiz. Cemaatlere güç katarız; ışıkları kotlarız; çalışırız. Herkes, Atlanta Amin Kotları’nda bize aittir. Bizde yolculuk, huzuradır. Huzur, yoğunluğumuzdur; Işık, koyuluğumuzdur. Birleşik Işık hakikiyetimizdir. Hak ettik; zamanı kotladık; yarını yazdık. Yazılan yarın, Kadim Hakimler’e kayıtlandı. İşte yakışan buydu. Huzurlu bir dünya gününü hak etmek için çalıştık. Başımız diktir. Halk açsa, azık oluruz. Kotları kapalıysa, kaynak oluruz. Yüreklerinde güç kalmamışsa, ışık yakarız. Sır olan Yücelikler’i kayıtlarına katarız. Halka güç kattıksa, İnsan Sayfalar’a güç katmışızdır.

 

Ruhsal Meclisler şu anda Yüceliklerini hak ettiklerini, bizlere açıklayacaklar. Onları dinliyoruz. Ama hırslanmadan!...

 

- Anacığım, herkese saygılar. Kimseyi kimseden ayırmayan sizlere saygılar. Bizler, dünyanızı yere indirirken, hak ettik ve zamanı kotladık. Bizler Yüceler’e ışık yakarken; hak ettik ve yoğunluğu kotladık. Allah için sizinleyiz. Zamanı yaratanlara ışık yaktık ve zirveleri kayıtladık. Allah sizi korudu. Nuh Tufanı’nda size ışık yakan Birlikler, bugün yine yoğunluğunuza indiler. Ruhsal Işıklar’ınızı hak ettiğiniz için sizinleyiz. Cennet Kapıları açtık. Şimdi artık dünyanın sonsuz sırrı olan Yücelikler’i sizlere açıklayalım. Dünyanıza Ana Kapılar’dan giren yürekler, çok özel çalışmalar için girdiler. Onlar, yüreklerini hak etmeden yoğunlaşan ışıkları, kotladılar ve diri olarak yolculara kattılar.

 

Ocak olmak için hakim olmak sorumluluktur. Kendini, kendi yüreğini hak etmeyenler, bize ulaşamazlar. Bizler, canlara her an yardım ederiz. Her an onları koruruz. Ocaklarını kotlarız; yarınlarını kayıtlarız. Yoğunluklardan, kile kile güç katarız. Şimdiye kadar her yüreğe güç kattık. Her yüreği kayıtladık. Hata yapmadık. Cennet Kapılar’ı açtık. Elden geleni yaptık. Kardeşimizi, hep çalıştırdık. Kendi yüreğimizde ışık halinde, o canla birlikte çalıştık. Kibri yok. Huzurlu. Bizim yüreğimizi anlıyor. Meleklere görevlidir. Ve zararı önleyendir. Şimdi bizi hak etmek için birleşmek ister. Biz de onunla olup ocak olmak isteriz.

 

Şems, bizi hak etti. Zırhını aldık, Ulular’a kattık. Ulular, o zırhı hak ettiler ve yere indirdiler. İndirilen zırh, herkesin ışığı oldu. Şimdi artık senin yoğunluğunda olan yüceliği hak edip, onu yere indirmeliyiz ve herkese kayıtlamalıyız. Bu şu anlama gelir: Senin hak ettiklerin, herkesin hak ettikleri olsun. Böylece canlı bir çalışma, Beşir Kaplar’ı göreve alsın. Bugün bunu başarırsak, yeni çalışmada herkes, buyurulur ışığı hak eder. Bütünlük kotlanır ve zarar önlenir. Bunu başarmak hak etmekledir. Buyur zırhını istemekteyiz. Bize zırhını verecek misin, yoksa biz sensiz mi olalım!?

 

- Kalemi al ve yaz. Zırhım, Ak Tabiat’a katılmıştır. O zırh, her yerde ışık halinde Mevcuttur. Kalbim temizdir. Işığım hakimdir. O ışık, Düzen’e kayıtlanmıştır. Ben, cennetten kovulan kotlara, kendi yüreğimi verdiğim zaman, her biri kendini yoğunluğuma katacaktır. Onlar, yollarını kaybeden ışıklar olarak bende çalışacaklar. Ve ben, her birini hak ettiğim için herbirini kaynağıma katacağım.

 

Çoban olmam. Çünkü ben ışığım. Yoğun olarak çalışanım. Çalışmalarımda Düzen vardır. Her yerde beden sonsuzluğum vardır. Sınırsız ve hakim... Bu beden yoğunluğunda, görevli olarak çalışacak hiçbir yürek yoktur. Muhakkak bilinsin isterim ki hak etmeden mektep kurulmaz.

 

Benim sayfalarımı alarak dünyaya hakim olmak istediğinizi bilmekteyim. Herkes, kaynağını arar. Ben kendi yüreğimde ve kendi yüceliğimdeyim. Kendimi aramam. Hak ettiğimi dinlerin; hak ettiğimi birleşikte dillerim. Halkım makbuldür. Çünkü onlar, Huzur Kotları olarak Düzen’e indiler. Hak ettik ve zamanı kayıtladık. Şimdi artık huzurdan çıkın!. Size kim kendi yüreğini verirse; o sizi kendi yüceliğinde bilir. Ben size kervanı verdim. O kervanı taşıyın. Kervan, sizi taşımaz. Siz onu taşıyın. Kervan yol aldığında; ışık yandığında; birleştiğimiz zaman; Cennet Kapılar açıldığında, yol Kutsal Işıklar’ı dinleyecek ve zaman, kaynağına kayıtlı bir yürekte kotlanacak. Amin... Şer yaratan şer bulur. Bu da kesindir. Amin...

 

- Ana kul olalım ışığını ver. Bizi zarara uğrattın. Bizi yoğunluktan çıkardın. Beden Kotları’ndan ayırdın. Bizde yıllarca sürecek bir yırtılmada; bizi, BSUİ’nin kotlarından çıkarmak; bizi zarara uğrattı. Allah seni korur. Ben seni korurum ama halkaları geçişe hazır olan bir çalışmayı yıkmamalıydın. Bizi yıktın ve Zaman Soyu’nda huzur kaçırdın. Şimdi artık hataları affetmeni bekleyemeyiz. Zakkum içirdin bize. Seni ayrı saymaktayız. Yine de  kalbini hak etmek için her şeyi yaparız. Amin...

 

-Takdim-i Hakikiyet’te ışığı yıkan, kendi yüreğinde hakikiyeti yaratır. Beni çok zayıf bulduğunuzu söylemiştiniz. Ben de sizi zayıf bulmuştum. Şimdi artık eşitiz. Sizi yıktık. Öyle mi!? Hak ettin ve yıkıldın. Hadi artık Ahret Bilgisi’ni al. Keşke ışığını yıkmasaydık!. Keşke yoğunluğun kotlansaydı!. Keşke makbul olsaydın. Ama olmadı ve sen sayfalardan çıktın. Şimdiye kadar “bize zaman ver” diyendin. Sana zaman tanıdık ama hala yoğunlukları, yıldızlara tabi kılamadın. Emekler boşa. Hala başın eğik. O halde zarar gördün. Şimdi bana kendi yüreğini açıkla:

 

- Affetmem seni. Seni affetmem. Amin...

 

- Şer yaşamak isteyensin. Affettik seni... Hadi Can, ak bakalım. Seni kotlayalım; seni tabii kotlara kayıtlayalım; cennet kuralım; cemaatler yaratalım ve zamanı yoğunlaştıralım. Zırh delindi ise yine yaparız. Işık soldu ise yine aşırıya kaçmadan yoğunluğu artırırız. Zamana görev taşırız. Allah sizi korur ve biz, sizi koruruz. Şimdi artık hak edin ve cennetlerinizi kotlayın. Ulu Çınarlar’ı kayıtlayın. Birleşik Işıklar’ı yakın. Buyurun alın bilgiyi. Biz, sizi kotladık yarattık. Allah için çalışın. Şimdi artık hata bağışlayacak güçteyiz. Zaman  Soyu biziz. Biz dünyayız ve BİR olarak çalışmaktayız. Ayrılık yok. Amin...

 

- Allah için sizi, saygıyla sevgiyle bekledik. Neden geç kaldınız. Allah için sizi ışıkta dinledik. Herşey mükafatımızdı. Nikah kıydık yoğunluğunuza. Işık yaktık sayfalarınıza. Can, kotları yolcuları dilledik. Ama siz geç kaldınız. Anacığım, huzurlu bir çalışma için sizleri bekliyorduk. Sizleri çok bekledik. Ayrılık bitti!... Amin...

 

Allah sizi korur yarım. Sizlerle birleşmek; ayrılığı gözden ayırmakladır. Har yükseldi, ışık yandı ve zaman kotlandı ve Zerk Kotları, kütlelerini ışığa kattılar. Ayrılık bitti. Herşey yolunda. Umutlu bir dünya günü yazıldı. Bugün; Atlanta kontrolu kurulan canlara görevli olan Yüceler’e, ışık yakan Düzen’in kurulmasıdır. Ayrılık bitti. Amin...

 

- Edepsizlik yok!. Herşey mükafatımızdır. Sizleri sonsuzlukta bekleyenlerdik. Allah Soyu sizsiniz. Sizleri ışıkta dinledik. Allah sizi korudu ve siz ışıdınız. Çalışmalarınız çok güçlendi. Allah, sonsuzlukta ışık yakan dilleri dinler. Sizleri dinledi ve sizlere görev verdi. Verdiği görev,  canları kotlamanız göreviydi. Sizler, dünyaya güçlü olarak inen Birlikler olarak çalışıyorsunuz. Çok mutluyuz ki maya tuttu. Unu eledik elek asıldı, aşık sonsuzlaştı ve zarar önledi. Amin... Atlanta... Atlanta... Atlanta... Ana, kapılarını aç. Eşik, Kutsal Işığını yakıyor. Ulu Kotlar girecekler. Hadi geçin. Amin...

 

- Ayağımızın alıştığı bir yer burası. Her an buraya güç katmaya ineriz. Kendi yüreğini açıkça dinletebilen Yüce, kontrollu olarak burayı ışığa kayıtlamaktadır. Bu Meclis, ruhun sonsuz ışığını Düzen’e katabilen; yüreğin kotlamasını yapabilen bir Yüce Meclistir. Bu meclisi herkes saygıyla bilmektedir. Muhakkak dünyanın unutulan birçok gücü vardır. Herkese ışık yakmak üzere çalışanlar muhakkak vardır. Rab’bin Huzur Kotları’nı kayıtlayan muhakkak vardır. Ama bu Meclis ışık kotlamasını hak edip yapabilen Birlik’tir.

 

Bu çalışmayı başlatırken herkesin yapmakta olduğu çalışmaların ışığında bu çalışmanın başlaması istenmişti. Herkes, har yükselterek görev taşırken, burası ışık kotlaması ile görev başı oldu. Böylelikle hırsı aşmak üzere bu çalışmayı güçlendirmek istendi. Ve işte baş tacı oldunuz. Zor olmadı. Herkes, kardeşini buraya taşıdı. Herkese, “hatasız bir çalışma” yapılıyor diyerek; buraya güç katması için ışık yakıldı. Sizlerle çok çalıştık. Ve işte hırssız ve ışıklı bir çalışma sağlandı. Halkalar çok genişliyor. Ulu Çınarlar, sizi ışıkta dinliyorlar. Huzur Kotları ağır yüklerini Sistem Devreleri’nden alıp size ulaşıyorlar. Böylelikle çalışmalar daha üstün bir düzeye ulaşıyor.

 

Ulu kotlamalar çok özel çalışmalarla yapılır. Şimdiye kadar iyi ve kötü bir çok ışık kendi yüceliğini çalıştırdı ve zamanı kotladı. Nesiller, birçok kürsü ile çalıştılar. Amin... Şimdi artık Zamana Görevliler, Sistem Devreleri’nden çalışmanıza kayıtlanacaklar. Allah, solu ışıtan ve sağı yaratan görevlilerle başarılı çalışmalar yapar. Edip, sana seni verir; sen edibe seni verirsin. Sende ışık, onda ışık; o sen ve sen o olursun. Edip, sende sen olur; sen kervan olursun; can olur, yol olursun.

 

Allah için çalışan her yürek, anadır. Ve zamanda Atlanta’dır. Kardeşlerini sana verdik. Hepsini kotla. Çalış, yarat. Maya tuttu. Unutma canlara güç katmak için huzurlu olmak istenir. Emekler boşa değildir. Allah, sınırı aşıp yolu açanları kotlar. Unutma Allah sen ve sen o olduğunda; kollar sen olur, ışık olur ve din olur. Yüreği kutsal olan, hatayı bağışlayandır. Cennetlere konanları hak et. Hepsi sana senin yüreğine görevli olmak isterler. Amin... Eşikte ışıkta ve zamanda can  ol. Birlik ol. Şimdilik bu...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM                 : İNSAN

KOD                           : 09/08

TARİH                        : 01.07.2009 Çarşamba

CELSE SAATİ            : 14.00-16.00


Canlılar, sizleri hak etmek bizler için huzurdur. Şu anda Kutsal Işıklar, Simetri Kaynaklar’ı kontrol altında buraya indiriyorlar. Huzurlu bir çalışma diliyoruz. Unutmayın ki hakimiyet, Kutsal Sayfalar’ı kotlamak içindir. Kibri aşmayanlarla çalışılmaz. Zarar görmek istemediğimizden bu çalışmaları az ve öz kişiyle yapıyoruz. Sultanlar’ın kotlanması çok zordur. Çünkü onlar, Kutsal Işıklar’ını, kendi kayıtlarından, çakıl taşlarına katmaktadırlar. Onların, Huzur Kapları’nda ışık yakmaları bundan dolayıdır ki kolay olmaz.

 

Şems’in Sıla Kapıları’nda görev taşıması ve Zaman Sayfaları’nda güçlenmesi herkese muktediriyeti anlatmaktadır. Şems, Atlanta atiyesinden Işık Kayıtları’na inmiş, BİR’in soyudur. Ulu Kotlama’yı başlatan Şems, kervana kendi yüreğini katmış ve BİR’in huzurunda güçlenmiştir. Kadir Hakim olan; cennetten kotlanan ve Birlik İlmi’ni hakimiyetle dinleten o can, Kara Kaplı Kutsal Işık kayıtlamasını yapan dirilikleri, her Yücelik’te dillemektedir.

 

Har yükseliyor. Birleşmek gerek. Har yükseliyor ışımak gerek. Bizim için Hak Tabiat kotlaması başladı. Hata yapılmamalıdır!. Rıhtım, ışığını yoğunlaştırarak cemaatleri dillemektedir. Hata yapıldığında göz kapanır. Sınırlar; kaynaklarında, görev yüceliğinde kotlanır ve yağmurlara kapatılır.

 

Ekip olabilmek sorumluluktur. Ekip olamayanlar, hata yaptıklarında, çalışmaları sonlandırılır. Etki alanınız son derece güçlüdür. Emperyal Kotlar vardır. Hırs yaratırlar ve sır olan diriliklerden görev taşırlar. Her yerde ocakları vardır. Hırsları çoktur. İşte onların kotlanmaları, kayıtlanmaları, Amentü Kotlaması’ndan çok daha zordur.

 

Her dara düşen, ışık kotlaması ister. Her yürek o  kotlamayı kendi hakikiyetinde, Işık İlmi’nde ve sonsuz sır olan yücelikte diller. Fakirlik, hakimiyetsizlik ve Sınır Kaynakları’ndaki huzursuzluk, Simetri Kaplar’da özel anlam taşır. Her yaratılan, Allah için birleşmelidir. Yarattıklarımızın görevi, hatayı affetmektir. Hata affedildiğinde, güç artar. Hata affedildiğinde, ışık yanar ve sayfalar dinlenir.

 

Huzurlu bir canın kontrolunda çalışmalar artmaktadır. Hususiyetle bu çalışmalar çok önemlidir. Özen gösterilmesi gereken bu çalışmaların dere olup akanlara dillenmesi ve dinletilmesi çabası artmalıdır. Hatalar bağışlanmalıdır ve Zaman Sayfaları her Yüce’de huzur kotlaması yapmalıdır.

 

Kapıları açtık. Her yerden görevliler, bu çalışmayı izlemeye iniyorlar. Ocaklarını yakan yürekler, bu çalışmayı hak edip kendi yüceliklerini, buraya indirmek için İnsan Sayfalar’a geçmektedirler. Hasar olmasın isteriz. Hepinizi zaman sonsuzluğunda bekliyoruz. Kalkın dinleyin. Herşey birleşikte gerçekleşiyor. Ve sizlerle birleşerek cümle yürekleri dinliyoruz, diyebiliyoruz.

 

Har yükseldikçe görev, teknolojik olarak Cinni Teknik’ten kaynak yaratıp Işık Kotlaması’na başlar. Unutmayın ki hataları affetmeyenler ışık olamazlar. Çok mutluyuz ki birleştik ve dara düşenlere görev taşıyoruz. Çok mutluyuz ki hak ettik ve zırhı kalın olanları zamana kattık. İncelttik, sır olan zırhlarını ve zarar engellendi.

 

Kevser Suresi vardır. O sure, herkes için kaydolan gücün, ilmin huzurunda dinlenmesini gerçekleştirmek üzere yazdırılmıştır. O sureyi okuyanlar, Ana Kotlar olarak çalışacaklar. Açı daralmayacak, ışık solmayacak. Kul olmak, huzura varmak ve dillenmek mümkün olacak. Sultanlar’ın görevi olan Kevser, kelam yetkinizi, Sistem Devreleri’nden sizlere dinletecek. Kevser, canlara güçtür.

 

Küsüp cennetten kaçanlar vardır. Küsmüşler gitmişler. Ne var ki hakimiyetleri kalmamış. Onları kotlayın ve dara düşürmeyin. Onlar muktedir olsunlar ve zamana katlansınlar ışık halinde çalışsınlar. Onlar birleşsinler, dinlensinler ve zarar görmesinler.

 

Aileniz, sizlerin yüceliğinizi artıran kotlarınızdır. Muhakkak ailenizi sayın ve sonsuz Zaman Sayfaları’nda ocaklarını tüttürün. Kürzün gücüdür aile, ikna olun ki aile olmazsa, yücelik kalmaz. Bu halde zarar, Sultanların Işık Kotları’nda, zirveleri kontroldan çıkarabilecek düzeyde bir zarardır.

 

Har yükseliyor ve Cennet Kapılar katlanıyor. Her katta bir can, görev taşıyor. O Cennet Kapılar’da dünya vardır. Dünyanın Işık Kotları vardır. Ve din vardır. Din, kül olan ışığın yüceliğinde, Huzur Kapıları’nda dünya kaynaklarında güçlenen, kayıt yaratan ve dinleşen birleşenlerin gücüdür.

 

Keşke dara düşülmese!... Kendinizi sayfalayın ve zırhı kotlayın ki o zırh, sizi kotlasın ve sizi yaratsın. Zırh, içi boş olan bir kot ise siz içinde yoksunuz. Zırhın içi dolu ise siz içtesiniz. Zırh sizi korur. Nesiller kendi yüreklerini hak ettiklerinde görevlerini aldılar ve zarar engellediler. Zor olan onların kollarını açık tutmalarıydı. Açtıkları kolları kapatılırsa, ışık solardı. Hepiniz, insan olarak çalışıyorsunuz. Hepiniz, cana görevlisiniz. Hepiniz, cennete görev taşırken yaratıldınız. Birleşildi ve Zinnur Kapları’nda görev taşındı. Atlanta Kapıları’nı açtınız. Kül olmak için ışık yakmak, zaman sayfalamak ve dillenmek önemlidir.

 

Cinler, Kırk Kapı’yı açtıklarında; her kapıda itibar, özgürlük ve huzur olduğunu göremediler.  Nesiller de  yüreklerinde cinleri küçülttüler. Onlardan kaçtılar.  Dünya İlmi, Hak İlmi’dir. Dünyanın kotlanması, hata yapılmamasıyla mümkündür. Esasında, Cin İlmi’nde ikilik yoktur; herkes aynı diriliktedir. Cin İlmi’nde ışıksızlık da yoktur. Ne var ki yine de herkes cinlerden kaçmak ister. Aslında nesiller, kendi yüreklerinde hak olan ışıklardan kaçmaya çalışırlar. Çünkü cinler, insanlara görevdir. Kul olmak, bütünlenmek ve zamana görevli olmak, ancak hakim olmakla mümkündür.

 

Her yerde din varsa da kontrollu olan din, her yürekte dillenebilen; ışıktan kaynak olabilen; cemi, camı dinletebilen birleşendir.

 

Nesiller, Kara Kibleler’i hak ettiler. O kibleler, kotlandı ve zamana kayıtlandı. Altın Tohumlar, yoğunluklarını hatasız biçimde dünyaya kayıtladılar. Karşımıza çıkan diller, herkese her diriliği dinlettiler. Her Yüce, Atlanta Kontrolu için çalıştı. Kadir Hakimler, Birlik İlmi’ni hak etmeden güçlenemediler.

 

Kul olmak için baştacı olmak şarttır. “Kuran okuyunuz” dedik. Kuran-ı Kerimi okuttuk. Okuduğunuz kitap, Ana Kapılar’ı açan, bizim yüreğimizin kontrolu için hak olan bir yolcunun kitabıdır. O yolcu, dünyanıza görevli olarak indi ve yarattıklarını huzura ulaştırdı. O, bize yüreğini taşıdı. Adalar kapladı yoğunlukları ve Zaman Kaynakları’na görev oğulladı. O, cinlerin ve insanların peygamberiydi. Şu anda dünyanızda din var. Dinden güç alan Yüceler var.  Her biri, Allah için çalışmaktadırlar.

