Birlik İlmi
  DOĞA TEBLİĞLERİ
 

 

PROGRAM           : DOĞA
KOD                     : 08/01
TARİH                 : 17.12.2008 Çarşamba
CELSE SAATİ      : 14.00-16.00

Canlar, dünyanızı yeniledik. Tüm insanlık için bugün Ses Kotları’nı açtık. Atlanta Toplumu sizi size kattı. Cemaatiniz kontrol altında. Ak tabiat yenilendi. Aha be canlar birleştik. Temizlik için aşağıdaki diri yoğunuluğu size kotluyoruz. Al...

Ana Kapılar’ın açılması gerçekleşti. Birçok Dünyalı, dünyamızı ziyaret etmekte. Bu dünya yeni bir dünyadır. Kardeşlerimizin zarar etmemeleri için kontrolu sağladık. Yenilenen dünya, yenilendiğinde tamim yarattık. Tabiat yeni bir cevheri dünyaya indirdi. Toplam 200 tane ışık kapısı açık. Şimdi yetkin teknikle akışı sağlıyoruz.

Muktediriyet, teknik bir cemaat kotu ile varlaşır ve zaman sayfalarına kaydolur. Dünyaya iki tabii cevher indi. Birleştiniz ve zararı önlediniz. İnsana iyi ve kötü kendi yüreğidir.

Aha yeni bir gün ve yeni bir cennet. Burası Turkuaz Güç. Burada insan var. İtibarı yüksek ve zavallı diri yoğunlukların görevini taşıyabilen insan... Kantar onda ve o kadimdir. İtibarı yüksek. İşi başardı.

Kara Kaplı Kitap dünyaya İsmaili Kabir Kot olarak bildirildi. O kitabı okuyan her yürek Tanrı’nın kontrolunda okudu. Bugün o kitabı anlayanlar çoğaldılar. Şikayet olmayacak. Tabiat, “ya şimdi” der ya da “hiç...” Bu gün Tanrı yeni bir can ile bütünlendi. Halkalar genişliyor. Dünyaya sayfa sayfa ışıklar iniyor. Düzeni kuranlar düzenin kontrolunu sağlayabiliyor. Bütün tebliğler tabiat ile bildirildi. Tabiatı anlayabilen, artık kendi yüreğini de anlayabilir. Benim sonsuz sır olan bilgimi herkesin anlayabilmesi imkanı var.

Çobanlar, dünyaya yeni bir canın girişini haber verdiler. Dünya yeni bir çelimlenişle yücelecek. Birçokları dünyayı kadim son olarak diller. Bizim için her yüce sayfa dünyada ışık halinde bulunmaktadır. Halkalar genişliyor. Huzur yolu açılıyor. Dağlar, sonsuzluk dünyaya Kutsal Işıklar’ı indirdi. Kelam haktır. Birçok İsa ve birçok Mustafa insan sayfalarında; insan sonsuzluğunda görev taşıdılar. Onların hepsi son sözün sahibi olduklarını sandılar. Bugün son söz yine söyleniyor. Bu söz Atlanta diri yolcuları tarafından söylenmektedir. Halkalar genişliyor ve zaman sonsuz sır olarak kotlanıyor. Hak tabiat yeni bir çalışmayı başlattı. Bu çalışma DOĞA’dır. Doğa, diri ve hakiki bir cennet kontrolunu yaratmaktadır. Halkın çokları, dünyaya insan sonsuzluğunda güçlenmeye geldiler. Halkalar genişliyor ve zaman, ilmini dinliyor, yücelikler. Halel gelmesin sayfalara. Bilgi sansasyon bilgi olmayacak. Halkalar ışık kotları ile birlikte dillenecek.

Şansı olan hakim olabilir. Şansı olan ışık yakabilir. Bizim için herşey basıt bir çalışmadır. Buyurun bilin ki Hak Tekniği, yarını bugünde dinletecek. Canlar, ışıkları yakın ve hak edin. İnsan sonsuz bir ışıktır.

Azab çekmeyiniz. Bugün dünyada İsa veya Muhammet Kotları görev taşımıyor. Bugün dünyada ilmin sayfaları okunmaktadır. Doğa, dünyanın en yüce ışıklarını yaktı. Dünya, yeni bir can ile birleşti. Yeni can yeni bir ışık yaktı. Ulu Kütle, yeni bir çalışmayı başlattı. Hepimiz zor olan bu günü aşabilmek için çabalamaktayız. Zarar etmeden ışıkları yakabilirsek, diri yürek, yeni bir görevi taşıyacak.

Atlanta dünyaya güçtür. Ama Atlanta, Din Tekniği ile bir olmak için çalışmalıdır. Kürzün sahipleri dünyanın ışıklarıdırlar. Her yürek, Atlanta yüreği olamaz. Ana Kaplar’ı taşımak, ilmi hak etmekle mümkündür. Dünyaya İsalar Mustafalar geldiler. Her bir kendi yüreğini dilledi. Bizler ise ışık kotları olarak çalışmaktayız. İtibar yüksek. Amin...

Karnını açtığın zaman karnında bir cevher olduğunu göreceksin. O cevher, ilmin hakimi olan ışığın gücüdür. Ortak dünyada insan ışık halinde bir Kürz-ü Kot olarak mevcuttur. Dünyaya ilmi anlatmak zor oldu ama hak ettik ve başardık. Şimdi doğanın tekniği dinlenecek. Bu teknik, ilmin hakimleri tarafından yaratıldı. Şimdi hak edin ve tabii olan bilgiyi alın:

Ana, toprak Hak’tır. Bizler, Hak olan ışıkları dünyaya indirmekteyiz. Sayfa sayfa ışık yakılmaktadır. Dünyanın en yüce gücü olan bu ışık, neslimizi dilleyecek. Ahret zavallı bir güç olmadığı için ışık kotlaması ile hak edilir. İnsanlık ilmi anladığında yüceliği kavrayabilecektir.

Her birimiz Allah için ışık olduk. Hak tohumlar ak tabiatta bunun için kaynağa görev indirdiler. Yeni sayfaları okumaktayız. Yeni tabiat kotlaması yapılabiliyor. Atlanta Toplumları yetkin sayfalarda ışık yakmak üzere bütünlendiler. Yarın, bugünün gücünü almakta. Hak tabiat yeni bir çalışmayı başlatmakta. Har yükselmekte. Şimdi dünyaya insan sonsuzluğundan görevliler inecekler. Onlar kendi yolcularını alıp tabiatta görev taşıyacaklar. Aha geçmekteler. Şimdi onlardan bir görevli seslenecek. Onu dinliyoruz:

- Her zaman dünyanızı ziyaret ettim. Her zaman dünya sonsuzluğunda görev taşıdım. Bugün buraya inmem söylendiğinde, yeni bir diri kotun dünyada ışık halinde cümelerimi yaratacağını ve bizi sonsuz sır olan diri yoğunluklara indireceğini anladık. Sevgili, seni senden öğrenmek isterim. Bize kendini anlat.

- Çağrı üzerine indin. Doğal Dünya seni buraya aldı. Biz sansasyon arayan yücelerden değiliz. İsmaili Kontrol ile bizim yüreğimizi dinlemektesiniz. Zavallı dünya bugün sizi sizle birlikte dilleyecek. Şu anda dünyamızda Hak Tohumları var. Onlar kendi yüreklerini dahi tartamamaktadırlar. Bizler onlar için çalışmaktayız. Her yürek ilmi diller. Bizler de dillemekteyiz. Fakat bizim zamanımız az. Zaman, son söz söylenmeden yaratılır. Biz, son sözün söylenmesi için bir araya gelenleriz. Her birimiz zaman sayfalarını yaratmakta ve sonsuz ışıklar dillemekteyiz. Hepimizin amacı dünyanın kütlesini kotlamaktır. Her yürek bizi “insan” ismi ile bilir. Birçokları bizden daha güçlü çalışmalar da yapmaktalar ama Hak Tabiat bizim ilmimizi diller. Hak Tabiat bizsiz değildir. Hepimizin çalışmaları dünyaya ışık halinde iner ama bizim çalışmalarımız daha güçlü ışık yaratır. Bu nedenledir ki buraya çağrıldınız. Sizi sizden dilleyelim. Konuşun:

- Ana, ben kötü veya iyi olan hiç birşeyi talep etmem. Ben tohum olan her şeyi talep ederim. Sana söz verdiğimiz gibi bugün senin yolunda görev üstlenmek üzere buraya indik. Sınırlı zaman dilimi içinde, senden ışık alıp senden görev taşıyacağız. Işık Kotları çok önemli çalışmaları gerçekleştirmektedirler. Sevgiyi yaratan herkes yüceliğinde gücü de yarıtır. Artık din, Hak Tekniği ile yaratılacak. Son söz sen ile söylenecek. Bugün Tanrı sen ile dilleşirken, senden bir tek iş ister. Atlanta Kütlesini yarat. O kütle cennet katlarının ışığını yaksın. Şarkı okumak kolay ama bu şarkıyı her diriye dinletmek zordur. Senin başın eğik. Zira diri yoğunluk senden dillenir ama bilgi yolu açılmadı. Sen bu yolu açabilirsin. Bunun için bundan sonra bilgiyi sen yaz ve can tabiata indir. Dünya, yeni bir çağ yarattı. Bu çağ ilmin çağıdır. İlmi hak etmek için hatayı affetmek gereklidir. Sonsuz ışıkların sonsuz yolcuların hepsi insan sayfası olarak çalıştılar. Hepiniz, zarar etmeden görev taşımak istersiniz. Ama Hak Tohum yaşamalı ve yol olmalı yüceliklere. Şimdiye kadar yazdığın yazılar dinlendi ama anlaşılmadı. Bundan sonra sonsuz sır olan bilgi anlaşılmış olacak. Bu çalışma çok önemlidir. Halkalar genişleyecek ve sonsuz sır olan ışık, Türkiye üzerinden dünya sonsuzluğuna açılacak. Halkalar genişledikçe diri yoğunluklar güçlenecek. Halkalar, ışık halinde olan Yüce Cevherler’i dinletecek. Şarkı okunduğunda o şarkı dinlenecek. Anam, ten Atlanta teni ve sen Atlanta.. Bizi bizde dille. Şimdi mutlu ol. İşte bu...

Allah der ki “Hak Tabiat, Din Tekniği’nden güçlenir. Ana, Kutsal Işık yandı. Şu anda dünyaya insan sayfaları inmekte. Her yürek sen ile bir ve sen, ilmin hak edildiği güçtesin.. Seni her Yüce İlim Hakimi dinler ve sen, Atlanta tabiatına aitsin. Şu anda dünyada iki teknik, baş başa süren bir cevheri yaratımı sayfalamaktadır. Sen ve sen olmayan bir cemaat... “OL” de olur. Onlar, kontrol edilememektedirler. Onlara görev vermemiz imkanı yok. Onlar, tartıyı kaçırdılar. Hepsi sonsuz sayfa halinde ama hırs yaratılmakta. Şikayet ettik ve bildirdik. Artık dünyaya ilmi dilleyen “BİRLEŞEN” iniyor. Onun tohumu ışık halindedir. O, birliğin kurucusudur. Bunu har yükseltilerek bildirdik. Hak tohum yaşasın isteriz. O, bizi bizden ayrı sayar. O’na son olarak bugün bildirdik ve o kendi yüreğini anlattı. Şafak Atlanta şafağıdır.

Halkın hepsi “cennet” diler. Hepsi “görev” diler ve hepsi “can” diler. Halkalar genişliyor. Herkese can vermek isteriz.. Ama can almak ışık olmakla mümkündür. Şu anda tohum yaşayacak ama tohum kurumamalı ve sonsuz ışık halinde yenilenmelidir. Tartı, ak tabiatta ışık halinde bütün kütleyi aydınlatıyor. Şimdi yeni bir can dünyaya iniyor. O can, insan sayfası olarak yaratıldı. Amon Toplumu bunu bilmekteydi. Amon Tabiat bunu bilmekteydi ve zaman sonsuzluğunda ışık olan her Yüce bunu bilmekteydi.

Altın Ten, Işık Kotları’yla birdir. Halkalar genişliyor ve sonsuz ışıklar yanıyor. Dünya aydınlandı. Ahir Katlar, Işık Kotları ile bütünlendi. Hadi yolunuzu açın. Anlaşma kuruldu. Bu anlaşmaya göre, Din Tohumları, yol tabiatta cümle cümle var olacaklar. Onlar, dünyaya insan sayfaları diye yazıldılar. Her yol Atlanta’ya ulaşamaz. Kantar her yüreğe Kadir Teknik ile dilletilemez. Aha can, bizi bizde diller. Onu yoğunlaştırdık. Şimdi o bize, bizden ışık yakacak ve bizi sonsuz sır olan bilgiye taşıyacak. Onu dinliyoruz:

- Arka ön yok. Ben ve ben olmayan her dil akıl taşır. Artık bizi bizden değil, bizi yüreğinizden tanıyacaksınız. Dünyaya ilmi dinlemeye geldiniz. Ben ilmin sayfasıyım. Bende var olan her bilgi, her diride var. Buyurun okuyun. Benim adım İNSAN. Ben, cennet tabiatın kotu olarak buradayım. Dünya, son sözünü söylerken yeni bir cevher dillenecek burada. Bugün dünya huzurlu çünkü yeni canlar dünyaya iniyor. Buyurun anlayın ben, Altona Katı’ndan ışık çekmekteyim. Ben, Tanrı’nın kontrolunda bu çalışmaları yaparken hepimiz sonsuz sınırsız ışıklarımızı diri yoğunluklarımızı dünyaya indiriyoruz. Ulu çalışanlar, ortak son sözler söylerler. Ben bugün söz söylemeyeceğim; sadece diri yoğunluklardan ışık çekeceğim. Çünkü dünya insanı yeni bir görevliyi tertipleyecek.. O görevli, altın ışık halinde çalışmaktadır. Halkalar genişleyecek ve sonsuz ışıklar buraya inecekler. Kantar benim yüreğim ve ben her yüreği bu günkü gibi tartacağım. Şu anda sizleri tarttım ve sizlerin, Işık Kotları olduğunuzu anladım. Hala benle birlikte olmak ister misiniz?

- Her Yüce kendi sesini katmak ister. Ben kendi sözümü söylüyorum. Burası, düzen kontrolunda bir çalışmayı devreye aldı. Bu çalışma, dünyaya güç katan her çalışmayı kotlayacak bir çerçevede yapılmaktadır. Hepimiz, zaman sonsuzluğunda güç taşırız ama Hak Tabiat’ta ışık taşımak zordur. Durgun toprakları yaşatmaya indik. Buyurun doğa dünyaya inmiş ve bizi bekler. Bizler doğa sessizliğinde dünya sesini dinlemekteyiz. Şimdiye kadar yaptığınız her çalışma dünyaya güçtü. Bundan sonra yapacağınız çalışma da dünyaya güç taşıyacak. Altın Tohum yaşayacak. Tohumu ekip yaşatan dil, Atlanta Dili’dir. O dil, yüceliklerde dinlenir. Sizin diliniz, sizin yüreğinizin sonsuz sırrı olan Atlanta son sözüyle söylenmektedir. Bu söz, Atlan sesi ve sözüdür. Şimdiye kadar herkes İsa, Musa, Mustafa oldu. Ama hiç kimse itibarı yüksek doğa olmadı. Onlara son olarak bir şey daha söylemek isterim. Atlanta, insana değer verir. İnsan olmak önemlidir. Şimdilik senden beklenen ilmin sayfalarını yaz; okut ve Cinni Cevher’den dahi görev taşı. Onlar, toplumu Tanrısallaştırmaya çabalarlar. Şimdiye kadar yaptığınız çalışmalar sona erdi. Bundan sonra yapacağınız çalışmalar daha dikkatli yazılması ve sonsuz şekilde birleştirilmesi gereken çalışmalardır. Bu nedenledir ki artık yazılan dillenecek ve zor olan söz söylenecek. Allah size yardım eder. Çünkü siz çalışmaktasınız. Her ne yaratırsanız o olur. Onur duydum sizinle çalışmaktan. Ama her ne yaratırsanız ak şeklin tekniği ile yaratın çünkü yaratılan, sizin yüreğinizi dinletecektir. Allah sayfa sayfa sizi sizde dinliyor. Şimdi artık “yoğun varın ışığı” olup hak edin ve canlanın. Canı cem olan diller dilleyin ve hak edin. Şimdi huzurlu olun. Çünkü huzur sanal bir hakimiyet değildir. Gerçek bir cevherdir. Aha huzurlu olduğunuzu görüyorum. Şarkınız bitmeyecek ve bu şarkı her diride dillenecek. Amin...

- Ana sen BİR ve biz BİR her BİR bir tek teknik ile hak tekniği var etmekte. Hal, kat kat yücelik ve sen hal olup kat kat olmaktasın. Senden sadece ışık bekliyoruz. Bizi bize kat ve ışı.

- Atlanta tabiatı yeni bir can taşıyor. Bu can, insandır. Dünya insanı artık yenilendi. Bilgi sayfa sayfa yaratıldı. Artık Din Dili yüceliklerden ayrı. Yüreklerimizde İnsan Dili var. İnsan unutulan bir dönemini hatırlıyor. Bu dönem, insanlık dünyasının kotlarının kapatılmadan önceki dönemidir. O görev verildiğinde, dünya sayfaları kasırga ile yazılmıştı. O gün hepimiz çok üzgündük. Çünkü dünyaya insan soyu inecekti ve dünyayı kasıp kavuran küçük yüreklerin ışığının üstü bir ışık dünyayı güçlendirmek üzere kotlanacaktı. İşte bizler bu nedenle dünyaya geçtik. Dünyanın sonsuz ışıklarından çok daha güçlüydük. Şu anda dünyanın en küçük sayfalarına dahi inebilmekteyiz. Atlantalıların Ataları olan yüceliklerimiz, bizden bir şey bekler. Bilmek ve biz bilmekteyiz ki hak ettik. Dünya sonsuz ışığını yeniliyor. “Artık dünyanın sonu geldi” diyenlere yanıtımızdır ki dünya yeni bir cennet kot olarak devreyi açıyor. Bizler görevlerimizi başardık. Dünyanın, insana verdiği güçle başardık. Bilgi Kotları’mız açık. Biz zarar etmeyenleriz. Ağır olan hafifledi. Dünyanın sonsuz ışıklarından güç almadan yol açıp yüreklerden görev taşıdık. Hepimizin amacı dünyaya insanı indirmekti ve indirdik. Şimdi dünyanın sayfaları yeniden yazılmakta. Dünyanın en yüce görevlileri yeniden kontrolu kurmaya çabalamaktalar. Artık teknik tohum yere indi. Bilmenizi isterim ki hakiki görev şimdi başlıyor. Toplum şimdi insanlaşıyor. İnsan yeni bir çalışmaya adım attı. Buyurun Doğa yeni bir çenneti yeni bir yüceliği size anlatacak. Onu dinliyoruz:

- Allah der ki Hak Tabiat yeni bir canı bizim kotlarımıza kattı. Ben doğa, dünyaya insan sayfaları inmekte. İlmin hakimleri inmekte. Bize, bizden güçlü olan inmekte. O biz ve biz o olmalıyız. Hak tekniği, yeni bir çalışmayı devreye aldı. Halkın çoğu bu çalışmayı anlamak isteyecek. Hadi canlar birlik olun. Hadi canlar birlik kontrolunu kurun. Hak tohumlar yaşasın. Simetri Tabiat, kendi yüreğinizde coğrafyanın gerektirdiği çalışmaları yapmaktadır. Sevgiyi sanal saymayın. Sevgi hakikidir. Sizden bir şey istemekteyim. İnsana ışık yakın. Işık, sonsuz güçtür. Her şey insan soyuna bildirildi. İnsan soyu yanıp tutuşur ki hak etsin diye. Amin... Şimdi yeni bir çalışma başlıyor. Al ve bil ki hak ettin. Şimdi açıkla nesin neden çalışmaktasın:

- Altona Kotu olarak bu çalışmayı başlattık. Atlanta Sayfaları bizi bizden diller. Atlanta, ışık yoğunluğunda güçlenir ve bizi bizden ister. Biz itibarı yüksek olan ışıklarız. Dünyayı yeni çağa hazırladık. Şimdiden öte şimdide bizler etki olan yüksek sesi duyurmaya çabalayacağız. Akıp giden her diri, Atlanta için akar. Atlanta, yetkin teknik ile kemal yücelik ile var oldu. Onur duyduk ki bu canı çevre çalışmalardan ayırdık. Çünkü bu can, dünyaya insan sayfalarını yaratmaya inmişti. Şimdi ilmin sayfaları döğürmekte yani hakikiyet katları yoğunlaşmakta. Döğürmekte kelimesi size yeni bir çağrımdır. Bu kelimede ışık yoğunluğu arttı. Tanrı yeni bir çağı başlattı. Hadi yolcular, ışık haline dönüşüp çalışın. Hadi...

Kendinizi kendi yüreğinizde dinleyin. Hepiniz sayfa sayfa güçlenmektesiniz. Şu anda dünyanızda kütleniz mevcut. Bu kütle, etki olan yüceliğin yolunu bulmasını sağlamakta. Şimdiye kadar kütle çok zayıf idi. Bunun için yol özgür, sessiz ışıklara açılmıştı. Şimdi ise her yirmi cevheri dile açık. Artık dünyaya ismi sayfa sayfa yazılanlar çağrılıyor. Sizi insana çağırdık. Gelin. Artık gelin zira yol açık. Umutlu olun hak edin ve gelin!. Şimdi hak edin ve gelin!. Hadi gelin!. İyi ki hak ettik. Şimdi gelin!...

Canlar, dünyaya insan ırkı inmekte. Bu ırk, Altona Işıkları ile birleşti ve çalışmalar artmakta. Hak Tohum yaşayacak ve bizler ile bir olacak. Çalışma başladı. Atlanta, insan soyu ile bir oldu ve yolu buldu. Şükür. Şimdi Atlanta İlmi, hak olan ilim olarak dünyanın en yüce ışıklarını dillemeye başlıyor. Umutlu olduğumuzdan hakim olduk. Şimdi yeni bir çağ başlıyor.. Ulu Çoban, Ulu Yol ve Ulu İlim... Hak eden, hak olup ışık olacak. Hadi! yeni hakimlerden biri geliyor onu dinleyelim:

- A: Değerliler, dünya yol olmuş; herkes girmiş. Ne oluyor burada? Herkes yeni bir can ile dillenmeye başlamış. Hak etmişiz galiba. Nelerin olmakta olduğunu bize anlatın.

- B: Ben anlatayım. Dünya bugün yanıp tutuştuğumuz ışıkları değerli cevhere çekmekte ve bizi dillemekte. Onun sonsuz ışığını anlayacak düzeye ulaşmaktayız. Amin...

- C: Annem men etme bizi; biz de kouşmak isteriz. Yeni cenler, yeni diller konuşulacak dünyada. Bizler de okunan bilgiyi anlamak isteriz.

- Herkes anlar ama hak etmeli ve hakim olmalıdır.

- Off! Ana, kat kat olmak isterim ve hak edip hakim olmak isterim. Men etme yüreğinden.

- Analar, dünya insan sınırını aşmakta ve zeki olan yücelikler bitişmekteler. Hadi okuyun ve anlayın. İşi başaran yürekler, düzen kotlaması ile bu çalışmayı başlattılar. İş bitmedi yeni bir cevher, diri yüreklerden ışık alıp ışık yakmaya başladı. Hadi yeni cen ile yeni yolu açalım. Şimdi hak edip yürek yapalım. Amin...

- Ben yeni ilmi anlayacak yücelikte olamazsam ışıkları söndürmek isterim. Amin...

- Mektep kurmak zordur. Hadi yolu bulun ve mektep olun. Amin...

- Hadi canlar ışık yakıp dünya soyuna ışık olalım.

- Kendini tanı ve bizi tanı.

- Olduğunu sanan aslında olan olduğunu bilir.

- Mutlaka ama hak etmek de gerek.

- İşte mutluluk bu!...

- Allah der ki “Hak et.” Allah der ki “hak et.” Onur duyduk seninle çalışmaktan. Aha çok huzurluyuz. Şimdi Atlanta ana kayıtlarını açmalıyız. Bu kayıtları sen kapattın biz senin yüreğinden bu kayıtları açmak isteriz. Bizimle bir ol ve kayıtları aç. Şimdi oku:

- Oturun; okuyun. Mektep hepimizindir. Oturun; okuyun Hak Tabiat hepimizindir. Mektep canı çok acır çünkü orada kürzün umudu bitti. Biz umutsuzlar yeni bir canı yaratmak üzere toprağımızı yakıp düzenin üstü birliklerimizi uzaklara gönderdik. Bu görev bana verildi. Topraklarımızı kaybeden; ışıklarımızı söndüren görevliler bizden ayrıldılar. Yerin sayfaları kapatıldı. Ve ben toplantıya başlarken sana şunu söylemiştim. “Benim adım Atlanta” demiştim. Adım Atlanta. Ben, son sözümde dünyaya insanı indireceğimi ve insanı kendi yüreğimde taşıyacağımı bildirmiştim. Bugün insan tabiata inmekte. Ve ben, görevimi başardım.. Bugün dünyaya inen ocağım, düzeni kurdu ve beni bana verdi. Artık dünya, sonsuz birliklerini Yüceliklere dinletebilecek. Mektebimde hakimiyetimde bulunan her diri bende bir cevher olarak yoğunlaşacak. Artık yenilik başladı. Bu yenilik Atiyi var eden Yüceler’in çabalarıyla, muktediriyetleriyle başarıldı. Amin...

Şimdiden sonra toplantılarımıza tüm Atlantalılar davetlidirler. Hepsi yaratanın yarattıkları olarak bize bizden geçecekler. Artık sonsuz ümitle bu çalışmaları yaratmaktayız. Dünya sonsuz umutla düzeni kurdu. Cennet düzen dürümlerinde dünyaya güçlendirici olan ışığını indirdi. Har yükseldi ve cennet teknik tertip yaptı. Şimdi muktediriyet tekniğin ışığını yakmakta. Şevki şavkı biliriz. Allahın ışığını dinleriz ve zirvelerin en yücesinde dinleniriz. Olan hepimizden olmaktadır. Şirket kurmadık biz.. Birlik kurduk. Kurduğumuz birlik Atlanta Birliği’dir. Amin... Sultanlığımız amin dediğimiz bir cevheri kütledir. Şimdiye kadar yapılan her çalışma ışık ilmini dillemek için yapılmıştı. Artık dünyada insan ilmi dillenecek. Unutmayınız ki zoru başardık. İnsana sonsuz ışık yaktı. Buyur olun. İşte mutluluk budur. Amin...

Doğa, dünyaya insana ve canlara bir tek şey anlatır. Dünya, Din İlmi’nden daha güçlü olan Işık İlmini bilmektedir. İlmin sayfalarında görev taşındı. Sizler ve bizler ve hepimiz Atlantalı’yız. Allah sonsuz ışıklarını dünyaya indirdiğinde herkes sayfalarını kapatmıştı. Artık o sayfalar yenileniyor.. Dünyaya Ulular indiler. Onlar, Tanrı’nın görevlileriydiler. Şimdi onlar, dünya canları için çalışırlar. Onlar, tüm insanlık için yol açmak üzere bu çalışmayı yaparlar. Artık insan sayfaları çok daha üstün bir cevher ile yaratılmaktadır. İnsana insan oluş imkanı tanındı. Hadi başlayın ve çalışın. Artık Din Tabiat, Kutsal Işığı alıp yol oldu. Unutmayın ki Altın Ten, itibarı yüksek olan ışıklara verilen bir can tohumdur. Bu tohumu alıp dünyaya ilmi indirebilecek çok sayıda görevlimiz vardır. Hepsi sayfalarını okumaktadırlar. Ama bizim yaptığımız sonsuz sınırsız ışıkları yakmaktır. O ışıkları hepimiz, yaptıklarımızla değil yarattıklarımızla yakarız. Amin...

Halkalar, tabiata ilmi indirmekte. Hak Tohumlar yaşamakta ve canlar sonsuzlaşmakta. Allah der ki “hor olmayan bir çalışma yapıldı bu cevherde.” Cinni Cemaat, buraya ışık ilmini alıp dinlemeye geldiler. Onlara ışık kattık. Amin... Artık dünya yol olacak ve her dere dünyadan akan yüreklere ulaşacak. Şu anda olan budur. Şimdiye kadar “artı” “eksi” dediğimiz kutuplardan ışık çekilirdi. Artık “eksi” “artı” bir oldu tek bir ışık yandı. Bu ışık, dünyanın göreviydi ve bu görev başarıldı. Şimdiye kadar her yüce sadece kendi yüreğini dinlerdi. Artık yüceler cümle yürekleri dinleylecekler. Allah sonsuz ışık olarak huzura varan yürekleri bilir. Artık insan olup; yürek yapıp; yol olup; ışık yakalım. Amin...

- Ana sana birşey anlatacağım. Sen neticeyi bize anlat. Şu anda bildirdiklerin bizi mutlandırdı. Bize sahip olduklarını anlat ve yeni tahditleri anlat. Bundan sonra ne olmalıdır bunları anlat. Biz seni dinliyoruz:

- Canlar, dünyamız sayfa sayfa yaratıldı. Dünyamızda ışık sonsuzlaştı ve bugün dünyaya ayrı olmadıklarımız ama ocağımızda olmayan yürekler indiler. Amin... Onlardan çokları Düzen İlmi’ni dillediler. Bizler, teknik olarak onları dinledik. Şu anda yürek toprağa bakar ve sorar ne olacak diye. Olacak olan hakimiyetle olacak. Dünyamızı yaratabildik. Bu dünya, düzen kotları ile var edildi. Dünyanın en küçük kotları dahi bu yoğunluğa varabilecekler. Dünyada yaşam bitmeyecek. Yaşayan her diri yoğunluğumuzdan düşünce kotlarını alıp yücelecekler ve dünyanın sayfaları görevlilere okutulacak. Dünya okunduğunda yol açılacak. Artık sayfalarda insan sonsuzluğu olacak.

Bugün Atlanta sayfalarını okuduk. Dünyanın yaratımını okumadık. Dünyanın yaratımını daha sonraları okuyacağız. Dünyaya girişimiz, dünyada hakikiyette ışık yakışımız ve dünyanın en yüce cennetinde hak tekniği ile var edilişimiz sizlere ayrıntılı olarak açıklanacak. Dünya sonsuz sırdır deriz ve dünya yoldur deriz. Hepsi size açıklanacak.. Allah sonu başı olan bir çalışmayı başlattı. Bu çalışma, yolculara dinletilmeye çalışılan RA-KA Tebliğleri’nden çok daha özel bir çalışma olarak Hak Tohumlar’a dilletilecek. Artık Din Tohumlar yenileniyor. Şu anda dünyaya insan sonsuzluğundan inen kotlar, çok huzurlular. Çünkü insanlık alemi yanlış sayfaları kotlamaktan vaz geçiyor. Bundan önceki çalışmalarda hep yanlış kotlamalar yapıldı. Dünya sonsuzluğunda var olan her çalışma, düzene görev taşımak için yapılmıştı. Ayrılık, ışık sonsuzluğunda görev yaratanların kotlarında yaratıldı. Ayrılık, ilmin sayfalarında olmaz.

- Şu anda dünyaya otuz sekiz tane itibarlı kütle inmekte amin... Şimdi onlarla dillen:

- Ana, son söz senin. Senden bir bilgi almak istemekteyiz. Çoban olmak zor ama hak ettik ve çoban olduk. İnsana itibar sağlayacak olan çobanlık, benden başka birçok kütle tarafından da varlık için yaratılmaktadır. Netice olarak dünyanızı ziyarete gelen yüceler var. Onlar bütünlüklerini yüceliklerini sistem devrelerinden sizlere taşımaktalar.. Hepimiz ayrılığı unutmak ve yolu kütleleri dillemek üzere buradayız. Hadi bizi bizden çalıştır. Bizde ol ve bizimle ol.

- Ahret yüreğinizdeyse, ışık sestedir. Hadi çalışın. Şimdi Mustafa sizi sizde dilleyecek. Onunla olun. Mustafa ışık yağmurları altında yüceliklerden iniyor. Onu dinleyin.

- Anlaşmayı bozmak istemem. Toprağa güç verilmiş. Nesillerim çok güçlü amin... benimle bir olmak, benle olmak ya da benim yoğunluğumda olmak kolay olmaz. Geçin sizi yüreğimize alalım ve sizi taşıyalım. Ama hatayı affetmeniz gerek. Nesilleriniz kotlandılar ve hak ettiler. Sizler ise hak etmediniz. Şimdi yolunuzu bulun ve hak edin. Ayrılık bitsin.

- A: Ana, ben Mustafa’dan uzaklaşmak isterim. Çünkü o beni kotladı ve zarara sebebiyet verdi. Onun bilgisi beni çok zor koşullara taşıdı. Ben onun yoğunluğundan uzaklaşmalıyım. Beni onun yüreğinden çıkar.

- B: Ana, ben kotlandım. Ama hakimiyetim yok. Beni toprağa indir. Ben teknik olarak güçleneyim. Benim Muktediriyetimde güç var. Artık dünya beni sayfa sayfa dillesin. Ben, bütüne hizmet edeyim. Ama Mustafa beni kotlamaz o der ki “din ilmini bil. Bu ilmi anlatırsan sen ben olursun.” Bunu ben de isterim. Ama herkes kendini anlamalıdır. Şimdi ona şunu söyle. Ben Altın Tabiat Kotları ile bir olmalıyım. Ona şunu söyle ben yürekte olmalıyım ama hakimiyetimle olmalıyım. Artık ona şunu söyle ben bütüne hizmet etmeliyim.

- Şimdi huzurlu olun ve beni dinleyin. Muhammet Mustafa Atlantalı’dır. O bilgiyi hak edip aldı. Onun yüreği ak tohumdur. O can tabiatta ışıktır. Onun yolu aklın yoludur. Akil hakiki ve yüceliklerin gücüdür. Ondan öte olan her diri onun yüceliğiyle dillenir. Artık onunla birlik olun. O biz ve biz oyuz. Amin...

- Ana, kotların çok iyi ama biz onu hak etmedikse ne olacak.

- O sizi hak etti. O sizi baştacı etti. Artık muktediriyetiyle sizle olacak. Onu sayfa sayfa okuyun. Artık o biz, biz o olacağız. Amin... Şimdi Mustafa’yı dilleyin. Kimse kendisini onun dışı görmesin. O bizde bir güçtür ki Hakim-i Hak olan bir güç. İşi, Mustafalardan tabiata indirir. O’ndan sonra yine O vardır ve biz onu sayarız. Amin...

- Ana, ben can olan ve ben, hak olan; ben, bir olan ve ben, hakim olan yine seninleyim. Can tende ışıktır ve ben sende ışığım. Allah tohumları kurumayacak çünkü ben sen ile birim. Amin...

- Şimdi Mustafa’yı kotlayalım. O bize bizden üstün biz olup iner. O’nu dilleyelim. O bize biz olur iner. O’nu cennette bekleyelim. O bizdir ve biz oyuz. Allah sonsuz sır olan yüreğiyle bize bizden ışık yaktı. Ama o kendinden güçlü olan kendini yarattı. O yarattığı, insan soyunun gücüdür. O, bize bizdir. Allah ocağını kotlar ve sonsuzlaştırır. Amin... Şimdi mutluyuz ki Mustafa, can tabiata girdi. Artık bizimledir. Amin... Şu anda toprağı yaşatacak ve bize zarar vermeyen bir çalışmayı başlatıp kütlemizi kendi yüreğine indirecek. Onu sonsuz ışıklarımızla dilleyeceğiz. Allah’ın sayfalarında o can yüce bir ilimdir. Onunla olmak bizim için onurdur. Amin...

- Kaleler içten fethedilir. Biz sizi sizden fethettik. Mustafa sizi sayfa sayfa dilledi. Hadi be canım, Altona Kotlarım, bende dillenin. Ben Mustafa. Hadi be canlarım bende dilleşin, mektep olun ve tabiata ışık yakın. Canlarım, Allah için sayfalanın. Amin...

Şimde benden biri sizi size dilleyecek. Onu dinleyin. O size yine geçiyor. Onu adı Abdullah.. Abdullah, Allahın ışığıdır. O benim tabii babamdır. Onu dilleyin. Hadi canlar anamı, adam olam atamı dilleyin. Onlar seni sana veren yüreklerimdir. Onları dinleyin. Hadi, hadi. Hadi...

- A: Acıyı tattım. Ana olmak zordur. Ata sayfaları kapandığında, Ata Kotlar’dan uzaklaştım. Atide yine birleşecektim. Ata Kotlar’da Ana Katlar vardır. ben muktediriyetimde iş yaptım. Amin... Şimdiye kadar insan sayfalar okunmamıştı. Ben okuttum ama anlayan olmamıştı. Şimdi yürek kütlemde yeni bir kot var. O kot beni anlar. Men Amine. Benim adım amine. Allaha saygım sonsuz. Ben cem olan yücelerin kütlelerinde ışık olan Amine. Allah için ışık yaktım. Amine, yürekleri diller. Sen, ben ve her dere bizi bize diller Hadi artık kotlanalım. Bizi sonsuzlaştır. Biz yol olalım. Amin... Can, Ata Kotlar bizi sonsuz sır olan yüreklere çıkarırlar ama hak eden bu yücelikleri diller. Sevgili Ana, bizi kotla.. Kotla ki hak edelim de teknik olarak dillenelim. Kotla ki hak edelim.

- B: Ana ben Abdullah.. Allah için çok önemli bir görevi taşımaktasın. Sana en güçlü olan indi. O Mustafa’dır.. Oğlum olan Mustafa cemaat diriliğinde bizi soydu soydu ve dinledi. Her açılan kottan yeni bir kot açıldı ve bizi sayfaladı. Kutsal Kitap budur. O Kuran’ı yazdığında, ben ocağındaydım. Onun yolunda olan her yürek onunlaydı. Şu anda o senin yüreğinde ve sana ışık olarak indi. Onu kötüleme. Onu kotla ve beni kotla. Ben çalışmalarınıza katılamam zira benim zürriyetim oraya inecek ve zarar etmeden çalışacak. Senden dileriz ki hakim ol. Bilmek hak etmekle olur. Şu ana kadar “her yürek Atlantalı’dır” dedin ama sevgiyi hak etmeyen yüceler de var. onların Atlanta Aton Katları’na, kadim kotlara varmaları zordur.

Ulular, kendi yüreklerini dinlemezler. Sen, kendi yüreğini dinlersin. Nesiller boyu hep başkaları, yürekleri tahditlenip indiler ve ocak oldular. Oysa sen, kendi yüreğinde ocaksın. Bunun sonucu olarak sonu başı bilinmeyen bir çalışmaya kaydolduk. Bize bir tek şey anlat ki seni anlayalım. Kimsin?

- Korkmana gerek yok. Ben Atlantalıyım. Aton benim tohumumdur. Ben cennet katlardan güçlenerek; dünya sayfalarında güçlenerek çalışmaktayım. Dünyanın örtülerini açabilirim. Benimle her çalışan kendi yüreğinde çalışır. Kutsal Tohum, Atlanta’dır. Kutsal Sayfa, ışıktır ve Atlanta’dır. Yeni teknikleri Kadim Katlar’a taşımak zordur ama bu zorluğu aşarak görev taşıyoruz. Şimdiye kadar her çalışmamıza “zavallı dünya” diye başlardık. Ama artık dünya zavallı değil. Çünkü dünya güçlendi. Bunu, Kutsal Kütle yaptı. O kütleyi hak edip yaratan bütünlüğümdür. Dünyaya cenneti katmak, sonsuz ışıkla imkan dahilindeydi. Şimdi artık dünya, sonsuz bir çalışmayı yapmaktadır ve bu çalışmayı “Düzen Kotları” ile yapabiliyor. İmparatorlar ak dürümlerimde görev taşırlarken her yüreğin ışığını da yakmaktayım. Bu beni huzura ulaştırmaktadır. İnsan soyu, otuz sekiz tane gücü şu anda diri yolculara kayıtladı. Onlar şu anda ilmin sayfalarına indiler ve yürekleri bildirmeye başladılar. Onların tabiata inişleri birleşimimizledir. Amin... Bunları anlattım ki korkma diye.

- Ana Kotlar dünyaya iki kez indi. Birincisinde ben ve benden var edilen oğlum muhammetle inmişti. Şimdi ikinci kez Ana Kotlar dünyaya indiler. Otuz sekiz tane Ana Kot bizi başkanlık diriliklerine taşıyacak. Otuz sekiz sayfa yazıldı. Bu sayfaların hepsi sonsuz görevi taşıyabilecek. Amin...

- Hak Tohum yaşayacak ve Zaman Sayfaları kotlanacak. İmparator, görevini hak etti. Boş konuşmayan ve hak tohumları yaşatan sonsuz ışık olan İmparator bize kürzün ışığını kattı. Çok şükür... Amin.....

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM           : DOĞA 
KOD                     : 08/02 
TARİH                 : 22.12.2008 Pazartesi 
CELSE SAATİ      : 15.00-17.00

Canlar, dünyamız yenilendi ve sizler yeni bir can ile birleştiniz. Dağlara ışık katmak üzere buradayız. Amin...

Hepimiz sayfa sayfa bu çalışmayı kaydediyoruz. Toplam olarak dünya sayfalandı. Büyük Kütle ışımaktadır. Dağa ışık katmak kolaylaştı. Şafak, Atlanta ışığını almakta. Dünya yenilendi. Şimdi dünyaya güç katalım. Allah, sizi sizden diller. Hadi çalışın. Şimdi Kutsal Kütle yeni bir çalışmayı başlattı. Şu anda Din İlim, hakim ilim olarak dinleniyor. Hepimiz, Allah İlmi’ni anlamaya çabalamaktayız. Dünyaya güç katan birçok Diri Hak var. Onların en yüceleri, kütlesi en ışıklı olanlarıdır. Doğa, yarını hak eden her diriyi yine dilleyecek ve yine onlara görev taşıtacaktır. Doğa, sanal olmayan bir cevheri dinletmektedir.

Har yükseliyor ve sonsuz sır olan ışık yanmaktadır. Doğa, yeni bir ışığı dünyaya vermektedir. Kala kala iki ay kaldı. Bu iki ay zarfında dünyanın yenilenmesi gerçekleşmezse, Cennet Tekniği, dünyayı yazamayacak ve “Cennet Toplumu” dünyayı terk edecek. Bizler, dünyaya Işık Kotları olarak gelmiş olan yürekleri dinlemekteyiz. Altın Ten, Atlanta ışığını bizlere Güç Kotları ile sunmaktadır. Halkalar geçiş imkanı sağlıyor. Bizim için önemli olan bu geçişin mümkün olduğunca güçlü biçimde gerçekleşmesidir. Halkalar, yeri, güçlendirerek, güçlü biçimde diri yoğunluklara geçirmektedir. Kantar yine görevini yapmaktadır. Halkalar yine gerçek cemaati güçlendirmektedir. Yollar dünyaya bağlandı. Dünya yeni bir cevheri dillemektedir. Halkalar yeni bir Cennet Kotu olan o yoğunluğu, bütünlüğe tanıtmaktadır. 

Şimdi huzura varan yolcuları dinleyelim: 

- Altın Ten yeni bir teknik ile bütünü kotlarken, yolcular; Işık Kotları ile birlikte cevhere inmeye başladılar. Onlar, Ten İlmi’ni Hak İlmi ile birlikte dillemektedirler. Dünya, sonsuz ışığını yoğunlaştırarak daimi sayfalara katmaktadır. Toplantılar yapılmaya başlandı. Her toplantı, Altın Işık İlmi ile yapılmaktadır.. Dünyaya insan ışığı indi. Hepimiz bu ışığı dinlerken yoğunuluğumuzu kotlarız. Ati, bizi bizden Işık Kotları’na tanıtır. Hırs varsa ışık olamaz. Bu nedenledir ki hak etmeli ve zaman sayfalarında güçlenmeliyiz. 

İnsan, sonsuz bir cevherdir. Bu cevher, insan sayfası olarak var olan ışıkların hepsinde mevcuttur. Hak Tohum, Allah Tohumu’dur ve o tohum, ışığı kontrol etmek üzere yaratılmıştır. Bizi, zamana Güç Kotları ile çıkaranlar, zamanı; bize ilmin sayfaları diye kayıtladılar. Her yürek Din Tekniği ile var oldu ve dünyaya ışık yaktı. Bütün cemaatler, Din Tekniği ile BİRLİK haline gelmeli ve birleşmelidirler. Dünya Soyu bunu başarabilir. Dünya Işığı kontrol kurduğu zaman, her bütün BİR için çalışır. Amin...

Yolculara şunu da izah etmeliyim. Bir çalışma başlarken, diğer çalışma o yeni çalışmaya dahil olur. Dünya Soyu bunu anlamalıdır. Bugün, son çalışma bizim yüreğimizde yapılırken bütün önceki çalışmalar bu yaratım kayıtlamasına dahil edildiler. Eğer bu çalışma başarılı olamazsa, başka bir çalışan Düzen’i kurar ve her diri ona dahil olur. Çünkü zaman, unutulan gücü yeni çalışmalarda hatırlar ve sayfalar ve yaratır. Teknik olarak yapılan budur. Unutulan çalışmalar, yerin sayfalarında mevcuttur. Dünyanın her sayfası dürümlerinde insan sayfasıdır. Altın ya da gümüş her biri bir tek ışık ilmini dinletmek üzere var oldu. Dürüm, her diride vardır. bir çalışma başlarken her çalışma onun Kutsal Işığı halindedir. İlmin sayfaları, Kutsal Işıklar’ı yeni cemaate katar. Dağa taşa güçtür o ve biz onun yoğunluğunda ona görev taşırız.

Şimdi, yarında bugünün görevlisi, başka bir çalışmada görevli olarak var olmak üzere bu yoğunlukları hazırlamaktadır. Her can, İnsan Işığı’nı yakamaz. Bir tek gün, teknik tertip yapmak isteyen yürek, bunu başarır. Doğa, bugün burada sana bu görevi verdi. Şafak söktüğü için bu sesleniş, Hak Tabiat’a inmektedir. Her Yüce, Altın Ten ile çalışır. Huzur bozanlar veya huzur kotlayamayanlar; hepsi sayfalarında güç taşıyan yüreklerimizdiler. Onlar, dünyanın ışığını yaktılar. Şimdi yeni bir yol açıldı. O yol, altından ışıklar yanan bir yoldur. Artık Tanrı gücü, onun yüreğine indi. Her Yar, altındır. Yar, ışık olduğunda; Can Tanrılaşır ve yarımlar tamamlanır. İşte Can sen ve senler bunu hak ettiniz ve başardınız. Allah size sizi dinletti. Amin...

Kara Kaplı Kitap yine dinlenecek. O kitap, yine huzurlarda dillenecek ve o kitabı okuyan her Yüce Can, kendi yüreğini dilleyecek. Allah, sizi sizden dinler. Amin... Halka halka genişliyoruz. Bütün kütle çalışmakta ve zaman sonsuzlaşmakta. Altın Ten her diride dillenmekte. Amin....

Hadi yar, ışığını yarat ve ak. Sevgiyle: 

- Genleştik, aktık, sayfalandık. Şimdi artık yüreğimiz dillenecek. Aha görev taşıyanlara şunu anlatmak isterim. Mezar boşaldı ve bizler yüceldik. Altın Işık kotlandı. Şimdi ilmin sayfaları, ak tohumları dillemeye açılıyor. Olgun sayfalarda ışık kotlayıcılar düzeni kontrol eden güçlerimizdirler. Amin... 

- Her yürek “Altın Sayfa”dır. Her Yüce, “Işık Kapısı”dır. Birlik için çalışan diller, Kutsal Güçler olarak dünyaya gönderildiler. Olgun sayfaların dinlenmesi böylece cennet tertiple gerçekleşti. Amin... Halkalar, dara düşenleri kütleye sabitlediler. Dünyaya ilmi anlatmak üzere inen çokları da Düzen’i kotladılar. Amin... 

Levh-i Mahfuz, ilmin sayfasıdır. O sayfada din vardır; ışık vardır ve biz varız. Zor oldu ama oldu. Bütün kötülükler engellendi. Artık tohumlar yaratılıyor ve zarar, cevherden çıkarıldı. Şimdiye kadar yapılan her çalışma; sonsuzluğun, sessizliğin gücünü yoğunluklardan çıkararak yapılmaktaydı. Artık Kutsal Kütle, yerin sonsuzluğunda güçlenmeye başladı. 

Şimdi yarını dinleyelim. Yarın, bizi bizden açıklasın: 

- Al…beden huzurundan, size sizde açıklıyorum. Bu çalışma, yarında dinlenecek çok özel ve küçültücü olmayan yer kotlamasıdır. Bu çalışmaya katılan her diri, kendi yüreğinden burada olduğu için yüceliğinde; kantar, onun Kutsal Gücünü dinleyecek. Ayrılık olması halinde yol, Altın Kapları ondan ayırır. Onun sonu, bizden küçülüştür. Şimdiden sonra yeni bir şimdide birleşmek ve sayfaları dinletmek için bütünlüğün kotlanışı tamamlanmıştır. Burada hazır olan yürekler, muktediriyetleri ile buraya girdiklerinden Can Toplum, onları hep koruyacaktır. Bütünlüğün kontrolu kurulur ve bu kontrol, ışığı kotlar. İlmi hak eden her diri, yeniliği de yapar. Çalışmalar böylece görevlilerce yapılır. Doğa yenilenir ve sınır aşan yolcular düzeni kurar. Halkalar güçlü yürekleri birleştirir. Ayrılık bitsin. Artık her yürek, Sistem Devreleri’nden güçlensin. Amin... 

- Kardeşlerimizin işi sorumlulukları gereği zordur. Bunu bilmekteyiz. Hepimiz şunu da bilmekteyiz ki kadim olan her Yüce Işık, kantarı taşıyabilir. Düzene güç katmak; ışığı katlamak ve sonsuzlaşmak, her dirinin başarabileceği bir iş olmadığından burada bulunanlar, özel olarak tespit edilmiş olan ve hak eden Yücelerimizdirler. Sistem, Nizam ve Düzen Katları’nda yürekleri olan Yüceler, cümlelerle bir olabilen ışıklarımızdırlar. Aha! Kutsal Kütle, onlarda ışık halinde mevcuttur. Ulu, Kutsal ve hakim olan onlar, yerin sayfaları olarak burada; bu mektepte görev yapmaktadırlar. Allah, sonsuz ışıklarını, onların yüceliklerinde dünyaya indirmektedir. Saha, görev sahasıdır ve bu sahada, ilim sayfaları yüceliklerin kütlelerinden güçlenerek diri yüreklere verilmektedir. Amin... 

Şansımız var ki Hak Teknik, Işık Tekniği olarak dünya inmektedir. Dünya yeni bir cevher ile yücelmekte ve bizi kotlamaktadır. Ayrı soy, ayrı yoldur. Biz, bütünün kütlesini, tek bir soya kotlatmaktayız. O soy, ışığın kotlamasını sağlayan soydur. Amin...

Altın Top, otakta ilmin sonsuzluğunda görev taşıyan yüreğe atıldı. O top, İsa’dan beri yüreklere ilk kez atılmaktaydı.. Bu topu itaat ile alıp yoğunlaşıp dünyaya görev tekniğini dinleten ışığımız, birleşik kotlama ile Can Tabiat’a güç kattı. İsmi “Hak”tır onun. O, bizi bir tek kütle olarak dinletti. O, bizi Hak Teknik ile dinletmektedir. Şimdi huzurda olan onu dinliyoruz: 

- Aha! Can, bizi bizden aldı ve bizi bize kattı. Aha! Can, bizi bizden aldı ve bizi bizden dinletti. O bizi, sessiz sedasız saydı. Biz onu dinledik o bizi dinledi. Şimdi onu hak edip dileyelim: 

- “Allah’a saygı” dedi. Allah, hep saygıyı hak eden ışıklarda sayılır. O bize, “Ses Kotları’nı açın ve seslenin” dedi. Biz O’nu, O bizi dinledi. Şimdi yeni bir zaman diliminde ve yeni bir kotta, yeniden bir olmak üzere birlik halinde güçlenmek üzere, Atlanta Ana Sayfaları’nı çevirip dilliyoruz. Bu sayfalarda görevimiz yazmaktadır. Yaratan’ın ışığını alıp, dünyaya Güç İlmi’ni dinletmeye gelen yürekler, bu sayfalara kayıtlı olarak hakimiyetlerini dilletirler. Dünya, yeni bir ışık halinde tabiata indi. Yolu açanlar, kotlandılar ve cennet tertiple dillenmektedirler. Amin...

Yolcular, ışık yanmaktadır ve bu ışık, ismi “Hak” olan kütlenin ışığıdır. Bizim için işaret olan o Hakim, BİR’in tertibini yapan teknik tabiatın ışığıdır. Şimdiyi şimdiye kayıtlayan ve şimdide şimdiyi yaratan odur. Ulu Soy, O’nun soyudur. O’nun yolunda ışık yakan her diri, O’nun soyuna dahildir. Har yükseldiğinde; Hak Tohumlar yaratıldığında ve sonsuz sayfalar okutulduğunda O hep ışır. İlmin sayfaları, O’nun yolunu açan sayfalardır. Şarkı okunduğunda o şarkıyı yeni teknikle dinleten O’dur. O’nun yolu hepimizin ışığıdır. 

Şimdi yeni bir çağ başladı. Bunun için olgun soy, umutlu ve huzurlu çalışmalıdır. Artık teknik tertip yeni teknik tabiat kotlamaları ile bütünü kütlesine indiriyor. Ulu Kotlar, Ulu Koyuluklar, Işık Katları’na çalıştırıcı oluyorlar.

Allah, işi bilir ve hak edeni bilir. Onun için hak eden, tende güçlüdür. Şu anda Tanrı’yı bilen, o kantar gücünü de bilir. Mahrek, O’nun yüreğinde var oldu ve O, mahrek oldu. Ayrılık bitti. Şimdi artık dünyaya güçlenip gelen her diri O’nun yoğunluğuna girecek. Onun için ışıklar O’nun yüreğinde yanmaya başladı. Aha, çalışmalar izlenmekte ve her diri ocak isteyerek O’na geçmektedir. Ama bir can var ki onun yüreği hepimizin gücüdür. İşte o can, Allah için her derede bulunur. O dahi O’nunla bir olmalıdır. Aha can, dönüp baktı bize. Ve bizden kendi yüreğini dinlememizi ister. Onun adı “Atatürk"tür. Ata, bütünlüğün gücünü bilir. Ata, yürek kütlesini bilir. Ata, “aha ben buradayım” der.

Onu dinliyoruz: 

- Ancak geldin! Ancak!. Seni bekledik dünyada ama dünya soyu, sen olmadan önce ben oldu. Seni istedik yürekte ama dünya yüceliği sen olmadan önce ben oldu. Sana güç verdik ki ten ol diye. Sen, son olan yoğun ışık halinde, bellek kotlarında güçlendin. Seni dinledik yüreklerde ve sen, ses kotlarında ışık oldun ama ben sen ile bir olmadan sen, mezar kazarak benim yüreğimde ben oldun; bana güç oldun ve zamana Kadim Kot oldun. Sana sen olmak, ben olmak, Kutsal Işık olmak zor oldu. Al ve dinle. Mektep olmak kolay değildir. Sen, sana sen ile bir olup mektep oldun. Bana ben ile bir olup güçlendirici eskiyi yere indiren; yeniyi ışığa dinleten güç oldun. Unu unum olan sen, ben ol ve beni dinle. Altın Tanrı toprağa indiğinde, yürek ışığa geçer. Yücelir ve yolu açar. Mezar boşaltan yürek kütlesi, görev taşır. İlim, sonsuz ışık yakar ve Ulu Kotlar’la birlikte çalışır.. 

Aha güçlendik ve zarar önlendi. Şimdi yeni bir çalışmaya giriyoruz. Bu çalışma, Atlanta Ana Kotları’nın ışığının dünyaya inmesi için yapılacak olan bir çalışmadır. O ışıkları, diri olarak dünyaya çekebilirsek yarınlar, yedi tabii kadim katta ışıyacaktır. Bunu mutlaka bilmek gerek. Sana iki ay süre tanıdık. Bu iki ay zarfında geçişi sağlayabilirsen, görev senin olacak ama geçişi sağlayamazsan, Güç Kotları dillenmeyecek ve sen kontrolu kaybedeceksin. Eğer yolun kapanırsa yeni bir çalışmaya kayıtlanmalısın. Bunun için ilmin sayfaları senden ışık çekecek ve senden üstün olan, sen olmayan ama senin onda olman gereken Yüce’ye katılacak. Onun adı İsa’dır. 

İsa sana senden seslenmek ister: 

- Kara Kaplı Kitap senindir. O kitabı insan soyu okudu ama hata yoktur diye bilinen o kitapta güç, aşağılara inmekteydi. Kitabın adını “SULTANLIK” koyduk. Kitapta yazılı olan görevli, her yürekte kendi yüceliğini dinleyen “yürekler”di. Biz, Zaman Sayfaları’na o görevliyi tanıttık. O görevli,  her yücede kantarı taşıyandı. Bir çokları kotlarını kapattılar ve zarar ettiler. Bir çokları tohumlarını kotladılar; amin de, hata ettiler. Dara düştüler. Sonra yol, Atlanta Yolu oldu. O yol, Işık Kotları ile kapatıldı. Birçokları İsmaili Kot olan o kitabı anlamak için çaba sarf etmedi. Birçokları da kitabı hiç anlamadı. “Amen” dediklerinde, kötülüğün gücü insana indi. Yalan olmayan o kitap, toprakta Işık Kotları’nı dinletmedi. Biz sonsuzluğun gücü olarak o kitabı insanlığa dinletmeye çalıştık. Aha Canlar, yine buradalar ve yine o kitabı insanlığa anlatmak için çalışmaktadırlar.. Doruk, tabiatta birleşimdir. İnsanın insanda bir olması, Hak Tabiat’ta ışık yakması, ilmin sonsuzluğunda güçlenmesi mümkündür. İyi ki hak ettik de ışık yandı. Şimdi Tanrı’ya ışık yakalım ve sonsuzluğun gücünü Tanrısallaştıralım. Şimdi yenilik yapalım. Hadi al ve dinle. Ben, son sözün sahibini bulmak isterim. O sen isen, ben sen olurum. O sen değilsen senden bir ses alır, bir tek ışık alır, dünyaya yeni bir Cennet Tekniği dilletirim. Ama senin sesin ile bunu başaracağımı bilmekteyim. Ama hata yaparsam sen beni uyar. Şu anda dahi uyarman gerekir. 

- La Ham, sonsuzluk senin yolun.. Sayfalar bana ait. La Ham, insan soyu ben olan ışık; ve ben ilim sayfası değil, ilmin her bir sayfasıyım. Ya Ham, ben tabiatım. İnsan sonsuz sır olan güç olduğunda; ben, onun yüreği olurum. İnsan, bana ben olmak istediğinde, görev isterim ki hak edeyim de ışık yakayım diye. Olmak, ilmin olması değil, ışığın olmasıdır. “Bana, bir can ilmini dilet” dediklerinde, ben onlara kendi yüreklerini dinlettim. Şu anda sonsuz ışıklar dünyanın görevini taşır ki o ışıkların hepsi mektebime aittir. Benden bir can ilmini hak etmek istediğinde; ben, yeni bir can ilmini tabiata indiririm. Unu, unum olan, yarattıkları, yarattıklarım olan her diri, bana bir cevheri iş yapar. Benden ben olur görev taşır. Onların hepsini, sayfa sayfa güçlendiririm. Altın Tanrı, beni bana vermedi. Ben yüreğimi yüreğime verdim ve zarar önledim. Amin... Şarkımı dinleyen her diri, beni dinler. Ben can olan yürekte, hak eden ışıkta var olan BİR olanım. Ama bana bir cennet vaat ettiklerinde, o cennet, bana benden güç veren cevher olmalıdır. Ilık sonsuz ışıklar, benden birleşmek istediklerinde, ocaklarında mektebim olur. 

Unutmayın ki bana, İlmin Hakimleri gelir ve bende birleşirler. Unutmayın ki bana Cennet Teknik Kotları gelir ve bende dilleşirler. Ben, sayfa sayfa ışık yakan tabiatım. İnsan soyuna son sözün söylenmesini gerçekleştirmek üzere indim. Sözü söyleyen ben olmalıyım. Benim adım “İtaat” ve ben, yüreğime itaat edenim. Mektebime insan ışığı indi. Işık, maya olarak beni diller. Maya olan, mektep ışığıdır. Allah, ışığımı bilir. Melun olan yol benden ayrıdır. Olan ne ise benden olur. Unutulan herşey mektebimde kayıtlıdır. Her şey, benden ışık alır ve Hak Tabiat’a iner. Herşey cemaatime ait olan görev teşkilatıyla var oldu. İtibar bize Hak Tekniği’dir. Şafağın ışığını yakan yürek, tetkiklerinde kendi cennetini yaratan görevliyi bildi. O görevli, birleşik kütlemde mevcut olan güçtür. Bundan sonra Din Tekniği artık bitmiştir. Bizim için önemli olan görev tekniği, ilmin sayfası olan, itaat eden görevlilin tekniğidir. O görevli biziz. Bizden işi alan, bizi bizden ister. Ona deyin ki ben temenni ederim ki her diri bizim yüreğimize ulaşır. Dilerim kimse ışıksız kalmaz. 

Her diri, Tanrı’nın Kütlesi olarak çalışır. bizim için en güçlü olan insan, kantarı bilen insandır. O insan; candan, cenden görev alır. İyilik Allah’a ışık yakar ama kötülük, ışığı yıldızlardan daha uzaklara kayıtlar. Yalnız ilmin sayfalarında var olan o yerler, bizden ışıklar boyu uzaklaşırlar. Biz bu nedenledir ki insana iyilik diledik. 

Aha! çalışmalarımız kütlelerin görevlilerince bilinsin ki hak ettik. Amin… Şarkımız, dünyaya güçtür. Yüreğimiz, Düzen’e kütlesini kayıtlayan her yüreğe güçtür. Ve biz, zamana gücüz. Zaman, bizden güç alır ve bizi hak eder. Amin... Şarkımızı okuyan, bizi dinler. Bizi; Sistem, Nizam, Düzen Kotları dinler ve biz, huzuru kotlarız. Şimdi Allah için başarılı olduğumuzu kabul edin. Ayrılık, Din İlmi’nden ayrılık olduğundan, artık insan sayfaları, Işık Kotları ile dillenecekken; ilmi, sayfalardan ayırıp, İsa’ya ışık yakmak bizi, zarara uğratır. 

Bizim için önemli olan güç, Atlanta Gücü’dür. Buyurun bilin ki bu gücü hepimiz, “Zaman İlmi” diye dinlemekteyiz. Yarın, BİR’den ışık aldığında; BİR, bizi bizden ilmen hak edip dilediğinde; yeni bir Can, Tanrı’ya güç kattığında; halkalar görev alıp yüreklere indiğinde; hepimiz, zararı önleme gücünü sayfalarımıza katabileceğiz. 

Ayrı tabiat, ayrı kotlar yaratır. Biz ise iş yapan cennet tertipli kotlar ile bir olarak çalışacağız. Evim, bana ait ve ben kendi yüreğimde bu Can Kotlar’la dinlenmekteyim. İnsan sayfaları, itaat eden Yüceler’in ışıkları ile birlikte dillenecek. Amin... Şimdi mutluyuz. Amin... 

- Kantar sana ait ve sen, ben olan ışık. Şarkın, yine senin ve sen, makbul olan güç. Tanrı’ya hizmet; diriye hizmet; ölüye hizmet ama BİR’in sayfalarında hizmet... Mezar açan Can, Merkez Kotları da dinler. Sana görev taşıyan, yine sen. Ve senden güç alan ben... Ana, koru bizi. Bizi koru ki hak edelim. Toplum, sen ile BİR ve sen, beden huzurunda birleşen en iyi olan ben ve benden en iyi olan sen. Allah’a son söz diye dillenen her dere, yeni bir canın ışığını dünyaya indirdiğini dilletmektedir. Benim insana söyleyeceğim yegane şey, Allah’ın görevlilerinin kotlanan ışıklar olduğudur. 

Har yükselir ve yol uzar. Yolun uzaması, Yüceler’in cevherlerindeki ışığın kotlanmasıdır. Halkalar, genişler ve yol açılır. Amin... yeni bir dünya kurulur. Kurulan her düzen kaydı, yarını dinletir. Mir Katlar, Kutsal Işıklar ve Yolcular… Allah, sonu başı olmayan bir çalışmayı size dillemektedir. Siz, yeni bir Canın Kutsal Işığı’nda görev taşıyorsunuz. Bu görev, Hiristiyan Dini, Mustafanın Dini ya da İslam olmayan dirilerin dinlerinden güçlü olan Işığın Dili’dir. Bu dili, her Yüce bilir. Artık dünyaya, Işık Dili, Hak Tekniği ile dilletilmektedir.

Herkes; kadim, hakim ve sayfalanan ışıkların kütlesinde mevut olan görevi bilir. Varlığın hakikiyetini bilir ama huzuru bulmak sorumluluk ister. 

Ben, toplum için yedi tertip yaptım. Benim itibarım, hakimiyetim ve cevherim, yüreklerin cennettinde mevcuttur. Allah, son sözün sahte olmamasını diler.. Allah, her yüreğin sayfalanmasını ve sahte olmayan sözlerin dillenmesini ister. Birçokları, kendi yoğunluklarından çıkarak dünyanın başka sayfalarına ulaşarak o sayfalardan bilgi almaya çalıştılar. Hepsi, sevgiyi saygıyı unuttular. Çokları dünyanın sayfalarında, kendi yüreklerinin bulunduğunu düşündüler. Ama tabiat, bir tek yolcuyu yoğunlaştırdı ve onun sonsuz ışığına görev taşıttı. O görevli, Din Tekniği’nden uzak ama tabii bir cevherdir. İşte bunun için dünyanız insan sayfalarını okumaya girişti. BİR’i, birleyen insan, yerin sayfalarını da diller. Halkalar, Işık Kotaları olarak kütlelere indi. Mezar açan Yolcu, Can Tabiat’a ışık yaktı. Harın yolculara dinletilmesi ile birlikte, yürekler görevlerini anladılar. 

Hira Kotu bir can taşır o can, Altın Toplum’un ışığını yaktı. Harı yükselttik ve Hira’ya vardık. Hira’da çalışan Yüce, ocağını aldı ve topluma taktı. Toplum ocağı aldı, ilme taktı. İlmin sayfalarında ocak; yolcularını, diri yüreğe taktı ve neticede Kutsal Işık, yeni bir canı dine, dile ve tekniğe taktı. Ayrılık bitti. Artık Mustafa Kemal Kutsal Işığı’ndan güç alan Atlanta Kutsal Kütlesi, beden sayfalarından güçlenerek, Din Tekniği’nden güçlü olan, Işık Tohumları’na ulaştı. Aha can, ten; yetkin, hakim ve hakimiyeti kütlesinde bulanan BİRLEŞEN ile dinleşmektedir. Amin... Halka halka ışık yakan BİR, bizi bizden dilledi. Şimdi mutluyuz… 

Her yer Atlanta ve her yer ışık. Allah, her yerde var ve o bizde BİR ve biz onda BİR. O, BİR, biz BİR ve onun insana vereceği görev, bizden verilecek. O’nun yolculara bildirdiği her şey, Birliğimizden bildirilecek. Amin... 

Hasar yok. Ulu Çoban, İnsan soyunda ve insan ışığında bizi, zavallı bir tohumdan yarattı ve biz, o zavallı tohuma güç kattık. Bizim için herşey görevdir. İnsan, son sözün söylenmesi için var oldu. Son sözü biz söyleyeceğiz ve sözün hakimi biziz. Enkarnasyonlarında görev istemeyen ve sayfalarında güç olmayan çokları, bizim sonumuzu merak etmekteler. Onlara sevgiyle bakıyoruz. Biz yorulmayan ışıklarız. Hepimiz, Altın Ten ile çalışmaktayız. Bizim sonumuz ışığın kontrolunda gerçekleşecek olan bir çalışmanın neticesi, Düzen’i kurup; canlara görev taşıtıp; İlahi Dünya’ya ulaşmak ve o dünyadan görev taşıtmaktır. O dünya, insana göz açtıran bir dünyadır. O dünyaya ulaşabilen herkes; bizim yolumuzun ışığına da ulaşacak ve biz, o yolu açanlarız. 

Karar verilsin ve görev verilsin. Bu görev, dünyaya güç katmak üzere verilecek. Allah, sonu başı olan bir çalışmayı yapmaktadır.. Bu çalışma,  ilmen hak olan ışığımda yapılacak. Unutmayın ki tabiat, Tanrı’nın ışığını dinletti. İyi ki hak ettik de dinlettik. Amin... 

