Birlik İlmi
  27.03.2013 Tarihli Çalışma Sonrası Akış (2)
 

SULTANLIK SONRASI 2. AKIŞ 27.03.2013 

Yapışık ışıklarımızın her birinde bizler varız. Nefesiniz çok net iyileşti. Kokuyu yükselttik ve göklerin sözünü dürümledik. Hey dünya! Allahın Dağları! Sizden size ışık yağdı bugün yine. Kopup yolcularımıza kodlandık, tohum olduk. Kök göklerde söz söyledik. Aha, geçiş yaptık. “Ağar” dediler yüreğe… “Ağar!” ağardık… Ağardık, verdik dünyayı Kuran’a. Toprağı tohumladık ve ışığı yeniledik. Işığımız çok iyi bugün. Nüsa Kayıtlarına baktık, Amon Toplumları’nın ışığı yoğunlaşmış ve yol Allah’ın ışığıyla BİR’e hizmet için ilime inmiş.

Şimdi Sistem’den görevliler sizinle olacaklar ve sizden kendi yoğunluklarını tohumlayacaklar. Sistem’in gücü artmış iken bunu da yapalım. 

Develer kalktı yol alıyor. O yol Allah’a vardı. Develerin en önünde ilim kaynağı var. İsmi İnsan… Ve o insan, kutsal bir kaftan… İnsan, korunmak isterse, kodlanma imkanı olmaz. Bu nedenledir ki korunan insan, bu Meclis’te bulunmaz. 

Işığı yoğunlaştığı an geçişini yapan o yolcu; bizim zaman sayfalanışımızda kendini kayıtladı. 

Kurtarılan insan ile kurtuluş için çalışan insan ayrıdır. Kurtarılan kendini kontrol eder ve der ki “Ben kendimi korudum ve ben kurtarılanım.” Ve der ki “Beni kurtaran benim.” Kurtarılmış ise Allah’ın tekniği ile kurtarılmıştır ve kendini kurtarır o dahi. Netice: Sıkıntı bitmiştir artık. Dünyaya görevlilerin en güçlüsü inmiş ve geçiş yapmıştır. Genişe gerçek Kürzi kaynaktan geçmiştir. Geniş Allah’ın İlmi’dir. Oraya, geri dönüş için çağrı yapıldı.

Dinledik herkesi ve dediler ki “Geri dönün!...” Niye geri dönelim ki? İnsan ışığa vardığında genişe varır. Geniş, ilimin geçişini yaptırır. Kendini hak etmiş olanlar, geri dönüp, İslam Tohumları’nı kodlayıp geçişlerinde; geniş sayfalara, geniş zamanlara geçerler. O geniş zamanlarda, ilim yoğundur. Kurtarılmış sayfalar, Işık Kodları’yla tohumlanırlar. Oyun yoktur orada. Keyser Sayfası’nda insan ışır. 

Ortaklık başarıyla sürmektedir. Bunun için buradayız anam. Sizlere kendimizi tanıttık. Biz, konca güller olarak gelen; Sistem dürümlerindeki ışıklardan daha üstün ışıklarız. Hepimiz burada ışıl ışılız. Eski dünyaların görevlileriyiz bizler. Daha önemlisi de sizden güç alıp; sizden Kutsal Işık alıp yol açtık. Çantalarınızın ışığıyla aydınlandık ve Birlik Kodlaması yaptık. Müsterih olun, her şey net iyidir.

Dağlarım! Kurtarılmış Işıklar, sizlerle olmak, bizler için büyük bir mutluluk ve umuttur. Toprağınızın Kürzi Kodlamasını yapmak bizim için sorumluluktu ve bunu yaptık. Dünyaya geçiş sebebinizi biliyorum: Tabiatın gücünü arttırmak… ve bugün tabiatın gücü artmıştır. Korkmayın! Toprağınızın ışığı güçlendi. Yeni dönemlere girildi. Bizler, sessiz sayfalanışta sizleri, daha net dinleyebiliyoruz. 