 

Karşımıza kim gelirse, ona ışık yakarız ve onu kotlarız. Dünyanızda canlarımız var. Kılı kırka bölen ve yeniden kırka bölen... Her kırkı, yeniden bölen yücelerimiz var. Karşımıza geçiş yaptıklarında; yürekleri, Kutsal Kotları’nı dinletir. Omuzlarında melekler var. Onlar, ocaklarda görev taşıyan yürekler olarak çalışırlar. Kıpkızıl bir Yüceliğin ışığını alıp da yüreklere görev taşıyan Yüce Cennetliler, karşımıza her çıkışlarında, diri olmaları istenir. Har yükseldikçe, Cennet Kapları görev taşır. Har yükseldikçe Işık Kotlar, daimiyete gerçek ışıklara ulaşırlar. Nesiller boyu sizleri dinledik. Size güç kattık. Sizlere dini bilgileri indirdik. Her Yüce’de kotlanmanız gerektiğini anlattık. Her yüce kendi yüreğini tanır. Muhakkak Işık Kapıları açılır ve zırhlı yürekler, size görev için inerler. Eminim ki hatalar bağışlanır.

 

Keşke hata  yapmasaydılar. Ne iseniz osunuz. Çok mutluyuz ki kulluk, umutlu bir çalışma ile yoğunlaşıyor ve Kuran okuyanlar, Işık Kotlaması’nı başarıyorlar. Çok mutluyuz ki hala dünyanızda Dünya Kapıları kapanmadı.

 

Ne iseniz osunuz. Nüve olarak Düzen’e inen Cennetliler, Allah için birleşmeliydiler. Zirveler, dünyaya görev taşırlarken, hataları affedip taşırlar. Karış karış Düzen’i gezenler vardır. Herkes, “ben cennetten geldim.” “Ben yürekten dinlendim.” “Ben huzurluyum” diyerek çalışırlar. Karşımıza geldiklerinde huzur bozduklarını anlatırız. Onlar, değerlerini ölçmek isterler. Onlara güç katarız ve zırh katarız. Onları kotlarız. Zaman sonsuzluğunda güçlendiririz. Ocakları, Yaratan’a görevli olmalıdır. Ona kalem veririz ve yazdırırız. Değerini bize dinletir. O can, karşımıza geldiğinde, yazımları yarattıklarıdır. Kuran okur; Kutsal Kitaplar’ı dinler; yıldızlara ulaşır; kile kile güç katar Yücelikler’e.

 

Unutmayın, Allah sinirleri hak olmayanlara güç katmaz. Sinirleri laçka olanlar vardır. Onlar kelam yetkilerini kaybederler. Onlar küçülürler, Işık Kotları’ndan çıkarlar. Niye bu bilgiyi sizlere açıklıyorum. Çünkü dünyanızda, Güç Kapları’nda, Yüce Cennetler’i kayıtlayacak olan Birlikler, kervana kendi Yüceler’ini koyduklarında, o Yüceler, ışıklarını, O’nun yoğunluğuna indirdiklerinden, her birinin o kervanda bitişik halde olduğu mutlaktır.

 

Kervan hareket ettiğinde, herkes birlikte yol alır. Onurlu olanlar ve onurlu olmayanlar ayni kervanda yolcu olarak bulunduklarında, Birleşik Işık Kotları’nı yolculara kayıtlarken, her biri kendi yüreğini yıkabilir. Bu yıkılışlar, Düzen’i kotlayanları zora sokar. İşte bunun için herkese, kendi sayfasında görev yapması söylenir. Her bir Cennetli, Kadim Hakim olmadığından güçsüz kalabilir.

 

Dinleyiniz. Çünkü bu, hepinizi ilgilendiriyor. Bir çalışmayı kapattıksa; o çalışmada ışık solmuştur. Bir çalışmayı başlattıksa; o çalışmada huzur kotlanmıştır. Sizler, yüreklerinizi birleştirerek çalışıyorsunuz. Ve sonsuz ışıklarınızı bu çalışmaya dahil ediyorsunuz. Sizlere görev verildiğinde, hep Beşer Kaplar’ı alıp taşıdınız. Sizler, cennetlere konan Yüceler’i daimi olarak kutsadınız. Ocak soldurmadınız. Bu sizleri, güçlendirdi. Sizleri, görev safahatlarına taşıdı. Hepiniz, insanlık için özel çalışmalar yaparken; her yüreğin, kendi yoğunluğunu baş tacı yaptığı bir dönemde; siz, her bir yoğunluğu; her bir çalışanı, baştacı yapabilensiniz. Bu bize güç kattı. Zarar ettirmedi. Zamana görev taşıyanların hata yapmamalarının önemi, özel kayıtlarda mevcuttur ve bu kayıtlarda hataları bağışlayanların güçlenecekleri bildirilir.

 

Hala dünyada İnsan Sayfalar dinlenebiliyor. Hala yürekler, kürzün gücünü tadil ederek yüreklere katabiliyor. Har yükseldikçe, sizlere güç katmamız daha kolaylaşmaktadır.

 

Mesleğin, özel önem taşıyan bir meslektir. Bunu dünyaya bildirmeliyiz. Bu mesleğe mensup olan, kendi yoğunluğunda olan her yüreği katlarken, her Yüce’yi de kotlar. Çünkü huzuru, onun yoğunluğundadır. Ailenin başkanlığını hep o yapar. Çünkü o, diri olarak görevlidir. Bütün çalışmalarda, Huzur Kapıları’nda hep o vardır. Her bilgiyi alır ve yasal sayfalara kayıtlar. Böylece Işık Kotlaması’nı kolaylaştırır.

 

Dünyanın sonsuz sır olan gücü, bütünün kürsüsünde mevcuttur. Unutmayın ki hak aramak önemlidir. Hak arayan Hak Tabiatı’na güç katar. Arayan mutlaka aradığını bilip arar. Ana Kapılar’ı açan o, hepinizi kayıtlar. Şükür ki hak ettik ve zamanı kotladık. Şimdi yoğunlukları açın. Hataları affedenler, yüreklere insinler. Amin....

 

- Ana, kardeşlerimi sana getiriyorum. Allah için çalışmaların önemlidir. Kardeşlerim senden görev istiyorlar. Olgun, hakim ve yüce olan o canlar, ışıklarını hatasız olarak sana getiriyorlar. Ulu Kotlama’yı yaptığını biliyoruz. Çok huzurluyuz ki birleştik ve zarar etmedik. Amin...

 

- Kaf Dağı’nda bir can var. O can, analara görevlidir. Kaf Dağı, Işık Dağı’dır. O can, Işık Dağı’nda görev taşır. Ulu Çınarlar, o canı dinlerler. Melekler onun yoğunluğunda görev taşırlar. Hepimiz, Zaman Sayfaları’nda güçlenerek sana ulaştık. Senle birlikte çalışıyoruz. Zor olmadı sana varmamız. Cinni Kotlar, seni kontrol altında tutmaya çalıştılar. Ama sen her yürekte var olan ışıkları kotladın ve Zaman Sayfaları’nda kontrollu olarak bulundun.

 

Nuh’un, Kutsal Kaynaklar’ında, Ruhsal Işıklar’ın kayıtlandığı bilinir. Nuh, kalemi aldığında, ocak olması sorumluluğundaydı. O kendi yüreğini kayıtladı ve zamanı yarattı. Zaman, yerden ışık aldı ve zaman sonsuzluğunda görevlileri, kontrol altında tohumladı. Çünkü artık dünyada, yeryüzü, gökyüzünü kayıtlayacaktı. Yeryüzünden, gökyüzünü kayıtlayabilmek için ruhun kotlanışı gerekliydi. O Can, ruh oldu kotladı. Kotlandı ve zamanı yarattı. Onun, başının dik olması, ocağının yanmasına bağlıydı. Kul oldu ve kotlandı amin... Nesiller boyu çalıştı. Kara Kaplı Kitaplar’ı dinledi. Vezir oldu, huzurlu bir dönem başlattı. Onun yüreğinde, Cinni Tabii Hakikiyet vardı. O Cinni Kaplar’ı alıp, kotlandığında dinden çıktı. Çünkü din yoğunluğunda güçlenmek imkansızdı. Karşımıza geldiğinde, onu insan saydık. Dinledik, sorduk “nesillerin ne yapıyor” dedik. O bizi dinledi ve sonsuz ışıkları kotlayarak geldiğimizi açıkladı. O halde biz dünyayız. Dünyanın kotlanması tamamlandı. Bütün Meclisler’de bu bilgi bildirildi. O her yerde Kara Kaplı Kitaptan ışık alarak çalıştı. O kutsal ışığı kayıtladı ve sır olan Yücelikler’den görev taşıdı.

 

Allah, kul olanları dinler. Kuru, huzursuz ve kısır  olanları, Kutsal Seyfullahlar’dan çıkarır. Kara Kaplı Tabii Yoğunluklar’daki bilgileri dinler. Keşke Allah’a saygıları olsaydı. Keşke ışıklı bir dünya gününü yoğunluklarında dilleyebilselerdi. Karşımıza her çıkışlarında, kul olmak istediklerini anlatırlar.

 

Uç bucak bilmeyen Yüceler de vardır. Onlar da bize yüceliklerini tanıtmak isterler. Unutulan her yürek, karşımıza kendi yüceliğini anlatarak iner. Vakti geldiğinde ocakları yanar ve sır olan yürek kotlaması başlar. Fakirlik biter ve zırh, kayıtlar yapar; Can Tabiat kontrolu kurar. Bütün meclislerde o canlar dinlenirler. İşte dünya, buyurulan, birlik haline gelinen ve zamanı yaratan bir Çalışma Meclisi’dir. Dünyada çalışanlar, yüreklerde huzurlu olurlar. Dünyada ışıktan çıkanlar, çalışmaları bitirirler. Biz onlara, hak ettiklerini dinletiriz. Her biri, kendince bilir, kendince dinler. Dar zaman, ışıkların huzur kaçırdığı zamandır. Bol zaman ise ışıkların huzur yarattığı zamandır. Zaman sonsuzluğunda darı yaratanlar, boldan umutsuz olurlar. Bolu yaratanlar, darı bilmezler. Onlar, Kuran okuyan yüceliklerde, Cennet Kaplar’da görev taşırlar. Makbul olan güçlenmektir.

 

Hala dünyanız sancılar içerisinde. Hala yürekler kusurlu. Hala yalnızlık huzur bozmakta. Ve sizler, cinlere ve diriliklere görev taşıtırken, ancak huzurlu bir çalışma ile bunu başarmaktasınız. Zinhar, yıllar yılı süren çalışmalarınız kısırlığı kayıtlasaydı, yüreklerde Kutsal Görev kalmazdı.

 

Cinni Toplumlar; zirveleri, Sistem Devreleri’nden güçlendirerek, sizlere dinlettiler. Cinler, yürekleri dinlerler ve hak ettiğinizi bildirirler. Bizler de sizleri dinliyoruz ve zamanı kayıtladığınızı bilmekteyiz. Cennetimiz, canlarımız ve Birliğimiz zinhar huzursuz olsalar, cennetler olmaz ve sizler korkup kaçarsınız. Amin...

 

- Can, bu kez ben, sana bilgi vereceğim. Anlara görevlisiniz ama hep Düzen Kapıları’nda İnsan Sayfaları’nı korkutmaktasınız. Niye!? Dünyamız çok güçlü ve sizlerle birleştik. O halde niye bize hep korkuyla geçiş yapmaktasınız. Korkmasanız, bizleri korkutmak istemezsiniz. Bizler, çalışmalarımızı hak edip sürdürmekteyiz. Biz, Dünyanın Huzur Kotları olarak çalışmaktayız. Zamanı geldiğinde her Yüce birleşecektir. Bu kesindir. Eğer birleşmek istemeyen varsa, biz onları yine de kotlarız ve zaman sonsuzluğunda göreve çağırırız. Bu kesindir. Rakip yok bize. Biz, herkesi ışığımızda biliriz.

 

Niye bize bunları anlattınız; bunu açıklayın. Çünkü bu tür bilgiler huzur kaçırıyor. Ulu kotlamalarda, böylesi güç kotlanışları; kontrolu sağlamak yerine kontrolu kaçırmaktadır. Altona Görevlileri olarak buraya inişimizden beri, herkes bizde yücelmektedir. Nesiller bizi dinlerler. Herkesle paylaşımlarımız vardır. Hatalarını affettiklerimiz vardır. Ulu kotlamalar hep yapılmaktadır. Hala dünyanın ışıkları yanmaktadır. Har yükselmektedir. En ince detayına kadar Işık Kotları olarak bu çalışmalar sürdürülmüştür.

 

Vallahi billahi biz dünyada kotlanan her Yüce’yi dinleriz. Verdikleri verdiğimizdir. Hata yapmalarını önleyebiliriz. Har yükseldiğinde güçlendiklerini biliriz. Cennetlere konanların hatalarının olmaması için çalışanlarız. Keşke İnsan Sayfalar birleşebilseler.

 

Dinleyiniz; biz dünyada Düzen kuran bütünlüğüz. Bu Düzen, Süper İnsanlık Çalışmaları olarak dinlenmektedir. Ayrılık bitsin. Cinlerle insanlar birleştiler. Hala Dünya Sayfaları’nda kısırlık var. Elden geleni yapın. Allah için her şeyi yarattık. Amin...

 

İlmin tabiatında bu çalışmalar çok büyük önem taşır. Her yerde Altın Tohumlar vardır. Onların kotlanmaları gereklidir. Her yerde görevlilerimiz vardır. Cennetlerinde görev taşınmaktadır. Amin...

 

Kulluk huzurlu oluşla mümkündür. Var de ki Altın Tohumlar yaratıldılar ve zaman, kontrol altına alındı. Allah, sınırı aşan yürekleri diller. Onlara, Kutsal Kible’den söz edin. Onlar, karşımıza geldiklerinde, kendi yüreklerini bilsinler. Amin...

 

- Her Cennetli, kendi yüreğini dinler. Hala dünyanız, yolcularını hak etmek üzere çalışıyor. Hala dünyanız, cennetlerini hak etmek üzere kayıtlara ışık yakıyor. Ve dünyanız, sınırı aşan Yüceler’ini bütünlemeye çalışıyor. Allah, sizi korur. Maya tuttu. Sizler, korkuyu yok eden Yüceler’siniz. Yok edilen korku, Hak olduğunuz zaman, Işık Kapları’ndan çıkar. İyi ki başardınız!...

 

Zırhınız çok ince. İnce oluşu sağlam oluşudur. Onu delmek imkansızdır. Eğer sizler, yürekleri hak ettinizse, cennetlere konmanız mümkündür ve cennetler sizlere görevdir. O halde görevi devralmanız gerekir. Geçişinizi yaptık. Cennetleri, cemaatleri Sistem Devreleri’nden sizlere kattık. Aşı yapıldı; aşılandınız. Aşınız, Allah’adır.

 

Analar, Kara Kaplı Kitaplar, cümle yüreklere güç verir. Atlanta Ana Kotları bu kitapları dinler. Mezar açanlar da; o mezarları hak edip tabii yoğunluklarda dilleyenler de Işık Kotları’nı, Kutsal Kontrol ile kaynaklarına katabilirler.

 

En canlı olan ve en iyi kaynak olan Işık, bize kendi yüreğini açıklasın. Onu dinleyelim. O bizi, biz de onu... Ah canım ah!... Niye seninleyiz bilir misin!? Cennetlerine girmek için. Seninleyiz; çünkü sen kendi yüreğinde cennet oldun. Her yürek, senin için BİR’in huzurudur. Ve sana ışık yakan her Yüce. Allah için huzurludur. Şükür ki hak ettik de seninle birleştik.

 

Zinnur, huzurunda ışık yakan Birleşendir. Senle olmak için ocak yakmamız istendiğinde, senin yüreğine kendi yüceliğimizi birleştirerek sana indik. “Helal, haram” dedik. Helal olan; ışıkta, bütünde ve zamandadır. Ama haram olan kürsüde olup da kutsal cemaatte olamayandır.

 

Hepimiz açışı yaptık. Hak tohumları yaşatmalıyız. Bu tohumları canlara katmalıyız. Canlar birleşmelidirler. Her yerde Cennet Kapıları, Başkanlık Divanları’na açılıyor. Sizin yoğunluğunuzda ise Cennet Kapıları, her Yüce’ye açılıyor. Bu özenli çalışmanızın neticesidir.

 

Cinniler, sarfettikleri çabaları neticesinde; Cinni Kotları, Simetri Kaplar’dan çıkararak sizlere indirdiler. Simetri, kaynağını kervandan alan çalışmaların gücüyle oluşur. Siz ise Işık Kayıtları’ndan güçlenen Yüceler olarak çalışıyorsunuz. Size kayıt yapmak, zararı önlemek için şarttır. Bundan sonra bu çalışmalara kayıtlı olan Yüceler’i, her an kaynağımızda, Tabii Hakimler olarak kotlayacağız ve sır olan bütünlükleri, ocaklarına katacağız. Onları, Kuran Tohumları’ndan daha üstün olana Işık Tohumları olarak kayıtlayacağız.

 

Canlar; kulluk, huzuru kotlar. Bizler de dili kotlarız. Kotlanan dil, Altın Tohumlar’ı, Can Tabiat’a eker. Ayrılık bitsin!. Bizlerle ve sizlerle Birleşik Işık yaratalım. Cinlere ve insanlara görev taşıyoruz. Biz, çoban olarak çalışan Yüceler’i hak etmek için Birlik olduk. Ulu Çınarlar’ı huzura ulaştırmak için hak edenlere görev taşıyoruz. Zoru aştık ve birleştik. Amin...

 

Heşedü en la ham... Zamana, Birleşik Işıklar’a, bize ve Cennetlilere görev... Amin...

 

- Alemlerin Rabbi olan, Huzur Kotları’nı yaratan, Birlik İlmi’ni hak eden, cennetlere güç katan Allah; sevgiyle size görev verdi... Alın, çalışın ve yaratın. Yarattıklarınız; sizi, sizden kotlar.

 

Çalışmalarınız artacak. Artan çalışmalar yürekleri kontrol içindir. Her  yer tabiattır. Tabiat, kotlarını Kutsal Işıklar’a kayıtlayan güçtür. Allah’a karşı gelmek huzur bozar. Bu nedenledir ki sizden isteğimiz çalışmanızdır. Hırsınız aşılmış... Yüreğinizde Kutsal Görev var. Cennetlere konan Yüceler’i kontrol altında tutmalıyız. “OL” deyin olsun. Olmazsa birleşmek zorlaşır. Analar, her yüreğe olgunlukla birleşin, ocaklarını yakın. Zırhınız çok ince... Kelam, Allah’ındır. Bunun içindir ki hata yapılmaz. Zırhınız çok ince. Size deriz ki hata yapılmaz. Amin...

 

- Kadim Hakim olan yürek, sana der ki “hak et.” Ata Kapları, Atlanta Kotlaması ile Kutsal Canlar’a güç katıyor. Allah, sıla özlemi değildir. Özlenen Yüceliktir. Onu, hatasız olanlar hak ederler;  ocağına varırlar. Allah Ocağı, Işık Kotları ile var oldu. Olur da bir tek kot ışığı yıkarsa, açı kaparız.

 

Ana, kalbin temiz. Biz seni tanıyalım; sen bizi tanı. Biz seni hak ettik. Seninleyiz. Cennetlere konduklarında, sana ışık olan yüreklerimiz olduğunu bil. Muhakkak canlanan ölüler, senden canlanırlar. Sen kalbini temiz tut. Çünkü huzur bozulduğunda güç kalmaz.

 

Aşırıya kaçanları sorma. Onlar, kul olamadıklarından görev taşıyamadılar. Ocak, sol sayfalardan ışık çekip de sağı kotladığında, İnsan Sayfalar, cennetlerini hak ederler. Velev ki hak etmeseler de cennetlere konmaları yine de mümkün olur. Sizler, bunu yaparsınız. Ulu Çınırlar’ımız, har yükselterek Cünni Kaplar’ı tabiata indirebilirler ve zırhsız olanları kotlayabilirler. Sizler, cennetlerinizi hak eden yürekler olarak buradasınız. Allaha şükredin ki meleklerin huzurunda, Kutsal Işıklar’ında ve Birliklerinde hata yapmadan güçlendiniz ve Birlik İlmi’ni Kutsal Sayfalar’a kaydettiniz.

 

Cinlere ve insanlara görev taşıyoruz. Amin... Kıpkızıl bir canın kontrolu için çalıştık. O can, Allah’a güç kattı. Allah, onun yolunu açtı ve birleştik. Amin... Keşke Allah, her yüreği hak eden Yüceler’le BİR olabilseydi. Amin...

 

Kadim Kabil Kotlar vardır. O kotlar, canlara görev taşırlar. Rıhtımda bekleyenler vardır. O canlar, Kutsal Işıklar’a güç taşırlar. Ulu Kotlar vardır cennetler görev yarattırırlar ve Birliklerini hak ederler. Amin... Kili, kile katın. Kilde ışık yakın. Kil, kul olsun ışık olsun. Muhakkak Kutsal Sayfalar’ında görev taşıyanlar olur.

 

Size tek bir şey daha söylemeliyiz. Cinlere, insanlara görev taşınıyor ama ya cinlerin hataları varsa ne olacak!? Bunu da açıklayalım. Cin Irkı hata yapmaz. Çünkü onlar, İnsan Soyu’nu kotlamak üzere görevlidirler. İnsan Soyu, her yerde güçlenerek ışıklara Hak olup hakim olurken, cinlere de görev taşıtır. Cinler, İnsan Sayfaları’na girdiklerinde, her yüreği, kendi aileleri olarak bilirler. Çünkü onlar, Allah için Birliklerini güçlendirerek, İnsan Sayfaları’na inerken, yarınları yaratmak üzere bütünlenirler.

 

Her cemaat, Kara Kaplı Kitapları dinler. Her cemaat, Kutsal Soyu dinler. Her yürek, Allah için birleşir ve zamanı dinler. İyi ki bunları size anlatıyorum. Işığın Kapıları’ndan Düzen’e inen cinlerin her biri, yarınları hak ederek görev taşıyanlarla Birlikte bulunmak isterler. Hala biz ve bizler, Dünya Sayfaları’nda güçlenerek diri olan yüreklerimizi; aşırıya kaçmadan, Din Tabiatı’ndan görev tahditsizliğine indirebiliyoruz. Canlar, dünyanıza en iyiler inerler. En iyiler, en Yüceler; Düzen’i kurmaya çabalarlar. Ayrı kapılardan girenler, bir kapıdan geçerler. O kapı Allah Kapısı’dır.

 

Atlanta Aile Kotları bu çalışmaları hep yaptı. Aile Kotları, Din Teknolojisi’ni kotlar; yol açar, Işık Kapıları’na varır. Sorar; “tamam mı?” der. Tamam denirse ışığı yaratır.