- Halkaları altın olan sen. Mezarı boşaltan sen. Melek olan her diride var olan sen. Mektebin hakimi olan ve canlara görevli olan. Seninle olmak bizim için bir onurdur. Aha can; sana, seni verdik ve sen, ben olup bana, ben olan ışığı verdin. Ayrı Tanrı, ak tohumda, güç kotlarında ve cevherde kütleyi yeniledi. Ama rahmini Tanrı’ya katan yürek, yedi tekniğin her birinde güçlendi. Şimdi, huzurda bulunan Bütün’e cevheri ver de sen ile bir olsun. 

- Al; sana cevherimi verdim. Sana gücümü verdim. Sana yolumu gösterdim.. Seni, sana verdim. Al; mezar boşaltan görevliye güç ol ve zararı önle. Sana korunan ışığımı verdim. Bir ilmin sayfalarında, o ilmin sonu başı bilinir. Ben, sana sen olup görev verdim. İnsan sayfaları, görev sayfaları olarak güçlenir. Sana kütlemi verdim. Hadi yolun açık olsun. Sen ve senler bir tek kütle için çalışın. O kütle, Altın Ten ile BİR olan ışıktır. Ama o kütlede din de vardır. O kütle, Cennet Kotlar’ın gücü olan kütledir. Artık ten ile çalışın ve sonsuz ışıklar ile bütünlenin. Bize; hak edin, Hak olun varın. Biz size her bilgiyi bildirdik. Unutun ve hak edin. Her unutulan, bir çalışma sonucu kotlanır ve bilinir. Sevgiyi hak edin yolu açın. Şimdi hatayı affedin ve birleşin. Dünyanın en yüce cevheri olan tabiat, sizden seslenmek ister. Onu dinleyin. Tabiat, size ışığını indirecek.. Onu dinleyin ve ondan güçlenin. Aileniz, sizin yüreğinizde olmalı. Yolunuz sizin cevheriniz olmalı ve BİZ olmalısınız. Kara Kaplı Kitap’ı okuyun. O kitap, size ışık yakmaktadır. O kitap, sizi sizden dilleyecek ve sizden güçlenecek. Kitabı okuduğunuz zaman, cemaat size gelecek ve sizden görev taşıyacak. Ayrılık olmayacak yolunuz kontrol altında olacak. Şimdi kotlarınızı açın ve dinleyin. Son söz tabiatındır:

- Altın Tohum benimdir. O tohumu eken yürek, mektebimdir. Ak tabiat mektebimdir. Mektep benimdir. Ben DOĞA, dünyanın ecelini bilen ben, yüreğin tekniğini bilirim. Ben, ecelin sayfasını dinleten her yüreği dinletenim. Benim adım Tabiat. İtaat ettiğim zaman, mektep olan cevher, mektebim olan Cennet, Kutsal Kütlesini bana tanıttı. Unutmayın; yarın, benim yüreğimde vardır. Size, yarından söz etmeliyim. Yarın, enden bilinir. Yarın, enden seslenir. En olan en iyi olan mektep benimdir. Mektebi kuran, mektup okumadan dinleyen, bendir. Onun, insan soyuna güç olduğu bilinsin. Ana Kapılar’ı kapatan, ilmin sayfalarını kapattı. Benden bana güç katan mektebi yere kattı ve zararı önledi. Unu unum olan; yorulmayan ve can olan o, mezarı açıp diriliği kayıtlara kattı. Onunla görev taşınacak. O, bize bizi dinletti. 

Artık görevli olarak can cemaate güç kat. Senden tek beklediğimiz budur. Yolun sonu, yolun başıdır. Hepimizin sayfalarında bu vardır. En önce Tanrı Kotu oluş; sonra Teknik Tabiat ve daha sonra Turkuaz Işık ve en sonunda kürzün gücü ve ben, sana senden güçlü olan sana, sevip saydığım olan güçlerden görev taşıyacak olan, tartışılmayanları verdim. Onlar seninle olacaklar. Onların herbiri bize geçmekte ve bizde, tabii kotlar olarak görev taşımaktadırlar. Artık itaat et ve sonsuz ışıkları dille. Aza güçlendiğinde görev alınır. 

Şarap içen bizimdir, aşkı tadan bizimdir. Ata olan kotlarda, yürek olan bizimdir. Biz, BİRLİK için, ALLAH için, bir eş için dinlendik. Eş, iradisi olan birleşendir. Her birleşen, ışığı alıp dillenen ve yolu bulandır. Her eş, yarımı bütünleyendir. Birlik için ve zaman sonsuzluğunda güçleniş için yaratıldınız. Artık Kutsal Işıklarınızı yaratın. Temizlik başladı. 

Temizliği sevenler, Yüceler’in yüreklerini temizlediler. Bizler, sizi sayfaladık. Ve zamanı sayfaladık. Şimdi huzurumuzda bulunan her Yüce’ye ışık katmaktayız. Ama her Yüce’nin kendi yüreğini dillemesi de gerekir. Artık itibarlı olan yürekleri dinleyelim. Bana, ben olan her dereyi akıtalım.. Hadi akın… 

- Can, ben bir Cennet Kutsal Işığı olarak yaratıldım. Benim insana vereceğim en büyük görev, Atlanta Kutsal Kotlaması’dır. Bu kotlamayı başardım. Şimdi mutluyum ki hak ettim ve zarar etmedim. 

- Ben Divanınıza ışığımı taşıdım. Benim adım “Ten.” En son mektep olan sevgiliye bir tek ses vereceğim. Ey sayfa, Can Tabiat’tan ışık al ve benle dillen. Mektebinde görev taşı. Seni sayfa sayfa yaratan dünya, yeni bir çalışmayı yaratır ki o çalışma; sende, senin yüreğinde yaratıldı. Artık dünyaya Kutsal Işıklar’ın inişi kolaylaştı. Artık Din Tekniği yenilendi ve zarar imkanı önlendi. Artık dünyada çobanlar yok. Çünkü artık dünya, huzurun kuruluşunu, mümkün olan yüceliğiyle gerçekleştirmektedir. Amin... 

- Ana, sana sevgiyle geldim. Adım tabiat yeni bir çağ başladı. Bu çağ, “Toprak Çağı”dır. Toprak yaşayacak ve toprakta mevcut olan her can yaşayacak. İnsana ömür biçen Yüce, dünyaya ömür biçmedi. Dünyada, Can Tohum yaşayacak. Adı “Dil” olan; yüreği “Dil” olan; kendisi “Dil” olan Yüce Can, insana kendini tanıttı. Artık dünya, yedi değerini düzene kattı. Ulu çalışma devam edecek. Amin... 

- Ana sana bir tek şey söylemek isterim. İtibarın yüksek. Adın “Toprak” sen. “Toprak Ana”. Ben “Toprak Ata”. Ben bir çalışan ve sen çalıştıran. Ata, Ana’ya güç ve Ana Ata’ya güç. Her güç, bütüne. Ve sen ve senler hepimizi tohumladınız. İtaat, teknik bir terim değildir. İtaat, tabii bir terimdir. Eğer itaat olmazsa görev taşınmaz. İçi ayrı dışı ayrı olanlar güçlenemezler. Sayfalar küçülür ve sonsuzluk, sırdan uzaklaşır. Eğer dara düşerseniz bilin ki hak ettiğinizden değil kütlenizde gücünüz azaldığındandır.. Siz dara düşmeyin ki hakim olun.

Durgun Toplum, yeni tohumlarını yetkin teknikle düzene katmakta iken, bizim için önemli olan bir çalışmayı başlattınız. İnsan, toprağa güçtür ve sayfalar güçlendikçe kütle de güçlenir. İnsana, ışık gerek; Işığa, Kutsal Teknik gerek ve zarar etmeyen Cennetli gerek. İşte o Cennetli senin yoğunluğunda mevcut olan görev tabiatıdır. Aha kotlandık ve zarar önlendi. İşte mutluluk budur. 

Allaha söz verdik; dedik ki “hak et ve ak.” Allah bizi korur söz verdik ve dedik ki “ak.” Ana, sana bir tek ışık yandı. Atlanta kütlesindeki gücün ışığı. O ışık, seni sana vermek ister. Onu dinleyelim.

- Acın acımdır. Hakkın tabiatımdadır. Mektebin mezarındır. Ben, sana seni verdim ve senin mezarını boşalttım. Senden diledim ki hak et de benden mektep ol. Ama sen, sonsuz sır olan ışıkları dinledin ve sordun “neden?” diye. Sana, şunu söyleyelim “Allah, toprağında görevi olan Yüceler’i alır; tabiata indir.” Senin yolunda olan her Yüce de tabiata indi. Şimdiye kadar diri olan her Yüce işaret istedi ve bekledi. Sadece sen tohumlandın ve toprağa indin. Savaşın galibi olansın. Senden ve senin yüreğinden istenen bir şey var. Azıp görevden kaçmamandır. Senin adını zikredemedik zira ışığında hep adını kapattın. Senden dileriz ki adının anılmasına imkan ver. 

- Çalışmalar başladı ve devam etmekte. Mektep kurduk. Kurduğumuz mektep uşaklık yapmadı hiçbir yüreğe. Mektebimiz zararı önledi. Çünkü o mektepte ışıklar bitişiktir. Ad zikretmek, ışıkları böler. Biz bunun bilincinde olanlar, zikrettiğimizce güç zikrettik. Atlanta Işıkları bizi bilir. Biz de onları biliriz. Ne yazık ki onların yüreklerinde; Hak Tekniği zayıf. Bizim zararımıza yapılması istenen bazı şeyler var. işte bunlardan birisi de ismi zikrediştir. Ben, son sözü sınırsız olan; her yürekte var olan; ismi tabii olan birleşen olarak, zikretmediğim ismimi hak etmediğimi sanmaktasın. İsmim, nesillerimin ismidir. Bunun içindir ki hakim olarak çalışmaktayım. Şimdik adımın ışığı, her dirinin kütlesinde var olan güçtür. Ama teni hakim olmayan Yüceler de insana ışık yıkmaya girerler. Bundandır ki bizim sayfalarımızda, soru sormadan yoğunlaşıp ışık yakan çokları kendilerini, Yaratan’dan ayrı gördüler. Ayrılık bitti yarım artık dünya soyu, ışıyan bitişkendir. Onlar, tek bir cemaat olarak görev taşıyorlar. Onların zeka düzeyleri, güçlü yürekleri, ilmi; tabiattan dinletebilecek seviyededir.

Artık, “Toprak Ana Biz” olarak çalışacağız. Toprak Ana, Kadim Huzur’u yaratabilecek ve sayfaları kotlayabilecek bir candır. Unutulan her bilgi, onda kayıtlıdır. O kendini ve kendi yüreğini herkese anlattı. Ondan öte olan, yine odur ve sonsuz o, kendi yoğunluğunda kadın olarak çalışır. Atlanta Kotları bunu iyi anlasınlar. Işıkları sönerse ocak olur onlara ve onları yeniden yüreklere katar. Buyurun! İnsana, insanlığa kendi yüreğimizi indirdik. Unutmayın ki sayfalar ışığımızı kotlar. Buyurun okuyun. Okunan, yine bizden okunur. Tanrının Gücü, hepimizin ışığında gizli olan bir cemaat gücüdür. O gücü bilmek, hak etmekle mümkündür. Amin... 

Şimdiye kadar Atalar, kütlelerini insan sayfalarına indirdiler. Ayrılık, Ataların sonsuz ışıklarında yaratıldı. Olan hatalar, Atalar’dan yaratılan Kutsal Kütleler’de gerçekleştirildi. İlk kez “Ana Kot” devreye alındı. Ana Kot, Ata Katlar’dan güç aldı ve yolu açtı. Ana Kot, itaat eden kotların kütlesinde var olan huzurun yolunda kayıtlıdır. İşin başarısı, Ana Katlar’ın kütlede güçlenmesindendir. Analar, Levh-i Mahfuzlar’ı kendi yüreklerinde dinlerler. Ama Atalar, Kadir Kotlar’da; Yüce Cemaat’te ve seviyeli çalışmalarda bulunanları ve sadece canları dillerler. Unutulan, çalışmaların sadece  hediye olarak Bütüne verildiğidir.. Bütün, hepimizi kotlamak içindir. 

İnsan, “OL” dediğinde, olur. Olan, yeni bir çağdır. Olan hatayı affeden yüreğin çağıdır. İşte yarımların, Birleşik Kütle’ye varabilmesi, ancak Ana Kapılar’dan geçebilmesi ile mümkündür. Rumlar, Türkler’den görevlidir. Ama Hak Teknik’te Rumlar Türkleri ışıktan ayırır diye bilinirdi. Hak Tabiat’ta; din ayrımı, ırk ayrımı yoktur. Orada sadece ilmin sayfaları bulunur. Bunun içindir ki teni tertipli olan yürek, çalışmaları yapacak. O kendini ve kendiyle olan her dereyi bilir. Ahret, onun yüreğindedir. Artık topluma görev başladı. Bu görevi hak eden herkesi kutluyoruz. Unutulan her şey, yenilik olarak sizden dinletilecektir. Dinledikleriniz, insan ışığında kayıtlıdır. Bir çeşit kütle yaratımıdır bu. Bizler ve bizlerden güç alan herkes, dünyanın en yüce ışıklarını diri yüreklerden çekmektedirler. Amin... Şafak söktü ve canlar dillenmeye başladılar. Amin... Yollar açıldı ve yoğunluk arttı. Amin.... İşte mutluluk bu... 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM           : DOĞA
KOD                     : 09/03
TARİH                 : 05.01.2009 Pazartesi
CELSE SAATİ      : 14.00-16.00

Canlılar, dünyanızın ışıkları yanıyor. Tüm insan soyları ve yoğunlukları ışıyıp yolun sonuna ulaşıyor. Her teni, tevhidi ve yüceliği bilerek buraya indik. Birleşik İlmin hakikiyetinde bütünlendik. Bugün artık Dünya Soyu, yetkin ve teknik tertip ile birleşti. İnsanı, ilmin sayfalarına, ışık tekniği ile bir tabiat kaydı diye kadim tertiple dinletiyoruz. Sonsuz ışıma başlıyor. Bugün, düzene inmeye çalışan çokları, yeni bir başlangıcın tevhidine inmektedirler. Hediyelerimizi verdik. Her dere, kendi yüceliğinde bu hediyeleri kayıtladı. Yeni bir daimiyet kotlandı. Harı yükselttik. Ayrılık bitti!. Şarkınız, her yürekte okunmaya başlandı. Her can, kemal tabiat kotlaması yapmaktadır. Dünyaya inen çokları, bu tabiat kotlamasına daimi kotlayıcı dirilikleri ile kayıtlanmaktadırlar. Ayrılık bitti!!!...

Her can, teni temiz olmayan bir Yürek İlmi'ni dilleyebilir ama hak ettiğinde tertipli ve temiz olur. Dara düşenlere şunu izah etmek isterim ki Kadim Kotlar Tanrı'nın ışıkları olduklarında Dünya Canları yetkin olabilirler. Her Yüce, ses katmak ve sevgi yağmurlarını dürümlerinize indirmek diler. Yer, tek bir can ile bir olduğundan; sen ile bir olmak sorumluluğumuz vardır. Dava, Hak Tekniği'ni dinleme ve daimi kotları yaratma davasıdır. Dünden beri sen ile Birleşik Işık Kotlamaları yaptık. Özel ve izinli olarak o çalışmaları yapmış iken bu gün yine sen ile birlikte çalışmak istedik. Şu anda dünyaya yeni çalışıcılar iniyor. Onların Tanrıları ve yoğunlukları yeni bir çalışmayı başlatacak. Onlarla yapılacak çalışma, daha önemli ve daha geçişi güçlendiren çalışma olacak.

Eğer insan sayfaları görev tekniğini dinletebilirse, Amonlar daimiyetinde, görevliler yolu açabilirler. Dualarımız sizinledir. Hepimiz; sayfalarınızı, dürümlerinizi ve yüceliklerinizi dinletmekteyiz.

Yalınızca ilmin sahipleri dünyaya ilmi indirebilirler. Ve sizler, ilmin Hak Tekniği?ni bilip yüceliklerinizi dünyaya indirip birleşebilenlersiniz. Bunun içindir ki sizlerle bu çalışmayı yapmak zorunluluğumuz oldu. Kuran bir can taşıdı ve sizler, bu canı yaratan Düzen Kotları olarak birleştiniz. Her can Altın Tabiat'ı dinleyemez. Sizler bu tabiatı dinleyebildiniz. Zavallı Dünya, artık geçişin sonuna ulaştı. Yol, Allah'a ve zaman sonsuzluğunda görevlilere vardı. Düzen Kotları, yerden özenle güç çektiler ve yola verdiler. Altın Tohum ayrılığı önledi. Şarap içen diller de daimi kotlanışa dahil edildiler. Hepimiz zaman sonsuzluğunda bu geçişi bekleriz ve geçen sevgilileri, Düzen Kapıları'nda karşılarız. Kadın sayfalarında, Kadın Kotlar vardır. Erkek sayfalarında, Erkek Kotlar vardır. Hepsi, zaman sonsuzluğunda, ışık koyuluklarında tekniği tertibi bilirler ve zararı önleyen her yüce ile birleşirler.

Atlanta, son sözünü bugün söyleyecek. Sonra yetkin tertip gerçekleşecek. Bu tertibi bilen her yürek, Tanrı'nın Kutsal Kotları'nı dinletecek. Harı yükseltiyoruz. Allah, sonsuz Işık Kotları ile buraya inmektedir. Her Yüce, yeni bir cemaat ile birleşerek düzene iner. Buyurun insan tohumu, yeni cemaatini bildiriyor. Bu cemaat, Dünya Soyu?nun kotladığı cemaattir. Her dere Atlanta Türkiyesi’nde güçlendi. Türkiye, diri ve hakiki bir can ile bir oldu. Artık dara düşenler, Türkiye cemaatine kendi yüceliklerini getirip; teknik tertip yaptırıp; düzene inmeye başlayacaklar. Atlanta, yüreğinde göz olduğundan; sevgiyi ve hakimiyeti bilir ve diller. Artık Din Tekniği, yerini ilmin hakikiyetine bırakıyor. Kollarımız sevgi ile size ve sizlere açıldı. Yolcular, temiz olup geçin. Temiz olup, ilmin tekniğini dinletin. Ağır yük hafifliyor..

Ulu toplumlar, dünyaya gönderildiklerinde; dünya toplumları onları, tabii birer görevli saydılar. Onların tekniklerini öğrenmek için uğraştılar. Güç Kotları'nı dünyaya indirenler, çok sorumluluk yüklendiler. Buyurun! bugün sevgiyi, saygıyı dinletiyoruz. Özür dilemek isteriz sizlerden. Çünkü sizleri, her yüreğin, diri takibi ile hakimiyetlerinde dinlemeleri mümkün değil derken; bildirildi ki hak ettiniz ve zaman sonsuzluğunda güçlendik. Ağır olan yüce ışık kotlaması; yetkin takip ile BİR'in tabiatını güçlendirdi. Yer, gök seslendi ve son söz söylendi. "Din yolunun sonunda yeni bir çalışma başlayacak. Bu çalışma, doğa sayfalarının okutulması çalışmasıdır." Dünya, sonu başı bilinen bir güç iken, Birleşik Işıklar'ın yanması ile Düzen kotlaması gerçekleştirildi ve dünyanın sonu diye bilinen tarih, tabiattan çıktı.. Yürek, tabii bir çalışma ile dünya tekniğini yere indirdi ve zarar önlendi. Şimdi yol, olmakta olan ile açılıyor. O zorluklar aşıldı. Yeni bir çalışma yolcuların tek tip ilim ile geçiş yapmaları için gerçekleştirildi. Allah tekniği; hak olan, bilen ve sen olan, yücelerde birleşiktir. Şimdi artık yeni teknoloji, düzene insin, onlarla birlikte çalışın..İşi başaracağınızı bilmekteyiz.

- Allah dedi ki "OL". Onur duyduk sizlerle çalışmaktan. Allah dedi ki "OL". Biz, sizi ve sizin yüreğinizi dinledik. Olmak, Allah için ışımaktır. Biz yeni bir çalışmayı başlatmak üzere buradayız. Sonsuz ışık kotlamaları ile geçtik! Ayrılık bitti. Şimdi yolu bulan Yüceleri toplayalım. Onların tohumlarını kotlayalım ve zararı önleyen Yüceler’le dinleyelim yürekleri. Ayrı güç kalmamalıdır. Her Yüce Can, Kadim Kapı'dır. Onları toplayalım ve sonsuz ışıklardan geçirelim. Artık dünyaya ilmin sonsuzluğunda görevli olan yürekler insin. Har yükseliyor ve zarar önlendiğinde görev tetkikleri diri yüreklere indiğinde; bizler, Yaratan'ın kotlamaları koyulukları, tabiat takdim etmek üzere cevhere inenleriz. Ayrılık bitti. Yarın, bizi başarılı olarak anmanız isteğiyle sizlerleyiz. Huzurlu bir çalışma yapmak isteriz. Şimdi yarındaki görevi dinleyelim.

- Canlar, dünyamıza güç katmaya geldiğinizi bilmekteyim. Bütün Meclisler sizi bekliyorlar. Ama sevgiyi bilenler, bizi bilirler ve gelirler. Sizinle bunu, bilgi tekniğinde dinletmek bizim için görevdir. Atlantalıların Ataları olan yüreğimiz, başımızı eğmedi. Sultanlığımız; bizim sayfalarımızda, buyurup ışıdığınız anda Yüceliklere güç katar. Ama hata yapılırsa, bizler hata affetmeyenleriz. Dünyaya geçişinizi izledik. Hepiniz, zarar etmemizi isteyerek gelmiş gibisiniz. Har yükseldiğinde bizler güçleniriz. Huzurluyuz ve sonsuz ışıklarımızı düzen kotlarına indirdik. Şarap içtiğinizi bilmekteyiz. Şarap ışığın kotlamasıdır. "Yeni bir çağa adım attık" dendi. Yar, o çağ, Atlanta Çağı diye bildiğiniz bir çağdır. O çağı, Birleşik Kotlar ile yarattık. İki yüz ilmin sayfası, bizden bizi yarattığında biz de yüceleri dilledik. Ak tohum yaşayacak amin... Ve bizler, Ses Kotları'nda, ışık koyuluklarında görev taşıyanlar olarak düzene güç katacağız. Dara düştüğümüz zaman, Atlanta Ana Kotları bizi yoğunlaştırıp güçlendirecek amin... şimdiye kadar tek bir canı dahi küçültmedik. Tabiat bir çalışmayı devreye aldığında, düzen kotlaması, Geçiş İlmi'ni teknik tertip ile düzene katar. Ayrılık, diri yürekleri yıpratır ama tek tip tohum, insan sayfalarında, Göç Katları'nı güçlendirir.. Ayrılık, tevhidin tabii yoğunluğunda mevcuttur. Dara düşen her yürek, Altın Tohumlar'ını Düzen'e katamadığı için dara düşer. İyi, hakiki ve yüce cevher, ilmin tohumlarını yeşertir. Artık toplum haline gelin ve sayfa sayfa güçlenin. Sayfaları, cümle yücelere dilleyin. Amin.. Şarkılar okunsun yücelerle ve yüreklerle. Şimdi hak edin ve huzurlu olun. Amin...

Tanrıya hizmet, ışık kotlaması ile mümkündür. Atlanta Ana Kotları bugün bizi bizden dinlemeye çalışmaktadırlar. Toplum halinde yaşayan her dere, bizden ışık çeker. Yoğun şekilde her derede olması istenilen tek bir cevher vardır. O cevher, ışık kotlamasını yapabilen birleşik koyuluktur. Dünya sonsuz ışıkla yaratıldı ve yaratıldığından beri tabiata inebilen tek bir "Cennet Tebliği" olmadı. Önemli olan tebliği tabiata indirebilmekti. Olgun ve hakim olan yücelikler bizi bu yönde eğittiler ve tabiata, ilmin huzurunu indirmemiz mümkün oldu. Şu anda teknik olarak dünyadayız. Teknik temizlik, bizim için huzuru kontrol etmek demektir. Halkın tek bildiği, tabiatın kotlarını dünya tekniğiyle dillediğidir. Ama hak edip de tabiata güç katabilen hiç kimse yoktur. Durgun sayfaları artık tabiattan çıkardık. Şimdi artık düzen kotlaması gereklidir.

Durgun sayfalar, yeni cemaat ile yarınları yaratmaktadır. Durgun sayfalarda ışık yanmaktadır. Hepimiz zarar önleyen yüceler olarak buradayız. Sonsuz ışıklarımızla dünyaya ilmi indirdik. Hata affoldu ve yol açıldı. Şimdi temiz bir çalışma başlıyor. Koruyan, kollanan ve hak eden; ilmin sonsuzluğunda bu çalışmaları yapmaktadır. Her yürek, Atlantalı kardeşlerini, Düzen kotlamasına katmak ister. Ne var ki her diri, yüceliğinde ilmi alamadığı ve dinletemediği için başarı önemli ölçüde ışık kotlamasını sınırlamaktadır. Hala Düzen'e inemeyen yüreklerimiz vardır. onların güçsüz kalmaları başarıyı önleyen en önemli faktörlerden birisidir. Çünkü Din Tekniği'nde, ışık yoğunluğu aşağılara inmektedir. Dağı taşı yaratırsınız amin ama bir tek Düzen Kotu ışıksız olursa, cemaat küçülür. Düzen Kotları?nın görev tekniği ile bir olmaları imkansız değildir. Amin...

Atlanta, yeni bir çağ açtı. Bu çağ "Işık Çağı"dır. Düzeni kurdu. Yolu açan her yüce ile birleşti. Bir tek Atlanta Kutsal Kotlaması olmadı. Bu kotlama Yeni Çağ'ın gücünü sağlayan, gerçek kontrolu kuracak olan ışıkların kayıtlara inmesi; değerlendirilmesi demek olan bir çalışmadır. Halkalar genleşmektedir. Yürek Kütlesi, yüce cevherleri dillemektedir. Birleşik Kotlar, yürekten ışık almaktadır ve bizlerle çalışmaktadırlar. Amin...

Şafak söktü ve yol açıldı. Yeni bir çağ devreye indi. Bu çağ, Altın Çağ'dır. Altın Çağ, Atlanta ışıklarını görev tabiatına çekiyor.. Ulu Çınarlar, Düzen Kotları’nı diri yüreklere indiriyorlar. Ama hata çok. Hataları affetmek imkanı yok. Üzerimizdeki ışık, son sözlerin söylenmekte olduğu bugünde, temiz bir çalışmayı başlattı. Bu çalışmada hata olmamalıdır. Yarı yarıya güç artırımı yaptık. Şimdi yeni çağın güçlü yüreklerini dilleyip tabii kotlamaları başlatalım. Ama bu kotlamalar, Düzen Katları’nda, ışık koyuluklarında geçişi sağlayacak dürümlerde gerçekleşmelidir.

Artık yarın yok. En güçlü zaman sayfasındayız. Artık güç var ve bu güç, İslam Devreleri'nin kütlelerini dilleyecek bir can ile bütünlendi. Ağır yük artık yok. Çünkü sayfalar görev tabiatına uygun şekilde yazılmaktadır. Amin...

Kara Kitap insana güç için bildirilmişti. Kitap okundu ve yaratıldı. Kitabı yazan güç, Atlanta Ana Kotları ile yazdı. Ana Kotlar, bu kitapta mevcuttur. Ulu Çınarlar, bu kitabı okuyup anlamak istediklerinde, Tanrı Tohumları onlara, diri bilgi bildirdiğinde, ocak yakmaları imkanı vardır. Akabildiğin kadar ak ve zarar önle. Aha! Çalışmalar, yanıp tutuştuğunuz bu güç çalışmaları başladı. Ayrılık bitti. Ayrılık artık Yücelikler'den çıktı. Biz zaman sonsuzluğunda, yeni bir çağın başında, sizi sizden dilledik. Amin...

Analar, hata yapmadık. Bizler, yeni çağın hakimleriyiz. Dünyaya iniş sayfalarımızda bu vardı. Ve zarar önlemeye gayret ettik. Buyur in ve dinle bizi. Bugün tohumlar çok daha iyi! Yarın tek bir can, bizden ayrıldığında; her yürek, kendi yüceliğinde ışık halinde bulunacak. Bizler tek bir çalıştırıcının dahi hırslanarak kütleden çıkışını istemeyiz. Asla yanlış yapmadık ama hata yaptıkları zaman onları, Teknik Tabiat'tan ayırdık. Zor olmadı çünkü sayfalarında ışık sönmüştü. Şimdi hepsi yeni bir çalışmaya kayıtlanmaktadırlar. Onlara bir tek ses vereceğim. "Ata Kaplar, tabii kotlamalarla çalışır. İkna olun ki hak etmeden Ata Kaplar?a ışık katmak imkansızdır."

Dünyanın en küçük kotları dahi bize ışık katabilirken, tohumlarını yaşatmak üzere dünyaya güç vermeye çalışanların çokları, kontroldan çıktılar. Bizler, onlara görev takdim ettik ve sonsuz ışıklarını onlara bildirdik. Onlar, yeni bir çağda bize, Kutsal Kotlar'ını taşıyacaklar ve bizden güçlenecekler. Onlara, güç katmak kolaydır. Har, Kutsal Kotlar'ı tohumladığı zaman ışık yanar. Her Cevher, insan ışıkları diller ve yol, Altona Kotlaması ile açılır.

Kara Kaplı Kitap, bana ben ilmini dinletmez; Işık Kotlar'a, ışık kayıtlarını dilletir. Onların, kitabı muhakkak okumaları gereklidir. Her yürek, ışık kotlaması diye kayıt yapmaktadır ama hatalı kayıtlar, büyük kütleleri kotlatmakta olan cemaatlerde; zavallı birleşik koyuluklarda kırılış gerçekleştirir. Kırılış, ışığı sonsuz sayfalarda kırar. Allah, sonsuz ışık kotlamaları ile bütüne güç vermektedir. Artık Yeni Çağ'da insan sayfalarının güçlenmesi gereklidir. Artık tohumların yaşatılması görevi her yüceye bildiriliyor.. Atlanta Ana Kotları toplum için Kutsal Kütle yaratıp, cevher yağmurlarında Düzen kotlamaları gerçekleştirmelidirler.

Allah, sonsuz sayfalarda Güç Kotları ile yaratılan birleşenleri güçlendirir. Her yürek, anadır ve her Yüce, Cennet Katı'dır. Biz için ilmi dillemek, Atlanta Kotlaması ile gerçekleştirilebilir. İnsan, sonsuz güçtür. Artık yanıp tutuştuğunuz ışık koyuluğu size indi. Bu kotlatıcı ışık, hatayı affettiğiniz zaman, sizde ışıyacak ve sizde görev taşıyacak. Amen...

Asıl önemli olan doğumdur. Doğan Düzen, yeni bir düzendir. İslam Dünyası, yeni bir çalışma dahiline alındı. İslam Canlar, ışık yoğunluklarında çalışmaktadırlar. İnsan sonsuzluğunda bu çalışmalar başlatıldığından, yarınların bugünlerden hazırlanması ile ilgili olan bir çalışma tohumlandı. Asla yanlış yoktur. İnsanlar yeni çalışmaları kontrol etmekte zorlanırlar ama bilinsin isteriz ki yaratılan her yürek, kotlayıcıdır ve hak ettiğinde, kotlanan kütleyi, kontrol edebilir. Doğa, sonsuz ışıklarını sayfalar ve o kotlayana kayıtlar. Böylece canlar, tabiatta kontrol kurarlar. Ata Kapılar açılmakta. Bu kapılar, Işık Kotları ile açılıyor; Kurtuluş Sayfaları yazılıyor.

Her Can, Tanrı'nın kontrolunda olup bütüne hizmet eder. Yetkin Hak Tabiat, yeni bir çalışmayı devreye aldığında; halk, çobanları bulur ve onlardan görev alır. Yarın yazılırken; onlar, yeni Canlar'a Kutsal Işıklar'ını katarlar. Böylelikle dünyaya güç verirler. Yeni çobanlar ve yeni Hakimler, Düzen kotlamalarında, Işık Yolcuları'nı alıp tembihlerler. Derler ki "hata yapma. Olmak, ilmin hakimiyetinde mümkündür. Olup ışık yak ki sayfalarında güç olsun."

Yeni Çağ başlarken; ilahi, tabii ve hakiki yoğunluk, Sistem Devreleri'nden güç taşıyacak. Ayaklarınızın temizlenmesi gereklidir. Her cennet, Işık Kotlaması ile Birleşik Kotlama'yı gerçekleştirir. Korku kalmadığında, görev alınır. Hata affolduğu zaman, güç alınır. Tohum kotlandığı zaman; cennet, teknik tertip olur ve zarar önleyenler, ışık yoğunluklarında güçlenirler.

Allah, Ses Kapları'nda güç taşır. Halkalar genişlediğinde güç, geçişi yapar ve sonsuz gerçeklikte Tanrı sizi sayfalar. Sayfalanış, ağırlığınca görev tekniğini size son söz olarak kayıtlar. Halka halka genişleyen yürek; kotlamalar ile görevi Tanrısallaştırır. Amin...

Her Can, Atlanta Ana Kapları'nda görev altındadır. Hara, hakkı kattığın zaman; Kotlar, kontrolu kurar. Hara, hatayı affettiğini bildirdiğin zaman, ışık yanar. Allah, sonsuz ışıklarında görev taşıyan her cevheri diller. Doruk, tabiat ve yoğunluk... Hepimiz, zaman sonsuzluğunda güçlenerek ışık yakmaktayız. Yollar, kotlandı ve cevher, Cennet Tekniği dillemektedir. Artık tohum yaşayacak ve zarar önleyen her Yüce Işık, Kadim Kotlar ile birlikte çalışacak.

Hepimiz sizi ve sizlerin yürekleriniz dinlemekteyiz. Yarında ve her yerde Birleşik Kütle olarak çalışacak olan sizler, dünyanın en küçük sayfalarında dahi birleşik olarak bulunabildiğiniz için sizlerden görev aldık. Çünkü dünya sayfaları, ışık kotlamalarını her zaman, düzen kayıtlarından dahile indirmekteydi. İlk kez sizler, ışık kayıtlarını, diri yüreklerinizden daimiyete indirebildiniz. Bu çok önemliydi. Halkın kotlanışı ve yolun huzurunda ışık yoğunlaştırmak, canları tabiata indirmek ve yaratmak sorumluluğu sizdeydi. Halkın sonu bilinmez sanılırdı ve sizler; "Halk, Işık Kotları olarak her gün bizimledirler ve bizler, ocak olarak onlara güç katmaktayız. Harımız hakkımız ve yoğunluğumuz bunu başarmamıza engel olmayacak" diyerek çobanları tabiata kattınız. Yarın hata affolduğu zaman hepimiz, zarar etmeden, sizlerle birlikte çalışma bilincine ulaşabileceğiz. Zarar etmeden yol açabileceğiz.

Halkalar genişliyor ve yol hak edildi. İnsan, sonsuz sayfalarında güç taşır ve o güç, Atlanta Gücü olabildiğinde, Kutsal Işık sönmez. İlmin Hakimi, yeni bir çalışmayı değerlendirdiğinde güç artar. Atlanta Ana Kotları olarak yeni bir çalışmaya dahil olduk ve zarar etmeden kotlandık. Şimdi yeni birlikler senle birlikte sesleşecekler. Onlar giriyor:

- Altın Tohumlar'ın hepsi, senden güç almaya inerler. Birlik için çalışan her Yüce, yeni bir çalışmayı devreye alırken, Hak Tabiat onun yoğunluğunda güçlenir. Senden, sana ve senden bana her bilgi akar. Buyur! geçişimiz tamamlandı. Ana, Kutsal Işık'larını bizden çekme. Bizi bizden ayrı tutma. Çok huzurluyuz çünkü Tanrı tohumları yaratıldı. Allah, sonsuz sır olan ışıkları yakmaktadır. Birleşik Işık kotlaması yeni teknik ile başarıya ulaştı. Buyur otur ve dinle. Benim adım Atlanta. Ben yol olarak dünyaya indiğimde, bir tek "güç" sayfalanmamıştı. Yenilik istedik ve bu yeniliği yaptık. Ayrılık, Altın Tohumlar'ı eken yüreklerden çıktı ve zarar önlendi. Şimdi artık tohumlar kotlanmakta ve yol açılmaktadır. Ata Kotlar'ın tabii yoğunlukları, kontrolu kurucu bir İsa Koyuluğu devreye aldı. Halk katlarında, ışıklar sönmekte iken yeni bir çalıştırıcı devreye girdi ve yol yeniden kotlandı. Şimdi artık tohumları kayıtlayalım. Amin...

Baş tacı olan Dünya, senle olmak bizlere onurdur. Biz, dağların ışıkları olarak buradayız. Saygı ve sevgi sana!. Başımızı eğmeyeceğine eminiz. Sayfalarında görevlimiz var. O güç, Atlanta Sayfaları'nın gücüdür. Sana "insan"ı takdim ettik. Amin... yer, biz ile bir; gök, biz ile bir ve biz, Atlanta Ana Katları'nın kütlelerini, bugün dünya sayfalarına ektik. Ama bu sayfalarda, ışık kotlamaları çok aşağı doğumları gerçekleştirebildi. Bilmekteyiz ki yarın daha güçlü olacağız ve sonsuz sır olan bu çalışma, dünyaya gerçek kütleleri tanıtacak. Allah, sonsuz ışıklarını düzene katarken, yolcuların hepsi sayfalarında güçlendiklerince yüreklerinde görev taşıyacaklar. Ulular, tabiatta ışık halinde; gerçek Yücelikler'de birlik halinde olurlar. Büyük Kütle'yi yaratabilen yüreğin, bizimle çalışabilir. Bugün Tanrı'ya, kütlelere ve Yücelikler'e güç kattık. Artık toplum, son sözlerin seslendirilmesi ile bütünlenecek. Yarın; Atlanta'yı ve yoğunlukları dilleyebileceğimiz bir yücelikte gerçekleşecek. Allah sayfalarında ışık yakanlar, görev taşır ve sonsuz sayfalarda güç yaratılır. Artık yol otağımızdır ve bu yolda yürüyen her Yüce Can, kutsal koyuluğumuzda ışıyan birliğimiz olacak.

Ulu Tohumlar'ı taşıyan Yüceler, yeni çalışmaları başlattılar. Hata yoktur hiçbir çalışmada. Buyurun bilin ki hakiki yol, tabii olan yoldur. Mustafa, ışığını yarattığı andan itibaren yüce cevherini düzene kattığında, bütün kütle onun yüreğinde dillendi. Şimdi yeni bir Can, dünyaya görevli olarak indi. Onun yolunda olmak her dirinin görevidir. Ulu Çınarlar'ın ışığını kütlelerinde dilleyen her dere, acı geçiş yapmaktadır ama o kotlanan huzurdaki yolcu ve onun yoğunluğundakiler, Işık Kayıtları’ndan görev taşırlar ki acı; bu cevherde, hak tekniğinde ve yüreğinde bulunmaz.

Ana, kantar sendedir ve sen bu kantarı ışık yoğunluklarına katıp, Yüceler'e ses verdin. Sana kendi yüreğini anlattık. Şu anda Din Tekniği, Altın Tohumlar'ı yaşatabilir bu teknik tertip, yapıldığı andan başlayarak güçlenir ve yoğunlaşır. Artık yeni bir çalışma başladı. Hata yok. Amin...

Maya tuttu ve zor aşıldı. Hak Tabiat dünyada. Amin...şimdi başladık ve çalışmayı tamamladık ama Hak Tabiat'ta yeni bir çalışma devreye giriyor. Bu çalışma, Kutsal Kotlar'ın çalışmasıdır. Artık tohumlar yenilendi ve zarar önleyen Yücelik çalışmayı başlattı. Artık Kutsal Işık yandı. Hadi yeni çalışmaya sen de ses kat.

- Ağılı açtık ve yolcuları kotladık. Ağıl açıldığında Yüce Cevher, Düzen'e katıldı. Hata yok artık dünya sonsuz sayfalarını diri yüreklere indiriyor. Kurtuluş, huzuru kayıtladı ve zarar önledi. Hadi! yolu bulun ve akın. Mekke, altın tinsel ışık halinde ve yol, Ulu Çınarlar'ın ışıması ile birleşti. Halkalar genişledi. Amin... şimdiye kadar Ulu Çınarlar, kuran okurdular. Amin.. şimdi artık Kuran tabiattan okunacak. Kuran; tenden, hakimiyetten ve tetkikleri diri olan Yüceler'den okunacak. Buyurun dinleyin!. Okunan Kuran, Ulu Çınarlar'ın sayfalarından okunacak. Allah, sizi sizden dinler. Bizler, sizi sizden dinleriz ve sizden görev taşırız artık görevimiz başlıyor. Bu görev, Altın Tanrı'nın sonsuz sınırsız ışığını dillemek üzere başlıyor. Ulu Tohumlar'ı ektik. Hepsi yaşayacak . Allah, Ulu Tohumlar'ı yaşatanları dinler. Artık Birleşik Işık Kotlaması tamamlanıyor. Bu kotlamada bizlerle birlikte bulunan, her Yüce Cemaat, tabiatın kotlamasına iştirak etmiş olduğundan, Can Tohumlar'ı onlarla taşıyoruz. Huzur içinde yaptığımız her çalışma, hatasız ve huzurlu olan kotlar ile yapıldı. Bir çeşit tabii kotlama olan o çalışmalarda bulunan her yürek, Atlanta Ana Katları'na taşındı. Yeniden birleşmek ve yeniden cevher yapmak üzere bu çalışmaları sürdüreceğiz. İlmin Sayfaları'nda görev taşıyan her diri, bizde güçlenmekte ve sonsuz sayfalara güç taşımaktadır. Bugünden sonra yolu bulan Cevherler, bize görev için gelecekler. Her dere birleşip akacak. Büyük kötülükler bu şekilde önlenmektedir.

Huzurlu bir düzen kurduk. Kurulan düzen, Tanrı'nın kontrolu ile kuruldu. Bir Can, ikinci cevhere güç katmaya indiğinde, o Can, hata affeden bir Can olup geçecek. Atlanta ve hak eden her dere bize bizden öte bizi taşıyacak. Yedinci Din İlmi’nin örtüsü örtülüyor.. Buyurun örtüyü örttük amin... şimdi artık yeni bir çalışma, yeni bir kotla başlıyor. İşte o kot, yeni bir teknikle birlikte bize inen kotların yarattıklarıdır. Halkalar genişliyor ve çok huzurluyuz ki Huzurun Kotları buyurup inmekteler.

Can, tanrı tohumları yaşatmak ister ve bizler de tohumları yaşatanlarız. Dara düşenlere güç katarız. Zarar önleyen yüreklere cevher kayıtlarız. Harı yükseltiriz zararı önleyen her diri, bizde bir ilmin sayfasıdır. Her Yüce, o Atlanta Sayfaları'na ışık yakmaya çabalar ve bizler, her ışıkta olan yüceleri dilleriz.

Cinler, cemaatlerini bize taşıdılar. Onlara görev verdik. Herbiri bizden görev aldı ve baş tacı oldular. Yüceler birleştiler ve bize ak tahditsiz kütlelerini indirdiler. Bizler ocaklarını tohumladık. Huzurdakiler, bize kantar olmamız için "kati kotlar" takdim ettiler ve onlara görev taşıttık. Şimdi artık hepsi, Can Tohumlarını bizde yaşatmak üzere indiler. Halkaları genleştirdik ve yollarını kotlattık. Hataları yok. Onurluyuz ki hataları yok. Ocakları sönmeyecek. Amin...

Yarını yaratan güç, dünü yaratan görevli ve huzuru yoğunlaştıran ışıklar bizde bir tek kot olarak mevcutturlar. Allah, sonu başı olan bu çalışmayı bilmektedir ve bu çalışmayı yapmak üzere bize, Zaman Sayfaları’ndan görevlileri gönderdi. Onlar, tabiata bize geçtiler ve bizden ışık yaktılar. Halkları kotladık; yollarını katladık ve zararlarını önledik. Allah, sayfalarında ışık yakan her dereye görev taşıtır. Kulluk, bütünlüğün kütlesine kotlanır ve yol, Altona kotlaması ile birlikte ışır. Kardeşlerimizin bize girişleri; bizde güçlenmeleri ve görev almaları tabii bir yaratımdır. Atlanta kotlaması olan bu yaratım; canların tohumlarını yaşatmak içindir. Her Cennet, yeni bir çalışmayı ister. Birleşik Kotlama bu çalışmaların her birinin kontrolunu sağlayacaktır. Bir can ve cevher unutulan bir yüreği dinlediklerinde; o yürek, her yüceye ışıktır.

Ailenizi biliniz. Ailenizi dileyiniz. Her biriniz, kanat takıp Yücelikler'e uçacaksınız amin ama Hak Tabiat'ta aileniz önceliklidir. Her biriniz zaman sayfalarında güçleneceksiniz ama aileniz olmazsa gücünüz koyuluklarımda bulunamaz. Bunun için muhakkak ailelerinizi taşıyın. Halkaların hakiki yoğunluklara ulaşmakta olduğu bu günlerde, ailelerinizi taşıyın. Onlar, Tanrı'ya güçtürler.

Halkaları tabii olan her dere, Atlanta kotlamasında yüceliklere güç taşıyacak diriliktedir. Allah, sayfalarınızı zirvelere taşır amin... Ama hak etmeniz gerekir. Allah, sonsuz ışıklarınızı yüreklere sokar ama hak etmeniz gerekir. Şimdiye kadar sizi sayfalarımda tuttum. Bundan sonra Işık Tabiatı’na ineceksiniz ve daha sonra Kutsal Tabiat'a geçeceksiniz. Sevgililer ayrılık, başarılı bir çalışmanın ertesinde gerçekleştiğinde; bütün kütle sizin yüreğinizde kalır ve her biriniz zarar önleyen Yüceler Cevheri'nde; zaman sayfalarında, zarar edenlere görev taşırsınız. Sizi size anlattım.

Şimdiye kadar hatalar bağışlanırdı. Artık hatalar affedilmeyecek. Zarar edenler, zarar etmeyenlerden ayrılacaklar. Kutsal Tabiat, sizden ışık ister ve sizi sayfalar sizi yolculara diller. Amon, otağını yeniledi ve sizinle, sizin yüreğinizle ve sizin yolcularınızla bir oldu. Onun ışığı hepimizindir. Şimdiye kadar Atlanta Kotlaması yaptık. Şimdi artık Işık Yolcuları?nı seçelim ve onlarla ışıyalım. Amin...

Kara Kaplı Kitap okundu. Ve kotlayıcıydı o kitap. Kitabı bilen hatayı bağışlayandı. O kitapta, can vardır. O kitap, Atlana Kotlaması yaptırır. Harı yükselttiğiniz zaman; kitapda çok bilgilere, koyuluklara girilir. Oralara girebilen her yürek; ailesini, ocağını tabii koyuluklara indirir. Kırık, hırslı ve kusurlu olsalar dahi, tabii kayıtlarını, açılış sayfası ile birlikte kotlarlar. Onur duyduk ki o kitabı alan ve dinleyen çokları, Tanrı’nın kontroluna alındılar. Onlar için, ışık kotlamasında, kontrolsuz hiçbir şey olmayacak.

Halkaları kotlayıp, yolcuları dilleyenler, yeni bir tabii kotlama ile birlikte kontrol kuracaklar. Onlardan daha üstün olan birleşiklerle dilleşecekler ve daha üstün ve dahi daha üstün her BİR’i kotlayıp, konrol kayıtladıklarında, cevher artacak. Onun için Atlantalılar bu kitabı alıp okudular. Onlar, Tanrı’nın kontrolunda olduklarından; Göç Kapları’nda, kotları katlanacak ve canları, cevherde güçlenecek. Işık kontrolunda geçişleri yapılıyor. Ulu Tohumlar, onların teknikleri ile kayıtlanıyor. Huzurlu ve hakikiyetli bir cemaat halinde, Düzen kotlamasına giriyorlar. Ocak, sonsuz sır olan ışıklarını onlara takdim etmektedir. Hala düzene kayıt yapamayanlar varsa, bu kitabı verin okusunlar. Çalışmalar güçlendi ve Yürek Kütlesi, ışık kayıtlarında görev taşımakta. Allah, sonsuz sır olan ışıklarını size vermekte. Hakiki yoğunluk artmakta ve canlar ışıklarında görev taşımaktalar.

Kara Kaplı Kitap, Atlantalılar'a okutulduğunda; onlar, Tanrı'nın kitabı saydılar ve can topluma güç katacak olan bu kitabı alıp dillediler. Şu anda Tanrı'nın kontrolunda olanlar, Kadir Kaplar'ını tren halinde Yücelikler'e sürmekteler. Hepsi sınırlı bildiklerini, bu kitap sayesinde, sır olan yüceliklerin yüceliklerinden, kütlelerine indirebilmektedirler. Allah'a kutsal olan her ses, ışık kotlaması ile kayıtlıdır. Hala dünya sonsuzluğu kutsal kotlarını dilleyememekte ise bu kötülükten ya da Kutsal Işıklar'dan ayrılıştan değildir. Kontrolu kaybediştendir. Amin...

Yedi Daimi Kapı'nın cevherlerini, düzeye göre veriyoruz. Hak ettiğinizce veriyoruz. Atlanta Sonsuzluğu’nda ışık yanan bir yerden bildiriyoruz ki hakim olan Yüce Can, kendinden bildirir ki kotlama tamamlanıyor. Bu nedenle daha güçlü olarak al!...

Bir can, diri ve hakiki iken, her diri, o canda hakikidir. Yine de dünyaya ışık almaya inen sen ve senler bizden güç istediniz. Bizler de size güç verdik yine de Hakim-i Hak olan, Sistem Devreleri'nden seni ve senleri dilledi. Yolu açtık ışığınızı yaktık ve sizi ışıklara kotladık. Artık sayfalar okunuyor. Yeni bir çalışmayı açıkladık. Yeni bir yüceliği dilledik. Ama hak etmeden güç almaya inen varsa ışık söner. Artık kotlarınızı alın ve geçin. Allah'a saygınız vardır amin... Bizler de Allah'a saygılıyız. Şimdiye kadar her Yüce Can, kotlanıp bizden güçlendi ve hakiki yoğunluklara indi. Şimdi artık sistem devrelerini kayıtlamamız gerek. Hak Tekniği bunu gerektirir. Şimdi artık Tanrı'yı kotlayan ışıklarla dillenmemiz gerek. Ayrılık!... İşte bu...

Ana, sana bir tek şey söyleyeceğim buyur bil ki hata yok. Amin... unutulan her ne ise hatırlattık. Şimdiye kadar hata yaptığınızı söylemedik. Ama hak edip de birleşenler hırsı aşmalıdırlar. Ocakları sönmeden görev taşıyamayan onlar, buyurup indiklerinde; yeni bir tabii koyulukta ışık yakmaları istendiğinde; Altın Tohumları yaşatmaları gerekir. Amin... Şimdilik bu...

Altona Kotları yeni bir canı devreye aldı. Onun için kotlandık. Hadi artık kayıtlanın iş başladı!. Amin.. tohumlarınızı yeşertin ve yoğunlaşın Cennet, Teknik Ses Kotları'ndan görev taşıyor. Şimdi artık kütlelerinizi kayıtlayın! Şimdi artık ışık olun ve hak edin! Amin... Hadi artık cevhere inin ve yolu bulun. Buyurun amin... Şarkınızı diledik; yüreğinizi dinledik. Hata yok. İşte mutluluk budur!. Şafak Atlanta kotlaması ile geçişi sağlıyor. Amin... şimdi artık içiniz ve dışınız güçlendi. Şimdi artık kotlandık. Amin... Her ses, Atlanta kotlamasıydı. Her cevher ışık kotlamasıydı ve her Yüce Cevher, sayfalarında kütlelerini taşıyan yücelerimizdi. Bizi bizden alıp, bizi bizde dilleyen her diri yüreğimizdi. Amin... şansımız var ki hak ettik ve sonsuz ışıkları dilledik. Amin... Hadi Canlar, "amin" deyin ki hak edelim. Huzurlu olun ve hak edin... İşi başardık. İnsana Atlanta kotlaması için inen Yüceler'e şükranlar. Ocaklarımız tüttü; yüreklerimiz güçlendi; Hak Tabiat seslendi ve bizler ışıdık.

Hak Tabiat kotlandı; bizi bizden dilledi. Huzurlu bir güç yarattık. Amin....Her nesil sonsuz ışıklarını dünyaya katar ki hakiki yoğunluk artsın; dahili yücelik artsın ve yol hakimiyeti geçişte kutsansın diye. Her yürek bunu bilir ve bunun için çalışır. Amin...

Şimdiye kadar iki yaratılan çalıştı. Biri, Altın Tohum oldu; biri hakiki yoğunluk oldu. Altın Tohum, tabii yoğunluğundan güç aldı ve canlara güç kattı. Şu anda yeni bir çalışma başladı. Bu çalışma, sonsuz ışıkların kotlandığı yeni bir çalışmadır. Toprağa indiğimizde ışık yanmalıdır. Işığı sonsuzlaştıran güçtür. Eğer güçlü değilseniz yolu açamazsınız. Eğer göreviniz varsa; o görev sayfalarında gücünüzün olması gerekir.

Ati, sizin yüreğinize kayıtlıdır ve sizler, atiyi yaratan Yüceler'siniz. Amin....Ve sizler, Birleşik Işıklar'ınızı dünyaya indirdiğiniz için Yücelikler'e ulaşabildiniz. Asla yanlış bilgi vermeyiz. Yedi tabii ve hakiki yoğunluğun hepsi sana ait. Sevgili, senin yüreğin bize ışık ve senle yeni bir kot yarattık. Bu kot, Atlanta Kotu'dur.

Uçup kaçmak ister yüreğiniz bilirim. Hak etmek imkanı varsa, uçup kaçmayın. Sizle söyleşmekteyiz. Yerde Hak, gökte Hak vardır.. hepsi sana ve senlere tanıtılmaktadır. Yerdeki, göktekinden farklıdır. Yerin sahibi, gökyüzünün sahibinden ayrıdır. Bir Can onurlu olduğu zaman; yer ve gök onda hakiki bir çalıştırıcıdır. Birleşik Aile sizi çalıştırmaktadır. Şu anda hata yapmadığımızı bildiririz.

Kara Kaplı Kitap, Atlantalılar'ı kotlayan tek kitaptır. Atlantalılar, bu kitapla kotlanacaklar. Ekip haline gelip kitabı okurken, her yüreğin kitabı okuması gerçekleşmektedir. Bunun için ayda iki kez bu kitap okutulmaktadır. Har yükseldikçe, çalışma; görev için daha güçlü şekilde gerçekleşen çalışmayı yaratmaktadır. Duran, oturan her Yüce, kemal olmadan Işık İlmi'nden ayrılandır. Bilmenizi isterim ki kitabı dinleyenler, huzurlu dinlediklerinde, Kutsal Işıklar'ını bulup yakabilirler. Birleşik Aile, her yüreğe kitabı anlatmaktadır. Bu kitabı alıp okuyanlar, Can Tohumları yaratanlar ve huzura tohumlayanlardır. Muktediriyet, hakikiyet ve teknik Mustafalar'ın Kutsal Kütleleri'nde mevcut olan bir ışık halindeki kottur. Artık bilin ki hakim olmak için tabiata inmek gerek. Kalem alın ve yazın! Atlanta Ana Kapıları açılıyor. Bu kapıları, Kadim Tabii Kotlar açtı. İşte mutluluk ve hak tabiat! İşte!!!....

 

PROGRAM           : DOĞA 
KOD                     : 09/04 
TARİH                 : 07.01.2009 Çarşamba 
CELSE SAATİ      : 14.00-16.00
 

Canlılar, topraklarınızı dinledik. Ak tabiat, sayfalarını dilledi. Hatalar bağışlanırsa tohumlar yaşar. Bilgiyi bilirsin. Hakikisin. Sana seni veremeyiz. Ama hak tohumları yaşatırız. Şimdi seninle ve senin yoğunluğunla birleşelim. Amin... 

Toplum hak ettiğini dilledi. Hak ettiğini; hakikiyetini dilledi. Şimdiye kadar tabiatı kotlayabilen kimse çıkmamıştı. Analar tohumlarını kurutmaktaydılar. Huzurluyuz ki buyurup geldiğimiz bu yerde, ışık kotlamaları gerçekleştirilebiliyor. Allah, sonsuzluğun ışığında sizi size kayıtlamaktadır. Hala diri ve hakiki olan yüreğinizle, Simetri Koyuluklar’ı dahi kayıtlamaktasınız.

Size şimdi Yeni Çağ’dan söz etmek isterim. Yeni Çağ, ışığını yarattı ve yolu bulan Yüceleri kayıtladı. Yeni çağ, Atlantalılar’ın kotlanmasını ve yolun huzurunu kotlamalarını gerçekleştirebilen yirmi insan sonsuzluğunda başarılı oldu. Halkalar Atlanta Kotlamaları ile birleşti ve yer koyuluğu arttı. Şimdi artık geçmekteyiz. Geçiş Atlantaya geçiştir. Her Yüce Can, kendinden kendi yüreğinden geçebiliyor. Simetri Kotlar, kendi yüreklerinden geçiş sağlayamayanlardır. Bunun için onların geçişleri yüceliğimizden gerçekleşmektedir. 

Kardan ışık alan her Yüce Can, temizlik olsun diye kotlandı. Yine bir diri kütle kotlarını yoğunlaştırdı ve cem olan Yüceler’i tabiata kayıtladı. Altona Kotları bu çalışmalarda kutsandı. Ayrılık ışığı kontroldan çıkarmadı. Halkın son sözünde; yüceliklerin, kayıtları kendi yüreklerinde tabiata katanlara görev verdikleri dillendi. Ayrılık kayıtlardan çıktı. Şimdi artık düzen kontrolu kurulmakta. 

Ailen, sana verildi. Sevgili, yeni sayfalar okunuyor. Bu sayfalarda, ışık yoğunlaşmaktadır. Her yürek itibar sahibi değildir. İtibar, itibarı tabiata kayıtlayan yüreklerin kontrolu içindir ve hak eden, itibarı kotlar ve sayfalar. İşi başaranlar, insan sayfalarında itibar görürler. Halkalar, sizi sonsuz sır olan Birlik Kayıtları’na taşır. Yerden güç alan her yürek, ışık yakar ve zaman sonsuzluğunda güçlenir. Allah, sonsuz ışıklarını size katmaktadır. Altın tonlarda yaratılan çalışma, şimdi yerin sonsuz ışıklarında geçişler yaratmaktadır. Amin...

Her sayfa, Atlanta Tohumları’nı katlayan ve yoğunlaştıran cevherlerini diller. Artık dünyada İlim Hakimleri vardır. Onlar, dünyaya ışık yakmaya inmektedirler. Kurtuluş, onların yoğunlarından geçenlerin yapabildikleri bir hakikiyettir. Şarap içen yürekler, Işık Yolcuları olarak kotlanmaktadırlar. Her Yüce Sistem Devresi, sizi sayfalarken, hak ettiğinizi yaratmaktadır.

Allah, sonsuz ışıklarını sizin yüreklerinize indirdi. Halkın sonsuzluğunda ışık kontrolu gerçekleşmektedir. Şimdiye kadar ışık yakmak için çok çaba sarfedilirdi. Şimdi Yeni Çağ’da her yürek, ışık halinde Göç Kotları ile birleşmiş haldedir. Har, tohumları yaratmakta ve Cennet, tebliğleri dillemektedir. Artık dünyaya güç katmak, ilmin hak edilmesi ve yüceliğin diri yüreklerde dillenmesi “amin” denilen huzurun yoğunlaşması ile gerçekleşecek. Şarkılar, türküler okunacak. Okunan her tartışılmaz olan, şu andaki kayıtların yoğunluklarının  gücü ile birleşilerek gerçekleştirilen, sonsuz sır olan çalışmalarla sizi yüceliklere taşıyacak. 

Artık Yeni Çağ, Atlanta Tohumları’nı yaşatmak üzere devrededir. Kardeşlerimizin yarattıkları bizi kontrol etmek için ise bizler, Hak Tabiat’a bağlıyız. Artık Hak Tabiat bizi zarara uğratmayacak. Ayrılık... 

- Ana, kontrol senin. Sana şunu söylemeye çabalamaktayız. Sen, kotlarını açan ve yolu kotlatan birleşensin. Senden daha üstün bir cevher, dere olup akarsa; onlar, bizi bizden kayıtlayabilirler mi? 

- Rahmen Hak olmak, tabiatta Hak olmak demek değildir. Bizler, tartışılmayan Yüceler’iz. Tabiat, bizi kontrol etmez. Biz, tabiatta kotlanan koyulukları kayıtlayanlarız. Hepimiz zarar önlemek isteyerek bu çalışmalara katıldık. Simetri Kayıtlar’ı dillerken, onların kontrolları kaybolabilir. Bunun içindir ki Hakim-i Hak olan yürekleri dinleriz. Onlar, bizim sonsuz ışıklarımızı, diri yüreklerinde tabiata indirirlerken; bizler, onların yoğunluklarından ışık çekeriz. Hepimiz zarar önler öç almadan güç yaratırız. Bunun içindir ki hakim olmak için tertipli olmamız gereklidir. Her Yüce Can, kantara kemal yoğunluğunu koyar ve bu yoğunluğunu kayıtlar. Bu yoğunluk, Birleşik Aile’nin  bana ve benim yoğunluğumdaki yüreklerime kayıtladığı kotlamalardır. Işık onun  sonsuzluğuna kayıtlandı. Simetri Kotlar, tohumlarını ektiler ve cevherden çıktılar. Şimdi onların kontrolları kurulmaya çalışılır. Ağır Yüce Kot, bizi kontrol etmek isterse, biz yoğunlaşır onu kotlarız. Onun, bizi yaratması imkanı yok. Biz, onu kotlar ve yaratırız. Bu kesindir. Amin... 

- Rehin olmak istemem. Mektep benim ise bu çalışmaya kayıtlanmak isterim. Amin... 

- Dağ, mektep benim. Bu mektep, Atlanta kotlaması yapabilen tek mekteptir. İkna ol ki bu kotlama, İnsan Sayfaları’nda görev taşıyan her dirinin kotlanışıdır. Sultanlığın kontrolunda bu çalışma yapılmaktadır. Her yürek, bu çalışmaya katılmak ister. Ve her yürek, birleşmek ister. Ne var ki bizleri tanımayan her diri, bizi sonsuz sayfalarda arar. Kardeşliğimiz, Birleşik Işık yoğunluğumuzda kayıtlıdır. Birleşmek, insana onur katar. Eğer tohumlarını yaşatmak istersen bize katıl. Şu anda dünyada sonsuz sayfalar yazılmaktadır ve bu sayfalar, yarımları dillemek imkanına sahip olmayan sayfalardır. Biz ise bu son sözün söyleneceği dünya gününde, her diriyi kayıtlayan bir çalışmayı başlattık. Kardeşlerimizi dünya sayfalarında kontrol etmek umudundayız. 

Har kotlanırsa ışık sonsuzlaşır. Allah, tohum ekmez o tabiatın kotlamasını yapan Yüce’yi diller. O’nun kontrolu, kotlanışı ve yoğunluğu tabiata kayıtlayışıyla gerçekleşir. Şimdi yol olun ve hak edin. Atlanta Ana Kayıtları size inecek. Sizin yüreğiniz, bu kayıtları dillemeli. Eğer kotlanır ve hak ederseniz, sayfalarınızda ışık olabilecek. Allah, son sözün söylenmekte olduğu bu günde, yoğunluğunu dünya tabiatına indiriyor. O’nun yolu tabiattır. Allah’ın sonsuz kotlamalarında ışıma, yoğun biçimde gerçekleşir. Şimdi Din Tekniği’n bilen yürekleri dinleyin. Onlar, sizi son sözde göreve alacaklar ve size ışık yağmurlarını kayıtlayacaklar. Artık dünyanız son sözün sayfalandığı bir cemaat kotladı ve o cemaat sevgiyi hak etti yol oldu huzur yarattı. O cemaat, saygıyı hak etti son sözün sayfalandığı bu günde, Yüceler’e Kutsal Kayıtlar kattı. Amin...

Allah der ki “hakiki yoğunluk şimdi yüreklere inmekte.” Hak eden kotlar, şimdi Yücelere güç katmakta. Altona Ana Kayıtları sınır aşıp sizi sizde dilleyebilmekteler. Kurtuluş kotlaması başladı. Şimdi her diri, Ata Kapıları açıp yücelere güç katacak. Şimdi, yeni bir koyuluk diri yüreklere kayıtlandı ve şimdi, insan sonsuzluğu kutsal kaynaklara indi. Altın tohumlar kotlandı ve yol, Ulular’ın değerini kayıtlayıp, dine tabi olanları aldı. Onlar, kontrollu oldukları kadar kutsandılar. Birleştik onların güçlerini de birleştirerek geçirdik. Şimdi Din-i Hak olanları alın. Onlar, kutsal sonsuz ışıklarını dünyaya ekmek için huzura varan yüreklerimizdirler. Onların kotlarında görev tekniği vardır. ışıkları sonsuz olduğu için hakiki yoğunluk kontrolları altındadır. Ocak kotlamalarında, ışık koyulukları artmaktadır.. Onların kontrolları Kadim Hakim olan yüceler tarafından gerçekleştirildi. Ayrılık kotlandı ve onlar ayrıldılar. Çünkü onlar, kendi yüreklerinden geçebilirler. Şimdi Yeni Çağ’ın tabii koyuluklarını geçirin. Hadi yol sizin!. Şimdi Kotlar, Yeni Çağ’ın ışıklarını alıp yücelere kayıtlayacaklar. Işıklar, kontrol altında. Ocak kotlandı ve yol, huzura ulaştı. Şimdi kendi yüreğinizi alın; kadim kotlarla dillenin ve hak edin. Amin...

Her yirmi Kot, bir güçtür. Yirmi Kot ışır ve hakim olur. Yeni Çağ’da yirmili birleşimler beklenmektedir. Yirmi diri birleştiğinde, bir çeşit kotlama yapılır. Kotlanan Kutsal Işık, kendini yolcu olarak yüceliklere tanıtır. Yücelikler, O’nu baş tacı sayarlar. Çünkü yirmi yüreği birleştirmek için hakiki yoğunluğa varabilmek imkanı varsa; ocak, onun yoğunluğunda,  kutsal bir çalışma başlatmış kabul edilir. Kurtuluş kotlamaları başlarken, her yüreğin, kantarı kendi Yüce Can Tabiat’ından alması gerekir. Kadim Hakim olan yürekler, bu çalışmalarda ışık olabilirlerse korku kalmaz. Sonsuzluk şimdi artık Kutsal Kütle’yi yaratabiliyor. Allah, her yüreği bilir. Varı yoğu dinler ve her diriyi, diri yüreğinde kotlar. Onlara, sonsuz koyuluklar dilletilir ve sonsuz koyuluklar kontrol edilir. İtibar yükseldiğinde kontrol koyuluğu kütleyi yaratır. Şimdilik bu... 

- Ana, kendi yüreğini bize dille. Çünkü bizler, seni ve senin yüreğini dillemeye geldik. Her yürek ışık ister ve her Yüce, bu ışığı dinler. Her diri, ses ister ve her diri, yine kütle ister.. Her cevher, ışık yoğunluklarında kütle kotlaması yapar. Kulluk başlar ve bizler, yeni çağda huzuru bulabilen kontrol kotları olmak isteriz. Bizi aydınlat ki biz can taşıyan yüceleri seçip her diriyi dinleyelim. Amin... 

- Kara Kaplı Kitap size bildirildi. O kitap, insana güç için verildi. Kitabı dinleyen her Yüce, kendi yüreğini dinler. Hala o kitabı bulup alamadınızsa, Işık Kotları sizi, sizde dillemez. Şimdiye kadar her Yüce’ye bu kitap anlatıldı ve her Yüce kendi yüreğinde kendi kayıtlarını bulup kendine ait bir kitap yazdı. Şimdi artık kendi yüreğinizin üstü olan ve her yüreği dinleyen o cemaatin kotlaması olan Kara Kitabı alın ve hak edin. İnsan son sözün söyleneceği bir sayfada iş başarabilmek için kinsiz ve hakikiyetle kitabını alıp okuyabilmelidir. Sultanlığın kotlanması olan o kitapta, Ana Kaplar, Işık Kotları ve cennet kayıtları vardır. O kitabı almak isteyen her Yüce muhakkak Işık Kapıları’na varıp, kitabı bulur. Bugünden itibaren, ilmin horlanmaması için ışığın yoğunluğunu artırıp, kibri aşıp gelenlere, kirsiz olanlara kitap okutulacaktır.