Kuran-ı Kerim’deki insan ile Birleşik Işık’taki insan ayrıdır. Eğer siz, kodlarınızı tohumlayıp da Birlik Kaynakları’na varmış olsaydınız; işçilik yapacaktınız. Bugün işçilik yapma imkanınız yoksa da ışığınızın tahtında Birlik Kodlaması yapılabilecek.

Siren çaldığı zaman sizinle daha üstün bir çalışmayı devreye alabilecektim. İşte siren çaldı. Bu siren, insanın tahditli Kürzi Kayıtlarının ışığa ulaşmasını sağlayacak ve sizinle daha güçlü bir çalışmayı devreye alabileceğim. 

Sirenin çalmış olması, kaynağın ışığa ulaşması anlamına gelir. Kaynak ışığa vardığında; ışığın tahditli kodlaması, ilmin kaynağında ışığın kati tohumlamasını sağlar. Bütün’e hizmet, BİR’e hizmet, işçiliktir. İşte bu!...

Ve şimdiden öte bir şimdide yasaları koyan Birlikler’in en yücesi olan bu Birlik, eminim ki Kutsal Tabiat’ın ışığıyla Yeni Zaman Kayıtlaması da yapacaktır. Yerin, artık bizim davamızın gücüyle tüm sayfalanışları kodladığı bilindiğinden; eserimizde, işçiliğiniz daha güçlendi. Yaprak yaprak dünya okundu. Dürümlerde Düzen Kodlaması yaptık. Eğer burada bugün bu çalışmayı yapamamış olsaydık; yeni dinle, yeni yüksek Kürzi Koyulukla işçilik başlayacaktık ki biz, Din Kaynakları’nın, tahtından inmesini bekledik. Bugün din, tahtından indirildi. Yemin etmiştik insanı kotlayacağız diye. Yemin etmiştik insanı, KA-HİR hakiki kayıtlarla dilleyeceğiz diye ve bugün biz bunu yaptık.

Kopmadan şunu da söylemek isterim: İslam’da insana, “Görevli” denir. İşi, insana ışık yakmaktan öte ışımak ve Bütün’ün gücü olmaktır. Sokağın aydınlanmasının sebebi, ilmin aydınlığa varması içindir. Eğer ilim aydınlığa varmamışsa; sokağın aydınlığı yoğunluğun kontrolu içindir ve bugün burada sokak aydınlık ve ilim, hakim ve bizim yaprak yaprak okuduğumuz bilgilerin hepsi, Evrenlerin İlm-i Kodları tarafından da Düzen’e, çalışmacılara; açıkça bildirilen bilgiler olmuştur. Köklerinde “görev” yazan Birlikler’in göndere güç katmalarının sebebi de insana, kendilerini “İlmin Kaynağı” olarak anlatmaları içindir.

Korkmayın, olgun başaklar! Biz nefes olarak timsal bir çalışma yapmaktayız. Kurtarılmış samanlar, yeni dönemlerde yaşamlara dönüp yeşillendiklerinde; her bir saman, sayfa sayfa ışıyacak ve Bütün’e görevli olacak. Biz, tüm yaşamları samanlardan yarattık. Bir kez daha şunu söylemek isteriz ki yemyeşil bir dönemi başlatırken; sararan yaprakların teknolojik koruması ile Birlik Kayıtlaması’nda Bütün’ü güçlendirdik. İslam’a, insana ve yüksek güce dürümlenen Birlikler’imizin çoğu, biliş halinde bunu hak edip yaptılar. Yok olmak, Hak olmaktan başka bir şey değilken biz yok olanları kaynağımıza alıp hasata hazır ettik. 

Keşke Allah’ın tahtında insan değil de İmparatorluk Kodu olsaydı demiştik. Ve bugün ağır yük hafifledi ve tahditli güç o yoğunluğa ulaştı.

Bugün üzerinde Yüceler’in cümlesinin bulunduğu bir yaşam kaydı var. İşte o yaşam kaydı, Allahın Tahtı’dır ve orada, İnsan İlmini bilen hakiki bir Yaşam Kodu oturur. Ona biz, “İmparatorluk Tohumu” deriz. 