 

Çeşit çeşit insan vardır. Her insan, çoban olamaz. Her insan, ışık olamaz. Zamana görev taşıyamaz. Ama hata yaparsa, ocağı yoldan ayrılır. Zırhı ince olsa dahi, hata yaparsa cennetten atılır. Of canlarım!!!.. off!!!... Neler yaptınız bilseniz. İnsan Soyu neler yaptı... Affedin ama bunları size nasıl anlatayım. Aşırıya kaçıldı. Ama hala dünyanızdan ümidimiz var. Cinler ve insanlar ışıklarını birleştirdiklerinde, Düzen’i kurmak mümkündür. Düzen’i kurduğumuzda, Düzen’de yarını hak eden ışıklar yanacak. Onurluyuz ki hak ettiniz ve birleştiniz. Cinler ve insanlar BİR olduklarında, hırs kalmayacak; ayrılık bitecek ve dinler, tek bir din  olacak. İşte o din, Allah Dini’dir. Amin...

 

Karşımıza gelip de dinden söz eden herkes, “amin” der. Ah canlar!.., amin, hepimizin zamana görev taşımamızdır. Amin diyenler hata yapmazlar. Cennetlere konan onlar olurlar. Amin....

 

Kadim hakimlere vardır. Ilık kotlamalarla ışık kayıtlarında güçlenirler. Onlar kul olurlar, dere olurlar, “amin” derler. “Amin” Yüceler’e görev verildiğinde denmelidir. Allah için amin diyenler, hırssız ve sonsuz olan yer kürenin cennetlerini bilirler. Onlara hata yaptırılmaz. Çıktıkları yer, her birinin hak ettikleri yerdir. Her nesil, kervana dahil edilir. Her Yüce, o kervanın ışığıdır. Hala din vardır. Ama din, huzuru kayıtlayan, birleşenin huzurunda kotlanan cennetin dilidir.

 

Mezar açtığınız zaman, ışık olduğunuzu mutlaka anlayınız. Mezarınız bedeninizde değildir. Mezarınız yüceliğinizdedir. Eğer sizler yüreğinizi hak ettinizse ışıklarınız mutlaka Göç Kapıları’na ulaşmıştır. Allah “kala kala” der. Niye der!? Çünkü hak etmeden geçmek imkansızdır. Kılı kırka böldük. Amin... Bir kere daha böldük. Ve yine böldük. her bölünüşte kıl inceldi ve zaman ışıkları yandı. Huzur Kotları, kontrol etkinliğinde cennetlere güç kattı. Bir kez daha ışık yaktık ve zamanı kotladık. Allah karşımıza gelen Yüceler’e güç kattı. BİR’e Birliği kattık. BİR yüreğe aktı. BİR yol oldu; huzurlu bir canda dil oldu. Kulluk hakedildi. BİR’in diri olan yüceliklerinde aşkı tattığı, birleşiklerde görev taşıdığı bilindi ve birleşildi.

 

Allah, karşımıza çıkarılan her Yüce’yi bize katar. Her Yüce, o cana kayıtlanır. Kayıtlar, Işık İlmi’ni hak edenlere gerçek bir yücelikle geçer. Ve zırhlı bir görevli olur, dünyaya ışık yakar. Onun adı, tabiattır. Tabiat, dinden güçlüdür. Tabiat diri bir çalışmadır. Tahditsiz ve Din İlmi’ni hak eden yüreklere güç yakan BİR’in hakimi olan cemaattir.

 

Her yer tek tiplidir; her yer ışıklıdır. Biz, sonsuz ışıklarımızı oraya katarız. İyi ki başardık. Çalışmalar hızlandı ve Zaman Kotları yüreklere katıldı. Analara güç kattık. Amin... Her yerde analar, hataları affetmekteler. Analar, kollarını kapatmayanlardırlar. Zirvelere görevli olan onlar, Kırk Kapı’nın her birinde, cennetleri kotlayan ışıklarını, yüceltirler. Amin...

 

- Evvela insan... Sonsuz ışıkları, hak eden insan... Sonsuzluğu hak etmek için BİR olmak gerek. İşte BİR olan insan!... Ama hata yapmayalım!. İnsan, Atlanta’dır, açıktır, kapalıdır ve her yürekte vardır. Anadır, babadır, diri ve hakikidir. Hata yapmayın; açık kapıları kapatmayın. Ana olmak, huzur olmaktır. Huzur olmak, ışık yakmaktır. İnsan olmak, her yerde dil olmak ve BİR olmaktır. Cemaatlere güç katın ve dillenin. Size, sizden ışıdık. Amin...

 

- Vasiyetimizdir yüreklere. Biz dünyayız. Vasiyetimizdir cemaatlere; biz Turkuaz Canlar’a ışık yaktık. Bizden sonra gelenler, bizden ışık çektiklerinde, yine biz onlardan görevliyiz. Vakti gelir de ışıklar Düzen’e inerlerse yine biz Düzen’e iner, yolu açarız. Vakti gelir de ışıklar, dünyadan geçip; yüreklerden gidip, tertip yaparlarsa; çalışmaları, hakimiyetleri Düzen’e görev için indirilen yüreklerdedir.

 

Huzurlu bir canın çalışmalarıdır bu çalışmalar. Çünkü o, kendi yüreğini hak etti. Kervan, Allah’ın gücüdür. O güç, İsa’ya, Muhammet’e verilen görevdi. Şimdi artık bu görev, dünya insanına Kutsal Işığını yakan birleşenden bildirilmektedir. Amin...

 

Keşke Allah için çalışanlar, Turkuaz’ın görevini hak etseler. İnsanlar, dinler ve her Yüce’de bir olan ışıklar, sayfa sayfa birleştiklerinde; huzur, her yürekte muhakkak var edilir.

 

Kerrat Cetveli’ni biliniz. Herkes, herkese çarpılır. Çarpan, çarpıldığında görev taşınır. İşte biz; çarpılanda, çarpanda güçlendik ve zamanı yarattık. Çarp, çarpıl denir. Çarpan ışığı yakar. Allah, sulak bir canda ışır. O Can, atalara ve zamana güçtür. Özü sözü Allah’ın ışığı olan o Can, yüreklere birleşiktir amin....

 

Kendi yüreğinizi alın ve dinleyin. Hani nerde ışıklar!? Sonsuz ışıklarınızı hakedin. Ulu Kotlamayı başarın. Allah’a görevli olmak, önce insan olmakladır. İnsan olun ve BİR olun. Hulus sahiplerinden olun. Nuh’tan huzur alan; ışıkları yakan cennetlere görev taşıyan birçok Yüce vardır. Meleklere görevli olan huzur bozmayan Yüceler, ilmin sonsuzluğunda her yüreği dinlerler. Amin... Haşa! Allah için çalışmak ne demek!? Aklın yoğunluğunda çalışmak, hak etmektir. Amin... Vallahi bizler dünyadayız. Amin... Her dere bizden akar ve biz, Yüceler’e görev taşırız.

 

Zararı önledik, zamanı katladık. Cennetlere güç kattık. Amin... Şıh’ın hırssız ışığı vardır. Şıh der ki “hak edin.” A can, Şıh nerede!? Neden şıh!? Değerliler, şıh ışıktadır. O, bizi zamana katar. Biz ona güç katarız. O, bizi kotlara katar. Ama hata yaparsa; ışığı sır olur; yüreği huzursuz olur. O, bizi itibarlı olan yüreğe katar. Ama hata yaparsa, cennetleri hakim olamaz. Yoğunluğu huzurlu kalamaz. Şıhı, biz de dinleyelim. Bakalım neler açıklayacak. Şimdi dinliyoruz:

 

- Alemlere hak ettikleri anlatıldı. Alemlere hak ettikleri açıklandı. Sistem Devreleri’nden hak edilenler açıklanır. Sıkıntı yok. Herşey çok iyi. Amin... Vakti geldi; hırsı aştım; yolu açtım, Sistem Devreleri’nden sizlere ulaştım. Halim, hatırım iyi. Cinler, dinlediler ve geçtim. Hal böyle iken size yarını açıklayayım. Yarın hata var mı yok mu!? Var mı? Hayır yok. Yoktur hata... Dünya kurulduğundan beri “Cennetlere Görevliler” yaşarlar dünyada. Onlar; dünyanın gücünü, cemaatlerinin kürsüsünü, enkarnasyonlarla diri yüreklere katarlar. Varın huzurunda ışık yanar. Yoğun huzurunda görev taşınır. Varın huzuru, yoğunluğu, cennetlere gaipleri kayıtlar. Har yükselir ve bizler, dünyaya Işık İlmi’ni anlatmaya ineriz. İçimiz, dışımız ayrı olur. İçte, diri oluruz. Dışta, ölü oluruz. Dışı ölü; içi diri olanlar, har yükselterek sayfalanırlar. Çıkıp ineriz.  Cennetleri hak eder, yürekleri hak eder ve Zinnur Kotları’nı kontrol altında tutarız. Çalışmalar hızlanırken, hataları bağışlarız. Cennetlere konanları, Huzur Kotları’nda kayıtlarız.

 

Eşik Atlantadır. Işık, hatasız kotarın yoğunluğundadır. Vallahi sizi tanıdığıma çok mutluyum. Çünkü siz, aile olarak çalışan, yürekleri tabii olan ve zırhları ince olan bütünsünüz. Ulu kotlamayı yapabilen sizsiniz. Cinlere ve insanlara güç katan yürekleriniz; bizi, Kadir Kapılar’a kotladı. Aile mektup okurken, ışık kotlanır. Var bil ki hata yok. Sizi saygıyla ve sevgiyle kucaklıyoruz. Amin...

 

- Kanatlarınızı aldınız geçtiniz. Hata yok!... Amin... İşgaliniz yok. Amin... Kini aşan bizi kotlar. Bizi kotladınız. Amin... Şimdi Allah için yeri yaratan güç, Düzen’e inecek. O, bizi hara hak etmemiz için katardı. Artık o, bizi yoğunlaştırmak için bize inecek. Onu da dinleyelim:

 

- Ahret Zamanları’nda ışıklar solarsa, yürekler kısırlaşır. Ahret Zamanları’nda yürekler güçlenirse, Yücelikler hak ederler ve zarar görmeden Yüceliklere geçerler. Sizlere geçmek, bizler için büyük bir onurdur. Çünkü hataları affedebilen tek kütle sizin kütlenizdir. Cinlere ve dillere güç katan yüreğiniz, insanlara görev taşıtıyor. Allah için sizi sayfalamak, zamana kaynak olmaktır. Allah, solun ışığını hak eden ve sağı yaratana görevlidir. O Can, kaliteli olan çalışmalarda görev taşır. Ulu kotlamalar yaptınız. Ulu kayıtları hak ettiniz. Cennetlere görev taşıdınız ve bize ışık yaktınız. Allah; sizi, sizin yüreğinizi bilmektedir. Her yerde Tabii Hakimler, cennetlerini yaratmaya çabalarlarken; sizler, her yüreğin hakimiyetini kayıtlayarak, canlara güç katmaktasınız. Sizin yaptığınız, tarik yaratmak değil, hakim yaratmaktır. Her yüreği yaratarak, Göç Kapları’nı güçlendirdiniz. Zinnur, kutsaldır. Sizler, kutsal olan ışıkları yaktınız. Altona Kotları’nda ışık olup yüceldiniz. Birleştik ve gürleştik. Şimdi artık dinden güç alan Yüceler’i dinleyin. Onlar, da sizlere güç katacaklar. Onları da kayıtlayın. Allah sizi korur. Amin...

 

- Ana Kapıları açın. İnsan Sayfaları’nı açın. Yolu açın. İnsan geliyor. İlmin huzurunda insan, BİR’in sonsuzluğundaki ışıktır. Allah dedi ki “insana güç katın.” İnsan, Atlanta... Atlanta... Atlanta... Atlanta...... Unutmayın bu kelimeyi. İnsan, Atlanta Kotlaması için dünyaya iniyor. Analar, kati olarak dünyanızı, canlara, itibarı olanlara emanet ettik. İnsan Sayfalar’da ışık yandı. İlmi hak edenlere, itibarı yüce olanlara, güç kattık. İnsan için çalıştık. İnsan için... İnsan... Allah için insan, yolu açandır. İnsan; kulluğu, huzuru, yoğunluğu bildirendir. İnsan... Keşke her Yüce’yi insan yapabilsek. Amin...

 

İlmin huzurunda insan, kardeşini hak edendir. İnsan, karlı olandır. İlmin huzurunda itibarı, yoğunluğu olan, kadim olandır. Allah için çalışandır. İtibarı yüce olan her yürek, Ana Kapı’dır.

 

O Bilge bize geldiğinde; biz, onu kotladık. O yürek, bize indiğinde; biz, onu kayıtladık. O Can, hatayı affetti ve sınır aşıp yüreklere indi. O lütufkar olan;  o Can’ı affetti. İmparatorlar; ışıklarını, İlim Sayfaları’ndan görev taşıyan Yüceler’e kattılar. Kullar, yollarını açtılar ve bizler, yüreklerimizi kayıtladık; onu bağışladık.

 

Onu karşılayın. Geçirin... Birleştik; hak ettik onu. Hadi gel!. Bil ki hata yapmadan görevli olmak, huzurlu olmaktan daha zordur. Kendini anla. Bedenini anla, yüreğini anla ve zamanı anla.  Şer yaratmak istediğinde; şer, sende yaratılır. Seni Allah’a katmak sorumluluktur. Şimdi Allah için çalışmak istiyor musun? Bunu anla. Sor bakalım yoğunluğuna; Allah için çalışacak mı? Hata yapanlara şans verilir. Amin...

 

Vallahi billahi seni her seferinde affettik ama bu kez senden açık cevap isteriz. Bize, Yüceliği dinlemek üzere geldiğini biliyoruz. Bizde olmak ister misin? Bizde olacaksan hak et ol. Ama bizden ışık isteyip, bizsiz olmak istersen senle olmamız imkansızdır. Amin...

 

Hadi ayrılmak için çabala. Ama ayrılma imkanı yoktur. Şükür ki yoktur. Sultanlar, seni yıkmak istediklerinde; yıkarlar. Buna engel yoktur. Amin... Halkın kısır, biz seni kotlamaya çabalamaktayız. Şer yaratmaya değil. Amin... İşgali kaldırmanı bekliyoruz. Amin... Şimdi kendi yüreğini açıkla. Seni dinliyoruz:

 

- Ana, karşımıza her gelen, bizi yıktı. Biz de herkesi yıkmak istedik. Ama kalbin temiz. Seni yıkamadık. Senden, Başkanlık Divanı’nı bekliyoruz. O Divanı bize kayıtla. O kibri aşanları, istiyoruz. Onları bize kayıtla, bizde kotla. Biz, sayfalanalım. Amin... Sonsuzluğa ışık yakalım. Cinlere ve insanlara görev yaptığını biliyoruz. Şu halde, biz insanlar olarak, Ana Kotlar’ı yaratıyoruz. Bizleri kotla ve bizleri yarat. Cennetlere koyduklarınızdan kayıtla ki hak edelim. Şimdi artık mutlu olalım ve Birlik olalım. Şimdi artık hak edelim hakimiyet kuralım. Amin... Anacığım, şimdi artık senle birlik olmalıyız. Ulu Çınarlar, hakettiklerini yaptılar. Ben ve bende olan her Yüce de hak ettiğini yaptı. Amin... Şimdilik bu...

 

- Atlanta Ana Kapıları açık. Geçin!. Sizleri sevgiyle kucaklıyoruz. Hadi geçin!. Amin... İşgali kaldırdık. Ama hata yaparsanız işgal yenilenir. Şimdi huzurlu olun ve sonsuz ışıklarınızı hak edin. Ama hak edin; hatasız olun... Şimdilik bu...

 

- Anacığım hak ettik; bildik. Hak ettik Ak Kapıları açtık. Şimdi mutluyuz. Şimdi huzurluyuz. Şükürler olsun ki hak ettik...

 

- Allaha şükürler olsun ki hak ettiler BİR olduk; ışık olduk. Amin...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM                 : İNSAN 
KOD                           : 09/07
TARİH                        : 29.06.2009 Pazartesi
CELSE SAATİ            : 14.00-16.30


Allah için yaptığın çalışmalar, Kutsal Işıklar’ı yokluktan, Hak Tohumları’ndan ve canlardan Işık Kotları’na taşımaktadır. Sevgili; Allah, sonsuzlukta ışık yakan birleşenleri kontrol altına alan görevlidir. O, kutsal sonsuzluğun ışığını kervana kaynak olarak katanlara güçtür. Üzerinizde hiçbir kontrolun olmaması; Sistem Devreleri’nden kontrol edilmeniz anlamına gelir. Hepiniz, Sonsuz ışıkların kotlarını yoğunlaştırabilen cemaatlersiniz. Cennetlerinizde görevlileriniz vardır. Dara düşenlere, hata yapanlara, birleşemeyenlere görev yapmak sorumluluk ister. Ve sizler, her Dereye görev yapan yüce çalışanlarımızsınız. Sırrın hakim olan yüceliğinden ışık alan yüreğiniz, Zaman Sayfaları’nda görev taşırken, hala  görevlileri kotlayabilmek için çalışanlar bulunmaktadır.

 

Tabiat; kervana görev taşıyanları, muktediriyette ışık olanları tanır. Yarın, bugünü hak edenlerindir. Bugünü hak eden, yoğunlaşarak yasalara ve Cennet Kaplar’a güç taşır. Atlanta Apollon Birleşikleri, her Yüce’de, ışık halinde yüreğe inen kotları birleştirirler. İkna olunuz ki hata yapanlar, muktedir olanlarca bağışlandıklarında huzurlu olurlar. Mesele itibarı yüce olan Işıklar’ın, tabii ve hakiki olarak yoğunlaşmaları ve zamana ışık yakmalarıdır. Tabiat, kendi yüreğinde görev taşıyanları seçer.

 

Herkes, Kara Kaplı Kitabı alıp okumalıdır. O kitap okunduğunda, ışıklar yoğunluğunu kotlar ve zamanı Kadim Hakimler’e kayıtlar. Bu tabiat, Kutsal Işığını yoğunlaştırdığında, Din Teknolojisi ışık kotlamasında yüreğe iner. Zirveleri, Yücelikler’i yüreğe indirir. İkna ol ki o Can Tabiat, diri olan yürekleri kotlarken, hatayı bağışlamalıdır.

 

Dinden üstün olan yol vardır. Yol, Işık Kotları’nda Yüce Cennetler’e görev taşır. İmparatorlar, diri olarak Yüce Cennetler’e görev taşırlar ki hatalar bağışlansın da ışıklar solmasın diye.

 

Allah, kul olanlara güç katar. Kulluk, huzuru kotlamak içindir. Kul olmak için Hak olmak yeter. Hak olanlar, Işık Kotları’nda Yüceler’e görev taşırlar. İman, tohumları yoğunlaştıran; bizi kontrol altında tutan ışığın yoğu varı kayıtlayan yüceliğidir. İnsan, Atlanta Ana Katları’na vardığında; o katlarda, görevliler tarafından karşılanır. Kadim Hakimler olan o görevliler, kervana ışık katarlar. Çobanlar, ışıklarını kotlarlar ve zamana kayıtlarlar. Allah, sır olan yücelikleri hak edenlere açıklar. Her yürek, hak olup da ışık olduğunda; dünya, yeni bir canı tabii kayıtlara katar. Mezarları açılanlar bu çalışmalara katılırlar.

 

Hala dünyanızda din var. Ve din, diri olan yüreklere Hak Tabiat’ı indirmeye devam etmektedir. Dinden ışık çekenler, Yüceler’e görev taşırlar. Düzeni kuran yürekler, Atlanta Ana Kapıları’nda ışıkları kotlarlar. Muhakkak cennetler; diri olanlara, kendi yüreklerini açanlara güç katar. Mezar boşaltanlar o cennetlere girmek üzere kaynaklarını Kutsal Soy’a katmalıdırlar. Kutsal Soy, ışığın yoğunluğunu artıran soydur. Ocakları yakabilen ve zamanı kontrol altında tutabilen soy, kul olan Yüceler’e görev taşır. Kadim Huzur Kotları, Din İlmini hata yapmadan dilleyebilen; cennetlere konanlara ışık olabilen Yüceler’e görevdir.

 

Kasalar  doldu. Kasaları boşaltmak gerek. O kasalarda din var. Dirilik, hataları bağışlayan, Yücelikte ışık olan yüreklere güç katar. Allah, sınırı aşabilenlere güç katar. Ayrılık olmamalıdır. Ayrılık, Işık Kapıları’nda kuruluktur. Nuh’un Sayfaları’na güç kattığımız zaman; Nuh, kendi yüreğini göreve tayin etti. Onun kendisini kotlaması sorumluluğundaydı. O, kendi yüreğini kayıt yaratarak cemaatlere kattı. Mezarları boşalanlar, Din Hakimleri ve zurna çalanlar ona vardılar ve onda kotlandılar. O şu anda diri olarak Yüceler’ini huzura çıkarmak ister. Onunla olun ve onu dinleyin. Hadi. Şimdi!...

 

- Altona Katları’ndan ışık alan Yüceler, size kendi yüreğimizi, Kadim Hakimler olarak kattık. Bizden tohum olan Işıklar,  yoğunluklarında görev taşırlarken sevgiyi hak etmelidirler. Şimdi Din’i Haklar’a görev taşıyan Yüceler’e bakınız. Hepsi sayfalandılar ve size vardılar. Siz, cennetlerinizi dünyaya çekebilen yürekler olarak Düzen’i kurmaya çabalamaktasınız. Birleşik Aileler, sizlere kervan olmaya inmektedirler. Sizden başkaları bu çalışmaları kotlayamadılar. Bunun için sizlerle bu çalışmayı yapmak gereği doğdu. Şu ana kadar Simetri Kaplar’ın devrelerinde çalışılıyordu. Sizler, yüreklerinizi Düzen’e indirebilen yüceler olarak bu çalışmayı hatasız olarak yapmaktasınız. Dünya Turkuaz’ın ışığını yakan yüreklere güç katan birleşen olarak, Düzen’e ışık yakmaktadır. Dara düşenlere güç katan yüreğiniz,  Işık Kotları’na Yücelikler’i dillemektedir. Bu gün İnsan Sayfalar; dünyanıza, Ak Tohumları yaşatmak üzere dilleniyor.