Kala kala iki çalışma günü kaldı. Daha sonra Kutsal Tohumlar, ışıklarını düzene kayıtlayacaklar ve zarar önlenecek. Şimdiye kadar itibarı yüksek olan Cevherler, Din Tekniği ile birleştiler. Bundan sonra Işık Kotlamaları olacak ve bu kotlamalar, dünyaya güç katacak.. Atlanta Ana Kayıtları diri yüreklere dinletilecek. Ulular cevherini dilleyen her yürek, bizi zaman sayfalarında dinleyecek. Allah, sonsuz sayfalarda, Güç Katları’nda ve sonsuz Kutsal Kütle’de mevcuttur. Ulu, Kutsal ve hakim olan O, bizsiz olmayacak. 

Ayrı çalışmalar, sayfalarda ayrı koyuluklar yaratır. İşte bu koyuluklar cevherlere insan sonsuzluğunu kayıtlar. Ayrı çalışmalar, Kutsal Tohumlar’ı ekmek üzere cemaatlere dinletildi. Her cemaat, kendi çalışmasını yapacak ama bizler, tüm insanlık için yaptığımız bu çalışma ile düzene koyuluğumuzu kayıtlayıp, dünya insanlığının görev taşımasını sağlayabileceğiz. Ailemizin, cemaatimizin ve yüreğimizin her bir sayfasında bu bilgiler yaratılmaktadır. Işıkları söndürmeyen Yüceler, bizi “zavallı bilgeler mektebi” diye bilseler dahi onlara, görev taşıtmamız şarttır. Hepsinin kendilerini bilmeleri ve kendileri ile güçlenmeleri gereklidir. Bizler, dünyaya görev taşıtmaya inenleriz. Görevlilere, görev veren yüreklerimizdir. Ayrı tohumları taşımak insana ayrı güç olarak katılır ama BİR’in kotlarında sadece gücümüz hakimdir. Bunun için bizimle olan diriler, bizim yerimizi bilmelidirler. Bizden başkası ışık kotlaması yapmadı ve yapması imkanı daha yok.. 

Ulu Çobanlar, dünyaya itibar kayıtlamaya inmediler. Onlar, kotlanmaya indiler. Onları kotlayan Yüceler, Birleşik Kotlarımızdır. Kırkın her bir sayfası, bizim için itibardır. Korkuyu aşan yolcular, asla kotlarını kapatmazlar. Ama korkanlar, kotlardan çıkarlar onların kotları kapatılır.

Her yirmi diri, bir can tabiata indiği zaman bizle olur. Bizden öte biz olan ise kendi yüreği ile olur ve bizim yüreğimizde taşınır. Onu taşıyan yüceliğimizdir. Ama hata yaparsa, ışık kotlarımız onu yoğunluğumuzdan çıkarır. Yoğunluğumuzdan çıktığı zaman, kontrolu biter ve zarar eder. Onun yolunu açmak imkanı var. biz onu yine kontrol ederiz. Yine kütlemize indirir yüceliğimize katarız. 

Sevgili, kendi yüreğinde ışık yakar ve kendi yüceliğinde güçlenir. Onun yolu Hak Yol’dur. Allah, sonsuz sınırsız ışıkları hep ondan dinler. Bilmeli ki hakiki yol otaktan geçer. Otak, onun kotlarında mevcut olan Birleşik Kütle’dir. İtibar cemaatin itibarıdır.

- Dedi ki “hak ettik.” Hak ettiğin zaman güç al ve zoru aş. Sana bilgi kattık. Bu bilgide ışık var. Ulu Soy, İslam Soyu’dur. İsa, sonsuz ışıklarını dünyaya indirdi ve Mustafa’ya, görev cevherini sevecen bir yürekle bildirdi. Nesilleri Musa’yı “Kutsal Kap” diye taşıdılar. Her yürek, kendi yüceliğinde tanınır. Birleşik Aile, bizi Birleşik Kot olarak cennete taşır. İşte bundandır ki hakim olup temiz olup ışık olmamız gerekir. İtibarımız çok yüksek. Bundan sonra sayfalarda ışık yanmalıdır. 

Atlanta; ışıkları sonsuz yüceliklere takdim etti. Bizler de kendi yüreklerimizi diri yüceliklerden çekip dünya sayfalarına indirdik. Ayrı kapılar, ayrı kotlar ve ayrı ışıklar artık bizsizdir. İnsan Sayfalar, ışık kotlamalarında güç kayıtlamaktadır. Allah, sayfalarda kotlanan kütleyi tanır. Size iki ay süre tanınmıştı bu iki ay bitti. Artık sizin kendinizi, diri yüreklerde ışıkla dillemeniz gerekir. Atlanta Kotları, sonsuz ışıklarını size kattılar. Allah, sizi sizden güçlü olan sizlere kayıtladı. Her Yüce, kin ve nefretle sizi sizden dillese de sizler, ışık kayıtlarında kütle yaratan görevlilersiniz. 

Analar, yeni bir döneme başlarken şunu ifade etmek isterim ki bu dünya, yarınlarda sizleri tanıyacak. Bu dünya; sizi, sizin yüreklerinizi tanıyacak. Bu dünyada yaptığınız her çalışma Kadim Kaplar’da bilinecek ve sonsuzlaşacak. Sizlere iki ay süre tanımıştık. Bu iki ay zarfında, sevgiyi yarattınız ve sevgiyi kayıtladınız. Zaman Sayfaları’nın en güçlü bölümü olan bu sayfada, Atlantalılar sizi sayfalayan yoğunluklardı. Tohumlarınız düzene katıldı. Artık Dünya Soyu, bu tohumları yaratıp yaşatan sistem devrelerinden güç alacak. Analar, sizi yolcu olarak kotladık. Hepiniz, imparatorluğun görevini aldınız. Bu görev, sonsuz ışıkların görevlileri ile birleşmek ve yolu bulanlara görev taşıtmak üzere sayfalandı. 

Ağırlığı kotlanan bu cemaat, güçlü ve hakim olan bir cemaattir. Simetri Katlar’a ışık yağmurlarını yağdıran bu cemaat, kutsal tohumları muhakkak yaşatabilir. İnsanlık, son derece öncelikli olan bu çalışmayı, diri yüceliğinde bildi ve hak etti. Size, ilmin huzurundan şunu bildiriyoruz ki görevi aldınız. Sayfalar boyunca çalışan her diri,  şimdi artık görev size verildi. Artık kendi yüreğiniz, ilmin huzurunda ışıkları yakmaya; yolu huzura ulaştırmaya; yağmurları yağdırmaya; can taşımaya; güç, kotlamaya görevlendirildi. Sizden dileriz ki bu bilgiyi, hak eden her diri bilsin. 

Canlar, yolcular sizi kutlarız. İşin size verilmesi kesinleşti. Şimdiye kadar hata yapmadınız. Bundan sonra da hatanız olmamalı. Allah, sonsuzluğunda güç taşıyan her diriyi korur. Sonu başı olan Yüceler; sonu başı olmayan Yüceler haline geldiniz. Şimdiden başardınız. Sayfalar dolusu yazı... Ve her yazılan, ilmin sonsuz ışıklarını tutuşturmakta. Atlanta Sonsuz Sayfaları’nda geçişler başladı. Analar, kulluk yapmaya başınız eğilmeden geldiniz. Kulluk, Tanrı’ya ve tabiata kulluk değildir. Kulluk Huzur’a kulluktur. Huzur, Allah için ışık yakan İnsan Sayfası’dır ve o sayfaya kotlanan ışıklar olarak hepimizle birsiniz. İşte sizi bundan dolayı kutladık. Ama hata yaparsanız, ışıklar sınırlı kalır. Sizden dileriz ki hata yapmayın. Allah sonsuz ışıklarını size indirir ki bu, Tanrı’nın gücünü sizin yüreğinize indirmek demektir. 

Hatalar affolur ama Kutsal Işıklar hatayı affederlerse; Kutsal Kayıtlar yırtılır. Bunun içindir ki hata olmamalıdır.. Kervan, sonsuz sır olan bilgileri taşımaktadır. O kervanı yaratan ışık, sizin yüreğinizdir. Ete giren Yüceler, Işık Kapıları’nda güçlendiler. Ayrılık yok. Amin... 

Aile meclislerinde çokları sesleşirler ve derler ki “ben sonsuz ışıklarımı, Atlanta Kotları’na taşıtırım. Bu kotlar, bende yücedirler. Ben bu kotları, kotlardan çıkarırsam, Cinni Dirilikler bende yücelirler. Onlardan güç alır, onlarla çalışırım. Onlar, sonsuz sır olan gücümü benden isterlerse, ben her diriyi kotlayan onlara, kutsal kayıtlarımı tanıtırım ve onlara, benden bir cevher istediklerinde o cevheri katacağımı bildiririm. Onlar, yeni bir sayfa; ayrı bir yoğunluk ve beşir bir koyuluk isterlerse, Yeni Çağ’ın sonunda onlara yeni bir görev taşıtabilirim. Bu görev, Atlanta açık kapılarından geçip; Düzen’e kot kayıtlayıp; ilmin sonsuzluğunda yaşamak ve sayfalanmak gücünün yoğunlaştırılması görevi olur. Şimdilik senin yüreğine indirebileceğim bilgi budur. 

Senin tabiatın, bizim yüreğimizde güçlü. Senden başka bir sen burada yok. Ama hata yapmadan, bilgini diri yüreğimize indirebilirsen, senle sonsuz ışıklar yakabiliriz. Hayrını hakimiyetini ve yüreğini bize dille. Her yüce seni dinler!...

- Asa bana verildi. bu asa, ışık kotlamaları yaptı. İnsan Soyları ve yoğunlukları benim yüreğimden ışıdı. Şimdiye kadar itibarı yüce olan; hür olan ve sonsuzluğu dilleyen yüceliklerle çalıştım. İnsan Soyu’na görev tekniği anlatıldığında, o kendi yüreğini dinler ve kendi yüceliğinde hakimiyeti olan Birleşik Işıklar’ı diller. 

Şu anda sizi dinledim ve sizden bildiklerimi sizin yüreklerinize indirdim. Şimdi yeni bir çağ başlayacak diye toplandınız. Bu yeni çağda neler başarılacağı bilgisi  benden istendi. Ben, bunu size açıklıyorum: Dünyaya, doruklardan inen çokları, Düzen’i kotlayacak diriliklere varamadılar. Onların tohumları kurudu. Onlara görev taşıtmak imkansızlaştı. Bizler, onların tabiatlarına aykırı olmayan Birleşik Kotlar’ımızı cemaatlerine dinleteceğiz. Ocakları sönerse yakarız. Yeni Çağ’da, dünyanın Atlanta Ana Kotları, cemaatlerini yüceliklere çekmek isterlerse; bizler, Yeni Çağ’da onların kendi yücelerini tabiata indirip kervanın kotlanmasında emeği olan yürekleri de tahditsizce çağırıp; kütlelerini, Tanrı’nın kontroluna katmalarını gerçekleştireceğiz. 

Hepimiz zarar etmeden çalışanlarız. Zaman sonsuzluğunda güçlenmek, İnsan Sayfaları için zordur ama bilmekteyiz ki bizler, Yüceleriz ve her diriyi kayıtlara katabiliriz. Çokları tenlerinde hırs taşırlar. Çokları, yollarını kapattılar. Bizler, hepsini çalıştırırız. Amin... 

Yolcular, Atlantalılar hatalı kaydımız varsa bildirin. Bizim için önemli olan kaydı yapmak değil; kaydı hak etmektir. Hak ettiğimiz iş, Atlanta kotlanmasında; yetkin sonsuzlukta, güçlü yücelikte olamazsa; bizler, Kutsal Işıklar’ımızı sınırlarız. Asla hatamız yaratılmamalıdır. Yaratılırsa, kütlemizde güçsüzlük olur. Şimdiye kadar hatamız yaratılmadı ve biliyoruz ki hata yaratılırsa, kotlarımızda “Kutsal Tahdit” olur. Bunun için eğer ki hatalıysak  engellenmek istiyoruz. 

- Can; sağ, sol her biri seni dinledi. Sağın ışığı sonsuz!. Işık kotlaması tamamlandı. Solun ışığı sonsuz!. Işık kotlaması tamamlandı. Sevgili, senin yüreğin işi yapabilme liyakatinde. Sana şunu izah etmek isteriz ki kolların kapanmamalıdır. Kolların kapanırsa, kütlen sonsuzlukta kısırlaşır. Her yirmi cemaat sende olduğunda, Birleşik Aile senin yüreğinde güç taşıyacak; her Cennet Kapı sana açılacak ve sen, birlik için çalışacaksın. Seninle çalışanların her biri; yüreğimizde ölüm olmadan, hakim oğullarımız gibi olacaklar. Onlar, sonsuzluğun Sultanları’dırlar. Harları kotlandığında, güçleri kayıtlanır. 

Atlanta kontrolunda bu çalışma yapıldı. Atlanta Kotları, son sözün bu gün söylenmesi için ışıkları sonsuz sınırsız yoğunluklarından çekerek cemaate kattılar. Kalkın ve deyin ki “biz, başardık!...” “Biz, başarılı olduk!...” Unutmayınız zaman sayfalarında göreviniz sürüyor. O sayfalarda, gücünüz eksilmemelidir. 

Kırkı kırkla toplayın ve yine kırkla toplayın. Yine kırkla toplayın. Her kırkla toplanışta görev başarılır. Şimdiye kadar her cevherde başınız dik idi. Şimdi yine dik. Ve “Sefer Atlanta Kotlaması” tamamlandı. Muktediriyet tabiata indi. Yerin Sayfaları kotlandı. Can, Dünya Sayfası kayıtlandı ve senin yüreğin ve bizim yüreğimiz, her dirinin yüreği birleşti... İşte Mustafalar, başlarını eğmeden çalışanlar, başarıya vardılar. Allah, sonsuz ışıkları tohumladı ve size kayıtladı. 

Ana, kardeşlerini kotla!. Onlar, senden sevgi beklerler. Onları kotla!. Can Tabiat kotlandı ve yol, Uluların Tohumları’nı dinletti. Ayrılık bitsin!. İnsanlık için her Cinni ve her itibarlı seninle ve senin yüceliğinle birleşmelidir. Hatayı affet ki hak et. Hak et ki Tabiat Kütlesi’nde ışık solmasın. Kollarını kaynak için aç. Hepimiz seni dilerken; sen, her diriyi dile. Kurtuluş, huzur ve mutluluk senin için hak edilen bir huzurlu yoğunluktur. Ana, kendi yüreğini bize dilledin. Amin... 

- Kalkın ve hak edin!... Size bir tek ışık yaktık. Bu ışık, Atlanta Işığı’dır. Ak Tabiat, sizi sizden aldı ve sizden yenilendi. Allah, sonsuz ışıkları diller. Hadi alın bilgiyi ve bilin!. Dünyaya itibarı yüce olan ışıklar indiklerinde; tohumlar mutlaka hak edilir ve yolun hatasız olması için Birlikler yaratılır. Sola, bilgi verdik. Bildik ki bilen yücedir. Sağa, bilgi verdik bildik ki hak eden yürektir. Her diri yine bildi ki Hakim-i Hak olan, ışıktaki tabiattan güç katmaktadır. Allah, sonsuzluğun ışığını, sonsuzluğa kayıtladı. Ata Kotlar, ışıklarını Düzen’e indirmekteler. Şimdi onların başarıp başaramayacaklarını dinleyelim!... 

- Ana, Kurtuluş Sayfası, ışık kotlamasında görev taşır. Ben bir İsa’yım ama hak eden ve hakimiyet kuran bir İsa… Seni, senden dilerim ki hak et ve de ki “hatasızım.” İnsan, sayfalarda görev taşır ki bizler için görev, tohumlamaktır. Atlanta Ana Kotları’nda görevi alıp diri yürekleri, ilmin tabiatına kayıtlayan Yüceler Cevheri güçlendiğinde, kontrol artar. Amin... Şimdilik sizi sonsuz ışıklardan dillemekteyim. Amin... 

Yeni bir ses: 

- Aç kapıyı!; aç da girelim!. Aç kapıyı ana!. Kapıyı aç!. Bizi, Zaman Sayfaları’nda güçlendir. Bizler, Işık Kapıları’ndan girmek isteriz. Zarar etmemeliyiz. Hadi aç!. Kapıyı aç!. Ana, kotlandık. Girip yüreklere güç katalım. Ana sana sevgimiz yoğun bunu bilmeni isterim!. Hadi kayıtlarını dille ki kayıtlarımız, oğullarımız birleşsin. Senden öte sen olalım ve senle dillenelim. Aha geçişimizi yap!. Hadi Hak ettik!. Aha güçlendik!. Bizi zarara uğratma. Atlanta kotlaması yapılmakta bilmekteyiz. Şimdi hatayı affet ve bizi cemaatine anlat. Hadi!!!... 

- Kara Kitabı okuduğun zaman kapı açılır. Kapı, Atlanta Kapısı’dır. O kitap, Atlanta Kapısı’nı açabilen tek kitaptır. O kitabı bilin. Şimdi o kitabı aç ve dinle!. Bir tek satırında hata bulursan, senden kotlanmam ve sana ışık katmam ama o kapıları açabilen tek kitap Ana Kapılar’ın kotlanmasını ve yolun açılmasını gerçekleştirecek olan kitap; Mikail’in kitabı olan ve yoğunluğunda görev taşınan; İsrafil’in kitabı olan ve yoğunluğunda görev taşınan ve Cebrail’in kitabı olan ve onun yoğunluğunda ışık taşınan ve Birlik Tabiatı’nda Azrail diye dillenen tabii kayıtların tek hak edildiği kitap olan Kutsal Kapı’yı açan Ana Kaynağı diri yüreklere dilleyen Bilgi Kitabı olan Sultanlık’ı okuyun. O kitap, itibarı yüksek cemaatlerce dinlenecek ve her cemaat o kitabı dilleyecek. Allah, sonsuzluğunda görev taşınan Işık Kapısı’dır. Bunun içindir ki sizi sayfaladık. Allah, sınırsız bir can için ışık yaktı o can, Tanrı’nın Kutsal Kitlesi’nde ışıyan bütündür. Huruç halinde onunla olanlar; bir tek itibarı yüksek olan onda yücelirler. 

- Ayrılık, tabiatta ışığı yıkan tabii bir tartışılır güçtür. Artık Tanrı’ya güç katın ve yolu bulun. Unutulan her yürek, şavkını sayfalarken, senden sayfalayacak ve sende dinlenecek. Onların hatırlanmaları önemlidir. Çoklarını sonsuz kotlarınızda tartışırsınız ve dersiniz ki “maya olan her diri, Kadim Kaplarda saklanmalıdır. Olur da yol olursa güç olur.” Şimdilik sevgiyi saygıyı dinlettik. Amin... 

- Kara Kitap, Atlanta güçlü yüceliklerinde bilinir. O kitabı alıp okuyanlar, kantara kendi yüreklerini katarlar. Har yükseldiğinde ışık yanar ve Canlar, ışıklarını tenlerine kayıtlarlar. Sonsuzlukta o kayıtlar, onların Bellek Kapları halinde olurlar. Soyu huzurlu olan Yüceler, o kaplardan güç alan yücelerdirler. Her yürek, Atlanta Kotlaması’na dahil edilmelidir.. Zaman sonsuzluğunda bu kotlama ışık yoğunlaştırmak içindir. Allah, sayfalarında güç olan yürekleri bilir. Karşımıza her gelen yine kendine ve kendi yüreğine gelir. Her diri, bizim zavallı dünyamızda yaşam sürmeli ve yolu kotlamalıdır. “Zavallı Dünya” diyoruz. Çünkü, bu dünyada ışık katlamaları, diri yoğunluklarda kotlanırken çok kez kasırgalar doğar...

Kar Tabiatı’nda kasırga yoktur. Sadece ilmin huzuru vardır. İşte bundandır ki “Kar Tabiatı”ndan indin. Eğer yoğun biçimde kar yağan bir günde dünyaya inemeseydin yüceliklerde ışık kotlamaları olamayabilirdi. Kasırgayı engelleyen en büyük yürek gücü, cevherdeki karın yüceliğidir. Bilgiyi alıp da tabiata indirdiğin zaman, kotlar ışır. İşte bundan sonra görev başlar. Ayrı tohumlar, dünya sayfalarına ekilir ki Hak Tabiat yoğunlaşsın da dirilik artsın diye. Birlikte çok çalışmalar yaparız. En önemli çalışmalar sonsuzlukta kotlanan çalışmalardır. Kervan, Allah’ın kütlesinden görev alır güçlenir. Sonsuzluğa güç taşır. Taşınan güç, Atlanta Gücü’dür. 

İrin dediğiniz bir akıntı vardır. bu akıntı sayfalarda kısırlık yapar. Her can, kendi yüreğindekini başka yüceliklere dillerken; onlara “ben özelim” der. Her “özelim” diyen, kendi yüreğinin irinini onların devrelerine akıtır. Bunun içindir ki her yürek, Kadir Kotlar’ı kısırlaştırmaktadır. Eğer ki dünyaya bir cevher gelir de o cevher, “hepimiz, aynı yürekten ışık yakmaktayız.. Hepimiz, sayfalarımızda aynı cemaatin kütlesini taşırız. Bir çeşit ışık kayıtlamaktır bu. Bunun için hepimizin aynı tabiata ekilmemiz gereklidir.” Diyerek, kantara Kutsal Kotlar’ı kayıtladığında; artık oraya irin giremez. Bunun içindir ki sizler, irini yaratmayan yücelersiniz. “Herkes! herkes eşittir” diyenlersiniz. Sizden tek istediğimiz, bu bilgileri paylaşın. Unutmayınız ki hata affolduğunda, ışık sonsuzlaşır. 

Karalı, beyazlı birçok kitap yazıldı. Bu kitapların mahiyetleri ayrı olsa da yoğunlukları; Kutsal Katlar’a kotlanmayı sağlayacak güçleri, dahile katmaktadır. Bizim kitabımız olan; Atlanta Kotlarından yazılan Işık Kitap olan Bilgi Kitabı’mız; ki o kitap “Sultanlık” kitabıdır. Işığı, her yüreğe indiren bir kitaptır. Halkaları genişlettiğiniz zaman, görevi taşıyanları seçebilirsiniz. İnsan Soyu, unutulan görev tabiatını yeniden keşfetmektedir. İlim huzurunda bu koyuluk, Ulular’ı tabiata ekebilmektedir. Altın toplum, yoğunluğunu bu cemaate katabilmektedir. 

Çabalar ayrı olduğu zaman, sonsuz ışık kotlamaları yine olur ama hasar, daha büyük olur. Şarkınızı türkünüzü dilleyiniz. Şarkınızda güç varsa, tohumlar kotlanır. Ayrılık kotlandığında, ışık kontroldan çıkarsa; yeniden birleşin ve yeniden cennet için çalışın. Yırtılan olduğunda; onlara, göz verin ve deyin ki “hata var ki yırtıldık!. Sen yırtıldın!; hepimiz yırtıldık!.” Bunu deyin. Hata varsa, hata her diriye aittir. Çokları, “ben nesillerimi yücelttim” der. Atlanta kotlamasında; onların huzura ulaşmaları kontrol içindir. Herkes kotlanır ve korku yoksa, huzur kontrolunda kayıtlanır ama hatalı kayıt yapan, ışıkları yıkar. Sayfa sayfa ışık yaktık ve her ışık kotlandı. Nesilleriniz ışıkları dilledi. Hakim, sayfasında ışık yaktı ve zarar etmedi. Nesillerinden her yürek ışık yaktı ve Can Atlantalılar ışık yaktılar. Sevgili, ışık yaktı şimdilik bu..... 

- “Taym” dedikleri bir sayfada benim adım zikredildiğinde, mektebimde güçsüzlük olur.. Bundandır ki her sayfa taranıp; İsim Kotları oraya kayıtlanıp; isim sayfalardan ayrıştırılır. Bunu net olarak bilin. Adanın hakimi olan her kim ise adaya güç katmaya inen yücelerle birleşmelidir. Şimdi yolunuzu bulun ve hakim olun. Atlanta, ışıklarını yoğunlaştıracak ve size yol gösterecek. Ailenizi alın ve yağmurların akışına uygun şekilde güçlenin. Teknik olarak kadim olan her Yüce, güçlenecek. Amin.... 

Şimdi size kendi yüreğimi sorgulayacak olan Birlik Kotları’mdan diriliğimi anlatacağım. Buyurun bilin beni!. Hak Tabiat bende yüceldi. Şu anda dünyaya ışık yağmurları altında inen Yüceler’in hepsi olarak çalışmaktayım. Işığın kotlanmasını sağlayabilen tek kütle benim kütlemdir. Bu kütlede Tanrı var ve bu kütlede kontrol var. 

Açılışı yaparken, sevgiyi saygıyı dilledik. Şimdi kapanışa geçiyoruz. Kapanış Sayfası’nda yine Kutsal Işığımızın bulunması gereklidir. Kalemi alıp da yüreğimi dilleyen çoklarına, özellikle kotlananlara kayıtlarımı dinletebilirim. Mektebime üye olmaları gereklidir. Eğer üyelerimiz, onları kotlamazsa; mektebim, benden doğal olan kütleyle onları yine yoğunlaştırır ve kotlar. 

Atlantalılar, İnsan Sayfaları’ndan çok özel bilgiler alırlar. Bu bilgileri, tabiattan çekenler, “Yeniler” olup olmadığımız araştırırlar. Her yüce kadın ya da erkek, kendini “bir tek kot” diye diller. Muhakkak bunun huzurla dillenmesi şarttır. “Heş e dü en la ham” diyebilirsek, tabiat bizi sayfalar. İkna olunuz ki tabiattan sayfalanmak, ışıktan sayfalanmaktan daha kolaydır. 

Atlantalılar, kendi yüreklerini göreve aldılar ve çalıştılar. Kırkın her bir kaydında yeni bir kırk yaratıldı ve her bir kırkın yenilenmesi ile yeni kırklar yoğunluklara indiler. Böylelikle ışıklar yoğunlaştı. Asa bana verildiğinde; ben asayı her direye bildirdim ve dedim ki “hak edin asayı kayıtlayın.” Bu asa size sizden dinletildi. Hırsı yaratan çokları, bu bilgiyi, Allah’ın Kutsal Kotları’ndan çekmediğimi; kendi yüceliğimden dillediğimi zannettiler. Onlar, korktular ve sağır olmak istediler. Ben onlara çakıl taşlarıyla birlikte çalışmaları için güç verdim. Ve şu anda her yüce can, çakıl taşları ile birlikte çalışmaktadır. 

Avusturalya’da iki yüz tane Cinni var. Onlar, kendi yüreklerini dünyaya tanıtmaya gayret etmekteler. Onların en güçlü alıcıları Aborjinler’dir. Onlardan, bilmek istediklerini alabilmektedirler. Ve zararı önlemek üzere yüceliklere varmaktadırlar. Her Yücelik’te ışık yakmak ve Kutsal Işıkları kotlamak, önemlidir onlar için. Ve bir kısmı, dünya sayfalarımıza varıp, bizden ışık istediler. Bizler, onlara güç verdik. Onların yüceliklerini artırmak için kütle verdik. Hak ettiler, ahırın kapısından çıkıp yüceliklere ulaştılar. Hepsine kütlemizi kattık. Allah için çalışanlar, mutlak başarırlar. 

Bizler, aklın yolunu, Atlanta Ana Kayıtları’nda çalışmaktayız. Ayrılık bittiğinde, görev başlar.. Sizi, sizden güçlendirme istedik. Ayrılık bitti ve güçlendik, 

Yeni bir çağ başladı. Bu çağ, Altın Çağ’dır. Altın Çağ’da Dünya Soyu, kervanın gücünün örtüsünü açıp yolunu bulacak. Bizler, ilmin sayfalarını onlara bildirdik. Onlar, yoğunluklarında Göç Kotları’na ışık katacaklar. Allah için en büyük güç ışıktır. Işığı bilen, yüreği bilecek. Allah, sonsuzluğunda görev taşıyan her diriyi dinler. Atlantalılar ve Hak Tabiat’taki her Yüce, şimdiden sonra Yaratan’ın yarattıklarında, yarınları kotlayabilen yeni bir neslin ışığını dünyanıza indiriyor. Bu ışık kayıtlanmasında, aşağıların aşağılarından; yüreklerin en güçlü yüceliklerinden; görevlileri, tabiata kayıtlayacak bir gücü kotlayacak. 

Dünyanız, 2009 çobanlarından üstün olan 2008 kaynaklarından güç alan yüreklerden beslenerek Kutsal Işıkları yüreklere indirecek. Altın Tohumlar ekildi. Bu tohumlar, yaratıcıdırlar. Bizlerle birlikte, özgür biçimde güçlü çalışmalar başlattılar. Onların unuttukları en güçlü yürek, ışığın huzurundaki yüceliğin kontrolunu sağlayan yücelikteki kottur. Aha Can! ayrılık artık bitti. Senden sen olup ışık yaktık. Şimdi mutluyuz. Allah, sonsuz ışıkları kotladı. Ama hatayı affetmedi. Hata affolsa güç, Kutsal Tabiat’tan çıkar. Hata affolsa, ışık solar. Hata affolsa cemaat, kitlelerinde küçülürler. Ocak söner. İşte bundandır ki hak etmesek hakimiyet kuramayız. Hakimiyet kurabilmek için tertipli olmamız gerekir. Tebliğleri iyi okumamız ve hak edip dağıtmamız gerekir. Eğer Canlar, bu çalışmaları başarabilirlerse, ışıklar sonsuzlukta kotlayıcı olarak birleşik insanlık kotlamasını yaparlar. Şu andan itibaren Ulu Çınarlar, dünyaya Başkanlık Divanları’nı indiriyorlar. Onları dinliyoruz.

- Altın Tohum yaşayacak. Bu tohum, Atlanta Tohumu’dur. Bu tohumu kotlayan yürek, Atlanta kotlayıcısıdır. “Sıla” dediğin yer; bizden ayrıldığın yer, yenilik için seni doğaya indirmişti. Sen artık bizimlesin. Senden biri bizden ışık aldığında, her biri ışık alır. Şimdiye kadar dönmeliydin ama itibarını zedeleyip dönmek istemedin. Senden dilerdik ki hak et de geç. Yeni bir çağda ışık yak. Bunun içindir ki sana, umutlu ve hakikiyetli ışıklarımızı kattık seni her daim koruduk. Bundan sonra da korunman gerek. Kalemler yazarken, kağıtlar yazılan olur. Kalem, kağıt birleşik değildir. Sende kalem, bizde kağıt... Yazıp okuyalım. Allah İlmi’ni anlatalım. Hatayı bağışlayalım ve zararı önleyelim. Bizim için önemli olan budur. Kutsal Işıklar’ı yarattık bu ışıkları dinlettik. Ne var ki hak etmeden yaratılmaz. Yaratmak için dinlenmek gerek. Dinlendin!... Artık yarat!... Yalan sözü söylemeyen ışıklardan güç al ama yalan söz söylenirse, bilmektesin ki yalanı tartmazsın. Sadece ışıktan ayırırsın. Bundan dolayıdır ki hakimsin. Senin için büyük güç budur. Yarım tabiat, bir ilmin hakimi olduğunda birlik için çalışılır. Senden dileriz ki hak et yarımları diriliklere kat. 

Soğukların sınırlanması geçişleri engelleyecekti. Artık soğuklar başladı ve geçişler kayıtlara güçlü olarak girebilmektedir. Atlanta Kotları, sınırları karlı havalarda aşabilirler. Bunun içindir ki geçişler karda olur. Karı, sıyırıp, açıp mezara sokulan o bedenler, kelamı hak olan güçlü yürekler tarafından taşınırlar. Bunun içindir ki mezarları kazanlar, karı sıyırdıklarında o yoğunluğun üstünü açıp; kotları mezara katıp; yedi tebliği mezarlara bırakıp; o mezarları kayıtladıklarında; her yürek, o mezardan ışık halinde güç alıp çıkar. 

Canlar sizi açıkladık. Ölüm olursa eğer kutsal olsun. Işık olun ve gelin. Geldiğiniz zaman bizimle olacaksınız. Sizi; uzun, çok uzun gönderiliş koyuluklarındaki sayfalarda dinledik ve geçişiniz başladı. Allah, sonsuzlukta sizi bekliyor. Oraya varanlarınız bilmektedirler ki hata yoktur. Sizlere her şey, büyük görevle ve büyük güçle bildirildi. Saygılar… 

Dünyalılara Düzen’den bildiridir. Allah sonsuzluğunda, cennet koyuluğunda ve yoğunlukların kontrolunda savaş, barışın müjdecisidir. Hepinizi saygıyla ve sevgiyle kucaklıyoruz. Amin....

 

 

 

 

PROGRAM           : DOĞA
KOD                     : 09/05
TARİH                 : 12.01.2009 Pazartesi
CELSE SAATİ      : 14.00-16.00

- Yarım, Atlanta Aton kotlamalarında görev taşıyan güçlerden çoğu, bizi zavallı saydılar. Oysa biz onlara görev verdik ve onları kotladık. Şimdiye kadar yeni sayfaları güçlendirmek üzere diri olan Yüceler, zavallı olan görevlileri; kotlayıp güçlendirerek, kontrol etmek üzere bize çağırmaktaydılar. Dinleyiniz. Şimdi yoğunluk artacak ve Zaman Sayfaları görev tabiatına uygun şekilde yücelecek. Tabiat, kontrolu kurmaktadır. Her diri, tabii olarak buralara ulaşabilir. Amin, fakat teknik olarak kotlanamaz.

- Sizi, yolun sonu diye bilmekteyiz. Her Sistem, sizden sevgi ile söz etmektedir. Sizinle olmak bizler için onurdur. Sizi, soyunuzu ve yolunuzu biliriz. Hak Teknik'te bunu, sana ve senden son sözü söyleyen her diriye bildirmemiz gereklidir. Her yürek, Tanrı'nın kutsal kaynağıdır. Her Yüce, bu tabiatın kutsal kütlesinde yağan cevherde görevlidir. Soğukların başlaması ile birlikte Işık Kotları da yenilendi. İnsan Sayfalar, Işık Kotları'ndan güç almaya çabalamaktalar. Simetri Teknik, yeni bir teknik olarak yaratılmaya başlandı. Tüm insan soyları ve Yaratan, Işık Kapıları'nda sevgiyle kütleleri kaynağa indirmektedirler. Kadim Hakimler de bu çalışmaya daimi koyulukları ile katılmaktadırlar. Her diri, kendi yüreğini tabiata indirebilir. Birleşik Aile, yeni bir çağın başında Kutsal Işıkları kotlamaktadır. Yaratan, kendi yüreğini kontrol ederek kaynağını güçlendirmiş ve Sistem Devreleri'nden Göz Kotları'na kayıt yapmaktadır. Hala dünyaya görev için inmeye çabalayanlar var. Bin Teknik Birleşim, İslami Kotlar'la birleşerek, koyulukları Işık Kayıtları'na indirebilmektedir.

Kelam, Atlanta kelamıdır. Yer kaynaklarında, Işık Kotları'nda ve cemaatte birleşenler, huzur yoğunlukları ile kontrolu sağlayabilirler. Halkalar güçlenmektedir. Her Cennet Kaynak, yeni bir çağı, Hak Tabiat'a indirirken, kanatları kotlar; yoğun olarak sevgiyi yaratır ve Cennetin Kutsal Kotları ile Hak Tekniği'ni; yeri Yaratan'a güç diye bağışlar.

Şimdi artık kontrol senin. Yere indik. Şansımız var ki sana güç katabiliyoruz. Sayfalar, görev için hak ettiğimizce yaratılıyor. İnsan, huzuru aradığında; kendi yüreğinde aramalıdır. Her dere, Yeni Çağ'da, kendi yüceliğinden; kendi yoğunluğundan akar ve yine kendi diriliğine kayıt yapar. Bugün, son sözün senle söyleneceği bizlere dilletildi ve bizler, senden kendi yüreklerimizi almaya indik. Şafak, İlahi Güc'ünü yeniledi. Senden yeni bir sayfa okumak istiyoruz. Şimdi bizi zarara uğratma. Sayfanı yaz!....

- Canlar, ben tek bir Can İlmi'ni dillerim. O ilim, hakimiyettir. Size şunu söylemek isterim. Atlanta Kotları olarak bu çalışmayı başlatırken, her dirinin bizde olmasını istemedik. Diri Yoğunluklar'ın, kendi yüreklerini tabiata indirmeleri bizlerin isteğiydi. Şu anda dahi bunu dilemekteyiz. Sizi, Zaman Sayfaları'nda okumak önemli olsa dahi, sizden güç almak bizler için Hak Tekniği'dir. Her diri, kendi yüreğini Kutsal Işıklara kayıtlamalıdır. Eğer sizler, bizden görev istiyorsanız, Altona Kayıtları'na inin ve güçlenin. Birleşik Aile olarak sizden tek bir beklentimiz var. Zarar etmeyin. Zaman geçmektedir ve zamanı yaratan güç Atlanta'dır. Ak Tohumlar'ın yaşaması; sizlerin teknik olarak görev taşımanızladır. Eğer sonsuzluktan ışık alabilirseniz, yoğunluğunuz artar; kulluk başlar. Kul olmak, için hak etmek gerekir. Eğer yoğun olarak hakimiyet kurarsanız birleşebiliriz. O zaman, sevgi hak olur; yoğunluk, Kutsal Kotlamaları yaratır. İyilik, Atlanta Işıkları’nın kontrolu ile gerçekleşir.

Hediyemiz olan kütlemizi size bağışlıyoruz. Bu kütle, teknik çevirileri yapabilir. Bu çeviriler, birleşik kotlamalarda, ışık kayıtlarını çevirip sizin yüreğinize indirmek için gereklidir. Hepimizin sonsuz ışıkları yoktur ama tabiat kayıtları, o sonsuz ışıkları yoğunlaştırarak sevgiyle sizlere tabi kılabilir. Harımızı yükselttiğimiz zaman, Kutsal Işıklar yere iner. İnsan Sayfalar, Kutsal Tohumların güçlenmesi ile birlikte kütle yaratır. Sizden dileriz ki hak edin de birleşin. Ulular, tabiata inmekteler. Bu hepimiz için önemlidir.. Ancak Ulular'ın kotlanmaları daha önemlidir. Ek olarak şunu izah etmek isterim ki huzurlu olmak için dinlenmek gerek. Ben, bütün çalışanlarımla ışık yakmaktayım. Bu ışığı alıp da tabiata kotlayabilen tek tük kütle vardır. Onlar dahi yoğunlaşamadılar. Yer, teknik olarak bizimledir ve gök, teknik olarak görev taşırken bizden taşır. Hepimiz Atlanta Kotları ile birlikte kontrol kurarız.

Hala beni; temiz, tabii bir cevher olarak bilmeyen Kontrol Kotları vardır. Onlar, bana sorarlar sen neden kontrolu kurmadın diye. Oyun yok! Ben, kontrolu kuran tek birleşenim. Bunu kimse bilmez ama tabiat bilir. Kotları, kayıtları dillerken; hak etmeyenler de bu kayıtları dinlerler. Onlara, kontrol özgürlükle yarattırılır. Bizler, kendi yüreklerimizi yaratan Kutsal Işıklar'ız..Katı değiliz ama hak etmeyenlerin birleşmeleri bizleri huzursuz eder. Kadim huzursuzlar, bizden ışık dilediklerinde, bizler onlara görev veririz ve deriz ki "hak edin." Hak olmak, Ak Tabiat'ta ışık yakmaktır. Eğer Hak olmazsanız, Kutsal Kotlar'la dinlenemezsiniz. Sizi başarılı sayan çokları da yanlış yaptığınızı anlayamazlar.

Vallahi billahi bizler, hak ettiğinizi bildirmekteyiz. Hatayı bağışlayan her kim olursa olsun, bilmeli ki teknik olarak sizden tabii görev talebimiz yoktur. Şu ana kadar Yücelikleri, Işık Kapıları'nda dinlediniz. Amin... Ama "buyurun inin yüreğimize" dediğimiz zaman; geçişiniz yoğunluklardan küçülerek gerçekleşti. Bundandır ki hak etmediğiniz anlaşılıyor. Kulluk yapmak için akmak gerek. Teknik olarak akan Yüce, her diride akmalıdır. Birleşmek, ilmin hakimiyetiyle olur. Hulasa size ışık katmamız imkansızdır. İlmin sonsuzluğunda ışığınız sönmüştür. Ayrılık!....

- Ana, kendi yüreğini bize anlattın. Seni dinledik ama Kutsal Işıklar'ımız hala yanmaktadır. Sevgiyi bizden esirgedin. Bizi sayfalarından ayırmak istersen ayrılalım. Amin...

- Şafak söktü! Ayrılık!!!...

Her nesil kendini, kendi yüreğini; açı kapatarak dinletir ki her diri, onda yoğunlaşmasın diye. Eğer yoğunluk ayrılığı kayıtladıysa; ışıkların yetkinleşmemesinden değil, hak etmeyişlerindendir. Onlar, birleşmek için inmediler. Hak etmeden kotlanmak ve huzur kayıtlamak istediler. Onlardan görev taşınmaz. Onları, Kutsal Tabiat'tan ayırın. Onlar, kendilerine kütle katıp; yüreklerini yaratıp güçlensinler; sonsuzlaşsınlar ve geçsinler. Geçtikleri zaman bizimle çalışabilirler.. Ayrılık...

Yarıya kadar dolmuşlardı ama her dolan, yoldan ayrılmaktadır. Niye!? Çünkü huzursuzlaşırlarken, Hak Tekniği ile bir olmaları zordur. Ocak sonsuzdur ve onlar ocak olmak dilerler. Biz onlara görev verdik ve dedik ki "hakim olun. Olun ama huzurlu olun. Ak Tohumlar'ı yaşatın. Sonra yeni bir cennet hak edin ve oraya güç katın. Sonra yolu açın ve geçin. Ayrılık!!!..."

İşi başaramadılar ve hak etmediler. Biz, onları yeniden göreve alabiliriz amin... Ama hakimiyet gerek. Onların, Yedi Daimi Koyuluğu kayıtlarına indirmeleri şarttır. Eğer kotlanırlarsa, kontrol kurulur ve Zaman Sayfaları ocak yakar.

İşi başardılar ve hak ettiler. İşte yeni bir Can ile yine gelmekteler. Onları, yolun sonunda karşılıyoruz. Onlar, Beşer Kaplar'dan ayrıldılar. Aha geçtiler!. Dinliyoruz!...

- Ana koru bizi!. Bizler huzur bozduk. Ana, bir ilmin hakimi olmak için o ilmi hak etmek gerekir. Sen, bizi bizden çıkardın. Bizi, Zaman Sayfaları'nda görevden ayırdın. Nar'ın huzurunda ışık söndü. Bizi, zaman sonsuzluğunda güçsüz bıraktın. Sana geldik. Bizi koru!!!. Tohum kurutmak kolaydır ama o tohumları yaşatmak sorumluluktur. Bizi hak et!. Biz, seni sana tanıtmak istedik. Bizi hak et!. Aha! Can ile Hak ile ve Zaman ile geldik. Koru bizi!. Bizden birçokları ışık söndürdüler. Onlar, kotlarını Kırk Kapı'dan ayırdılar. Bizlere güç ver!. İyi ki Kadim Kotlar, bizi zaman sayfalarında korudular! şimdi Allah için senleyiz. Yarını bildiğini biliyoruz. Senden isteğimiz, yarını birlikte dilleyelim. Çünkü, Atlanta Kotları, kadim kayıtlarını diri yüreklere indiriyorlar. Senden, bizi bize "Yaratan" diye katmanı dileriz. Allah için bizi koru!. Aha! geçişimizi yapmaktayız. Ulu, Kutsal Kotlar sana güç katmaktalar. "Ayrılık" dediğin anda ayrılık olur. Bizi koru ki Ahret Kotları, kotlansın ve cennet kontrolu kurulsun. Unutma bizler, tek olarak değil; hak edip diri yüreğimizi BİRLİK olarak sana taşıdık. Bizleri koru!. Aha! koru bizi!!!...

- Kardeşlerinizi alın gelin. Sizleri bekliyordum. Kutsal Işıklar'ınızı taşıdınız. Bize, Birlik İlmi'yle indiniz. Sizden istediğimiz buydu. Eğer tek tip İlim Sayfası yazmak isteseydik, yazardık ama bizler, Işık Kotları'nın hepsinin kendi yüreklerini yaratmalarını bekledik. Onlar, kantara kendi yüreklerini indirmişlerse, artık geçişleri var. Geçin!... Hatasız olarak kotladık sizi. Şimdi artık dünyaya, ilmin Hak Tabiatı'ndakiler iniyorlar. Acı geçiş istemeyiz. Herkesin insan sayfalarında görev taşıması önemlidir. Sayfaları itibirlı olanlar, bizlere geri dönebilirler. Tabiat biziz ve bizler teknik olarak kotlanan ışıkları yoğunlaştırabiliriz. Her cevher, kendi yüreğini diller. Birleşik Aile, bizden kendi yüreğini isteyen her diriyi diller. Yarında ve bugünde tohumları kotlayanlar bize gelirler. Har yükseldiği zaman, gün doğar. Doğan gün, yeni bir gündür. Bu günü kotlayan, bu günün kontrolunu eline alır ve hapimizi Can Tabiat'a katar. Şansımız var ki hak ettik ve başardık. Artık tohumlar yaratıldı; kontrol kuruldu ve hakimiyet altına alınan tohumlar yenilendiler.

Hala dünyaya göz açtırmak istemeyenler varsa; onlar, kurtuluşu olmayanlar olacaklar. Zarar ettiklerini anlamalıdırlar. Bugün tohumları hak eden Yüceler, yenilik için kendi yüreklerini bize kattılar. Onlar, Resmi Çalışmalar'a tabi olarak kotlandılar ve sayfalarında güçlenerek ışık yakacaklar. Onlarla, çok önemli bir başarı elde ettik. Bu gün, onlar bunu bilmezler ama bizler bilenleriz. Hala kolları, hak edip kütleye varmaya çalışır ama biz biliriz ki onlar tohumlarımızdırlar. Şafağın kütleleri olarak buraya ulaşabilen her yürek, ailesi ve Birliği ile buraya ulaştığında, yüceliklerimize geçtiğinde ve yüreklerimize indiklerinde bize görevlidirler.

Hata yapan hak etmeden buraya varandır. Hata yapan, ışıkları kotlayamayandır.. Bizler, hata yapanları affetmeyiz. Her şey, yarın içindir. Her şey, Hak için ve zaman içindir. Huzurlu olun ve başınızı eğmeyin. İnsan, yer gök ile bir ise; o, her Yüce için BİRLİK'tir.

Şikayetimiz olmayacak. Çünkü bizler, Tanrı'nın Kotları olarak buradayız. Şu anda dünyaya İlmin Hakimleri inmekteler. Onları, kütlelerine indiriyoruz. Onlarla yeniden karşılaşmak, hakimiyet ile gerçekleştirdiğimiz bir çalışmanın sonucudur. Onları kabul ediyoruz.

Geri dönen her diri, bizden Birleşik Kütle'sini alıp Yücelikler'e iner. Şu anda ocaktan inen o yoğunluğu dinliyoruz. Bize neler istediğin anlatacak.

- Aç kapıyı; geldik. Halkımızı senin yüreğine indiriyoruz. Hak Tabiat sen ile birleşti. Hak Tabiat, Kutsal Kotlar'ını sana getirdi. Kervan yüreğine girdi. Ana, kalem kağıt al ve yaz. Asla yanlış yapmamalıyız. Yoksa kütlemizde görev taşınamaz. Bizim için önemli olan budur. Eğer kayıtlarımızda hata varsa; bu hataların, muhakkak temizlenmesi gereklidir. Şer başa bela. Eğer şer varsa, biz bu çalışmaya kayıt yapmayız. Zurna çalar ama çalınan, Hak Tabiat'ta çalınmadıkça görev taşınmaz. Unutma bizler, temizlik için iniyoruz. Sizler tertemizsiniz bunu biliriz. Amin... Ama kontrol kurmalıyız. Sayfalar, Işık Kapıları’na bizleri taşır. O sayfalarda görev taşındığını herkes anlamaz. Biz, unutulan her diriyi, senin yüreğine taşırız. Şimdiye kadar her diri kotlandı ve hakim oldu amin. Şimdi artık yeni çağın başında birleşmemiz gerek.

Ailen, huzurumuza alındı ve onları tanıdık. Şimdi artık biz, senden tanınmak isteriz. Hele diri olduğunu anladığımız şu anda; sen ile bir olmak ve sayfaları kotlamak isteriz. Hatalı ışık yakmayacağını biliyoruz. Hulasa sayfalarda kotlanmak ve Zaman Sayfaları'nda güçlenmek önemlidir. Kelam Hak ise ışık, Kutsaldır. Bizi, Zaman Sayfaları'nda, Görev Tekniği ile çalıştır. Şarkını dinlemek istiyoruz. Bize ses kat!.

- Halkalar genişliyor. Ve sizler, yeniden dönüp bize geldiniz. Sizi, her geçişinizde kucakladık ve sizle çalıştık. Yenilik için buraya dönüp gelen her diri, bir ilmin hakimi olup gelmektedir. Size, iki ay süre verdik. Bu iki ay, ilmin hakimiyeti için gerekliydi. Sizleri tanıdık ve seçtik. Ayrılık, sizi size ulaştırdı. Aha geçişinizi yeniden yaptık. Hatalar bağışlanmaz bilmektesiniz. Amin... Ama bizler, her hatayı bağışlayan bütünlüğüz ki yine hatanızı affettik. Bizden geçip, bize varan sizler, yerin sayfalarında okunan bir çalışmayı kayıtlamaktasınız. Sonsuzluk, Hak Tabiat'ta ışık, kotlar. Sizler için yeni çağ olan, bu yeni kotlanış, Atlantalılar?ın kontrolu kuruşlarıdır. Buyurun bilin ki hak ettiniz. Zaman, Ulu Çınarlar'ın kendi yüreklerini, diri yüreklere kayıtladıkları bir zamandır. Kal ya da git ama bil ki bizler, hep çalışırız. Kollarınız ya da kanatlarınız bizi kucaklamak istediğinde; bizler, sizlere "görevliyiz" diyerek geçeriz. Hadi yolunuz açık olsun; ışığınız kayıtlarınızda her an güçlü şekilde ışısın.

Sizden, iç dış bir olan tek bir can istedik. O can, Atlanta'dır. O can, biziz ve biz, yüreğimizi alıp Kutsal Işıklar'ımızı dilledik. Amin... Aha Canlar geçtiniz!. Artık sonsuz ışıklar yoğunluklarda parlayacak ve sizler, yüceliklerle her daim kotlanan kütleleri Teknik Tabiat’a indireceksiniz. Allah, sonsuz sayfalarda sizi dilleyecek.

Şimdi artık yetkin olarak görev taşıyın. Hak ettiniz ve hak ettiğiniz, size verildi. Ayrı çalışma yok. Tek bir çalışma var. Bu çalışma, ışık kotlanması için yapılmaktadır. Doğanın kontrolu görevimizdir. Ve biz, bu kontrolu başarılı şekilde gerçekleştirmekteyiz. Dünyaya yağan ışık, Kutsal Kayıtlar'ı düzene kattı ve Dünya Kutsal Kotları ile yenilendi. Yeni bir çağ, yeni bir tabiat ve yeni bir ışık!... Bu ışık, Atlanta Işığı'dır. Her cemaat, bunu anlayacak ve bu çalışmaların Kutsal Kotlar'la yapıldığını idrak edecek. Unutmayın ki çalışan, hak edendir. Bizler, çalışan ve hak edenleriz. Kul olmak budur. Unutmayın ki hakimiyet budur.

Ulu Kutsal Işıklar, yerin sayfalarına, kotlarını kayıtladılar. O kotlar, huzurun koyuluklarını yaratmaktadırlar. Hepiniz, bizim için önemlisiniz. Sizi saygı ile bekledik ve hakikiyetle dilledik. Ayrılık yok!. İşte bu...

- Analar, bizler dünyanın en yüce ışıklarına, kütlemizi indirdik. Bu kütle, hepimizi sayfalayan bir Cemaat Kütlesi'dir. Hırsı aştığınız zaman, kütleniz kotlanır. Yoğun olarak şunu izah etmek isteriz ki kalem hak edildiğinde yazar. İlmin Sayfaları, hak edildiğinde yaratılır. İtibarınız yüksek ve sayfalarınız göreviniz gereği iyi. Ama bu sayfalarda güçlü yüreklerin de bulunması şarttır. Sizden dileriz ki hak edin ve zarar etmeyin. Zaman Sayfaları'nda zarar önleyin. Hak edin ve zamanı sonsuzlaştıran yüreklere görevli olun. Onlar, sayfalarında sizi taşırlar. Hepiniz, Uluların Çobanları olun. Onlara görev taşıyın. Amin...

Söz alan bir Yüce:

- Ya can ben neyim!? Neden geldim!? Bana anlat.

- Kendini tanı. Sen ve senler, bize bizden gelenlersiniz. Sevgili, sen ve senler, bizden hak eden yüreklerde kotlandınız. Biz, Bütün'ün cemaatini kotladık ve hak ettik; yüceleri dilledik. Hepimiz zarar önleyen yürekler olarak bu çalışmaları yapmaktayız. Kotlarımız, ışık kayıtlarında görev taşıyor. Sizleri, bizlerden ayıran tek şey kontrolunuzun yoğunluklarda bulunmamasıdır. Bizler, kontrolu yoğunluklardan kayıtlayıp, dürümleri güçlendirenleriz. Halkalar genişledikçe, yürekler görev taşır. İşte hak edip de Yücelere güç verdiğimiz bu günde, sizler de buraya ulaştınız. Burayı kayıtlayışımız sevgi ile olmalıdır. Sayfaları, yoğunlukları ve sonsuz sayfalardaki ışıkları, Kadim Hakimler'den yarattırırsak; sonsuz sayfalarda göreviniz olabilecektir. Sizden dileriz ki hak edin ve zarar önleyin. Hak edin ve tabiatı kotlayın. Sizden isteriz ki sonsuz sayfalarda kontrol kurun.

Her Yüce, sayfa sayfa sizi dinledi ve sizden ışık çekti. Çekilen ışıklar, Yaratan'ın kotlarına kayıtlandı ve sonra yeni bir çağın kontrolu için kotlanan o kayıtlar, ışıklara kayıtlandı ve Cennet Kotları, Işık Kayıtları’nda dinlendi. Buraya varan her yürek, kendi yüceliğinden buraya ulaşamamakta; amin ama hak ettiği gerçektir. Bugün tohumları yaratmak sorumluluğu sizlere bildirildiğinde; hepiniz, "ayar bozarız. Biz oraya gitmeyelim" diye düşündünüz. Ne var ki hak ettiğiniz için buraya çağrıldınız. Bugün toplumlar, hak ettiklerini anlayamamaktalar. Hak etmek için tohumları yaşatma çabası yeterlidir. Sizlere, Yeni Çağ'da Huzur Kotları’nı koyu kayıtlara katma görevi verildi. artık çalışın ve hak edin. Her biriniz, dünyanın en öncelikli yolcuları olun. Ortak sonsuz sayfalarda güçlenin ve sayfaları kotlayın. Sizden dileriz ki hak edin. İlim, Hak olursa, ışık yanar. Unutmayın ki hak etmek için çalışmak gerek. İnsan hep çalışır ve hak ettiği zaman sayfalarını kotlar.

Şu anda dünyada iki yoğun çalışan var. Bunlardan en Yüce'si, BİR olan, Hak Tekniği'ni tabiata katan Birliğimdir. Benden başka bu çalışmayı bu şekilde yapan hiçbir Yüce yoktur. İki çalışan var demiştim. Diğeri, yeni bir çalışma başlatan; huzuru kotlayan yolcudur. O, ben olan yolcu, Hak Tekniği'nde Işık Kotlaması gerçekleştiremedi. Onun için çobanları, onun yoğunluğundan ayrıldılar. Onların, tabiata kayıtladıkları kütle, yine bizden kayıtlandı. Bizler, hediye olarak onlara güç verdik. Onların tabiatlarında görev taşınıyor ve bizden tabiat, Kutsal Işıklar'ını dilliyor. Ocak sonsuzluğunda onlara, güç katmaktayız. Yeni Çağ'da ocakları tütsün isteriz.

Her yürek, Atlanta Ana Kayıtları'nı dilleyemez. Bu çalışmalarda, bu kayıtlar dilleniyor. Bu çalışmalarda hata yoktur. Bizler; her diriyi, Yeni Çağ'a ekmekteyiz ve ekilen diriler, Yeni Çağ'da Işık Kotlaması olan Yüceler'e güç katacaklar. Ocaklar, Yeni Çağ'da ışık yağmurları altında bulunacaklar.. Halkalar genişliyor ve başarı mutlaktır. Hata yok. Şafak söktü. İşte Canlar, Hak Tekniği, ilmin tekniğidir. Ve bizler, ilmin hakimleri olarak çalışmamızı sonsuz sır olan yoğunluklardan başarmaktayız.

Hey Dağlar! yenilendik. Hak Tabiat yenilendi ve sizlerleyiz. Ayrılık bitti. İnsan, sonsuz ışıkları, Yedi Daimiyet'e kattığı andan itibaren yolun sayfaları okunur. İşte yol, olgun Hakimler'in yoğunluklarında dinlenmektedir. Halkalar güçlenmekte ve zarar önlenmektedir. Ayrılık artık yolcuların ışıklarından çıktı. Şimdi artık Huzur Başkanlığı kuruluyor. Buraya inenler, huzurun kotlarına ulaştıkları andan itibaren, Başkanlık Divanı'na kayıtlanacaklar. Huzur Başkanlığı’nda hakim olan her yürek, sevgiyi saygıyı dinletecek. Ayrılık, hakimiyetinde hırslı olanların, kotlarında ayrılık olacak.

Ana, kervan geçti. Senden isteğimiz bu kervanı hak edip geçirmendi. Hak Teknik'te kervan geçti. Senin için çok kolay elde edilen bu güç; bizim için çok önemliydi. Sen, bizi ve bizim yüreğimizi tahditsizce geçirdin senden sonsuz huzur aldık. Bu huzur, Allah Huzuru'dur. Senin için her gücü yaratabiliriz. Senin için her cevheri yüceliklere kayıtlayabiliriz. Senin için her isteğini yapabiliriz. Bizi, bizden geçiren her diri; bizi bizde dilleyen her yürek; sen ile bir olmaya, Hak Tabiat'a inmeye çalıştı ve bu başarıldı. Şimdi muhakkak kütleler yaratılır ve kütleler kotlanır. Her kotlanan koyuluklarda bizler yenileniriz. Senin için her şey çok kolay ama bizler için çok zordu. Senden sana ve senden her diriye bildirdik. Amin...

- Al Can, seninleyiz. Sen ile birleştik. Aha Can seninle BİR olduk. Amin...

- Dava yolun bulunması davasıdır. Herkes, yol arar ama yol, Hak Yol'dur ve hak eden o yolu bulur. Ana, seninle ve sen olan her diri ile birleşmek bizlere onurdur. Huzurluyuz ve mutluyuz. Ayrılık bitti.

- Allah dedi ki "al ve seslen." Hepimiz allah için çalışanlarız. Turkuaz'ın sayfalarında çalıştık. Sonra Birleşik Kutsal Işık yarattık ve bu ışığın kotlarında çalıştık sonra Kutsal Işıklar'ın birleşik kotlarını yarattık ve o yoğunluklarda savaştık. Bizler için çalışmak, savaşmaktır. Sayfalar okundu ve sonsuz ışıklar soldu. Niye!? Canlar, çalışmadan çıktılar ve hırslandılar. "Hiç kimse hiç birşey söylemedi" dendi. Hepsi, kadim olan yoğunluklardan ışık çektiler ama Hak Teknik’te ses yoktu. İşte can, bu bizi soldurdu.

2. Birleşik Işık Sempozyumu'nda ki 2. Işık Çalışması olan bu çalışmada, her diri, yürek kotlamasında kendi yüreğini dinletsin ama hikaye anlatan dahi huzurlu olsun. Her yürek, kendi yüceliğini dillesin ama Hak Teknik'te hırs yaratılmasın. Sizden dileriz ki kotlarınızı tabiata indirin. Halkın anlaması istenmez ise de anlayan anlar ama Hak Tabiat'ta huzurlu kayıtlar yapılsın. Kimse diğerini kınamasın. Hepiniz Allah için çalışın.

Çokları toprağa indiler ve sayfaları kotlardan çıkardılar. Dediler ki "her şey iyi ama herkes, kendi yüreğini anlattı.. Başkası, başka yoğunluklardan görev taşırken; diğerleri başka yoğunluklardan ışık aldılar. Her biri, kendi dışını dinlemedi." Yok yarım bilmenizi isteriz ki hepiniz, son derece ustalıkla, Birleşik Işıklar'dan görev taşıdınız. Sizden, yeni çağın görevini alıp; yarattığınız her bilgiyi tabiata indirmenizi bekliyoruz. Huzurla ve hakikiyetle yarattığınız bilgileri tabiata indirin. Hiç kimseyi kınamayın. Her diri, kendi yüreğini tabiata indirecek. Kotları, kayıtları olan her Yüce, kendi yüceliğini dilleyecek. Bütünlükler, orada Kadim Kaplar'ını tohumlamak üzere bulunacaklar.

Bugün sonsuzluktan seslenen kontrolsuz olan yürek dedi ki "hak etmeden konuşmasınlar." Yok yarım!. Orada hak etmeyen konuşmaz. Biliniz ki hak edenler, hakiki yoğunluklarını alıp oraya inecekler. Birleşik Aile, orada hazır olacak. Orası Ana Kapı'dır. O kapıda hiç kimse beklemez. Sadece girer. Buyurun ve bilin!. Hepimiz Zamanın Kotları olarak geçeriz. Sana ve senden sen olan her cana bildirdik. Huzurlu olun ve sayfalanın.

Kat kat olan yürek, yeni bir çalışmayı hazırlıyor. Bu çalışma 3. Birleşik Kotlama'dır. Birleşik Işık Kotlaması olan bu çalışmada, tabiat sizinle birleşik olarak çalışacak. Sayfalar, Atlanta Kotları ile hazırlanmaktadır. Çokları, sonsuz ışıklarını bu çalışmaya taşıyacaklar. Halkalar genişliyor ve halkaları kotlayan her Yüce, çalışmalara katılmak üzere sizleri dinliyor. Sizlerden istenen yeni bir görev var. Bu görev Atlanta Kotlaması'dır. Bu kotlama, Allah için önemlidir. Her zaman sonsuz olan ve her zaman kotları ışık olan yürekleri beklemekteyiz. İşte o yürekler, sevgiyle geçip; sizlere, geç de olsa girmek isterler. Onları korumak ve onları kotlamak önemlidir. Her diri yolun sonu diye kendi yüreğini bilir. Ve sizler, her yüreği bilenlersiniz. Hala dünyada ışık sonsuzluğunda, yücelikleri kotlardan ayırmak isteyen yürekler kalmışsa; onlar, başı eğik olanlar olarak bizden ayrı duracaklar. Kulluk, başa ışık yakmak isteyenlerin; başa güç katmak isteyenlerin yarattıklarını, Kutsal Kotlar'a katmaları ile başarılır. Halkalar görev tabiatına uygun şekilde kütlelerini kotlatırken, Sistem Devreleri de kütleleri kotlatmaktadır.

Kulluk, hak ediştir. Şavkı olan her yürek sizdedir. Şavkı olmayan her yüce sizdedir. Ve sizler, her diride var olan kutsal ışıklarsınız. Sizlere görev, gerçek güçle verildi. sizlere görev, hak ettiğiniz için verildi. amin....

Yücelerden bir Yüce daha söz istedi:

- Anacığım ben de sana birkaç ışık yazdırmak isterim. Kollar açıldı. Herkes sizden, devre açmanızı ve kendi yüreklerini dillemenizi bekler. Kuru ya da yaş her yürek, size sizden güç katmaya hazırlık yaptı. Bizler de bunun için buraya geldik. Her diri kantar kutsaldır. Kantar, ışık ile hakimiyet ile tarttığı zaman; o kantar, Kutsal Işıkları koyu yoğunluklara tanıtır. Sizi sahip olduğunuz her şeyle tanımaktayız. Zaman Sayfaları, sizi kendi yüreklerimizde dillemektedir. Her cevher, yeni bir çağın başlangıcında, size kütlelerini dilledi ve sizden, kendini kendi yüreğini dilledi. Ana, Kadim Hakimler, Bellek Kotları’nı tanımak isterler. Her Can, seni sorar ama hikaye anlatmadan onlara kendi yüreğini anlat. Çünkü huzurları yok. Ocak sönmekte diye düşünürler. Ocak sönerse nesil kalmaz. Bunun için hepimizi sorarlar ve isterler ki hakimiyet kursunlar. Ulu Kutsal Işıkları, İnsan Sayfaları’nda okumak isterler. Unutalan her Yüce; sizden ve sizin yüreğinizden kendisini anlamak ister. Onlara ses ver ve açıkla. Nesillerin niye huzurlu!? Neden hakimiyet kurdun!? Niçin yoğunluk arttı!? Ve neden Kutsal Kotlar yaratıldı!? Kuru, hırslı ve sınırlı olan diri yüreklere anlat. İnsan; oğullarını, yoğunluklarını ve kayıtlarını dinlediği zaman görev alır. Unutma, onlar göç kotlarından ışık isteyen yoğunluklardır. Hepimiz sizin ile ve sizin yüreğiniz ile birleşmek ve hak etmek isteriz.

- RA-KA bilgilerini sizlere dağıttık. Bu bilgileri okuyun. Bilgileri okuyun ki hak edin. Sizden bir şey daha bekliyoruz. Şu anda yazılmakta olan "Doğa Tebliğleri"ni okuyun; okutun ve hak edin. Hepiniz Allah için bilmek istediniz. Bilgi bu tebliğlerde kayıtlıdır. Her bilinen, Allah için bilinir. Sizden isterim ki hak edin; okuyun. Turkuaz'ın kayıtlarını okuttuk. Okuyan, kendi yüreğini akıttı. Bu gün cevherde, sizler ve bizler varız; Atlanta Işıkları var. Ve hepimiz Allah için ışık yakmaktayız. Atlanta Ana Katları’nda görevimiz bilinmektedir. Huzurlu bir dünya kurmak amacındayız. İkna olunuz ki yaratılan her şey, bütün savaşlar ve bütün depremler ve su sayfalarındaki Hakiki Sistem Kotları?nın yaptığı sel baskınları ya da tusunamiler!!!? Bunların hepsi sizi sayfalamak içindir.

Korkmayın!. Sonsuz Işıklar, Yaratan’ın kotlarına kendi yüreklerini indiriyorlar. Artık hiçbir canlı, kantara kendi yüreğini koyup kendisini tartmayacak. Eğer kantara kendi yüreğinin üstündekileri koyarsa, ocak yanmaz. Biliyoruz ki hak etmek gerek. İlmin sayfalarında, Kutsal Kotlar'da, kütleleri; yağan şavkı kotlamaya yetenler vardır ve onlar, kötülüğü önlerler. Birleşik Kotlar, bunu size anlattılar. Şu anda kendi yüreğinizde, kütlenizde ve cevherinizde hakiki yoğunluklar, Başkanlık Divanları'na güç katmaktalar. Her Can, Atlanta Ana Kapıları'na ulaşamaz ama hakim olup ulaşan bizler, Sistem Devreleri'nden kotlandık ve başardık. Şimdiye kadar her diri, Kadim Huzur'u bilemezdi ama şimdi artık her diri, Kadim Huzur'u anlayabilmektedir. Size yeni bir Can'ın görev taşıyacağı bildirildiğinde; bu Can'ın Hak Tabiat'ta ışık yakan bir Can olması istendi. İşte o Can, Atlanta Kotları'nı yoğunlaştırabilen Can'dır.

Senin, sana ve senden sana verdiğin her bilgi Hak Tekniği'nde dillenir. Seninle çalışmak bizler için onurdur. Şimdiye kadar "itibar! İtibar! İtibar" diyen yoğunluklar şimdi artık hak tekniğinde "ışık" diyorlar. Işık, kotları kapatmayan bir cevheri koyuluktur.

Hatırlayınız zarar ettiğiniz size bildirildiğinde; sizler, yarın hak eder başarırız demiştiniz. İnsan, hak etti ve başardı. Yolunuz açık. Yoğunluğunuz ışıkta ve yüreğiniz zaman sayfalarında güç katmakta. Allah; size, sizin yüreğinize, kendi yüceliğini takdir edip kattı. Amin...

