Birlik İlmi
  Sayfa:385, Paragraf:8
 

SULTANLIK KİTABI ÇALIŞMASI 07.11.2012

Sayfa: 385 Paragraf: 8

“Namaz kılmadan, oruç tutmadan, ışığını yüreğe katmadan ve Zaman İlmi’ni insana kayıtlamadan, İslam Dini’ni dillemek imkansızdır.”

Sayfa:386 Paragraf: 1

“Ruhun umutsuz olduğu düzende, yol huzursuzdur. Bulgulara göre; cevhere cerahat gereksizdir. Altın Ten, insan soyu için ışırken Altın tertip; yine insan dili ile dillenerek yarımları birleştirmektedir. Ra-Ka’da düzen olan her yürek, bizim “BİZ” olduğumuz safahatta ışık haline gelip dillenmektedir.”

Açıklamalar:

Dağlarım, Rahman Kuranı’nda namaz ilimdir. Kim ki Rahman’a Kurandır ilmidir. Tabiatın ışığını kotlarken de ilmi kotlar yücelikler. Biz namaz kıldık dersek; ilme namazdayız demektir. Kimse kimsenin ekmeğinde görevli değildir. Herkes kendi ekmeğindedir. İlimle bilin ki ekmek, insanın yoludur, yolculuğudur. Ekmek insanın yolu ve yolculuğudur. Bu yol, yoğunlukla ilimdir. İşte Rahman Kuranı’nda namaz, ilmidir. Ve Yol İlmi’yle kayıtlıdır. Sistemde güçlü bilgi var ve bu bilgiyi hepinizin net alması gerekir. Buraya kadar görevli geçişleri yaptık. Şu andan itibaren Göç Kürsüleri ile birlikte olacağız. Şems’in eşiğinde şavk, hepimizin aşkıdır. Ki bedeni almış şevkle geliyor Şems… Nefesi de çok iyi. Had,i o açıklasın bu bilgiyi! Hepiniz bizi net anlayın bizi, istek budur. Şimdi Dağlarım, size daha geniş biçimde bu bilgiyi Şems versin!

Salı çalışması yapmıyoruz değil mi Ana?

Hayır!

Allah seninle yahu! Biz de öyle istedik. Devre devre dünyayı ziyaret ederken sabırla çalışanları izliyorum. Salı çalışıyorlar. Vallahi kırılıp BSUİ’den çıkıyorlar da bilmiyorlar. Netice şu ki: Salı Çalışması korumak değil; katiyette kontrol için kılınan bir çalışma namazıdır. Şimdilik bu… Devre devre dünyayı ziyaret ederken; biliş haline gelenlerle oluyoruz ama görüyorum ki buradaki biliş ile herkes, kendini Hak Teknikle dürümleyebilecek. Şimdi, ben de bu bilgileri açayım: Namaz kılmak; namaz ağır taşıyanca kılınır. Beden namazı…

Biliyorsunuz, Gök Söz söylediğinde namaz kılanlar çoktur. Hepsi beden namazındadırlar. Bilinç namazı ise sıkıntı değildir ama onu yapmak sorumluluktur. Çok kolay değil bilinç namazı kılmak. Bir kez kayıtlara indiğinizde; her an namaz kılarsınız. Kılış, Allah’ın ışığına kotlanıp kaynak olmak demek değildir. Kati olarak orada bulunup okunmak demektir. O-k-u-n-m-a k ki siz okuyan ve okunan değil; saklı tuttuğumsunuz. Hepiniz biliyorsunuz ki okumak için olgunlaşmak şarttır ama okumak için olgunlaşanların çokları da bilişe varamazlar. Olurlar, olurlar, olurlar… “Ah, işte oldular!” Deriz.

Biliş var mı?

Olmuşlarsa var.

Yooo, olmuşlarsa değil; oldular ve var. “Namaz Allahın ışığıyla kılındı” dediğimiz zaman biliyoruz ki kılındı namaz. Kırıldığınız zaman; kınanır, kusurlu hale gelseniz bile o namazınız, devamlı kılınır. Ben, bilgi kayıtladım, namazı hak ettim. Orada benim bilgim, AN be AN namaz kılar bilir miydiniz? Sevgililer, holografik dürümlerde, her resimde benim etki alanım güçlüdür. Çünkü benim ilmim güçlüdür. “Köksüzüm, göksüzüm” diyenlere de kök ve gök olurum. İşte ben, Levh-i Mahfuz’um, işte ben hasatım, işte ben katiyim, amin…