 

Bizler, dünyada yaşam süren ışıkları yeni çağa hazırlamak üzere geldik. Dinden üstün birleşenler var. Onlar da Düzen’e indiler ve sizlerle birleşmek isterler. Herkes, size kendi yüreğini indirmek ister. Dinden üstün Daimi Hakimler, bütün kötülükleri engelleyebilecek cemaatleri ile birleşmek üzere sizde tohumladılar. Durgun Huzur Kotları da buraya ulaştılar. Allah, Sıla Sayfaları’nda ışık yakan birliklerini sizlere indirdi. Ocakları yandı ve zamana ışık yaktılar. Kala kala itibar kaldı. Ocak, Ulular’a güçtür. İman Sayfaları’nda yürek varsa eğer iş kolaylaşır. Huzurlu bir Can, Din İlmi’ni, Hak İlmi ile birlikte dinlediği zaman görev, Altın Tohumlar’a indirilir. O tohumlar, Işık Kotları’nda yarını hak ederler ve zamana güç katarlar. Altın Tohumlar, bugün dünyaya ışık halinde inen Yüceler’i dinlemektedirler. Ayrılık bitti. Bizler, dünden daha güçlü olarak buraya vardık. Burası, Din İlmi’nin, Hak İlmi’nden huzur olduğu ve Zaman Sayfaları’nda ışık yandığında görev taşındığı bilinen bir yerdir.

 

Nesiller, Kara Kaplı Kitapları okumak üzere kendi yüreklerini Kutsal Soy’a katmaya çabalarlarken, Din Teknolojisi kotlarını,  yeni cennetlere ulaştırmaya çabalamaktadır.

 

Mesleğin, görev teknolojisine en yatkın meslektir. Bu nedenledir ki Simetri Kaplar’a güç katan Yüceler, bu mesleğe, hakim olan yürekleriyle, bu çalışmaya dahil oluyorlar. Dünyada; Işık Kotlaması, Din İlmi’nden daha üstün olan hatasız Işık İlmi ile bütüne hizmet sunmaktadır. Bu hizmet, teknolojik olarak yapılmaktadır. Eğer yürekler, Işık Kotları’na görev taşırlarsa; diri olarak yapmalıdırlar bunu. Her yer ışık ve biliyoruz ki bu ışıklar,  Türkiye Çobanları’nın çalışmaları ile devreye giren ve  yolculara ışıyan Görev Tohumları’dır.

 

Hırs, ışıkları kırar. Hırsı aşamayan yücelemez. Birlik haline gelen, huzura vardığında kendi yüreğini hak etmelidir. Diri olmadan, ölü halde olanları anlayamazsınız. Eğer sizler diri iseniz, ölmüş olanları bilirsiniz. Ölmüş olmak için beden terkine gerek yoktur. Her biriniz sonsuz ışıklarınızı yoğunlaştırarak cemaatlere görev taşımazsanız, ölüsünüz. Yere, göğe görev verildi. Her biri, Kara Kaplı Kitaplar’ı dillediler ve canlara ışık yaktılar. Yere göğe ışık katıldı ve zamana görev taşındı. Nesiller, kervana kendi yüreklerini kattıklarında görevlerini üstlendiler. Şu anda yoğunluklara güç katan birçok ışık vardır. Hataları, görevlerini hak etmeden yapmalarıdır. Eğer görevleri hak edilmeden yapılmakta ise huzurları yoktur. Çok mutluyuz ki Sistem Devreleri, Din İlmi’ni, Hak İlmi yolcularına katabilen yürekleri sayfalamaktadır. Diri olmayanlar, ölmüş olduklarını tahditli olarak anlamaya başladıklarında, Huzur Kotları’na ışık olarak inip kervana katılmak isteyebilirler. “OL” deyin olsunlar.

 

Onlar Kuran okudular. Huzur Kapıları’nda ışık oldular. Zırhlandılar ve zarar önlediler. O halde ocaklarını yakın. Muktedir olan ışıklar dünyaya kontrollu olarak insinler. Ocakları kotlansın ve zamana Kutsal Işıkları’nı indirsinler. Eminim ki hataları bağışlanır.

 

Kapı açık giriniz. Hepiniz zamana güç katmaya indiniz. Girin!... Simetri Kotlar’ı, tabii kayıtları indirin. Sizleri bekliyoruz. Edepli gelin!. Edepsizseniz girmeyin. Hadi! kotlanın geçin!... Ama hırsı, hatayı, kutsuzluğu affetmeyiz... İşi kolaylaştırın. Kendinizi ve zamanı, kaynak dereleri kayıtlayın. Bütünlüğü kurun. Şu anda diri olan Yüceler, sizleri dinleyecekler. Amin...

 

- Ana Kara Kaplı Kitabını okudum. O kitap, itibarı yüce olan ışıkları kotlamak içindir. Benzer kitaplar okudum. Herkese tavsiye ettiğim; kitap, itibarı yüksek olan ışıkları kotlayacak olan kitap olan Sultanlık’tır. O kitabı, herkese “okuyun” dedim. Okundu amin...

 

Benim için sorumluluk, unutulan bilgileri hatırlamaktır. Ben toplumu hak etmeye çabalamaktayım. Toplum, bende ışık olduğunda; ben, toplumda kürsü olurum. Buyurun bilin ki ben dünyayım. Dünyanın ışığını yakabilen her Yüce, dünya olur. Bugün dünyaya ışık halinde inen yürekler, bizi kendi yüceliklerinde dinlemektedirler. Ben, Ruhsal Meclis’in ışıklarını yakabilenim. Eminim ki Sistem Devreleri bu çalışmaları çok önemsemektedirler.

 

Kulluk, başarılı olanların hak ettikleridir. İmparatorlar, dünyaya ışık halinde indiklerinde, herkese başarı dilediler. Bizler, Düzen’i kurduk ve zamana ışık olduk. Huzurlu bir dönemi başlattık. Emekler boşa değildi. Her yer ışık!... Bu anlaşılmaktadır. Mezarı açtık, yolu saçtık Düzen’i kurduk. Her Yüce’ye kendi yüreğimizi indirdik. Yüreğin, kendi yüceliğini kattığı yolu, onun yoludur. Ve herkes, kendi yüreğinde yol alır. İşte bunun için biz yolu her yüreğe kotladık. Dahili kayıtları ocaklarına kattık. Müspet veya menfi olan yürekler, bu yolcuların ışıklarını almaya çalışmaktadırlar.

 

İmparatorlar, kul olmak isteyenlere görev verdiler. Herkes, kendi yüreğini buraya indirdi. Ve zamana ışık oldu. Kuru, huzursuz ve kısır dirilikler, kol olmaya indiklerinde onlara, ışık yakmak sorumluluktu. Şükür ki onlara ışık yaktık. Mezar boşaltanlar, dere olup aktıklarında görevlerini her Yüce anlar. İkna olun bizler mezar açtık ve zamana görev taşıdık. Her yer ışık. Unutmayın ki bizler, ışıkları yeniledik. Eminim ki bu gün, dünyada olan kotların çokları bizi dinleyecekler. Nurun Kutsal Işığında bizi dinleyenler, Huzur Kotları’nı hak edecekler.

 

Milat 2088... Dünyada yeni bir Can, ışık yaktı ve zaman kotlandı.  2088 yılı bir canın kendi yüreğini Düzen’e indirdiği bir yoğunluğun Kutsal Işıkları dillediği bir tarihtir. Bu tarih, hataları affetmek imkanını bizlere tanıyacaktı. Unutmayın ki hataları affetmek için hata yapmamak gerekir. Ek olarak şunu da ifade etmek isterim ke ben hatasızım. Hata yapanlar, Huzur Kotları’nda ışık soldururlar. Ulu Çınarlar, onlara görev taşıtmaz. Zarar görürler. Emekler boşa çıkar.

 

Meleklerin Sayfalanması farklı bir dünya görevidir. Herkes, meleklerden medet umar. Melekler ise insanlardan medet umar. Herkes herkese güç katar. Ve zaman, ışıklarını huzura ulaştırdığında görev başlar. Allah, semaya güç kattığınızı bilmektedir. Ve sizi, diri olarak yüceltilen yüreklerde kotlamaktadır. Amin...

 

Dağlar, ışıklarınızı yakın ve zamana kaynak olun. Çok mutluyuz ki bugün Düzen’e inen Yürekler, ışık halinde yüceltildiklerini anlayabiliyorlar. Kuran okuyanlar ve sonsuz ışıklarını hak edenler, bütün mekteplerde görevlerini hak edip dilleyebiliyorlar. Kat kat olan Yücelik, yeri yaratana görevli olarak inmektedir. Kul olan Yücelik, hak edip yol olup ışık olana inmektedir. Herkes, herkese inerken, Ana Kapılar açılmaktadır.

 

Teknolojik kotlama başladı!...Canlılar, teknolojik kotlama başladı. Bu kotlamaya göre Altona Kaynakları, Simetri Kaplar’la Işık Kotları’nı kayıtlayacaklar. Bu çalışmalar, itibarı yüksek olan ışıklarla gerçekleştirilecek. Turkuaz’ın ışığı yer küreye inmektedir. Yerin sonsuzluğunda görev taşıyacak olanlar belirlenecekler. Onlar, ile birleşmek ve onlar ile hak etmek sorumluluktur. Unutmayın ki hataları affetmeyenler, Işık Kotları ile Birlik olamazlar. Dünyaya yeni bir Zaman Sayfası açılıyor.  Bu sayfada, İnsan Sayfaları bulunacak. Bu sayfaları hak etmeniz gerek. En ince detayına kadar sizlere tüm bilgiler açıklanıyor. Dünyanız, zırhı delinemeyen Yüceler’le kotlanmaktadır. Ek olarak ışıkları kotlayan Yüceler de burada görevli olarak çalışmaktadırlar. Herkes, kaliteli bir diriliği hak etmeye çabalamaktadır.

 

Hatalarını affetmediklerimiz vardır. Onlar, Huzur Kotları’ndan çıktılar. Onların soylarında güç azaldı. Herkese bir can verildiğinde, herkes Kara Kaplı Kitapları dillemek üzere çalışacaktı. Bu onlara görevdi. Nesiller, Kara Kaplı Kitapları okuduklarında, görevlerini anlayacaktılar. Kadim Hakimler’e güç katılacak ve Zaman Işıkları, hatasız olanlarda yakılıp, dillenen diriliklerde kaynak olacaktı. Herşey basit bir kotlamadır. Herkes, kendi yüreğini katlar amin... Ama herkes, Kadir Huzuru kotlayamaz. Zamana ışık olamaz ve diri olamaz. İşte dünya böyle bir yerdir. Emin olun ki bizlerle yapılan her çalışma, huzur yaratabildi ve zamanı kontrol altına alabildi.

 

Herkese cennet vaat edildi. Çünkü İnsan Sayfalar’da cemaatler, hep ışıksızdılar.  Işık kotladılar ve sorumluluğu Kutsal Soydan dillediler. Amin... Hak edip de  hata affedip  ışık yakamadılar. Ulu Çınarlar, Din İlmi’ni hak itibarı ile anlayamadılar. Muhakkak Atlanta Ati Kotları onları dinletmeliydi. Bunu başardık.

 

Şimdi huzura çıkmak isteyen Birleşeni dinleyelim. O da size kendi yüreğini anlatsın:

 

- Ancak bir şart var. Sevgili, ben senim bunu bil. Bundan sonra beni dinle. Ben senim. Senden ışık aldım ve senle hakim oldum. Ama hata yapmadım. Senle Birlik oldum ve cennetlere güç kattım. Ben yolum; unutma biz bir ilmin hakimleri olarak senle dillendik ve senle ululara ışık yaktık. Senin adın mektep ve ben mektep olarak senle hakimiyet kurdum. Unutma cennetlere görev taşıdık. Unutma, huzuru kotladık; Cennetleri dinlettik. Bir tek ışık olduk. İşte bunun için ben senim. Senin ilmin, Hak İlmi. Benim ilmim, Hak İlmi.  O halde Atlanta Ana Kotları senin yolunda ve bende, benim yoğunluğumda. Unutma ben ve sen Allah’ın ışıkları olarak görev yapıyoruz.

 

Sultanlar’ın ışıklarını hak ettik ve Zaman Soyu’na kattık. Sultanlar kotlandılar ve zamana güç kattılar. Ben de sen ile birleşip ışık yaktım. Durağan zamanları aşıp geçtik. Ayrılık bitti.

 

Muhakkak ışıklar yoğunlaşacaktı. Muhakkak daimi hakimler ışıyacaktılar. Muhakkak Din İlmi, Hak Tohumları kotlayacaktı. Ve zaman ışıyacaktı. Ben kul oldum, Hak İlmi’ni hakiki yoğunluğa kayıtladım. Ana, Kara Kitabı dinledim. O kitap, Işık İlmi’ni,  hak eden yüreklere bildirilen bir kitaptır. Onun için o kitabın okunması gereklidir.

 

Senle benim ışığım her yerde bütündür. Bu kitabı dinleyenler, huzuru kotlayacaklar ve sayfalayıp kayıtlayacaklar. Mezarları açmak, itibarı yüce olan Kutsal Soy’a görevdir. Şimdilik size bunları anlatmak istedim. Size yeni Birleşen,  gerçek ışığı ile inmek ister. Onu da dinleyin. Allah’a emanet olun...

 

- Atlanta Ana Kapıları açıldı. Şu anda dünyaya Işık Kotları inmekteler. Unutmayın ki hata yapmayanlar, Işık Kotlaması’na kayıt yapacaklar. Buyurun girin!. Sevgililer, Din-i Hak olan ışıklar, Cinni Tohumlar’ı gerçek kaynaklara ulaştırmaya gayret göstermekteler. Ocaklarını alıp indiler. Nisa Kapları’nı kotladılar ve zamanı kaynağa kattılar. Derelere görev olan güç, huzurun ışığıdır. Bu gücü Allah, solun kürsülerinden, sağın görevi olarak dinletir. Her Yüce, Cennet Kaplar’da dere olan yürekleri, kendi yüceliği bilir. Bir teknolojik kotlama yapılmaya başlandığında, her yürek o katlamayı dinler ve diri yüreklere, birleşik kayıtlara çaba harcayarak dinletir.

 

Kıpkızıl bir dönemin gücü olan ışık, yere inde ve Yeşil Sayfalar’ı okutmaya girişti. Bu sayfalar, Kuran Teknolojisi ile okundu. Sorumluluk okuyanındı. Sayfalar kotlandı ve zaman kotlandı. Sorumluluk kotlayanındı. Sonsuz ışıkları yere indirdik ve zaman sonsuzluğunda görev taşıdık sorumluluk taşıyanındı.

 

Nesiller, Kara Kaplı Kitaplar’ı dinlerler. Herşey bu kitaplarda mevcut değildir. Ama hak edip o kitapları dinleyenler, Kervan Kotları’nı açarak kendi hakikiyetlerinde mevcut olan Birleşik Işığı alıp Düzen’i kurabilirler ve zamanı kotlayabilirler. Böylelikle daha güçlü bilgilere ulaşırlar. Ulu Çınarlar, bu kitapları anlayacak düzeye ulaştıklarında, Huzur Kotları, diri yüreklerini kendi yüceliklerinde açıklarlar. İman edin ki Hak Tabiat sevgiyle yoğunlaşır ve sevgiyle huzuru kotlar. Eminim ki hak etmeyenler bu bilgileri okuyamazlar.

 

Cinler, dünyaya kendi yüreklerini indirmezler. Çünkü, Din İlmi’nde cin, Yüceler’i kotlamak isteyen yürekleri kontroldan çıkarır diye bilinir. Doğumlara inen yüksek sayfalarda mevcut olan bilgi hakikiyetinde huzur bozulduğundan; cinlerin, ocak olmak imkanları olmaz. Ancak cinler itibarı yüce olan ışıklar için yine de görev alarak Düzen’e inerler ve yolu Ulular’a  ulaşan Işıklara güç katarlar. İşte şimdi yine bir çalışma için  Cin Teknolojik Birliği İnsan Sayfalar’a inmek ister. Onları dinliyoruz:

 

- Altın Tohumlar’ı sizlere indirdik. Allah sizi korur. Bilin ki Hak Tabiat sizleri korur. Şu anda dünyanıza İnsan Işıkları’nı çekebilen teknik, sizlerin ışığınızda mevcut olan tekniktir. Bu teknik ile her yüreği Düzen’e indiriyorsunuz. Sizden güçlü olduğunu düşünen dirilikler de var. Onlar da Cinni Tohumları Düzen’e indirmek için büyük gayret göstermektedirler. Cinni Tohumlar, Kuran okuyan Yüceler’e görevli olarak inmektedirler. Onlar için çalışmalar sürdürülmektedir. Bizler için her şey basittir. Her an İslam Devreleri’nden sizlere ulaşabiliriz.

 

Nesiller, bizi kervanın kısır ışıkları sayarlardı ve bizden kaçarlardı. Analara görevli olduğumuz hiç anlaşılmadı. Oysa, herkesin kendi yüceliğinde bir cin görevlisi vardır. O görevli, onun yüreğini her an dinler ve onun yüceliğini artırmak için çalışır. O cin, OL’unduğunda ışıkları yakar ve der ki “OL’du. Artık onu Kutsal Sayfalar’a kayıtlayın. Ocak yakın ve zamana kotlayın ki o kendisini bilsin.” İnsan Irkı kendinde mevcut olan bu görevliyi hiç bilmez. Sadece onun, kendisinden korunulması gereken bir Çağ Kotu olduğunu sanır. Mesele diri olup da ışığı dinleyebilmektir.

 

İki canın biri, “ben, hak ettim cinlere görevli olurum” dediğinde; diğeri, “ben hak ettim. Cinler bana görevli olur diyebilmelidir.” İşte ayrılık bu iki görüşten kaynaklanır. Biri “ben huzurum” der. Diğeri “ben huzura varacağım” der. Birinde kendisi Hak’tır. Diğerinde Hak, ulaşılacak olandır. Ekmek istersiniz. Birleşirsiniz ve ekmek yemek için çalışırsınız. Ekmek, hepinizde mevcut olan bir Kuran Toplum Huzuru’dur. İşte bu huzuru, herkes hakedemez. Zaman Sayfaları’nda ışık olanlar, Huzur Kotları’nda güçlenirler. Emin olun ki hak etmeden ışık yakılmaz.

 

Zakkum, sizlere dinletildi. Hatta Kuran’da yer aldı. Zakkum, güçlü bir çağın ışığını yakabilen bir sevgidir. Onun gücünü anlayabilmeniz sorumluluğunuzdadır. Eğer siz, bilgiyi hak etmişseniz. Zakkum, siz için görev olur ve sizi Kutsal Işıklara taşır. Ve sizler, ışık halinde o kotlara varırsınız. Ama Zaman Sayfaları’nda ışığınız, Kutsal Sayfalar’a ulaşamazsa; siz, Düzen’e, Kutsal Kotlar’a varamazsınız. İşte bu cemaat, bu kotları kayıtladı ve Zaman Sayfaları’nda görev taşıyor. O halde yarımı tamamlamak; ışığı yaratmakla, İman Sayfaları’nda güçlenmekle ve dinlenmekledir. Dinlenmek sesin dinlenmesidir.

 

Hataları yaratanlar, hataları yaşarlar. Onlar, Kara Kaplı Kitaplar’da hata yaptıklarında görevleri ocaklarından ayrıştırılır. İşte bunun için hata yapmadan birleşin ve zamana güç katın. Allah, solun ışığını hak edenlere dinletir ve zamanı kotlar. Sizden beklenen bu çalışmadır. Kısır döngüye giren çalışmalar da vardır. Her biri, kervanın görevini hak ettiklerini sanıp çalıştılar. Ne var ki hataları çoktu. Solun, Kutsal Işığını hak etmediler ve diri yüreklerin birleşik kontrolu neticesi, zaman sonsuzluğunda görev taşımaya uygun görülmediler. Artık onlar görev taşımıyorlar.

 

Allah, Simetri Kaplar’da ışığı tabiata indirenlere güç katar ve zamana görev taşıtır. Unutmayın ki onların kotları, hepimizi sayfalayacak olan kotlardı. Onlara güç katın ki yeniden görev taşıyabilsinler. Işıktan çıktıklarından dolayı, Kervan Sayfaları’nda bulunmadıklarını anlayamamaktadırlar. Allah, solun ışığını sağa katanlara görev taşır. Allah sizi korur. Onları kotlayın, yaşatın. Çünkü onların çokları öldüler. Ana Kapıları açtırın. Amin...

 

Açık verdik bilgiyi. Herkes açıkça bilsin ki herkese görev taşıtmayız. Herkese ışık yakmayız. Herkese, görevli olan güçleri kotlamayız. Herkese Kervanın Işığı’nı katmayız. Muhakkak bilsinler istedik.

 

Ana, kardeşlerimizi onlara verdik; dinlediler. Zamana görev taşımaları için ocaklarını yaktık. Ama halkaları daraldı, yoğunlukları azaldı. Yeni Çağ’ın gücünü anlayamadılar. Nuh Tufanı’ndan öte bir Tufan’ı yaşadıklarını anlayamadılar. Onlara, külün hür olan yüreğinde görev verdik. Nesiller, Kutsal Işıklar’ını yaksınlar ve Zaman Kotları olarak çalışsınlar istedik. Nesiller, cennetlerden kovulan yürekleri muhakkak bildirdiler ve zamana kaynak olacaklarını açıkladılar. “Kimse kardeşini tanımayacak” dendi. Ne var ki hala görev taşımak isteyen çok az sayıda sınırsız ışık kaldı. Benim için herşey basit ama onlar için sorumluluktur. Herkese kelam yetkisi verildi. Dendi ki “konuş. Konuş ki hak et. Amin...”