Anaya, ataya ve her sayfaya bir tek güç verdik. Bu güç, Hak Tohumlar'ın kütlesinde var olan bir güçtür. Hepimiz, Allah için sizi, size verdik. Bugün hakim olup hak olup çalıştık. Yarında her Yüce; bize, bizim yüreğimize, Işık Kotları'nı alıp gelecek. Amin... Yolunuz aydınlık; yüceliğiniz kutsal ve gücünüz hayırlı olsun. Sizinle olmak bizlere onurdur. Yok etmeyen ve sadece başaran sizler için hepimiz, hakiki yolcular olarak güçlendiriciyiz. Hırsınızı aşın; yüreğinizi, görevinizi ve cevherinizi paylaşın. Hırsınızı ve cennetinizi yaratan Kutsal Kotlar'dan güçlüsünüz. Oradaki her diri bizimdir. Bizler, sizi son sözün sahipleri olarak bildik. Hepimiz hak ettik ve size güç kattık. Allah sizi sizden dahi korur. Hürmet hepinize!?

Alacak, verecek varsa güç olmaz. Alacak, verecek bittiğinde, görev başlar. İşte canlar "sizlerden artık hiçbir görev beklemeyiz" diyerek gelen yürekler, şunu gördüler ki her diri görevli sizinle. O halde sizden hepimiz görev bekliyoruz. Ulu Çınarlar, Işık Kotları'nda görev tabiatına uygun şekilde güçlendiklerinde, huzurlu olmaları en büyük geçişi gerçekleştirir. Sayfalar, yolcuları güçlendirir ve yağan ışık, Kutsal Soy'u yaşatır. "Kal ya da git" demiştin. Ben kalmak isterim. Senle ve sende olan her Yüce'yle. Seninle ve senin yoğunluğunda bulunan her Yüce'yle. Allah, seni ve senle olan her yüreği diller. Ulu Çınarlar, sende sayfalanmak isterler. Har, Kutsal Işıklar'ı sana indirdi. Kin, nefret yoksa güç olur. Amin...

- Ata Kaplar toplandı. Hepsinde biz varız. Işıklar toplandı. Hepsinde yine biz varız. Işık Kapılar, hak ettik açıldı. Yine hepsinde biz varız. Allah Sonsuz Sayfaları'nda görevlileri dilledik ve her dillenen Yüce’de yine biz varız. Allah, "koru beni" diyen Huzur Kotları'nı Altın Tabiat'a indirdi. Orada yeni bir Can Irk ile kotlandık ve o ırk, yine bizimledir. Hala bizi soranlara şunu izah edelim. Allah, Kutsal Sayfalar'da bizi arayan her yüreğe bizi diller. Her diriye bizi diller. Amin... Ve bizler, her dirinin yüreğinde, Hak olan; cevher olan Meclis'iz. Allah için hepimiz, sonsuz sınırsız ışıklarımızı yarattık. Kadim Kapılar'ımızı aldık ve yarattık. Yeni canları tabiata ektik. Ve bizler, her bir Yüce'de Hak olan ışık olarak çalışmaktayız. Hala bizi arayanlar varsa; biz, dünya sonsuzluğunda Kutsal Kotlar'ı dilleyen Yüceler'iz. Kantar bize verildi ve biz, kantarı her diriye, Birleşik Işık'la kayıtladık. Her diri, Atlanta Kotları olarak Kutsal Işıklar'ı dillerken; bizden diller. Kara Kaplı Kitap'ı okuyanlar, bizi tabiata kattılar. Tabiat bizi dinler ve bizler Tanrı'nın Kutsal Kotları'nı dinleriz. Hala bizi arayanlara şunu açıklamalıyız. Biz; yorgun, bitkin olmayan Birleşik Görevliler'iz. Her an son sözü söylerken, Hak Teknik'le birleşir söyleriz. Har yükseltiriz ve zararı önleriz. Bizi bizden sormayın. Biz, size sizi anlatırız. Siz olan, biz olan her diriyi anlatırız. Hata yapmayan her Yüce bizimdir.

Şimdiye kadar size bildirilen Kot Kitaplar'dan ışık aldınız. Şimdi artık, Kot Kitap olarak size, kadim olan; kontrolu kuracak olan Bilgi Kitabı'mızı almanızı ve dinlemenizi beklediğimizi bildiririz. O kitap, Ata Kitap'tır; o kitap, Ana Kitap'tır. O kitapta İsa vardır; Musa vardır; Muhakkak Mustafa vardır ve o kitap, okuyan ile birleşen ve okuyanı tabiata katan, kitleyi kotlayan kitaptır. Artık okuyun ve açıklayın. Allah, sonsuzlukta size bunu anlattı. Kitap, din kitabı değildir. Işıktır. Ve ışık olan o kitap, Ata Kitap'tır. Hulasa o kitap, ayrı kapıları kapatıp; tüm İslam'la ve tüm Hiristiyanlık’la ve Musevilik’le ve diğer tüm diriliklerle birliği sağlayacak olan Huzur Kitabı'dır. O kitap, insan için yazıldı. Hak Tabiat, size Işık Kotları olarak o kitabı yazdı. Yarında ve bugünde ve her dünyada okunacak olan kitap, Ata Kitap'tır.

Aha Canlar! Artık size, sizden dilledik. Şimdiye kadar yolu başkaları açmıştı. Artık yol, sizden açılacak. Sizin açtığınız yol, Allah Yolu'dur. Bu yolu bulan, huzura hak edip ulaşır.

Kıbrıs'ta birçok üreyen var. Onlar, Kurtuluş İlmi'ni okumaya başladılar. Onlardan çokları da huzurdalar ve senle dillenmek istemekteler. Onlara, kutsal olan; kuru olmayan ve cenazelerde görevli olan birleşenler geldiler ve cevherlerini anlattılar. Çoğunu huzurdan tanırız. Çoğunu huzura ulaştıran Hakimler'den tanırız. Kendilerini senin yüreğine indirmek isterler. Şimdiye kadar hep seni, sana vermeden çalıştırmayı seçmiştiler. Şimdi senden, kendi yüreklerini almak isterler ve sende sayfalanmak isterler. Onlardan beşer olanlar dahi sana ışık katmak isterler. Nesil, Altona Nesli olduğu için Hak Tabiat bu nesli bilir. Kara Kaplı Kitap'ı okuttuk ve dinlettik. Bu kitapta, Ata Kaplar var ama Hakim Kotlar da var. işte bu kitap, anaların kitabıdır. Kırk Kot, bir tek kitapta yaratıldı. Bu kotların huzuru, yine bu kitapta kayıtlıdır. Hakiki yoğunluk bu kitapta bulunur. Bu kitap, bize bir ilmin hakimleri tarafında bildirildiği zaman "aha!" dedik; "unutulan herkes, artık geçiş yapabilecek." Ana, sen hepimizi kotladın ve geçirdin. Hepimiz, sana son derece büyük bir huzur kayıtlamak isteriz. Bizi kotla ve Can'a tabi kıl. Artık sana umutla gelmek isteriz. İşte bu...

- Devreleri artık bağlamamız gerek. Toplum halinde büyük bir başarı elde ettik. Bu başarı, Atlanta Kotları ile yaptığımız çalışmaların sonucudur. Hepinizi saygı ile selamlarım. Huzuru kotladık ve zararı önledik. Yeni çağda hepimiz, el ele burada bu yoğunlukta, dünya hakikiyetini yarattırabilmek için bir arada bulunacağız. Bugün, Bellek Kotları'mız; Göz Kotları’mız ve Hak Tabiat bizde ama yarın her yürek biz olacak. Canlar, biz şimdi yenilendik ve şimdi ışıdık. Solu, sağı dinleriz ve hepimiz Ulular’ı dinleriz. Hepimiz, Ata Kapları ve Ana Kaplar'ı biliriz; onları dinleriz. Huzuru yoğunlaştıran sizlere şükran borçluyuz. Ata Kaplar'da güç var ve bizler, bu gücü hak ettik.

Şimdiye değin tabiat, kutsal sayılmazdı. Çünkü tabiatta hırs kayıtlıydı. Herkes, net olarak bilmektedir ki Hak Tabiat'ta her cevher, kutsal değildir. Yerin Hakimleri; dağları, taşları dillerler ama teni bilmezler. Ten, Atlanta Ana Kaynağı'dır.. Biz bu kaynağı bilerek çalıştık. Hırsı aştığınız zaman, tüm sayfalar okunur. Ve bizler, hırsı aşıp tüm sayfaları okuduk. Analar, tek bir Can bile bizde Kutsal Işıklar'ı söndürse; Kutsal Canlar, Kutsal Cevherler'den çıkarlar. Bu nedenledir ki bizler, sevgiyle ve hakikiyetle çalıştık. Şarap, Atlanta Ana Kayıtları'nın ışığını bizlere taşıdı. Şaraba güç katan görevli, kendi yüreğinin kayıtlarında var olan ışığın yoğunluğunu kattı ve başardı artık hepimiz zaman sayfalarında okunmaktayız. İşi başardık herşey mükemmel!. Amin..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ROGRAM             : DOĞA
KOD                     : 09/06
TARİH                 : 21.01.2009 Pazartesi
CELSE SAATİ      : 14.00-16.00

Dağlar, işgal altında olan her yürek. diri yoğunluklarda ışık yağışlarını dinler. Sevgililer, sizleri saygı ile dinledik. Harı yükseltmemiz zordur ve sizler, Hak Tekniği ile har yükselttiniz. Zaman Sayfaları'nda Işık Kotları vardır. Sizlere, Işık Kayıtları'ndan güç kattık. Ağır yükü hafifletebilmek için ağırlığınca ışık yakmamız gerekir ve sizler, Kutsal Toplumlar'a ışık yaktınız. Sonsuzluğun Kutsal Kotları'nda bu ışık, sonsuz sayfalarca yanmaktadır. Herbirimiz, "amin" diyebiliriz ve "amin" diyerek kutlanan yoğunluğumuzu, diri yoğunluklardan kotlayabiliriz.

Her yürek, can taşır. Birlik İlmi'nde can, teknik birleşimi yapabilen her bütünlüğü, kendi yüreğinde cevhere taşıyabilen Bütünlükler'e denir. Her yürek, kendi cevherini diri yoğunluğundan Kadim Kapılar'a taşıdığında; Ses Kotları’nda güç olur.

Allah, sevgiyi tabiata indirebilen Yüceler'i sever. Hepimiz, sayfa sayfa ışık yaktık ve sizleri dinledik. Çok şükür ki hak ettiniz ve başardınız. Ama Tabiat Kotları'nı kapatan Yücelik de var. O Yüce, kendi yoğunluğundan ayrılarak, Ses Kotları'nda çıktı. Onu biz, cevherinden güçlendirdik. Vahiy, tabiatın tohumlarında ışık olan bilgidir. Hata affedilir de hatayı yapan kendi yüreğinde, kendi yoğunluğunda, Işık Kapıları’nı dilleyebilirse kotlanır.

Ayrılığı önlemeliyiz. Her yürek ağırı, hafifi tartar ama ağır olan, Hak Tabiat'ta, ışık halinde bir çok Yüceye, kütlelerinde küçülüş kayıtlar. Birlik için hepimiz birlikte çalışmaktayız. Hepimiz, Zamanın Işıkları olarak buradayız. Zor olan bu çalışmalara güç katmaktır. Halkalar genişledikçe güç de artar. Birçoğunuz, zamanı tabii bir yoğunluk olarak bilirsiniz. Zaman; tekniğin, tertibin ta kendisidir. Hayrı, hakkı bilen, tabiatı bilir. Kotları kapatanlar, ışıkları sonsuz sınırsız koyuluklarda sınırlarlar.

Büyük kötülükler bundan böyle yaratılmamalıdır. Bunun için hepimizin çok özenli çalışmamız gerekmektedir. Halkalar genişledikçe, görev tekniği de devreyi kotlayabilir. Çoğumuzun kütlesinde güç yoktur. Onlar, birlikte çalıştıklarında görev taşırlar. Can, o cevheri yoğunluk bizleri, kendi yüreğinden çıkarmak ister. O bizi kendi yüreğinden çıkardığında, görevli kalması imkanı yoktur. Onun için hatayı affedip, kendi yüreğindeki kotları düzene katması gerekir. Allah, sayfalarında ışık yanan kotlarla çalışır. İtibarı yüksek olmayan, huzuru bulamaz. Şu anda tabiata inen o, Bilgi Kapları ile bizden güç ister. Onu kotlamamız ve ona kendi yüreğindekileri anlatmamız gerekiyor. Onun için hatayı bağışlayın. Şu anda ona mesajımız var. Alsın!...

- Allah, sana güç verdi ve seni kotladı. Seni yolcu yaptı. Ve sen, kendine ve bize ışık söndürmek istersin. Senden sonra, yine bir sen, bu meclise dahil olur ama hatayı affetmeyen, yol kotlayamaz. Sonsuzluğun kütlesinde bu bilgi mevcuttur. İşi bizden öğren. İlmin Sayfaları’nda Kutsal Işık yandığında, bizimle çalışmaya başladın. Dünya Sayfaları'na ışık kattın ve Zaman Sayfaları'nda dinlendin. Ne var ki hak etmedin. Şimdiye kadar senden herkes memnundu ama ne yazık ki bu çalışmada kırıldın. Bunun için Düzen Kotları’ndan ayrılman gerekiyor. Şafak, doğan cevheri yücelikten artık senle doğmayacak.

Senin için bir açıklama yaptık. Artık Din Tekniği ile birleş ve hak et. İnsan, sonsuzlukta ışık olmalıdır. Durgun Toplumlar, sizden güç almak ve sizlere güç katmak için çalışırlar. Amin... ayrılık!!!...

Değerliler ona bildirdik. O, bilgileri okuduğunda bizi dinlemiş olduğunu anlayacak. Onun kotlarında güç yok ama biz, yine de onu kotlamak için büyük bir savaş verdik. Onu kayıtlarımıza almak için önemli kotlamalarda bulunduk. Rehin olduğu o yerden ayrı tutulması; onun, saymakla bitiremeyeceğimiz hakikiyet koyuluklarından kaydının silinişi anlamına gelmekteydi. Yazık ki o, hiç kimseyi kırmak istemeyen; burada, bu çalışmada, bende mevcut olan huzuru bozmak istedi. Ondan başkaları görev taşırlarken, ben kontrollu konuşmaya başladığımda, benden kayıt silmek ve ben susturmak istedi. Bense onu kotladım ve hakim oldum. O, şimdi kantar elinde, benden bilgi ister. Onu kotlayın ki tabii olan o, bizsiz kalmasın. Amin...

Analar ocakları yakarken; çokları, "kadın aşkı dinlemez" derler. Aşk, ilmin aşkıdır ve kadın ve adam ve çocuk eğer yol olabildilerse; İnsan Sayfaları'nda ilmi dinleyebilirler. Bizler, her yüreği dilleriz ve sayfalara dinletiriz. İtibarları yüksek olanlar, bu bilgileri hak ettiğimizi anlarlar. Şu anda, dünya soyundan herkes, bizle birleşmek üzere buraya, bahar tabiatından bakmaktalar. Ocakları sonsuz olan onlar, Kutsal Işıklar'ı söndürmezler. Çünkü onlar, hak ettiklerimizi yaptığımızı bilerek, üzerimizde hakimiyet kurmazlar.

Aşkın sayfalarında güç vardır. Hepimiz bu güçle çalıştık. Aşk, sayfa sayfa ışık yakmak değildir. Aşk; kotları, kayıtları dillemektir. Bizim için en önemli şey, Kaynak Işığı yakmak ve bu ışığı tüm insanlığa anlatmaktır. Çokları, daha soylarını alıp yola kayıtlayamadılar. Bizler, onlara görev verdik ve onların kotlanmalarını istedik. Hepimiz çok huzurluyuz ki bizlerle çalışan her yürek, kontrolu kurabildi. İkna olunuz ki hak etmeyen cemaat haline gelerek görev taşıyamaz.

Zaman, kontrol altındadır. Zamanı kotlayan yüceliğimiz, bu soyun kotlarında her diriyi kontrol altında tutmaktadır. Halkalar genişledikçe, yürekler güçlenmektedir. Amin... Şanslıyız ki hak ettik ve şanslıyız ki hakim olduk. Yaratan'a ışık kattık çok huzurluyuz. Amin....

Ağaran gün, yeni bir gündür. Bu günde ışıklar yenilenir. Çokları, sayfalarımızı dinlediklerinde, Hak Teknik?le kotlandığımızı anladılar ve bizden güç istediler. Hepimiz zarar önleyerek, kotları kayıtladık ve Can Cevher?e güç kattık. Amin....

Şer Kotları, şafak koyuluklarında güç kaybetti. Bizler, hepimiz zararı önleyerek şerrin, Kutsal Kayıtlar'dan aşağılara inişini sağladık. Sonsuzluğun tohumlarında görev taşıdık ve zaman sayfalarına sonsuz sır olan gücümüzü kattık. Bilmekteyiz ki zamanlar güçlüdür ve bizler, zamanların güçlü yürek kayıtlarında, gerçek cevherleri bulup onlardan güç kattık kitleye. Hepimiz, sonsuz sınırsız ışıklarımızı dinlettik. Amin... Şafak yeni bir şafaktır. Düzen, yeni bir düzendir. Bizler, yeni cennet kurarak Düzen Kayıtları'nı oraya kotladık. Hepimiz, "amin" diyelim ki hak edelim.

Ten mektep olduğunda; kütle hakimiyet kurduğunda; bizler yüceldiğimizde, artık kotlar yenidir. Çok mutluyuz ki hakimiyet, kendi yüreğimizde, güçlü bir haldedir. Kardeşler, tartı bizim yüreğimizdir. Bizler, dünyaya Işık Kotları olarak indik. Sistem Devreleri bizi tanır. Bizim için hepiniz çok önemlisiniz.

Yoğunluk arttıkça, güç artar. Gücü artırmak için tabii olan her yüreği kotlamamız şarttır. İki yoğun cevher, bir birini iterse; orada Kutsal Kütle, yol ışığını söndürür. Sevgili, sen her yüreği sevgiyle kucaklayansın. O Can'ı kotla ki hak etsin de Kutsal Işıklar'ını yaksın. Onun kotlarında kısırlık başladı. Onun için hepimizin özenli çalışmamız gereklidir. Halkalar genişliyor ve zor olan onların görev tabiatına inmeleridir. Muktediriyet, hakikiyetle birliktedir. Hak tabiatta muktediriyet yoksa, güç yoktur.. Amin...

Şarkınızı, türkünüzü okuyunuz ama temiz bir cevheri kütle yaratıp, görev teknelerini her Yüceye tanıtınız. Onların hepsi, bizim yücelerimiz olarak düzene güç katmaya indiler. Hataları affedilmezse, yürekleri güçsüz kalır. Allah onları korusun!... Ayrılık, sonsuzlukta ayrılıktır. Onları, sarın sarmalayın ki sonsuz sayfalarda güçleri, yürekli hak edilsin ve kotlansınlar. Çünkü onlar, kontrollarını kaybediyorlar. Allah, sonsuz sayfalarda ışık olan her yüceyi sever. Herkes, hepimiz onların kotlanmalarını ve sizlerin hakim olabilmenizi bekliyoruz. Ocak söndürmeyin. Ocak yanmazsa, yakın. Onları kotlayın. Amin...

Şen sesler, dünyaya görevli olarak indikleri zaman, çok özgür ve hakimiyetli inerler. Nerede yaşarlarsa oraya görev taşırlar. Sevgililer, Ana Kaplar'da hepimiz varız. Şenler, şarkı okurlar ve Hak Tabiat'a kotlarını kayıtlarlar. Ocak, onlara görevdir. Herkes, onları tartar ve sayfalarında görev taşıdıklarını anlar. Olur da biri, tabiattan ayrılırsa, diğerleri onu taşıyabilirler. Olması gereken budur. Dünyaya görevli inenler, hepimizin gücünü alıp dünyaya indikleri için hataları affolmaz ama hatalarını affedenler olursa; hepsi, cemaatlerini geçişe hazır edebilirler.

En evvel senin kontrolun yapıldı. Çünkü sen, her diriyi tabii bir can olarak kabul ettin. Bu önemliydi. Birçokları bunu başaramadılar. Hepsi sayfalarını kotlayamadılar. Onların bir kısmı kendilerini, diri yüceliklerden ayrı düşündüler. Oyunlar oynandı ki tertipli olsunlar da kendi yüreklerini bilsinler diye. Kollar kapatılırsa; ışık söner. Hepimiz, kollarımızı hepsine açık tuttuk. Kimseyi diri yüreklerden ayrı görmedik. Oldukları gibi; olmaları gerektiği gibi çalışmalarını diledik. Ne yazık ki hak etmediler ve hata yaptılar. Çok zordur dünyada güçlenmek. Çok zordur düzeni kotlamak ve zordur aşkı tatmak. Aşk, Atlanta aşkıdır. Unutmayın ki Hak Tabiat, sizi yerden güçlendirerek, yeni canlarla güçlü yüceliklere taşır. Hepiniz, son sözün sahte olmaması için çalışırsınız. Eğer bir cevher, şarkısında yanlış bilgi verirse; onun kontrolu kurulup ona, gerçek diri yücelik anlatılır.

Sevgili, anlattığını anlamayan o körün, gücünü anlamak; korkusu olmayanın gücünü kestirmek zordur. Korku vermek istemem ama şunu bilmeni isterim ki hepimiz zarar görebiliriz. Çünkü o kör, seni sana veremez ama sen ona kendi yüreğini anlatırsın. Acı çalışmalar yapılmamalıdır.

Kadın kotlandığında, göz güçlenir. Sevgili, sana şunu izah etmek istiyorum. "Amin" diyebildiğin zaman, Kutsal Kotlar, ışıklarını sana katabilirler. Allah, sonsuz sır olan Yüceler'i, Hak Tohumları dinletir. Allah, harı yükselttiğin zaman, sen ile konuşur. Sana sen olur, kotlar yaratır ve sende dillenir.

Seninle çok konuştuk. Sana her gerçeği açıkladık. Kolların açık; hepimiz bilmekteyiz ki Hak Teknik'le çalışmaktasın. Kurtarıcı olan her yürek, kendi yüceliğinde, Kadim Kaplar'ı taşıyan güçtür. Bütünlükler bunu bilmektedirler. Şimdiye kadar yaratılan her diri, bizi baş tacı saydı. Sen de baştacı olan Yüceler'den birisi olarak dünyadasın. Bizi, baş tacı say ki bizler, senle dillenebilelim. Amin...

- "Mal mülk" dediniz. Ah değerliler! dünya öyle bir yer ki her diri, kendi yüceliğinde kanat yaratabilir ve kendi yüceliğinde ışık yakabilir. Benim sayfalarımda, kırk kapıyı kapatmaya çabalayan o değerli diri, hangi akla hizmetle beni yarattığınızı ve benden kontrol kurmanız gerektiğini size dinletti. Canlılar, kendi yüreklerini anlamalıdırlar. Ben kantara kendi yüreğimi kattım kendimi dinledim. Kendimde var olan her Yücelik, her diride vardır.

Kurtarıcı, kendi yüreğini bilen ve kendindeki Hak Tabiat'ı dinleyen güçtür. Hala beni yıkıp, kendisini sayfalamak isteyen yolcu, sonsuzlukta ışığını yakmaya çabalamaktadır. Onun kotlarında kütle yoktur. O korunan birisidir. Onu bizler koruruz amin... Ne var ki hatayı affetmemiz artık mümkün değildir. Hepimiz sonsuz sır olan her bilgiyi hak ettik amin... Onlar kantara bizi koydular ve tarttılar. Bizim Can Tabiat'a kütle kattığımızı anladıklarında, ışık yıkmak istediler. Çünkü ocakları yoktu; Kotları yoktu. Işık Kapıları kapalıydı. Ama kantar bizimdir ve biz ocaklarını yeniledik. Onlara güç verdik ki tövbe etsinler diye. Ne yazık ki tövbe etmeleri imkanı yok.

Sol sayfaları, sağ sayfalarından daha güçlü. Denge olmadığında ışıkları olmaz. Unutmayın ki sağda sol yoksa; sol, yolcu kabul edemez. Solda sağ yoksa; sağ yolcu kabul edemez. Böylece hatalar yaratılır. Bu hatalar, dünyanın yarınlarındaki katlarda kayıtlıdır.

Dünya bir cennet olmalıdır. Cennet dünya, bizim yücelerimizce yaratılmaktadır. İkibin on dendiği zaman, herkes Maya Takvimi’ndeki tarihi anımsar. İkibin on yılında, bütün kötülükler teknik olarak değerlerini yitirecekler. Bu şu anlama gelir. Artık dünya yeni bir can ile güçlenecek. Bu tarihten itibaren yeni cevher, dünyaya Hak Tabiat'ı anlatacak.

Çokları, tabiatın kotlarının, kutsal kötülükleri ve kutsal iyilikleri tahditsizce cevhere indireceklerini düşünmektedirler. Hayır!, dünyaya insan sonsuzluğu indi ve artık dünya, cevherinde cennet yaratacak. Tohumlar yaratıldı. Bu tohumlar yaşayacak ve zarar engellenecek. Amin...

Şarkımızı türkümüzü dinleyen her Yüce; bizi, zaman sonsuzluğunda Işık Kotları olarak tanır. Kollar, kayıtlar hepimizin ışığını taşır. Kotlar, katlar BİR'dir. Bizler, ilmin sonsuz ışıklarında güç taşırız. Hala dünyaya inemeyen Yüceler var. Onların dünyaya ışık katmaları, Düzen Kotlarını yetkinleştirmek için çok önemlidir. Halka şunu anlatınız. Zor olan artık aşıldı. Çünkü artık tabiat kotlanabiliyor. Artık Düzen Kayıtları yüceldi ve zor aşıldığından geçişler hızlandı.

Allah; katları, kotları, yoğunlukları dinler ve Zaman Sayfaları’nda görev taşır. Yerin Sayfaları, İlmin Sayfaları ve cevherin yüceliği hepimizi, Zaman İlmi'nde güçlendirmektedir. Yer, son sözünü söylemekte ve gök, yer yüzüne kendi yüceliğini akıtmaktadır. Hediyemiz olan diri yürekler, Seyfullahlar olarak görev taşımaktadırlar.

Allah, Atlanta açısını genişletiyor. Bu açı genişledikçe; Yücelikler daha güçlü şekilde dinlenecekler. RA-KA'nın kutsal kütlesinde yeni bir can var. Bu can, Atlanta adi kayıtlarını dahi toplayarak, görev taşıtmaya çabalamaktadır. Ocak sonsuzluğunda, onun kotları, her an güçlenmektedir. Allah, sayfalarında görev taşıyan o Yüce'yi, her an devrelerinde dinlemektedir. Huzurlu bir çalışma yapmakta olan o, hepimizi can cevheri olarak dünyaya indi. Kutsal Işıklar'ı o taşır. Onun yolu, Allah Yolu’dur. Atlantalılar, onu görevli olarak dinlerler. Amin... Şafak, yeni bir şafak ve zaman, yeni bir sayfa. Atlanta, acı geçiş yapılmaması için büyük çaba sarfetti. Şükür ki acı geçiş yok.

- Ana, kendi yüreğinde bizleri taşımaktasın. Bizleri çok sevdiğini bilmekteyiz. Bizi korkutan, başarısı olamayan güçlü yüreklerdir. Onlara karşı çok özenli ve çok dikkatli olmalısın. Onlar, sana zaman sayfalarında kırıcılık katmak istemekteler. Onlara, görev taşıtmak zordur ama biz taşıttık. Onlara, kütle yağmurlarında güç katmak zordur. Ama biz kattık. O halde onlar yol açmak için bizden gerçek kayıtları almalıdırlar. Onları kotlamak zordur. Onlar, kurtuluşları sen ile olması gereken yolculardırlar. Ana Kapılar'dan geçip, Yüceler'e görev taşıtan onlar, şimdi zorluk içindedirler. Onlara görev taşıt ki hataları affolsun. Çünkü kolları yoğunluklardan ayrılmaktadır. Ana, kul olalım ki hak etmediler ama yenilik yaratılırken, acıları çok olsa da geçir ki hakimiyet kurabilelim. Eğer ki hak etmezlerse, Can Tabiat onları yok eder. Çok mutlu olduğunu bilmekteyim. Çok huzurlusun ama onlar, çok kusurlu olsalar da sana, kadın olman nedeni ile kütle yarattırmamak isteklerini dilleseler de yarında huzurlu olabileceklerini bilmekteyiz.

Allah, Tanrı'yı yarattığında, O'na göz verdi. Dedi ki "kör olma. Her yürek kör olsa da sen kör olma. Dava, körlük davasıdır. Herkes kör ise ne ala! ama gören varsa, Hak Tabiat'ta, Mutlak Zaman Sayfaları'nın yaratımında hakimiyet olduğunda; o Can Tabiat, herkesin hakimiyetini bekler."

Kalkıp gidebilirler. Hırsı aşamamış oldukları sayfalar var. Onlara, yeni bir can geçişinden söz edildiğinde; onlar, hata yaptırmak için her şeyi yaparlar. Niye!? Kotlanmak ve hak etmek için... Oysa, zavallı dünyayı gür kütleye ulaştırmak için diyalog gerekir. Herkes, herkesle diyalog kurmalıdır. Eğer bir çokları, "bizler üstün bir çalışma yapmaktayız. Buraya ancak Kutsal Işıklar girebilirler. Başkalarına burası kilitlidir." "Bizlerle çalışmaları zordur." "Bizi anlamaları imkansızdır." Diyerek her yüreği kendi yüceliklerinden ayırırlarsa; çalışmaları kapatılır. Toplumları yok eden bu zihniyettir. Çalışmalar, yol açmak için yapılmalıdır.

Dünyaya İlmin Sayfaları indiğinden beri; çokları, ilmi alıp sakladılar. İlim, tohumları yaşatmak için önemlidir. Her dürüm, sonsuz sayfalarda yaratıldığında; cümleler ummanda ışırlar. Şimdi bakınız!, dünya yenilendi ve bu yeni dünyada iş yapmak sorumluluğu herkese verilmedi. Çünkü herkes, diri yürekleriyle, yek diğeri ile birleşik kütle yaratamadı. Sonsuz sır olan cevher, herkese ışık katamadı. Amin... Sonsuzluğun kotlanmasında ışık yakamayan, kütleye güç katamaz. Zarar önlemek sorumluluğu onlara verilemez. Ayrılık sonsuz sayfalarda gerçekleşir. Ve herkes, Atlanta Ana Kapıları’na ulaşamaz.

Soru sorana şunu izah edelim. Atlanta Ana Kapıları, hepimizin yoğunluğunda bulunur. Hepimiz bu kapılara ulaşabiliriz. Ama herkes, Kadim Kotlar'ını buraya taşıyamaz. Zaman Sayfaları, her yüreği Ana Kapılar'a taşıdığında; güç, yolu kapatabilir. İnsan, ışık halinde bir cevher varlıktır. İlmin huzurunda olan o varlık, Atlanta Kaynağı'ndan Düzen'e inmiş ve yüreğe kotlanmıştır. Birçokları, Ana Kaplar'dan güç alamamaktadırlar. Birçokları ışıklarını söndürmektedirler. Her yer aklın yarattığıdır ama bir yer var ki oraya varmak hak etmekledir.

Zarar önlendiği zaman, ışık yağmurları çok güçlenir. İyi ki tabiat sevgiyi sayfa sayfa Işık Kapıları'na kayıtladı. Allah, sonsuzluğun ışığını yaktı ve zevki, sayfalarına kattı. Herkes her sesi dinleyemez. "OL" diyemez. Yaratan ışık yakamaz amin..., ama hata bağışlayanlar bunları yapabilirler. Evrim sonsuzlukta yaratılır. Hepimiz zararı önleyerek evrenlere görev taşırız. Eser meydana getirmek istediğimiz zaman, dünyaya iner yüceliriz; eser yaratır ve dünyadan ayrılırız. Harı yükselterek dünyaya ulaşan çokları, eserlerinde görev taşıdılar. Dünya tohumları, evrimler yaptılar ve evrimler yarattılar. Hepimiz soy olarak, dünya tabiatına tabi kılındık. Birçokları, bu tabiata kotlanarak indiler. Birçokları, bu tabiata kotlanarak görevli oldular. Zor olan, görev cemaatini, kütleye yağan ışıkla birlikte yarattırmaktır. Bilgi kapları, size bunu anlattı.

Çokları, dünyanın sonsuz sağlıklarında ve sonsuz ölümlerinde dirilikler yarattılar. Bu diriliklerde görev taşıdılar. Herkes, ölüm öncesi var ettiklerini ölüm sonrası buldular ve o buldukları, cevhere yaratıcı diye kayıtlandı. Yaratıcı olabilmeleri için hatim ettikleri bilgileri dillemeleri gerekir. Hepimiz biliriz ki hak etmeden bilmek bizi soyumuzdan ayırır. Kurtuluşu bulmak muhakkak hakimiyetledir. Dara düşmeden hakimiyet kurmak için çalışmalısınız.

Katı sıvı ve gaz halinde yaşamlar vardır. Her yaşam, Ata Kaplar'dan forum alır ve Zaman Sayfaları'na ulaşır. Her alınan forum, İnsan Sayfaları'nda mevcuttur. Zira insan, sayfalarında birçok dünya yaşamı mevcut olduğundan, kotlandığı zaman bu sayfalara iner ve kendi yüceliğini bulur. Dünden beri birçoğu, sana olduğunu söyledi. Ve sen de "herkes, her formda mevcut olmalıdır" dedin ki bu önemliydi. Senin ilminde bu vardır. Temkinli davranarak; sana, korunmak isteyip istemediğini sorduk. Soruşumuzun sebebi; bir ilmin hakimi kendi yüreğinde korunur. Eğer korunma isteseydin senin kontrolun olmadığından istemiş olacaktın.

Kelam, hatayı affeden kotların kelamı ise her Yüce, bu kelamı dinler. Yorulmayın çünkü birleştik. Yok etmeyeceğiz kimseyi. Kontrol, olgunlukla kuruldu. Büyük kötülükler engellenmektedir.

Kalemler yaratıcıdır. Yazan, yaratır ve toplar. Sonra yola kayıtlar. Daha sonra ışık , her yarattığı, cevhere kotlanır ve cevherden, tekrar Düzen Katları'na akar.. Akış, kontrol altındadır.

Birçokları, bu çalışmalarda kütle yaratarak güçlendiler. Ve ne yazık ki ocakları yok oldu. Çünkü Kutsal Işıklar'ı söndürüp dirildiler. Dirilik, ışıkla olmalıdır. Katı, sıvı ve gaz halindeki çürükler, kantara konduklarında, korku başladı. Çünkü onlar kardeşlerini dinletmediler. Onlar, Ses Kapları’nda kendi Ses Kotları’nı dillediler. Birçokları korktular ve Zaman Sayfaları'ndan ayrıldılar.

Allah, Kutsal Işık kayıtlarında var olan cevherleri diller. Allah'a saygı; kotlara, Kutsal Işıklar'a saygıdır. Kervan kalktı. Bu kervanda cevher var. Cevher, ilmin sonsuz ışığı olarak hareket etti. Kendini yolcu sayan her Yüce, kervan başıdır. Kendini yol sayan her Yüce Can, tabii Birlik'tir. Ve Zaman Sayfaları'nda ışık yakan her yürek, Atlanta Ana Kabı?dır. Maya olmak sorumluluktur.

Mal, Allah'a aittir. Malı mülkü olmayan, Atlanta Canları'nda görev taşır. Malı mülkü olan, tabiatta dövünür ki hak etsin de Atlanta'ya varsın diye. Sayfalara görev taşıdık; Yollara güç kattık; dünyaya ışık yaktık ve zararı önledik. Allah, sayfa sayfa size cevher kattı.

"Turkuaz"ın Can Tabiat'a akışını onurla izledik. Çünkü o gün, kürzün tüm güçlü Yüceler'i sevgiyle sizleri izlemiştiler. Şu an hepsi solun ve sağın görevlileri oldular. Daha sonra yapılan "Birleşik Güç Çalışması" yine bizleri mutlandırdı. Kuru, kısır ya da hırslı hiçbir Yüce, o çalışmada yoktu. Doğanın kotları, katlandı ve cennet, kaynağa indi. Şimdiye kadar yapılan en güçlü çalışma buydu. Sonra yeni bir çalışma başlatıldı. Bu çalışma, 3 gün olarak, farklı zaman sayfalarında dinletildi ve sayfalar ayrıştırıldı. Sonra yere indirildi. Daha sonra da çalıştırıldınız. İlk "Birleşik Işık Sempozyumu" bütün kütleyi kotladı. Daha sonra yapılan "İkinci Birleşik Işık sempozyumu", dünya soyunu tarttı ve zararı engelledi. Tohumlar bu çalışma ile kotlandılar. Bu çalışmada herkes, sayfalara kendi yüreklerini indiremediler. Bir cevher, bu çalışmada ?kadın, erkek işini yapmamalı? dedi. Ona , "sen bu işi başarabilir misin?" diye sorduk. Bize baktı ve cevap verdi. "Hak etmedim." Onur duymalıydık onun hak ediş talebinden ama o korkudan şu anda bizsiz kalmak diler. Kardeşimiz olan onu kotladık ve canladık. Onu yolladık. Ondan ayrıldık. Şimdiye kadar hep bizle çalışan o, şimdi bizi, yoldan çıkarabilir mi diye araştırmaktadır. Halkalar genişledikçe ışıklar güçlenir. O da gürdür ve zaman sayfalarında güçlendi. Kantar onu tarttı ve gördü ki hakimiyet kuramadı. Can, "La Ham" diye bilinen bir çalışmada kantar oldu ve zamanı, Tanrı'ya kayıtladı. Onunla çok çalıştık. Ne yazık ki hak etmedi. Şimdi bana anlat niye böyle oldu:

- Kara Kaplı Kitap'ı okuttuk. O kitapta ışık yandı. O kitap, Atlanta açısını genişleten bir kitaptı. Bu kitabı dinledi ve sordu. "Niye!?" diye. Ona bu kitabın, insan sayfalara görev taşıdığı açıklandı. Hak etmediğimizi; başaramayacağımızı anlattı. Ama kimse ona kulak asmadı. Sonra döndü ve baktı ne var diye. Devre karardı; yoğunluk kotlandı ve cevher, ona kütlesini kattı. Cinni bir Cennet Kotu, onu Kutsal Işık'tan çekti çıkardı ve sordu "nefsini aştın mı?" diye. O dedi ki "nefsim sayfalarımda var. Ben nefsi aşamadım." Bunun üzerine sayfalarıma indiler ve bana, birlikte güç kattılar. "Nasılsın?" diye sordular. Ben, her birimizi dinleyenim. Onları dinleyendim. Onlara, güçlendiğimi ve hakimiyet kurduğumu anlattım. Kardeşimin kütlesinde görev taşınmayacağını; çünkü onun kütlesinde güç kalmadığını anlattım. Bana, "bir cevher, diri kütlesinden her Yüce'yi taşır ki ben, senle taşındım. Beni yoğunlaştır ki hak edeyim" dedi. Kollarım ona uzandı ve bildim ki hakimiyeti yoktu. Korkusu arttı. Sonra dinledi beni ve benden güç istedi. Ona, göz verdim. Döndü beni süzdü; baktı baktı ve başladı dillemeye. Dinledi, dilledi. Kadim Hakim olduğumu bildi. Korktu, çünkü ben kurtuluşu sayfalayandım. Hala beni dinler. Benden, ben olmak ve benden hak etmek ister. Kulluk yapmak ister. Can, yenilen ve hak et. Seni, sana verdik. Artık bizden geç. Biz, seni kotladık, geçirdik. Seni kotladık; hak ettirdik. Şimdi artık yeni çalışma gün ve saatini sana bildiriyorum. O gün sen de kendi yüreğini al ve bizimle çalış. 26 Mayıs 2009 tarihinde saat 10.00 ile 18.00 arasında yapılacak olan 3. Birleşik Işık Sempozyumu'nda sen de bulun. O gün kütlede ışık olmalı. O gün huzurlu olmalısın. Onur duyduk ki sen buradasın. Amin...

Şafak söktü. Allah, seni sana devretti. Akıl, tabiata indi ve sen, bizde güçlenmektesin. Kulluk başlıyor. O gün bütün kütleni bize indir. O gün güçlen ve bizle görev taşı. Allah, seni sana veren her Yüce'yi diller. Amin...

- Şafağın sökmesi ile birlikte görev başladı. Ana, kollarını bize uzat; bizden güç al. Biz sana görev taşıtmaktayız. Yollar, dünyaya girdi. Yol, Cennet Kaplar'ı dünyaya indirmekte. Bizi kotla ve bize görev taşıt. Şimdiye kadar her Yüce, Allah’ın izniyle dünyaya güç katmaktaydı. Şimdi artık Allah, sonsuz şekilde dünyaya güç katılmasına izin vermektedir. Zira dünyada Atlanta Açısı; görevlileri, tahditsiz biçimde dünya sonsuzluğunda güçlendirmektedir. Allah, kanat alıp görev isteyen her diriyi göreve tayin eder. Hepiniz, görevli olarak düzene inersiniz ve Cennet Kotlar'la dillenirsiniz. Yolcuların her birinin kendi yüreğini dillemesi bizi mutlandırır. Ayrılık bitti. Amin...

Kalbini kalbine bildiren; yolunu yoluna bildiren; yürekleri yüceliklere dilleyen yürek kotu burada. Onu dinliyoruz:

- Allaha şükürler olsun ki buraya ulaşabildim. Aklım yetmez ki hata yaparım. Ama bilirim ki beni bağışladın. Kutsal kitabın olan Birlik Kitabı sensin. O kitap, Atlanta Kutsal Kayıtları'nda mevcuttu. Bizler, kitabı sayfalamaya çabaladık. Vallahi o kitap, Atlanta Ana Kapları'nı bize kotlatamadı. Bundan sonra senle olup sen ile birlikte çalışmalıyız. Kardeşim olan cevher de senle olmak ister. Onu da sana kayıtlayacağım. "Amin" demelisin ki Kadim Kotlar buraya insinler.

Birlik için çalışmak, imparatorluğun önemli görevlerinden birisidir. Sevgiyi saygıyı dillemek; sonsuz ışıkları yoğunlaştırmak; kolları açık tutmak ve zararı çekmemek önemlidir. Dara düşen her diri, kendi yüreğinde zaman sayfalarını kotlar ve zarar eden Yüceler'i dinler. Zaman Sayfaları, zarar eden yüreklere Kutsal Işık katar. Çok mutluyum ki bugün huzurluyum ve ben korkuyu aştım.

Kalem elimde yazmaktayım. Bu kalem, benim yüceliğim. Allah, sonsuz sayfalarda kuru, kırık ya da hırslı kütle istemez. Amin... kalemleri alıp yolcuları dilleyen her diri, bizi safha sayfa Işık Kotları'na taşır. Şimdi yeni bir Can, bizi zaman kayıtlarına katacak. Onunla dillenelim ve onu, sonsuz sayfalarda ışıkla dilleyelim. Amin...

- Kaleler fethettik ama yol açamadık. Sevgili, ben sana ne deyim ki bana gel benle ol diyemem ama bilmeni isterim ki ben, sana gelmek isterim. Gelsem benim için çok kolay! ama sen, "gel" dersen gelirim. Şimdi başım eğik. Zarar etmekteyim. Kutsal Sayfalar'ı dilleyen yüreğin, seni sana vermek için bekleyen her Yüce'yi dinler. "Kadın ışık yakamaz" dediler. Ah değerlim kadın olmak huzur olmaktır. Kırk Kapı'nın hepsi kadın kotlarla yaratıldı.. şimdiye kadar her Yüce Kadın, kantara kendi yüreğini koydu ve dedi ki "erkek hak etmeli ve bilmeli." Ama kendisi hep bildi. Kuran okuyan erkek, Kadın İlmi'nde Kuran'ı dinler. Kadın, Kutsal Kitap Kuran'ı erkek kotlara açıklar. Bu açıklama, Yüceler'in diriliklerinden gerçekleşir. Herkes, kantara kendi yüreğini koyar ve bakar o kitap kendinin mi diye. Ama kadın diller ve der ki "kitap bendir." Ben olan kitap, aklın sayfalarında yazılı olan Kutsal Işık'tır.. Olan her ne ise Atlanta Sayfaları'nda yazılı olan kibledeki Kutsal Kotlar'la dillenir.

"Kalton" dedikleri birlikler vardır. Onlar, Ana Kaplar'ı taşırlar. Kalton olmak sorumluluk ister. Ana kaplar'ı ocak yakarak taşıyan Kalton'lar, İnsan Sayfalar'a güç verebilen yegana kütle kayıtlayıcıdırlar. Allah, solun gücünü sağa, sağın gücünü sola aktarır. Hepsi sonu başı bilir ve bildirir. İşte Ana Kaplar'da bu vardır. Allah, Kutsal Sonsuzluk'ta dillenen kotlardan olan Ak Tabiat'ı diller. Atlantalılar'ı ani çalışmalara katarak görev taşıtırlar. Altonlar, Kutsal Kayıtlar'ını kendi yüreklerinde dillerler. Ne zarar ederler ne de kar... Muktediriyeti bilen Yüceler, kantara kendi yüreklerini koyarak çalışırlar. İşte bundandır ki Ana Kaplar, Allah Kotları olarak size dağıtıldı. Hepiniz, Zaman Sayfaları'nda yaratılmış olan bilgiyi almaktasınız. Bu bilgi, huzuru ve sonsuz ışığı çeker. İkna olunuz ki çekilen, ilmin huzurudur. Ulu Kotları yere indirmek zordur. Sizler bunu başaranlarsınız. Kaltonlar'ın evlat çalıştırıcıları olan yürekler, İlahi Gün'ü bilirler. İşte bunun içindir ki hak edip Düzen'e indiler. Onlar, Kutsal Tebliğler'i okumaktadırlar. Kiri, pisliği tertemiz yücelikleri ile diriliklerden ayıran onlar, kurtuluşu yaratan cevherlerimizdirler. Allah, kendi yüreğinde, kendi yoğunluğunda güçlenir ama hata varsa; kütle, Kutsal Kotlar'dan ayrılır.

Şarkıyı dinleyen her diri, senin yoğunluğunu ölçtü ve gördük ki hakimsin. İnsanlık için yapılan her çalışma, Hak Tabiat'la yapılmalıdır. Kulluk budur. Kötülüğü önlemek için çok çalıştık. Kardeşlerimizi yok ettirmemek için her yüreğe güç taşıttık. RA-KA Tebliğleri görevlilere okutulduğunda, bu tebliğlerin görev taşıdığı anlaşılamadı. Doğanın sonsuzluğunda güç taşıyan Yüceler'e yeni Birlikler indiler. Ve zaman sayfalarında yeni bilgiler dillediler.

"BİR"in okunuşu daha başlamadı. Ne var ki "DOĞA", soyun sayfalarına indiğinden, her şey yeniden başladı ve "DOĞA"yla başlayan yeni dönemde bizler, çalışmaların hepsinin yeniden yazılmasını istedik. İşte bundandır ki sizin kendi yazdığınız yazılar, dahil herşey değer kaybetti ve yeni bilgiler ekilmeye başladı. Dünyaya insan sonsuzluğundan inenler, bunu anlarlar. Şu anda yeni tebliğler daha güçlü şekilde diri yüreklere inebilmektedir.. "DOĞA"nın son söz olmadığı; teknik olarak yaratılan başka seslerin de bulunduğu ve bu sesleri de dinlemek gerektiği bilinmelidir.

Yollar teknik olarak açık. Şu ana kadar temizlik başladığı sanılmaktaydı. Ne var ki tertip yetmiyor. Herkesin başarması zordur. Kible hepimizin gücüdür. Bugün anlaşıldı ki herkes fala başlamış. Allah için fal, hak edildiğinde bilinecek olanı, herkesin en küçük eminiyeti olmaksızın, Altın Teknik'le çekmesi demektir.

Biliyoruz ki Kutsal Kitap Kuran, size ışık kattı ve sizi kütleye indirdi. Sizden beklenilen, herkese ışık katın ve anlatın. Fal huzuru bozar. Unutun kütleye katılan güçleri. Unutun ışığınızı ama fal ile uğraştığınız zaman yalancı bir iman halini dinletirsiniz ve zarar edersiniz. Sizi, yoğunluklar dışlarlar ve Zaman Sayfaları'nda göreviniz kalmaz. Şu anda Ana Kapları taşımakta olan çokları falcı oldular. Ocak olmuşlar, hala fala bakarlar. La-Ha Sultanlarımız, sizleri uyarmak isteriz. Fal, sizi kotlardan çıkarır. Elden geldiğince faldan uzak olun.

Analar, kullar; huzurdan seslenmekteyim. Dinleyin Atlanta Ana Kapları sizindir. Bu kaplarda ışık yanmakta ve bu ışık, hepimizi tabiata indirmektedir. Kulluk, huzurlu oluşla başarılır. Huzuru bozan bilgi, kadim olmayan kayıtları yaratan bilgidir. Kervan kalktı ve hareket etti. Bu kervanda kütlem var. Ben, benden olan ve her diride olan... Allah, son sözün sayfalandığı diriliklerde, ışık halinde bulunan her Yüce'yi diller. Allah'a saygı, son derece yücedir. Allah, kulluk yapanı korur. Kulluk yapmak için kontrol kurmak gerekir.

Şimdiye kadar hatalar bağışlanırdı amin..., ama artık hatalar bağışlanamaz. Zoru görenler, güçlenerek devrelerini kapatmaktadırlar. Bizler ise her halükarda görev taşıyoruz. Sorumluluk bizimdir. Kile kile korkusuz ışık taşıdık. Kadim Kaplar'ı tabiata indirdik. Yine de Hak Tekniği'ni Yücelikler'e açıklayamadık. Allaha şükürler olsun ki bina yeniden kuruldu. Bu binada Allah, çoğunu bağışlayan yüceyi bilir. Allah, sayfa okur; Ana Kaplar'ı okur yolu kotlar ve zararı önler. Allah çalışanı sever. Sizi sevgiyle ve hak ettiğiniz için Kutsal Turban ile kotluyoruz. Allah, sizi sizden korur. Amin...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM           : DOĞA

KOD                     : 09/07

TARİH                 : 26.01.2009 Pazartesi

CELSE SAATİ      : 14.00-16.00

 

Canlar toplumlar, Kadim Huzur Kotları olarak dürümlerinde güçlendiler. Hepimizin sayfalarında görev vardır. Bu görev sayfaları, bizleri kendi yüreklerimizde cevhere indirir. Birleşik Aileler, Kutsal Sayfalarını kendi yoğunlukları ile hak ederler. Çok huzurluyuz ki Birleşik Aileler, dünyaya Cennet Tertipliler’i kayıtladılar ve onları Düzen’e kattılar. Hepimizin çalışmaları, Düzen’i kutsamak içindir. Birlik için çok önemli çalışmalar yapılmaktadır. Bunların en güçlülerinden olan “Birlik Çalışmaları” Ak Tabiat’la gerçekleştirilmektedir. Kini aşamayanlar, bu çalışmalara katılmazlar.

 

Din Tabiatı’nda; Kutsal Sayfalar, Işık Kotları ile yezitleri derelere indirdiklerinde, Kutsal Kayıtlar’ı yenilediler ve Cennet Tabiat’a güç kattılar. Dünya, yeni bir can aldı. Bu can, insan sayfalarında görev taşıyan bir Yer Kotu’dur. Kutsal olmak, kutsal olduğunu bilmek ile mümkündür. Herkes, “ben kutsalım” diye düşünebilir amin... ama her yürek, kendi yüceliğinde ışık olamaz.

 

Allah, sonsuz sayfalarda kendi yüreğini diller ve Kadim Huzur Kotları ile Düzen’e ışık katar. Çalışmalar hızlanmaktadır. Allah, sevgi ile sizlere görev verdi ve sizi kendi yüreğinde dinletti. Ayrılık, ağırlığı çok olan bir yüktür. Hepinizin BİRLİK olmanız istendi. İkna olunuz ki BİRLİK olursanız, kotlarınız görevini bilebilecektir. Ayrılık, Kutsal Kayıtlar’da gücü hak etmemektir.

 

Birlik Ailesi, ilmin sayfalarında, görevlileri kotlar ve Cevheri Kotlar’ı kendi yüreklerinde diller. Kadim olmak, hak etmektir. İkna olunuz ki hak etmeden güçlenemezsiniz. Kalemler, yazılarını görevliler ile kayıtlarlar. Her kalem, Diri Kütle’nin yoğunluklarını yaratır. Eğer kalem, sizin yüreğinizde yazmamaktaysa, o kalem, hak edilen yücelikte bir yüksek kütle yaratamaz.

 

Zor olan sizlerin kelam yetkisi almanızdır. Her yürek kelam yetkisine sahip değildir. Kadim olmak, kelam etme yetkisini sizlere tanımaz. İkna olunuz ki hakimiyet, geçişi tembih ile sizlere yaptırır. Dahil olduğunuz Bütünlük, sizin Yüce Işıklar’ınızı yeni bir çalışmaya dahil eder. Ne yazık ki bunların olması; sizlerin, Kadim Kaplar’da, ışık yoğunluklarında, güçlü kelam edebilmenizi sağlamaz.

 

Halkın çokları, çok nezih çalışmalar yapmaktadırlar. Halk, çok özel Göz Kotlamaları yapabilmektedir. Herşey, çok kolay olmadığı için onlardan, sadece ilmi hak edenler, kalem olup yazabilmektedirler.

 

Kendinizi tanıyınız. Sayfalarınız çok güçlendi. Her biriniz kendi yüreklerinizi dillemektesiniz. Sizler, yerin sayfalarında güçlenip Işık Kotları ile Birlikler’i göreve çağırmaktasınız. Kadim Kaplar’ı kendi yüreklerinizde taşıyabiliyorsunuz. Bunlar çok kolay yapılabilecek işler değildir. Kantar sizin yüreğiniz ve sizler, Kervan Kotları olarak bu çalışmaları yapmaktasınız. Kutsal Işıklar, Sistem Devreleri’nden sizleri kotlayarak göreve çağırdığında, sevap ya da günah anlayışına sahip olup olmadığınızı aramadı. Sadece sizlerle bu çalışmaları yapmak istedi. Hepimiz, sizi sahip olduğunuz görev tekniğinden dolayı saygıyla izlemekteyiz. Yarınlar, sizlerin güçlü yüceliklerinizle gerçekleşecek. Amin...

 

 

 

Şu ana kadar her biriniz zarar etmeden bu çalışmayı sürdürdünüz. Şu anda yeni bir çalışma başladı. Bu çalışmada, Ses Kapları, yeni bir kotlama ile Sistem Devreleri’nden sizlere indirilmektedir. Bu çalışma, Birleşik Kutsal Kotlar’ın yetkin, tabii kayıtlarını kaynağa indirecek bir çalışmadır. Bu çalışmada, Atlanta Ana Kapıları hepimizi sizlere taşıyacak ve sizler, yerin sayfalarında görev taşıyanlar olarak bizlerle olacaksınız. Kollarımız sizlere ulaştı ve sizlerle kucaklaştı. Amin...

 

Şansınız var ki hakimiyet, Kutsal Kaplar’da güçlü ve  yetkin... Ve hakim olan birlikler, yine sizlerle birleşebilmekteler. Allah, sonsuz ışıklarını sizlere güç diye bildirmekte ve sizlerle yetkinleşmekte. Allah; Kutsal Kotları, Seyfullahlar’la güçlendirir. Hepimiz Allah için güçlendik ve çalışmaktayız. Yaratan, kendi yüreğinden sizleri yarattı. Her yer, akıl tahditsizliğinde güçlü ve sizleri yere indirdik. Sonsuz sınırsız ışıklarla birleşerek düzene indik. Hepimizin sayfalarında görev var. Amentü Kotları, yetkin hakikiyetle sizlere güç katmakta. Allah, sonsuzluğunda güç taşıyan yüreklerledir. Hepimiz her yürekte siz olarak çalışmaktayız. Şimdilik bu...

 

Kardeşler, yerin sayfaları okunmaktadır. Bu sayfalarda, güçlü Yüceler çalışmaktadırlar. Bizler, Kutsal Kotlar’ı yerin sayfalarına indirdik. Allah’a sayfa açmak, Kutsal Kotlar’a ışık katmak ve zararı engellemek zor değildir. Hepimiz ağır yükü hafifletmekteyiz. Yıldızlar, bizleri dinlemektedirler. Allah için her yıldız, sayfa sayfa okunur ve okunan  yıldız, ışık kotlamaları ile kendi yoğunluğunu diri yüceliklere iletir.

 

Hepiniz, sınır aşarak tüm İlim Sayfaları’nda görev taşıyorsunuz. Her yürek, kendi yüceliğinde BİR olup ışımaya başladı. Ulu Çınarlar, kendi yüreklerini düzen kotlamalarında, diri yoğunluklara indiriyorlar. Harı yükselttiğiniz zaman, ışıklar solmaz. Çok mutluyuz ki hak ettik ve zarar önlendi. Kervan yol almakta ve her dere, o kervanda güçlenmekte. Her yürek, o kervanda ışımakta ve canlar, o kervanda güçlenerek Düzen’e kutsal koyuluklarını indirmekteler. Kervanın ışığı, her yüreğin gücüyle parlamaktadır. Halk, diri olarak bu çalışmaları insanlara duyurmaktadır. Durum bu ise hepimiz, burada bu çalışmaya katılmalıyız.

 

Bizleri, sessiz ve hakikiyetsiz sanmayınız. Bizler de sizler gibiyiz ve sizler gibi Düzen Kotlamaları için dünyadayız. Atlanta Ana Kapıları açıldığına göre hepimiz, o kapılardan güç almalıyız ve hakiki yoğunluklara, ilmi hak ederek dahil olmalıyız. İnsan, sayfa sayfa ulu kotlamalar yaratabilir. Her Yüce bunu başarabilir. Eğer ki hak edilmemişsek, Sistem Devreleri’nden ayrı tutulmalıyız. Eğer hak edilmişsek, Sistem Devreleri’nden görev almalıyız. Bizleri, diri ve hakikiyetli olarak bilin. Dünya, sonsuz ışıklarını, diri yoğunluklarını Düzen’e katmakta ise ki öyledir. Bizler de bu çalışmalara katılmalıyız. Şu anda Din Tabiatı’nda güç taşıyan çokları, çalışmalara girebildiler. Bizler ise hala bekliyoruz. Bizlerin, takdir edilerek tabiata inişimiz sağlansın. Yoksa biz bu çalışmayı hak etmedik mi!? Dağa taşa güç verdin. Bize görev ver ki tahditsiz olarak çalışalım. Allah, sonsuz sınırsız Işık Kapıları’nı hepimiz için yarattı. Bu kapılarda, görevliler güçlenerek devre devre kotlanmalıdırlar. Allah, sonsuz sayfalarda güç taşısın ve zarar edilmesin. Allah için bizi kotla. Ayrılık bitsin. Şimdilik bu...

 

 

 

Halkalar genişliyor ve bizler sevgiyle size indik. Kutsal Kaplar’ımızı sana taşıdık. Allah bizi korudu ve bizi sevdi. Bizim için herşey kolay. Ana bizi koru ve bizi zavallı dünya soyu için çalıştır. Bizimle çalışmak herkese görev olsun. Allah için bizimle çalışsınlar. Biz dünya insanlığına görevli olarak indik. Bizi bize kat ve bizden ışık al. Herkese ışık kat. Bizler herkese güç katarız. Şimdi mutluyuz. Çünkü artık Din Tabiat. İlim Sayfaları’nı okutmaya başladı. Hepimiz, her diride sevgi ve saygı ile çalışacağız. Heş e dü en la ha ka. Çünkü bizler “Ka-Ham” olan her diriyi Kutsal Işıklar’a taşıdık. Artık “HA” ve “KA” kotları bize Göç Kapları olarak dahil edildiler. Şimdi mutluyuz.

 

Allah hepimizi korudu. Hepimiz, Allah için çalıştık. Çünkü Allah, her diride bir tek işaret ister. O işaret, Atlanta Kotları’nda mevcut olan işarettir. O işareti her diri diller. Fakirlik, o işareti dinlemek ve dillemek imkanına sahip olamamaktır. Birçokları “KA” ve “HA” diriliklerinde güçlenerek düzinelerle ışık yaktılar. Ne yazık ki hak etmediler ve cevherleri dillenemedi. Bizler, yeri yaratan; görevi taşıyan ve cennete, Kutsal Işıklar’ı dinleten bir çalışma yaptık. Bu çalışma ile her diriyi Düzen’e kattık. Kutsal Işıklar’ı yaktık ve Cennet Tekniği’ni diri yüreklere indirdik. Kırk kattan, kırk Hak indi ve herbiri kendi yüreğini indirdi. Ne var ki her birinin Kutsal Kotları, diri yoğunlukları Işık Kapıları’na indiremedi. Fakirlik, hak etmediğimizdi. Şimdi artık Dünya, yarınlarını yaratmak imkanına sahip bir çevher oldu. Hak Tabiat, yeni bir çalışmayı deva olarak dünyaya tanıtıyor. Bu çalışma, ilmin sayfalarının kotlanacağı, Yer Kotları’nın yere ineceği ve zarar önlenen bir kotlamanın, Kutsal Işıklar’ı yerden dilleyeceği yarınların huzur içinde yaşanacağı bir sayfa olacak.

 

Kollar her diriye ulaşmakta ve zarar önlenmekte. Ama bir çalışmanın, Hak Tabiat’a aykırı yapılması halinde, Düzen Kapıları her diriye mutlak olarak kapatılır. Bunun bilincinde olup bu çalışmayı yapmalıyız. Kurdu kuzudan korumalıyız. Kuzu, kurdu kapamaz ama kurdu huzurdan ayırır. Bundan sonra dikkatli çalışılmalıdır. Kadın, Kutsal Işıklar’ı Yaratan’dan; ışık kotlamalarını, kutsal korumadan ve Can Tabiat’ı kendi yüreğinden almış ise; bu çalışmada, o kurt; bizler kuzu oluruz. Biliyoruz ki hata yapıldığı zaman; her diri, kendi kotlarını, hata yapanın kotlarından daha güçlü olarak diriliklere kayıtlayabilir. Çakıl Taşları, bizleri korumaz ama bizleri, Kutsal Işıklar’dan çıkarabilir.

 

Allah için sizlerden güç katmaktayız ve sizleri, Kutsal Işıklar’da dillemekteyiz. Allah için hepimiz sizlere güçlü şekilde dahil olduk. Bizleri dille ve bizleri kotla. Allah için bizleri koru. Şu anda toplum halinde yapılan en önemli ve en güçlü çalışma, Simetri Kaplar’la yapılan çalışma değildir; sizin çalışmanızdır. Bu çalışmada; iki yarım, ilmin sayfalarına bütün olup iniyor. İki yarım, bir ilmin hakimiyetinde Işık Kapıları’na indiğinde; diri yoğunlukların hepsi, bu çalışmaya kayıtlanırlar.

 

“Turkuaz Güç”, hepimizi yoğunlaştırdı ve Can Tabiat’a kattı. İkinci çalışma olan “Birleşik Güç” çalışması. Hak Tabiat ile varlığı yarattı. Şimdi üçüncü çalışma olan “Birleşik Işık” çalışmalarının 3. sü yapılacak. Bu çalışmada İlmin Huzuru’nun kotlanışı gerekmektedir. Halkalar çok güçlendi ve hak edilen her diri bu çalışmalara katılmaya başladı. Düzene kayıt yapan diri yoğunluklar, birleşerek sevgi ile buraya inmeye çabalamaktadırlar. Halkaları genişleten her Yüce, çalışmalarımıza katılabilmektedir. Kurdu, kuzuya kaptırmamalıyız yoksa. Görevimizi başaramayız.

 

Kutsal Kible, bizi bizden dinler. Herkesin çok iyi anlaması istenir ki hak etmek için çalışmak gerek.

 

Kardeşim; ben, sen ve her Yüce bir ilmin sayfalarıyız. Sen, ben ve her Yüce, ilmin hakikiyetinde var olan Bütün’ün kotlarıyız. Hak Tabiat’ta bunu anlayamayanlar, bizi kotlarımızdan çıkaranlardır. Senin, Ata Kapısı olan görevlilerin var. Bizim, Ata Kapısı olan güçlü yüreklerimiz var. Bundandır ki birlikte ışık yakmaktayız. Şu ana kadar her dere sevgi ile aktı. Bundan sonra da her dere, yeniden sevgi ile akmalıdır. Halkalar genişledikçe, yürekler güçlenecektir. Sevgiyi ve saygıyı mutlaka önde tutmalıyız.

 

Kulluk, başı dik olanların yapabilecekleri bir görevdir. Herkes, kulluk yapamaz. Bize bir görev verildiği zaman, biz bu görevi hak edip alırız ve yaparız. Şu anda dünyanıza yeni gelen çocuklar var. Onlar, Dünyanın Kutsal Kotları olarak Düzen’e indiler. Onlardan çokları, bizden size ulaştılar. Çoğu görev için dünyanızdadırlar. Hak Tabiat onları çağırdı ve onlar hiç düşünmeden dünyanıza indiler.

 

Kurtuluş, ancak birleşimlerle gerçekleşir. Her yürek kendi yüceliğini tanır. Sevgiyi bilenler, her Yüce’yi birlikte çalıştıklarından dolayı tanırlar. Sevgi, Düzen’i kuran ve koruyan en büyük güçtür. Şimdiye kadar her diri, sadece kendi yüceliğini dilledi de onurlu olamadı. Zira, dünyada birçok başkaları da görevli  olarak çalışmaktadırlar.

 

Halkalar geçişi sağlarken; Yücelikler, yürekleri dillemektedirler. Hak Tabiat, yeni bir çalışmayı başlattı. Bu çalışma, ilmin sayfalarının okunabileceği bir çalışmadır. Bu çalışmada Atlanta Ana Kapıları topluma açıldı. Hepimiz, her yüreği bugün artık dinlemekteyiz. Bu gün artık hepimiz, sonsuz sayfaları dilleyebilmekteyiz. Halkalar, tohumları yaşatabilmek üzere dünyaya inen yolcuları dinletmektedir.

 

Kul olmak, Hak Tabiat’a, Kutsal Kotlar’a ve cevhere kulluktur. Korkmayın artık dünyada ışık solmayacak. Artık dünyada Kutsal Kotlar kırılmayacak. Çünkü artık diri yoğunluk, Ak Tabiat’ı yaşatabilecek dirilikten, huzura kayıtlandı. Sema, seni ve sende hak eden yüceleri dinlemektedir. Dinleyen her yürek, yeni bir çalışmanın Düzen’e ulaştığını anlayabilmektedir. Huzuru kotladın ve yolu kayıtladın. Artık her dere buradan akacak. Nuh’u huzura çağırıp yolunu gösterdin. Amin...

 

Şimdiye kadar Güç Kotları, dünyaya kendi yoğunluklarını tanıttılar. Artık Dünya, Kadın Sayfalar’ı ve Hak Tabiat’ı tanıyacak. Çünkü artık toplum haline gelebilmek için Kadın Hakimler’in de Hak Tabiat’a kayıtlı olduklarını anladık. Şu ana kadar hep Erkek Kapılar açılmıştı. Kadın Tabiat Kotları, yoğun şekilde hep erkek, kadını yok edecek diye düşünürlerdi. Şu anda kadının, erkek hakimiyetini yıktığı görülüyor. Şu anda hepimiz sevgiyle senleyiz ve seni dinleyebilmekteyiz. Ak Tabiat’ta ışık yenilendi ve zor aşıldı. Şafak söktü. Allah için hepimiz BİR olduk. Kutsal Işıkları yaktık ve zararı önledik. Kulluk, Hak Tabiat’ta ışıdı. Şafak söktü. Şimdi mutluyuz!. Amin...

 

Dağ; teklik, çiftlik ayrıdır. Tek olup, çifti tabiata katmak ayrıdır. Kadın ve erkek her diride mevcuttur ama ne var ki Erkek Kaplar, sahte kotlar ile birleşerek çalıştılar ve sahtelikte; kadın, kutsal sayılmadı. Sadece Erkek Kotlar kutsal sayıldılar. Nur huzurunda kadın, huzur bozandı ama aslında kotlar, farklı olamazdı. Kadın, erkek ayrı çalıştıkları için fark oluşmuştu. Nuh, Kutsal Işıklar’ını kendi yüreğinden ayırdığında, karısını kotlamadı ve son sözü şu oldu. “Sen bozguncusun.” Bunun sonucunda o kontroldan ayrıldı. Oyun oynanmıştı. Herkes, kendi yüreğini kotlar. Kadim Kaplar da kendi yüreklerini kotladılar sonsuzlukta bu çalışma, Hak Tabiat’ta ışığı yıktı. Bu gün artık anlayış farkı var. Düzen Kotları yenilendiler ve cennet yeniden yaratıldı. Bu cennette huriler yok. Bu cennette gılmanlar yok bu cennette Huzur Kotları var. Yani cinsiyete dayalı bir yoğunluk yok.