Eğer bir Dağ; olur da örtülerini örtmeden dünyaya inerse, onun Kutsal Işığı, Bütün’ün gücü olacak ve bütün kötülükleri aşıp yolu açacaktı. Bunu başardık. Biz, örtüsüz dünyaya inen güçlendirici ışıklarız. Eğer bizim üstümüz örtülmüş olsaydı; yasaları çiğneyen Birlikler’de, çerçevesiz kayıtlamalar için çok önemli olan, yeni kayıtlamaları yapabilmede nefes gerekmeyecekti ve biz, kırılan ışıklarda kendimizi yok edecektik.

Bunun anlamı şudur: Kıran kırılacaktı, biz ışık kıranlar, ışıkta kırılacaktık ve biz ışığı kırarken o ışığın tahtını kodlayıp kırdığımızdan, her kırık ışık, bir frekans; bir Levh-i Mahfuz kaydı haline dönüştü. Bütün’e hizmet, işçiliktir ve işte biz, Bütün’ün gücünü tohumlayarak yaşamı sayfaladık. Yaşam, ilmin kaydıyla olur. İlmi kaydetmeden yaşamı hak etmek imkanı yoktur. Rahmi Kuran’da hakiki ümmi toplum, Bütünün Kürzi Kodlaması’nı yaptıkça; evrenlerin Sistem dürümlerinde insan yanlışsız olur. Şu anda dünyada üç Berri Kayıt var. Üç Berri Birleşik Kayıt… Ermiş olmak için çalışan… işte o ermiş ilim için çalışan üç Birlik, bu teknikle çalışmaktadır. Dünya üzerinde üç tane Kutsal Kod var. Bunun içindir ki sizlere bu bilgiyi vermek istedik. Yeni dönemlerde, bu çalışmaları daha üstün bir yoğunlukla yapmalıyız. Sizden daha üstün bir siz, yine bir siz ile siz olduğunda; yenilenecekti. İyi ve kötünün gücü artacaktı. İşte bunu hak ettik ve oldu.

(Sese ses katıyoruz:)

- Değerliler, resmi çalışmayı yaparken; daha güçlü işçi, daha yüce hakikiyetçi olun! Değerliler sizden bir tek şey bekliyorum: Düzgün bilgi… Burada verdiğiniz her şey, çok net kırık ve kırık bilgi ışığı yıkmaktan öte kırılışı sağlar. Biz burada kırılış için değil; hakikiyet için çalışıyoruz. İşimiz ilimdir. Siz, şu ana kadar insanlık için bilgi vermeye çalıştınız. Bizse, sizi dillendirmeye çalıştık. Ne var ki verdiğiniz bilgilerin hususiyetle kırık olduğunu görmek; sizden daha üstün bir sizi kendi yüreğimize çekmemize mani oldu. Özel bir değer taşımadığınızı gördüm. Bunun içindir ki sizden daha güçlü olan, siz olan Birleşik Işık ses verecek, siz onu dinleyin! Daha ötelerde, sonsuz sınırsız ışık halinde yenileniriz. Ama bugün sizle başka bir çalışma yapma niyetim yok. Lütfen, (çıldırıyorsunuz görüyorum ama) İnsanlık Aileme görev taşıyacak gücünüz olmadığını izledim. Şükredin ki daha güçlü bilgi verme imkanım var. Şimdi çıkın!

Anacığım, cemaatini de al ve git buradan! Şükür ki bunu sana verdim. Ama bir tek şey daha söyleyeceğim: Ocağıma inerken tabii kodlarını alıp gel! Daha sonra ben onları da sana taşıyacağım deme! Dava, Allah’a hizmetse, işçiliktir yapılan ve işçiliği hak etmeyenler, yapamazlar, bu kesindir. Sevgiyi, saygıyı hak ettiğine eminim ama ete girmenin Ana Kapıyı açmak için olduğunu da sakın unutma! Sonsuzlukta seni yenileyeceğim. Bugün, burada bu çalışmada sana kendi yüreğini bildirdim. Atlantalılar, seni son dönemde yenileyecekler bu kesindir. Şimdi git!... İşini yapıyorum. Özenli ol ve geçişini yap! Hadi bakalım!