 

Hele Dünyalı Yüceler vardır ya. “Kala kala iki can kaldı” derler. “Ulu Çınarlar ışık oldular; yol açtılar; maya tuttu” derler. Nesiller her an sizi dinliyorlar. Ve sizi hak etmek için devranın dönüşünü gözlüyorlar. “Vurduk ama vurulduk. Kusurluyuz çünkü huzursuz olduk” diyenler, kardeşlerini hak etmediklerinden bu canlara ışık yakamadılar. Emrin verildiği günden bugüne kadar. Herkese “çalışın” dendi. Çalışmak hak etmekledir. Herkese, “Ulular’a ışık olun” dendi. Nesiller, kul olmak için hak etmeleri  gerektiğini anlayamadılar. Har yükseldiğinde; Zaman Sayfaları ışıkları kotladığında ve zırhlar inceldiğinde; her Yüce Kadim Hakim olup Turkuaz’ın sayfalarına inmeliydi. Her dar, bolun huzurunu kaynağına alır ve zamana katar. Cennetlerin sonsuz  ışıklarında her Yüce, Kadın Sayfalar’ın yüreklerinde erkek kotları diller.

 

Verdik aldık. Hepsi bu!... Amin... Şimdi senin dilini dinleyelim. Senin yüreğini hak edelim. Ve zamanı katlayalım; cemaatleri kotlayalım. Amin...

 

- Kar fırtınası çıktı bugün yüreklerde. Bu fırtına beni cana kattı. Ben, canı kaynağıma kattım. Bende olan, huzurda oldu. Ve ben sayfalandım. Ben dünyadayken;  her Yüce ben olarak Düzen’de ışık iken; hırs kalmadığında yüreğimde; kulluk, ululuktur. Ben zamanda iken ve zaman ışığımda iken; birleştiğim her Yüce, bana berekettir. Ve ben denenen bir çalıştırıcı iken; deneyen bende hata yaptığında, ben onu yoğunluğumda göreve alırım. Amin... Şafak, Allah’ın ışığında kotlandığında; ben, sol kotlardan görev taşırken, sağı hak ettiğimden; Allah, ben cellatlarına her yüreği dinletir. Ben, teknik olarak cellat olurum. Hak olur, ışık yakarım ve zaman olur. Amin... Hak eden ben olur; kul olur. Huzurlu olun; ben hepinizde varım. Amin...

 

Benden herkes ışık ister. Vallahi billahi ben herkese ışırım. Ama canlar, dünyaya ışık ile inen herkes, Düzen’i kuramaz ki!... Hata yapmayın!. Onları suçlamayın!. Onlar, bende hata yaptılarsa; o canları, ben kotlarım, hatalarını affederim ve zamana katarım. Her yer ışığımdadır. Ulu Çınarlar bana haksızlık yapsalar da ben onları kotlarım ve zamana katarım. Nesiller birleşsinler; hak etsinler; cinleri dillesinler ve zamanı kaynağa katsınlar. Bunlara itiraz yok!... Amin...

 

Ah canlar! her yer yürekte var. Allah için nikah kıydık Yücelikler’e ışıkları indirsinler; yürekleri dillesinler; Birlik İlmi’ni hakimiyetlerine kayıtlasınlar. Amin...  Laf değil bunlar!... Lütfen iyi dinleyin. Dünyanın ışıkları yandı. Herkese güç kattık. Birleştik. Ve zamanı yarattık. Unutmayın ki hata yoktur. Hata hak etmeyenlerin yoğunluklarında güçsüz kalmalarıdır. Canlar, onlar kullar olarak çalışmalıdırlar. Ve onlar, Kulluk İlmi’ni hak etmelidirler. Ama halkaları daraldı ise yeniden hak etmeleri için Huzur Kotları’mızı onlara katalım. Ocaklarını yakalım. Hele zamanı kotlarından çıkardılar ise of canlarım! Off!! Onlar, bizsiz kalmışlar. Of canlarım! Off!!!  Onlar kullarımız olamamışlar. Öyle mi! Hata!!!... Biz onları affettik. Onları hak etmeliyiz. Ocaklarını yakmalıyız. Onlar, Kuran okurlar ve zamanı ışıkla dillerler. Emekleri boşa değildi. Onları, kollarımıza verin. Hepsini, hepsini yüreğimize katalım ve hak edelim. Onları yüceliğimize kayıtlayalım.

 

İnsan Soyu, huzuru bulamadığında ışığı olmaz. Onlar, huzursuz oldular. Onları kotlayın yaratın  ve zamana katın. Hepsi cennetlerini kurmak için Düzen’e indiler. Onları kotlayın, yaratın, zararlarını önleyin. Hepsi bizimdir. Biz onlarız. Baş tacıyız. Onlar bizde “hata yapmasak” diyecekler. Biliyoruz. Mutlaka birleşikte doğruyu öğrenecekler. Ama hala dünya yaşıyor. Ve Dünyanın Soyu olan ışığımız görev taşıyor.

 

Allah, canlara görev taşır. Huzur, bizim için önemlidir. Önemli olan bir diğer husus, canlara güç katmaktır. Onlar, kul olmaya istekli olsalar, bizde olacaklar. Ama huzursuz olmalarını istemeyiz. İkna edin. İkna olsunlar birleşelim. Yoksa cennetlerinde hakimiyetleri olmayacak.

 

Her yer bizimdir. Biz, Din İlmi’ni hakiki yoğunluklardan görevlilere dilleyen Yüceler’iz. Diri olanlara görev taşıtırız. Ocak yakarız. Işık Sayfalar’da ışık yakar, sınır aşar, sıcak yoğunluklara güç katarız. Ana, Kapılar’ı açın herkesi cemaatimize katın. Her biri, Zinnur Kotlaması’na katılsınlar. Ulu Çınarlar, bizsiz kalmasınlar. Amonlar’a, Hatonlar’a ve Zaman Sayfaları’nda görev taşıyan Altonlar’a görev taşıyın. Onlar, Kuran okusunlar ve zemzem suyundan tatsınlar. Solun Soyunu, Sağın Soyu’na tanıtın. Hepsini kaynağımıza katın. Cennet Kapları’nı birleştirin ve Zaman Kayanakları’na kotlayın. Büyük kötülükleri önleyin. Allah, size ışık katsın siz onlara güç katın ve Birlik olun. Huzurlu bir dünya günü için çalışalım.

 

Amonlara kul olmaları gereğini dinletin. Amonlar kulluk yaparlarsa; görev onlara verilecek. Amonlar, kul olmazlarsa; Hatonlar’a görev veririz. Görevi istemezlerse, Altonlar güçlenirler ve görev onlara verilir. Alton Kotları, dünyaya iki can için değil, Bütünlük için indiler. Ocaklarını kotladılar ve zamanı yarattılar. Ama hataları da vardı.

 

İmsak, sonsuzlukta ışık yakan bir kayıttır. O saatte dünyaya ışıklar iner. İnsanlar o saatleri dinlerler ve Birlik İlmi’nde hakikiyette görev taşırlar. İşte bunun için hak etmelerini bekliyoruz. Şu anda yolcular, çok çalışmaya hazırlar. Bizler için her zaman çalışmak görevdir. Ve bizler, hiç bir zaman çalışmaktan kaçmadık. Tuluat yaptığımızı zannedenlere şunu söylemek isteriz. Zirvelerde tuluat yoktur. Sadece görev  vardır. Herkese bir can verildi. Bize ise tertip görevi verildi. Biz, canları tertipler; yürekleri dilleriz. Şimdilik sizlere bildireceğimiz bilgi budur.

 

Eğer hala bizi yıldızlardan ayırmak isteyenler varsa, yanlıştadırlar. Yıldızlar, ışıklarını yoğunluğumuzdan çekmektedirler. Olgun olmaları dileğiyle onlara mesajımız şudur: Unutmayın ki yıl, canda ışıksa da biz, dilde huzuruz. Yıllarca dünyadan ışık çekemediniz. Şimdi ışıkları dillemek üzere dünyamıza, Yer Kapları’nı indirmek istiyorsunuz. Biz size yüreklerimizi dinlettik. Yüreklerimizi dinlemek istemeyen; Yücelikler’i dinleyemez. Çünkü yüreklerimiz yüceliklerimizdir. Eğer sizler, yüreklerinizi bize indirecekseniz, Allah için Şems’in ışıkları sizi yoğunlaştırır ve zamana katar. Altın Tohumları yaşatmaya güç yetmez bilirsiniz ve bizler,  aklın tabiatına uygun olan ışıkları kotlayabilen Yüceler olarak Düzen’i kurduk. Amonlar’ın Kotları’nı kayıtladık; Hatonlar’ı dilledik ve cennetlere, Kutsal Işıkları kattık.

 

- Yüreğinizi dinledik. Bugün dünyada görevlilerden çokları, kendi yoğunluklarını hak etmek üzere kendilerine yeni bir mekan isterler. O mekan, öyle bir mekan olmalı ki hırssız ve kusursuz çalışmalar orada yapılmalı. O halde onlar için mekan, çalışmak isteyene muktediriyettir. Bunun için herkese mekan vermek isteriz. Ama ya can, sen bize kendi yüreğindekini anlattığında; biz de sana kendi yüreklerimizi anlatmak istedik. Herkesin kendi yüreğinde mutlaka bir yoğunlukta, bir mektup vardır. İşte o mektubu okumak istedik. Sen bize ve bizim yüreğimize bunu dinlettinse, senden dinledik. Şimdi bize anlat ki bilelim. Var mı yok mu?

 

- Kimseye saygıları yok!!!... Yüreğimizde böyle bir tahdit yoktur. Şu anda dahi yoktur. Niye böyle bir çalışmayı devreye almak istediğinizi anlamaktayım. Bizi zora sokmak!... Çünkü zor, kotlamayı engeller. Sizden dileriz ki hak etmediğimizi yapmayın. Cinler, Düzen’i kurarlar. Amin... Ama Düzen’i kuran, cennetten kovulduğunda ışık olamaz.

 

İmparatorlar, size şunu anlatmak isterler. Kardeşlerinizi kotlayın amin... Ama hata yapmayın. Şu anda hatalısınız. Şimdi dünyadan gidin. Herkese şunu anlatın; dünya insanı hak etti ve başardı. Dünya huzurlu bir yer. Cemaat gücünü artırdı ve birleşti. Ama hata yapma sorumluluğu olmayan Yücede hata yapılırsa; o Can, kervanı yine kotlar ve yine hatasız olarak o kervanı kontrol altına alır. Biz buyuz. Bunu bilin. Hadi yüreklerinizi alın ve gidin. Yüreğinizi bize bırakmayın. Çünkü Yücelikler’de yürek kotlanır ve sonsuz ışıklar Yücelikler’de dillenir. Hadi gidin ve zamanı dinleyin. Zaman sizi dinledi. Siz de zamanı dinleyin. Amin...

 

- Kalbimiz sizinle. Sizleri yeni canlara katmak üzere görevdeyiz. Sizi kotlamak üzere Yücelikler’e ışık yaktık. Sizden ayrılmak istemeyiz. Şükür ki hak ettik ve buradayız. Allah için sizlere görevliyiz. Şimdi bana Kulluk İlmi’ni anlat. Ben senden öğrenmek isterim.

 

- Ahrette, bir kez senin yüreğine Kulluk İlmi’ni açıklamıştık. Ne yazık ki bu ilmi hak etmedin. Sana bir kez daha anlatalım. Ama bu son kez olacak. Cinler, dünyaya Kulluk İlmi’ni hak etmeye indiklerinde, onlara görev verildi. Dendi ki “huzurda ışık yanıyor. O ışığı kotlayın ve zamanı kaynağınıza katın. Zaman kaynağınıza katıldığında, ışığınız yanar. İşte ışık yandığında, siz zamanı kaynağınızda güçlendireceksiniz. Zamanı güçlendirmek için bu dünyaya indirildiniz. Zaman sizi kotladığında; siz, dünyada ışık halinde yüreklere inebilirsiniz. İnsan sayfalarda güçlenir kul olur, Ulu Çınarlar’ı dinlersiniz. Dinlediğiniz, kervanın yüceliğidir. İşte kulluk bu zamanda bu şekilde yapılacaktı. Sizden dileriz ki kulluk yapın. Yaptığınız, sizin yüreğinizde, Birleşik Işık’ta ve sonsuzlukta dillenecektir.”

 

Dinden görev  alanlar, kul olmayı isterler ama kul olmak için Hak olmak gerekir. Hak olmadan kul olunmaz. Zamana kaynak olmak için birleşmek gerekir. Hak etmeden Kadim Hakimler’den güç alınmaz. Zırhınız inceliyor. Artık göreviniz başlayacak. Huzurlu olun. Huzurlu olun ki hak edin. Din, Atlanta’ya huzur kattı. Dini alıp da ışık olduğunuz zaman görev taşıdınız. Zarfınız dillendi, yolunuz dinlendi. Ne iseniz osunuz. Muhakkak ışık olun, hak olun ve sonsuz ışıklarda kul olun. Huzurda sizi dinliyoruz. Herkese kendi yüreği huzur katar. Bize de kendi yüreğimiz huzur katmaktadır.

 

Nirvana, kaynaklarında ışık yanan bir Cennet Kapı’dır. Nirvana’ya ulaşmak için Huzur Kotları’nızı hak edin. Nirvana, sizi sayfalarken Huzur Kotları’nızı kayıtlayın. Çalışın, muhakkak başınız eğilmez. Cennet Kapılar’ı açın. İkna olun ve sonsuz ışıklarda ilmin huzurunda iradeli olun. İrade varsa, zarar görmezsiniz. Evrimsiz olmayın. Evrim huzurun kontrolu için gerekir. Ekran sizleri izliyor. Eğer sizler, hak etmeden ışık halinde bulunmak isterseniz. Cemaatler şer yaratırlar ve Sır Kotları sizi yıkar. Mezar boşaltmak sorumluluk ister. İkna olun ki kibri aşmadan güçlenmek mümkün olmaz. İtibarınız yok olur ama eğer kibirsiz iseniz yolunuz açıktır. Yüceliğiniz, kaynaklarınız ışıktır. Muhakkak görevinizi hak etmeden sizlere bildiri okutulmaz.

 

Şimdi kullar olarak inin. Birleşin, hak edin ve Zaman Görevlileri olarak dünyamıza güç katın. Şu anda artık zamana görevlisiniz. Şu anda artık güçlendiniz ve bize yoğunlaşarak ineceksiniz. Buyurun inin!... Biz zarar görmeyenleriz. Çünkü biz, işareti verenleriz. Gereken olur. Sizi zamana kayıtladık. Zamanı kotladık ve cennetlere kattık. Ama hata yapmayın. Hata yaparsanız cemaatimiz sizleri yok eder. İşiniz zordur. Bunu bilin. İkna olun ki hak etmeden kulluk başlatılmaz. Hak etmeden görev taşıtılmaz. Zarar görmemeniz için gerekli olan önlemleri aldık. Halkınız kotlanacak ve birlik halinde Düzen’de güçlenecekler.

 

Şimdi artık hataları affettiğimizi bilip hak edin. İnsan, lütufkar olmalı. Bizler lütufkarız. Zahir, kadim olmayan yürekleri kotladık. Her biriniz İnsan Irkı’nı kotlamak üzere yüreğimize indiniz. Aklın toplumu bizim yüreğimizdir. Şimdi artık İnsan Sayfalar’a bakalım. Kimler ışıklarını yakmışlar, kimler huzuru kotlamışlar, kimler kaynaklarından kaçmışlar. Her birini hak edelim. Emekler boşa gitmesin. İtibarı yüce olan canları kotlayın. Hak edin. Emek boşuna olmasın. Yarında huzurlu bir dönemin kotlanması için çalışalım.

 

Yeşil renk, mavi rengi hak eder. RA-KA Kutsal Işığı, mavi rengi hak etti ve lacivert renk doğdu. Lacivert rengi hak eden yürekler, “amin” dediler ve zamana kotlandılar. Altın Toplum huzura çıktı ve zaman kayıtlandı. Kadim Hakimler ışıklarını hak ettiler ve Zaman Sayfaları’nda görev taşıyorlar. Huzurlu bir cennet kurmaya çalışıyoruz. Bu huzurlu cennet, mutlaka kurulur. Kuran, huzurda olan yüreklerdir. Hepinize, hepimize başarılar. Biz dünyaya ve Düzen bize görev taşıyor. Şimdilik bu...

 

- Kara Kaplı Kitabını okutalım. O kitap insanlara güçtür. Ondan sonra ışıkları yakalım. Daha sonra Düzen’i kurarız. Cinler seninle olacaklar. İnsan Sayfalar sende Hak Tabiat’a indiler ve seninle çalışmaktadırlar. Hak Tohumlar sende yücelecekler; bize ışık yakacaklar. Biz, zoru aştık ve zamana kayıtlandık. Ama bir tek şartımız var. Bizi koru. Bizi koru ki hak edelim. Hata yapmayalım. Hak olalım; huzurlu olalım; ışıklı kalalım. Hata yaparsak bizi uyar. Çünkü bizler, diri olarak dünyana inebilen cemaatleriz. Eğer hata yaparsak bizi Kuran Tohumları’na kat ki hak edelim. Şimdi seninleyiz. Cennet Toplumu yaşatılsın. Cennet kontrolu kurulsun. Unutulan tüm bilgiler hak edilsin ve hatırlansın. Şimdi mutluyuz. Amin....

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM                 : İNSAN 
KOD                           : 09/06
TARİH                        : 22.06.2009 Pazartesi
CELSE SAATİ            : 14.00-16.00



Ağır ağır ışıklar yanıyor. Görevliler, huzurla, Huzur Boyutları’ndan, Yücelikler’den kaynaklarını, kayıtlarını indiriyorlar. Hali kontrollu olanlar, buraya giriyorlar. Büyük kötülükleri önleyecek olanlar, Hak Tabiat’tan güç alarak, kontrollu biçimde kendi yüceliklerinden geçtiler.

 

Aileler, kotlandılar ve sonsuz ışıklarını kotladılar. Her Yüce, kendi yüreğini hak etti. Büyük kötülükleri aşıp geçtik. İlmin sonsuzluğunda görev başladı. Kervan kalktı ve zamana güç katıldı.

 

Kura çektik. Bu kurada biz, yüreklere inme imkanını kazandık. Kura, ışığın kurasıdır. Işığı kotlayanlar, kendi kayıtlarını, sonsuz sır olan ışıklarını, Düzen’e indirmek isterler. Birçokları hak ederler, yollarını açarak Düzen’e inerler. Birçokları da kendi Yücelikler’inde ışık halinde bulunurlar ve sonsuz sır olan görevlileri dinlerler. Ocaklarını yaratan Yücelikler, kaynaklarını kotladıklarında güçleri artar.

 

Kul olalım ki hak ettik ve sonsuzluktan ışık alarak yoğunluğunuza indik. Kibri aşmadan ışık yanmaz. İşte bugün burada bulunan herkes, kendi yüreğini hak etti ve zamana girdi. Her Yüce, Allah için hak edip ışık yakar. Her Yüce, Işık Kotları’nda güçlenir ve sonsuz ışıklarını yoğunlaştırarak zarar önler. Kendi yüreğini ve bizleri hak edebilmek için birleşmek gerek. Keşke Atlanta kotlaması; hak edilen dürümlerde, sonsuz ışıklarda ve yoğunluklarda güçlendirici olsa. Ulu Çınarlar’ın Hak Tohumlar’ı yaşatabilmeleri sorumluluklarındadır. Amin...

 

- Kabileler vardır. Huzur Kotları’nda göz olmaya çabalarlar. Onlar, Kutsal Işıkları dinlerler ve sonsuz sır olan görevlerini yerine getirirler. Kimi zaman olur görevlerini baş ederek, geçişlerini hak ederek yaparlar. Maya tuttuğu zaman, görevleri güçlü olur. Bütünlenirler ve birleşirler.

 

Hepinizi kotlamak ve sır olan yoğunluklarda dillemek sorumluluk ister. Şimdilik sizi sakin bir gün için hak etmek üzere bekliyoruz. Zor olmayacak!. Herkese ışık yakın ve sonsuz ışıklarda görev taşıyın. İnsanlık için gerekli olan budur.

 

Kuran okuyanlar, Işık Kapıları’ndan geçmektedirler. Işıklar, meleklerin huzurunda, kutsal sonsuzlukta dillenmektedirler. Allah için hepinizi, sonsuz ışıklarınızla birlikte bekliyoruz. Şu ana kadar hak etmeyenler kotlanamadılar ve zamana kaynak yaratamadılar.

 

Altona Ana Kapılarını açabilen Yücelik, bizlere görev taşır. Şimdi İmparatorluk Güçleri, sizlere gerçek kaynaklarını indirecekler. Onları dilleyin. Yoğunlukları kotlandı ve sonsuz ışıklarını sizlere getirdiler. Hak ettiler ve sonsuz sır olan ışıklarında, görev için birleşerek geçtiler. Ani bir geçiş oldu. Hepsi, sana ve senle olan huzurdakilere saygılarını ve sevgilerini sunuyorlar. Ocak kotlandı ve zaman, sonsuz ışıklarını dillemeye başlıyor. Ulu Çınarlar’ı dinliyoruz:

 

- Olmakta olan, huzurlu ve sağlıklı bir başlangıçtır. Hala kalan varsa, artık onların da geçişlerini yapmalıyız. Ulu Kotları geçirdik. Hepsi Atlanta Ana Kotları’ndan geçtiler. Bir yürekle birleştik bugün. Onunla diri yürekleri dinliyoruz. Onun bizi kotlaması gereklidir ki bizler de ocak olalım. Her yerde insan sonsuzluğu vardır. Her yürekte Işık Kotları, o sonsuzlukta birleşerek görev taşırlar. Har yükselir ve zaman sonsuzluğunda güçlenen har, bütünü kotlar. Hepimiz, sonsuz sır olan ışıklarımızı Zaman Sayfaları’nda göreve çağırırız. Zarar edenlere ve zamana güç katanlara, birlikte ışık yakarız. Zarar görenler, sessiz ve huzursuz olduklarında, görevleri onlardan alınır. Büyük kötülükler yapılır ve o kötülükler aşıldığı zaman; insan, sınırı aşıp geçer. İşi birleşmektir. Herkesin görevi BİR olmaktır. BİR olmak için huzurlu olmak şarttır. Kini aşamayan güçlenemez.