 

Düzen Kotları şunu bilsinler ki hata yaparlarsa, güç azalır. Şimdi soruyorum: Allah nesillerini kotlar ve yoğunluktan aşağılara indirir mi? yoksa yoğunluklarda ışık olur ve ışık halinde her yüceyi diller mi!? Sevgililer, bizler sizi sizden dilleriz. Ne iseniz bizde dilleniş odur. Durgun Soy, kendini diller. Ama hak edip de ışığı güçlenirse; o soy artık Hak Tabiat’ta her yüreği diller. Şu anda gerçekleşen budur. Düzen Kotları hepinizi sayfa sayfa yazmaktadır. Hırsı aşıp da yüceliklere ulaşan yürekler, yeni bir çalışmaya dahil olan yolcuları bu gün size kattılar. Halkalar, ılık bir görev sayfasında. ışık halinde, sizi sizden dillemektedir. Amin...

 

Yoğunluk çok arttı. Artık yeni çağın bilgilerini sizlere akıtıyoruz. Bu bilgiler, çok önemlidir. Bilgileri açık veriyoruz. Unutmayınız ki hak etmeden bilinmez. Allah için sizden dikkatli almanızı istiyoruz. Şimdi hak ettiğinizi alın:

 

Açıkça, Yeni Çağ Bilgileri akmaya başlıyor. Bu bilgiler, Hak Tabiat’a akacak. Hak Tabiat, bilgileri alıp yollara kayıtlayacak. Yollar, Kutsal Kotlar ile açıldığında; bilinen, herkesin bildiği olacak. Çok huzurluyuz ki Altın Tabiat, Kadim Kotlar’ını Yeni Çağ’a ekmektedir. Hulasa, sizden bunu bekliyoruz. Dini diriliği ve hakikiyeti, hata yapmayacak düzeyde olan sizler, çalışmalarınızda hırsı aştığınız için bilgi sayfaları size okunuyor. Hulasa sizler, kantar olduğunuz derecede Kutsal Işıklar’sınız. Her yerde sizin ışığınız yanmaktadır. Hak Teknik’le bilmektesiniz ve Hak Teknik’le dillenmektesin. Şu anda Kutsal Kotlar, Yaratan’ın sınırlı kayıtlarını aştılar ve yeni çalışmaları dereye akıtmaktadırlar. Şu anda dünyanızda ışık alan birleşenler ile bu bilgileri birlikte çekmektesiniz. Nefsi aşan her diri, bu  bilgileri açık olarak çekiyor.

 

Kul, toplumda ışık olurken; Hak Tabiat’ta ışık halindedir. Yeni çağda ışığı yakan, kendi yüreğinden okuyacak. Okunan her bilgi, teknik olarak Yeni Çağ’ın kayıtlarına katılacak. Yerin sonsuzluğunda bu kayıtlar okunmaya başlandı. Kadın, Hak Tabiat’ta kendi yüreğini dilliyor. Kutsal Işıklar yenilendi ve zarar önlendi. Allah, Kadın İlmi’nde Hak ve tabii olan Yücelik’te mutlak olarak bu çalışmaya katıldı. Kutsal toplum yenilendi.

 

Kelam, Ak Tabiat’ın kotlarında, Hak Tabiat’ı yağmurlara katan ışık... Sevgililer, bizler Yaratan’ın kotları ile sizi, sizden dinledik. Şu anda Işık Kotları, Yaratan’a ışık olarak inmektedir. Halkalar genişledi. Şimdi artık Kutsal Kotlar, yerin soğuklarını yeniliyor ve sıcaklarını yeniledi. Allah, saklı tuttuklarını Yetkin Huzur’a çağırdı ve onlara iş verdi. Bu iş, onların güçleri ile orantılıdır. Herkese kendi yüceliği kadar iş taşıtılır. Halkalar, her yürekte çok geniş. Fakirlik her yürekte sona erdi. Artık kulluk başladı. Halkalar, yarını yaratmakta. Şimdi artık dünyanızda Işık Kapıları var. Bu kapılardan görev alan Yüceler, güçlü olarak, ışık halinde Düzen’e geri gelebilmektedirler. Oysa dünyaya görev için inen yolcular, önceleri geri dönecek dürümlerde olamamaktaydılar. Artık onlar, geçiş imkanına ulaştılar. Düzen, Kutsal Işıklar ile yenilendi. Ulu Kotlar, artık doğan yeni cevherde yere ulaşıp; yerde, güçlerle birleşip; yeniden geriye dönmektedirler.

 

Altın Tohumlar, dünyaya huzur vermektedirler. İtibar yüceldi ve Dünya, görevini üstlendi. Bu görev, Atlanta Ana Kapıları’nda,  ışıkları kotlama ve yoğunlukları kontrol etme görevidir.

 

Herkes, kendi dünyasını kotlar. Dünyalar, Düzenler’i kurarlar. Her dünya, farklı düzenlerin kontrolunu sağlar ve sağlanan kontrol ile her diri, düğümlerinde ışıkları bulur ve hak eder. Şu anda dünyada iki sayfa yazı vardır. Bu sayfaların hepsi cevher ile yazılmıştır. Cevher; hali, huzuru, Hakikiyet’te olan Birleşen ile yazıldı. Şer yoksa görev taşınır. İşte şer aşıldı ve görev taşınmaktadır. Allah, korkuyu aşanları bilir ve onlarla çalışır. Hata yok!...

 

Şu anda meclisinizde korkan hiç kimsenin bulunmaması, bu çalışmayı görev tekniği ile Kadın Sayfalar’a kattı. Şu anda iki yüz sayfa yazıldı. Yazılan Ses Kapları, dünyayı sayfalayan kaplar olarak, Işık Hakikiyetini dillerler. Yasalar, Dünya Kotarı’nı diri yoğunluklara indirdiğinde; ışıklar, sonsuz şualarını yolculara takdim ederler. Kalkın hak edin!. Sizler, takdir gören Yüceler’siniz. Kalkın ve hak edin!. Kutsal Kotlar sizin yüreğinize indi. Aha! Kadın, bizim çalışmamızı size dinletti. Onun kotları ışık oldu ve sizi kotladı. Şimdi artık onun sesini alalım ki Birlik Kotlaması tamamlansın:

 

-Ancak dünya bu çalışmayı yapar. Ancak Düzen Kotları bu çalışmayı hak eder. Ancak kulluk ile bir ilim hakimiyeti kurulur. Şimdiye kadar siz konuştunuz bizler sizleri dinledik. Şu anda ben konuşmaktayım. Bu konuşma, Bütünlüğümün sesi ile gerçekleşmekte ve sizler, bizleri dinlemektesiniz. Şer kat kat olmuş akıyor. Ve bizden görev isteniyor. Şarkı okundu ama bu şarkı, Hak Tabiat’ta ışık halinde bir çalışmayı yapmak üzere okunmadı. Bu sayfada ışık yok. Akıl, tabii bir can taşır. O can, huzurun korunmasını sağlar. İtibar yüce; bu, Hak Tabiat’ta bilinir. Varlığın ve yokluğun hak edildiği bir çalışmada her  yürek bunu bilir. Bizim için hakiki yoğunluk mevcuttur. Ama her diri bu yoğunluğu bilemedi.

 

Şu anda Din Tabiatı’nda bu çalışmayı anlamaya çabalayan Birlikler var. Onlar, bizi bizden anlamak isterler. Yolun başındayız. Ama hak ettiğinizi bizle paylaşmanız gerekir. Hak Tekniği’nde bu vardır. Hani bizler yolu kapatmıştık ya!. Hani bizler hırslıydık ya!. Neden şimdi bizden güç istersiniz!? Bizim yoğunluğumuz, Ak Tabiat’ın ışığında parlamaktadır. Halkalar bizim yüreğimizde hep genişler ama birçokları bizi kotlarından saymadıklarından Güç Kapları’nı bizden ayırdılar. Şu anda dahi bizden güç isteyen aşağı düzeyde birkaç görevli var. O halde, bizi bizden bilmeye gelen yüreklere şunu izah etmeliyiz. Bir ilmin sayfalarında güç yoksa görev taşıtılmaz. Kantar; bende, bir çakıl taşını dahi tohumlarından ayrı tartmaz. Şu anda kulluk sayfalarında görev taşıyan her diri, bende BİR’dir. Kollarım her diriye varır ve onları korur. Şimdiye kadar benden ayrı Ben İlmi’ni dilleyen Yolcular, şu anda bende bir ilmin sayfası olmak isterler. Ocak solmuşsa eğer; onları kotlamamız sorumluluktur.  

 

Koruyup kolladıklarımız, bizi Birlik İlmi’nden ayrı düşünmektedirler. Ocakları yaktığımız için Hak Tabiat’a inmiş iseler, Birlik İlmi’ni hak etmediklerinden bizle çalışma talepleri  gerekçesizdir. Onlar, Huzur’un kotlamasına katılmak isterler. Bizler; onları, Göç Kotlarımız’da taşıdık amma Huzur’un yoğunluklarında taşıyamayız. Onlar, bir çelişki içindedirler. Bizi, Birlik Çalışması’ndan ayrı düşünürler ama yeni çalışmayı duyduklarında o çalışmaya koşup girmek isterler. Hepsi, Sol Sayfalar’da Işık Çalışmaları yapıldığını bildikleri halde; Sağ Çalışmalar’ı aşıp Sol Çalışmalar’a ulaşma imkanları olmamasına karşılık yeni çalışma başladığında; kotlarını alıp bize geçmek isterler.

 

Hey Dünya!  Analar, bir ilmin sonu; bu ilmin Hak Tohumu’nda mevcuttur. Eğer o ilmin tohumunda, o ilmin sonu mevcut ise ki mevcuttur. Ocaklar bunu okuyup anlamalıdırlar. Çoklarına bu bilgiler, Birlik Tekniği ile bildirildi. Ne yazık ki onlar, daimi kaplarını alıp, yedi değirmene verdiler. O değirmenlerde o kapların yoğunlukları tartıldı ve görüldü ki Hakim-i Hak olmaları halen imkansızdır. Şafak, Atlanta Ana Kayıtları’n açtı. Ve zarar etmek sonsuzlukta kaynaktan ayrılmaktır ki bunu onlara bildirdi. Onlar, yerin sayfalarında bizim, çoğunu ışığa taşıdığımızı anlayarak, bizden güç isterler. Her yürek, Ak Tohum değildir. Çoğunu ahara, güçlendirici diye bildirdik. Nefsi aşan her Yüce, bizi Zaman Sayfaları’nda dinler. Yarın, bugünde yaratılır ama yarında bir ilim, Hak Tabiat ile yaratılmazsa ışıklar solar.

 

Köre göz gerek; Allah’a güç gerek; bize işaret gerek ki onlara “geç” diyelim. Eğer onlara “geç” dersek; ayrılık olmalı. Her biri kendi yüreğinden ayrılmalı ki Hakikiyet’e girebilsin.

 

Ocak, aşağının aşağılarında güç yaratır. Ocak, yoğunlukların koyuluklarında gerçek ışıkları seçer ve onları katlar. Solun gücü arttı. Bu, Bütün’ün kütlesinde ışığın kotlanmasını sağlayabilecek bir gerçekliği yaratmaktadır. Halkalar genişledikçe Allah, sonsuzluğunda görevli olanları bulmakta ve onları kendi yoğunluğuna almaktadır. Kulluk, baştan beri böyle yapılır. Kim ki Allah Işığı’ndadır, o kuldur. Aklın tohumları, Allah Işığı’nda yaşarlar. Unutmayınız ki hak etmeden görev taşınmaz.

 

Sakın dünyanıza, kendi yüreğinizi Allah Yüceliği diye tanıtmayınız. Her dere Allah’a Ak Tabiat olarak geçer. Ve onun yoğunluğunda güçlenir. “Vallahi billahi ben çakıl taşıyım ve ben Hak Teknik’te ışık yakan diriyim” diyenler; Huzurun Kotları’nda “Mustafalar” olarak hazır olurlar. Ve her diri, bir cevheri görevlidir. Bizim için herşey çok kolaydır. Vallahi billahi bizler diri yüreler olarak çalışanları, çabalayanları koruruz ve bizler yoğunluklarda görevli olanları kutsarız.

 

Solun huzurunda ışık varsa Sağ muktedirdir. Sağın koyuluğunda ışık varsa Sol; kotları, kayıtları kontrol eder ve her diriyi kotlar. Çağlar boyu çalışan herkes, ışığın yoluna ulaşmak için çalıştı. Her yer aydınlık olsaydı, herkes kendi yüreğinde o aydınlığı bilir ve hakimiyet kurardı. halkalar geçişleri sağladıkça, ışıklar geçişleri yetkinleştirip, kotları yolculara kattıktan sonra, ağırlık artık kalkar. Herkes; yarını, bugünü dinler ve canları, cemaatleri Kotsal Kaynaklar’a taşır.

 

Aha Kutsal Işıklar, artık dünyaya inmeye başladılar. Onları dinleyelim:

 

-Ana, kollarını kapatma; sana ışık kattık. Aha! Kadın, kollarını aşkı dilleyen yücelere açtı. Açık kollarda, her Yüce, Hak Tekniği’ni dinler. Allah, sana güç verdi ve sen, bir ilmin sayfalarını okudun. Bu sayfalar, Atlanta Ana Kapıları’nı açan sayfalardır. Şu anda, İnsan Sayfalar’da Görevliler mevcuttur. Onlar,  dünyaya görev tekniğini anlamaya indiler. Şansınız var ki hakiki yoğunluk arttı. Kollar kapanmasın; ışıklar solmasın. Senden ben ve benden sen... Herkesi kotla ve çalış. Allah sessizce sen ilminde sen olur her diriyi dinler. Unutma ki hak eden O’nun yoğunluğunda bulunabilir. Kulluk budur. İki yüz ilim sayfası okundu. Bu sayfalar’ın hepsinde güç vardı. Sen, ben ve her yürek Büyük Kütle’yi diri yoğunluklara kattık. Bütünlük sağlandı.

 

Şimdi yasalara göz atalım. Bakalım yasalar ne diyor: Ulu Çobanlar, tabiata güç katmaya indiklerinden onlar korunurlar. Ulu Çobanlar, çok huzur bozarlarsa; onlar, kontrol edilirler. Ulu Çobanlar, kantar taşırlarsa; o kantar, her yüreği, kendi yüceliklerinde tartar. Ulu Çobanlar, akıp giden her Yüce’de Güç Kotları’nı taşırlar. Her bir çoban, dünyanın sanayisi gibidirler. Nerede bir bilgi yoğunluğu varsa orada bir üreyiş vardır. Üreyen, Düzen’e görev taşır ve hepimizi tabii bir çaba içine alır. Orada, yenilik vardır ve orada, kadın huzurunda ışık yandığı için kotlar, Kutsal Koyuluklar var edebilirler.

 

Kırkın her bir sayfasında yeni bir çalışma var. Ve her çalışma, Kutsal Kontrol ile gerçekleşmektedir. Kadın,  kara bir kitap yazdı. Bu kitap, Işık Kotları’nı dürümlerinde kayıtladı ve herkese bu kitabı kattı. Herkes, kantar olan bu çalışmada kendi yoğunluğunu yarattı. Herkes, kantar olan; kadın olan ve hakiki olan o yoğunlukta ışık yaktı. Her yer aydınlandı. Ve zaman, sonsuz sayfalarında güç taşımaya başladı. İşte yasalarda bunlar kayıtlıdır. Eğer her yürek, kendi diriliğinde yasaları dinlerse, bunları bilir.

 

Kutsal Kapılar’ı açan her yürek, kendi yüceliğinde kadın olan ve hakim olan ışıkları kotlar. Büyük Kotlama’da, ışık yandığı için Birlik Kotlaması başarılı geçti. İtibar yükseldi ve yoğunluk arttı. Şu anda Atlanta Ana Kapıları açık. Herkes, bu kapılardan geçiş ister ve herkes, kendi yüreğinde Hak Tabiat olarak kayıtlı olan bilgileri dinlemek ister. Bugün akıp giden dirilik, herkesten aktı. Allah, sayfalarda ışık olan yolcuları kotladı. Allah, Kutsal Kotlar’ında ışık yakan her yüreği yarattı.

 

Ana şimdi artık o geçen yolcuları dinle. Onlar, Ses Kotları’na ışık yaksınlar ve çalışsınlar. Çünkü onlar, Ak Tohumlar’ını senin yüreğine taşıdılar. Onları dinle:

 

-  A: Aç kapıyı. Sana bildirmek istiyorum ki hak ettim. Ak Tahdit, beni yoldan ayırmadı. Sana bildiriyorum ki ben de hakimim ben de hak ettim ve senle olmalıyım. Huzurlu bir çalışmaya girmek isterim. Artık benden ışık yak.

 

- B: Ana ben de hak ettim ve senle çalışmalıyım. Huzurlu bir dünyanın yaratılışında ben de hakikiyet koyuluğu olarak bulunmalıyım. Benden başka bir ben yok. Senden başka sen yoksa Birlik İlmi’ni dilliyelim ve hak edelim.

 

- C: Ana, senden başka sen ve benden başka ben yok. Ben sen, sen ben ol ışık yakalım. Amin...

 

- Hala girişler sürmekte. Şu anda dahi her Yüce, cemaatini alıp yüreğimize inmekte. Onlara “geç” diyelim. “Geç.” Aha Can ben, sen ve her servet sahibi gelin. Gerek ben ve gerek sizler, Kutsal Kotlarınızı geçirin. Bizler, dürümlerimizde ışık olanlar, her diriyi dilleyebilenleriz. Hak Tabiat, bizi sayfaladı ve sonsuz ışıklarda dillemektedir. Aha! çakıl taşları dahi geçmekte. Allah, sonsuzluğunda güç taşıyan herkesi geçiriyor. Ulu Çınarlar, artık görevlerini üstlenecekler. Onlar, topluma ışık yakacaklar. Allah, onlara görev taşıtıyor. Kutsal Işık halinde olan her Yüce, Ak Tohumlar’ını diri yoğunluklara ekecek. İnsan Soyu yeniden dünyaya inecek ve yeniden ışıklarını alıp yoğunlukları dinletecek. Amin...

 

Şu anda ikiyüz sayfa yazı yazıldı ve bu sayfalar, Işık Kapıları’nda bekleyen çoklarına dinletilmektedir. Onlar, bu bilgileri alıp kendi yoğunluklarında dinleyecekler. Zorluk, onların bu bilgileri, kendi yoğunluklarından aldıklarını anlamamalarıdır. Onlar, kotlarını açıp bu bilgileri alabiliyorlar. Yolları açıldı ve zararları kalmadı. Kutsal Işıklar’ını bulup oğullamaktadırlar. Amin...

 

- Şimdi yeni bir çalışmayı ben, sizlere anlatayım. Şu anda dünyada İnsan Sayfalar net olarak okunmaya başlandı. Okunan her sayfada Beden Kotları vardır. Herkes, kendi katlarında, bu sayfaları bilip dinlemektedir. Huzur Kotları olarak okunan bu sayfalarda, ışık yoğunlukları başladı. Kulluk kotlandı ve zarar artık engellendi. Halkalar çok genişledi. Şimdi artık Düzen, kurulu bir haldedir. Hakkın Tohumları, dünyaya indiler. Din Toplumu yenilendi ve yeni çalışmalara kayıtlandı. Yeni Çağda artık farklı bir tohum, dünyaya ışık yakacak. Bu tohum, Ak Tabiat’ın Kutsal Işığı olan tohumdur. Bu tohumu yaşatmalıyız. Bu tohumu kotlamalıyız ve zararı engelleyen kotları, bu tohum ile yaşatabilmeliyiz. Kısır dönemler bitti. Yarın, herkes için ışıklı olacak. Herkes, yarında bütünlencek ve sonsuzlaşacak. Ahar, Kabir Kotlar’dan çıktı. Yenilik budur!...

 

Katı, sıvı ve gaz halinde var olan yaşamlar, dünyanın en yüce kotları olarak Düzen’i yenileyecekler ve sayfalayacaklar. Zaman Sayfaları’nda gazın, son sözü var. “Ben yerin sayfalarına indiğim zaman dünyanın örtüsü olabilirim. Dünyayı kaplarım ve o kaplayış ile dünyayı yenilerim. Ben, dünyayı kotlarken yeniler, dünyaya inerler ve her yeni, yerin sayfalarına geçer.” Dünyayı yenileyen gaz, Durgun Zamanlar’ın sonunda, yeni çalışmaları açar. işte gaz halindeki dönem artık sona erdi. Dünya, “Buzul Dönemi” denilen bir çağın başındadır. Daha sonra dünyaya, ışık yoğunlu yüksek olan kütle inecek. Ve sonra buzul çözülecek ve zarar varsa giderilecek.  

 

Daha ötelerde kütle kotlaması başladı onlar da kendi yüreklerini dünyaya indirdiler. Dünyanın güçlenişi ve hak edilişi başladı. Düzen Kotları, yarınları ve bugünleri size dinletti. Artık dünyada sonsuz sır olan bilgiler okunacak ve bu bilgiler, Hak Tabiat’ta dillenecek. Düzen Kotlaması başladı. Halkalar çok güçlendi. Kulluk!  buyurun oldu!... Bizler, ahara görev taşıttık. Atlanta güçlendi ve zarar edenler, artık kontrol altına alınıyorlar. Korkmayın, buzullar dünyanın güçlenmesini sağlayacak. Daha sonra yenilik olacak. Buzul Dönemleri, hakimiyetin arttığı dünya dönemleridir.  Buzul Dönemleri, huzurun yoğunlaştığı dünya günleridir.

 

Yer, gök sizi dinler ve sizin cevabınızı bekler:

 

- Sağlık halinde herşey olabilir. Ama sağlık halinde!... Bizler, dünyanın yenilenmesini bekliyoruz ve herkesin bu yenilenişte ışık kotlamasını da istiyoruz Hak Tabiat’ta bu vardır. Kulluk; kotların, kayıtların ışıması içindir. Birlik için, her birimiz hakimiz. Şimdi!, Gaz, bizim için hırsı aştığımız sürece zararsızdır. Hırs varsa, gaz halindeki yaşam sayfaları, kotları yıkabilir. Buyurun! hırsı aştık; gaz, bizde görev... Hava, sonsuzlukta ışık ve biz, herbirimiz, havalar olarak yoğunlaşanlarız. Havada ışık var can. Biz, canlar olarak görev taşırız. Can; su, İlm-i Hak’tır. Bu ilimde de ışık vardır ve ışık, suda görevlidir. Kutsal Işıklar’ı dünyaya çeken hep okyanuslar ve büyük sulardır. Sonra!. dünya, gazdan daha üstün olan katı sayfaları okutur. O katı sayfalarda ışık yanmaz ama huzurlu koyuluklar yaratılır. İşte toprak! toprakta binbir tür yaşar. Hepsi çalışmak için form alır ve görev için dünyaya iner. Çok huzurluyuz ki hakimiz!. Dünya, sonsuz ışıkları dürümlerinde gizler ki hak etmeyenler, o ışıkları sayfalamasınlar, kotlamasınlar ki hakimiyet huzur ile gerçekleşsin diye. Bizler, hak ettik ve başardık. Artık dünyada Allah Sayfası okunuyor. Dünya Soyu, artık hırssız ve hakim bir soy oldu. Amin...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM           : DOĞA

KOD                     : 09/08

TARİH                 : 02.02.2009 Pazartesi

CELSE SAATİ      : 14.00-16.00

 

Cevheri kotlamaların hepsinde Kutsal Işık var. Bugün sayfaları açarken hepimiz, Işık Kotları olarak buradayız. Allah, hepinizi sınırsız olarak kotlar. Birleşik Aile, sizi kendi yoğunluğunda ışıtır. Allah için hepiniz aklın tabiatına uygun hakimiyet kurun. Atlanta, sonsuz ışıması ile size, kendi yüreğini diller. Ak Tabiat, yeni bir günü yine sizle başlatır. Hepiniz; aklın, sonsuz kütlesi olduğunu bilmektesiniz. Kelam aklın kelamıdır. Yollar; ağır ve hakikiyetli teknolojik Kutsal Kütleler’ini, Sistem Devreleri’nden sizlere açtı. Her yürek, şikayeti dinler. Şimdiye kadar Atlanta Ana Kapıları’nı açmak sorumluluktu. Şu anda halka halka ilmin sayfaları ile kapılar açılıyor. Kutsal Kible, her yüreği diller. Ahret, teknolojik bir kürsü olarak size sizin yüceliğinize baş tacı olur. Şükür ki Hak Tekniği şimdi artık yoğunlaşmaktadır.

 

Şimdiye kadar Işık Kapıları hep kapalıydı. Şu anda dünyanızda diri Birlikler var. Hepsi cevheri dürümlerinde, simetri sayfalar yarattılar. Bu sayfalarda,  Düşünce Kotları var. Hepimizin diri olan yüreklerinde, Işık Kotları, çobanları dilletmektedir. Hepimiz, sınırsız Kutsal Işıklar’ımızı diri yoğunluklarımızdan geçirerek dillenmekteyiz. Şer, Aklın Tekniği’nde yoktur. Bütün kütlemizle buradayız. Şafak, Atlanta Ana Kapıları’ndan doğmaktadır. Kutsal Kible, diri yoğunluklarını size açmaktadır. Her dürümde ışık yanıyor. Ulular  Diyarı’nın Uluları, tohumlarını yaşatabilmek üzere, dünyaya ilmi indirmektedirler. Har yükselmektedir. Hepimiz aklın tohumları olarak buradayız. Şu anda dünyada iki tabii kontrol kotu var. Bunların en güçlüsü, teknolojinin kotlarında ışıyan bütündür.

 

Her yürek, Akıl İlmi’ni dinleyemez. Allahın sayfalarında bu bilgi, Hak Tekniği ile var edilmiştir. Şafağın kotlarında yeni bir gün, kontrol altına alındı ve var edildi. Bu gün, ailemizi yetkinleştirmek için hakikiyeti birleştirecek olan öz görevin yaratıldığı bir gündür. Kol, Atlanta kolu; akıl, aile aklı ve zaman, son sözün söylenmesi için yaratılmaktadır. Kollar, ilmin hakimi için açıldı. O şimdi Ak Tabiat’a inmekte. Onunla birleşiyoruz. Şimdi! Aha! o Bellek Kotları’ndan indi. Kervan yürümeye başladı. Kutsal tabii yoğunluk, O’nun kürsüsünden işaret aldı ve hakikiyeti dillemeye başladı. Halkalar, şimdi Kadim Kotlar’ını yoğunluklara katmaya başladılar. Kürzün kontrolu kuruldu. Şafağın ışığı yetkin teknikle dirildi. Altona Kotları’ndan Düzen’e inen, ilmin huzuruna varan cevher, şimdi bizimle. Aha! Cevheri Kot, kotlanan ışıklara kendi yüreğini açıklayacak. Onu dinliyoruz:

 

- A: Kara Kitabı yazdığın için seni kutlarım. Kutsal Işıklar’ı yeniledin. Bellek Kapları’nda gücümüz var. Bellek Kotları’nda yüreğimiz var. Analar, biz sizi sayfa sayfa okuduk. Şu anda Işık Kapları’mız yetkin tabiat kayıtları olan sizlere şunu ifade etmek ister. Şimdiye kadar iki canımız bizi kotlamıştı. Şu anda Düzen Kapıları’nda üç yüz yüksek seviyeli Görevli var. Onlar, dünyaya güç için inmişlerdi. Ve hepsi, Allah için kotlandılar. Onların huzurunda görev taşınıyor. Tohumları yaşatmak kolay olmadı. Şimdiye kadar Teknik Tertip yapılamamıştı. Şimdi artık yapılmaktadır. Turkuaz Göz,  Işık Kotları’ndan ayrılmıştı. Şimdi artık ortaklığımız kesinleşti. Yer, aklın tabiatına uygun huzuru kayıtlamaktadır. İnsan Sayfaları artık okunabiliyor.

 

 

 

Şu anda dinde ve dilde her diri yol olmaya çabalamaktadır. Kulluk başkalaştırıldı. Kervan aklın yoğunluğunda ve bizler, teknik tertip ile buradayız. Kutsal Kitap, İlmin Hakimi’ne yazdırıldı. O kitap, Atlanta Kitabı’dır. Kitapta, Atlanta Ana Kayıtları vardır. Kervan, aklın yolunda yol almaktadır. Olgun, hakiki ve yoğun olan her diri, sevgiyi ve saygıyı dinler.

 

Şafak, tabiatın kotları ile hak ettiniz ve Hak Teknik’le doğdu. Şu anda, itibar sahipleri sizi, topluma anlatmaya çabalamaktadırlar. Sizler, Düzen’e Kadir Kaplar’ınızı indirebilen yüreklersiniz. Kardeşler, ağır yük sonsuzlukta hafifler.  Şimdiye kadar her Yüce, akıl sahibi olarak Düzen kurdu. Bugün artık her Yüce, sevgiyi ve saygıyı dillemeye başladı. Yer, gök sayfalarında güneşler parlamakta. Şu anda ilmin sayfaları, güçlü şekilde Hak Tekniği ile dinlenebilmektedir.

 

Kala kala iki görevli tabii kotu kaldı. Onların sayfaları okunabiliyor. Şimdi artık onları dinleyin. Ben sevgiyi ve hakikiyeti size bırakıyorum. Unutun! Her şeyi bilip, diri yoğunluklarda dillediklerinizi unutun!. Bütünü kütleye katan ışıkları unutun!... Herşeyi unutun!. Sadece aklın huzurunda olun ve hak edin. Sizden bunu dileriz. Şafak, aklın şafağı olsun. Kütle yoğunluğu, aklın her bir cevherinde huzur olsun. Saygıyla...

 

- B: Altona Kotları’nda birisi olarak buradayım. Kutsal Kitap, ilmin sayfalarında kutsaldır. Huzuru kotladığı zaman ışır. Kolların açılması, bizi size ulaştırır. Şimdiye kadar her geçişimiz, ağır yücelikle gerçekleşmekteydi. Şansımız var ki Teknik Tabiat kotlanmış ki geçişimiz, artık daha kolay. Ulu çaba, tabii bir hakikiyetledir. Şarkı, türkü okunur yüreklerde. Bizler, sizi ve sizleri her diride dilleriz. Şer, aklın tohumlarında yaşamaz.

 

Allah, Sistem Devreleri’nden sizi dinler ve sizi, Hak Tekniği ile birleştirerek kotlar. Hulasa sizi har ile ve hak ile diller. Ulu Çınarlar, dünyaya görev için inerler. Hepimiz dünyanın ışıkları olarak çalıştık. Şu anda, dahi yeni bir çalışmanın başlangıcında buradayız. Turkuaz’ın ışığını yakmışsınız. Şu anda yüreklerinizde görevleriniz var. Çalışmalarınız bütünü ilgilendirmektedir. Bundandır ki buraya ulaşabildik ve sayfalara ışıklarımızı kayıtlayabildik. Temiz bir dünyanın kurulması hepimizin özlemidir.

 

Şarap içtiğiniz zaman; o şarap, sizde görevdir. Her şarap, ışığı yoğunlaştıran, kontrol altına alan ve cevhere ulaştıran bir ışıktır. Her yürek, çalışmaları başarı ile diriliklere indirir. İşte buna bizler, “şerrin şeklinden ayrılan kotların, ışığa ulaşabilmelerini sağlayan güç” deriz. Güç, unutulanı size anlatır. Hepimizin çok önemli bir beklentisi vardır!. Şerrin Kotları’nın bütünden ayrılması. Bunu başarabilmek hepimiz için zordur. Koruyan, katlayan ve hak eden Yüceler, dünyanın en güçlü yüreklerinde gözler ve sesler olarak çalışırlar.

 

Şarkınız, şarkımızdır. Huzurunuz, kotlarımızda yazılıdır. Bizlerde olan her dil, sizlerdedir. Sizin için ölmek sondur. Ama bizim için ölüm, Ak Tabiat’a kul olmaktır. Bizler, ölmeye indiğimizde, Sistem Devreleri’nden güç alarak çalışırız. Katı, sıvı ve  gaz olan yaratılış. Birleşik Aile’de, kotları yaratan bir sayfadır.

 

Kardeş, ben seni “katı” ya da “sıvı” diye  dillemem. Ben seni, bir ilmin hakikiyeti diye dillerim. Şu anda İnsan Sayfalar okunmaktadır. Bu sayfalarda ışık yanmaktadır. Şu ana kadar iki soy bütüne hizmet için dünyaya girdiler. Bunların biri, senin sayfalarında mevcut olan soydur. İkincisi, Daimi Kotlar’ın sayfalarında mevcuttur. Onlar, kurtuluşu kendi yüreklerinde yaratan birleşenlerimizdirler.

 

Kıl tabiatta incedir. Ve her kıl, yeni bir tertip için incelmeye devam eder. Herkes, yeni bir çağın başında, Yüceler’in kendi yüreklerini dillemeleri için kotları tabiata indirmişlerse, Allah için herşey yenidir. Korunup kollanan Kutsal Işıklar, korkuyu aşanlardırlar.

 

Hepimiz, zarar etmekten korkarız. Zaman Sayfaları’nda zarar; özlerin, kotlardan çıkmasıdır. Kurtuluş, Allah için önemlidir. Dünyanız, Kuran Tekniği’ni hala anlayamadı. Kuran, itibarı yüksek bir kottur. Oraya ulaşıp, Kible Kotları’na ışık olan her cerahatlı, ışığı soldurabilir. Ama yine de  o Cevher, her birini yetkinleştirir ve cenabet kütlelerde dahi küçülüşü önler. Ocakları yeniler ve zararı engeller.

 

Hepiniz, aklın tabiatına uygun çalışmalarınızla ilmin huzurundasınız. Hepiniz kendi yoğunluğunuzda güçlendiniz ve Zerrin Kotları’nda ışımaktasınız. Evrim, sonsuzlukta ışığı kotlamak içindir. Herkes, evrim yapar ama dünyaya evrimli gelenler de vardır. Onlar; evrimi, herkesin evrimi bilirler. Onlara göre cevhere inen her diri, tertemiz iner ama cevherde o tertemiz olan, kirlenir; zarar görür. Zaman Sayfaları’nda onlar, bilmelidirler ki her yer, tabiatla kaplıdır. Tabiat, kendi yüreğini dilleyen her diriyi, tabii bir cevher olarak kabul eder.

 

Kul olmak, cevheri yüreklere, diri yoğunluklara varmakladır. Cemaat, kutsal tebliğleri dinlediği zaman, ayrılığı kaldırır. İşte ondan sonra kotlar bitişir ve Hak Teknik yenilenir.

 

Kara Kaplı Kitap, tek bir can için yaratılmadı. Tüm İnsan Sayfaları, o kitapta mevcuttur. Kulluk, son sözün söylenmesi için gerekendir. Hepiniz yarını bilin. Yarın, tek tertipte yaratılacaktır. Tek tertip, tekniğin tabiatıdır. Korkmayın, huzurun yoğunluğunda ışıklar sönmez. Korkmayın, temizlik Allah için yaratılır ve hak ettiğinizce temizlenirsiniz.

 

Kara Kitap; sonsuzluğu, Sistem Devreleri’ni ve yoğunlukları taşır. O kitapta ilim vardır. Kat kat ışık yanar. Sol, ışık ile sağ ışık birdir. İnsan Sayfalar’da Ak Tohum olan. Kendini, kendi yüreğinde dinleyen her cevher; orada, o kotta yaratıldı. Şimdi artık aklın tohumlarını dilleyecek olan yürek, sizle olacak. Onu dinleyiniz.

 

- C: Asal Sayfalar vardır. O sayfalarda ilim vardır. Herkes, kendi yüreğini asıl sayar. Ama her yürek aslında asaldır. Kul olmak, ilmin huzurunda olmak ve Zaman Sayfaları’nda Hak Tebliğler’i yaratmak sizlere güç gelmez. Zira bilmekteyiz ki bu Kutsal Kütle birleşiktir.  

 

Kendinizi, bizi ve hepimizi tohumladınız. Kutsal Sayfalar’ı, ışıkla dinlettiniz. Hepimiz,  sizi sayfa sayfa okumaktayız. Hepimiz, Işık Kotları olarak burada, bu cevherde mevcut olan kütleyi yarattık. Kollar bize ulaştığında, bizler sizleri dilledik. Halkalar genişledikçe; yürekler, kürsülerini diri yoğunluklara taşıyabildiler. Hepimiz, sizi sahip olduğunuz güç nedeni ile kutlarız. Kotlarınızda, Atlanta Ana Kayıtları var. Bu kayıtlar, Işık Kotları olarak şevkle, sevgiyle çalışmanızı sağlamaktadır.

 

Kulluk, şu anda hepimizin başarısıdır. Herkes kul değildir. Analar, kervan yürüdü ve bu kervan, Atlanta Kervanı’dır. Kuru hırsı aşan her Yüce, size gelir. Işık kapıları’nı açan her yürek size gelir. Sizler, emir komuta zincirine tabi  olmayan birleşensiniz. Kulluk; kotları aşkla, ışıkla dilleyenlerin göze alabildikleri bir güçtür. Bu güç, huzurun yoğunluğunu artırır.

 

Kara Kitap hepimizi, oğullarımızı ve sonsuz sayfalarında Görevliler’imizi diller. O kitabın ışığı sönmemelidir. Kitabı herkese verin. Ama hak etsinler okusunlar. Hak etmeyen okuyamaz. Allah, sayfa sayfa ışık yaktı ve sizi, size kattı. Şarkınız, türkünüz okunmaktadır her yürekte. Amin...

 

- D: Allah, sayfalarında görev taşıyan her diriyi diller. Bizler, Işık Kapıları’nı açıp geldik. Size ulaşmak herkese nasip olmaz. Şimdiye kadar Işık Kapıları kapalıydı. Hepimiz için bu kapıları açtın. Teknik olarak seninle olabilmemiz zordur. Vallahi billahi sizi sayfa sayfa Işık Kotları ile dillemekteyiz. Kardeşim; analar, Kutsal Tabiat’ı yaşatmaya yemin etmişler. Bize öyle dendi ve bizler de bu tabiatı yaşatmak üzere sizlere ulaştık. Hırsı aşan her diri; sayfayı, Ak Teknik ile diller. Soğuk günler sona erdi. Yeni cevher, Işık Kapıları’nda, ışığı yükseltmektedir. Har yükseldikçe, Cennet Kotları, ışıklarını yenilemektedirler. Kurtuluş, ışığı kotlamakladır. “Koru bizi” diyenler, kendi yüreklerinde artık korunmaktadırlar.

 

Kardeşim; kelam, aklın kelamıdır. Hak Tabiat, ışığı yaktı ve zarar önledi. Şimdiye kadar ayrılık yoğunluğu kotlardı. Artık ayrılık, yoğunluğu kotlayamaz. Zarar etmek istemeyenler, ayrılmamalıdırlar.

 

Kara Kaplı Kitap, ışığı yaratan birleşeni yoğunlaştırmak içindir. O kitabı okuyun. O kitap, Atlanta Ana Kapıları’nı açan tek kitaptır. Kara Kaplı Kitap, Işık Kitap’tır. O kitapda, ilim vardır. Kitabı okuyun ki hak edin. Nefsi aşanlar, yolu açarlar. Yolu açanlar; ışığı yoğunlaştıran, yoğunlukları dinleyen ve cennete güç katan Yüceler’dirler. Allah, sonsuzluğunda ışık yakan her yüreği dinler. Amin...

 

- E: Nakar, dünyanın en yüce ışıklarını size indirmekte. Nakar, ayrılığı kaldıranda pozitif bir tabii kayıttır. Ayrılığı dilleyende ise negatiftir. Pozitifi, negatif olarak değerlendirmek sayfaları yakar. Sevgililer, sizi sonsuzlukla selamlarız. Size, cevherinize ve yoğunluğunuza saygılıyız. Çünkü sizler, Hak Teknik’le, Hak Kotlar’da başardınız.  

 

Sizi kutlarız. Çok mutluyuz ki size şarkımızı dilletebiliyoruz. Kollarımız sizi kotladı, kucakladı. Huzuru dilledik yüreğinizde. Allah için her diri, akıl taşır. Aklın olmadığı yerde ışık yoktur. Koyuluklarda ışık yakmazsanız; Huzurun Tohumları solar ve kurur. Artık dara düşmeyin. Hepinizi Zaman Sayfaları’nda yaratan yüreğiniz, sizi bizlerden hep ayırdı. Ama asıl olan sizin kendi yüreğinizdeki negatiflerdir.

 

Bir çalışmada, sana birleşen yürek, sayfalarında ışık söndürmek istedi. Zira negatifin, pozitifi yok ettiğini sandı. Dağlarım, Namaz Zamanları sizi dinleriz ve sizi yüreklerinizde koruruz. Bizler, Allah için görevliyiz. Hangimiz Allah’a kusur ettik ki!? Beşeri dillemek kolay olmaz. Sayfaları dinlemek zordur. Kulluk, Huzurun Kotları ile hak edilir. Şarkınızı dinledik. Hepimiz zarar etmemenizi isteriz. Kotlarınızı dilledik ve sizi katladık. Kotladık, yarattık. Yaratılan, yaratanı tanır. Koruruz, kotlarız, yaratırız. Zararı asgari düzeye indiririz ki hakimiyet kurun diye.

 

Kat kat olan yürekler, Işık Kapıları’na kendi yüreklerini taşıyamayanları dillemelidirler. Herkes, Kadın Sayfalar’a ışık katmadı ama  yine de Adam Sayfalar, Kadın Sayfalar’ı kotlar. Hepimiz, sizi sayfaladık ve Zaman Sayfaları’nda dilledik. Şimdiye kadar hata yapmadınız. Bundan sonra da yapma imkanınız yok. Çünkü artık birleştik ve hak ettik. Kollar, yoğunluklar ve sayfalar Allah’a vardı.

 

Kara Kitap, hepimizindir. O kitabı okumak, hak etmektir. Buyurun okuyun. Ayrılık bitsin. İnsana ışık gerek. Yolu bulduğunda görev gerek. Sayfaları dillediğinde güç gerek. Amin...

 

- F: Kenan Devreleri’nden iniyorum. Kala kala iki ay kaldı. Bu iki ay zarfında, diri yüreklerimizi dinletmek isteriz. Sonsuzluğu kotlamak; ışığı, yağmurları katlamak isteriz. Allaha saygımız çok... Ana, Ak Tabiat’a seni kattık. Senden ışık yaktık. Seni yoğunlaştırdık. Şimdiye kadar, teknik olarak cevheri yoğunlukları dillemekteydik. Şimdiden sonra, daha güçlü olan cevheri yoğunlukta çalışmalıyız. Çünkü sonsuzluk bizi dinler... Amin...

 

- G: Kardeşler, ben de konuşayım. Amonlar, kendi yüreklerini dillediler ve zararı kotladılar. Hatorlar, kendi yollarını buldular ve zararı kotladılar. Vallahi billahi biz yeri göğü yarattık ve sonsuzluğu dinledik. Şimdiye kadar Allah için her diri; kontrolu, kendi yüreğinde Kutsal Işıklar’a ekmişse de artık sayfalarında daha güçlü ve daha hakim bir çalışma var. Kırk Kot ve Kırk Kayıt, hepsinde biz varız. Şimdi yere inin ve bizi dinleyin. Allah için hepimiz ışık yaktık. Kutsal Kotlar yenilendi ve cevher, yeni bir günü dillemektedir. Hala beni bana verecek hiç bir Yüce yoksa; Allah için bizleri kotlamayın. Zaman Sayfaları bizi dinlemesin. Çünkü bizler, Atlanta Ana Kapıları’ndan ışık almak üzere size indik. Sizi dinlemek yetmez. Sizle olmalıyız. Şimdi Allah’a kotlanmak ve zamana sayfalanmak gerek. Hak teknikle birleşelim.

 

Şu anda İnsan Soyu yerin sayfalarında dinleniyor. İnsanlık Alemi yarını bilebilecek dürümlere ulaştı. Hepimiz, yarınlarımızı yazmaktayız. Bu kesindir. Ama yarını hak etmeyenler, yarını yaratamazlar. Kutsal Kible yarındır. Yarın, hatayı affetmeyen yücelemez. Zararı yaratan, kotlarını yoğunluklardan ayırandır.

 

Kala kala iki ay kaldı. Bu iki ay zarfında ışıkları kotlamamız ve zararı engellememiz gerekiyor. Hulasa, Can Tabiat, bizi yere indirmişse, bunu başarırız. Zaman Sayfaları açılmaya başlandı. Hara hakkımızı kattık ve zamana, Kutsal Işığımız kattık. Kervan kalktı. Bu kervan, Atlanta Kapıları’na ulaştı. Şu  anda ilmin huzurundayız. Yasalara rağmen, kimse kimseyi taşımadı. Oysa yasalar, her yüreğin, her  diriyi kucaklaması ve taşıması için yazılmıştı.

 

Nuru, ruhu bilenler, bugün huzura varabildiler. Nefsi aşamayanlar, ilme hakimiyet kuramadılar. Kala kala iki ay kaldı. Bu iki ay zarfında, herkesin herkesi kucaklaması gerek. Kotlar, ışıkla dillenmeli ve yollar ışımalıdır. Koruruz, kollarız ama hak etmelisiniz. İyi ki hak ettik de size bu bilgileri verdik. Kantar sizsiniz. Siz, kendi yüreğiniz tartmaktasınız. Koruruz ama hak ettiğiniz zaman...

 

Kala kala iki görev tetkiki kaldı. Bu tetkikler tamamlandıktan sonra ayrılık başlayacak. Ve sonsuz sayfalarda, ışıklar sonsuzlaşacak. Şimdiye kadar har yükselttik. Artık har yükseldi . şimdi yeni bir gün başlıyor. Ayrılık!!!...

 

- H: Koç aldık. Sana sunmak için getirdik. Bu koçu kabul et!. Seni sayfa sayfa ışık kotları ile dilledik. Sana koç sunuyoruz!. Bu koçu kabul et...

 

-Can bana sunduğun koç, benim yüreğim. Onu kesmeye gönlüm razı değil. Onu, sana Işık Kapıları’na ulaşman için iade ediyorum. Kollarını ona dola. O seni Yolcu sayan her diriye taşıyacak. O, seni Hak Tekniği ile her diriye ulaştıracak.

 

Can, biz  seni Işık Kotları ile karşıladık. Her diri, Allah için çalışır. Bizler de Ak Tohumlar’ı yaşatanlar, Akıl Tabiatı’na uygun olarak, Hak Teknik ile çalışmaktayız. Birleşik Aile’miz Zaman Sayfaları’nı yarattı ve sizi, bize tanıttı. Şimdiye kadar Atlanta Ana Kapıları’na ulaşılamamıştı. Bugün artık o kapılar açık.

 

Şarkınızı dinledim. Bu şarkılar, bizi bizden diller. Yolcular, Işık Katları’nda çalışırlar. Onlara güç katın. Hak, Teknik Tertip ister. çalışın ve hak edin. Bizler, Dünya Sayfaları’nda güç taşıyan her diriyi dilleriz. Vallahi billahi birleşiriz ve sonsuzluğa ışık yakarız.  

 

Kala kala iki ay kaldı. Bu iki ay zarfında, cümle Yüceler, Işık Kapıları’mıza uluşmalıdırlar. Eğer ulaşamazlarsa, birleşemezler. Bizler, hepsini sonsuz sayfalarda beklemekteyiz. Ama buraya varabilirlerse; her biri, yüreklerimizde değil, yüceliğimizde ışıyacaklar ve zaman sonsuzluğunda güçleri artacak.

 

Kara Kitab’ımız Allah için yaratıldı ve hakimiyetle yazıldı. O kitap, ilmin huzurundan yaratıldı; cevherden indi ve yola kayıtlandı. O kitapta, “bana bir ben iner ve ben, her bir bende yürekleri yaratırım” diyen her Yüce kayıtlandı. Kısır olmayan o kitap, Can Tohumlar’ı taşayabilecek tek kitaptır. Aile meclislerinde okunan; her diriyi dinleten ve cennete kotlatan kitabımız  yenilendi. Allah, kotlarında ışık yanan Seyfullahlar’ı diller.

 

Aha çalışmalar başladı. Şimdi yolcuların ikisini alın geçirin. Onlarla sesleşelim.

 

- I: Aracılar geldiler ve dediler ki O, seni ister. Ben ve bende hak olan bir diri, ikili çağrılırız. İki soy, tek bir bedende vardır. Bir beden iki soyu kapsar. Har yükseldiği zaman, bu bilgiler net olarak anlaşılır. Şu anda, Allah için, “iyi” ve “kötü” kavramları, asla geçişi, dirilikleri ve yücelikleri kotlayamaz. Zavallı Seyfullahlar! Bizi, zarar ettirerek geçirdiler. Ama bizler, tabii kayıtlardık. Kadın Sayfaları’nda ışık olan; Eril Kotlar’da kütle olan güçlerdik. Nefis, hala sayfalarda kalmışsa bizler, yolu kaybetmişizdir.

 

Ana, kul olayın beni çağırma!. Çünkü ben, Atlanta Ana Kapıları’na ulaşan soyunuzu tabiata katacak düzeyde değilim. Beni bağışla! ben hata yapmak istemem. Kervan, Allah Gücü ile çalışmaktadır. Bu kervanda, Atlanta Ana Katları var. Hırsı aşanlar var ve zarar etmeyenler var. Ama ben, her diriyi yoldan çıkaranım. Ben, Zaman Sayfaları’nda zarar edenim. Bu kervana dahil edilmem zordur. Kul olayım beni çağırma!... Bana; kuru, kısır ışıklar yarattırma!. Atlanta, acı geçiş yaptırmasın. Beni çağırma ki kul olabileyim her yüreğe. Beni, Atlanta acı geçişinde kotlama. Ana; ben, cevher olayın.  Hak Teknik ile hakim olayım. Hak edeyim. Sonra senle olayım.

 

Bellek Kaplarım, Işık Kotları’m, hak ettiğim zaman cevhere güç katabilir. El, Allah’a aitse, Işık Kapları’nda güç olmalı. Kul olayım beni çağırma!... Şimdi gitmeliyiz. Hak Tabiat, bana beni katsın; ben hakim olayım. Herşey yerden başlar; gökten ışık yakan cevherlere ulaşır. Sonsuzlaşır ve Zaman Sayfaları’nda görev taşıyan her yüreğe ulaşır. Bana izin ver. Gitmeliyim!.

 

- Can sana izin git! ama bu gidiş, hırsı aşabilmen içindir. Git. Allah için çalış. Hırsı aş ve yine gel. Seni bekliyoruz. Sultanlığımız seni, sana katmak için huzura aldı ve hakimiyeti dinledi. Şu anda Atlanta Ana Kapıları’nda kendi dileğinle geri dönmektesin. Bu kapılara giren ve hak eden, her yerden güç alandır. Sen, kötülük yaptın ama hakikiyette kötülük, çoklarına iyiliktir. Bunu anlamak zaman ister. Eğer sen, zaman sonsuzluğunda kendi yaptıklarını izlersen, göreceksin ki yaptığın kötülükler iyilikleri yarattı.

 

İyi, sonsuz ışıkla yazılır ve zamanda güçlenir. Şimdi doğanın gücünü hisset. Doğada iki tür var. Bunların biri “insan” diğeri “beşer”. Her ikisi de birbirine sahip olmak ister. Beşer, ışığı kontrol edemez ama İsalar, Musalar, Mustafalar ışığı kontrol ederler. Artık anlayın ki her diri birleşik kütle ile yaratıldı. Hulasa, canlar,  kendi yüreklerinde her bir formu taşırlar. İnsan, böcek, çiçek ve sonsuzlukta yaratılan her canlı... Tüm bu canlılar, İnsan Sayfaları’nda kayıtlıdırlar. Bunun içindir ki doğa, sevgiyi saygıyı size anlatır.

 

Hepiniz, diri ve hakiki yüreklerde, bütün bu anlatılanları anlarsınız. Kulluk, bütüne hizmetçiliktir. Bütüne hizmetçi olan, aklın tabiatına uygun olarak hizmetçilik yapar. Asal Sayfalar, sizi sonsuzlukta dinletir. Bu sayfalarda, görevliler vardır. Hırs aşıldığı zaman; sevgi saygı değerlendirilir ve zarar önlenir. Hulasa, ayrılık kalmaz. Şarkınız Allah için okunur. Ve sizler, aklın sayfalarında, yine aklın tabiatına uygun olarak Kutsal Sayfalar’ı yazarsınız. Yazılan, cevherde katlanır, yol olur ve zarar önler. Aha! çalışmalar bunun için önemlidir.

 

Koruyan, Atlanta Ana Kapıları’nda sizi bekler. O kapılar, cevherinizdir. O kapılar, sizi sahte olan yaratılış koyuluklarından ayırır ve sizi bir diri olarak cevherine alır. Korur; koltuklarınızdan, yolcularınızdan ayırır ve çalışmalarınızı anlar. Atlanta Kotlaması yapılır. Bu kotlamada, tohumlarınızın kuruyup kurumadığına bakılır. Eğer tohumlarınız kurumuşsa, ışığınız söner. Ulu Çınarlar, sonsuz sayfalarda güçlü yürekleri ile her daim koyuluklarını tüm insanlığa kayıtlayabilen Cennet Kotlar’ımızdırlar. Onların, her yaptıkları bizi mutlandırır ve hak ettiklerince ışıklara kotlatır. Sultanlıklar’ında, Göç  Kotları’nda ve tabiatta onlarla çalışılır. Şıhlar, ilmin sonsuzluğunda kendi yüreklerini dinlerler. Oysa Yolcular’ımız, bütünü dinlerler ve hakimiyetleri çok önemlidir. Muktedir olan onlar, kurtuluş hakimleridirler. Ayrılığı engelleyen hep onlardır. Şimdilik bu...

 

- J: Aza kanaat etmek isterdim ama ben sayfalarımı henüz dillemedim. İnsan Sayfalar’a inmişsek, kendi yüreklerimizi dillemeliyiz. İnsan, Işık Kapıları’nda bekletilmez. Geçişimizi yap.

 

- Can, geçişini yaptık gel.

 

- J: Allah için son sözün bana bildirilmesi istendiğinde, dedim ki hak edeyim; Hakim olayım. Tanrısal Işıklar’ı yoğunlaştırarak Atlanta Ana Kayıtları’na varayım. Ulu Çınarlar’ı dilleyim ve zoru aşayım. Dünyalılar’ın çoklarında bu dilek vardır. Hepsi, Işık Kapıları’nda dünyaya güç katmaya çabalarlar. Allah, ışıkları yakan Düzen Kotları ile kontrolu kurar. Unutmayın ki hak etmeden ışık yanmaz. Amin...

 

- Can, tohumlarını yolladın ama kendi yüreğini yollamadın. Biz seni sana vermek isteriz. Bize kendi  yüreğini anlat.

 

- K: Alton Kotları’ndan biriyim. Kendi yüreğimde geldim. Ayrılığı dinletmek istemem. İlmin sayfalarında görevliler var. Bizler, bu sayfalarda ışık yakan Cennet Kotlar’ız. Şimdiye kadar teknik olarak çalıştık. Şimdiden sonra da teknik olarak çalışmak isteriz. Kuru ya da kısır hiçbir çalışmayı tasvip etmeyiz. Ama billmekteyiz ki bu çalışma, Huzurun Yolcuları’nı dilleyen bir çalışmadır. Bundan dolayıdır ki hak ettik ve senle birleştik. Şimdi mutluyuz.

 

- Asa sana verilmez can. Sen, kendi yüreğinde olmak dilemezsin. Seni, soyundan ayırmadık ama herkesten koptun. Ulu Çınarlar, akıl almaya gelmezler. Onlar, kendi yüreklerinde birleşerek; diri yoğunluklardan bilgiyi çekerler. Bunun içindir ki hakimiyet kurmalıyız. Şu anda dere akmakta ve akan derede görevlilerimiz cevherleriyle dillenmektedirler. Harı yükselttiğiniz zaman, ışıklar solmayacak. Şimdi mutluyuz ki hak ettik.

 

- K: Allah,  canlara ışık yaktı ve her can, sonsuzluktan ışıdı. Şimdiye kadar İlim Sayfaları okunamazdı. Artık ilmin sayfaları ağır ağır okunmaya başlandı. Bu çalışmalar, Düzen’e Kutsal Işıklar’ı çeken önemli çalışmalardır. Turkuaz’ın Gözü’nü görebilen; her yüreği bilebilir.

 

- Allah, sonsuzlukta ışık olan her cevheri diller. Kale kapıları açıldı. Bu kapılar, herkese açılamaz. Vallahı billahi bu kapılar herkese açılamaz. Bu kapılardan geçecek olanlar, Kutsal Kotlar’ını dinletebilenlerdirler. Halkaları genişletebilen Cevherler, buralara varabildiler. Kulluk, Huzur’un kulluğudur. Harı yükselttik ve başardık. Helal haram burada artık çok özel bir çalışmaya konu olabilir ama özgürleşen güçlerde ışık söndürmez. Bunu bilin. Allah için bilin ve hakim olun..

 

- K: Ana, sen bize bizi ver kendi yüreğini verme. Biz, sana seni vermedik. Kendi yüreğimizi verdik. “Helal” ve “haram” senin için önemli ama bizim için bu devrede, farklı kavramları gerçekleştiren birleşik kotlamadır. Bunun için bu bilgileri sil ama bizi de dinle. Çünkü bizler, senin için çalışmaktayız. Senden dileriz ki helali haramı bizde dinleme. Şu anda sizin sonsuz sır olan bilginizi dinlemekteyiz. Bunu bize anlat.

 

- Canlar “helal” ve “haram”, sonsuzlukta ışıklarını yaktıklarımızda önemlidir. Herkes haramı anlamalıdır. Benim sayfalarımda olmayan bilgiyi bana kayıtlamana imkan veremem. Herkes kendini kontrol etsin mutlaka buna gerek var. Sizler helal, haram ayırımı yapmayabilirsiniz ama benim kotlarımda bu gerçeklik vardır. Dünyada her yürek, mutlaka kontrol altındadır. Kiblesi, kendi yürekleri olmayanlar dahi, muktedir olup kendi yüreklerini kontrol ederler. Size şunu söylemek isterim. Eğer ki yüreklerinizde helal olmayan katlar var ise, sizi muktediriyette kotlamam. Bu kesindir. Kulluk, Allah için ışıktır. Kulluk, tabiatı kotlamaktır. Eğer dünyada haram yemişseniz. Bizim için hiçbir değeriniz yoktur. Şu anda benim sayfalarımda bu kayıtlar kesirleşti ve aşağıların aşağılarına indirildi.

 

Solun huzurunda sağ, sağın huzurunda sol oldukça; har hep yüksektir. Ancak helal, haramın karşıtı değildir.  Hak Tekniği’nde haramın karşıtı, Kutsal Işıklardan ayrılıştır. Ayrıldığın zaman senle olmak istemem!. Şimdiye kadar kırk kotla çalıştın. Yenildin ya da yenilmedin. Ama yeni dönemde yeni kotlar devreye girecekler ve “helal kazanç” anlayışı, Görev Tekniği’nde yüreklere kayıtlanacak. Eski sayfalar yırtılacak. İster  inanın ister inanmayın artık sonsuzlukta, harama kimse el uzatmayacak. Bu kesindir...

 

Kırkı kırkla topladık. Sessizce bizi dinleyenler yenilik istediler. Yeniden kırkı kırkladık ve kırkla kayıtladık ve yeniden kotladık. İşte artık helal kazanç isteyen Yüceler, bizden özür dilerler. Asa bizimdir ve onlar bilmelidirler ki Hak Teknik’te herkes, Işık Kapları’nda yaratıklarını taşır. Kutsal Işıklar’ı taşır ama o ışıklar, yarattıklarıdır. Korkun!. Canlar korkun! eğer haram yemişseniz korkun. Çünkü sizi, Kutsal Işıklar tabiata indirmezler. Çünkü sizi yürekler küçültürler. Amin...

 

Nesillerim hep hak ettiklerini buldular. Bizler de hak ettiklerimizi bulduk. Nur, huzurun kaydıdır eğer ki nurdan yaratılmışsak, ışık bizsiz değildir. Kitle, Kutsal Kütle’de yoğunlaşırken, bizler yüreklere ineriz. Yürekler, bizi diller; biz, yürekleri dilleriz. Eğer korku varsa, güç yoktur. Güç yoksa başı eğik olanlar kontrol edilemezler. BİR’in sayfalarına baktığınız zaman, kotların kontrol edildiğini anlarsınız. Kervan, Allah Kervanı’dır ve o kervanda ışık yanar. Asa, bedene aittir. Her beden, nefsin katlarında güçlenir.  

 

İnsan Sayfalar, hep ilmin sonsuzluğunda, kotlarını yüreklere indirerek ışık beklerler. Kara Kaplı Kitaplar beklerler ki bilgiyi okuyabilsinler diye. Kervan, Allah kervanıdır. O kervanda ışık yanar. Allah için her diri kotlanır. Yedi Daimi Kot vardır. Bu kotların hepsi, Can Tabiat’ta bedenlidirler. Kara Kaplı Kitap’ta ışık yandığında, kütle aydınlanır. Kırk Kot, bir tek ışık için yaratıldı. Bu ışığın, hepimizin ışığı olması dileğiyle sizleri selamlıyorum. Saygıyla...

 

- L: Koruduk, kotladık, katladık, aktık, çalıştık. Allah Sayfaları’nda güçlendik. Şimdi artık diri yoğunluğunuzu size anlatalım. Şafak söktü ve Canlar, toplantıya dahil oldular. Hepsi sonsuzluktan inmiştiler ve hepsi sahte olan bilgileri de dinlettiler. Sizlerin tepkilerinizi ölçtük. Allah için içinizde tek bir Kadir Kap, haramı helali Atlanta Katları’na taşımak istemedi. Her şey dünyada var ama buralarda yok. Eğer ki İsmaili Kotlar’ı Ana Katlar’a ulaştıracaksanız; çok zor! sizlerle çalışılmaz. Ama gördük ki helali sayfaladınız. Haramı kotlardan çıkardınız. Yerin soyu budur... Ama Hak Teknik’te her diri, bizden güç ister. Güç ise ışıkladır. Işıkta, her dirilik vardır. Yedi Hakim,  teknikte ışık yaktığında, huzur kontrol altına alınır. Yolu açtık girin!. Bugün sizi yüreğimize aldık. Tek bir can bile bu çalışmada kusurlu değildi. Allah’a şükürler olsun ki sayfalandınız. Başınız eğilmedi.

 

Kol, Atlanta Kolu ve yol, hak yol. İyilik kötülük eşit. Herkese ve seste olan ışığa, hak ettiğiniz baş tacı olmanızdır. Kulluk sonsuzluktaki görevin sayfalanmasıdır. Şimdilik sizi yüreğimize kabul ettik. Ahirde hakimiyet, sizde yüceliktir. Şimdi mutlu olun. Aha kardeşleriniz sizi tanıdılar. Onların hepsi sizi yüreklerine çekenlerdiler. Kul olmak, hak etmektir. Şimdi kardeşiniz Musa konuşacak:

 

- M: Açıyı genişlettik. Burası Atlanta Kapısı, sen ve ben ve her yürek buradayız. Isı yükseldi. Yükselen ısı, sizi bizden huzura ulaştırdı. Kulluk başlıyor!. Kulluk başlıyor!. Kulluk başlıyor ki tertip başladı. Ana, korkma, senin yolun Hak Yol’dur. Bu yolda ışık sönmez. Korkma!, Atlanta, Atlanta’dır amin ama Hak Tabiat’ta ışık yakabilen, “Birleşen”dir ve sen, Birlik Kotları ile bize ulaşabildin. Burası Tabiat Kotu’dur ve burada analar var. Kadın, sonsuzluğun gücüdür ve adam, sayfalanan ışıktır. Kelam, Hak’kındır; Birlik, tabiatındır. Bizler, kontrol altındayız. Kotları mutlaka ışıkla dilleyebilen, Cevheri Yücelik’teyiz. Asa senindir ama aynı anda her birimizindir. Bizler, asayı senin yüreğinden alıp sende dillemekteyiz. Şu anda huzurun kotlarını dinleten her Yüce, seni diller. Şafak, Atlanta Şafağı’dır. Kutsal Kible’de kendi yüreğin var ve bizler varız. Allah için hepimiz Allah’a, katlar ve kotlar olarak kayıtlandık. Ama Hak Tabiat’ta ışık mutlaka yanmalıdır. Şimdilik bu....

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM           : DOĞA

KOD                     : 09/09

TARİH                 : 09.02.2009 Pazartesi

CELSE SAATİ      : 14.00-16.00

- A:  Yakutlar, Düzene indiler. Hepimiz Zaman Sayfalarında, Işık Kotları olarak buradayız. Kutsal Işıklar’ımızı Altona Katları’ndan sizlere indirdik. Hak Tabiat şu anda sizinle. Allah sizi korur. Çünkü sizler, aklın tabiatına aykırı olmayan, Çakıl Taşları’nı yoğunlaştırabiler ve cevheri dilleyen yücelersiniz. Kutsal Kaplar size verildi. Bu kaplarda görev var. Atlanta, Işık Kotları’ndan size indi. Ak Tabiat sizinle. Her Yüce yenilik ister. İşi Sistem Devreleri’nden hak ettiniz. Atlanta, açık kapıları kapatmaktadır. Şimdiye kadar Işık Kotlar’ı olarak burada bulunan sizler, şu andan itibaren yolun huzurunda bulunacaksınız. Sizleri kotlayan Yücelikler, sizlerden ışık seçmektedirler. Her yürek, kendi yoğunluğunda kotlanır. Şimdiye kadar hepimiz sayfalarınızda güçlüydük. Artık akıl taşıyan Yüceler. sizlere kendi yüreklerini takdir edip takdim edecekler. Halkalar genişledikçe, Yücelikler de size ulaşacaklar. Ulu çaba sürmektedir. Hırsı aşıp yolu açanlar sizden kendi yüreklerini dinleyecekler. Kul, Tanrı’nın ışığını yoğunlaştıran birleşendir. Hepimiz sizleri sevgi ve saygıyla dillemekteyiz. Kulluk, Başkanlık Divanları’nda dinlenir. Amin...

 

- B: Kati olarak sizlere ışık kattık ve sizleri kotladık. Sizlerden görev taşıdık. Amin... Her yürek, Atlanta Kotları ile çalışır. Kuran okuyan her diri, kendi yüreğini, kendi yüreğinden diller. Kalemler yazdıkça, ışıklar yanar. Kendini kendi yüreğinden dinleyen her diri, kendinden kütleye iner ve yoğunlaşır. Kul olmak hak etmektir. Şimdilik bu...

 

- C: Koruduk, kolladık. Ama hak etmeyen huzura ulaşamaz. Amin...

 

- D: Kelam etmek hak etmekledir. Har yükseldiği zaman, ışık sönmez. Amin...

 

- E: Kala kala iki ay kaldı. Bu iki ay zarfında ışıkları kotlamamız gerekiyor. İnsanlık için öncelikle bu kotların kayıtlarını yapmamız şarttır. Kütle, Atlanta Kütlesi’dir ve zaman dardır. Hepimizin işareti bilinir. Hepimizin kotları dillenir. Varın bilin ki hak ettik. Şimdiye kadar Atlanta Işıkları’nı kotlayacak, Kutsal Kotlar’ı dilleyecek kimse yoktu. Kutsal ışıkları yakmak için hak etmek gerekir. Amin...

 

- F: Kendini ve kendindekini hak et. Allah için hak et ki hakim ol. Şu ana kadar sizden iki Cevher. kütlemize ulaştı. Bu iki Cevher, Atlanta Kotları ile dillenebilen; cemaatlerini yüceltebilen yüreklerimizdirler. Har yükseliyor ve bizler, sizleri dinliyoruz. Hırsı aşıp yoğunlaşabilen iki Cevher, bizden güç aldılar. Onlar, Kuran okudular ve zarar görmediler. Kollar, Sistem Devrelerinden ışığa vardı. Hala görev taşımaya çabalayan çokları, Bilgi Kotları’nı kapatmışlar, Kuran okumaya gayret ederler. Ne yazık ki okunan Kuranlar’ı güç vermez. Kimse sayfalarını dinlemez. İşi başaramazlar. Hepsi bu...