Çünkü ben Ana Kaftan’ım ve kırılan herkese koç borcum var. Niye? Çünkü ben, Allah’ım. Bana der ki “Ben varım” Ayrılık bitsin be yavrum! Hepimiz varız ama namaz ayrıdır. Dönmeyin dünyaya! Ben namaz kılıyorsam orada, Bütünün Namazı’dır kıldığım. Bahçede güller açmış! Yine ben namazdayım ama o güller, bana BEN’dirler ki ben namazımda, gül cümlesinde Cevher’im. Kimseyi kırmam ki ben, namazda herkesim. Benim ismim Nezir. Ahh, be Can! Sen Nezir, ben Nezir… Ama ben Resmi Nezir, sense Hakim Nezir… Olmuşsak akışta BİR’iz. Sen ve ben birleştik. Her birimiz Rahman olanız. İşte bu…

Hey dünya! Hadi bakalım! Oruç dediler… Oruç nedir? Bir de onu dinleyelim. Ortaklıktır oruç. Ben oruçtayım, yemeyeceğim…

Ben de oruçtayım, yemeyeceğim… Yemeyeceğim, oruçtayım.

Haaa ama ben yiyeceğim!

Ben de yiyeceğim!

Ben de yiyeceğim!

Ben de yiyeceğim!

Ben, orucumu bozuyorum, hadi bozalım!

Yemek yenir, oruç bitmiştir. Yemek yenir oruç bitirilmiştir ama birlikte bitirilmiştir. Ortağız orada… Her şeyin ortağı mıyız? Yerin gücündeki o ortaklıkta evrimin başkanlığı var. Hatayı affedin ama oruç tutanların ışığı yoktur. Bunu bilen var mı? “Oruçta olmak, ortaklıktır” dedik. Yahu ortak, bilişin ortağı değilse; ağır yük taşıyan değil midir?

Muhammet diyor ki “Orucu farz ettiler ama orucu tabiata indiren kendini hak edendir. Biliyorum dünya yol oldu ama benden değil; BİR’den oldu. Dağlarım, işte orucu tuttuk ama ortak olmak için tuttuk. Her değerin, resim çalışmalarında birlikte olması gerektiği için tuttuk. Ve biz oruçta Birleşik Işıktık. Niye ışık yoktu ya? Ama biz vardık ya. Hepsinde vardık ya o halde hepsi birlikte ışıktılar. Bizimle… Biz olmasak ışık olmayacaklardı. Ve ışığını yüreğine katmadan ki biz, zamana Kuran olanlar; ışığı yüreğe katanlarız. Zaman ilmini insana kayıtlamadan, ilim zamanda kottur. Sınırları kaldırıp ışığı kayıtladığınız zaman o ilim Aktır. Şemsin eşiğinde de Hastır. Biz Allah’a zamanın tahtından seslendik.

İslam Dini’nin dinini dillemek imkansızdr. Zamanı kayıtladık ve İslam Dini’ni İmparatorluk tabiatıyla küskün olan hiç bir işçi bırakmaksızın hepsine kattık. Dar bol yok, Biz varız. Ruhun umutsuz olduğu düzende yol huzursuzdur. Rahman olanın, Ruh olduğu bilinir ve biz Ruh’ta Kuranız. Kotları aştığınız zaman yol aşktır, işte biz o aşkı hak ettik. Bulgulara göre Cevher’e cerahat gereksizdir. Cevher, cahillerin ilminde cerahatli olur. Hakimlerin ilminde Hak olur, hastır. Yüreklerin ilminde kayıttır. Allah’ın ilminde ise Hakikiyet’tir. İşte Cevher’e Can oluş budur. Alllah der ki “Altın Ten, Rahman’a Kuran’dır, tabiatın ışığıdır. İşte, BİZ buyuz. İnsan Soyu için ışırken Altın Tertip yine insan dili ile dillenerek yarımları birleştirmektedir.

Canlarım, kaynakta insan ve yürekte ilim ve biz buradayız. Her şey iyi… Dağlarım Kaynak İnsan, Dünyanın Ruhsal Kotudur ve biz bugün yeni bir döneme geçtik. Devlet insan, yol insanda ışır. Hepsi bu… Amin. Ruh, insana insan olduğunu anlatan BİZdir. İnsan, Can İlmini bildiğinde kendi düzenini bilir. Kervan kalktığında; o kervanda insan olmalıdır. Eğer insan yoksa RA-KA’da dünya yoktur. Evrenlerin her kaynağında insan için “O, düzeni kuran BİZ’dir” denir ama bilinmez ki insan, yeni düzen kurulurken, Yeni Birleşik Kaynak Işıklar yanarken, kendinden üstün olup yeni biz olan ışık haline gelmektedir. Dağlarım, işte bu… Şimdilik bu… Ve özden seslenelim…

 

Süper İnsanlık Realitesi Derneği

 
  Bugün 33 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=