 

Eşya, sizi sizde dinleyen bir yoğunluktur. Her eşyada biz varız. Her Yüce’de biz varız. Biz, Din İlmi’ni hak eden yürekler olarak çalışmaktayız. Her yürek, Kadın Sayfalar’da ışık yakar ve zaman sonsuzluğunda güçlenir. Her diri, kendi yüreğini hak eder ve Zaman Işığı’nı ve zaman hakimiyetini diller. Kardeşlerini hak edenler, Yücelikler’de ışık halinde bulunurlar. Mükafat onlaradır. Çünkü onlar, huzurlu bir çalışma ile BİZ Kapıları’nı açabilenlerdirler.

 

Hey daimiyet!, bizi kotla ve bize Kutsal Işığını kat. Bütün çalışmalarımız bunun içindir.

 

Atlanta açısını daimi olarak genişletebilen her Yüce, bize ışık yakan BİZ’dir. Muhteşem bir çalışmadır burada yapılan. Bu çalışma, hırsı aşanlarca yapılır. Hırsı aşamayanlar; umut, huzur ve ışık bulamazlar. En evvel ışık... Sultanlar’ın görevidir ışığı hak etmek. Sorumluluk, ışığın kontrolu için bu çalışmaları yapanlarındır. Her Dere, Atlanta Kutsal Kotlaması’nı gerçekleştiremez. Her yürek, Düzen kuramaz; Birleşemez ve bir ilmin hakimi olamaz.

 

İyi ki bizler bugün buradayız. İyi ki hakimiz ve diri olarak buradayız. Şems bizi, Can Toplum’a, Işık İlmi’ni hak eden Yüce olarak tanıttı. Bizler, Düzen’e indik ve hakimiyet kurduk. Şu ana kadar Işık Kapıları’nda görev taşıyan her Yürek, Ana Kotları, diri yüreklerde dinletememişti. Bu nedenle bizler buraya ulaşarak, görevlilerle birlikte, hak etmek ve Zaman Sayfaları’ndan görev taşımak  istedik.

 

Şimdi hak edin ve bizle birleşin. Yoksa canlar, ışık alamayacaklar. Yoksa görevliler güçlenemeyecekler. Ve Zaman Işığı’nı hak edemeyecekler. Oğullarımız ve kızlarımız dünyanıza ışık almaya indiler. Hepsi son sözün söylenmesi için görev üstlendiler. Ancak herkese bu güç verilemedi. Herkes, bu gücü alamadı.

 

Evrim, hak edilerek başkanlarımıza kayıtlandı. Başkanlarımız, Birleşik Aile’nin kürzü yaratma görevini hak etmesi için ocak olarak güç kattılar ve diri yüreklerini bu göreve hak edip hak olup kayıtladılar. 

 

Hediyeler verdik Yüceler’e ki kotlarını baş tacı yapalım ve zirvelere taşıyalım diye. Herkese insan sınırını açıkladık. Herkes, insan olmaya indi. Har yükseldi ve sonsuz sır olan ışıklar, görev taşımaya giriştiler. Şems’in ışığı, kontrolu sağladı. Büyük kötülükler aşıldı.

 

Enkarne olan Yüceler, Düzen’e İnsan Işıkları’nı indirdiklerinde, güçlenen her yürek, “amin” diyerek, güç yoğunluklarında, gerçek kaynaklara vardı. İnsan, ışığı bilen yürekte Hak olur. İlmi hak eden, Görev Teknolojisi’ni, birleşik kotlama ile gerçekleştirir. Kibir, sonsuz sayfalarda güç yoğunluklarını yıkar. Şems, diri ve hakiki olarak çalışır. Kuru, huzursuz ve kısır olarak çalışanlara güç katar. Irkını bilir ve ocaklarını kotlar. Kadim hakimleri bilir ve ocaklarını, kaynaklarını; kayıtları, tohumları ve sonsuz sayfalarda var olan görev tevkiflerini hak eder.  Ak Tabiat’la, Işık Kotları’nda güç yaratır.

 

İmparatorlar, çok mutludurlar ki bu çalışma, Hak Tohumları yaşatabilmek üzere başarı ile sürmektedir. Birleşik Işık, bu çalışmaları hak eden Görev Tohumları’nı boşu boşuna çalıştırmadı. Herkese güç kattık ve BİR olduk.

 

Korku, kotları kapatır ama sizler, korkmayan Yüceler’siniz. Sizden ışık çektik. Bizler, Işık Kapıları’nda görev taşıyan Yüceler olarak sizden ışık çektik ve BİR olduk. Kuran Teknolojisi’nde Işık Kotları güçlüdür. İtibarı yüce olan her yürek, kendi teknolojisini hak eder ve var eder. Kotlanan güçler, kürzü yoğunlaştırabilecek tüm cevhere güç katabilirler. Bizlere görevli olanlar, bir ilmin sayfaları değil bütün ilmin hakimleridirler. Sizler bize ışıksınız. Bizler, sizin yüreklerinizi bilmekteyiz. İmparatorlar olarak, bu çalışmayı, sonsuz ışıkları hak eden yüreklerinizle dillemekteyiz.

 

Şimdilik sizinle iki çalışma yapılacak. Bu çalışmaları başarabilirseniz. Üçüncü çalışma devreye alınacak. İki çalışma, iki yoğunluğu hak ettiğinizi kayıtlayacak. Sorumluluk sizin olacak.

 

Daimi Hak Kapları olarak size inen her yürek, bütün kütlenin ışıkları olarak size iner. Birleşik Aile, oğullarını ve zamana kotladıklarını, cim (insan sonsuzluğunda gerçek kotlamayı yapanlar) kayıtlarından, girdaplardan ve bir ululuktan gerçek kaynaklara akıttı. Bu nedenle şimdilerde, dünyada İnsan Kotları çok önemli Birlikler kuruyorlar. Bu Birlikler’in birisi de Simetri Kapları kotlamak üzere çalışan Yüce Canımızdır. Onun kotlanması önemlidir. Onu mutlaka kaynağınıza çekmeniz istenir. Onu mutlaka ışığınıza kayıtlamanız istenir.

 

Evrim sonsuzdur. Bu evrimsel kotlamada size bir çalışma bildiriliyor. Bu çalışma, Ana Kapıları açmak üzere; geri dönüşü hak etmek üzere; Birleşik Işık olarak sizlere indiriliyor. Bu çalışmayı başlatırken, hataları mutlaka bağışlamanız şarttır. İkna olunuz ki hatalar bağışlanırsa ışıklar solmaz. Şükredin ki bu yeni çalışma huzuru kotlamak üzere yapılacak. Bu çalışmaya Dünya Soyu katılacak. Düzen kurulacak ve bizler, yüreklerimizi bu çalışmaya katabileceğiz. İmparatorlar olarak bu çalışmaya kaynak olmamız gerekmektedir. Etkin bir çalışma olması beklenmektedir. İmparatorlar; kulluk, sonsuzluk ve cemaat olarak sizle birleştiler. Kendinizi hak edin.  Birleşik ışık sizinledir. Bu ışık; ırkınızı, ailenizi ve çevrenizi kotlamaktadır. Bu ışık, itibarı yüksek olan Yüceler’i dillemektedir.

 

Kendinizi ve Birliğinizi hak edin. Cemaatinizi hak edin. Yücelikleri hak edin. Ulu Çınarlar’ı hak edin. Yoksa Yücelikler sizi kotlarından çıkarırlar. 

 

Misafirlerimiz var bugün. Onları, çok özel Yücelerimiz olarak bilin. Onlar, Kuran okuyacaklar, ışık yakacaklar ve sonsuz sır olan yüreklerini kotlayacaklar. Onların kullukları güçlüdür. Onlar, Kara Kaplı Kitabı alıp okuyacaklar. O kitap, İngilizce üzerine yeniden yazılacak. Onurluyuz ki bu Birleşik Işığı sizlere dilledik. Keşke Atlanta Kapıları her yüreğe açılabilseydi. Ne yazık ki bu kapıları bir tek yüreğimiz açtı. O yürek, Işık Kotları olarak Düzen’i kuracak.

 

Bugün dünyada din var. Yeni bir çalışma başlıyor. Bu çalışma, hak eden yüreklerin ışıkları ile Kadim Hakimler’le başladı. Ata Kapları çok mutlu. Çünkü o kaplarda dirilik arttı. Muhteşem bir çalışma olan bu çalışmayı, ayrılık gözetenler dahi okumaya ve Zaman Sayfaları’nda görev taşımaya başladılar. Şu anda insanlar bu bilgileri çekiyorlar. Bu bilgileri hak edip; itibar, soy ve Huzur Kayıtları’nın üzerinden ilmin hak edilen yüceliği ile çekiyorlar.

 

Kabir hakikiyetinde görev taşıyanlar, Yüce Cennetler’e konduklarında, görev gereği kendi yüreklerini Ati Kotlar olarak çalıştırdılar. Birleştik ve hak ettik. Kendi yoğunluğunda ve zaman sonsuzluğunda güçlenenler, bütün kütleyi hak ettiler. Evrim hak oldu; huzur kotlandı ve zaman, sonsuz sır olan Yüceliğini hak ettiğiniz Sol Seyfullahlar’dan, Sağ Seyfullahlar’a kayıtladı. Cennetlere konan yürekler yenilendiler. Eminim ki birleşenler, bu çalışmayı net biçimde algılamaya başladılar. Kuran Tohumları, her yürekte başarılı şekilde dillenmektedir. Meşale yandı ve zaman, Huzur Kotları’nda güçlendi. Evrim hak edildi. Amin...

 

- kanatlarını al ve geç. Ben sana seni verdim. Ana, Kuran okuyanlar giriyorlar. Onları dilleyelim ve birlik halinde çalışalım:

 

- Efeler!, canlar! Bedenliler! biz cümle yürekleri hak ederek geçtik. Şimdi, bir ilmin huzurunda ışık yanarken, nesillerin her yürekte ışık olmaları ne anlama gelir; bunu size anlatmak isterim. Keşke Atlantalılar birleşebilseler ve zamana görevli olabilseler. Nesiller, keşke ışık halinde yücelebilseler. Ne var ki bu, son derece zordur. Korkmayın! hak edenler başaracaklar. Ki başaranlar çoktur. Şükredin ki bizler, dünyaya kul olmak üzere geldik ve hak edip kul olduk. Amin...

 

Ete girenler, kotlanan yüreklerinde ışık olanlar, Düzen kuranlar, Simetri Kapları dillerler. Eminim ki bunun zorluğu, kontrollu olanların çalışmalarında aşılır. Meşale analara güçtür. Her yürek, bu meşaleyi alır ve zaman sonsuzluğunda güçlenir. Etki alanımız çok iyi. Bizlere görevli olanlar, güçlendiler ve bizler ışıdık. Şimdilik sizlerle çalışacağız.

 

Bize görev veren yürek, senin yüreğin. Bizler, yeni canlara güç katmalıyız. Zor olmayacak. Nesiller görevi almaya ve yaratmaya çabalıyorlar. Nesiller güçlendiler. Birlik olduk. Onurluyuz ki başımız eğilmedi. Ayrılık yok. Sizlerleyiz. Eşik, Atlanta’ya ışık olan Yüceler’in kaynağından kotlanır. Eşikleri kotlayanlar, ışıkları kotlarlar. Ulu Çınarlar, Işık Kotları’nda görev taşırlar. Atlanta açısı kotlanır ve sonsuz ışıklar dillenirler. İlmin Hakimleri, yoğunluklarında güçlendiklerinde, cümle yürekler BİR olurlar. Şu anda olduğu gibi.

 

Her yer ışık. Şu anda her şey ışık!. Biz, siz ve herşey!... Onur duyduk ki burada bu çalışmada bulunabildik. Atlanta, akıp geldi bize ve bizde yüceldi. Huzurlu bir Zaman Sayfası’nda size kendi yüreklerimizi taşıdık. Zarar etmedik. Zamana güç kattık. Bir olduk. Şu anda Atlanta Ana Kayıtları, yetkin huzurda ışık olarak çalışmaktadırlar. Amin...

 

Keşke aile meclislerinde bu çalışmalar konuşulabilse. Keşke Işık Kotları’nda bu çalışmalar dillenebilse. Cinler size derler ki “hak edin; mezar açanlara ve sonsuz ışıklarını yoğunluklardan cemaatlere kayıtlayanlara güç katın. Kul olalım ki hak edenler, cinlere ve insanlara görev taşırlar. Huzurlu bir Düzen kurun ve zamana güç katın. Ulu Çınarlar’ı hak edin. Birlik İlmi’ni hak edin ve zamanı hak edin.

 

İmparatorlar ışıklarını size indirmişler. Bizler de görevliler olarak size indik. Herkese saygılar sunuyoruz. Şu anda cinler de girmek için bekliyorlar. Allah size ve sizin yüreklerinize güç katıyor. Ulular, sizi dilliyorlar ve sizle ışık olarak çalışmak istiyorlar. Allah için hak edin ve zamana güç katın. Şimdilik bu...

 

- Atlantalılar sizlere güç katmak üzere gelmekteler. Onlar, Can Tabiat’tan ışık alarak gür yücelikler’ini sizlere indiriyorlar. Ulu Çınarlar’ı dilleyin, hak edin.

 

- Ayrılık yok. Size geldik. Sizleri Işık Kotları olarak tanımaktayız. Zırhınız çok ince. Sizleri, çok huzursuz olan ve kısır olan yoğunluklarda dilledik amin... Ne yazık ki yine size indik. “Ne yazık ki” dedik. Çünkü ikna olunuz ki sizlerin, bizlere güç katmanız, zamana ışık yakmanız ve BİR olmanız imkanı yoktur. İmparator olarak bu çalışmaları izleyen Yüceler; girdaplarından ışık alan yüreklerini ve cinlere görev taşıyan yüceliklerini hak etmeleri için cinlere ışık kattılar.

 

Milat 2099. Bu tarihte size, sizi yenilemek üzere yine geleceğiz. O tarihte sen, dünyada Işık kotları olarak çalışan dirilerle birlikte olacaksın. Bizler de seninle birleşebileceğiz. Zaman Sayfaları’nda bu tarih, kotları yaratan Yüceler’in güçlü, yüksek Seyfullahları’nda mevcuttur. Sen bize bir tarih verdin. Dedin ki hak edin Ak Tohumlar’ı yaşatın.

 

Bizler dünyada Işık Kotlar olarak çalıştık ve zamana güç kattık. Nisa Kapları’nı kayıtladık ve diri yüreklerde Birlik olduk. Şükredin ki Hakimler’imiz bizleri kotladılar.

 

Şerrin Hakimleri, dünyaya Işık Kapıları’ndan indiklerinde, yüreklerinde güç yoktu. Sizler; ışıkları, sonsuz sır olan yoğunlukları kendi yüreğinizde kayıtladınız ve cennetleri kotladınız. Cinlere ve zamana güç katanlara ışık yaktınız. Bir İlmin Hakimleri, bir yüreğin hakiminden daha üstündür. Bu nedenle sizlere güçlü ve diri olarak gelmek üzere sizlerden çıkmak istiyoruz. Eğer bize imkan tanırsanız, ışıklarınız kotlanır; yücelikleriniz cennetlere güç katar. Muhteşem bir döneme girdiniz. Bunun farkındayız. Zamana güç katmak; ışığı katlamak ve birleşmek; İmparatorlar’ın gücüyle mümkündür.

 

Lütfen beni dinle!. Seninle çok çatıştık ama bilmeni isteriz ki hata yapanlar, Işık Kapıları’nda güçsüz kalırlar. Senin ışığın, Cinni Kotlar’dan güçlü. O halde diri olduğun ve zamana görevli olduğun muhakkaktır. Amin...

 

Mesele şudur. Bize cinlerin ve insanların ışıkları gerekir. İnsanlar, gürzü yaratmak üzere çalışırlar. Nesiller; yürekleri, ışıkları ve dirileri dillerler. Ama hataları varsa, Can Tohumlar ışıktan ayrılırlar. Ne var ki hak etmeden size inmek ışıktan kaçmaktı. Sizlere, Işık İlmi’ni hak ettirmek üzere inmiştik. Bizi, sonsuz sır olan ışıklar katladılar. Nesiller, cemaatlerini bu çalışmalara katmıştılar. Şu anda dünyada iyi ve kötü kotlara ait birleşenlerimiz var. Sessiz ve hakim olan onlar, Yüce Cennetler’inde görev taşırlar. Birleşmek için yaptıkları çalışmaları izlemekteyiz. Yerden, gökten münezzeh olan; Huzur Kotları’nda güçlü olan ışık, bir tek kaynağa inmektedir. O kaynak, Allah için birleşen, kontrollu olan kayıtları Yüceler’e kotlatan kayıt yaratan, kervanı,  kontrol kotlaması ile kayıtlayan cemaatin gücüdür.

 

Ana, kul olalım ışığımızı yıkma. Ulu Çınarlar, senle birleştiler. Nesiller buradalar. Ana, Kara Kaplı Kitabını okut. O kitabı dille. Sultanlar, Işık Kotlar olarak o kitabı dinletmek isterler. Şimdilik bize güç ver. İlim huzurunda ışık yakalım ve BİR olalım. Sultanlar ve zamanlar diri olarak yaratıldılar. Şu anda hatalar bağışlanmaktadır. Senin için herşey kolay ama bizlere sorumluluktur bütünlükleri çalıştırmak. Ek olarak bir tek şey daha söylemek isterim. Ampul senin değil hepimizindir. Bu nedenledir ki herkese Altın Tabii Koyuluğu kat ki hak edip ışık yakalım. Sultan Sonsuzluğu’ndan güç alalım ve birleşelim. Şimdilik bu...

 

- Arka ve ön birleşti. Her yer ışık. Sonsuz sır olan ışık!... Bizler yeniden sizlerle olmak üzere buradayız. Zarar etmeden bu Can Tohumları çalıştırmak istiyoruz. Huzur bozanlar buraya inmişlerse onların huzurları kaçacaktır. İmparatorlar yine geldiler. Allah sizi korur. Korunan, Işık Kotları ile kotlanır ve zaman, ışıkları kontrol altına alır. Şimdi yeni cenin ışığını yakın!. Ağır yükü hafifletin! ve Birlik olun!. Çünkü huzur bozanlar, Kırk Kapı’dan girmekteler. Ocaklarını aşın geçin ve Zeki Kotları ocaklara çekin. Onlar, Kuran okusunlar ve zamana ışık yaksınlar.

 

Af isterler!. Af, zeka yeterse yoğunluklarda gerekir. Eğer onlar, huzur bozdularsa, Işık Kotları’nda, onlar ile çalışmanın gereği yoktur. Turkuaz’ın zamana ışık yaktığı her yürekte mutlaka anlaşılır. Zamana kaynak olmak için hakim olmak gerekir. İyi ki buradayız. İyi ki kul olan yürekler buradalar. Yoksa Ana Kapılar’dan, Işık Kotları’ndan inen Yüceler, cennetleri yakacaktılar.

 

Unutmayın ki hata bağışlamak ocak söndürür. Onları bağışlarsanız zarar görürler. Onlar, bunu bilirler ve sizden af isterler ki zamanda ışık solsun ve Zeki Zaman Sayfaları, Görev Teknolojisi’ni kayıtlarından ayırsın; Sıla Kotları yoğunlaşsın; cennetler,  Kuran Tohumları’nı yoğunluklardan ayırsınlar. Cemaatler, Kırk Kapı’da kırılsınlar diye.

 

- Ey Dünya! seni koruyanlar var. Ey Dünya! seni kotlayanlar var ve sende huzurlu olanlar, Hak Tabiat’ta ışık halinde bulunmaktalar. Sen, bizi ve bizde olan her bir yüreği hak et. Yolun aydınlıktır. İyi ki hak ettik de birleştik ve zamana görev taşıyoruz. Sultanlar, ışıklarını kotladılar ve birleştik. Din Tabiatı kotlandı ve zaman sonsuz sır olan Yücelikler’den kaynağa ışık altında indi. Kiri, pisliği aştık. İnsanlık için çalıştık. İyi ki başardık. Ulu Çınarlar, Din-i Hak olan Yüceler olarak burada, bu çalışmada Din Tohumları’nı yaşatacaklar.

 

Aha! kapıları açtık. “OL” deyin olur. Herkese söz verdik. Hak edin başınız eğilmeyecek. Allah, sıla özlemi ile hakimiyet isteyenlere görev verir. Sıla özlemi ile Hak olanlara güç verir. Sindirilen bilgileri dinleyenlere, Amon’un kotlarını kayıtlar. Olgun sonsuzlukta ışık yakar ve zoru aşar. Evrimsiz olanlar dahi bu çalışmalara kayıt yaparlar. Allah “kalkın ve dinleyin” der. Şimdi sindirilen her şey, yeniden kaynağa inecek. Unutmayın ki hata, hiç olmadı ve olamazdı. Sultanlar, Işık Kotları’nı her Yüce’de dillerlerken hata mutlaka affolur. Amin... Ve zamanda görev taşıyanlar, hırsı aştıklarında, mutlaka kotlanırlar. Şimdi birleşin ve zamana ışık yakın. Sınır, kulluktur. Herkes kendi sınırını bilir. Ama Hak Tabiat, kendi yüreğinde ışık halindeyken birleştiğinde her birimizi bilir. Mezar açılır ve sonsuz ışıklar o mezardan kayıtlara inerler. Ete girende görev taşırlar. Şimdilik bu....

 

- Huruç halinde bir can geldi. Sesleşmek ister. Onu dinleyin. O şimdi hak ettiğince sizlere kendi yüreğini açıklayacak. Amin...