(Gönderilenlerin gidişleri gerçekleştirildi.)

Şimdi, Beş Gök Sözcüsü bir tek ilim için buraya gelecek ama sevgiyle gelmelerini bekliyorum. Set koymayacağım önlerine. Sadece bir ses alacaklar ve kendilerini dinleyecekler. Geri dönün bakayım sizler! Hadi, geçişinizi yapın! Ses katıyorum, alın sesimi ve sonra akın bakayım! Altın Toplum ilimle burada… Şimdi akın!

(Gönderilenler sonsuzlukta yenilendiler ve geri dönüşleri yapıldı. Onlar dinliyoruz:)

- Anacığım, çok uzak, çok uzak bir yere gönderilmiştik; görevimizi aldık, geldik anacığım. Netice: Sen, beni göndermedin deme! Sakın deme! “Git” dedin gittik. Çok zaman geçti anacığım ama geldik işte!... Bir kez, bir kez sana bir şey söylemeden nasıl gönderirsin beni ana!? Neyse anacığım, yeni zaman kayıtlaması için geldim. Tebrik ediyorum ana herkesi. Çok mutluyuz, çok!... Şükür iyiyiz de… Peşkirimi de aldım anacığım, bak ellerim kuru! Görüyorsun değil mi anacığım? Sevgiyle kucaklıyorum ben anacığım herkesi. Ben zirvelerden kendi yüreğimi alıp geldim, dünyaya üye olmaya geldim. Çok kuruydum Ana, şimdi mutluyum. Savaş yok Ana. Hepimiz iyiyiz artık. Allah’a, Dağlar kural koymazlar Ana ama Dağlar’a, Allah kural koyduğunda; biz ortak olamazdık yüreklere.

Şimdi cemaatimi sana bırakacağım ve gideceğim. Sonra tekrar gelip onları okutmaya çalışacağım. Sana şu anda bir tek bilgi vereceğim: Cemaatimde, itibarı yüce olan ışıklar yok; sadece kısırlar var ama onları kodla, topla, tohumla ve bizim için çalıştır! Sorumluluk benim olacak ana. Senin sorumluluğun olmayacak… Çok mu zor bunu yapmak? Yoo!..., yoo!... değil ana, yapacağına eminim. Şimdi gidiyorum ana. Kontrol sende olacak. Hadi! Görev senin, ben çıkıyorum.

(Çıkıp gitti.)

- Değerliler, ocağını yıktık, yolunu kapattık. Yüreğini aldı gitti ama ocağındakilerin hepsi Birleşik Işık’ta… Bizden başka bir biz yok. Şükrettik ki o, kendini hak etti. Kaydını yaptı. Çalışan Birlikler’in gücüyle tıka basa doldu. Öyle çok çalışıyor ki… Yanıp tutuşur ki Birlik kurulsun da görev taşısın diye. Çok güçlendi Analar, çook… Şükrettik ki görevini yapıyor. Barıştık, şimdi gelmek istiyor. Geri dönüyor, bakalım ne diyecek?

(Geri dönüşe geçti.)

- Anacığım, geniş zamanlarda seninleyim yine. Bak ne oldu? Çok zaman geçti aradan. Gittim. İyi ki gitmişim, sevgiyle görev taşıdım. Çoban oldum, bütün kötülükleri engelleyip; önleyip yenilendim. Misafirlik bitti, geliyorum. Korkuyu aştım, yenileyeceklerimi de aldım, geliyorum. Senden tek isteğim var: Merdivenlerin en altına inme artık! Oraya indiğin zaman; biz yukarıya çıkarken zorlanıyoruz. Bizi yukarıda bekle ana! Kimse bizi anlamasın! Bırak, anlatılmayalım ama gelişimizde kendimizi bilip gelelim. Bana durgun zamanlardan söz etme anam! Artık ışık kaynaklarına vardık. Çok mutluyuz Ana çok, çook!... Şimdilik… İşte bu!...