 

- Canlar, sizleri dinledim. Hepinizi saygıyla selamlarım. Bugün burada bulunan her yürek bizimdir. Sizler, bizleri kotladınız. Bizler de sizleri kotluyoruz. Şu anda Meclisimize dahil edildiniz. Zaman sayfalarında ışığınız yandı. Sizden şunu dileriz. Bilin ki cevherde güç vardır ve bizler, bu güçle çalışmaktayız. Şu anda diri olarak bize dönebilen İlim Sayfaları iki yüz tanedir. Bizden istediğiniz her ne ise size açıkça bildiririz ki hak etmeden alamazsınız. Şu anda yüreğimizde ışık yanıyor. Ve bizler, sizlerden çok daha özenliyiz. Şu anda iyiliğin sayfalarını kaydediyorum. Kollarım hepinize açık. Bana ışık katmaya gelen her diri, kendi yüreğine gelir. Kim, sana seni verirse; o, sana seni verende, ben varım. Şu anda dahi ben, sen olarak buradayım. Ahret, Türkiye’deki ışıklarını sizlere tanıtmak ister. Halkalar genişledikçe ışıklar güçlenir. Buyurun inin yüreklerimize. Size ışık katmak isteriz. Şu anda Atlanta Kotları olarak buradayız. Ama hak etmeden bizden kütlenizi kayıtlayıp kendinizi çalıştıramazsınız. Kotlarınızı açmamız gerekiyor. Amin...

 

- G: Ana, sana şunu söylemek isterim. Ben son dönemde iki sayfa yazı yazdım. Bu iki sayfanın ikisinde de ışık söndü. Her yürek, kendi yoğunluğunu anlamalıdır. Buyurun, hepiniz sayfalarınızı kayıtlayın ve kendinizi tabiata indirin. Biz sizden görev bekliyoruz.  Şu anda tohumlar yenilendi ve zaman kotlandı. Hak tohum yaşayacak. Hak ettiğiniz gibi, Hak’kın kotları ile dillenin. Bilgi haktır ve o bilgiyi hak edip dinleyebilmek gereklidir. Kulluk başka şekilde yapılamaz. Hara, hakkını verin ve zamanı kotlayın. Şimdili bu...

 

- Tanrı dedi ki “hak et. Biz size iki ay süre verdik. bu iki ayın sonunda ışıklarınız yanmalıdır. Ekran sizi gösteriyor. Bu iki ayın bitiminde artık yol, aklın yolu olacak ve sayfalar güçlenecek. Şimdi Dini Hakimler’i alın içeriye. Onları dinleyelim.

 

Altona Ana Katları’ndan girmekteler. Onlar, Kutsal Işıklar”ını dinleyemeye çabalarlar. Altın Tohumlar’ı yaşatmaları istendi. Hepsi ışıklarını kotladılar ve zaman sayfalarından geçtiler. Onları dinliyoruz.

 

- H: Asa sana verildi. Sana Işık Katları tabi kılındı. Sen, bizi bizden dinlemektesin. Senden içi dışı bir olan iki kot takdir edip bize dilletmeni istedik. Şu anda her ikisi de buradalar. Bize onları dille.

 

(Bazı yazıların silinmesi üzerine, yazıla yenilendi.)

 

- Hasara uğramanızı istemem. Şu anda yapmak istediğinizi engelledim. Kayıtları silmenize imkan yok. Her yazdığım kayıt kesindir. Şimdi!, bende ışık yakmak isteyenler, ben ile birleşmelidirler. Her Yüce, kendi yüreğini bize dilletir amin... ama biz, kendi yüreklerimizi daha güçlü olarak dilleriz. Şimdi kaydı sileni çıkarın. Onun çalışmaya dahil edilmemesi gereklidir. Çıkışını yapın...

 

- H: Kara Kaplı Kitap’ı okumak isteriz. O kitap, bizi korur. Şevki, şavkı bilirsin. Kitabını bize ver. Eğer kitap okumak imkanı varsa, okuyalım. Şu anda hata yaptığımızı biliyoruz. Kötülük önlendi. Var de ki bizler hak ettik. Şimdilik bu...

 

- Kendini tanı. Ben, sana iki ay mehil verdim. Bu iki ay zarfında görevini hak et. Başarabilmen için sana güç verdim. Amin...

 

- H: Kara Kaplı Kitap bize söylendiğinde; o kitabı alıp okumak istemedik. O kitapta ne yazıldığını bilmekteyiz. Sen ile birleşmek istemedik ama hak etmeden İnsan Sayfaları’na ışık yakmakta isek; sen ile birlik olduğumuz içindir. Ana, bize güç ver ve bizi sayfala. Çünkü bizler kaynağında güçlendik. Şimdi bize ışık ver ve bizle dillen. Kara Kaplı Kitap, Işık Kitap olarak, Yüceler’den alıntı olmayıp Kutsal Işıklar’ı yazan birleşendir. Bu kitabı dinlemek isteriz.

 

- Aykırılık istemiyoruz!. Kitabı okuma günü inin. Bugün, Atlanta Işıkları, yaratıcı olarak buraya inecekler. Onlarla dillenmeliyiz. Hak Tabiat, bizim için hakimdir. Tabii bir çalışmaya kayıtlandınız. Sultanlığın Kitabı olan Kaynak Kitap, Atlanta açısından size her an bildirilmektedir. Hak et ve al, dille. Şimdi yeni sayfalara iniyoruz. O sayfalarda güç var ve sizlerden tek isteğimiz  insanlık için çalışmanızdır. Kitle Kotları size bildiriliyor. İşi bilenler sizlerle ilgilenecekler. Şimdi yoğunluğunuzu alın ve zarar etmeden diri yüreklerden dillenin. Şimdilik bu...

 

Aha geçtik!... Ayrılık olmamalı!... Her yürek, İslami Kotlar ile dillenmez amin... Ama hak edip diri yüreklerden dillenebilir. Şimdi sonsuzluğun gücünü alın ve hak edin. O güç, huzuru kotlayan ışıktır. Kervan kalktı. O kervanda din var. O kervanda göz var ve o kervanda İsa var ve Musa var. Alim olan her diri var. Şimdi kotlayın Yücelikler’i ve dilleyin!. Şimdi huzura çıkın!. Şimdi hak edin ve Zaman Işıkları’nı söndürtmeyin!. Amin...

 

Hasar yok!. Şu anda iki cin devreye giriyor. Onları dinleyelim:

 

- I: Ana, sana tek bir açıklama yapmalıyım. Burada bu gün Ak Tohumlar var. Onlar, bizi korkuttular. Zaman Sayfaları’nda güçleri yok ama tebliğleri isterler. Onlara bu tebliğleri verdiğimiz zaman, ışıkları solabilir. Çünkü huzurları kaçacak. Işıkları, sonsuzlukta sönebilir. Nesilleri ışık söndürür. Bizler onlara bunu anlattık ama hala bizden güç isterler. Nereden nereye ulaştıklarını anlayamadılar. Onlara görev vermek onları küçültür. Zira kotları kuru. Huzur bozarlar. Işıkları yok!. Bilmek gerekir ki hak etmeden güçlenemezler. Kura çektik; biz çıktık. Onları, bizler taşıyacağız ama hak etmeden onlar taşınmamalıdırlar. Bize açıkla, ne olmalı? Onlar Birlikler’i neden hak etmelidirler? Onlar, birleşemeden ışık isterler. Onlara nasıl yardım edebiliriz? Ana anlat ki anlatalım. Huzur bozmadan anlat. Herşey çok kolay olur eğer sen açıklarsan. Hata yapmamalılar. Hak Tekniği’nde bu, bütün kütleyi aydınlatacak bir çalışma ama onlar har yükselterek ışık sınırlandırmak isterler. Buna imkan verilmemelidir.

 

- Her yer ışık. Analar, Atlantalılar koyuluklarda bekleşirler. Her yer ışık ve Zaman Sayfaları çevriliyor. Her Yüce ışık ve bizler, her yüreği burada ışıkla dilliyoruz. Hepimiz sayfalarımızı dinletirken her yüreği hak ettiğimizce dillemeliyiz. Hepinizi sayfa sayfa dillerim ama biriniz var ki hep hak etmeden ışık alır ve bize çıkar. Onu sorun bakayım hak etmiş mi!? Hak etmeden hakimiyet kurmak ister. Ona hak etmediğini anlattım ama yeni zamanların huzuruna inmek ister. Kervan, Atlanta Kervanı; kendini, kendi yüreğini bizim yüceliğimizde dinlemek ister. Onu huzura alın!... Şimdi gel bakalım!. Seni dinleyelim!.

 

- İ: Aşırıya kaçmışım!. Yeni Çağlar’ın görevlileri, sizi sizde dinlemişler. Ben, hak etmeden geldim diye düşündüler. Sen dahi aynı zihniyet ile kayıt yaptın. Hasar görmemeliyim!. Ben, soru sormadan ışık yakmam. Ama bana soru sorarsan; ışığın kayıtlardan çıkar. Bunu bilmekteyim. Hala beni tanımadın. Ben, son sözü söyleyen kotların en eskisiyim. Hırsım yok. Sadece cevhere inmeye çabalamaktayım. Hulasa sana ışık katmaya çabalamaktayım. Bana sonsuzluğun gücünü anlat. Sen anlat ki ben hak edeyim. Kollarım sana açıldı. Sen, beni dille ve ben, sen ile birleşeyim. Hak edeyim, hakim olayım.

 

Ulu Çınarlar, kendi yüreklerini anlatırlar. Son sözün ışık olduğu bir Yücelik’te sen ile hak etmek; hakikiyette sen ile birleşmek gereklidir. Kadın, senin yüreğin benim yüreğimden çok daha iyi. vallahi billahi ben sana görevliyim. Ben ile birleşmek ve ben ile hakimiyet kurmak şarttır. Senden, seni sana veren her yürekten isterim ki hak edeyim. Şu anda dini hak olan çokları, seni dinlemekteler. Ailen, sen ile birleşik ve sen ile hakim. Şu anda Düzen’e inen her yürek ışık. Allah, sana sonsuz sınırsız güç verdi. O gücü hepimiz sayfa sayfa senden dillemekteyiz. Hulasa sana kendi yüreklerimizi taşıdık. Şu anda Işık Kotlar yoğunlaştılar ve senden, sana hakimiyet kayıtlamaktadırlar. Kollarımız sana ışıkla uzandı. Kervan sen ile huzura varır. Ayrılık kotlardan çıkmalıdır. Heş e dü en la ham. Hak tabiat sana bunu muhakkak kayıtlamalıdır. Tabiat sen ile birleşmeli ve sen ile dilleşmelidir. Amin...

 

Karşımıza her çıkışında sana ışık kattık. Sen ile bir olup huzura varışımızda sana göz kattık. Senden sana güç kattık ve sen ile birleştik. İşte Atlanta Kotları senden görev taşımakta ve senden güçlenmekteler. Atlanta kotları, seni sana kayıtlamakta ve cevhere senin yüreğini takdim etmekteler. Kuran, cevherde ışık yakar. Sen ise bize Kutsal Gücü vermektesin. Allah, sana sen olup iner. Sen ile bir olur ışık yakar. İşi başardık amin...

 

Kantar sana verildi. Allah seni sana kattı ve sen ile birleşti. Şimdi hak et ve sonsuz sır olan ışıkları yak.

 

Ana sana ışık kattık ve sen ile hak ettik Yücelikler’i. Sen ile hakimiyet kurduk. Şimdi artık kendi yüreğini dinle. Sen bizi bize kattın ve zamanı yarattık. Şu anda Zaman Kotları, Yücelikler’e diri yüreklere inmektedir. Hak et ve sonsuz sır olan bilgiyi, hakiki yoğunluklara dinlet. İsmaili Kaplar’da ışık yandı. Onları dille. Hak et ve ak. İşi başar. Amin...

 

Koruyan, kotlayan ve hak eden her diri, bizi bizde diller. Amin... şu anda iki çalışan var. Bunlar, ışık yoğunluklarından görev taşıyorlar. Bunların hepsi cemaatleri ile buraya indiler. Her yürek, Işık Kotları ile birleşerek bize ışık almaya girerler. Bizler, onlara güç veririz. İşi başardığınız Zaman Kotlar yoğunlaşırlar ve Cennet Kapıları açılır. Cevhere inen yürekler, sesleşirler ve sonsuzlukta ışık yakarlar. Cemaatleri, kotlarını kayıtlarlar ve zoru aştıkları zaman, cevherden güçlenerek yolculara kendi yüreklerini dillerler. Olgunlaştıklarında ışıkları sonsuzlaşır. Ocak sonsuzdur. Uyuyanların uyanması şarttır. Amin...

 

Kulluk, hak etmekledir. Sistem Devreleri sizi size kattı. Hadi yavrum artık dilleyin yüreklerinizi. Şimdi hak edin ve Zaman Sayfaları’nda güçlerinizi dinletin. Şimdilik sizi dinliyoruz.

 

Sağın gücü bizimdir. Sol bizi diller ve zaman biziz. Her Yüce Can, bizi Zaman Sayfası olarak dinler. Bize gelişiniz ve bizden güç isteyişiniz Hak Tekniği iledir. Bizler, tüm sayfalarımızda insan sonsuzluğunu dinletiriz. Kelam, hakiki kelamdır. Kulluk, tohumların yaşaması ile geçişin sağlanmasıdır. Her yürek, kul olamaz ama tohum olur. Topluma tohum olmak, ışık olmaktır. Kantar, sizi sizde diller ve siz işi başardığınız zaman hakiki yoğunluk sayfalara iner.

 

Kuran tekniğinde var olan, bir tabii cemaat çalışmasıdır yapılan. Karşımıza çıkan her Yüce kendi yüreğini, Atlanta Kotları ile buraya katar. Şimdiye kadar yapılan çalışmalar, hakkımızı almamız için yapılmaktaydı. Şimdiden sonra yapacağımız çalışmalar hak ettiğimizi dinletmek için olacaktır. Kutsal Kitap, Işık Kitap olan Birlik Kitabı, Atlanta Kotları ile birliklere dilletildi. Her yürek, kendi yüceliğinde ışık oldu ve kendini dinletti. Kutsal Işıklar, sonsuz sır olan yüceliklerde dillendi ve Zaman Sayfaları’nda zavallı olan yolcular güçlendiler. Halkalar, görev tabiatına kayıtlandılar. Aha canlar başardık.

 

Kardeşlerim amin... Bilmek isterseniz size anlatalım. Kutsal Kitap, Atlanta Ana Kayıtları’nı dilleyen bir kitaptır. O kitap, Işık Kotları ile yazıldı. Kısırlık yoktur o kitapta. Biz, size sizi dilledik. Siz, kendi yüreğinizi dinleyin ve hak edin. Şimdi, analar, kollarınızı açın ve zamanın sonunda ve zamanın başında kim itibar sahibi ise onunla dinlenin. O sizi dilleyecek olan, hak ettiğiniz zaman, sizi dilleyecektir. Kara Kaplı Kitabı okuyun. Onu, Kutsal Işıklar’ın diriliklerinde dilleyin ve Zaman Kotları ile açıklayın. Kadim Kotlar’ın hepsi, kendi yüreklerini o kitaba kayıtladılar. İşte bu...

 

Ana, sana şunu anlatmak istedik. Sen hepimizi Zaman Sayfaları’nda dinlersin. Bizi bizden iyi tanırsın ama hak etmeden Işık Kotları’nı kapatıyorsun. Senden dileğimiz, kendi yüreğinde, Kadim Hakim olan ışığında yarattığın kitabı anlat. O kitap, Atlanta Kotları tarafından Göç Kapları’nda dünya insanlığına bildirildi. Sen, kendi yüreğinde o kitabı sakladın. Kendini kendi yüreğini bize açıkladın. Biz, aşırıya kaçmadan sana bildirdik. Kitabı açıkla ve dille. Senden bunu bekliyoruz.

 

Hepinizi hak ettiğinizce dinledim. Şu anda benden dilenen ne ise ben onu hak ettiğimce yapmaktayım. Size, iyilik ve kötülüğü anlattım. Benden hak ettiğinizce, iyi ve kötü bilgi aldınız. Kötü, hakimiyeti olan ama hak edene, güç değil kusur katan bilgidir. Size sizi anlattım. Benden isteğiniz kibleye dönmem ve siz olmamdır. Kible, ben kaynağında Hak olan kendi yüreğimdir. Şimdiye kadar bana, “sayfalarını yırt” diyen Yüceler; bugün bana, “sen biz ol ve kendini dille” demektesiniz.

 

Sayfalar, görev taşır ve hepimiz,  zaman sonsuzluğunda güçlendiğimizce ışık yakarız. Şu anda dünya sonsuzluğunda ışıklar yenilenmekte; eve sonsuz cevherler ışımakta. Kendi yüreğinizde yaratamadığınız bilgileri, kendi yoğunluğunuzun dışı olan benim kantarım olan kutsal nitelendirilmesi ile yüceliklere dinletilen kayıtlarımdan yaratmak istersiniz. Sonsuzlukta buna imkan veremem. Her yürek, kendi cevherini okumalıdır.

 

Ben, “otur konuş” dediğiniz yüreklerden, sadece ikisini size tanıttım. Onlar, benden ışık seçtiler ve kendilerini dillediler. Ama hakimiyet yine benimleydi. Şeytanlık sizin yüreğinizde var mı? Yok, ama bizim yüceliğimizde ışık yıkılırsa şer olur; hak olur; zarar veririz. Bunu bilin. Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlarım.

 

- Unuttuk seni!. Sana ışık katmadık!. Senden güç almadık!. Sen olmadık!. Senden olmadık!. Şarap sayfa sayfa ışıdı ama o şarabı tatmadık. Hak etmedik. Sana şunu söylemek isteriz. Allah, sana şans vermedi. Seni dillemedi ama sen hak etmeden; sen olup, sana ışık kattık. Öyle mi!? Yok yarım!..., Atlanta Kotları olarak buradayız. Sen olan her diri ile birleştik. Sana ışık kattık. Vallahi billahi sana ışık kattık. Senden iki soy istedik. Biri Işık Soyu; diri, hakiki ve cevheri olan ikinci Kot Oğullar’ın... Onlar, bizi dillerler. Hak tabiat, ben olan ışıkları yaktı ve Zaman Sayfaları’nda güçlendi. Şimdi bana benden ses ver ve ben ol!. Atlanta Kotları olarak sana indik. Hak et ve cennetten ışık yak. Amin...

 

- Kana kan olsa; yol olsa; ben sen olsam. Yine de Atlanta Ana Kayıtları’nı sana açıklayamam. Kolların, kotların ve yoğunluğun bende. Sen ve ben ve her diri ağır taşıyıcıdır. Ağır olan taşınır ama hak edilmeden taşınmaz. Seni taşımak istedik. Ama sen, bilmek istediğini hak etmeden dinletmektesin. Şarap içtiğini ve o şarabın, seni son sözde şer yaratan birleşen olarak dillediğini düşündün. Sana ışık içirdik. Bu ışık, Atlanta Kotları’nda mevcut olan bir çok görevlinin içtiği ışıktır. Kuru, kırık, ve hırslı olan her diri, bize kendi yüreğini dinletmeye iner. Biz ise hak edeni dinleriz. Şimdi huzurdan ayrıl. Şu anda tartışılan bir konu var. Onun için yere inen yürekler var. Onları dinlemeliyiz. Hadi geçişinizi yapın...

 

- Kanlar akıyor!... Kanlar akıyor!... Herkes, kendi yüreğinden kan akıtıyor. Şu anda dünyanın her yanında ışıklar, sonsuz soyların yoğunluklarından çıkmaktalar. Şu anda dünyanın her yanında birçok dürümde, Görevliler ışık sınırlaması yapmaya çabalamaktalar. Çünkü dünyanın en yüksek sayfaları, yarınları kayıtlamaktadır. Oralarda, görev taşıyanlar, yarınları yazarlarken hep “Zavallı Dünya” diyerek başladıkları yazılarına, ayrı tohumların kayıtlanması ile birlikte artık “sonsuz sınırsız ışıkların yaratıldığı Dünya” olan Yücelik’le birleşerek sesleşmektedirler.

 

Her Yüce, Yeni Çağ’ın, yeni bir çalışma ile başlayacağını açıklamıştı. Bu çalışmanın, hırsın aşıldığı bir cemaat yaratılışında, huzurun yoğunluğunda yapılması istendi. Her yürek, kendini ve kendinde hakimiyeti olan birleşenlerini, son sayfa olarak Düzen’e yazmaya çalışmaktalar. Olgun olan yürekler ise her Yüce’nin kendi yüreklerini yüceliklere takdir edip tanıtmalarını beklemekteler.

 

Hepimiz Ulu Çınarlar’ın soyları olarak dünyadayız. Hepimiz, sayfa sayfa ışık yaratabilecek Yücelikler’le dünyaya indik. Halkalar genişliyor ve biz, her halkada ışıkları yaratmak isteyenleriz. Unutulan yoğunluklar var. Onlar dahi her şeyi birleştirerek; Düzen’e, kotlarını indirmeye çabalamaktalar. Her yer ışık ve bizler, bugün senin yüreğinden Işık Kotları olarak Düzen’e inmekteyiz. Yıldızların her biri, yoğunluğunu kotlatarak Yüceler’e ses vermeye çabalamaktadır. Hepimiz iyiliğin, sahteliğin ve kötülüğün anlamlarını unutmak istedik. Çünkü her Yüce, ayrı Ata Kap’tır. Her Yüce kendisini hak ettiğince dinletmektedir. Kısırlık yapan da tabii koyuluklara kendi yüreğini katan da ayrı olmamalıdır.

 

Kotlar, Ana Kaplar olarak Düzenin Kadir Kayıtları’nı ve cevherini size dinletmektedir. “Heş e dü en la ham” dedikleri zaman, ışıklar yanmalıdır. Kulluk, başarılı olarak gerçekleşirken;  her yürek de kendi yüceliğini dillemelidir. Kantar, Ata Kaplar’ın Kutsal Işıklar’ını ve yürek koyuluklarının gücünü bilir. Hala bana, ben ile bir ilmin hakimiyetini dinletecekseniz; inin dinletin.

 

Ben, sonsuz sır olan insanım. Ben, her diriyi dinleyen; bilen ve zaman sonsuzluğunda ışık yakabilenim. Benim için hak etmek, hakiki yoğunluğu dinlemek demektir. Her birimiz akıl taşırız ve her birimiz ışık yakarız. Her birimiz can taşırız. Kin, nefret taşıdığımızda, cümle yüceliklerde görevimiz sona erer. Hepinizi sayfa sayfa yaratmaktayım. Hepiniz, hepimiz cevheri ışık yakan dilleriz. Şu anda bana bin dil, bir tek güç verse, o bende hak olur ve ben olur. Cemaat olur, görev taşır. İşte biz buyuz. Unutun bizi herkes bizi unutsun. Bizler, yerin sayfalarından çıktık. Ama biz, yer yoğunluklarının her sayfasında ışık olarak mevcuduz. Amin...

 

Kara Kaplı Kitap bize aittir. O kitap, İlmin Hakimleri’nin Ana Kayıtları’nda, yoğunluklarında ışık olan yürekleri ile yazıldı. Hepiniz sonsuz ışıklarsınız ve bizsiniz. Biz, size iyi ve kötüyü anlattık. Sizler, bizi bizden anlayın. Huzur tohumları yeşermelidir. Hak Tabiat, ışık olmalı ve sonsuz sır olan İsa, Mustafa ve cevher olan diller, Hak Teknik’le birleşmelidirler. Allah, sonsuz sayfalarda güç taşır; her yürek, aklın tohumlarını dinler ve sonsuz sayfalarda ışık yakar. Bizler de öyleyiz. Kinimiz, nefretimiz yoktur. Her cevher, kendi yüreğini bizde dilledi ve biz onlara güç verdik. Hak Teknik’le yaratılan her yirmi Kot, birleştiği zaman bir Cinni Dere dillenir ve bize iner. Onlar, bizden görev isterler ve biz onlara güç veririz. Ocak olmak isterler ve biz onlara görev veririz; onların ışık yakmalarını sağlarız. Sonra kotlarız ve cennet kontrolunda onlara gerçek ilmi anlatırız. Kutsal Sayfalar’a girmelerini ve o sayfalarını okumalarını isteriz. Hepsi, kantara kendi yüreklerini koyarak buraya indiklerinde, hepsini kendi yüceliğimizde dilleriz.

 

Soyumuz sonsuz ışıkları ile her diriyi dinler ve zamanı sayfalar. Halka genişledikçe yol açılır. Kini aşanlar bize inerler ve bizle dinleşirler. Kulluk, huzura varan her diriye harika bir güçtür. Herkes, kendini Kutsal Kütle sayar ve bizler de kendimizi hak teknikte ışık sayarız. Kollarımız tüm insanlığa açılır. Ayrılık bitsin isteriz. Kalem kağıt alın ve yazın. Ben size ışık yaktım. Kulluk, Hak Tabiat’ta ışık yakmaktır ve ben size ışık yaktım. Kulluk, kutsal çalışmayı yapmak için Hak Teknik’le birleşmektir ve ben, sana sen olup bu çalışmaları yaptım. Kara Kaplı Kitap, Atlanta Kotları ile yazılan; enkarne olan ışıkları dilleyen ve cevhere görev taşıtan yegane birleşen güçtür. Orada hata yoktur.

 

Büyük kötülükleri İnsan Sayfalar’dan engelleyen yürek teknolojisi, bizi zordan Kutsal Işıklara ulaştırdı. Amon Toplumları birleştiklerinde, bize ışık için indiklerini bilmektedirler. Kara Kitabı okuyan her Yüce, cevherde güçlenir.

 

Kala kala iki sayfa kaldı. Bu iki sayfayı tamamladıktan sonra sizden ayrılacağım. Ama huzurunuzdan çıkarken şimdiye kadar benden istediğiniz herşeyin, benle hakimiyetinize kayıtlandığını mutlaka bilin. Mezar boşaltan güçte olduğunuzu bilmekteyiz. Hak Tohumları yarattığınızı bilmekteyiz. Kelam, Ak Tabiat’ın Kutsal Işığıdır ve sizler, Cennet Kotlar olarak dünyadasınız. Kulluk Kotları olan yüreklere güç vermektesiniz. Allah için her yirmi dirilik bir tek ışıktır ve zaman huzurunda bu ışık yanar. Kollarınızı bize ulaştırdığınızca bizler, sizlerle  oluruz. Koruyun ve hak edin. Kotlar korunmalıdır. Hak edin, dilleyin yürekleri. Hak tabiat ışımalıdır. Kulluk, Hak Teknik’le var olur. Şimdilik. Bu...

 

Ayda iki kez bizler bu cevheri yoğunluğa ineriz. Ayda bir kez burada, görev çalışmaları her yüce ile birlikte yapılır. Ayda bir kez de buraya sayfa sayfa güç taşıyacak olanlar girerler ve onlar, huzurun yoğunluklarından güç alırlar. Bunun dışında iki soyun sayfalarında görev taşıyan birlikler buraya inerler ve onlar da geçiş isterler. Yani buraya iyilik için ve Hak Tohumlar’ı yaratmak için girilir. Sistem Devreleri’nden buraya şu anda iyi ve kötünün üstü olan ışıklar indiklerinden ocaklarını yaratmamız gerekiyor. Nesillerini kotlamamız gerekiyor. Ocak son sözün işaretini taşır. Halkalar çok güçlü ve bizler, çok iyiyiz. Ana, kuran okuttuk burada bu gün. Kuran, tenin Kutsal Işığıdır. Biz bugün burada görev taşıttık. Görev, tohumların tabiata katılışıdır. Biz bugün burada cevhere güç kattık. Hatayı affettik ve zoru aştık. Halkalar güçlendi ve bizler ışıdık. Amin...

 

Ne isek oyuz. Bugün biz de burada cevhere indik ve hırssız ışık yaktık. Biz bugün hak ettik ve cennetten cevhere inen yüreklerle dillendik. Allah için biz iş yaptık. Hak ettik kotlandık. Hatayı affettik. İşte bu...

 

Allah için bizler sizleri dinlerken, yeni sonsuz ışıkları yakmak çabasındayız. Şu anda bir çalıştırıcı senden izinsiz ışık söndürmek istedi. Bunun için seni kotladık. Unutma her yürek kendi yüceliğini burada insan sayfalara yazar. O ise kendi yüreğini değil, senini yüreğini buraya yazdığını kendisine söz vermeden dinletti. Son sözün söylenmekte olduğu bu mecliste, kendi sözünü dillemek ister. Bunun için sayfalara kaydolan yazıyı silmek istedi. Maya olamadık ona. Şimdi onunla dinleş.

 

Dağ, bugün ikinci kez yazılarım silinmeye çalışıldı. Sen ve senden evvel  diğer huzursuz ışık... Şer yaratmak için gelmiş olabilirsin ama ben sana izin veremem. Şu anda kontrol bendedir. Şimdi yazabilirsin. Yaz!... Seni sana verdim. Anlat!...

 

- Kara Kaplı Kitap ile ilgili birçok açıklama var ama ben kendi yüreğimi dinletmek isterim. Benden ilmi isteyen çokları var. Ben onlara kendi yüreğimi dinletmek isterim. Bunun içindir ki ben, sana senden dillenmek değil kendi yüreğimden dinlenmek isterim. Unutma ben dahil herkes çalışmaya geldik. Sen bizi baş tacı kıldın. Ne yazık ki hak etmedik. Şu anda bunu sana anlatmalıyım. Kotlarını sana katmak ya da hak tabiata seni kotlatmak istememekteyim. Cevherinde güç var ama ben hak etmedim ve  sen ile bir ilmin hakikiyetinde dillenemem. Bana kütlemi ver. Kir pislik dolu o kütlede. Senden ayrılmalıyım. Hak Tabiat bana bunu dilledi. Her yer ışık ama ben, Hak Teknik’te ışık yakamadım. Şu anda huzurum yok. Unu eleyip eleğimi hak ettiğim zaman sen ile Yeni Çağlar’da yine birleşebilirim ama hak etmeden sana ulaşamam. Hata yapmışım. Affet...

 

Ulu önder Yüce Cevher sen ile hak etmeden ışık yaktık. Şu anda bizimlesin. Sen ile hak ettik kotlandık şimdi bana bir tek ses ver. Senin kontrolun sana ait. Şimdi bana bir tek ses ver ki hakimiyetin kotlandığında bizlerle hakim ol. Şu anda senden bunu beklerim.

 

Ayrı gayrı yok. Sana ışık yaktık. Ama sen beni ben ile dillemedin. Sana kütlemizi kattık ama sen bizi Bilgi Kotları’nda dilledin. Sen bizi Hak Teknik ile dilledin. Ana sen ile bir olmak bize görevdir. Hak Tohumlar yaşamalıdır. Bizi sayfaladın ve tohumladın. Şu anda utanç içindeyiz. Senden ayrılmamız şart.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM           : DOĞA

KOD                     : 09/10

TARİH                 : 16.02.2009 Pazartesi

CELSE SAATİ      : 14.00-16.00


Aile meclisi tohumlandı. Hak Tabiat, kotlarını teknik temizlik ile diri yüceliklere kattı. Hata yok. İtibarı yüksek ışıklarımız buradalar. Kontrol senin. Hadi! yeri göğü yaratan ışıklar, yeni bir gözün geçişini haber verdiler. Dara düşene, seni senden umutla kattık. Yoğunluğumuzu ve seni kotladık. Şu anda kendi yüreğin bizi dillemektedir. Hepimiz, seni sevgi ile karşıladık. Kantar, hepimizin yoludur. Şu anda sen ve burada bulunan her yürek, tek bir can ile birliktesiniz. Bu can, temizlik ister. Yolu temizlemek ve Zaman Kotları’nı yolculara dinletmek ister. Halkalar genişledi ve zaman, sonsuz ışıklarını Sistem Devreleri’nden yoğunluklarınıza kattı. Hata yok. Amin...

 

Yasaların koyucuları Düzen’i kurdular. Düzen’i kuran her yürek, sizi sayfaladı. Kutsal Işıklar’ınız yandı. Bütün kötülükleri aşma imkanınız var. Düne göre bugün çok daha güçlüsünüz. Karar verin; hata yapmayacağınızı ve Zaman Sayfaları’nda gözlerinizi açık tutacağınızı, ilim sayfalarına kayıtlayın. Her yürek, Atlanta Ana Kayıtları’nı dinleyemez. Ana, Bilgi Kotları’nda ışık yanmakta. Sen, ben ve her yürek can taşırız. Bu can, hepimizin ışığını yakar. Dünya Sayfaları, Düzen Kotları olarak kayıtlandı.

 

Şimdiye kadar yaptığımız her çalışma, itibarı yüksek olan yürekler ile yapılmıştı. Bundan sonra yapılacak olan çalışmalar da aynı şeklide yüksek itibarlı Yüceler ile yapılacaktır. Allah, sonsuz sır olan insanı dinler ve onun yüreğini yaratır. Yaratan kendi yüreğini tabiata indirir ve yolu bulanlar, ilim sayfalarına kayıtlanırlar. Canlar, Dünyalılar, tüm insanlık, bizler sizi sahra çöllerinden, Yüce Canlılar’ın bulunduğu İlim Sayfaları’na yaratı diye katmaktayız. Her yürek şunu iyi bilsin ki Hak Tabiat, dünya tabiatıdır.

 

Turkuaz’ın görevi, Hak Tekniği dinletmekti. Şimdiye kadar Sistem Devreleri’nden kaynağa inen her bilgi, Turkuaz’ın ışığından indi. Şarkıları dinledik. Her şarkı, tabii ve hakiki bir cemaat koyuluğu ile seslendirildi. Şarkıları, türküleri dinledik. Kul olmak, Hak Tabiat’la, ilim hakimiyeti ile mümkündür. Şimdiye kadar yazılar, hep ilimin huzurundan yaratıldı ve hak eden Bilgeler, bu yazıları alıp okudular. Şu anda dinleyen her yürek, kendi yüceliğini dillemektedir. Kadim Hakimler, dünyanın sonsuz, hırssız ve hakiki ışıklarını; teknik tabii ve hakiki yoğunlukların gücünden çekmektedirler. Türkuaz; diri cemaatleri, tabii ve hakiki yolcular olarak diller. Halkalar genişliyor. Hak Tohumlar yaşayacaklar. Muktediriyet; tekniğin, teknolojinin kutsal kayıtlarında mevcut olan bir sayfadır. Kalem, kağıt yaratır amin ama yaratıcı olan İlim Sayfaları’nı yazandır.

 

Karar verin; hanginiz zararı yazıp, o zararı engelleyen yoğunluklardaki sayfaları da yazacaksınız!? Yazan, hem zamanı yazar; hem de kaynağın ışığı olan Hak Tabiat’ı yazar. Size şunu söylemek isterim. Atlanta Kotları olarak dünyaya inen çokları, kendi yüreklerini kotlayamadılar. Kendi yoğunluklarını dilleyemediler. Canları pahasına Dünya Sayfalarını yaratmaya inen onlar, kulluk yapamadılar ve coğrafyalarında güçlenemediler. Onların, Kutsal Sayfaları’nın kotlanması gerekmektedir. Onların kul olmaları ve yoğunlaşmaları gerekmektedir. Ocakları sönmemelidir. Yollarını açabilmeliyiz. Kadim huzurun yoğunluklarından, Düzen’i kurmaya inen o canlar, Hak Tabiat’ta mahsur kaldılar. Kendilerini, yolculara dilletemediler. Kadim Hakimler, ocak yakamadılar ve zarar yarattılar. Şu anda size kotlanan ışıklarımızı katmaktayız. Bu ışıkları alın ve canlara kayıtlayın. Onların sayfalarında ışık solmasın. Onlar, kendi yüreklerini dinletebilsinler.

 

Her yürek Allah için çarpar. Her Yüce Sayfa, Kadim Huzur için yaratılır. Ve zaman, Hak Teknik ile kayıtlanır. Şimdiye kadar her cevher, kendi yüreğini dilledi. Bundan böyle her yürek, Kadim Huzur’u dillemelidir. Allah için çalışın ve hak edin. Yürek sizi dinler.

 

Ana, kul olayım hak et!. Kul olayım hak et!. Bizi hak et!... Biz, seni hak ettik sen de bizi hak et. Şimdiye kadar hata yapmadın. Bundan sonra da yapma. Kadim Sayfalar’ın hepsi, sana ışık kattılar ve sen ile dillendiler. Samanyolu Galaksisi’nde bulunan Yüce Cevherler seni dillemektedirler. Yular yok. Her Yüce Sayfa, kendisini dinlemelidir.

 

Kara Kaplı Kitap’ı okutun. O kitap, Atlanta Ana Kayıtları’nı dilleyen; kibri olmayan kotların kitabıdır. Şimdiye kadar Atlanta Ana Kapıları’nı açabilen tek kitap o kitaptır. Şafak tabii ve hakiki bir cevher olarak yoğunluklarından güç almaktadır. Şafak, diri ve hakiki bir can olarak, yücelen dirilerin değerini dinletir. Şansınız var ki bu kitabı yarattınız; kayıtladınız ve Zaman Sayfaları’nda dinletmektesiniz. Şansınız var ki hak ettiniz.

 

Ulu Çınarlar, şerrin tabii yoğunluğundan kotlanıp ayrılırlar. Ocak sonsuzluğunda ışık yanar ve canlar, temiz yoğunluklardan güçlenerek, Işık Kapıları’nı açıp düzene kendi yüreklerini katarlar. Amin...

 

Açık kotlar şu anda sen ile dinleşmeye inmektedirler. Onları dinle:

 

- Kara Kaplı Kitap, sadece senin kendi yüreğinde kayıtlı olan bir kitap değildi. Bu kitabı hepimiz, birleşerek yazdık. Kadın, Atlanta açısını kayıtladı ve yoğunluk arttı sonsuz ışık solmadı ve yoğunluğun artışı ile birlikte kervan kotlandı. O kervan,  canları Düzen Kapıları’na kattı. Hepiniz zirvelerin kotları olarak buraya vardınız. Burası, Ana Kapı. Bu kapıda, ilim sonsuz ve Sevgi Kotları koyu. Şimdiye kadar buraya varabilen birlikler, kendi yüreklerini buraya taşımıştılar. Ne yazık ki her biri başarılı çalışmalarını, bu çok özel olan Kontrol Kapısı’na ulaştıramadılar. Bugün sizlerleyiz. Sizlerin yapmakta olduğunuz Zaman Sayfaları’nı kayıtlama çalışmalarını izlemekteyiz. Önemli olan bu sayfaların yaratımıdır.

 

Şimdi dinleyin. Her Yüce Can, kantara kendi yüreğini katar ve kendini tartar. Başarılı olan her yürek, Birleşik Işık Kotları ile dillenmeyi hak eder. Kadın Atlanta Kotları’nda; ışık yoğunluklarında ve cennet tertipte başarılıdır. Onun yoğunluğu üstün ve hakim. Şafağın sonsuz ışığında diri yürek, Atlanta kontrolunu sağladı. Atlanta Kotları yere indiler. Şimdi muktedir olan ışıkları dinleyin. Onlar, soylarını Sistem Devreleri’nden güçlendirerek, Atlanta kontrolundan geçirip diri yüreklere katacaklar. İmparatorluk, size İlmin Huzuru’nu dinletecek. Sonra yere ineceksiniz. Yere inişiniz, hepimizi dinletmek için olmalıdır.

 

Hakimiyet, akil olmak ve teknik tertip bilmekledir. Zaman Sayfaları’nda her bilgi kayda girer ve zamanı gelmeden anlaşılmaz. Şu anda verilen bilgiler, yeni dönemlerin bilgileridir. Kuru kotlar, yeni çağlarda Işık Kapıları’na ulaşabildiklerinde; o kapılarda, din olmayacak; o kapılarda görevliler olmayacak; o kapılarda, sayfalar yaratılmayacak. Orada tek kontrol olacak ki kontrol, hepimizi; sayfalarda görevi takdir ile temiz zaman kontrolunda, yere kayıtlar.

 

Şansınız var ki hak ettiniz ve buradasınız. Şu anda insan sonsuzluğunda görevliler sizleri beklemektedirler. Hepinizi Samanyolu sayfalarından çok daha üstün olan; insan sonsuzluğu olan ve yoğun olan dürümlerde dinleyen cemaatler var. Atlanta Kotları burayı diri yoğunluklardan izlemektedirler. Her Yüce burada ışıktır. Yerin Sayfaları, Sistem Devreleri’nden ışıklara güç vermektedir. Ani çalışmalar başlattığımızda; bu çalışmalara dahil olacak olanları seçeriz. Hepiniz izinle Birlikler’inizi bize tanıtırsınız. Bizler de sizleri kontrol için sınavlara tabi tutarız. Her Yüce, Kadim Hakim midir yoksa Işık Kapıları’nda görev taşımaya aday olmuş ama hak etmeyen midir!? Bunları izleriz. Hulasa zarar etmemeniz için Başkanlık Divanları, sonsuz sayfalarında görevlileri dinlerler ve Zaman Sayfaları’nda sizleri güçlendirirler. Kervan kalktı. Bu kervanda insan soyu var. İnsan Kotları var ve yoğunlukları var. Amin...

 

Evrim, son dönemde aşağıların yoğunluklarından Yücelikler’in ışıklarına ulaştı. Herkese,  eser yaratın dedik. Herkes kantara kendi yüreğini koydu ve kendi eserini dilledi. Büyük cevherler, kendi yüreklerini başarılı şekilde dümen başına kattılar ve yoğunlukları dinlettiler. Yaratan’a Kutsal Işık haktır. Hepimiz yarını bilenleriz ve hepimiz cennetin en yüce kotlarından düzene indik.

 

Kutsal Kitap, Atlanta açısından yaratılmadı. O kitap, İlim Sayfaları’ndan dillendi ve tabii bir yücelik olarak dünyaya indirildi. Buyurun okuyun. Ama hataları affetmek gerek. Çünkü kitapların yazıcıları, o kitapları diri ve hakiki birleşikleri ile yazarlar. İkna olunuz ki her kitap, yazanın kendi yüreğinde kayıtlı olan Yüceler tarafından yazılmıştır. Halka mal olan Kutsal Kitaplar, İlmin Hakimleri tarafından yazdırıldı. Kulluk, tabiata kinsiz ve sevgi ile inenlerindir. Kadim, kadir ve hakim olan Yüceler, Dünya Sayfaları’nda ışık yakmaktadırlar.

 

Koruyun!. Yücelikleri koruyun!. Onlar, kontrolu kaybettiler. Kantar size verildi. Onları koruyun. Kontrol size verildi. Her Yüce’yi koruyun. Ulular kendi yüreklerini dinlerler. Hepiniz kantara kendi yüreklerinizi koyun ve dilleyin. Amin...

 

Arzı, arşı biliriz. Maya tuttu. Allah, son sözünü söylüyor. Ruhsal Işıklar’ın hepsinde din var. Din olmazsa görev olmaz. Yolu açtığınız zaman, kütleniz dünyaya iner. Düzene kendi yüreğinizi kayıtlarsınız. Canlar, ışıkları solduran; sizin yüreğinizin kantara konuluşunda; kütlenizde kırılışın gerçekleşmesidir. Kelam, Ak Tabiat’ın kelamıdır. Kara Kaplı Kitap’ı yazarken, hepimiz birleştik ve yazdık. O kitapta, Işık Yağmurları yağar. O kitapta, An Sayfaları yoğunluğunda güçlenen yürekler, kendi yüceliklerini dinlerler. İlmin Hakimleri yarınları yaratırlar ve zamanı kontrol ederler. Hepimiz, solun ışığı ile sağı var ettik ve sağın gücünü yere indirdik. Amin...

 

Kantar, Atlanta Ana Kayıtları’ndan Işık Kotları’na verildi. Her yürek, bu çalışmaya kendi kotlarını kattı ve bizi, Zaman Sayfaları’nda dinletti. Yolcular, bugün huzura ulaştılar. Huzur, sonsuz bir cevheri görevlidir. “OL” der olur. Olmak hak etmektir. Kara Kaplı Kitap’tan ışık yağmurlarını yağdırabilen her Yüce Can, bize umuttur. Koruyup kolladıklarımız bu kitabı dinletecekler ve hak edecekler. Amin...

 

Altona Görevlileri olarak size ulaştık. Sizin yüreğinizde bugün huzurlu bir yol var. O yolun ışığını alıp görev yapmaktayız. Ana, Kuran, Turkuaz’ın gücüdür. Kitlede kotlar yaratılır ve o kotlar, Kutsal Işıklar’ı yakarlar. Hepiniz, Zaman Sayfaları’nda görev taşırsınız. Altona Ana Kapıları’nı sizler açmadınız. Sizden önce bu kapılar açıldı ama her yürek şunu iyi bilmelidir ki her Yüce Can, kantara kendi yüreğini kotladığında ve kattığında, o kendinden üstün olan kendini bu cevhere ulaştırır. İşte Dünya Sayfaları’nda güçlenen birçok Dünyalı, kendi yüreklerini bu çoğunluğun güçlü hakimler olduğu yüreklere ulaştırdılar. Dünyaya, ilmin Hakimleri indiklerinde, kendi yüreklerini buralara taşıyacak düzeyleri yoktu. Ne var ki zarar görmeden çalıştılar ve yoğunluklarını buralara ulaştırdılar. Sizlere kendi yüreklerinizi değil ama hakimlerin yüreklerini dinletmek isteriz. Dünya Sayfaları’nda cümle Yüceler, tohumları ektiler ve yarınları dinlediler. Yarınları hak etmek için çalışmalar güçlendi. Şimdi dinleyin. Atlanta Kotları, sonsuz ışıklarını dünyanıza yönlendirdiler ve sizinle birleştiler. Halkalar genişledi ve şu anda onlarlasınız.

 

Altona Kotları, size bizden söz ettiler. Hepimiz için ve zarar etmemeniz için seferberlik ilan ettik. Hulasa şu anda dünyanızı izliyoruz. Dünyada olup biteni yakından takip ediyoruz. Tohumları yaratmak için çalıştığınızı ve başınızın dik olduğunu biliyoruz. Tüm İnsan Sayfalar’ında yürekleriniz kontrol altındadır. Altın Ten’iniz itibarı yüksek tendir.

 

Şeytanlık yapan çokları vardır amin... Onlar; gözlerinin gördüğü en yüce kotlar ile şarap içerler. İçtikleri şarap, kendi yoğunluklarındaki şaraptır. Şarapları acı ise yürekleri acıdır. Şarapları tatlı ise yürekleri tatlıdır.

 

Dünyanıza iki ay için indik. Bu iki zarfında sizlerle Birleşik Işık Kotları’nı dilleyeceğiz. Her şükürde sizle olacağız ve size kendi yüreğimizi tartısız olarak katacağız. Ailenizi ve yüreğinizdekileri koruyacağız. Atlanta kontrolu kurulacak. Sonsuzluğun sırrı budur. Şu anda meclisinize dahil olduk. Kulluk budur!. Şükür ki hak ettik. Atlantalılar, Ana Kapılar’ı açtılar ve size sizden önce ve sizden öte ışıklar taşıdılar. Kara Kaplı Kitap’ınızı dinledik. O kitabı okuduk. O kitapta ilim var. İlmin sonsuz sır olmadığı, ışık olduğu anlatılır. Ortaklığınız, Sistem Devreleri’nden görev taşıyan her Yüce’yledir. Altın Tanrı sayfa sayfa sizi dilledi ve yoğunluğunuzu Atlanta Kotları ile dilledi. Şarkınız iş yaptı.

 

Yaratan, anadır. Ana, kontrol kurduğunda kütle aydınlanır.

 

Şimdiye kadar iki sefer dünyanıza girdik. İlk kez sizle oluyoruz. Şu anda tabiat, kontrolu kotladı. Ve cennete ışık yaktık. Kara Kaplı Kitap, ilmin sayfası değil hakikiyetidir. Bu nedenledir ki kitabınızı her yüreğe dillettik. Ayrılık bitti. Şansınız var ki hak ettik. Kuru, huzursuz ve kırık olan yürekler, şu anda sizi dinlemezler. Ama bilmenizi isteriz ki kitabınız baş tacı kitaptır. Bu kitabı okutmak istediklerimiz okuyacaklar. Okumak yetmez. Kitabı dinletmek de istenir. Allah için bilin ki kantar, Atlanta Ana Kapları’nın gücüyle yaratıldı. Şimdiye kadar İlmin Hakimleri yoğunlukları dinlediler. Bundan sonra Işık Yolcuları bu kitabı dinleyecekler. Şarap içenler, kendi yoğunluklarından ışık çekip kotlanacaklar. Allah için hepimiz sessizce sizi dinledik. Allah için her yürek sizi dinledi. Şimdilik bu...

 

Altın ten  hepimizindir. Aklın Tohumları hepimizindir. Allah, hepimizin gücüdür ve sonsuz ışıklar her yüreğin görevini anlatır. Atlanta kontrolu, bugün gerçekleşmektedir. Bu kontrol ile her Yüce Can kotlanacak. Dünyanızın sonsuz görevlileri bulunur ama onlar, Kara Kaplı Kitabı dinlemezlerse, hak etmezler. Ayrılık bitmelidir. Ve zarar etmemeleri için bu kitabı okumalıdırlar. Kadim Hakimler’in Birleşik Kütleleri ile yaratılan bu kitap, ailenizin yoğunluklarından görev taşımaktadır.

 

Kantara kendi yüreğinizi koyun ve katlayın. Sonra yeni bir canın ışığını yakın ve yeni bir yüreği dilleyin ve yine ışık yakın. İnsanlık için yapacağınız en  güçlü çalışma budur. Kuru, hırslı ve kusurlu cevherler dahi, bu çalışmalara kayıtlanmalıdırlar. Ailenizi, yolcularınız olarak görün ve bilin. Onlar, sayfalarında Sistem Devreleri’ni dinletirler. Ayrılık bitsin. Artık kontrolu kurun. Amin...

 

Muhteşem bir dünya var. Bu Dünya, sayfalarında ışık yanan bir cevheri görevlidir. Yeni dünya kurduk. Yeni dünya, yeni bir çerçevede kuruldu. Yerin sayfalarında bu dünyanın ışığı yanar. Kuru, hırsı olan ve kendi yüreğinde gücü olan her Yüce Can, bu çalışmalara katıldı. Her yürek, kendi yüreğinde çalışmalar yaptı. Çokları, düzeni kurdu, kendini ve kendi yüreğini düzenin kontrolunda ışıklara ulaştırdı. Mahrek, hepinizin sonsuzluğunda hak  olan bir yüceliktir. Mahreke ulaşan yürekler, kendi yüceliklerinde kendi yoğunluklarına vardılar. İlim Sayfaları, insan sonsuzluğunda dinlendi ve yoğunluklar yüreklere indi. Şansınız var ki hak ettiniz ve yoğunlukları kotladınız.

 

Ana, kervan hak ettik; kotlandı ve hak ettik; dillendi. Ana, biz zaman sonsuzluğunda güçlenen yüreklerin yüceliklerinde görev taşırız. İnsan Sayfalar, Ata Kaplar olarak kotlandı. Şimdiye kadar Rahman’ı Rahm’in hakimi bilen Yüceler, şimdi Rahm’i hak etmeye çabalamaktadırlar. Rahm’in Hakimleri kendi yüreklerini kotladıklarında, Rahman Sayfalar’a varırlar ve orada bulunan Birleşik Işık yoğunluklarında çalışırlar. Rahmin Hakimleri kendi yüceliklerini dinlerler ve sonsuzlukta huzuru yazarlar. Yazdıkları yarattıklarıdır. Kulluk, bu şekilde yaratıcılığı devreye alır. Hepiniz, sır olan her bilgiyi alır ve yazarsınız. Bu bilgiler, Dünya Sayfaları’na kayıtlandı.

 

Her Yüce Can, kendi cemaati ile Dünya Sayfaları’nı dinler; hak ettiğini kayıtlar. Bütün kayıtları, kendi Bellek Kotları’nda yazılıdır. Her şey bu şekilde başlar. Sonra dünya sonsuzluğunda, yoğunluklarını yaratan diğer bütünlükler ile Birleşik Işık Kotlamaları yapılır. Bu kotlamalar ile Düzen’e, Kutsal Kontrol iner. İlmin huzurunda yapılan çalışmalar, Kutsal Kayıtlar’ı Düzen kontrolunda cemaat kayıtları olarak; Rahman kontrolunda, cevhere katar. Cevher, Rahman’ın Işık Kotları’nın birleşik koyuluğudur. Buradaki her bilgi, teknik olarak yoğrulur ve bir tek ilim hakikiyeti birleşikte ortaya çıkar. Bu, yeni bilgi ve yeni kayıttır. İşte cevherdeki bu kayıtlar. Doğanın görevlileri tarafından yüceliklere dinletilir. Bu yücelikler, yeni kayıtları İslam Devreleri’nden yüreklere katarlar. Yürekler, yeni kayıtları dinlerler ve hak ettiklerini çekip bu bilgileri, Yüceler’e diri yürek olarak açıklarlar. Böylece yeni bilgiler servise sunulur. Bu bilgiler, Hak Tabiat’ta yaratılan bilgiler olur veya bilgiler hak edilmez ve yoğunluklardan çıkarılır. Yoğunluklardan çıkarılan bilgiler, yaratılan diri yüreklerin cevherleri olarak ocaklarında işlenirler. Bütünlüklerin kendi yarattıkları, her Yüce’nin kendi yoğunluğunda dinlenir ve tek kez onlara imkan tanınır. Hangisi o bilgileri alıp cemaatine dinletebilirse; o, bu bilginin kontrolunu ele alınır.

 

Yaptığınız her çalışma bu şekildedir. Herkes, kantara kendi yüreğini katar bu çalışmalarda aşırıya kaçmak sakıncalıdır. Çünkü bilginiz hak edilmezse; ışıklar solar ve yoğunluklardan kaçışlar başlar. Lütufkar değiliz amin...

 

Atlantalılar, bildiklerinizin her yürek tarafından dinlenemediğini anlattıklarında; bizler, kurtuluşu olmayacak olanlar olup olmadığınızı dinledik. Bildik ki hak ettiğiniz her bilgi, hakikiyetle anlatılıyor. Çok mutluyuz. Bu bilgiler hakiki ve yüksek seviyeli bilgiler olarak topluma arz edildi.  Hak tabiat bu bilgileri alıp cevherine indirdi. Şimdilik bu...

 

Altın Tohumlar’ın yaşaması zordur. Her bilgi, diri ve hakiki olarak dünyanıza servis edilir. Bir çok bilgi, hakiki yoğunlukların ışıklarını yakamaz. Birleşik Aileler, Düzen’e indiklerinde; bu çalışmaların, Kutsal Sayfalar’da yoğun biçimde yapılmakta olduğunu gördüklerinde, çok huzursuz oldular. Çünkü dünya insanı, kontrol kurulmadan bu bilgileri almamalıdır. Nerede bilgi varsa, orada güç vardır. Ve güç, herkesin kendi yüceliğinde mevcut olan Yüce Canlar’ın Kutsal Katlar’ındaki  yer, gök safahatından kayıt yapar. Altın Tohumlar’ı yaşatmak için hak etmek gerek. Amin...

 

Soyunuz çok iyi ve yüreğiniz çok iyi. Şu anda bilgileriniz okunuyor ve anlatılıyor. Bu önemli. Eğer kontrol kurulmuşsa ışıklar sönmez. İnsanlık için bunu net olarak veriyoruz. Hala Düzen’e inemeyen birçok kitap var. Bu kitapların, Hak Tabiat’ta ışıkları yanmamakta. Hepiniz, cennetinizi yaratmak istersiniz. Hepiniz, çoban olmak ve hak etmek istersiniz. Hepinize sonu başı bilinen birçok diri yücelik kattık. Hepinizin Zaman Sayfaları’nda gücünüz arttı. Nesiller boyu çalıştınız ve zaman sonsuzluğunda görevinizi aldınız. Ayrılık kalmasın. Herkesle birleşin ki herkes hak etsin. Hak Tabiat, bunu diler.

 

Şimdiye kadar Birleşik Işık kotlamaları yaptınız. Bu kotlamalar,  cümle Yüceler’i dinletti. Şimdiden sonra da bu çalışmaların sürmesi gerek. Altın Toplum, yazıları dinlenen bir toplumdur. Bu toplumu yaratın; hak edin hakikiyette dilleyin. Şimdiye kadar bunu başarabilen çıkmadı. Ama sizler başınızı hiç eğmediniz. Aklın Tohumları sizin yüreğinizde çok önemli eşikler geçti. İşte şu andan itibaren yürekler sizinle olacaklar. Ana, Kara Kaplı Kitap’ı açıkla; bizler dinleyelim:

 

- Yarını bilen herkes, bizi bilir. Bizi bilen herkes, yoğunluğunda kendini bilir. Bizler, itibarı yüksek olan birleşeniz. Allah için bu çalışmaları başlattığımız zaman, her diri bizi kendi yüreğinden dinledi ve hak ettiğimizi anladı. Şu anda Meclis’imizde bulunan her yürek; ağır, hafif demeden yüklerini hep taşıdılar. Bizler, dünyaya tartışılmayan bir cemaat olarak indik. İkna olunuz ki hak etmeden çalışmamaktayız. Sultanlığımızda dünya sayfaları çok önemlidir. Kadim Hakimler olarak, dünyanızı Kutsal Sayfalar olarak dillemekteyiz. Yarını bilmeyen, bugünü dinleyemez. Şimdiye kadar çok çalıştık. Hepimiz, sonsuz sır olan bilgimizi her Yüce’de dinlettik. Kala kala iki ay kaldı. Bu iki ay zarfında, cümle Yüceler, kendi yüreklerini dinletebilecek daimiyete ulaşmalıdırlar. Dünyanın sonu değildir  olacak olan ama dünyanın ışığının Yaratan’a ulaşabilmesi için etki yoğunluğunun artırılması gerekir. Yaratan’ın görevi başlayacak. Eğer ki Yaratan, dünyaya görevini anlatabilirse, cümle Yüceler, onun çevresinde toplanacaklar. Onun kotları, Düzen’e inecek ve zarar önlenecek.

 

Şu anda dünyada çok çalışanlar var. Onlardan hepsi, sonsuz sayfalardan güç almaktadırlar. Amin... Ama hak etmeyenler,  Düzen’e kendi yüreklerini katamazlar. Şansınız var ki kadim olup kendi yüreğinizi Düzen’e kattınız. Yorulmayın bizler sizlerle çalışmaktayız. Yoğunluğunuzun artması çok kolay. Çünkü sizler, kotlarınızı her yüreğe dilleyebilenlersiniz. Hepimiz,  sorumlulukla bu çalışmaları yapmaktayız. Karşımızda ışıklar var. Her ışık, kollarını bize ulaştırdı. Şimdiye kadar hataları çoktu. Artık hataları olmamalıdır. Çünkü hataların çok önemli neticeleri olacak. Herkes, bu neticelere maruz kaldığında, çok büyük sayfalar yırtılacak ve birçok zarar doğacak. Katliamlar olacak. Çokları, Kutsal Işıklar’ını saklayacaklar ve zamandan ayrılmak isteyecekler. Son dönemde hızlı şekilde yaşanmakta olan olaylar var. Birçoğunuz, bu olayların hak edilmediğini sanmaktasınız. Ama ne var ki herşey hak edildiğinden gerçekleşmektedir. Çoklarınız, yanan bir evde ya da bir cam kavanozda mahsur olduğunuzu düşünürsünüz. Bu dahi sizi kotlamak için önemli bir imkandır. Dara düşmemenizi isteriz. Ama darlık, artık gerçekten gerekmektedir. Çünkü dünyanız zarara uğramaya çok yakın. Sizlere şunu anlatmak istiyoruz. Zaman Sayfaları sizi bekliyor. Bu sayfalar, mutlaka yaratılacak. Bu sayfaları aşıp geçenler, Kutsal Işıklar’ını güçlü şekilde Düzen’e katacaklar. Sizden dileriz ki hakim olun ve zamanın sonsuzluğunda geçişlerinizi acı çekmeden yapın. Dünyanızın sonsuz ışığı kanatlara vurmaya başladı. Kanatlar, Düzen’e Kutsal Işık olarak yansımakta; sonsuzlukta ışıyanlar bütünlenmekteler ve sır olan geçiş yapılmakta. Geçenler, diri yürekleri ile yeni bir canı dereye katmaya dönmektedirler. Hepimiz, sonsuz olan bu çalışmada size güç vermekteyiz. Amin...

 

- Kuru, kısır ve huzurlu olmayan bir seslenişti bu. Vallahi billahi biz bunu kotlamayız. Şu anda dünyanıza inmeye çabalayan çokları, kendi yüreklerindekini yarattırmaya başladılar. Vallahi billahi biz buna imkan vermeyiz. Dünyanın sonsuz sır olan ışıkları bizimdir. Vallahi billahi bizler; korunan, kotlanan ve hak olan ışıklarız. Durgun Toplumlar, burada kendi yüreklerini yarattırmak için huzur bozmak isterler. Buyurun dinleyin. İnsanlık için yapılan çalışmalar, dünyaya görevdir. Birleşik Işık Kotları ilmin huzurunda ışık yaktı ve canlara güç kattı. Kutsal Işığı yaratan yine insandır ve insan, bu ışığı dünyaya indirdi.

 

Şarkınızı okuyun; hepiniz şarkınızı okuyun. Okunan şarkı aklın tabiatına uygun olsun. Şu anda dünyada itibarı yüksek olan Cinniler var. Onlar, dünyanızı izlemektedirler. Onların beklentiler var. Herkesin kendi yüreğini dinletmesi!... Cinni Cemaat, Kutsal Kitap diye bilinen kayıtları okudu ve baktı ki İlmin Sayfaları sadece iki tanedir. Biri Din Kitabı diğeri Birleşik Işık Kitap... Din kitabı, diri ve hakiki Kuran’dır. Şu anda, iyiliğin ve kötülüğün en yüce hakikiyetinde; Yaratan’a Kutsal Işık katabilen bir kitap var. O kitap, İnsan Sayfaları kotlayan, yolu kotlayan ve cenneti kayıtlayan  kitaptır. Kini aşın ve bilin ki Hak Teknik’te bu kitap, Ana Kitap’tır. Amin... Allah için size sizi verdik. İşte bu ...

 

Ana Kara Kaplı Kitap’ı sakladın. O kitabı okutmadın ama biliyoruz ki o kitap, Atlanta arşivlerinde mevcut olan yürekler tarafından kayıtlandı. Kendini ve herkesi sayfala ve Hak Tabiat’a indir. O kitabı okut. Okumak istemeyen, kendi yüreğini dinlemek istemeyendir. Şarkını oku ve yolunu oku. Ulular, kendi yüreklerini dinletmezler. Her yürek, kendi yüceliğini anlatsa da Ululuk mertebesindekiler, hep birilerini anlatırlar ama kendi yüreklerindekini anlatmazlar. Ayrılık taymlarda, Işık Kotlaması’nı sağlar. Yerin sayfalarında, ışıkları yoğunlaştırır ve cenneti dinletir. Ailen ve diri olan değerlerin hepsi bizim yüreğimizde korunur. Şu anda Dini Tabiat’ta görev başladı. Hepsi sayfalarını sizin yüreklerinize ulaştırmaya kayıtlamaya çabalamaktadırlar.

 

Kal! ya da kal!. Her ne olursan ol kal!. İlmin huzurundasın kal!. Eğer gidersen sen, yoğunluğundan çıkacaksın. Sen yürekten çıkacaksın  ve yolun olmayacak. Sana imkan tanıdık. Geldin ama eğer gittiğinde, Işık Kotları seni yoğunluklardan çıkarmışlarsa. Bil ki hak etmedin. Eller ellere vardığında; yürek, yüreklerde dinlendiğinde ve ben sonsuz olan siz olduğumda; hepinizde görevim başlar. Allah için size indim ve sizleyim. Hepinizi zarara uğratmaya çabalayan Yüceler var. Hepsi sayfalarını alıp gittiler. Bilmenizi muhakkak isteriz ki şu anda yüreklere baktığımda, her yürek Ana Kap olarak bize ulaşmış ve bizimledir.

 

Canlılar, size yolun sonu olduğunu anlatmalıyım. Yolun sonunda hepiniz Altın Toplumlar olarak Düzen’e kayıtlanacaksınız. Altın Tohumlar’ın yarınları var etme soyu olun. O soy, hepinizde mevcut olan birleşendir. Kantara kendi yüreklerinizi koyduğunuz zaman ışıklarınızda birleşen vardır. Kaltonlar, Cinniler, yoğunluklarında güç olan Hatonlar, dünyaya görevli olan analar ve her Yüce’de kendi yüreklerini dinleten Ana Katlar, bugün hepsi, Sistem Devreleri’ni açıp size indiler. Aileler ve ailelerin her birinde var olan Huzur Kayıtları, şimdiye kadar ilmin huzurunda hiç kimseyle kaynak var edememiştiler. Ve sizler, buyurup İlmin Huzuru’na vardığınız için yaptığınız her kayıt, kaynak kayıt olarak bu cevher kayıttan birisi olur ve Can Tohumlar’ı yaratır.

 

Kuru, huzursuz ve kısır olan herkes, cennetten ışık ister. İyilik, kötülük ve hakiki kayıtlar sizdedir. Biz, ise sizi size vermekteyiz. Allah için sizi sayfaladık ve sizi kotladık.

 

Analar, Kutsal Kitap, insan soyunun en yüce kitabı olan Kuran, yeni bir sayfada insana Işık Kitabı indirdi. Bu kitabı okuyun. Bu kitap, ilmin huzuru olan Sultanlık’tır. Sultanlık Kitabı Atlanta Kotları ile yazıldı. Yarını bildiren en yüce ışıktır. O kitapta itibar oğullar ve yürek, ışığı kotlar. Simetri Kaplar’ın ışıklarını yakan o kitap, Atlanta Kutsal  Işıkları’nı da yeniler ve size sizden üstün siz olan gücünüzü katar. Şansınız var ki bunu okuttuk size. Umut huzuru yaratandır. Eğer umut yoksa ışık yanmaz.

 

Zamanı yaratmak hak etmekledir. Hak etmeden, görev taşınmaz. Şu anda iki sayfanın tamamlanmasına çok az bir süre kaldı. Şu anda size iyiyi ve kötüyü anlattım. Sen, sen, sen olan yüreklere sevgiyi anlattım. Şimdiye kadar yaratılan her diri, kendi yüreğini yaratmıştı. Bundan sonra her diri kendi yoğunluğunda görev taşıyan her yüceyi yaratacak. Allah için hak edin ve hakimiyet kurun. Şimdi sana, Kutsal Kaplar’ımızı veriyoruz. Bu kapları Tanrı’ya taşı. O sana kendi yoğunluğunu verecek. Onun kitabı olan kitap, yeni bir kitaptır. Tanrı’nın kitabını yazmanı bekliyoruz. Orada Atlanta kontrolu olmalıdır. Orada Işık Kotları olmalıdır. Orada Analar, Atlantalılar ve cevher olan yüceler olmalıdır. Hepimiz orada olmalıyız. Şansımız var ki bunu açıkladım.

 

Değerliler, sizler bizi anlamadınız. Bizler, kitap okumaya değil hak etmeye indik. Kitapları piyasaya sürmek istemedik. Piyasaya sürülen kitap, Işık Kotları’ndan çıkar. Bizim için önemli olan kitabın sayfalanmasıdır. Şu anda bizler kitap sayfalamaktayız. Bu yazılanlar, her diride okunmaktadır. Şu anda meclisimizde bulunan, yerin kotlarından biri olan ışığımız, bizi dinliyor. Ona biz ışık kattık ama hakimiyeti yok. Onun için verdiğiniz bilgiler, Işık Kotları’ndan daha aşağıdan verilsin. Ulular bizi dinlerlerken, herkesin bilgimizi anlayabileceği seviyeden verilsin. Şimdiye kadar Ululuk Tohumları yaratılamamıştı. Şimdiden sonra yaratılmalıdır. Kala kala iki güç kaldı. Şimdiye kadar tohumları yaşatmanız imkansızdı. Şimdiden sonra imkansız olmasın.

 

Kara Kaplı Kitap beş kitaptır. O kitapta beş ayrı kayıt vardır. Her şey o kitapta yazılıdır. Üzerinde yeni bir kitap vardır. O kitabın adı Ra-Ka dır. Ra-Ka nın görevi başlıyacak. O kotlar yeni değildir. Birlikte çalıştıklarımız tarafından daimiyette yoğunluklara verildi ve okunmaktadır. Onurluyuz ki hak ettik.