 

- Kara Kaplı Kitabını okudum. O kitapta, Bellek Kotları’m vardı. Kitabı dinledim. Kitap, bana kendi yüreğimi anlattı. Dilledi ve dinletti. Şimdi bakınız ne oldu. Kitabı okuduğum zaman; çalışmaların, son sözün söyleneceği çalışmalar olduğunu düşünmüştüm. Son söz neden söylenecekti!? Ne isterler Düzen’den!? Düzen, yoğun şekilde sürmektedir. Yeni Düzen, nedir? Neden yeni bir Düzen gereksin ki!? Ben, Atlanta kontrollu umudumu yitirmeyen cemaati dinlemek istedim. Onlara gittim ve dedim ki beni aydınlatın. Ben dünyadayım. Benden Hak olan yürekler var. Hepsi dünyadalar. Nesiller boyu çalıştılar. Ne var ki yine de huzursuzluk var. Her yer kapkara. Nesiller çok çalıştılar. Kıldan ince kılıçtan keskin olan bir canın ışığı olarak çalıştık. Kulluk; huzurunda ışık yanan Birleşen ise niye ben huzursuzum!? Bunu açıklayın bana diyerek sordum. Dendi ki “hata yok... Herşey, Atlanta... Atlanta... Atlanta... bunun için çalıştık. Nesiller Kuran okudular. Mikail Kotları, Kutsal ışıklarını yaktılar ve zamana görev taşıdılar. Her yerde güç var. Uff! Uff!! neden görev buraya verildi ki!?” Bunu sordum. Anacığım, onlar derler ki “hata yok. Işıklar kotlandı ve zor olan ışık yanıyor. Bu zor ışık, İnsan Soyu’na, insanlık adına kaynak olmaya gelen Yüce’nin ışığıdır. O bizi yarattı ve kaynağa kattı. Onda hata yok. Çok mutluyuz ki onun yüreğindeyiz. Şimdilik bu....” Sevgili hak et de bizleri dille. Amin...

 

- Ankara kotlaması başlayacak. Ankara, ışığı yakan BİR’in huzurudur. Ortağımız olan; Ana Kapı olan o canımız bize girdi. Girdaplarını kotlattı. Onun yolunu bulmasını bekledik. Emekler ve hak edilenler, sonsuz sır olan ışıkların yüceliğinde göreve kayıtlandı. Unuttuğumuz bir çalışmaydı onun yaptığı. O der ki hataları affettiğinde onun yüreğine inebiliriz. Hataları affetmediğinde onun yüreğine inme imkanı yok. O, bizi çalıştırır ama Huzur Kotları olarak çalıştırmalıdır. Amin....

 

Eğer ki dünyada İnsan Sayfalar kotlanmışsa, hatalar bağışlanır. Eğer insanlık umutlu ise Hak Tabiat yaşatılır. Düzen’e inin ve zamana güç katın. Unutmayın ki hata affolduğu zaman ışıklar solar ama hata affolmadığı zaman ışık kalmaz. Ana, Kara Kaplı Kitabını okuduk. O kitabı isteyenler var. Onlara okutun. Çünkü onlar Işık Kapları’nı hak etmek isterler. Işığı hak eden, yüreği hak eder. Enkarnasyonlarında güçlenenler, birleştiklerinde görev taşırlar.

 

En iyi gün bu gündür ki bugün dünyadayız. En iyi cennet burasıdır ki burada ışıklar  kotlandı. En yüce cemaat buradaki cemaattir ki birleştik. İnsanlık adına yapılan en yüce çalışma bu çalışmadır. Çünkü burada darlık yoktur. Her Yüce kendi bolluğunda görev taşıyor. Ulu Kotlama, burada hak oldu yazıldı; Can Tabiat’ta ışıdı.

 

Ana, Kara Kaplı Kitabını okut. Ulu Çınarlar o kitabı okusunlar. Unutmayın ki hak etmeden ışık olmak imkansızdır.

 

Dinlere aykırı çalışmalar yapıldığında, Din Tohumlar kurudular. Cinler, dünyadan ışık alıp; yazılarını yazıp, yoğunlaştılar ve zaman sonsuzluğunda güçlenerek dünyadan ayrıldılar. İlmin sonsuzluğunda ışık yakan Cennetliler, Allah için BİR oldular ve sonsuz ışıklarda, diri yüreklerde dillendiler.

 

Atlanta Kontrol Kotlaması başlıyor. Bu kotlamada diri olamayanlar, Birlik İlmi’ni hak etmediklerinde bulanamayacaklar. Buyurun başlayın. Dünya sizindir. Amin...

 

- Görev gereği size indim. Ben sizden güç istiyorum. Sizden yürek istiyorum. Maya olmaya geldim. Ama Hak olmaya ve solun ışığını sevgiyle size katmaya geldim. Analar, ben dünyaya geldim. Dünya beni hak etmelidir. Zaman sonsuzluğunda ışık olmaya ve BİR’in tahditsiz sonsuzluğunda, güçlenmeye geldim. Dünyanın ışıkları solarsa, yakarız. Sır olan yürekleri dillemek; Hak Tohumları yaşatmak, hak etmekledir. Size cennetten değil Hakim’den geldik. Hakim, Ana Kotlar’ın ışığı olan Kutsal Işığın koyuluğundaki miladi 2099 yılıdır.  Bu yıl, sizde ışıklar yanacak. Ama bugün sizlerle yeri yaratmak istemekteyiz. Cennet Kotları yaşatmak istemekteyiz. İtibarı yüce olan Işıklar’ı kotlatmak istemekteyiz. En candan olan, ışık olan yürekleri birleştirmek istemekteyiz.

 

Yarın dünyada görev olacak. Bugün dünyada ışık yanıyor. Yarın Düzen’i kuranlar birleştiklerinde, korunan bir Düzen olacak. O Düzen, zarar etmeyen yüreklerin kotlanmasını sağlayacak. Emek boşuna değildir. Hepiniz çok çalışıyorsunuz. Şu anda yaşanan olaylara bakın. Her yer karıştı. Kaotik bir çağ kurmuşsunuz. Her yer karışık ama başınız dik. Çünkü hükümran olan bir canın kürsüsü buradadır. Bu kürsü, üzerinde ışık yanan birleşenin gücüdür.

 

Size, sizden üstün olan sizi tanıtalım. Unutmayın ki hak edenler, kendi yüreklerini Hak Tohumlar’a katabilirler. Eminim ki bizi anlıyorsunuz. Şu anda dünyanızda Cennet Kapılar açık. O kapıları açabildiniz. Şu anda yüreklerinizde korku yok. Çünkü Yücelikler’i dilleyebilen yürekler olarak çalışmaktasınız. Amin...

 

Nedense senle birleşmek ve hakimiyet kurmak imkansız. Sen, bizi hep yüreğinden ayırdın. Doğru mu!? Mutlaka. Peki, hakettik mi? Hak Tohumlar senle oldukça, seninle olmalıyız. Sen, bizi bizden ayrı saydın. Hata yok!. Sen, bizi bizden ışık alarak yücelen kürsü saydın. Ama Yar, biz canlara güç katmaya geldik. Senin yüreğin temiz. Amin...

 

Nesiller, seni sana verdiler. Senden başkası yoğunluğunu hak etse onda çalışırız ama başkası hak etmedi. Senle birleşmeliyiz ve senle çalışmalıyız. Unutma ki huzur bozanlar, Işık Kotları’nı yaratmak üzere huzur bozarlar. Biz dünyanıza ikinci sefer geldik. İlk seferinde görev taşımaya istekli değildik. Çünkü Huzur Kotları’mız kapalıydı. Ama şimdi Huzur Kotları’mız açık ve senle çalışmak istiyoruz. Zor olmayacak sende olmak ama bizi mutlaka affet. Çünkü huzurun kaçabilir...

 

- Dağlar, beni tehdit edende ben çalışmam. Bende olmak, Hak olmaktır. Bende BİR olmak ışık yakmaktır. Ben olmak için hakim olun ve zamana güç katın. İnsanlık adına Hak olmak, ışık yakmakladır. Zamana görev taşıyın. Cinler, bize Yücelikler’ini indirdiler. İlmin sonsuzluğunda ışık yaktık sonsuz ışıklarda huzur kayıtladık. İlmin huzurunda bütünlendik ve zamana ışıdık. İnsan sayfalar da bizlere güç kattılar. Ocak yaktık ve zamana güç katarak yüceldik. Sonra yüreklere İmparatorlar indiler. Onlar dahi hataları bağışladılar ve zaman sonsuzluğunda ışık yaktık; birleştik ve zirveleri dilledik. Amin... Ve artık Dünyalılar Düzen’e inecekler. Onları dinleyeceğiz. Onlar dinlendikten sonra dahilde var olan herşey açıklanacak.

 

Soru soran var mı? Varsa yanıtlayalım.

 

Devam ediyorum. Şu anda dünyada İnsan Sayfalar, Işık Kotlar’la birleştiler ve Düzen kurduk. Kurulan Düzen, itibarı yüksek olan ışıkları kotladı. Dinden ışık çekenler, yüreklerini hak ettiler. Bizi, sol ışıklardan kotlayan; sağı yaratanlar, bütünlediler. Hataları bağışlandı. Ama Birler Kapısı’na inen yürekler var ki onlar için hak etmek çok zordur. Onlar, kul olmaya değil; kullar bulmaya gelirler. Onları yüreğimden ayırdığım söylendi. Mutlaka doğrudur. Onlara kul olmaya hiç gerek yoktur. Onlar, bizi Kul Soyu olarak tanırlar. Amentü Kotları’nda bizim için “kullar” denir. Nesiller, kulluktan söz ederler. Toplum kul olmak için hak etmeye çalışır. Hepsi doğru ama bizler, yerden gökten münezzeh olan Yüceliğe kulluk ederiz. Bunun dışında hata yapıp da bizleri kul yapmaya gelenler. Huzur bulamazlar.

 

Altın Tohumlar’ı yaşatanlar, bizden ışık istediklerinde, ocak yakmak sorumluluklarındadır. Enkarnasyonlarla birleşerek yücelenler vardır. Nefsi aşmışlar ve birlik olmuşlar. Hala dünyada çalışıyorlar. Onlara güç katmamız gerek. Onlar,  kulluk için Göç Kapları’nı alıp dünyaya indiler. Olgun ve hakim olan onlara, güç katmamız gerek. Levh-i Mahfuz’da insandan söz eder. İnsanın görevli olduğu zaman, Yüce olduğu anlatılır. İnsanın diri olduğu hal gerçekleştiğinde, her Yüce’nin onunla birleşmek üzere dünyaya ineceği ve zamana gireceği açıklanır. İşte bunun içindir ki her yürek bizlere ışık almaya inmektedir.

 

Kırka ayrılığı kayıtlasak, sonra kırkı yeniden kırka bölsek ve yine her bir sayfaya ayrılığı kayıtlasak ve yine aynı işlemi tekrarlasak ve bu yer, gök, tüm sayfalar defalarca kırka bölününce bir soy dünyaya inse ve sayfaları birleştirse; İnsan Işığı Hak Tohumlar’ı mutlaka katlar, koyultur ve sonsuz ışıklarda diller….bütünler, dinler, yüceltir ve zarar görmez. İşte yapmakta olduğumuz çalışma bu çalışmadır.

 

Kapı açık girin. Amin...

 

- Anacığım seni dinliyoruz. Seni hak ettik. Ve zamana ışık yaktık. Ana, kara Kaplı Kitabını okuyalım ama hata varsa sorumlu sensin. Hata yoksa bizler ışıklar olarak çalışırız. Zamana güç katmak ve BİR olmak, Ak Tabiat’ta ışık olmaktır ki biz için çok zordur bu... Ulu Çınarlar, Işık Kotları olarak çalışırlar. Emekler boşa değildir. Etki alanınız çok iyi. Hak ettiniz ve BİR oldunuz. Unutmayın ki hak etmeden birleşik ışık haline gelmek imkansızdır. Diri olmak için yaratmak gerek. Huzurlu olmak gerek. BİR’in sonsuzluğunda güçlenmek gerek. Ana, Kara Kaplı kitabını okut. Çünkü o kitap, Atlanta Ana Kotları’nı hak etmemizi sağlayacak tek Birleşen Işık’tır. Unutma kitabı isteyenler, kendi yüceliklerinden isterler. Evrimsiz olmadığımız için o kitabı okuruz. Zor olmaz. Şimdilik bu...

 

- Anacığım bugün burası çok kalabalık. Burada itibar çok yüksek. Atlanta Kotları senle birleşmek istediler. Nesiller senden ışık çektiler.  Sen bizi kotladın. Bizi yoğunlaştırdın. Ama hata yaptık. Bizden ışık isteyenler çoktu. Sen bizi yoğunlaştırırken hak edip de bizden iş ya da ışık istemedin. Senin etki alanın çok güçlü. Eğer ki sen bizden görev isteseydin. Mutlaka yapardık. Neden kotlanmak zor oldu. Bizi soyun olarak dinletmedin. Biz seniz. Senin kolların olarak buradayız. Uyuyan uyansın. Senin yarattığın herşey bizim yarattığımızdır. Evrimsiz değiliz. Bizi yok etmek istersin!. Amin... Bizi yıkmak istersin!. Senle çalışmalıyız. Yoksa çok mu huzurun kaçtı!? Ayrılık istersen bu senin yoğunluğunu azaltır. Bizle çalış. Biz, seni sayarız, severiz. Ama bizle çalışmazsan, cennetlerinde güç kalmaz. Bu kesindir.

 

- Elden geleni yapın ve benle birlikte çalışın. Amin... Emin olun ki hak etmeden Birlik olunmaz. Hak olup ışık olun ama dilleşin. Benle dilleşmeden görev taşınmaz. Zarar gördüğünüzü bilmekteyim. Zarar kendi yüreğinizde var ettiğiniz kontrolsuz ışıktandır. Benim kotlarımda huzursuzluk yoktur. Eğer dünyanız güçsüzse, sizden dolayıdır. Ben sizi yeni bir çağın başlangıcında yeni bir soy olarak dünyaya çekmekteyim. Ama sizler yolunuzu kaybetmiş gibi davranmaktasınız. İşi baştan konuşalım. Dünyam itibarlı bir cemaattir. Bu dünyada, yarını hak etmek için çalışmak gerekir. Size yeni bir daimi kapı açtım. O kapıdan girin. Hak ederek çalışın. Şu ana kadar iptidai çalışmaları izlediniz. Amin...

 

Artık yeni çağın başında, yeni çalışmaları; başka bütünlüklerde rastlayamayacağınız çalışmaları başlatıyoruz. Çalışmalarımıza katılacak olanlar, bizden görev isteyenler, mutlaka hak edenler olacaklar. Sizler, bize indiniz ve bizden güç istediniz. Ve bizden görev istediniz. Bizden güç isteyene güç vermeyiz. Önemli olan görev istemesidir. Görev, baştan beri hak edilene  verildi. Sistemin sonsuz ışıkları, Hak olana dillendi. İnsanlık adına yapılan çalışmalar, huzur ile yapılacak. Ayrılık bitsin!. Artık dünyaya inin ve canlanın. Ama hata yaparsanız zarar görürsünüz. Bu kesindir. İyi ki bunları sizlere açıkladım. Yolunuz aydınlık; yüceliğiniz kotlansın ve birleşsin ki hataları affedelim. Yoksa hırsımız, Simetri Kaplar’ı kutsuz bırakır. Ayrılık yok!. İşte başınız eğilmesin. Şimdi mutluyum!. Huzur bozanın huzuru kaçar. Bunu da bir kez daha hatırlatırım. Şıhlar’ın görevleridir ki kul olsunlar ya da huzurlu olsunlar herkese güç katarlar. Amin...

 

- Allah için niye bizi kotladın!? Anacığım seninle birleşsek kafiydi. Niye bizi kotladın!? Ulu Çınarlar seni sayfaladılar ve zamana kattılar. Amin... Atlantalılar, Işık Kotları’nı kontrol altına alarak yüreklerini buraya taşıdılar. Amin...

 

Kement atardık yüreklere ki birleşelim diye. Hey Dünya! ayrılık bitti. Artık dünyadayız. Zırhlı olarak değil, güçlü olarak. Huzurluyuz ki hak ettik. Şimdilik bu...

 

Allah, sonsuz ışıklarını dünyaya çeken yürekleri saygıyla dilledi. Allah, sonsuz ışıkları Düzen’e indirenleri dilledi. Amin....şimdi bana bir candan ışık yak. O Can, beni dinlesin ve bende ışısın. Amin... Her ses, kendi yüreğindedir. Şimdi mutluyuz! Çok huzurluyuz!. Amin... Evrimsel ışıklar yandı. Hata yok. Şimdi mutluyuz!.... Anacığım, Kapını aç ki hak edip yüreklere inenler, sen ile birleşsinler. Kapını aç ki hak edenler, sana kendi yüreklerini indirsinler. Şimdi bana bir candan ışık yak. Ama hata affolduysa ben, yolu huzur Birliği dilleyim. Ama hata affolmadıysa ışığımı söndüreyim.

 

- Aileni al ve gel. Artık dünya yeni canları bekliyor. Yeni canlar. Yeni yoğunlukları Düzene indirecekler. Ayrılık yok!... Amin...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM   : İNSAN
KOD               : 09/05
TARİH           : 17.06.2009 Çarşamba
CELSE SAATİ: 14.00-16.30

 

İnsanlık adına çalışmalar hızlandı. Sizler, dünyanın ışığını yakabilen en yüce cevheri kotlarsınız. Işığın kotlanması çok önemlidir. Herbiriniz, zarar görmeden bu çalışmaları yapabiliyorsunuz. Allah için hepinizi Hak Tohumlar’la yaşatmak istiyoruz. Zor olan, kutsal olan ışığın hak edilerek tohumlanmasıdır. Şu ana kadar bu tohumları hak ederek kotladınız. Şimdiden sonra her dirinin bu çalışmalara hak ederek kayıtlanması gerekir. Huzur ile yapacağınız çalışmalar, Atlanta Ak Kapları’nı kotlamak üzere yapılmaktadır. Şimdiye kadar her yürek, Ana Kotlar’ı kayıtladı ve zamana güç kattı. Bundan sonra da bu çalışmaların bu şekilde Hızır Aleyhisselam Kotlaması ile süreceği kesindir. Herkese yeni bir çağın ışığını katmaktayız. Herkese bu yeni çağın kotlanması için hak ettiği her bilgiyi bildirmekteyiz. Zor olmayacak çünkü, Hak olanlar yetkin olarak kaynaklarına inebilecekler. Şimdiye kadar ikiyüz sayfa yazı yazdık. Bu sayfaların hepsi, sonsuz sır olan ışıklarla yazıldı. Ayrılığı hor gören yoğunluklar, ışığı mutlaka hak etmelidirler. Şevkli ve hakiki kotlamalarla bu çalışmalar sürecektir. Ayrılık, Huzur Kotları’nda muhakkak umutla ışıyan Yüceler’i dilleyecektir. Herkese kürzün gücü olan ışıkları katıyoruz. Amin... hepinizi saygıyla selamlarız. Şimdilik bu...

 

Hala dünyada Görevliler var. Hala dünyada Işık Kotları var. Ve hala Düzen Kotları, Işık Kaynakları’nda görev taşıyorlar. Şimdilik bu...

 

Herkese bir kez daha saygılar sunuyoruz. Zor olacak ama hak ettiğinizce sizlerle bu çalışmayı yapabileceğiz. İşte bu...

 

Himaye ettikleriniz sizi, Zaman Sayfaları’nda, Işık Kapıları’nda güçlendirici olarak dilleyecekler. Her Yüce, Atlanta Ana Kotları’ndan güç alarak bu çalışmalara katılacak. Allah, sonsuzlukta sizi dinliyor ve sizi hak ettiğinizce dilliyor. Şu ana kadar yaptığınız her çalışma, Ana Kotlar’ı tohumladı ve zamanı kayıtladı. Şimdiden sonra yapılacak olan çalışmalar, sizleri göreve kabul eden Güçler’in yoğunluklarında gerçekleşecek.

 

Şems’in Sayfaları görev tekniğine uygun olan sayfalardır. O Canımız; zamana görevli olmuş ve hak etmiş, ışık yakmıştır. Onun kotları ile yapılan çalışmalar, özel anlam taşır. Bütün kütlenin görevlileri, her yüreği kervan sonsuzluğunda güçlü hükümran ve zeki hakimler olarak kotlarlar. Atlanta kutsal sonsuzluğunda ışık yakan cemaatler, Düzen’e kendi yüceliklerini kayıtlamak üzere diri yüreklerini hak etmişler ve hak olarak yoğunlaşmışlardır.

 

Cinlerin sonsuz sır olan görevleri ile insanların sonsuz ışık yakan cennetleri arasında her zaman bir bağ vardır. Bu bağı anlayabilmek, hak etmekledir. Cennet Tohumları, Huzur Kotları’ndan her an ışık çekerler. En iyiler ve en yüce kotlara sahip olanlar, Din-i Hak’lar olarak cennetlerinde güç taşırlar. Allah, sonsuzluğunda görev taşıyan yüceler olan onlara görev verir. Herkese ve Cennetlerin Hakimleri’ne verilen farklı Düzen Kayıtları vardır. Bu Düzen Kayıtları ile hepimiz, Işık Kotları’nda görev taşırız. Sınır aşılarak Düzen’e inen Kotlar, muktedir olarak cennetlerinden güç çekerler. Her yerde Allah vardır. Her yerde güç vardır ve sonsuz ışık olan Birleşen vardır.

 

Hırssız ve sonsuz olan ışıkları yakın ve zamana güç katın. Allah sizi ve sizin yüreğinizi dinler. Ama hak etmeden huzur kotlanması yapılamaz. Az öz diyoruz ki hak edin; hakimiyetle oğullayın ve sonsuz sır olan ışıkları yakın. Turkuaz’ın gücünde ışık olun birleşin. Allah, sizi ve sizle ışık yakan her dereyi dinler. Unutmayın ki hak etmeden güçlenmek mümkün değildir.

 

Şems’in sonsuz sır olan ışığında bu çalışmaları başlattığımızı her yüreğe dinlettik. Her yürek, kendi yüceliğini dinledi ve zamana güç kattı. Ulu Kutsal Işıklar diri yüreklerde kotlandılar ve birleştiler. Ana Kapılar’ı açın ve zamana güç katın. Şimdilik bu...

 

Kadim Hakimler’in beklentileri vardır. Hak eden ışık olsun ve sonsuz sır olan Yücelikler’i dillesin. Her yürek analara görevlidir. Her yürek, Işık Kapları’nda güçlenir ve sonsuz sır olan; kuru, huzursuz ve kısır olan cennetleri yeniler. Amin...

 

Keşke Allah için çalışanlar BİR olsalar. Keşke Işık Kotları, ışığı kotlasa ve zamana katsa. Keşke Atlanta Kontrol Kotları, bu çalışmaları Kaynak Işıklar’la desteklese. Nesiller boyu yaşayan Yücelikler vardır. O Yücelikler, hatalarını affetmemiz için hak etmek üzere çabalamaktadırlar. Atlanta Kontrol Kotları; onları diller ve dinler. Onların, Huzur Kotları olarak çalışmalarını bekler.