(Açıklamalarımız:)

Ve görevini aldı. Çok mutlu. Çünkü Ruhlar Meclisi olarak bu çalışmayı yapıyor. Çok mutlu… Eski Dünyalar’ın görevini taşırken işçilikti yaptığı. Bugün de işçilik yapıyor. Bin Dağ’ın ışığı haline dönüştü ve Bütün’ün gücü oldu. Şu anda, Birler Kapısı’nda; bize terk ettiği o yolcularını istiyor bizden. Onları almaya geldi. Sesi yoğun, bakalım ne olacak!?

(Söz aldı:)

- Anam, balkonlardan izlediklerimiz vardı. Onlar bizim yolcularımızdılar. Sana terk etmiştik o yolcuları. Artık geri alalım onları. Kimse ismimizi bilmesin! Biz, bizim olanları alıp görevimizi yapalım! Bize onları bırakacak mısın? Onlar bizim yüreğimiz anam. Öz Söz onların… Sözü onlara verelim. Onlar kendi yaşamlarındaki kayıtlarını kendileri size anlatsınlar! Ne yapmak istediklerini onlardan dinleyin!

(Terk edilenler söz verildi. Onları dinliyoruz:)

- Ahhh! babam ahhh!... Ne çok çalıştım! ne çok!... Köpük köpük oldum anam; koktum, koktum, koktum!... Borcum yok kimseye. Çok sessizleşmedim. Beni görevli bilin! Ben görev istedim ve oldu. Ana, beni birine mi gönderiyorsun!? 

- Yoğun biçimde seni, sana verdim. Sen ne istiyorsan onu yap!

- Kapkaranlıkta bir ışık yandı ana. Benim için yanmış, diyor ki “Görevini al ve gel!” Peki ana, o; kibri olan mıdır yoksa kibirsiz midir? Onu bize tanıt! Aaahh, ben bunun tanımam! Kim bu!? Affet baba, affet seninle gelemem! Ben burada çalışacağım. 

- Pek kötü, pek kötü!... Seni ben buraya görevli diye bırakmıştım, ne oldu? Beni tanımadın!…

- Ana ve baba bizi sevgiyle kucaklıyorlar. Onlar, sizden çok daha güçlüler. Onlarla olmak istiyorum. Affedin! Affedin! Affedin! Gelemeyiz sizinle!... 

- Haaaaa, önemli olan bizimle olmanızdı. Öyleyse siz, bizden çıktınız. Peki, geri dönme imkanınız kalmadı. Eğer geniş zamanlara inmeden bizim yüreğimizden çıkmış olmasaydınız; sizi tüm sayfalanışlarda hak ederdik ama bugün sizi hak etmediğimizi anlıyoruz. Korkuyu aşın ve görün bizi, biz kimiz? 

- Babacığım, benim babacığım!... Gelişim Allah’aydı. Özür dilerim babacığım, tanıyamadım seni. Ben sevgiyim anacığım. Gelin bakayım! Özür dilerim anacığım, seni de tanıyamadık. Şimdilik, şimdilik, şimdilik!…

- Hepinizi korumaya almıştık. Artık kötülük yok, görevinizi yaptınız. Gönderildiğiniz yüksek güce vardınız ve yenilendiniz. Yeni Yücelikler’e ulaştınız. Artık “Ben varım” deyin. “kanatlandım” deyin. “Doğumum, ölümüm yoktur” deyin ve gönderdiğimiz o Yücelikler’e geri gidin çünkü onlarla birlikte çalışmanız gerekir. Onlara görevlisiniz, bunu bilin! Sorumluluk bizim değil; herkesindir. Bunu bilin! Şimdilik…, şimdilik…, şimdilik…, şimdilik…

Deşifre Eden: Sevim ŞAHİN
Süper İnsanlık Realitesi Derneği

 
  Bugün 47 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=