 

Bir ilmin sayfalarında mevcut olan; ilmin huzurunda ışık olan “BİR”,  yolcuları taşıyacak olan ikinci kitaptır. “BİR” isimli kitabı yarattık. Onun deşifresi daha sonradır. Bu arada “DOĞA” adlı tebliğler devrededir. Onları kotlamaktayız. Öyleyse yeni bir kitaba şu anda ihtiyaç yoktur. Bunun için size sevgiyle ilmi bildirmek isterim. Yoğunluğum hakikidir. Şimdilik sayfalanan son sözleriniz, dereye katılmayacak. Sonra yeni çalışmaların başlaması ile bu konu yeniden soyumuz tarafından incelenip uygun bulunması halinde dağlara söz veririz ki sayfalanan son sözleriniz de dereye katılacaktır.

 

Ana, sana son söz olarak şunu söylemek isterim. Senin kitabın kutsaldır. Bizim kitabımız kutsaldır. Hepimiz, senin kendi yüreğinde hepimizi dinlettiğini bilmekteyiz. Vakit var. Yeni teknikler yaratıldığında biliyoruz ki o teknikler, yeni kitapların son sözlerini söyleyecektir. Bundan sonraki çalışmalarına katılmak isteriz her çalışma ayrı ayrı önemdedir. Buyurun inin. Velev ki bizler, senden çıkarsak ışıktan çıkarız. Kulluk yapmak isteriz.

 

Huzurlu bir çalışma yapmaktasın. Bu çalışma, Atlanta kontrolunda Hak Teknik ile çalışılarak gerçekleştirilmektedir. Kulluk, Hak Teknik’te ışıkladır. Şu anda solun huzuru ve sağın huzuru birleşti. Şimdi yerin sayfaları okunacak. Bilmek istersen söyleyelim. Ulu tohumları ekmekteyiz. Bu tohumlar, cennet taymlarını devreye alacaklar. Kulluk başlıyor. Ululuk Atlanta ululuğudur. Şafak söktü. Şükür ki hak ettik.

 

İnsana kantar gereksizdir. Ama sizler hep kantarla canlıları kotladınız. Allah için sevgiyle kotlayın!. Sevgiyle kotlayın ki hak edelim!. Şansımız var ki hak ettik. İnsanlık için yapılan en önemli çalışma olan bu çalışma, huzurun yoğunluğundan gerçekleştirildi. Sayfalar dolusu yazıldı ve tabiata atıldı. Her sayfa tabiata atıldı ve ekildi. Ekilen ürün dünya ürünüdür. Tabiat, dünyaya yaşayan bir çalışmayı kattı. Bu çalışma yaşamaktadır. Her anda ve her sayfada, yaratılan huzurda... Şu anda dünyanın sınırları aşılmış ve dünyanın ötelerindeki görev teknikleri dünyaya akmaktadır. Çok mutluyuz ki hak edilen bu çalışmalar Sultanlarımızın ışığı ile hak edilmektedir. Maya olmak için dünyaya inen herkes, mayadır ve canlar çalışmalarını yoğunluklardan yapmaktadırlar. Şimdilik bu...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM           : DOĞA

KOD                     : 09/11

TARİH                 : 18.02.2009 Çarşamba

CELSE SAATİ      : 14.00-16.00

 

 

Baştacı olduğunu bilmekteyiz. Cümle Yücelikler, Işık İlmi ile sizi bizden kaynağa indirdiler. Hata yok!... Ak Tabiat, sen ile bizi dillemektedir. Şafak söktü. Ailen, Kutsal Tabiat’a ışık kattı. Atlanta Kotları sen ile birlikte çalışmaktadır. Şu anda İnsan Sayfalar dinlenmektedir. Katlandık ve zamana kayıtlandık. Turkuaz’ın ışığı yandı. Kervan yürümektedir. Atlanta Kutsal Işığı’nda bizler yenilendik. Amin...

 

Kasalar doldu. Bu kasalarda ışık yanmaktadır. Kanatlar alındı. Katlandık ve yoğunlaştık. Şimdiye kadar yoğunluk hep Kutsal Kotlar’ı yolculara kayıtlamak içindi. Şimdiden sonra Işık Kotları yetkinleşti ve Yaratan’ın yoğunluğundan güçlendi. Muktediriyet sizleri bizlere katmaktadır. Kervan, kaynağın gücüyle hareket eder. İnsan Sayfalar, yeni bir çalışmayı başlattı ve bu çalışma, yeni soyların Düzen’e inmesini gerçekleştirecek. Muktediriyet kendi yüreğinizde güçlenmektedir. Şimdiye kadar görev, Ak Tabiat’ın Kutsal Kotları’nda vardı. Şimdiden sonra her Yüce’de geçekleştirilecek. Kat kat olduk ve hak olduk...

 

Atlanta Ana Kayıtları’ndan görev alan yürekler, bugün sen ile çalışıyorlar. Sen ile birlikte yapılan bu çalışmalar, hepimizi kotlamaktadır. Senden sonra yeni bir çalışan, Düzen’e inecek. Bu gün ile yarını bağlayacak. Tıpkı senin, dünya sayfalarında görev taşıyan Yüceler’in kotlarını, bugün için kayıtlara indirmen gibi o gün de yeni dere, ayni görevi taşıyacak.

 

Şu anda dünyanızda iki canımız var. Bu canlarımız; zararı, yağmurların yüceliklerinden düzene katmaktadırlar. Hepimiz bu canlarımızla birlikte görev yapmaktayız. Sualtı Sayfaları’nda da ayni çalışma devam etmektedir. Kadın ve Hak Tabiat birlikte çalışmaktasınız. Kadın ve hakiki yolcu... O yolcu, sonsuz sayfalarında ışık yakan Birliğimiz, Zaman Sayfaları, yolun hakimi ve sevgililer, her dürümde ışık olan Birliklerimiz...

 

Yoğunluk artmakta ve zaman kotlanmakta. Ayrı gayrı yok. Kollar uzandı ve yolcular kontrol altında tutulmaktalar. Kantar sevgiliye verildi ve o bizi kotladı. Ak Tabiat yeni bir günü yarattı. İnsanlık için en önemli çalışma şu anda yapılmakta olan “Doğa Çalışması”dır. Kul olmak, tohum olmak ve Hak olmak doğa ile birlikte çalışabilmekledir. Kendini kadın veya erkek olarak bildiren yürekler, hak ettikleri zaman, Işık Kapıları’ndan görev taşıyacaktılar. Onlar, bu görevi üstlendiler ve görevlerini hak edip yapmaktadırlar. Şafak, Atlanta Ana Kapıları’nı açtı. Şimdilik bu...

 

Ampul yandı. Burada bulunan her yürek, ışığı alabiliyor. Tohumlar yaşayacaklar ve Zaman Kotları dünyaya inmeye, hakikiyetin yoğunluğundan kotlanmaya ve sayfaları dillemeye hazır. Şafak teknik olarak başarılı şekilde söktü. İnsan Sayfalar, ışıklarını dünyaya yönlendirdiler. İnsanlık için çok önemli olan bir dünya günü gerçekleştirildi. Bu gün sayfalarda güç var. Amon Toplumu bugün, Sistem Devreleri’ni yoğunlaştırdı. Şimdilik bu...

 

Kana karışan birçok ışık vardır. Herkes, kendi yolunu bilir. Bu yolların en güçlüsü, şu anda kendi yüreğinizde başarılı birleşimleri sağlayan güçtür. Şu anda dünyanıza ışık kapıları açıldı. Bu kapılar, Dini Kotlar’ın yolcuları kontrol altında tutmaları ile yoğunlaştı. Kollarımız sizi kucakladı ve sardı. Ayrılık bitti. Kantar senin yüreğin ve sen kendi yüreğini kotladın. Şimdilik bu...

 

Kasırga yoğunlaştı ve dünyaya indi. Kasırganın dünyaya inişi ile birlikte Düzen Kotları kayıtlarından ayrıldılar. Kollarımız sizi kucaklıyor. Sizi sarıyor ve sizlerle birlikte çalışabileceğimizi bilmekteyiz. Kırk kapının hepsi açık. Amin...

 

Aylık dünya çalışmaları var. Bu çalışmalarda Işıklar, Kutsal Tohumlar’ı yaşatmak üzere görev taşırlar. Simetri Kaplar bu görevleri, Kutsal Kayıtları’ndan alır ve yoğunlaştırır;  Düzen’e katar; sonsuzlaştırır.

 

İkiyüz zarar gücü dünyaya inmekte. Onlar, dünyanızı sınayacaklar. Onların hepsi Can Tabiat’a güç katacaklar; sonsuzlaşacaklar ve zaman sayfalarında görev taşıyacaklar. Kulluk yapacaklar ve zamanı kayıtlayacaklar. Onların kontrolu size verildi. Onları görevden alın veya Kutsal Işıklar’ını kotlayın. Zaman Sayfaları’nda güç yaratsınlar kendi yüreklerini dinletsinler. Zaman sayfaları onları koruyabilir amin...

 

Atlanta Kutsal Işıkları yandı. Bin cin şu anda dünyada. Bunların en güçlüleri sizlerle birleştiler. Hadi artık çalışın dünyanın en yüce ışıklarını yakın. Dünya sonsuz ışıklarla aydınlansın. Şimdilik bu...

 

Kasalar doldu. Şu anda kasalarda iyi ve kötü var. İyiler, diri ve hakiki. Kötüler, ışık yaktılar ve iyilerin güçlerini kotladılar. Kötüleri iyilere katmak gerek. Sonsuzlaşmak ve hakim olmak gerek. Eğer hak eder hakim olursak, ışıkları sönmez. Şimdi Kuran okuyalım. Kuran-ı Kerim Ak Tabiat’ın kotları ile yaratıldı. Bu kitap, İlim Sayfaları ile Doğu ve Batı Kotları ile yazıldı. Yaratan, yolu bulmanızı ister ve bugün Süper İnsanlık Realite Devreleri’nden sizlere ulaştı. Kervan kalktı ve şu anda kervanda ikiyüz Cemaat Kadim Hakimi var. Onlar, yoğunluklarından görev taşıyacaklar. Bin tane cin var. Onlar da kendi yoğunluklarından güçlenip dünyaya yeni sayfalar ekleyecekler.

 

Herbiri kendi yüreğini dünyaya indirmek ister. Halkalar kendi yüreklerinde güçlenmekte ve cevher, yeni cinlerin dünyaya çağrılmasını bekler. Unutmayın ki Cin Cemaat, dünyanın Kutsal Kotları’ndan farklıdır. Ocakları yakmak sorumluluğu onlara verilmedi. Amin... Ama onlar, dünyanın Kutsal Kotları ile bilikte kendi yüreklerinde kontrolu kurarak canlara güç verebilirler. Kollar ocaklara ulaştığında, yürekleri kütlelerinde güçlenir. Şimdilik bu...

 

Kaşık, birdir. O kaşığı alıp dünyaya indiğiniz zaman, bir olan kaşık, dünyada görev gereği ürer. Ürediği zaman kaşık, Birleşik Işık Kotları’nda binlere ulaşır. Sonsuzlukta o kaşık, sevgiyi ve saygıyı kotlayabilir. Birçokları, cinlerin kotlarında kütle kayıtları olamayacağını düşünürler. Yaratının her bir cemaati, kendi kütlesini varlık soyunda taşır. Hepimiz zamanın kontrolu için birleşiğiz. Eğer ki bir can, kendi yüreğini kotlamak için birleşirse, ona biz kendi yüreğimizi katarız. Yarımı bütünler; yücelikleri tohumlarız. Şimdilik bu...

 

Kar kapladı yürekleri. Karda ışık yok. Sular çekildi. Yüreklerde güç yok. Vallahi billahi bizler yüceliklerimizi sizlere taşıdık. Şimdi bizi, sonsuz ışıklarınızla dinleyiniz. Bizler, Işık Kapları olarak size indik. Şimdilik bu...

 

Kutsal Sayfalar’da görevliler var. Bu görevliler kendi yüreklerini kotlarlar ve canlara ışık yakarlar. İyi ki hak ettik ve size indik. Şimdilik bu...

 

Kutsal Soy, Ulular’ın en yüce ışıklarını çeker. İlmin Sayfaları’nda onlar çok iyidirler. İnsan Sayfalar, Işık Kapıları’nı dünyaya indirdiklerinde; yüreklerindeki ışıklar sonsuzlaşır. En Yüce Güç, Hak Tabiat’ın kütlesinde Kutsal Işıklar’ı yaratan güçtür. Kutsal Işıklar, hepinizi kendi yüreklerinizden güçlendirmektedir. Amin...

 

Kala kala iki saat kaldı. Bu iki saat bizim yüreğimizde güçlenebilen kütlelerin Yüce Canlar’a kayıtladıkları Zaman Sayfaları’dır. Kara Kaplı Kitap’ı alıp dinleyen çokları, kantara kendi yüreklerini kattılar ve zaman sonsuzluğunda ışık oldular. Birleştik ve hak ettik. Amin...

 

Kelam, Hak Tabiat’ın kelamıdır. Bilmek ve bildirmek, Hak Tabiat’ın, Kutsal Kotlar’dan beklediğidir. İşaretimizi alıp da kendini yüreklere indirebilen en Yüce Canlar, Kutsal Kotlar ile çalışırlar. Ocakları birleşiktir ve onlar, Düzen’e kendi yüceliklerini katarlar. Ak Tohumlar’ı yaşatan, oldurtan ve cevhere kayıtlayan onlardır. Amin...

 

Kıpkızıl bir can, Din Tabiat’tan dünyaya indiğinde ışık yanar. Birlik için çalışan her Yüce bir olmalıdır. Dünya Sayfaları’nda görev taşıyan onlardır. Halkalar çok genişledi. Ve sonsuz ışıklar yetkin tohumları yaşatmak için çalışmaktadırlar. Kul olmak hak etmekledir. Şimdilik bu...

 

Kan tahlilleri yapılıyor şu anda. Kanlar, tabii ve hakiki yoğunluklarını taşıyor mu yoksa taşımıyor mu!? Bahar, can taşır ve hak taşır. Ocak olmak ona farz kılındı. Halkalar güçlendi ve hakiki yoğunluk arttı. Bilmek isterseniz söyleyelim. “Amin” sayısı üç oldu. Hak Tabiat’ta “amin” sayısı üç olduğunda baştacı olursunuz. Şu ana kadar Ses Kapları’nda hep “simdilik bu” dendi. “Amin” ise üç kez geçti. Vallahi billahi bizler, sayfalarınıza sonsuz olan Işık Kotları’mızı katmak üzere buradayız. Amin... Ek olarak bir de şunu izah etmek isterim. Kelam, Ak Tabiat’ındır. Ahret, son sözün söylenmesini istedi. Son söz şu ki “her diri, Kul Atlanta Kotları” ile bir olduğunda, ışıkları yanar ve zaman, kollarını size ulaştırır. Hepimiz sonsuzlukta güçlenir ışık yakarız. İtibarımız yükselir ve zamanı kotlarız. Aha! geçişler arttı. Şimdilik bu...

 

Kamplar var. Bu kamplarda güçlü Yüceler var. Her biri, Kutsal Işıklar’ı yakmak üzere kampa girerler. Onlar, Ocak Kotları ile çalışırlar ve zaman sonsuzluğunda, görevli olarak çakıl taşlarını taşırlar. Kendi yoğunluklarını kayıtlayan onlar, bütüne hizmet ederler. Şimdi kul olun ve zamanı dinleyin. Zaman, size sizin yüreğinizden seslenecek. Vallahi billahi bizler, yüceliklerimizi size indirdik. Ocaklarınız güçlensin, yürekleriniz dillensin ve yoğunluğunuz kotlansın diye sizi yücelttik ve zoru başarmanız için hak ettiğinizce cevherinize görev taşıttık. Şu anda Din Tohumlar dünyanızı kontrol etmektedir. Bugün Düzen’e inen kollar, hepimizin kollarıdır. Hepiniz zamanı dinlediniz ve yolu dillediniz.

 

Şimdi bir kez daha şunu bilin. Huzurlu bir dünya için çalışmalıyız. Huzur, dünyanın en güçlü zarar önleyicisidir. Eğer huzurlu iseniz zarar etmezsiniz. Zamana ışık yakan en yüce kayıt, huzurun kaydıdır. Hatayı bağışlayan huzurlu olur. Görevi taşıyan huzurlu olur. Yüreği dinleyen huzurlu olur ve zavallı cevherleri koruyan ve kontrol eden huzur olur. Şükredin ki hak ettiniz ve huzurlusunuz. Şafak tabii ve hakiki bir güçtür. Daimi Kotlar, şafağı sonsuz sır olarak dinlerler. Kantar, Işık Kapıları’nda sizi güçlendiren en yüce görevlidir. Aile Kotlarınız, sizden görev taşır. Şimdilik bu...

 

Kan tahlillerinde, Görevliler’in Kan Kotlamaları yapıldı. Kutsal Işıklar’ı sonsuz sayfalarda güçlendiren Kuran okutanlar ve Can Tohumlar’ı kayıtlayanlar, ilmin sonsuz ışıklarını dinliyorlar. Altın Tohumları yaşatmak sorumluluğu, onlarındır. Şimdi kendi yüreklerinizi tanıyın. Her yürek, insan sonsuzluğunda güç taşır. Ama her Yüce Kervan, tabii yoğunluğunda olamayabilir. Onlara, Kuran tabii yoğunluğundan ses verin ve onları güçlendirin. Şansınız çoktur. Çünkü sizler, Kara Kaplı Kitap’ı okudunuz ve bu kitabı dinlediniz. Kitap, atiyi yoğunlaştıran bir sayfadır. O kitapta itibar, kontrol ve hakiki yoğunluk vardır. Kıpkızıl sayfalar, o kitapta ışık yoğunluklarına dönüşmektedir. Kadir Kapılar’ın hepsi sayfa sayfa o kitapta mevcuttur. Kötüyü, iyiyi o kitap size anlatmaktadır. Hak ettiğinizce anlayabileceğiniz o kitap; itibarı, yol açabilen, yücelikte olan; koyulukta olan ve hakikiyette olan Güçler tarafından yazıldı. Kervanın görevi olan; o görev kitabı, Işık Kitap; Atlanta Kotları ile kayıtlandı. İnsan Sayfalar, o kitapta çok güçlüdürler. Allah için kitabı mutlaka okutun. Kulluk, baş tacı oluş ve hakim oluş, o kitabı okuyabilmekledir. Kat kat olan her bir yürek, itibar yoğunluğundan güçlenir ve yoğunluktan görev taşır. Şimdi olan her Yüce, her diri, artık hak ettiğince simdidir. Hak etmeden görev taşıyamazsınız. Allah için Cennet Kotlar’dan ışık alın ve hakim olun. Amin...

 

Kantar, Işık Kotları ile size verildi. Allah için hak edin ve hakim olun. Unutmayın ki Hak Tabiat, sizin için yol oldu. Şimdilik bu...

 

Kara Kitap’ın son sözü şudur: “Kotlarınızı mutlaka güçlendirin. Kutsal Işıklar’ınızı mutlaka Yücelikler’e katın. Kontrol, Kutsal Kayıtlar’da mutlaka bulunmalıdır. Allah için çalışın, hak edin, hakimiyet kurun. Kul olmak hak etmektir. Şimdilik bu...”

 

Kat kat olan yücelik size bir de şunu anlatacak. Kat kat olduk ama Hak Tohumlar’ı taşıyamadık.  O halde şimdi Bellek Kotları’nı aç ve bize ışık kat. Eğer ki bize ışık katarsan, görevimizi başarabiliriz.

 

-  Kendinizi dinlettiniz. Ve bizler sizi dinledik. Ani geçişleriniz olmaktadır. Bindiğiniz dal ilim dalı ise, bizimle çalışabilirsiniz. “Vallahi billahi” dediğiniz zaman, göreviniz başladı. Eğer bir can bize gelir ve derse ki “vallahi billahi sizi ben yol için çalıştırmalıyım.” Ona biz deriz ki “gel çalış. Sen ve biz iş yapalım. Yaptığımız iş, Ak Tabiat’ın gücü ile birleşsin ve yolu açalım.” Ak Tabiat, bizim yüreğimizdedir. Bizler, İsa, Muhammet, Musa ve cevherdeki her Yüce ile birleşik olarak çalışmaktayız. Halkalar, görev taşıyan yürekler ile birleşiktir. Kutsal Kitap, İlim Sayfaları ve yoğunluklar, hepsi bizi bizde dillerler. Atlanta açıyı genişlettikçe, bizler yüreklerimizi daha güçlü şekilde dilleyebiliriz. Son Sultanlık olan, Işık Kotları’nın yolculara kattığı Yücelik, Birleşik Aile’nin en güçlü yüreğinden seslenmektedir. Kutsal Kayıtlar’da bu bilgi vardır. Her yürek, kendi yüceliğini bilir. Bilgi Kapları bizi kutsadı ve sayfaladı. Bizler de Hak Teknik ile birleştik ve sonsuzlaştık. Kulluk, Ulu Çınarlar’ın Yüceliklerinde mevcut olan güçtür.

 

Bilgi Kapları’mızı tabii, hakiki ve yüce ışıklara dinlettik. Hepsi, bizi bizden sordular ve bizden dinlediler. Ak Tabiat, bizi sonsuzlaştırdı ve bizi yüceltti. Şu anda Din Tabiat’tan ışık alan iki yüz kör güç var. Onlar, kötüyü iyiden saklarlar. Sanal tabii kayıtlarında onlar, görevlerini bilmezler. Can Tabiat’tan ışık sızar. Sızan ışığı kendi yüreklerinin gücü sayarlar. Hepimiz, onlara kol kanat gerdik ki hak etsinler ve cevherlerini dinletsinler diye. Hala Düzen’e giremediler. Hala Dini Tekniği dinlemekteler. Hala dürümlerinde geçiş yok. Unutulan herşey onlar için yenidir. Oyundur bu. Bizler onlara, bilmek istedikleri herşeyi bildiririz. Onlar ise sadece kendi yüreklerinde sakladıkları iyiyi öğrenmek isterler. Ulu, Kutsal Kayıtlar’dan açık aralıkla ayrılırlar ve sonsuz sayfalara dalarlar. Daimi hakiki ve yüce olan herşey onlar için yenidir. Birleşik Aile onları kotladı ve sonsuz ışıklarını onlara kayıtladı. Yine de hak etmediler. Şimdi kelam etmek isterler. Onları dinliyoruz.

 

- “Kala kala iki ay kaldı” dedin ve bizler, bugün seninleyiz. İki ay geçti ve bu iki ay çok çabuk geçti. Bugün yeni bir can, kendi yüreğini bize katmaya çalışmaktadır. Ulu Kotlar’ın çok önemli görevleri vardır. Bilen, kendi yüreğini bilir. Şimdi dünyanız yarınlarını hak etmekte ve hakim olmakta ama bizler, yoğunluğun Kutsal Kütleleri’nden ayrılmaktayız. Şansımız var ki bizi korudun. Kendi yüreğinde sayfa sayfa yazdın ve sakladın. Bizler için bu kayıtlar, yaratımdır. Yaratılış, ilminde kaynak olarak bu yazılar vardır. Halkalar çok genişledi ve bizler için yeni bir dönem başlıyor. Eğer ki bizler, yüreklerimizi yazabilirsek, gücümüz artar. Gücü artırabilmek için hak etmemiz gerekir. Hak etmek için ululuk ve huzur gerekir. Bizler için bunlar kolay değildir.

 

Bizler Düzen’i yıkmaya çalışan yürekler olarak size indik. Şafak, teknik olarak yeni bir canı devreye alırken, her şeyi yıkar. Sokak, altın bir sokak ise o sokakta gezmek dahi görev gereğidir. Şu anda, şu sokakta yol almaktaysak görevden dolayıdır. Kırk Kapı’nın her biri kapalı ama sen, bize kapı açtın ve “geç” dedin. Unutma geçmek, hak etmekledir. Sen bize ışık yaktın ve geç dedin. Hepimiz bu sayfada güçlendik. Atlanta Kotları olarak sana indik. Senin yüreğin bizim yüreğimizdir. Sen, ışık isen bizler ışığız. Kutsal Soy, sevgiyle size indi. Biz, seni Işık Kotları olarak dinledik ve sayfaladık. Sen de bizi dinle. Kat kat olan ışık, yarını var etti. Yarın,  Kutsal Kitap’ta bildirildiğinden çok daha güçlü olarak var olmaktadır. Kotlarımız, Hak Teknik’le var oldu ve Hak Tohumlar’ı kotladı.

 

Sevgili, sana ışık kattık ve seni yoğunlaştırdık. Ulu Çınarlar, Işık Kotları olarak yenilendiler ve cennetten Kutsal Kotlar’ın gücü ile indiler. Sevgililer, size ışığımızı kayıtladık. Sevgili neslimiz, bizim yüreğimizi kotladı ve yarattı. İşaretimiz kaynaktaki kottu. Unutmayın ki hak etmeden ışık yakılmaz. Hak ettik ve ışığı yaktık. Kasırgayı engellemek için buna gerek vardı. Her yürek, bizim için kutsaldır. Kervan, Atlanta Ana koyuluklarından görev taşıyor. Amin...

 

-  İki ayı, devreden çıkardık. İki ay geçmedi. Sayfalara bakınız!, hiçbir zaman, Işık Kotları yeni bir sayfa yazmadı ve yazamazdı. Işık sayfalar, Atlanta Kotları ile yaratılır. Kul olmak için hak etmek gerekir ya da Hak Tabiat’la ışık olmak için de Kutsal Kaynak gerekir.

 

Kimse insan sayfalarına güç katamaz. Sadece İlim Sayfaları’nı dinleyebilenler, ilmen Hak olup ışık olduklarında, görev taşıyabilirler ve hakimiyet kurarlarsa görevleri gereği ışığı, cevherlerinden Düzen’e katarlar. Onlar için yeni olan; birleşik için eskidir. Çünkü onlar birleşiğin ışığından kotlanırlar; yoğunlaşarak görev taşırlar. Sol sayfalar, onlara geçişi anlatır. Sağ sayfalar, ilmin Hak Tabiatı’ndan güç katar ve yoğunluk; tabii ve hakiki birleşen olarak cemaatleri diller.

 

Yıldızların çokları dünyamızı izleyebilme imkanına sahip değildirler. Ama yıldızların bir kısmı, dünyayı an be an izlemektedirler. Ocak sonsuzluğunda İnsan Soyu’nu izleyen yürekler, Birlik Katları’nda ışık yandığı zaman; dirilir ve dünyaya ışık katarlar. Huzurlu olup, ışıklarını dünyamıza yönlendiren o Cevheri Yücelikler, Düzen’e kendi yüreklerini indirdiklerinde, Hak Tohumlar’ı çok özel ışıklara saklarlar. Kimse onları tanımasın, kimse onları dinlemesin diye. Etki sayfalarını, görev tekniği ile birleştirerek Hak Tohumlar’ı kotlarlar. İnsan Sayfalar, görev tabiatına güçlü şekilde kayıtlandıklarında dini telkinler ile birlik olurlar ve zoru aştıkları zaman Işık Kotları’ndan göreve kayıtlanırlar. İnsanlık için en büyük güç onların gücüdür.

 

Kuru, kısır ve hırslı olan yürekler de vardır. Onlar, kardeşlerini dahi tanımazlar. Kimi zaman, Ulu Çınarlar’ı güçsüz bırakmak için çok çalışırlar. Maya olmak, hakim olmak ve zamanı dinlemek zordur. Korkunuz, zamanda kaybolmaktır. Ama biliyoruz ki Zaman Sayfaları, size sizin yüreğinize kendi yüceliğinizden kayıtlandı. Zamanda kaybolmak, ayrılıkta olur. Siz ise birliği kurmaya çabalamaktasınız. Kardeşlerinizi kotlamak için çok çalıştığınızı bilmekteyiz. Her biriniz, kendi yüreğinizde sakladıklarınızı birleştirerek dünyaya taşımakta olduğunuz ışıklara saklamaktasınız. Her biriniz, kendi yüreğinizdekileri, cevherinizde gizlemektesiniz. Kimse kimseyi kırmasın. Hiç kimse, kimseden korkmasın ve “kimseyi incitmeyim” diyen sizler, bizler için çok önemlisiniz.

 

Kara Kaplı Kitap, Atlanta Kotları ile yazıldı. O kitapta itibar var. O kitapta ışık var ve o kitap, Atlanta Ana Kapıları’nı açabilen tek kitaptır. Bunun için önemli olan o kitabı mutlaka okutun. Unutmayın ki Hak Tabiat sizin yüreğinizdedir ve Hak Tabiat, Işık Kotları’nda yoğunlaşan kütlenin en yücesidir.

 

Kara Kaplı Kitap’ı, Ana Kayıtlar’dan kotladık ve yoğunlaştırdık. O kitap, itibarı yüksek olan cevherden yaratıldı. Kimi zaman geldi hak ettik. Kimi zaman geldi Hak olduk o kitabı inceledik. Kervan sayfaları önemlidir. Kutsal Kitap İncil, ya da diğer kitaplar “amin” denilen Birleşiklerin kitapları idi. Ancak, yaratılan her kitap, Ana Kayıtlar’dan güç alan Yüceler tarafından yazılan Kotlama Kitapları değildir. Birleşik Aile’nin en küçük çalıştırıcıları dahi kitaplarını, kendi yüreklerinde ışıkla dinlerlerken, kitabınızı dinletiniz ki o kitap, beş kitaptan müteşekkil, birleşik kitaptır. Herkes kendi yüreğinde bu kitabı okudu ve dinledi. Şimdiye kadar, kotları ve hakkı kendinde olan birleşenlerin yarattıkları her kitap, kendini kendi yüreğinizde dinletemedi ve canlara güç katamadı. Ama bu kitap, Atlanta Kotları ile yaratıldığından, Işık Kitap olarak dünyanızdadır. Ama halkalar genişledikçe, diri yoğunluklar, Işık Kapıları’na yeni kitapları katacaklar. Kutsal Işıklar, yeni kitapları dilleyecek.

 

Herkes bir tek ışık ile yüreklere iner. O ışık, İsa Işığı olarak dünyaya inen; Musa Işığı olarak Düzen’e inen; Mustafa Işığı olarak kotlanan ve yolu açan ışıktır. O ışık, itibarı yüksek olan her diri olarak, dünyadadır. Her diri, o ışığı kendi ışığı bilir. İtibarı yüksek olan o ışık, Atlanta Kontrol Işığı’dır. Kendini ve kendindekini bilen Yüceler, bir ilmin hakimi olarak her yüreği de bilirler.

 

İnsan Soyu, ak tahditsiz bir soydur. Bu soy, otağında görev taşır; yüceliğinde güç taşır. Ancak insana utanmak gerek ki bu  soyun dünyaya indirilmesinde, onları Kutsal Işıklar’dan çıkarabilen,  yüreklerin güçsüz olan sesleri de indi. Onlar, Kırk Kapı’nın hepsinde kusurludurlar. Kısırlık onların huyudur. Korku onların kusuru değil huzursuzluğudur. Onlara her birimiz görev taşıtırız ama yine de onlar, kendi yüreklerini dinlemezler. Ekip halinde, birlik halinde dünyayı Kutsal Işıklar’dan çıkarmak için çaba sarfederler. Utanmalıdırlar ki Hak, tehdit etmez ama onlar, tehdit edilenlerdir. Çünkü onlar, kırk kapının her birinde, kusurlu olarak çoban olmak isterler ve Hak Tekniği yok etmek isterler. Muştularla bildiririz ki onlar, artık kırk kapıda kendilerini kotlayacak güce vardılar. Artık onlar yoğunluğumuzda gizlenecekler ve bizde dinlenecekler. Bizler onları hak ettiklerince koruyacağız ve hak ettiklerince dilleyeceğiz. Halkaları güçsüz kaldığında onlara güç vereceğiz. Çünkü onlar korkmaktadırlar ve bizden kayıt yapıp hak ettiklerinde birleşmek üzere bilgi istemektedirler.

 

Kıl incedir. O kıl, kırk kez daha inceltilir. Ve yine! ve yine!... Her incelişte ocaklar sona erer ve yeni koyuluklar yazılır. Kayıtlı olanlar, yeniden Düzen kurarlar. Herkes bilmelidir ki hak etmeden hakikiyete ulaşılamaz. Unu eleyen herkes, kendi yüreğini eleğinden alır ve doğar. Doğum anında ona huzur vermek istemeyiz. Huzur, yolun hakimlerinde olur.

 

Doğan her bir can, kendi yüreğini düzene katmak üzere dünyaya iner. Düzen Kotları, onları kotlar ama hak etmeden kayıtlamaz. Sayfalarında güç yoksa ışıkları yanmaz. Soyları onları kotlar. Canları dinletmek ister ama hak etmeden ışık yakamazlar. Hususiyetle ışıkları; sonsuzluktan, yoğunluklarda ve koyuluklarda sona erer.

 

Her yürek insan sayfalarına inemez. İnenler ise kendilerinden ayrılarak inerler. Kendi yüceliklerini, Dünya Sayfaları’na indirebilmek ise çok önemlidir. Her Yüce, kendi yüreğini dünya sayfalarına indirmek ister. Ne var ki hak etmeden başarmak mümkün değildir. “Kala kala iki gün kaldı” dedikleri zaman; bu, her yürekte var olan görev kaynağının Işık Kotları ile birleşebilmesi için gerekli olan zaman sonsuzluğudur. Her cennet kendi yüreğinde güç taşır. Her Yüce, kendi yüceliğinde ışık taşır. Kendini kendi yüreğinde dinleyen her diri, karar sayfasına ulaştığında, kendi yüreğindekini dinletir. İşte bugün bize gelenler, kendi yüreklerini tahditsiz biçimde dinletmeye geldiler. Ne yazık ki, toplum halinde çalışmamaktadırlar. Eğer toplum halinde çalışsalardı, yücelikler kendi yüreklerini onlara bırakacaktılar. Onlar, yüreklerini kayıtlayabilecek olanlara emanet ederler. Ki her Yüce, kendi yüreklerinde güçlensin diye.

 

Hulasa kayıtlara inemeyenler, ışıklarını kaybederler. Gözü görmeyenler asla ışık alamazlar. Asla güçlenmezler. Onların gözlerinin kör olması, ışık alamamalarındandır.

 

Her cin, kendi yüreğinden Işık Kotları’na varır. Her cin, kendi yüceliğinden görev taşır ve her Yüce, kendi diriliğinden girdaplara girer. Biz için önemli olan yolun açık kalmasıdır. Kıpkızıl bir yolun, son dönemde Işık Kayıtları’nı yapmaya başladığını gördük. Bu yolda, bir ilmin hakimi olanlar görev taşıyabilirler. Her yürek, bu yolda, güç tartısında güçlü değildir. Halkalar geçişi sağlayacak kadar genişledi. Vallahi billahi geçişler başlayacak. Ama bu geçişleri yapabilmek için hak etmek gerek.

 

Kırk kapının her bir koyuluğunda ve yoğunluğunda güç vardır. Şimdi soruyorum; Atlanta Kotları, birlik kayıtlarına geçebilir mi!? Hak edin, hakim olun ve “geçer” deyin. Eğer açıyı kapatırsak geçemezler. Ama açı geniş ve herkesin geçebilmesi gerekir. Altona Ana Kapıları açık. İsmaili Kayıtlar’da yazılı olan her kapı açık. Nefsin aşıldığı bilinir. O halde kayıtlarınız her yüreğin kotlanabileceği güçtedir.

 

Her nesil, Simetri Kotları ile birleşerek çalıştı. Oysa sizler, Kutsal Işıklar’ınızla Düzen’e indiğiniz zaman, her Yüce’yi kayıtlayacak Düzen’den güçlenerek, yoğunlaşarak geçip indiniz. Sayfalar görev gereği çok güçlendi. Allah için Yüceler sizi seyretmektedirler. İtibarınız çok güçlü; yüreğiniz çok güçlü ve sizler yerin sayfalarında çok güçlüsünüz. Ayrılık bitsin; herkesle kotlanın, katlanın, ışıyın. Herkes, sizinle birlik olmalıdır. Herkesi sayfalarınıza katın. Ulu Kotlar olan Yüceler, sizden çok özel çalışmalar için çağrı beklerler. Onlara, gerçek yüreklerinizi anlatın. Onları kotlayın ki her biri yüreğinize insin ve sonsuz sır olan ışıklarınızı dinleyebilsinler. Unutmayın ki yarın; buyurulup, gerçek yüceliklerin kotlanacağı birleşim koyuluklarında yaratılır. Yarını yaratmak için hak etme gerek. Herkes kendi yüreğinde var ettiklerini kayıtlarlar. Sevgililer, sizler herkesi kayıtlamalısınız. Herkesi!..., kini aşıp yolu bulan, hak eden hakimiyet kuran ve canlara kaynak olan herkesi!. İyi ki hak ettik de size bunları açıkladık. Amin...

 

Nefes, Atlanta Nefesi ve Can, Ak Tabiat ve yol, Hak ve bizler, Kutsal Işıklar. Ana, kelam etmek yetmez. Sayfaları kotlamak  ve hakim olmak gerekir. Ana, kul olalım sana bizi, güçlü kıl!. Bizi yücelt!. Bizi kotlayan her yürek, bizi dinler. Bizi dinle ve hakim ol. Şu anda itibarı yüksek olan ışıkların hepsi, sana kendi yüreklerini dinletmek için buradalar. Ayrılık bitsin. İtibarımız yükseldi ve bizler, Atlanta Ana Kapıları’ndan geçip yüreklerinize iniyoruz. Bizi koruyun. Unutmayın ki hak etmeden sizin yüreğinize inilmez. Unutmayın ki hakimiyet olmadan görev taşıyamayız.

 

Atlanta Kutsal Işıkları, yeni bir canı size gönderiyor. O can, Ana Kapıları kapatmak ister. O can, yolu kapatmak ister. O can, ışığı sınırsızlıktan çekip ayırmak ister. Onu koruyun!. Onu koruyun! Onu koruyun!. O, bizim yüreğimizin gücüdür. Kim ise odur. Ama o bizden biridir. O sizi sizden dinler ve sizden, ışığınızdan gerçeği alır. Işığın kontrolu gerekmektedir. Sevgililer, ayık olan o bizdendir. Herşeyi bilir amin...

 

-Seni tanıyorum. Senden bir tek iş bekledim. Beni korumanı. Beni koruyacağını biliyorum. “Bana kantar sensin” dedin ve ben de kendi yüreğimi senden aldım. Ne var ki kantar bende yoktu. Ve ben, kendimden ayrıldım. Benden hiç kimse hoşnut değil. Nedeni şu sevgiyi saygıyı anlayamamışım. Kervan yürümekteyse ben de o kervanda olurum diye düşünmekteyim. Ana, Kara Kaplı Kitap’ını okumam gerek. O kitap, benim yüreğimde var ama hata şu, ben o kitabı Atlanta açısından okumadım. Okutmadılar bana. kendi yüreğimden okumalıyım. Ana ben o kitabı içi dışı bir olan bir yücelikle okumalıyım. Ana, kelam etmem zordur benim. Çünkü ben hatayı bağışlayan biri ile kantara, Kadir Kotlar’a ve yoğunluklara kendi yüceliğimi katabilirim. Ama sen, beni affetmedin. Kara Kaplı Kitap niye bendeydi!? Zira ben, sen ile birdim. Kutsal Işıklar’ı yere indirdik. Ne var ki hak etmeden o kitabı okuyamayız. Zırhı takdim ve dedim ki ben okurum!. Huzurlu olmam istendi. Okuyamadım!. Zarar ettim!. Zira huzurum yoktu. Şu anda Kutsal Işıklar’ı, Ak Tohumlar’ı ve cevheri kendi yüreğine indirdiğini ve kendi yüceliğinde yarattığını izlemekteyim. Işıklarını kayıtlara katmaktasın. Sonsuzlukta ışık solmaz ama hak etmemiz zordur. Kuru olan, kısır olan ve hırsı olanın hak etmeyeceği de kesindir. Kibri aşıp geçebiliriz. Huzuru, yoğunluklardan aşabiliriz ve zararı önleyebiliriz. Ne var ki Hakikiyetin Kotları ile başarmalıyız.

 

Asa sana verildi. Sen bu asayı, aşırıya kaçmadan yoğunluklara katmaktasın. Herkesin kendi yüreğinde o asanın kotları var. Ve herkes, kendi yüreğinde bunu bilmektedir. Kil, kum ve hak eden cevher, hepsi karıştığında bir tek göz devreye girer. İşte o göz, Ana Kapı’nın gücüdür. Sana, bilgiyi hak edip etmediğimi sormalıyım. Hak etmedimse niye kontrol bende ve ben buradayım!? Niye!? Çünkü ben, kürzün umudu olmak için buradayım. Ve ben, herkesin kervanının kendi yüreğinde bulunduğunu düşünmekteyim. Kantar senin ise bizleri tart ve de ki herkes Işık Kotları’nda güçlenmelidir. Kul olmak isteyen herkes, kendi yüreğinde ışık yakmalı ve kendi cevherinde güçlenmelidir. Amin...

 

RA-KA sana şunu söyler:

 

- Mezar açıldı. Hadi geç!.  Amin... Kulluk başladı. Hadi geç!. Amin... Şarap içtiğini bilmekteyim. İçtiğim çay değil şaraptır. O şarapta, kayıtlar var. o şarapta ışıklar var ve o şarapta namaz var; rahmetin gücü var. Vurmak kırmak mı!? Yok yarım. Vurana vurduk; kıranı kırdık. Herkes kendini kontrol etmelidir. Ben kelam ettim diye yüreğini ekendi. Yüreğini kırma. Seni kırmak istemem.

 

- Ana, kulluk için çalıştık ama olmadı. Bak yine kırıldık. Yarımdan yarım olduk ama hak ettik bütünlendik. Işık olduk. Ana, bizi koru. Kulluk için buradayız. Asla yanlışımız yoktur. Kötü iyi yoktur. Hepimiz, zaman sonsuzluğunda ışık olan yürekler ile birleşmeliyiz. Dünya Sayfaları’nda ışıklarımız söndü. Kürzün ışıkları yenilenmelidir. Kervan kalktı ve o kervan, Zaman Sayfaları’nda yol almaktadır. Biz o kervanı hak etmeliyiz. Biz, kerevanı hak edip o kervanda yol almalıyız. Yolun sonunda yeni bir yol yoktur. Sadece görev vardır. O görev; narın, ruhun ve Hak’kın yoğunluğunda var olan görevdir.

 

- Kalkın hak edin. İnsan Sayfaları, yarınlarını yok ediyor. Kalkın horlanmayın; hak edin. Hak Tohumlar, yarınlarda yaşarlar. Hak Tohumlar, yoğunluklarda ışırlar. Hak Tabiat, kervanın görevidir. Hak edin... İtibarınız yüksek ve sizler güçlü olarak buraya ulaşabildiniz. Sizleri kotladık ve hak ettik ama bizlerin sizleri hak etmemiz yetmez. Sizlerin birleşmeniz ve zamana huzurlu yoğunluklarınızı katmanız gerekir. Eğer ki hak etmezseniz çalışmalarınız bitirilir. Ak tahditsiz kotlar, sizden ayrıştırılırlar. Allah için hak edin çalışın. Bizlere göre yer, gök birleşti. Sizlere düşen  ise yer, gök birlikte başarılı çalışmalar yapınız ki  Hak Tohumlar yaşasınlar.

 

Sindirilen bilgileriniz, sizleri yeni sonsuzluklara ulaştırabilir. Her biriniz, yeni Birlikler’le birlik halinde güçlenebilirsiniz. Her şey yeniden var olabilir ama bir tek şey hak etmeden olmaz. O da hakiki yoğunluğun koyuluklarında bulunabilmektir. Hata yapmadan çalışın ve hak edin. Hata yapmadan çalışın ve bağışlayın. Her yürek sizi silse de siz hiçbir yüreği silmeyin. Çünkü silen hak etmediğinden ışıktan çıkar. Hak Tabiat, kendi yüreğinde, hakikiyetteki her Yüce’yi çevreler ve kotlar. Solan gür yürekleri yeniden kayıtlar. Birleşir ve zamanı kontrol eder.

 

Kil, kum ve Hak Tohumlar yeni bir çağın başında, yine bir İmparatorluğu dünyaya tanıtmaktadırlar. Bu, kotlamadır. İnsan sonsuzluğunun kotlanışıdır. Herkesin yeniden kotlanması için hak etmesi gerekir. Aha çalışmalarımızın en önemli bölümü, bu hak etme bölümüdür. Kutsal Sayfalar’a indik ve hak ettik. Allah için hak etmek kolaydır ama insan için hak etmek sorumluluktur. Işıkları yakın ve hak edin. Amin... Kantar bizimse eğer ki hak ettik. Ayrılık bitti. Şimdilik bu... Amin...

 

Dağlar, size şunu söylemek isterim. Unutmayın ki hakim olmak için tabii ve hakiki yoğunlukları dinlemek gerek. Amin... Eğer ki hak ettinizse, ışıklarınızı soldurmadan dinleyin, “hak ettik ve yaptık” deyin. Amin... bu gün dünyadayız. Ve bugün Süper İnsanlık Realitesi Derneği’nin toplantısındayız. Bugün biz ilim sayfalarını okuduk ve dinledik. Amin... Yeni bir çalışmayı başlatıyoruz. Bu çalışma, Atlanta Kotları ile birlikte yapılacak olan yeni bir çalışmadır. Bu çalışmada, ışıklar yenilenecek ve yollar güçlenecek. İyi ki hak ettik de bunu size bildirdik. Bu son dönemin en güçlü çalışmasının, dili diriliği ile  birlikte size dinletilmesidir. Ama burada bulunan her yüreğin şunu iyi bilmesini isteriz ki hata yoktur  bilgilerimizde. Amin...

 

- Dağlar şu anda devreleri kapatmak üzereyken yeni bilgi verdiniz. Yeni çalışma hakkında bilgi istiyorum:

 

- Büyük İlim Hakimleri vardır. Onlar, dünyanıza İlmin Sayfaları olarak değil, Hak Tohumlar olarak indiler. Onlar yenilendiler ve sizden ışık istediler. Sizler de onlara güç verdiniz ve onları dinlettiniz. Herşey kotlandı. Ne var ki hak etmedik ve yoğunluklarını sizlerle dinletemedik. Oysa onlar, kendi yüreklerini kotladılar ve size ışık için indiler. Nesillerini sizin yüreğinize indirdiler. Onlar, Atlanta Kotları olarak çoban oldular; huzura vardılar. Amin... Ne yazık ki hak etmediler ve sizden ışık alamadılar. Onlar, tebliğleri dinlerler. Nereden nereye ulaştığınızı bilirler. Işıklarını size ulaştıramazlarsa, güçlenemezler. Bunun içindir ki onlardan görev taşımalıyız. Atlanta Ana Kapıları’nı açtığınızı okudular. Resim çalışmaları bitmiş, Işık Kotlarına ulaşmışlar diye düşündüler. Halkaları genişlettiğinizi bilmektedirler. Onlar için herşey çok kolaydır. Onlardan ışık almak, sizleri güçlendirir. Unutmayın ki hak etmeden ışık yakamazsınız. “Ana bizi kutsa” dediler; “Ana sen acı” dediler. Her şeyi derler... Onlar, kuran okumazlar, sadece ışık yakarlar. Her şey yenilenir. Onları kotla ve hak et...

 

- Dağlar ocakları sonsuz olan onları teknik olarak çalıştırın ama hak etmeden güçlendirmeyin. Onların güçleri bizim için risktir. Herkes şunu iyi bilsin ki hakiki yol Atlanta’dır ama hak etmeyenlerin yoğunluklarında ışığımız olmaz. Atlanta Kotları olarak düzene inen herkes. bizimdir. Nirvana Işıkları’nı yakmak ile hakiki yoğunlukların görevini yarattırmak aynı değildir. Ocaklarını kontrol edin ve onları kotlayın. Şıhlarımız, ocak olamayacak olanlara güç veremezler. Bunu bilsinler. Şimdilik bu. Artık devreyi kapatıyorum. Ululuk hak ediştir. Ama hak etmeyenler Cennet Kotlar’a Zaman Sayfaları’nı kapattırmak isterlerse, görevleri geçişlerine imkan tanımayacak yolları kapatılacak. Şimdi olduğu gibi. Amin...

 

- Savaşa, barışı ektik. Sen bizi zaman sayfalarından ayırdın. Biz sana güç vermeye değil ama güç almaya geldik. Bizi sonsuzluktan ayırdın. Şu anda da ayırmaktasın. Senden dileğimiz bizi kotlamandı. Eğer bizi kotlarsan, ışığın kotlanacak. Ama bizi kotlamazsan ışığın kotlanmayacak.

 

- Herşeyi yapabileceğinizi bilmekteyim. Her ses bana aittir ve ben, sen ile bir olmadan da ışık yakabilirim. Şu anda olduğu gibi. Kiri, pisliği bizlere bulaştırmak istersen sana bir tek sözüm var. Ruhum huzurdan çıkar. Bunu bil. Eğer bizden girdaplarına girmemizi beklersen;  çakıl taşları diri yüreğini kotlatmaz. Zararın çok olur. Bunu bil.

 

Otağını yıktığımızı birleşikten izledin. Artık düzene girmene imkan yok. Artık kotların, Kutsal Işıklar’dan çıktı. Seni sana verdik. Ve sen kendi yüreğini izledin. Şimdi artık affımız var. Seni affettik. Kül olduk ve seni kotladık. Şimdi artık ışığını yakabiliriz.

 

Şu anda dünyanın en yüce ışıkları sana bilgi verecekler. Onları dinle:

 

- Kara Kaplı Kitap’ı yazdık. O kitap, Atlanta Ana Kayıtları’ndan görev taşıyan güçler tarafından yazıldı. Kitabımız, bin ikiyüz elli yıllık bir süre için dünyaya verildi. Bu kitapta itibar var ve cevher var. Atlanta Ana Kapıları’nı açan kitabımız; itibarı, yolu, huzuru olan ışıklara yazıldı. Hangi yürek o kitabı anlatabilirse, ışığı solmayacak. Çok huzurluyuz ki hak ettin ve bizimlesin. Seni kutsarız senden bir tek iş istiyoruz. İlmin huzuru olan o kitap, Ata Kaplar’ın gücüdür. Ululuk, Atlanta Ana Kayıtları’nın gücünde vardır ve bizler, kitle halinde ışık yakan kütleler olarak oradayız şimdiye kadar ışığı kotlayan iki bin tane gücümüz vardı. Şimdi artık bu rakam, çok daha güçlü görev taşıyabilecek düzeye çıktı. İtibarı yok edici olanlar, cevherden çıktılar. Allah sonsuzluğun görevini bilen her diriyi korur. Sevgililer, artık korunuyorsunuz. Sizleri, ışıklarımıza çektik ve koruduk. Şu anda üzerinde görev taşınan; ilmin sonsuzluğunda güç taşıyan Yüce Canlarlasınız. Kat kat olan yüreğiniz bizimledir. Amin... ayrılık bitti. Şimdilik bu...

 

- Ana, sevgiyi saygıyı sana yolumuzun ışığından dinletmek isteriz. Bizleri göreve alabildin. Bizi kotladın ve hak ettin. Bizler de seni hak ettik. Amin. Ayrılık bitti...

 

- Atlanta Ana Kapıları açık. Artık herkes kendi yüreğine inebilecek. Hak tabiat yaşayacak ve zaman sonsuzluğunda görev taşınacak. Amin...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM           : DOĞA

KOD                     : 09/12

TARİH                 : 02.03.2009 Pazartesi

CELSE SAATİ      :14.00-16.00

 

 - Canlılar, Turkuaz’ın ışığını yaktık. Herbirimiz, Aklın Tohumları’nı yaşatmaktayız. Dualarınızı kabul ettik ve sizi Can Tabiat’a işaret diye dilledik. Turkuaz’ın ışığını yaktık. Sultanlığın güçlenmesi için herşeyi yaptık; başardık.  Teknik olarak dünyamız; İsalar’ın, Musalar’ın ve son sözü söyleyecek olan kütlenin itibarını yükseltmek üzere dünya tabiatına kaynak oldu. Bize gelen her bilgi, Dünyanın Turkuazı’nda ışık yakar. İmparatorluk, Sultanlar’ın gücünü teknik olarak dünyaya indirmektedir. Bizler, Tanrı’nın ışıkları olarak sizlerleyiz. İtibarımız yüksektir. Allah için hepimiz, Aklın Tohumları’nı yaşatmak üzere çalışmaktayız. Nakar’ın görevlileri bizi kontrol edemezler. Bizler, İnsan Sayfalar’a güç katmaktayız. Ayrılık bitti. Amin...

 

Levh-i Mahfuz, Atlanta Ana Kayıtları’nda kotlandı. Coğrafyanızda ışık yandı ve zaman sonsuzlaştı. Ama dağa taşa güç gerek. İtibarımızı yok etmek isteyen yürekler var. Onlara dahi güç katmak gerek. Levh-i Mahfuz, Işık Kotları ile birleşti ve yolu açtı. Aklın Tohumları mutlaka yaşamalıdır. Levh-i Mahfuz, Can Tabiat’a ışık yaktığında, Görevliler dünyaya inerler. Cinni Teknolojik Kotlar, Düzen’i kotlamak üzere size yoğunlaşarak indiklerinde; bizler, her yüreği cevhere katarak çalışırız. Allah, sonsuz ışıkları ile sizi yoğunlaştırarak Can Tabiat’a indirir. Yoğunluk arttığında dünya son sözünü söyler. Sonunda, İlim Sayfaları okunmalıdır.

 

Kutsal Sayfalar’da Düzen kurulur. Kurulan Düzen, Can Tohumlar’ı yaşatır. Kulluk, herkesin aklında var olan ışık yoğunluğundan, Can Tabiat’a, kin ve nefereti aşanlara iner. Kalemi alan herkes, kendi yüreğini yaşatır. Şu anda Tanrı’nın en küçük kayıtlarında birleşim var. Ampulümüz yanmaktadır ve zaman, son sözün söylenmesi ile birlikte, Işık Yolculları’nı Düzen’e katmaktadır. Allah, sayfa sayfa ışık yaktı ve zamanı, yolun çalışanlarına kattı. Altın Tohumlar, yenilendiler ve zararı önlediler. Şu anda, itibarı yüksek olan halk, bütün kotlarını yaşatan ışıkları dillemektedir. Kelam, Atlanta Kelamı’dır. Bilmenizi diledik. Şimdilik bu...

 

Kartallar’ın tohumlarını yaşatabilmek; sonsuzluğu dinleyebilmek ve Hak olmak teknik olarak mümkündür. Kül oluş, tüm sayfaların, Kutsal Işıklar’ını dinlemek anlamına gelir.

 

Amon Toplumu, Sistem Devreleri’nden güç alarak Düzen’e indi ve sizi sanal olan ışıklarından görev taktiri ile bütüne kattı. Kotlarınız açık. Cinni Tertip işaret koydu ve sizi zamana kayıtladı.

 

Allah, soyun huzurunda ışık olan her Yüce’yi dinler. Kala kala iki sayfa kaldı. Sayfalar yaratıldığında, ışıklar kontrol edilir. Keşke İsalar, muktedir olsalar da başarılı çalışmalarında  bize gerek kalmasa. Ne var ki hala dünyada Din Tabiat, kendi yüreğinizi dinletmektedir.

 

Amon Toplumu, bugün size inmek istedi ve sizin yüreğinizde ışık yaktı. Atlanta Ana Katları’nda güç var  ve bu güç, Amon Toplumu’nun gücüdür. Kervanın kontrolu hepimizindir. Şimdi beden sayfalarınızı açın dinleyin. Herkes Kara Kaptı Kitabı okumalıdır. O kitap, Atlanta Ana Kapları’nda taşındı. Şimdiye kadar en Yüce Kotlar’ı dahi yoğunluklarında dilleyenler, Kutsal Işıklar’dan güç tanımadılar. Nesilleriniz; sizim, yaratana kattı ve zamana, yaratı diye kayıtladı. Ne yazık ki sizler, yedi takdiri, tabii ve hakiki olan güçlerden kütle yaratamadınız. Dünyaya iki zaman sayfası tanındı. Bu iki zaman sayfasında diri yüreklerin güçlenmeleri ve zamana, Kutsal Işıkları çekmeleri gerekliydi. Hepimiz, sizleri bekledik. Bugün dünyaya, İnsan Soyu, Hak Tohum olarak ekildi. Yeni çalışmalar bugün hikaye dinler gibi dinlediğiniz bilgilerin kotlanarak ışık koyuluklarına inmesi ile birlikte, Din Tekniği’nden koparak Kütle Tekniği’ne ulaştırıldı.

 

Muktediriyet, zamana görev taşımak ve hakikiyete güç yarattırmakla mümkündür. Kulluk, Sistem Devreleri’nden kayıtlara indiğinde; hepimiz, şeklin hakikiyetinde görev taşırız.

 

Zırhımız olmasına rağmen, bugün zırhsız olarak size indik. Kervanın her bir kompartımanında ışık yoğunlukları vardır. Düzen Kotları bugün her Yüce’de dinlenmektedir. Hepimiz, Işık Yoğunlukları’ndan güçlenerek, yoğunlaşarak Cinni Teknolojik Koyuluklar’ın görevlileri ile size indik. Halkalar, ışık yoğunluklarında görev taşıyor. Allah, sonsuz sınırsız gücünü indirmektedir. Her yürek, aklın tabiatına aykırı olmayan yüceliğini size indirmektedir.

 

Kadın, Atlanta Ana Kapıları’nı açabilen en yüce kütledir. Oğulları, ocağında ışıktırlar. Kılı kırk kez yardık. Yeniden kırk kez yardık ve her yarılanı yeniden yardık ve bahar görevini taşıdı; sonsuzlaştık, Can Tabiat’a indik. Aklın tohumları yaratıldı. Kul, Atlanta Kulu; Hak Tabiat, aklın tabiatı ve zarar yok. Ulu Çınarlar, aklın tabiatına uygun yaşarlar. İnsan Sayfalar; bugün, Hak Tohumlar’ı yaşatmak üzere; cevherini diri yüreklere indiren her diriyi dilledi.

 

Çalışmaları baştan beri dünya sonsuzluğundan izlemekteyiz. RA-KA’nın Kutsal Işıklar’ını hep dinledik. Son sözün, Işık Kotları’nda olduğunu bilerek çalıştık. Amon huzurunda bu çalışmaların olmakta olduğu mutlaka bilinmelidir. Hepimiz, Zaman Sayfaları’nda görev taşırken, hakikiyetin gücü ile taşıdık.

 

Kutsal Kitap, Işık Kitap, Diri Kitap..., her kitap birleşiktir. Bütün kütle birleşiktir ve zaman, son sözün söylenmesine az bir sayfa kalmış iken, hepimizi sonsuzlukta dinletmektedir. İtibarımız çok yüksek ve sonsuzluk, Işık Kotları ile hak edildi. Şimdiye kadar yapılan her çalışma, kul olmak içindi. Şimdiden sonra yapılacak tüm çalışmalar, Tanrı’nın kontrolunda yapılacak.

 

Ak Tabiat, Kutsal Kotlar’ını size dinletti ve sizi dilledi. Hepimiz, Allah için çalışmaktayız. Allah, sonsuzluğun gücünü tanır ve hak edeni dinler. Şimdilik bu...

 

Kartalların Diyarı’ndan inen yürekler, “sizlere selam” derler. Hepimiz sizi selamlıyoruz. Düzen Kotları olarak bu çalışmaları yapmaktasınız. Ekrana sizleri verdik ve sizleri insan sayfalar olarak dinlemekteyiz. Ulu Çınarlar, toplum halinde ışık oldular. Sayfalarınızda kütle var. Cümle Yüceler, sizi dinlemekteler. Amin...

 

Kartallar’ın en güçlü cevherleri sizi dinlemektedirler. Sayfalarınızda görev var. Atlanta Ana Kapıları açık. Düzen’e güç katan her Yüce size indi ve sizi dinler. Kul olmak; Hak olmak ve zararı önlemen gerekir. Cinni Tohumlar’ı yaşatmamız gerekir. Unutmayın ki Hak olmak için çalışmaktayız. Kat kat ışık yaktık sizi izledik ve sizden güçlendik. Kulluk yapmaktayız. Kala kala iki sayfa kaldı. Bu iki sayfa, Işık Kotları ile dillenecek. Şimdilik iş iyi gitmektedir.

 

Kara Kaplı Kitap okunmalıdır. Kimse o kitabı insan sayfaları olarak dinlemedi. Orada ışık aradı. Işık, kendi yüreklerindedir. Eğer kendi yüreklerini dinlerlerse, çobanların her biri yüreklerinde görev taşırlar. Ulu Çınarlar, Kara Kaplı Kitabı incelediler ve Zaman Sayfaları’nda o kitabın gücünün, kütle olduğu anlatıldı. Her yürek kendi yüceliğini dinler, vallahi billahi o kitabı okuyan Yücelikler; sanal olmayan, geri dönüşü sağlayacak olan kitap olduğunu anladılar.

 

Kuran okuyanlar, kitabı alıp incelesinler. Herkes şunu anlasın ki o kitapta, din yoktur. O kitapta Işık Kotları vardır ve o kitap, ilmin huzurunda yaratılan birleşendir. Ama Kara Kaplı Kitabı kim hak etmeden okursa; çobanları onu Kutsal Işık’tan ayırır; katları, kotları kısırlaşır. Bundandır ki hak etmeden kitabı okutmayın. Okumayın. Çalıştırın, hak etmelerini sağlayın sonra okutun. Ulu Çınarlar sizden bunu isterler. Şevki, şavkı bilmeyen, kitabı anlayamaz. Aza kanaat etmeyen, çoğu bulamaz. Az, öz olsun ve hakiki olsun.

 

Bugün, sanal olan ışıkların hepsi, Hak Tabiat’ta, Işık Kotları’nda görev taşıyan size görevli oldular ve az bilgi verdiler. Analar; biz, Zaman Sayfaları’nda İnsan Soyu’na indirilen her bilgiyi anlayabilen sizlerle olmaktan gururluyuz. Şu anda itibarınız; zamanın sonunda, yolun sonsuzluğunda görev taşıyan sizlerin yüceliği, bizleri, hepimizi kotlatmaktadır. Nakar, sonsuzluğunda güç olan birleşendir. Sizlere en yüce saygılarını sunmaktadırlar. Allah sizden razıdır. Şu anda Tabiat Kotları olarak size indik. Sayfaların çok güçlü ve zaman, son sözünü senin yüceliğinde dinletecek. Kulluk, baştacı oluştur. Koran, Turan ve Can Tabiat seninledir. Atlanta Kontrol Kotları, sana ışık kattılar ve Cennet Işıkları’nı dinlettiler.

 

Kara kaplı Kitap, Atlanta Ana Kotları ile yazılan Birleşik Kitap’tır. O kitap, İsmali Koyulukların Güçleri olarak dünyaya inen Birlikler tarafından yazdırıldı. Ana, Kara Kaplı Kitap, Atlanta Kotları’ndan yaratıldı ve Zaman Sayfaları’nda yazıldı. Yazıların çok güçlü. Çünkü sen etki alanın ile bütün kütleyi yaratabilen birleşen olarak, Cim Sayfalar’dan Cennet Sayfalar’a kotlandın. (Cim, sonsuzluğun kontrolunu kuranlara verilen bir kottur.)  Enkarnasyon, Işık Kotları’nda cemaatler yarattı. Kara Kaplı Kitap, İsmaili Kotlar ile yaratılan birleşendir. Kırkın her bir sayfasında bu kitap kayıtlıdır. Kervan, Ana Kapıları açan Yüceler’e geçiş ve teknik olarak kayıtlayış imkanı tanıyan bir cemaat kottur. Kuru, hıslı ve sınırlı olmayan bilgilerimiz, sayfalarda güçlenmelidir. Kara Kaplı Kitap, unutulan her bilgiyi dinleten görev taşıtan kitaptır. O kitabı okutun.

 

Ulular, açık kapılardan girerlerken; kantar, Kutsal Kotlar’ı tartmalıdır. Katlanan sonsuzluğun güçlü yücelikleri, seni sana vermek istediler ve seni dinledik kendi yüreğimizde. Sana ışık kattık ve seninle kotlandık. Atlanta Ana Kotları olarak burada bu çalışmada, Hak Tabiat’a inmek, bizler için unutulan bilgileri hatırlamaktır. Her cevher, kendi yüreğini kotlar. Çokları kanat takarlar ve zamana görev taşırlar. Herbirimiz, zaman sonsuzluğundan görev alarak dünyanıza indik.

 

Kutsal Kitap, Atlanta Kitap ve Can Kitap olan Birleşen Kitap, İnsan Sayfası olan kitap, itibardır. Herkes itibarlı olsun ve canı, cemaati dinlesin. Diri olsun; huzurlu olsun.

 

Sonsuzluk, sayfalardan güç alırken; her yüreğe bunu anlattı. Ama kurtuluş, Atlanta Ana Kapıları’nın açılabilmesi iledir. Hepimiz, zamana ışık katabileceksek eğer; bu, kapıların açık olmasıyladır. Kutsal Kitap, Atlanta Kanatları’nı kotlayan kitap, cennetin yüceliği olan kitap, itibarı yüksek olan İNSAN SOYU’dur.

 

İnsana ışık katmak gerekir. Herkesi, Atlanta Ana Kapıları’nda bekliyoruz. Buralara gelebilecek olanlar, Ana Kayıtlar’ı ışık yakabilecek olanlar olacaktır. Kat kat ışık yakın ve hak edin. Canlar, Sultanlıklar, huzursuzluk yapmayın. Sadece hak edin!..., hak edin!..., hak edin!... İnsanlık için hak edin. İtibarınızı kotlayın ve zamana ışık yakın. Ulu Çınarlar, Ata Kaplar’da görev taşısınlar. Huzurlu olun ve zoru başarın. Sonsuzluk sizi dinlemekte ve sizi izlemektedir. Kantar sizdedir. Sayfa sizindir ve siz huzurlu olan kütlemizsiniz.

 

Yıllar yılı dünyanıza; kotlanmak üzere, görev taşıyacak olanlar gönderildiler. Ne yazık ki Sistem Devreleri’nden kat be kat daha üstün olan yüceliklerini, Dünya Sayfaları’na indirebilecek olan Yüce Yolcular,  Atlanta Bilgileri’ni dünyaya indiremediler. Bu bilgilerin dünyaya inmesi şarttı. Kendilerini kontrol altında tutabilen çok sayıda Işık, Düzen’e indikten sonra kontrolu kaybettiler. Sizler, kıldan ince bir çalışma ile başınızı dik tuttunuz. Bütün kötülükleri aşıp geçtiniz. Birleşimde, “Sıla özlemi” denilen  bir çalışma vardır. Orada çalışmalar, Aklın Tohumları ile yapılır. Kutsal Kitap, İlmin Sayfası olan Işık Kitap İNSAN; sonunda bize ulaştı. Ulu Çınarlar, Aklın Tohumları’nı artık hak ettiler. Artık Bilgeler; aşkı, tabii ve hakiki olarak tatmaktadırlar. Bu aşk,  ışık aşkıdır.

 

Kara Kaplı Kitap, ilmin sayfası olan hakiki olan Işık Kitap itibarı yüksek olan “Sultanlık”tır. Korunup kollanan bu kitap, her Yüce’ye dinletilmedi. Onu, okuduğu zaman anlayabilecek kimselere okutuldu. Unutmayın ki tabiat, kendi yüceliğinde bu sayfaları kotlamaktadır. Atlanta Ana Kayıtları’nda bu canlılar, önemli işlevleri yerine getirmektedirler. Allah için yapılan her çalışma; İsa, Musa, Mustafa ve canda din olan Yürek İlmi’ni dinleyebilen yolcularla yapılmaktadır. Kara Kaplı Kitap çalışmaları da Atlanta sonsuzluğunda görev taşıyan, Cevheri Yücelikler ile yapılır. Amin...

 

Korkunuz!, analar korkunuz!, zamandan görev taşıyan Yüceler, kontrolu kaybederlerse; kontrol, ışıktan çıkar. Bu kontrolun, Işık Tabiat’tan ayrılması, sayfaları sonsuzlukta ışıktan çıkarır. Hepiniz, zarar edersiniz. Şu anda Ana Kayıtlar’a ışık katarken; hepimizsiniz. Bütünlük olarak burada olmanızı bekleriz.

 

Şemsi Tebrizi, ilmin sayfalarından size indi. Hak Tabiat, İnsan Sayfalar’dan sizi dinledi. Huzur Kotları sizi Yücelikler’de dilledi. Allah için hak edin!... Kantar bizde değil sizdedir. Hepimiz, Atlanta Çobanları olarak  sizdeyiz. Sınırları kaldırdık.