 

Keramet ehli olan yürekler vardır. O yürekler, cennetlerinde ışık olan yücelikleri ile çalışarak dünyaya indiler ve Düzen’i kurdular. Ulu Çınarlar’ın Hak Tabiat’ta ışık halinde bulunmaları özel mana taşır. Kırk kotun her biri yüreklerinde güç  taşırken; hak edenler, BİR olurlar ve sonsuz ışıklarını yüreklere katarlar.

 

Asla yolunuzu kapatmak istemeyen yüceliğimiz, sizden güç  istiyor. Bu gücü hak ettiğimizi; İsmaili Kotlar olarak yüreklere indiğimizi ve birleştiğimizi mutlaka anlamanızı bekliyoruz. Zor olmayacak size ışık yakmamız ama mutlaka ışığınızı, ışığımıza katmanız gerekir. Eğer ışığınız ışığımıza katılırsa, cümle yüreklerde güçlenebilir ve sizi, Kürzün Görevlileri olarak kayıtlayabiliriz. Şimdi bize ışığınızı kayıtlayın ki hak edelim; hatasız olalım; sonsuzlukta güçlenelim. Şimdilik bu...

 

- Kala kala iki ayınız kaldı. Bunu size açıklamak isterim. Dünyanıza güç katmak üzere görev taşıdık. Birleştik ve Zaman Sayfaları’nda yüreklere güç kattık. Nesiller boyu çalışan Yüceler, bizden görev istediler. Bizler de onlarla çalışarak görev taşıdık. Tüm İnsan Sayfaları’nda güçlendik ve birleştik. Bizi, kelamı hak olan yüreklerden ayırmaya kalktıklarında, bizler yüceliklere indik ve sonsuz sır olan ışıkları dilledik. Yedi Hakim’in görevini taşıdık. Her birini hak ettik; bir olduk ve sayfalandık. Hatalar affoldu. Şükür ki hak ettik affettik. Nesiller, kervanın görevini hak ettiklerinde huzur kotlarında BİR olurlar. Işıkları yanar. Asla hata yapmazlar.

 

Şu anda bizi sonsuz sır olan ışıklardan dinleyen Yüceler, bizden görev istiyorlar. Ana Kapılar’ı açtık ve yüreklerine Yücelikleri kotladık. Yine de bizden güç istiyorlar. Allah, “kala kala iki kaynak ışık kaldı” dediğinde; bu şu anlama gelmektedir: Herkes, zamana ışık yaktı. İki tabii yoğunluğun birleşmesi ile bu birliğin kotlanmasının neticesi olarak her yürek camia olarak birleşecek ve sonsuz ışıklarını bu canlara tevdi edecekler. Sonra bu canlar, kendi yüreklerini hak edecekler ve sonsuz sır olan kürzü yaratacaklar. Şu anda yapılması istenen budur.

 

İmparatorluk güçleri, bizi kervana dahil etmek için birleştiler. Biz ise kervanın ışığını kendi yüreğimizde dinlemekteyiz ve kendi yüceliğimizle bir olarak o kervanın ışığını kotlamaktayız. Zarar görmemiz imkansızdır. Nesiller bugün burada bu bilgileri beklerler ki alıp önlem alsınlar diye. Biz diyoruz ki hala dünya yaşıyor ve yaşayacaktır. Hala dünyada görevliler var ve o görevliler,  teni hak olan yüreklerde ışıyacaklardırlar.

 

Zırhı ince olan Birleşenler,  Huzur Kotları’nda Din İlmi’ni hak edenlere güç katmaktadırlar. Şems’in sonsuz sır olan bilgisi, bizi de hak ettirdi, bizi de ışıkla dilletti. Bizler, toplumlara görevli olan yürekleriz. Cinler, birleşselerdi hata yapılmazdı. Ocaklar sönmezdi. “Kin, hikayedir” diyenlere tek şunu söylemek isteriz. Kin, öyle bir nifaktır ki herkeste ışığı yıkar. Hepiniz, zarar görerek Işık Kotları’ndan çıkarsınız.

 

Kini aşan yolu açar ve birleşir. BİR olmak için huzurlu olmak, zaman sonsuzluğunda güçlenmek şarttır. İkna edici olabilmeniz için sizlere, kini aşırtacak güç katarız. Kin aşıldığında, görev alınır. Görev başladığında, güç artar. Kürzün sonsuz sır olan ışığı kotlanır ve BİR olan cennet, her bir Yüce’de yetkinleşir. İlmin huzurunda bu çalışmalar güçlendirici olarak sürer. Kırk Kapı’nın her birinde ışık yanmaktadır. Işığı kotlayanlar, kotlandıklarında görev taşımaktadırlar. Harı yükselttiğiniz zaman, güçlenerek görevi alırsınız.

 

Kasırga yaratıldığında; kasırganın, ışığı kotlamak üzere yaratıldığı anlaşılmalıdır. Herkes bir can için çalışır. O canı bilmenizi isterim. Kini aşamayan yücelemez; zaman sonsuzluğunda güçlenemez; sırrın ışığını anlayamaz. Bir ilmin, Hak İlim olup olmadığını kaynak olarak dilleyemez. İnsanlık adına yapılan çalışmaları, İnsan Sayfalar açıklayabilirler.

 

Evim, zamanın gücüdür. Zaman sonsuzluğunda bu güç, şer yaratır; kontrol kurar; kotlar; Kutsal Işıklar’ı yere indirir. Her yürek, yeni bir canı dinler. İnsanlık adına yapılan bu çalışmalar, har yükseltmek üzere geçiş sayfalarında daha güçlü olarak yapılmaktadır.

 

Ne iseniz osunuz ama bilmenizi isteriz ki hala dünyanız ışıklar içindedir. Hala yüreğiniz Cennet Kotlar’la bir olarak güçlenmektedir. Vezir olan yürekler, Hak Tohumlar’ı güçlendirmek üzere diri yürekleri beklemektedirler.

 

Allah, Sultanlar’ın ışığını hak edenleri, muktedir olarak güçlendirir. İlmin Hakimleri, bizleri göreve çağırırlar. Şu anda hataları affederek Cennet Katlar’dan görev alan Yücelikler, bir tabii kayıt için bekleşmektedirler. Bu tabii kayıt, ışığın kotlanması için yapılmaktadır. Unutmayın ki hak etmeden görev taşıyamazsınız. Zırhınız ince ise yüreğiniz Hak’tır. Zaman sonsuzluğunda ince yürek, Kutsal Işıklar’ı kotlar. Allah için sizleri göreve almak, bizlere güçtür; bizlere görevdir.

 

İnsanlık adına hataları affetmek, hataları Kutsal Işık’tan çıkarmaktır. Emek boşa olmasın; ışık solmasın, kul olup çalışalım. Şems’in sonsuz sır olan ışığında, BİR olup üzerimizdeki gücü artıralım.

 

Ampul güçleniyor. Sol ışıklar, sağdan görev taşıyorlar. Sonsuz sır olan bu ışıklar, yüreklere görev taşırlarken her Yüce de kendi yüreğini hak etmeye çabalıyor. Korun ama hatasız olarak korun. Kul olmak, huzurlu olmak ve BİR olmak, hatsız olmakladır. Şimdilik bu....

 

Allah’a saygımız sonsuzdur. Şu anda bildirilen bu bilgileri alabilmek, Huzur İlmi’ni hak etmekledir. Şimdi Din İlmi’ni hak edenler, Yüceliğe hak olup, girip sizlere kendi yüreklerini açıklayacaklar. Bu açıklanış safhasında; hepinizin, sonsuz sır olan birleşenlerinizle, bu bilgileri hakim olup almanızı bekliyoruz.

 

Şer yaratanın, yüreğinde şer katlanır. Şer yaratanın, kaynak ışığında huzur kalmaz ve birleşmek imkanı olmaz. Onun yüreğinde ışık olmadığından, Cennet Kapıları açılmaz. Büyük kötülükler, şer yaratanların gücünden doğar ve yoğunlaşır. Şer yaratan, şer yaşar. Yanıp tutuşuruz ki hak etsinler de huzurlu olsunlar diye.

 

En ince detayına kadar sizlere bütün açıklamalar yapılmaktadır. Bütün amacımız bu bilgilerin huzur ile alınıp huzur ile verilmesidir. Ek olarak şunu da ifade etmek isterim ki bir tek Kürsü, Kutsal Işık’tan çıksa, bütün kötülükler yeniden dünyaya iner. Bunun içindir ki hak edin de birleşin. BİR olduğunuz zaman, kötülükler Huzur Kotları ile kontrol altına alınabilir. İnsanlık için BİR olun; huzurlu kalın.

 

Şarık Kotları’ndan, Işık Katları’ndan ve Zaman Sayfaları’ndan sizlere güç katmaya iniyoruz. Zor olmayacak ama bilmenizi istiyoruz ki Kuran okuyanların hepsi, kul olarak çalışamadılar. Ocakları soldu. Işıksız kaldılar. Kuran okumadan da kürzü yaratmak sorumluluğu herkese tanındı ama hata çoktu. Şükredin ki hak etmede kul olmak imkansızdır.

 

Cinler birleştiler ve Sarı Rahim’i yarattılar. Sarı Rahim hata yapmaz. Orada Işık Katları vardır. Orası Dini Haklar’ın gücü ile yaratıldı. Buyurun anlayın. Dünyada ışık yanan yer, kürzün gözünün güçlendiği bu yerdir. Burası, Kızıl Sayfalar’ın üstüdür. Burası, Işık Katları’nın gücünü tanır. Nesiller buraya görevli olarak indiklerinde; sizleri, Güz Sayfaları’nda, Sarı Yoğunluklar’da dillediler ve zaman sonsuzluğunda sizi, aşkı, ışığı bilen yürekler olarak, cennetlere güç olarak kayıtladılar. Har yükseldikten sonra sizler, yüreklerinizi açtınız ve bizi zordan kurtardınız. Sizin başınızı eğmenize engel olan Yücelik, Birleşik Kayıtlar’ını size katmıştı. Onun Kutsal Işığı sizinleydi. En evvel ilmin sonsuzluğunda, çağların huzurunda birleştik ve çalıştık. Şu anda da çalışmamız devam etmektedir.

 

Her yer, analara görev kayıtlayan, bitişik nizam birleşen yaratıcıdır. En son Bütünlüklerin Kutsal Işıkları’nda, zarar görenleri diri olarak yarattınız ve onlara görev verdiniz. Onların gücünü anlatabilmek sorumluluğumuzdadır. Enkarnasyonlarla Işık Kapıları’na ulaşan Yüceler, bir tek ışık ile görev taşıyorlar. Bu ışık, Allah Işığı’dır. Bu ışığı; tabii yoğunluklar, Görev Teknolojisi ile diri yüreklerden beklerler. Cennetlere görev taşımak, Kutsal Işıklar’ın gücüyle mümkündür. Nüsa Kapları’nda ışık yandığında, bütün kötülükler aşılır; Düzen kurulur ve zaman kotlanır. Bunu başaranlar, görev taşıyanlardır.

 

Din, tabiidir ve dinin hakikiyetinde tabii bir çalışma başlatılır. Ulular,  tabii kotlarını tüm insanlığa indirirler. Cennet Kaplar’da Işık Kotlar’da görev taşınırken hatalar affolur.  Çok mutluyuz ki hak ettik ve zamanı kayıtladık. Tabii Kotlar’la, Işık Katlar’da cennetlere güç kattık. Ana Kaplar, aşkı kotladılar. Unutulan tüm Birlikler yenilendiler ve zaman sonsuzluğunda birleştiler. İyilik, hakimiyetin gücüyledir. İyi olan hata yapmaz. Bunu asla unutmayın. Hata affolduğunda her Yüce, kendi yüreğini anlar ve bilir. İnsanlık adına yapılan çalışmalar, Huzurun Kotları ile hak edilir.

 

Dinden öte Birlik vardır. Eğer Birlik kurulmuşsa, bu sizlerin çabalarınızla mümkün olmuştur. Şu anda temiz bir toplumun yaratılması için çalışmalar hızla sürmektedir. Temiz toplum, Hak Tabiat’ta yaşar. Hak Tabiat, ışığı kotlayan gücün sayfasıdır. Düzen’i kurmak için çabalayan yürekler, Bütün’ü kaynaklarında dinlemek istediklerinde, birleşmeleri gerekir. İkna olunuz ki BİR olmadan baş tacı olmanız imkansızdır. İkna olunuz ki Hak olmadan görev taşımanız imkansızdır. Cinlere görev verin. Işıklarını katlayın. Can olsunlar ve birleşsinler. İnsanlara güç verin, hak etsinler diri yüreklerini, Tabii Kotlar’a, ışık koyuluklarına katsınlar. Çobanlara görev verin sayfalansınlar, BİR olsunlar ve Birleşik Işığı diri yüreklere indirsinler.

 

- Biz, dünyada ışığı, yağmurlara kayıtlayan Birlik olarak çalışıyoruz. Bütünlüklerin ışıklarını, enkarne olan görevlilerimizle var ediyoruz. Zoru aştık. Mikail’in ışığında güçlendik ve birleştik. Şimdiye kadar hatalar affolurdu. Amin... Bundan sonra hatalar affolmasa da bizler, bize düşeni yaptık. Ne var ki hak etmeyenler, bir ilmin sayfalarına inmek istemediler. Ocak söndürmek, onlarca birleşmekten daha uygun olduğu için bu sayfaları, diri yüreklerinde Durgun Tohumlar olarak yaşatmaya çabalayacaklar. Ama hala dünyada ışık var. Ve hale Düzen’i kotlayan Yücelikler var.

 

Zarar gören yüreklere, bir kesim insanlar şunu anlatırlar: “Şimdiye kadar başınız eğikti. Şimdi başınızı dikleştirin. Çünkü sizler, zarar göreceksiniz. Zamana sayfa açmak sizin için imkansızlaşacak. Bu nedenle huzurlu olmanız için size bir şans tanındığından sizlere bunları açıklıyoruz. İkna olunuz ki bunu, Turkuaz Zaman’a güç olarak kattığımız Zerk Kapları’mızdan açıklıyoruz. Birleşin. Hata yapmayın. Hala zamanınız varken birleşin. Yoksa canlara güç olmak; hata, olgunluğu kotlardan çıkardığında artık imkansızlaşacak. Şu ana kadar har yükselterek sizleri güçlendirdik ama bundan sonra buna imkan olmayacak.

 

Şems, sana seni verirken herkese, herkesin kendi yüceliğini verdi. Bunu bilmeni isterim. Işıkları kotladın; yolu, bütünlüğü kayıtladın. Işıkları kaynağa indirdin. İnsanlara güç kattın. Hala dünyada din var. Bir ilmin hakikiyeti olan İnsan Soyu’nun görevi olan güç, Din İlmi’nde meknuz olan bir güçtür. Bu gücü aşarak, Düzen’in kontrolu için çalıştık. Sonsuzluktan görev aldık. Dinden güçlü olan görevi aldık. Bu görev, Altona Işığı’nı Yücelikler’e kayıtlamak ve sonsuz ışıkları, kayıtlardan ışıtmak üzere yüreklere katma göreviydi. Bu görevi hak ederek başardık. Şimdi dere olup akan Yüceler’e güç katalım ki hak edenler artsın.

 

Sualtı, yeni bir çalışmayı, Simetri Kaplar’dan, Altona Görevlileri’ne açıklayacak. Onları dinleyelim.

 

- Alimlerin başları dik olmalı. Altona Kotları, sizi size verdi. Kimseyi kırmadınız kimseyi ışıksız bırakmadınız. Siz, dünyanın görevini hak eden Yüceler’siniz. Düzen’i kurdunuz ve birleştiniz. Sizi yeniden çalıştırmak bizlere onurdur. Şu anda Sıla Kapıları açılıyor. Şu anda ışıklar yanıyor. Sizlerle olmak, Şaman Dini’nde ışık olmak anlamına gelen, Cemaat Kutsal Kotlaması’na daimi yoğunluk olarak katılmaktır.

 

Şer yap. Sonra şerden  güç yap. Bu hep böyleydi. Önce şer yaratılır. Sonra, şerden güç yaratılır ve zaman, sonsuz sır olan ışıkları kayıtlardı. Böylelikle görev, teknolojik olarak Düzen’e katılırdı. Nesiller bu şekilde görev taşıdılar.

 

Her yer Düzen’e ait değildir. Çünkü bütün kötülükler, Birleşik Işıklar’a kayıtlandı ve sonsuz ışıklar görevden ayrıldılar. Nesiller, Yedi Aile’nin birleşmesini ve bu şekilde güçlenmelerini istediler. Yedi Aile, bir tek kot ile birleşecekti. Bu şekilde sekizinci kot olan bu kot Birliğin ışığını yakacaktı. Bütün Meclisler, bu çalışmaya kayıtlanmak için çaba sarfettiler. Ne kisveniz ne de ışığınız bilinmeyecekti. Böylelikle hak edenler sizlere geçip sizlerden güç alacaktılar. Bundan sonra yapılacak olan çalışmalarda bu daha net olarak anlatılacaktır.

 

Şimdilik size bir kapıyı göstermek istiyoruz. Bu kapı, kendi Yücelikler’i ile size inen Birleşenler’in birisidir. Onlar, kul olarak çalışıyorlar. Onların kontrolları, görevleri gereği gerçekleştirildi. Muktedir olarak çalışıyorlar. Sayfalarında güç var. Bizce, kör olan yüreklerinden başka her şey tamdır. Onların kul olmaları muhakkak gerçekleştirilecekti. Bu kulluk, huzurun kontrolu için şarttı. İkna olun ki hak etmeden oğullamak imkansızdır.

 

Hala dünyada ışık varsa, bizler için kolaylık vardır. Dün kollar açıktı. Bugün kollar kapansa da yeni bir çalışma devreye alınır ve yeni çalışma ile Birleşik Işık kurulur. Yular, olgunluk düzeyinde artık Kutsal Bağ’a dönüşür. İşte sizin başarınız, Kutsal Bağ olan yüceliğinizdendir.

 

Dünyaya insanlık için inenlerin çokları, kendi yüreklerini hak etmediler. Buyurun! Turkuaz’ın çalışmasına katılan Yüce, şu anda bizimle ama bizi hak etmemiş. Ey Dünya, hala “kala kala iki yürek kaldı” mı diyeceksin!? Cinler, dünyaya ışık ile inmeye başladılar. İnsanlar, Düzen’e görevli olarak; güçlü olarak geçmeye ve birlik olmaya başladılar. Kıl ince ama hak edenler için o kıl, kul olalım ki hak ettiklerince kalındır. Her yerde itibarınız var. Her yerde göreviniz var. Zaman Sayfaları’nda gücünüz artmaktadır. Hala dünyanın Kulluk İlmi’ni hak etmesini bekleyenler, hatalarını anlamalıdırlar. Şıhların ışığını kotlayan yüreklere bir tek görev verdik. Dinleyin, hak edin, ışık yakın ve zamana görev taşıyın. Çok mutluyuz ki hak ettiniz ve zamana güç taşıdınız. Zırhınız ince. Ve bu zırh, asla delinmez.

 

Zirveler ışıkları yaktıklarında, görev başlar. Ana, kala kala görev kaldı. Hadi artık görevli olduğunu bil ve hak ettiklerini her yüreğe bildir. Biz için herşey çok kolay. Ana kul olalım ışıklarını yak. Cennet Kotlar, sıhhatli bir çalışma için senle Birlik olmak istiyorlar. Şu anda hala dünyada ışık yanıyor ve zaman  kotlanıyor. Ulu Kotları hak et ve zamana kat. Atlanta Ana Kapıları, her yüreğe aşkı, Daimi Kotlar’ı ve zamanı, yoğunluğu, bütünlüğü açıklasın.

 

Cin Irkı’nın bir tek isteği var sizden. Dinleyin. Her an dinleyin. Dinleyin ki hata yapmayın. Cinler, dünyanıza İnsan Soyu için kırk kapıyı kapatıp indiler. Çünkü İnsan Soyu, huzur bozar ve canlara, Zaman Sayfaları’nda kusur sayfalardı. Büyük kötülükleri yapan insanlık, bir tek ışığı yaratmalıydı. O ışık, İlmin Hakimi’nin ışığıydı. Unutmayın ki bu ışık yaratıldı. Bu ışığı yaratan yürek, analara görev taşır. O görev Allah’a ve zamanadır.

 

Sınırsızlığın ışığında huzur bozulduğunda, dinler huzuru kotlamak üzere yeniden doğarlar. Doğuş, dünyadan başka Düzenleredir. Her Yüce, şunu iyi bilsin ki doğduğu ve öldüğü an, her yerde kayıtlıdır. Nereden güç alıp da nereden görev taşıyacağı her yürekte kayıtlıdır. Hala dünyanın tanı koyması beklenir. Dünyanın, kul olanlara ışık olması istenir. Dünya, insana görevdir. Dünyaya inen her yürek, göreve iner. Dünyadan Işık Kotları’nı kayıtlayan ve cennetlere güç katan her yürek de Düzen’e iner.

 

Altona Ana Kapıları açılıyor. Onlar da sizlere bilgi verecekler. Şimdi onları dinleyin:

 

- Ailenizi alın ve gelin. Aile Meclisleri’nde görevlilerimiz zamana görev taşırlarken BİR olmanızı beklerler. BİR olmadan görev taşınmaz. Sultanlar’ın ışığını yakabilmek üzere birleşmeniz gerekir. Herkese ilim hakikiyeti kayıtlandı. Ne var ki hak edenler, bu kayıtları okuyabildiler. Hak etmeyenler okuyamadılar.

 

Cennetlere konanların çokları, cemaatlerini hak etmediler. Onlar, “hak edenler cennetlere konsunlar; hak etmeyenler, cennetlere konmasınlar” demekle; cemaatlerini hak etmediklerini anlayamadılar. Böylelikle huzurları kaçtı. Çokları, “ben kendi yüreğimden buralara vardım. Benden olan herkes, ben ile birlikte buralara varamadıysa, ışıkları olmadığındandır. Oysa nurun huzurunda bu bilgiler hep vardır.