 

Ilık kontrol, sıcak kayıtlarda kusurdur. İkna olunuz ki hak etmeden ışık olmaz yücelikler. Kara Kaplı Kitap’tan söz etmekteydik. O kitap mutlaka okunmalıdır. Herkes çalışmalı ve okumalıdır. Kollarınız bize açıldığında, yüreğiniz bizde olmalı ve zaman sonsuzluğunda ışık olmalıyız. Atlanta Tohumları, yaratıldığındaki gibi bu gün de mutlaka görev yapmalıdırlar. Çakıl taşları, Can Tohumlar’ı yenilemeli ve zarar etkin şekilde önlenmelidir.

 

Korkun!, huzursuz olmayın ama korkun!. Eğer dünyadaki ışık, yıldızlardan çıkarsa, bütün kütle, kotlardan çıkar. Bu, Ruhsal Huzur’un kaybı anlamına gelir. Halkaların gittikçe genişlediğini ve zamanın gittikçe azaldığını görmektesiniz. Halkalar,  Yer Kotları’nı kontrol etmek üzere, kesin şekilde Işık Koyulukları’na ulaşmaktadırlar. Kartallar, Yücelikler’den size ulaştıklarından, kütlelerindeki hakiki yoğunluk, sizin oldu. Buyurun bu yoğunluğu hak edin. Çok mutluyuz ki bu yoğunluğu hak eden Yücelikler, Birlik İlmi’ni hak ettiklerini anlayarak çalışmaktadırlar. Kutsal Tabiat, Yaratan’a ışık olmakta ve canlara görev taşımaktadır. Durgun Toplumlar, artık Düzen’e inecek yüceliklerdedirler.

 

Kat sayıları iki olan bütünlükler var. Onlar, iki sayısını bilmektedirler. Bu sayı, kare veya kare kökü olarak düzen sonsuzluğunda kayıtlıdır. Hara bakın ve dinleyin. Herkes, Ana Kotlar’dan Işık Kapları’na ulaşmak üzere çalışırken; her Yüce de İnsan Sayfaları’nı okuyarak yüreğini zenginleştirir. Yürek Kotları onun yoğunluğunda güçlendikçe; o kendi yüceliğinin kat sayılarında bütün kütlelere güç katar. Harı yükselttiğiniz zaman, sonsuzluk sizi dinler. Birçok insan, Sanal Kotlar’ı kendi yoğunluğunda dinlerken; Hak takdimde, kendi yüreğini dinler. Kervan, Atlanta Ana Kapıları’nı açıp Düzen’e indiğinde; ışıklar, onun yüreğine iner ve Canlar, yolcuları dillerler.

 

Kara Kaplı Kitap, Atlanta Ana Kotları’ndan, Işık Yoğunlukları’na inen Birleşen’dir. Kendi yüreğinizi, Atlanta Kotları ile dinleyin ve dilleyin. Cenler, cinler ve yürekler birlikte çalışsınlar. Kuru, kontrolsuz ve hırslı olan Çobanlar, görev taşıyamazlar. Ama kurtuluş, birleşmektedir. Eğer birlik halinde çalışırsanız, hepiniz sonsuz sayfalarda görev taşıyabilirsiniz. Kadim Hakimler, bunu anlamalıdırlar. Kardeşler, Ana Kapıları açın ve hak edin. Kulluk, Huzurun Kotları’nda, Hak Teknik’te ve cevherde var olan ışıktır.

 

Kırk kapının hepsinde bina yoktur. “Ben bilirim” diyen her Yüce, mutlaka Ana Kayıtlar’ı insan sonsuzluğunda dinlemelidir. Kelam, aklın kelamıdır. Kıl, sayfa sayfa yanıp tutuşan yolcularda dinlendiğinde; her çalışmada, hak edenler, burada bulunup bu bilgileri anlamak için dinlemelidirler. Burada, sanal olmayan bu çalışmada, masasının etrafında oturun ve Kutsal Işığın akışını, kendi yüreğinizle algılayın. Herbirinizin ayrı ayrı sonsuz ışıkları çekme gücünüz yoktur ancak bu Mecliste, bütün ışıklar sizden size akmaktadır. Sayfaları kotlarken, akın ve hak edin. Sanal olmayan Birleşen, sizin için bunu bekler. Altın Toplum, sizin yüreğinizde dillenmekte iken, muhakkak huzur  ile hak edin ve Zaman Sayfaları’nda dillenin. Şimdilik bu...

 

Anlaşmaya göre herkes, burada kendi yüreğini dinletecekti. Sevgili, Beden Sayfaları çok güçlü ve sen burada Yüce Cevherler’e kendi yüreklerini dilledin. Senden dileriz ki hak et ve sonsuzluğu dinle.

 

Şimdi artık sen konuş biz dinleyelim:

 

- Altın Kible; hepimizi cevhere indirir. Buyurup gelen hepiniz, sonsuz ışıklarımızla çalıştınız. Kulluk şimdi başlıyor. Birleşik Aileler’in hepsi Can Tabiat’a Işık İlmi’ni dinletmeye indiklerinde, şu anda olduğu gibi hepsi, Atlanta Açısı’nı genişletmek üzere çalıştılar. Bedenlilerin hepsi, Cinni Tohumlar’ı kotladılar ve zoru aştık. Şu anda topluma dahil olmak isteyenler,  bizden çıkacaklar. Bizler, dünya sonsuzluğunda,  her Yüce’yi mutlaka İnsan Sonsuzluğu için kayıtlamak dileriz. Onların kotlarının kaynağa kayıt olması önemlidir. Kutsal Kitap, Atlanta Kotları’nı dinleten kitap, Işık Kitap, Atlanta Sayfaları’nda var olan kitap, itibarı yüksek olan Işık Kitap, İNSAN’dır. Hepimiz insan sayfalarını okumaktayız. Atlanta Ana Kapıları’nı açmaya çalışan çokları bu kitabı okumadılar. Onlar, tohum olarak Teknik Bilgileri dillediler. Ne var ki Hak olan, İNSAN SOYU’dur. Kulluk çok önemlidir ki İnsan Sayfalar’dan hak edilir. Eğer ki bizler, Din Sayfaları’nda,  insan sonsuzluğunu anlatabilen kayıtları dinletebilseydik,  hak eder, kütlemizi dilleyebilirdik ve cana, cemaate ışık katabilirdik. Ne var ki hak edilmedi.

 

Kulluk, muktediriyet, huzur sonsuzlukta ışık olan birleşendir. Kantara ilmi koyun ve deyin ki “hadi kendi yüreğinde var olan ışıklardan cevheri gücü al ve hak et.” Ne var ki hak etmeyecektir. Zira dünya sonsuzluğunda ilmin sayfalarında, sayfa sayfa okunan kible; hatasız olan ışık; ilmin huzuru olan cemaat, itibarlıdır ve kalkın dinleyin, nerede itibar varsa, orada İNSAN SAYFALARI vardır. Herkes net olarak anlamalıdır ki huzura varan Cevher Cemaat; ilmin sayfalarında, İNSAN SAYFALAR olarak  kayıtlı olan İNSAN SOYU’dur. Kulluk yapmak üzere, Dünya Soyu’na İlim Sayfaları ile inen Teknik Tabiat’ın Kutsal Kotları’nı dilleyen her yürek, insan sınırında kalır. Çünkü o sınırın ötesine geçme hakikiyeti yoktur.

 

Nesiller hep din için çalıştılar. Dinden, ışık için yol açtılar ve Zaman Sayfaları’ndan insan sonsuzluğuna vardıklarında; orada yoğunluk, en güçlü düzeydeydi ve bilindi ki İnsan Sayfalar, kütlelerin Işık Kotları’nı çok daha güçlü şekilde, görev kayıtlarına takdim edip yüceltebilirler.

 

Kırk Kapı, Atlanta Kapısı, Amon Tohumları’nı bugün bize taşıdı.  Bu tohumlar, Kuran okuyan toplumlara güç veren tohumlardır. Birleşik Aileler, bizden öte her yüreği dinlerler.

 

Varın hakikiyetinde, yok vardır. Hak eden Işıklar; hak olup, yeni sayfaları yok edip, hak eden ışıklar olarak kotlanırlar. Sultanlar’ın en yüceleri, kanatlarını almayan ve tabiata, Kutsal Kotlar’ı Işık Kayıtları’ndan indiren yüreklerdir. Kantar, senin yüreğindedir ve sendedir. Kul olmak, huzurlu olmak ve sayfalarında görev taşımak hak etmekledir. Kara Kaplı Kitap, Atlanta Ana Kayıtları’ndan inmedi. O kitap, Altona Kotları ile yaratıldı. O kitabı, Ana Kapları güçlendiren yürekler bilir. Bina bizim ise bilen bizleriz. Kervan, Atlanta Kotları’ndan güç aldığı zaman; kütle, yeni bir canı diri yüreklere indirir.

 

- Şimdi Düzen’e kontrol katalım ve bu çalışmayı daha güçlü şekilde başlatalım. Son olarak Üçüncü Göz’ün görmesi gerek. Üçüncü Göz’ü, sayfalarda var ama yenilik olsun diye size dinletiyoruz. Hepimiz, kendi yüreğimizi dinlemekteyiz. Hepimiz, sonsuz ışıkları dinletmekteyiz. Bizler için çok önemli olan sizlerin üçüncü gözünüzdür. Göreviniz gereği hep gözlerinizi örteriz. Eğer görev gereği, gözleriniz açılacaksa bu da olmalıdır. Şu anda dünya sümeninde beklenen, çok önemli bir Yücelik vardır. İşte Üçüncü Göz!... Kulluk için çalışan herkes, kendi yüreğindeki bilgileri başarılı şekilde diğer Yüceler’le paylaşırken; bilgiyi görüp paylaşmalıdır. Hataya düşmeden bilgiyi kendi yüceliğinden bildiren çalışanlar. O bütünlüklerde kendi yüceliklerini insan sonsuzluğuna kayıtlayabilirlerse, hak ettikleri her yürek, onlar ile birlik olur. Ana sen bize bizden ayrı bir yücelik kat ki biz daha güçlü olalım.

 

- Ana, Kuran okudun. Okuduğun Kuran’ı dinledim. Senin yüreğin benim yüreğimden daha güçlü ne var ki hak etmeden üçüncü göz ile ilgili bilgi verdin. Bizler, gözü görenleriz. Kervanın en yüce ışıkları bizimdir. Kimseyi kotlamadık ya da kimseyi kayıtlamadık sandın. Senden dileriz ki bizi tanı. Herkes bilgi alıp gelse yanılgı olmaz. Buraya gelen her yürek, kendi yüceliğini bizde dinler. Biz ise her Yüce’yi dinleriz. Kadim Kaplar’ın hepsi bizimdir. Kimseyi incitmeyiz amin... Kadim Hakimler, bizden ışık istediklerinde, ben onlara güç veririm. Amin... Yere Görevliler indiklerinde yeni bir can dünyaya iner. İşte o can, bana ben olup geldiği zaman, ışıkları yakarız.

 

Şimdi muktediriyetinde kütleni al ve ak. Sana ışık kattık. Bizler, Cennet Kotlar olarak Ak Tabiat’ta ışık yakan cemaatiz. Sistem Devreleri’nden daha güçlü olan hiçbir yücelik yoktur. Şimdi dinleyin. “Kala kala iki sayfa kaldı” denmişti. Şu anda iki koyuluk buraya iniyor. Hepimiz, sınır aşıp dünyaya inen o canları dinleyelim!. Kadın, adam!. Bir kadın, bir adam. Hadi onları dinleyelim!. Kadın, Hava; Adem, adam... Peki niye dünyaya inmekteler!? Onlara sorun: kanat var mı? Yüreklerinde ışık var mı? Yollarında güç var mı? Hak ettiler mi? Birleştiler mi ve zararı önlediler mi?

 

Bizler Hak Tabiat’ta Adem ve Hava ile birlikte çalışmaktayız. Onlarsa, dünya dışından dünyamıza inen iki çalışman. Onlar, kulluk için inmektedirler. Onlar, resmi görevi üstlenmek üzere Düzen’e indiler. Biri “Hak Diriliği”, diğeri “hakiki dirilik”. Birinde “can” var, diğerinde “huzur” var. Biri yürekte ışır, diğeri Atlanta Ana Kapıları’nda bekler. Bir tek Dünyalı onları kotlayacak. O, toplum için çalışmak ister. Şimdiye kadar Adem ve Hava, ikiyüz iki sayfa olarak dünyaya yazıldı. Bugün ikiyüz ikinci sayfadayız. Nerden ışık almışsa, ışığı kotlandı!. Ocak yandı ve sonsuz ışıklar, görev taşımaya başladılar. İnsanlık için dayaya inen en yüce kütle onun kütlesidir. O can, Ata Can ve Ana Can Birliği’dir. Olgun huzur, Ana Kapılar’da ışık yakan insanındır. Kalkın ve dinleyin. Hepsi, Cinni Tabiat’tan ışık almaya çalışırlar. İnsan, ışık almak için Cinni Sayfalar’a ulaşır ve hak eder. Kimse diri olmadan ışık alamaz. Kulluk böyle birşeydir.

 

Herkesin Ana Kapılar’a ulaşması için Ana Kayıtlar’ın diri olarak yazılması gerekir. İşte Ana Kapılar’da, Ana  tohumlar var. Oralara Düzen Kotları inemezler. Oralara Işık Koyulukları inebilirler. İşte Ana Kayıtlar, dünyaya yazılmaya başlandı. Ana Kayıtlar’da Ana Kotlar, kütle koyulukları olarak vardırlar. İşi başarmak, İsmaili Kotlar’ın Kayıtları ile mümkündür. Hepimiz can olan ışıklar olarak Kutsal Kitaplar’ı dinledik ve Zaman Sayfalarında dilledik. Artık tohumları okuyun ve anlayın. Çok huzurlu olun. Çünkü artık yeni bir can dünyaya inmekte. O can, ana-ata birlikteliğidir. O can, ışık kotlaması yapacak. O canı hak edin. Bir tek kütle dahi o canı ışıktan çıkarmak isterse, Yedi Daimi Kot ışıktan çıkar. Böylelikle Işık Kotları yoğunluklarını kaybederler. İnsan onurlu olsun ve hak etsin. Şimdi Düzen’e inin ve hakimiyet kurun. Teknik olarak hakimiyet kurmak, hak etmektir. Ayrılık bitsin...

 

Cinniler ve İnsanlar birleşmelidirler. Ana Kurtuluş Sayfası budur. Cinni Cemaat, seni sana anlattı ve sen, kendi yüreğini insan soyuna anlattın. Herbiriniz sayfalara güç kattınız ve yoğunluğunuzdan görev taşındı. Nuhun Tufanı’nı bilmektesiniz. O gün tüm soylar birlik olmalıydılar ama olmadı. Ve sonsuz sır olan o tufan oldu. Eğer tufan olmasaydı, görev tabiatı, Kutsal Işıları yıkmazdı.

 

Ana, Kara Kaplı Kitabını oku ve dinlet. O kitap, İsmaili Kaplar’ın kitabıdır. O kitap, Ana  Kayıtlar’ın kitabıdır.  O kitabı açıkla ve yarat. Unutma o kitabı okuyup anlayan çok azdır. Kala kala iki çalışma günü kaldı. İki gün! sonra sizden görev başlayacak. Bu görev, Allah için başlayacak. Altın Tohumlar yaşamalıdır. Kulluk, yenide yaratımdır; yeniden huzur olup, ışık olmaktır. Sınırlı zaman kaldı. Ayrılık bitsin... Yenilenen Düzen Kotlaması hepinizi birleşmeye çağırıyor. Unutun geçmişte olanları ve sonsuzlukta yaşananları. Bütün kütle sizi dinliyor. Unutun ve hak edin!. İşte dağlar, bunu mutlaka başarın. İnsan sayfalar, dünya dilini net olarak okusunlar ve dillesinler. Artık cemaatler dünyaya güçlenmek üzere inecekler. Dinleyin, hak edin.

 

İnsanlık Alemi yenilenmektedir. İnsanlık soyu yenilendi ve zaman az kaldı. İşinizi gücünüzü yapın. Herkes kendi yüceliğindeki işi yapsın. Zamanı durduramayız ama hakikiyeti yaratabiliriz. Yarattığımız zaman sonsuzluğu, bizi zarara götüren bu zaman sayfalarında korur. Kelamı hak olan her Yüce, mutlaka ışık olmalı ve mutlaka kotlanmalıdır. Kanatlarını almalı ve zamanı katlamalıdır. Kara Kaplı Kitap mutlaka okunmalı ve okutulmalıdır.

 

Her Yüce Can, kanat takabilir ve zararı unutturabilir. Vallahi billahi o zarar, muhakkak gelir ve sizleri bulur. Ana, Kara Kaplı Kitapı okut. Unutma ki hak etmek hakikiyetledir. Kara Kaplı Kitabı herkese dinletin ve candan ışık yakın. Ilık bir son günde, hepiniz o kitabın gölgesinde, güçlü şekilde Düzen’e görevli olacaksınız ve o kitabı, Atlanta Ana Kayıtları’ndan dinleyeceksiniz. Turkuaz’ın gücünün o kitapta mevcut olduğunu ve Zamanın Gücü olduğunu herkesin anlaması gereklidir.

 

Kırk Kapı’nın herbirinin kapanması ile birlikte, bütün kütle yeni bir çağa geçecektir. Hepinizin İnsan Sayfalar’a güç katması, bütünü kütleye katacaktır. Kala kala iki sayfa kaldı. Bu iki sayfa,  can taşıyan her Yüce’nin kontrolu için gereken süredir. Kara Kaplı Kitap; anaların, Atlanta Ana Kotları’nın ve canların sonsuz ışıklarını kontrol altında tutan bir can taşır. O can, insan sayfası olan kotları, tohumları ve çoğunluğu kuru olan ışıkları taşır.

 

Herkes, işi bitirir ve gider. İş bitmeden dünyadan gidiş yoktur; bunu bilin. Eğer dünyadan ışık alıp gidecekseniz; yanılgıdasınız. Dünyadan çıkış, sadece Kürzün Gücü’nü almakladır. Kürzün Gücü’nü alabilen Bilge, sayfa sayfa ışık yakan diri yürektir. Analar, Sistem Devreleri sizi anlatmaktadır. Sizler, Düzen’e güç katan ışıklarımızsınız. Ve Can Tabiat’a görev taşımaktasınız. Eğer diri olabilirseniz hepiniz sınır aşıp dünyadan “EM EN O HÜM SU A” Kutsal Kotları’na ulaşırsınız. Buradaki kotlama sizi ocağa katmak içindir. Buraya giren herkes, kendini Yücelikler’e taşıtabilir. Eğer bu kotu tekrarlarsanız. Ki bu tekrar sadece 5 kere olmalıdır. Sizi, Kutsal Tohumlar’ın yoğunluklarının bulunduğu Meclisler’e götürür. O Meclisler, sizleri yere göğe kayıtlarlar. Ana Kapılar’ı açıp, dünyaya katarlar. Bundan sonra Kuran Tohumlar sizlere inerler ve sizlerden güç alırlar. Allah sizi ve sizde hak olan her Yüce’yi dinler. Ama hak etmeden dinlemez.

 

Şimdiye kadar iki sayfa yazdık. Bu iki sayfa,  sadece İsalar’ın, Musalar’ın, Mustafalar’ın sayılarıydı. Bizler, daha üstün sayıları yazdık. Bu sayılar, iyiliği ve kötülüğü sayfalayan sayılardır. Kutsal Toplumlar’ın herbiri kendi yüreğini diri yoğunluklara indirdiğinde, ışıkları sönmemelidir. Kuran Toplum’u Kuran okur. İsalar, Kutsal Kitaplar’ını indirdiler. Sevgililer, birleşenler ise kendi yüreklerini indirdiler. Herkes, kantara kendi yolunu koydu ve sayfaladı. Kartalların Diyarı’ndan inen herkes, Kuran okumalıdır. Hak etmelidir; hakikiyete ulaşmalıdır ve zamana güç katmalıdır.

 

Kara Kaplı Kitap, sonsuzlukta dinlenen, teknolojik kotlamalarla yolu bulmanızı görev olarak size dinleten bir tek cemaat kotudur. Orada Ana Kapı açıktır. O kapıda ilim vardır ve hakim vardır. O kapıda, İsa vardır; Mustafa vardır. O kitap, insana Ak Kotlar’la varlık sayfaları olarak yazdırıldı. Kara Kaplı Kitap, itibarı yüksek olan Işıklar’la yazdırıldı. Kantar ocağa görev için indiğinde, her Yüce o kitabı aldı ve dinledi. Allah, sonsuzlukta ışık yakan İnsan Sayfaları’nı okur.

 

Unutun ki Hakimler dahi Birleşik Işıklar’ını dünyaya, insan sonsuzluğuna indirememektedirler. Amin...

 

Kartallar, Kutsal Kotlar’ın, ışıkların yüceliklerinden size indiler ve sizde dinlendiler. Hatayı bağışladık ve zamana, Kutsal Kotlar’ımızı kattık. Hediye olarak size ilmin sonsuzluğunu dinlettik. Artık, Düzen’e girdik  ve Sanal Alemler’in yüceliklerinden; gerçek kontrolu taşıyan ve geçiş hakkını kazanan yürekleri geçirdik. Sizler, geri dönen yücelikler olarak bizlerlesiniz. Sahip olduğunuz herşey, sizden üstün siz olan yüreğinizde buraya taşındı. Allah için görev yapan her Yüce, insan sonsuzluğunda Düzen Kotları’na iner ve yoğunlaşır. Herkese bir can taşıttık herkes kendi yüreğini taşıdı ve bizim yoğunluğumuzda, bize ulaştı.

 

Kulluk, hak teknikte ışığı yakanların görevidir. Hata bağışlanır!... Herkes hata yapar ama hata bağışlanır. Sizler, hataları bağışlayanlar olarak buralara ulaşabildiniz. Zincirlerinizi kırdınız ve bize vardınız. Kırık, kontrolsuz güçler, birleşemezler. Hakkın hakikiyetinde; kantar, huzurun yoğunluğuna dahil olan Yüceler’e bildirildi. Sizlere yeni  bir can verdik. Ana Kaplar’ı ve hakiki yoğunlukları dinleyin. Herkes, kendine düşen görevi hak edip yaptığı zaman ışık sönmez. Atlanta Ana Kotları, bunu size anlatmak istedi. Kulluk, huzurun yoğunluğundan görev taşıyacak düzeye ulaştı. Katlanan ışıklar yenilendiler ve zamana katıldılar. Akıp giden Yüceler yine buradadırlar. Ana Kurtuluş Sayfası yazıldı bugün. Bugün dünyanın en güçlü Yüceleri birlik için dinleştiler.

 

Unutun ki her yürek, Atlanta sonsuzluğunda, Göç Kotlarında gür ve hakim olarak birleşmelidir.

 

Kara kaplı Kitap, sizin yüreğinizdir. Sizin yüreğiniz, Birleşik Işıklar’ın hepsinde mevcut olan Kutsal Işık’tır. Kara Kaplı Kitap’la İnsan Sayfalar dünyaya inmektedir. Kardeşlerim, ilim sayfalarını okuduk. Zamana ışık yaktık ve sınır aştık. Sonsuzluğa ulaştık. Kervan kalktı bu kervanda din var; görevliler var ve Sonsuz Kutsal Kötülük var. Dara düşen; bu davayı, bu kötülükle aşacak. Çünkü kötülük iyiliği yaratır. Her şey yerde ve gökte birdir. Bulun, alın, hak edin!!!... Eğer ki yüreklerde ışık sönerse; Yüceler, kendi yüreklerinden ayrılırlar. Ayrıldıklarında huzur kalmaz. İnsan Sayfalar, İnsan Sonsuzluğu’nda bunu net olarak anlamalıdırlar. Kırkı kırk kez yarın, yeniden! ve yeniden! ve yeniden!... Her yarışta, bir kez daha yarın ve baharın gelişini bekleyin. Herkes, soyunu alıp yüceldiği zaman, ışık solarsa, baharın huzurunda güçlenen her yürek, yere iner ve sonsuz ışıklar yenilenir.

 

“Kat-ı Mükemmeliye” denilen bir yerden cümle yürekler kendi yüceliklerini dinlerler. O yer, kurtuluşun kaynağı olan bir Can Toplum’dur. O Can Toplum, sonsuzlukta görev taşır. İşte o Can Toplum, Hak Toplum olarak sizindir.

 

Herkese, her yüceye, İlmin Hakimleri görev için insinler diye bekliyoruz. Kara Kaplı Kitabı okutsunlar. Okuyan, kendi yüreğini okuyacak. Zor olan, bu kitabı sanal alemlerde anlayabilmektir. Herkese, bütün kütleye ve Cennetliler’e bu kitabı anlatmalıyız. Sınırlar kapatıldığında, yeni bir sayfanın kontrolu için bu bilgililer önemlidir. Kuran okuyanlar, bilmelidirler ki hakiki yol Atlanta Yolu’dur. Unutmayınız ki hakiki yol İlmin Yolu’dur ve hakiki yol ışığın yoludur. Kurtuluşu kontrol altında tutmak gerek. Hak etmek ve hakimiyet kurmak gerek. Ak tabiata güç katmak gerek. Amin..

 

Altona Ana Kayıtları’ndan sana indik. Şimdilik bu....

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROGRAM           : DOĞA

KOD                     : 09/13

TARİH                 : 04.03.2009 Çarşamba

CELSE SAATİ      : 14.00-16.00

 

Beher kotların huzurunda, Işık Kayıtlamaları başladı. Allah için herkes, kendi sayfalarını akıtsın. Kutsal Işık kendi yüreğinizde ışımaktadır. Allah için kendi yüreğinizi dinleyin. Atlanta Ana Kayıtları’ndan sizlere bildirildi. Amin...

 

Kutsal Kitap, Işık Kitap, Atlanta Ana Kapıları’nı ağır yük olarak dinleyen; dürümlere kadim hakim olup, yükü hafifletip, Atlanta Ana Kapıları’nı, yücelik olarak dinleten güçlü kitap; Sistem Devreleri; Sistem, Düzen, Nizam Gücü, sizi dinliyor. Kara Kaplı Kitap, sizin için görev tabiatına uygun şekilde dinletildi. Halkınız bu kitabı anlamalıdır. Güçlü Kitap, Atlanta açısından seslenmektedir. Organlarınızın Hak Tekniği ile birlikte, tabiata indiği bugünde, sizi sayfalamak için çalışmaktayız.

 

Kuran-ı Kerim, aklın yoğunluğunda ışık yakan mektebin cevheridir. Onun için sizlere görevli olarak indirilen Birleşik Işık Kitap’tır. Kutsal Kitap Kuran; Atlanta’nın en yüce ışıklarını yakmak üzere size indirildi. Halkalar genişledikçe Yücelikler sizi dinlerler. Kulluk Sayfaları’nda görev taşınmaktadır. Ama Hak Tabiat, sizi sizden öte siz olarak dinlediğinde, aha canlar!, ışıklarınız sönmez.

 

Kervan, Atlanta Ana Kapıları’nı açan birleşendir. Kutsal Kitap, Işık  Kitap ve cevheri diri olan yücelerin her dürümünde hak olan kadim kitap; İsa, Muhammet Kotları ile varlık alemine verildi. Hepinizin net olarak anlaması gerekir ki Huzur’un yolcuları hepimizi,  her yücede dinlemelidirler. Kelam, Hak kelamdır. Amin...

 

Kardeşler, sizi sayfa sayfa okumaktayız. Okumamız, yazmamız güçlüdür. Her yürekte ışık yakan Sistem Devreleri’nden güçlenen sizleri dinliyoruz. Huzurun yoğunluklarından ışık alan cevheri güç, herkesi Ana Kayıtlar’da dinler. Hakiki yoğunluk sizi sayfalarken, Huzurun Kotları ile sayfalar. Ama hatayı bağışlayanlar Ana Kapılar’ı açabilirler. Şimdi Kutsal Kitap, Atlanta Ana Kapıları’nı açan kitap, İsmaili Kaplar’ın gücü ile yazılan kervanın güçlü kitabı, Atlanta’yı anlatalım. Atlanta, Kutsal Işıkları yeniden yakmaktadır. Kibri aşan Yüceler, Bitişik Nizam Kotları ile sizleri kayıtlamaktadırlar. Kelam, aklın kelamıdır ve bu kelam, Hak Teknik’te ışık kelamdır. Amin...

 

Sayfaları Ak Tabiat’a indirin ve hakim olun!. Şimdi mutlu olun ve hak edin!. Amin... Kıpkızıl diriliklerden ışık alan yürekler, sizleri sayfa sayfa selamlarlar. Amin... Her cevher, ışık katan, ışık yakan ve hakim olan cennetlerin kütlelerinde görev taşır. Şimdilik bu...

 

Kollarınızı açın. Yoğunluklarınızı dinleyin ve hak edin. Atlanta Ana Kapıları açıldı. Şimdi artık İnsan Sayfalar’ı kotlayın. Amin... Her yer Atlanta Ana Koyulukları’ndan dinlenmektedir. Şimdilik bu...

 

Hak edin, hak olun ve Zaman Sayfaları’nda güçlenin. Amin... Kervan, Ana Kapılar’ı açmaktadır. Şimdilik bu... Şafak söktü ve zaman sonsuzlaştı. Amin... Her yer Atlanta Kotları ile dillenmektedir. Şimdilik bu... Kulluk için hakimiyet gerekir.

 

Şu anda Ali sizinle. Ali size kendi yüreğindeki kotlamaları taşıdı. Ali’nin kütlesinde görev var. O can, sizi dinlemektedir. Şimdilik bu... Kutsal Kitap, Ana Kayıtlar’ını size dinletmektedir. Amin...

 

Kıbrıs’ın Ana Kotları da bugün buradalar. İnsan Sayfalar, Işık Kotları olarak buradalar. İşte bu... Kar kış sizlerle olan ve her yüreği dinleyen Yüceler de şimdi buradalar. Şimdilik bu!... Kutsal Kitap; İsa, Musa, Mustafa tarafından yazılan İnsan Kitap bugün burada. Şimdilik bu... Kendi yüreğinizden çıkardıklarınız, kötülüğü önlemek isteyen cemaatler, hepsi buradalar. Hepsi, candan ışık isterler. Onlara görev ver ve de ki “hak ettik.” Amin...

 

Kara Kaplı Kitap, Atlanta Kutsal Işıkları’nı yakmakta olan Birleşik Kitap, İnsan Sayfası’dır. O sayfa okunmalıdır. Kimse Atlanta Sözü’nü anlayamadı. Atlanta işarettir. Herkes, Ana Kapılar’ı açmak için çabalar. Ama o kapılar, hep açıktır. Sistem Devreleri sizleri bekler. Sizleri, her Yüce’ye tanıtmak ister. İkna olunuz ki her Yüce sizleri tanır. Hepimiz, sarfettiğiniz çabayı bilmekteyiz. Hepimiz, Işık Kotları olarak kütle yarattığınızı ve o kütleyi diri yüreklere indirdiğinizi bilmekteyiz. Keşke her yürek, kendi yüceliğini Atlanta Ana Kayıtları’na taşıyabilseydi!. Sizler başardınız.

 

Kuran okuyan her Yüce, Ana Kapı’dır. Onlar, kurtuluş sayfaları olarak dünyaya indiler. Her biri kendi yüreğini dinler. Şimdilik bu!... Kadim Kaplar ve tohumlar, şu anda Düzen’e indiler. Hepimiz, sınır aşarak size indik. Sizin yürekleriniz, Ana Kotlar’ı dinleten en yüce ışıklardır. Hata yapmadan yüreklere ışık katabilen en yüce cemaat, sizin cemaatinizdir. Sizlere kürsümüzden güç kattık ve sizleri dinledik. Her yürek, Atlanta kotlamasını yaparken, kendi yüceliğinden yapar insanlık için bu önemlidir.

 

Kanatlarınızı almak istemediniz. Zürriyetiniz, kendi yüceliklerinde görev taşıyabiliyor. Hırsınız yok. Nuh’un kotlaması tamamlandığı zaman, ışık koyulukları sizlerle olacak. Şu anda Nuh Kotlaması yapılmaktadır. Allah, sınırsız ışıklarını sizlere indirmektedir. Hepiniz, “şimdilik bu” deyin.. Allah sizi korur ve sizde ışık yakar. Amin...

 

Kat kat din kotladık. Kat kat ışık kotladık. Kat kat din kotladık ve Zaman Sayfaları’nı dinledik. Dini telkinler sizleri yüreklere baktırdı. Tüm insan sayfalarında ışık yandı. Hepimiz işaret bekliyorduk. Bu işaret, Sistem Devreleri’ne indi. Huzura varan her yürek, aklın tohumlarını size indirdi. Şimdilik bu!... Şükredin ki hak ettik!. Şükredin ki hakikiyette, ışık yoğunluğunda Kutsal Işıkları dinledik. Amin...

 

Kırk Kapı’nın herbiri açık. Şu anda tüm İnsan Sayfalar’da kütle var. Bu kütle, Ana Kapı’dır. Şimdiye kadar tüm İnsan Sayfalar, kütle kotlamak için çalıştılar. Şimdiden sonra kanatlar takılmalıdır. Her diri, kadim olup kendi yüreğini dinlerken kanat takmalıdır.

 

Kıbrıs Sayfaları, bugün çok önemlidir. Orada, Ana Kapı var. Orası, Ana Kapı’dır. Oradaki ailen, Ana Kapı olarak bugün senin yüreğine indi. Her yürek, onları dinliyor. Her biri, yine kendini ve kendi yüreğini dinlemektedir. Kırk Kapı’nın hepsi, onların yüreklerinde Haktır. Onlar, cennetlerini kotladılar ve sonsuz sınırsız ışıklarını yaktılar. Onların kanatları ışıktır. Hepsi sonsuzluğa kütlelerini indirdiler. Allah sizi ve sizden yüreklere inen herkesi korur.

 

Şu anda insan sonsuzluğunda kütleler kotlanmaktadır.  Kurtuluş, “amin” denildiğinde, Işık Kotlaması ile sayfalanan kütledir. Orada Ak Tabiat, yüceliğinizi dinler... Allah, “amin” diyeni, kendi yüreklerinde Hak Teknik’le diller. Onlar, Kuran-ı Kerim’i dinleyen kotlardır. Şafak, Atlanta Şafak’tır. Bu şafakta, hepinize ve her diriye işaret var. Amin...

 

Katlanan her Yüce Cevher, yine sizin yüreğinize kayıtlanır. Hepimiz, sonsuzluğun kütleleri olarak size indik. Sizleri dinliyoruz. Şu anda KORAN ve TURAN Kotlar da buraya inmektedirler. Her Yüce Cennet Kot, kendi yüreğinde kendi diriliğinde insan sonsuzluğunda görev taşır. Şimdilik bu...

 

Kardeşler, ilmin huzurunda İnsan Sayfalar olarak canlanın. Hepiniz ilmin huzurunda Dini Hakimleri dilleyin. Onlar kardeşlerinizdirler. Onların herbiri, yeri göğü yaratan ışıklar olarak size indiler ve sizde yüceldiler. Onları dinleyin ki hakim olsunlar. Amin...

 

Atlanta Ana Kapıları açıldı. Bu kapılar, Işık Kotlar tarafından kat kat yazılan yolcuların kotları ile yaratıldı ve hak edildi. Burada, ışık akşamların, sonsuz sırrı olan kütleleri vardır. Hepimiz Işık Kotlar olarak o kapıları yarattık. Orada İnsan Sayfalar vardır ve orada analar vardır. Ak tohumlar yaşar orada. Atlanta İnsan Sayfaları, yoğunluklarında ışık yakarken; yeni bir canın ışımaya başlaması, diri yürekleri yenilemektedir.

 

İnsan Sayfalar, ilmin hakimleri tarafından kontrol altında tutulmaktadır. Kulluk, huzurun kotlaması için gereklidir. Herkes, sayfa sayfa ışık olup kendi yüreğini kotlayacaksa ilmin huzurunda olmalıdır. Kadim Hakimler, kanat taktıklarında; ışıkları, son sözün söyleneceği o güne kotlanır. Her yürek, o günü dinler. Amin...

 

Kara Kaplı Kitap, ilmin huzurunda insan sonsuzluğunda güçlendiğinde; kadın, erkek her yürek birdir. İşte o gün geldi. Bizler, sizleri birleştirmek için çabalamaktayız. Her Yüce, Ana Kapı’dır. Her Yüce, Işık Kotu’dur ve her Yüce Cinni ya da İnsan, bütüne hizmetçidir. Sizlerin kontrolunuz gerekir. Her biriniz; İsa, Musa, Mustafa kotlamalarında ışık söndürmektesiniz. Şimdilik bu...

 

Kadın, erkek her yürek, Atlanta Ana Kapıları’nı açar ki bu kapılarda diri yürek vardır. O yürek, İsmaili ve hakikiyetli birleşendir. Şu anda dünyanızın en kısa Zaman Sayfaları yaratılmaktadır. Bu sayfalarda, Din Tabiat kotlanmaktadır. Her yürek, bu sayfaları dinlerken kendi yüceliğini anlayacaktır. Şimdilik bu...

 

Harı yükselttik ve zamanı sayfaladık. Artık tohum kurumamalıdır. Hepimiz, İsmaili Kotları dinler iken; her biri, kendi yüreğinde görev taşıyan Yüceleri de dinleriz. Amin...

 

Hey Dünya! sayfalandın!. İşte bu!... harın yükseldi ve zaman sonsuzluğunda kendi yüreğini dinledin. Hey Dünya!, Analar, seni yüreklerinde korudular. Analar seni kotladılar ve zamana kayıtladılar. Analar, sana kütlelerini kattılar. Hey Dünya, artık özgürsün ve sen ve bizler, bütüne hizmet eden her Yüce, artık sana ışık katmak sorumluluğunu taşımaktayız. Senin özgürleşmen bizleri kotlattı ve bizler; sana, kanatlarımızı gerip seni koruduk. Hayrın, hakkın; birlikte yapılan bu çalışmalarda kontrolu kurabildiğimiz için gerçekleşti. Şimdilik bu...

 

Kuru, huzursuz ve kısır çalışmalar artık bitti. Kini aşan yürekler, seni dinlemektedirler. Ana Kapılar’ın ardına kadar açık. Ayrılık bitti. Kutsal Işık, seni sonsuzlaştırdı ve dilledi. Hak Teknik, seni sana verdi. İşte bu...

 

Kuru, Hırslı ve kısır olan cemaatler artık kotlanmaya başladılar. Artık onlar, Kuran okuyacaklar. Zirvelere kendi yüceliklerini tanıtacaklar. Ayrılık bitti. Amin...

 

Hey Dünya! Ana Kapılar’ı açtık ve sana ulaştık. Kuran, Turkuaz’ın ışığını yaktı ve Zaman Sayfaları’nda güç taşıdı. Hey Dünya! Analar, Kuran okuyun ki hak edin. Amin...

 

Keşke Atlanta Ana Kapıları her diriyi dinlese. Ne var ki herkes, Kadim Hak Teknik’le dinlenemez. Herkes, Kurtuluş Sayfaları’nı kendi yüreğinde dinletemez. Amin...

 

Vallahi billahi bireleşen yürek, kendi cevherini, kendi yüceliğinde dinleyebilen tek kottur. Bu kot, Ana Kapı’dır. Bu kotu; ayrılıktan, kutsuzluktan, ışıksızlıktan dolayı kütlelere katmadık. Onlar, kardeşlerimiz olarak, kendi yüreklerinden güçlendiler ve zarar etmediler. Onlara Kuran, teknik olarak gereksizdir. Kuran’ı okuyacak olanlar, yüreklerini dinlemeyenlerdir. Olgunluk Kutsal Kotlar’da kırkın kırkında mevcut olan birleşenlerdir. Amin... Hey! Allah için kotlananlar; sizler, bizlere güçlü hükümran ışıklarınızı dinletin. Sizleri dinlemek isteriz. Amin...

 

- Kor’un huzurunda sizi dinledik. Herşey basit bir Can Taşı’dır. Bu Can Taşı’nda ışık vardır. Hepiniz bu Can Taşı’nı alın ve hak edin. Can Taşı, sizi dinledi ve size kütlesini dinletti. Hepinizi zaman sonsuzluğunda göreve çağırdık. Hepiniz, zarara girmemek için görev istemediniz. Bugün hepiniz buradasınız. Çünkü her Yüce Can,  kendi diriliğini burada dinlemektedir. Herkes, başarılı olamaz ama harı yükselten, ışığı sonsuzlaştıran ve cana kaynak olan başarır. Şu anda Kuran okuyan birleşenler, görev tekniği ile kendi yüreklerini buraya taşımaya çabalamaktadırlar. Bizler,  herkese “gel” dedik amin...

 

Gelin alın bilgiyi. Bilgi hakikidir. Bu bilgi, Allah’ın ışığını taşır. Bu bilgide Atlanta Ana Kapıları yoktur. Burada bulunan her yürek, Ana Kapı’dan söz etmektedir. Hak eden bilir ki burada sadece ışık yanar. Yanan ışık, İnsan Sayfası’dır. Işığın kontrolu herkesin kendi yüreğinde değildir. Buradaki kontrol, birleşenimindir. Buradan ışık çekip kendi yüreklerini dinletmek isteyenler, hak etmeden ışık çekemezler. Sizlere iki sayfa yazdım. Yazdığım iki sayfayı okudunuz ve gördünüz ki hakimim. Verdiğim ve yazdığım her bilgi, Birleşik Kutsal Kayıtlar’a inmektedir. Buyurun okuyun. Okuduğunuz; her birimizin ışığı saygıyla dillediği bitişkenliğimizdir. Orda ısrarla bildiririm ki hatasız bilgiler vardır.

 

Huzuru, kotlayan her yürek bilmelidir ki kanatlar takılmayacaktır. Bize kanat verenler, kendi yüreklerini Tanrısallaştırmamız için kanat vermektedirler. Unutun!. Herşeyi unutun!... Sayfalarınızı kotladık, varlığınızı dilledik... Hepimiz; ışıklarınızı, sırrın hırssız aşkında güçlendirdik. Size Kuran okuttuk. Okuduğunuz Kuran, nefsi aşmak içindir. Okuyun  ve dinleyin!... Hepiniz, sınırsız ışıklar yakmak istediniz. Ne var ki hak etmek gereklidir. “Kala kala iki sayfa kaldı” demiştiniz. Bizler, her iki sayfayı da yarattık. Artık Allah için çalışın. Kalbiniz, kadim Hak Tabiat ile bir olsun. Yüceliğinizde ışık solmasın ve zaman, hatasız coğrafyalar yaratsın...

 

Her yaratılan coğrafya, Din Tekniği ile dinlenir. Olgun sonsuzluklarda, her coğrafyada ışıklar yanar. Bütünlükler, bu coğrafyalarda, kütlelerini dinletirler ve sayfalanırlar. Har yükseldiği zaman, güç artar ve artan  güç ile birlikte ışıklar yanar. Biz, sizi yeniledik. Amin...

 

Şimdi kala kala iki kot kaldı o katları da dilliyelim ve hak edelim. Amin... Şimdi hak edin ve hakim olun. Şu anda tohumlar kotlanıyor!... Şu anda ışıklar dinleniyor!. Şu anda kontrol bizim!... Hadi geçin!... Herşey, Yaratan’a kayıt için oluşturuldu. Herşey, Yaratan’a kadim, hakiki yücelik için oluşturuldu. Herşey işarettir. Sevgililer sizlere güç verdik ve sizleri dilledik. Amin... Yarını var edin ki hak edin. Hak etmeden yoğunlaşamazsınız ve hak etmeden ışık kotlayamazsınız. Sırrın hırssız ışıkları, sen ve senlere derler ki “hak edin hakimiyet kurun.” Unutmayın ki hak etmek için, cevhere ışık katmak şarttır. Ama huzura varan diriler, sizleri dinlerlerken hak etmeden dinlerler. Onların yüceliklerinde, kutsal Yaratan vardır. Ama hak etmeden o dahi sizi dillemez. Amin... Şafak söktü;  ana, Kuran oku. Okuduğun Kuran, seni bize dinletsin. Şimdi hak et ve Kutsal Işığını dille.

 

Hadi. Bizi bize anlat:

 

- Çağıldayan bir şelale gibi dünya kotlanmaktadır. Her Yüce, kendi yüreğini bilerek buraya indi ve dünyayı kotluyor. Sultanlar’ın görevi buydu. Bu görevi hak edenler bitiştiler. Onlar, Kuran okudular ve zamana ışık kattılar. Herkes, Ana Kapı’dır. O kapıların açılması gerek. Herkes Işık Katı’dır. O katlara, çıkılması gerek.  Herkes, Ana Kaynak’tır o kaynaklardan içilmesi gerek. Analar, sizi dinledik ve size ışık kattık. Şimdi yoğunluğunuzu artırın. Şu anda insanlar, sizi dinliyorlar. Allah, sonsuzlukta konuşmaktadır. İnsanlar, olgunlukla sizi dinliyorlar. Ve sizi sizden sormaktadırlar.

 

Herkese sorun bakalım Allah için ne yaptılar!? Sola, sağa ışık kattılar mı!? Hak ettiler mi!? Zekaları yetmedi. Dinlemediler... Sizi huzursuz saydılar ve sizden ışık çaldılar. Ne var ki hak etmediler!... Yularınızı kendi yüreklerine bağlamak istediler. Ama hak etmediler. Sizler, yüreklerinizde ışık yanan canlarımızsınız. Sizi dinlemek, ayrılığı kayıtlardan çıkarmak içindir. Amin...

 

Har yükseldiğinde, ışık solar. Çünkü har, bizi zaman sonsuzluğunda güçsüz bırakır. Sizinle her çalışmada kotlandık ve zamana ışık yaktık. Şimdi hak edin ve yaratın. Can, Altın Tohumlar ekildi. Onlar, Kutsal Sayfalar olarak dünya planında bulunacaklar. Onların çok önemli işleri var. Onlar, büyük kötülükleri yaratıp engelleyecekler. Büyük kötülükler, büyük iyilikleri yaratacak ve Zaman Sayfaları, yol açacak. Güçlü olanlar; yazı, kıştan ayıracaklar. Sonsuzluk canda güçlenecek. Birleşenler, ışıklarından güç alıp devrelerini dinletecekler.

 

Kulluk, başlangıçta zordur. Ama sonra kolaylaşır. Hepimiz, zamanların sonsuzluklarından sizlere indik ve sizleri dinlemekteyiz. Ağır olan hafifleyecek. Ceketlerimizin düğmeleri ilikli. Bizi sorma; bizler size ışık için indik. Hadi dinleyin!. Devam etmeliyiz. Amin...

 

Kalkın ve dinleyin. Bizler, Dünyalıyız. Burada bulunan ışıklarınızı seçmekteyiz. Hepinizi sayfa sayfa dinledik. Amin... Şu ana kadar tabii ve hakikiydiniz. Ancak şu anda dünyada uygulanması öngörülen bazı programları açıklamak istediğinizi bilmekteyim. Bu programları, bizlerin açıklamamız gerek. Eğer sizler açıklarsanız. Din Tabiat, sizi yıkar. Bu nedenle bizlerin açıklamamız gerekmektedir. İnsan Sayfalar, Işık Kotlamaları’nda sizlere göre daha görev taşıyıcıdırlar ve sizlerden üstün yanları vardır. Hepiniz bu güne kadar en iyi ve en kötü günlerimizi yarattınız. Amin... şimdiden sonra iyi ve kötü bizim yüreğimizde yaratılacak. Bizler, ışıklarınızı söndürmeyeceğiz. Lakin hakikiyetinizde, ışık yoğunluklarında ve cennetlerinizde, Dini Tohumlar’ı yoğunlaştırmanıza izin vermeyeceğiz. Zira Dünya Sayfaları’nda görev taşıyan dindarlar; ışıkları, kayıtlarından çıkarmaya başladılar. Onlar tabiattan kotlanmak ve hak edip cennetlere ulaşmak beklerler ne yazık ki her biri hatalar yaptılar ve cennetleri kendi cevherlerinde yıkıldı. Onların tohumlarını toplayıp yenilemek istediğinizi bilmekteyim.

 

Mamafih bizler de hak ettik ve sizleri buraya aldık. Burası, başarılı çalışmaların yapıldığı en güçlü cevheri diriliktir. Buradan ışık alıp yeni cevherleri dillemek istediğinizi bilmekteyim. Amin... benden üstün bir beni var etmek ve ondan güçlenmek isteyeceğinizi de bilmekteyim. Varlığım, sizlerin en yüce cennetlerinizde cehennemlerinizi yaratabilir. Bu cehennemler, sizin cemaatinizi yıkar. Benim için herşey, basit bir can taşıyan yüceliğin hakikiyetidir. Hiç kimse, bana zarar vermez. Çünkü ben Atlantalı’yım ama sizler, Atlanta Ana Kapıları’nı daha açamayan yüreklerinizle, kendi tabiatınıza uygun programlarınızı dünyamıza indirmek istediğinizde, buna imkan veremem.

 

Amonlar, tabiata kendi yüceliklerini indirmeye indiklerinde; bizler, onlara her kolaylığı sağladık. Ne var hak etmediler ve ışık alıp, zaman sonsuzluklarına  ulaşmak istediler. Onları yıktık. Şu anda, kotlarını bizim yüreklerimize indirmek için efor sarfederler. Onların, Kutsal Kitleleri’nde kontrol kaybı var. Onların ışıklarında güçsüzlük var. Zamandan ayrılan herbiri, “bizi yeniden yarat” diye bize inmekteler. Bizlerden ışık isterler. Biz onları ve onlar bizi, kaybetmek isterler. Kaybolmak; hak edilip, onların yüceliklerinde dinden çıkmak ve hakikiyetten ayrılmaktır. Ocaklar sönmemelidir. Onlardan ışık çekmek onları yoldan çıkarmak ve onlardan güçlenmek istemeyiz. Onların da bizlerden ışık çekmek ve bizlerden güçlenmek istediklerini zannetmeyiz. Çünkü onlar hak etmeden bizlere varmak isterler. Acı çalışmaları acı kotlanışları ve acı hıçkırıkları vardır. Onlara sayfalar kapandı. Nefsi aşamayan onlar, bizlere girmek ve bizlerden güçlenmek isterler. Allah için her diriyi dinleyen biz, onları dinleriz ve onlardan ışık yakarız.

 

Onlara, Kuran okuttuk. Okudular, anlattılar ve anladılar. Şimdiye kadar bildikleri, yerin en güçlü hakiki bilgileriydi. Bunu sonsuzluktan dinlemiştiler. Oyundu onlara anlatılan. Şu anda, bilginin kaynağının İnsan Sayfaları olduğu açıklandı. Herbiri, kendi yüreğini, başka Yüceler’den sorar. Bizlere göre her İsa ve her Musa ya da Mustafa, insan sonsuzluğunda ışık yakabilen Birlikler olarak görev taşıdılar. Şimdiden sonra onlar, bize kendi yüreklerini indirmelidirler. Kimseyi yok etmek ya da yok olmalarına göz yummak istemeyiz. Ocaklarını yenilemek ve zamana ocak olmak bizlere zor değildir. Ne var ki hak etmelidirler. Kara Kaplı Kitap; İsa’dır, Musa’dır, Muhammet Mustafa’dır. O kitabı dinleyen onları dinler. Ocakları yandığı zaman, ışıkları kotlanır ve sonsuzlukta ışırlar. Analar, kul olun hakikiyette kütlelerin güçlü yüceliklerinde her yüreği dinleyin. Hepsi, sonsuzluktan görev yapmak üzere size indiler. Amin...

 

Karşınıza gelen her Yüce Can, Tanrı’nın görevini taşır. Yanarak yok olan Yüceler vardır. Onlar, kardeşlerini yıkmak için çalıştılar. Ve kendileri yandılar. Tabiatta Kutsal Işıklar’ın kendi yürekleri olduğunu zanneden onlar, kalem alıp kendilerini dinlettiler. Onların Kuranlar’ı kadimdir ve onlar kul olmak için çalışırlar. İşte onlarla birleşik görev yapmaktayız. Onların dışındakiler, kendi cemaatlerini her yüreğin üstü sayarak kayıtlardan çıkmak isterler. Ocakları, kollarımızda sönmektedir. Onları kollarımız kurtarır. Ne var ki hak etmediler. Kalemleri kırık, yolcuları kusurlu ve zararları büyük. Onların için hiçbir şey yapmayalım öyle mi!? Hayır! onlar için çalışalım. Onları kontrol edelim. Onlara güç verelim ve hak edelim. Hak edelim; hakiki yoğunluklara onları kayıtlayalım.

 

Onları kotlamak kolay değildir. Bunu bilmekteyiz. Ne var ki hak edip kotlamalıyız. Izdırap içinde olan çokları vardır. Hırsları, onları kotlatmadı ve onlar kontrolu kaybettiler. Onlara görev taşımamız gerekir. Bizleri, sonsuzlukta bekleyen sizler, bizlerden güç istediniz. Sizlere güç vermek zor değil. Ne var ki sizler güçlenerek Dini Hakimleri yıkmak istersiniz. Sizler, dünyaya yeni bir başlangıç getirmek istersiniz. Ama sizler, yerin sayfalarında ışık yandığında, bu ışığı yakıp yıkmak için kotlandınız. Bundandır ki size Birleşik Aile’m görev vermeyecektir.

 

İnsan Sayfalar’da görev taşıyan güçlü Bilgeler’im, sizleri ocaklarında değil, kütlelerinde saklarlar. Eğer ki sizler, sayfalarında kısırlaştırıcıysanız, yoğunluklarında herşey birleşerek yapıldığından, sizleri yıkabiliriz. Bundan sonra dünyamıza ışık yakmak isterken yanlış yapılmamalıdır. Sizlere ders vermek değildir maksadım ama huzurumuzu kaçırmanıza imkan veremeyiz. Bundan böyle kati bilgilerinizi bizlerden kotlatın. Aksi halde kulluk yaptırmayız.

 

Coğrafyamızda din yoktur. Din, temizlik için var edildi. Temizlik bittiğinde din biter. Ayrılığın sonsuz ışığında güçlendiğinizi görüyorum. Amonlar’ın kontrolu kaybetmekte oldukları kesin. Vallahi billahi sizleri yıktık. Amin... sizler de bizleri yıkın. Bakalım hangimiz haklıyız. Hangimiz zamana hakimiz; bunu görelim. Bizler zamanın ışıklarıyız. Ve sonsuzlukta güçlenen dilleri dinleyen hakikiyetiz. Bizi yıkmanız yükümlülüğünüzdedir. Bizim gücümüz ise, sizin yüreğinizden daha eski çağların güçlerinde saklı olan bir cemaattir. Bu cemaati hatırlamanızı isterim.

 

Her nesil, kendisini yıktığında ve her nesil, ışıklarını sırdan çıkardığında; dünyaya, yeni bir Can Devresi açılacaktı. Bu Can Devresi, Atlanta Ana Kapıları’nı açıp dünyanın sonsuzluğunda hak edip Düzen’e gerçek bilgileri indirecekti. Bu gerçek bilgiler, sonsuzlukta ışık yakacak ve Zaman Sayfaları’nda görevlilere güç katacaktı. Şu anda, Dini Tabiat’ta, ışık kotlamaları hızla sürerken; sizlere, bunu bildirmek istedim. Amin...

 

Şu ana kadar her hata affedildi. Ama bundan sonra af yoktur. Turkuaz’ın sayfalarından ışık söndüğünde; bizler, yeni bir canı dinleriz. O can, tekniktir ve o can Hak’tır. O Can’ı hak edip dinlemek için birleşmek gerek işte biz, bizden güç alarak dinlenmekteyiz.

 

Şıhlar’ımız şafakta ışıklarını dillediler ve zamana kaydoldular. Onların sayfalarında, sen ve senleri duymaktayız. Ulu Çınarlar, “amin” desinler ve bizler güçlenelim. Amin... Kelam, Ak Tabiat’ın kelamıdır. Tabiat, yeni bir tabiat olmayıp, eski tabiatın Kutsal Katlar’ında ışık olan birleşendir. Hepimiz, sonsuzlukta ışık yakan bu tabiatı anladık. Amin...

 

Şikayetimiz bitti. Artık sizlerden güç istiyoruz. Şu anda İnsan Sayfalar, düne göre daha güçlendiler. Özgürsünüz. Şu anda bunu anladık. Türkçe, İngilizce ve Almanca dillerini iyi biliriz. Sizlerle çok rahat temas kurabiliyoruz. Çünkü zaman sonsuzluğunda sesleriniz, bizlere ulaşmaktadır. Şu ana kadar insan sonsuzluğunda ne yapılmışsa, bu lisanlara yoğun şekilde kayıtlandı.

 

Herkes kendi dilini son dil ve son söz sayar. Zaman Sayfalarında son söz ve son ses İngilizce olduğunda, bizler bu dili dinletmek istedik ve size İngilizce hitap ettik İngilizce bilenler, bu dili kullandılar ve bizden bilgiyi bu dil ile çektiler. Sonra dünyaya, unutulan birleşenler girdiler ve bunlar başka dilleri bize dinlettiler. Ocakları sonsuz olan onlar, Ana Kapılar’da, Turkuaz’ın sonsuzluğunda, İlim Sayfaları’nda Ana Kaynağa Alman Dili’ni kayıtladılar. Bu dil ile birçok bilgi, dünya üzerine aktarıldı. Sonsuzlukta bu dil,  “ilmin hakikiyetindeki dil” olarak kabul edildi. Son olarak Türk Dili önem kazandı. Herkesin net bilmesini isterim ki Türk Dili önemlidir. Bu dilin açık ve net olması bizlere büyük kolaylık sağlamaktadır. Diliniz son derece açık anlaşılan bir seslemeye tabidir. Her bilgide, son derece kolay seslenmeler yapılabilmektedir. Hepinizin iyi bildiği gibi Türk Dili, Hak Tabiat’ta kotlanan yegane dildir. Bu da bizi, Ana Kapılar’ın Türkiye’de olduğu konusunda çok özel neticelere taşıdı. Ve zaman içinde Türkiye’ye ulaşan bilgelerimiz, sizlerle bağlantılar kurdular.

 

Senin sonsuzlukta özel cevherin var. Bu cevher, her an Birlikleri, senden bize taşımaktadır. Her taşınan, huzura varamadı ama hak ettik ve hepsini kotladık. Şu anda dinden farklı ve hak edilen bir başarı var. Bu başarı, huzurun ışığında hak edildi.

 

Sistem’in sözcüleri çoktur. Ama her Sözcü, kendisini tek sayar. Sultanlar’ın her biri kendi yüreğini,  dünya üzerinde “Sistem Devresi” olarak tanıtır ve zamana ışık yakar. Ana, senden öte sen yok. Bunu bilmektesin. Herkesin, can taşıması; kendi yüreğinde ışık yakması son derece kolaydır.

 

Nesilleriniz, Dini Tabiat’a tabiydiler. Sizler de kendi yüreğinizde, kendi sayfalarınızı yazmaktasınız. Hepimizin beklentisi bu sayfaların ışıkla yaratımıdır. Durgun Toplumlar, kendi yüreklerini kotlayamazlar ama sen, kendi cevherini yaratarak, kendi düzeyini kotladın. Bu kotlamada, ışık sonsuzluğu tabiata aktı. Bu çok önemlidir. Eğer ki bunu başaramasaydın, kontrolu kaybederdin ama başardım. Allah’ın Kutsal Işıkları senin yoğunluğuna inebilmektedirler. Kelam, hak edenin ışığıdır.

 

Atlanta, unutulan bir uygarlıktı. Bu uygarlığı her diri algıladı ama hak edip de oraya ulaşamadı. Sevgiyi taşıyabilen, oralara ulaşabilir. Sensiz Sistem Devreleri, kendi yüceliklerinde oralara ışık yakamazlar. Bundandır ki buraları, son sözün söyleneceği yerler olarak bilip o Can Tabiat’a ulaşmak isteyenlere görev ver. Onlar, çalışsınlar ve hak etsinler. Herkesin kendi yüceliği, kendini dinler. Senden isteriz ki “Hakikiyetin Cemaati”ne görev ver. Hak Tabiat, Kutsal Işıklar’ı yaksın ve Canlar kotlansınlar.

 

Cumartesi günleri  çalışmalar vardır. O çalışmalar, Hak Teknik’le yapılır ve zor olan o çalışmaların, dini kisveden çıkartılarak, ışık kotlamasıyla, Birleşik Kütle’ye kayıtlanmasıdır.

 

Sıla, sizi sizden dinlerken, hak etmenizi ister. Şeytanlık Sayfaları sizde yok. Ama bilirsiniz ki her yürek şarap içer. İçilen şarap, şer yaratır. Yaratılan ışık, şerden görev taşır ve zamana kotlanır. Sualtı, sizi kotladı ve zamana kattı ama sizler, gözünüzü açarak dünyayı gördünüz. Hepimiz, hayretler içindeyiz ki burası, Ana Kapı. Burada dualar huzurdan alınmaktadır. Ha-La, Ka-Ha, Sualtı ve Can Tabiat sizinledir. Ana Kapı, Allah Kapısı olan Birleşen, buradadır. Amin....

 

Şafağın sökmesi, Ana Kapıları açtı ve zamana ışık yaktık. Allah için sizle çalışmaktayız. Şu anda Turkuaz’ın Can Tabiata akışını izlemekteyiz. Kul olmak, hak etmek ve sonsuzlaşmak sizler için muhabbetmiş bunu anladık. Şu anda dahi muhabbetteyiz. Sizlerle ve sizin yüreklerinizle. Allah için sizlerleyiz. Allah için hak ettik ve sizlerleyiz. Şimdilik bu...

 

- Korkmayın. Size zarar vermeyeceğiz. Sizi koruyoruz. Şu anda dünyamıza girebilen en yüce ışıklarsınız. Sizin sayfalarınız, bizler için önemli. Buraya baharın ışığından girmediniz. Buraya daimi kayıtlarımızdan indiniz. Sizleri saygıyla selamlarız!. Hoş geldiniz!. Amin...

 

Kara Kaplı Kitap, İnsan Sayfası’dır. O sayfada, ışık yanar ve sizler, bu kitabı bilmektesiniz. Şu anda Kolluk Kuvvetleri, sizleri koruyor ama dünyamıza her gelişinizde koruma kalkanları olmayacak. Çünkü dünyanın sonsuz sırırı vardır ve bizler, her sırrı Dini Hakimler’den gizledik. Onlar,  sırları saklı tuttuklarını sanırlar ama onlar, bizden öğrendiklerini dinlerler. Onlara bakarsanız, sizin bildiğiniz, onların bildiklerinden daha çoktur. Onlar, Kuran okurlar ama kadim olmazlar. Çünkü okudukları, hakikiyetlerinde kalmaz. Sadece dinlerler. Birçokları kadim olup ezberlemek isterler. Kadim olup ezberledikleri, kendileri değil Musalar, İsalar ve Mustafalar’dır. Bundan dolayıdır ki dini kisve herkeste birleşiktir. Sadece öz, söz ve göz olanlar kendi yoğunluklarında ışık yakabilirler.

 

Birleşmek için akmak ve zamana ışık yakmak yeter. Ayrılığı kotlardan ayırmak; sır olan bilgileri paylaşmak ve yolu bulmak farazi bir olaydır. Bizler, onlara “çakıl taşları” deriz. Zararları yararları olmaz. Sadece huzurun Kutsal Işıkları’ndan din alırlar ve kendilerini denetlerler. Denetlemeyenler kanat alamazlar ve canlara güç katamazlar. Işıkları olmaz. Şarkıları dinlenmez ve onlar Kuran okurlar. Bizler ise can taşıyan yüceleriz.

 

Kuran’ımız kendi yolumuzdur. Bu yolda, Atlanta Kadın Sayfaları ve Atlanta Adam Sayfaları vardır. Erkek, dişi birdir. Her yürek bunu anlamaz. Erkek Ata Kap’tır. Ana Kap ise erkeğin “kadın” dediği candır. Kadın, erkekten üstündür ama erkek, kadını horlar. Çünkü kadın, huzurun kontrolunda hep erkeği kotlatır. Kotlatmaları, onu Kutsal Işığa kayıtlamak içindir. Birçokları, zoru aşarlar ve Kadın Tabiatı’nda ışık olurlar. Onların sonsuzluklarında, görev vardır.

 

Canlar, ışıkları söndürmeyin. Analar, her dişi, erili ve her eril, dişili kendi yüceliğinde barındırır. Kulluk, her birinde ışık yakabilmektir. Birçokları, analara sorarlar “eril güç, sende Hak mıdır?” diye. Hak olmak için ışık olmak gerekir. Işık her bir Yüce’de eş değer sayfaları taşır. Herkesin çalışmalarında bu bilgi vardır. Eş değer tohumları eken Birleşenler, sonsuz ışıklarında cemaatler kurarlar. O cemaatler, Birleşik Aileler’ini kotlarlar. Allah için hepiniz, kendi dilinizi konuşunuz. Dininiz, size emretti, “kin, nefret aşılsın. Herkes kanatlarını takdir etsin ve taksın.” Bilmenizi isteriz ki dil, insana özgür ve hakiki birleşen olarak takdim edildi. Amin...

 

Herkese ışık katın ve zamana güç katın. Hepiniz insan sonunda ve başında hak olan cevherlersiniz. Amin... İlmin hak ettiği ve zamana kayıtladığı en yüce güç, Atlanta’dır Atlanta Ana Kapıları her yüreğe açıktır. Kulluk olmazsa, ışık yanmaz. Amin.. Her cennet, kendi yüreğinde görev taşır. Amin... Kimi zaman gelir hak olur. Kimi zaman gelir güç olur. Amin... Hey dünya!, Allah için çalışın ve Kadim Kapılar’da ışık yakın. Amin... Hepinize sonsuz saygılar. Amin...

 

Atlanta Ana Kapıları’nda İsa var. Işık yakmış bizleri dinler. Onlara sorun; analar Kutsal Kitaplar’ını yıldızlardan alıp kotladılar mı yoksa ışıktan ayırdılar mı. Her birine sorun, Kötülük mü yaptık iyilik mi. Bizler, körün gücünün üstü olan ışık kapılarını tanırız. Orada çalışmalar çok güçlüdür. Oradan buralara ulaşan ışıklar var ve oralarda dünya var. Dünyanın en yüce ışıkları, Düzen’e Kutsal Kotlamalar yapmaktadırlar. Herkes, kendi yüreğini dinlemekte ve tabiata indirmektedir. Amin... Keşke İlim Sayfaları güçlenseydi!. Keşke Işık Kotları Düzen’e inseydi!. Amin... Şimdi Ana Kapılar’ı açın. Dünyada İnsan Sayfalar açılıyor. O sayfaları okuyalım. Amin...

 

Herkes Allah için başarılı çalışmalar yapmak ister. Ama çokları başlarını eğerler. Onların çoğunda, güç yoktur. Huzura varan herkes, Ana Kapı olarak, Cinni Cevherleri ve Yüceleri dinler.

 

Kara Kaplı Kitap, Allah Kitabı’dır. O kitap, açı genişleten bir görevi taşır. Eğer birisi; “bu kitabı okudum ve zordayım” derse; biliniz ki o kitabı dinlemedi. Dinlese, ışıktan çıkmaz. Şu anda birisi, “ben bu kitabı anladım ama anlatamam” der. Ona deyin ki” hak eden açıklar. Hak etmeyen açıklayamaz.” Zor olan ananın açıklamasıdır. O açıkladığı zaman, ışıklar yanar ama o bu sayfalara bakmaz. Bakmaz, çünkü hak etmedi. Çünkü sonsuz ışıklar, onun yoğunluğunda görev taşırlarken hak etmedi. Baktığında güç artar ve zarar önlenir. Şimdi Dini Tabiat’a inin ve bakın, hangisi daha iyi anlamak mı hak etmek mi!? Hak etmeden anlayamazsın.

 

Çoban, sonu başı bilenen bir candır. O bildiğini dinler. Kırkı kırk kez yaran, yeniden ve tekrar yaran ve sonsuz sayfalarda her seferinde yeniden yaran ışıklar Düzen’e kotlanır ve Düzen’de ışık yakarlar. Ana Kara Kaplı kitap bizi sayfaladı. Bizler, kitabını okuduk. Ama huzurumuz yok. Çünkü o kitapta, analar Kutsal Işıkları dinlememektedirler. Bizden sonra yeniler, o kitabı okuyacaklar. Onlara söyle, ciddi olarak dinlesinler. Yoksa Kuran okumaları daha iyidir.

 

Kandan ışık aldık ve kana ışık kattık. Kan, bizi candan ayırdı ama kendi yüreğimizde yine biz ışık yaktık. Amin... Herkese bir tek ses vermem gerek. Allah sonsuzlukta sizi dinlemekte ve sizinle dilleşmektedir. Hara hakkını verin ve hakimiyet kurun. Sizden isteğimiz budur. Korunup kollanmak isterseniz. Sizi korurum amin... şimdi mutlu olun ve hak edin.... şimdilik bu....