Birlik İlmi
  Şevki CAN - BİRLEŞİK IŞIK VE 5.BOYUT
 

BİRLEŞİK IŞIK VE 5. BOYUT:

Her şeyden önce birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyduğum Saffet Güler’in sevgi ve saygılarını size iletmek isterim. Bizler aşağı yukarı 5 yıla yakın bir dönemdir koşulsuz sevgi sembolizması altında bazı fikirleri elimizden geldiği kadar yaymaya, olgunlaştırmaya, öğrenmeye ve fikir alışverişinde bulunmaya çalışıyoruz.

Bir şey bildiğimize dair hiçbir idamız yoktur.

Bir bildiğimiz varsa o da bir şey bilmediğimizdir.Sadece gönülden paylaşmaya çalıştıklarımız vardır. Bugün elimden geldiği kadar kendi deneyimlerimi ve okuduklarımı birleşik ışık sembolizması ışığında anlatmaya çalışacağım.

Dervişin fikri ne ise zikri odur misali birleşik ışık diyince güncel bilgiler, koşulsuz sevgi ve yeni çağ bilgileri denilen 5. boyut denilen şeyle eşleştirmek bize düştü.

Birleşik Işık, ben mühendis kökenli olduğum için her şeyi olabildiğince enerji penceresinden, spektrumda, frekanstan bahsederek anlatmaya çalışırım. Işık denince renkler aklıma geliyor. Renkler diyince ana renk ışıksız olduğu ya da renksiz olarak gözlerimizle algılanıp prizmadan seçtiğinde 7 tane gökkuşağının rengi ortaya çıkıyor. Gökkuşağının renkleri de kırmızıdan (kök çarka) yukarı doğru turuncu, sarı, yeşil, mor, beyaza doğru yayılıyor. Aynı gök kuşağının renk spektrumu prizmadan çıkan ışıkta var. Yani bizler kendi üzerimizde her çakramızla ilgili arınmayı ve zihinsel farkındalığımızı gerçekleştirebildiğimiz taktirde aslında ışığı kendi bedenimizde bedenliyenler olarak düşünebiliriz.

5. boyutu nasıl tanımlıyoruz? 5. boyutu Yaşıyoruz ve şu an geçiş sürecinde olduğumuz, zıtlıkları gördüğümüz, zıtlıklara kapıldığımız, siyah/beyaz, sevgi/korku dediğimiz pendulumun salınımıyla iki tarafa gidip geldiğimiz, gece/gündüz ile sembolize ettiğimiz zıtlıklarla dolduğumuzu 3. boyut denilen bir kavramdan bilincimizin genişlemesi ile yaşıyoruz. Böyle bir yaşam tarzı olabilir mi? Olabilir. İnsanın böyle bir yaşam tarzından yani bu kutupluluktan kurtulmanın 2 yolu olabailir. Birisi o kutuplardan bir tanesine tutulması ile bu kutupların bir tanesinin salınım etkisinde almaktır. Bu kutuplardan birinin etkisi altında kalarak pendulumun salınımıyla  iyi ya da kötüyü deneyimleriz. Onun içinde bulunduğunuz için ne olduğunu deneyimlersiniz. 2. yol ise, pendulumun ipini kısaltmaktır. Kısaltarak eklem noktasına gelirsiniz. O zaman kutupluluk kalmaz. O zaman aslında bizlere düşen etrafımızda olan şeylerden etkilenmemek, etrafımızda gördüklerimizi değiştirmeye çalışmadan gözlemci olmak, olayların içinde oyuncu olmak değil seyirci olmak.

Bir süre sonra da seyirci olmak değil de oyun yazarı olmak diyoruz. Bunun adı bilinçlenme. Bilinçle bunu yapabilirsek bu da zıtlıkların içinde olduğu 3. boyuttan 5. boyuta seçtiğimizde herkesin birbiriyle hoş olduğu, hiç kimsenin birbirini yargılamadığı, sevgi ve barışın hakim olduğu, herkesin bir diğerinin neleri yapmak istediğini bildiği.

Herkesin bir diğerinin ne düşündüğünü bildiği, herkesin bir diğerinin neleri yapmak istediğini bildiği ve herkesin birbirine yardım ettiği. Buna bir bakış açısıyla Mesih bilinci ya da İsa’nın yeniden bedenlenmesi de diyebiliriz.

O zaman aslında bizler dualiteden uzaklaşır, doğal kabul ederek bir yol kat edersek bu yol ne olabilir? Bu yolun ne olduğunu hepimizin enerjisel bir bakış açısına sahip olduğumuzu bildiğimiz için şöyle ifade edeceğim. Sevgi ve güzellik dişi enerjidir. Ama bir de irade gerekir. Buna da kuvvet diyelim. İrade ve kuvvetle bir şey yapmak isterken sevgiyle “Ben aslında doğru olanın bu olduğunu biliyorum ama hayat bana hep iyi olduğum için kötü davranıyor” diyenler vardır. Buna da sütun diyelim isterseniz. Buna da akıl ve hikmet diyelim. Bir yerde verici olmak varken sevgi, hoşgörü varken bir yanda Hazreti Ali’nin kılıcı gibi kesin karar verip çizgiyi çizebilmek lazım. Ve bu ikisi arasındaki gidiş-gelişi aklımızla hikmet dediğimiz bilincin genişlemesi ile dengelememiz gerekiyor. İşte, aslında birleşik ışık ve 5. boyut adı altında toplamaya çalıştığım sembolizmada hepimiz yerimizi kendimize göre seçebiliriz. Sözler farkındalık yaratabilir. Dualitenin içinde olduğu bir dünyadan sevgi ve kardeşliğin içinde olduğu bir dünyaya doğru gidiyoruz. Sevgili kardeşlerim, değişik hisler, değişik duygular, değişik bakış açıları kendilerinin dünyada tezahür ettirmek isteyen ruhsal varlık grupları pek çok duygu ve düşünce var. Bunların içerisinde hepimiz bilerek ya da bilmeyerek belli etkilerin etkisi altındayız. İnsanın yeryüzünde cenneti yaratabilmesi Hazreti Muhammed’in dediği gibi “cennet annelerin ayağının altındadır. “ Bazıları bir ortamda cenneti yaşarken bazıları ise aynı ortamda cehennemi yaşıyorlar. Aslında kişilerin cenneti ve cehennemi yaşamalarında da kendi zihinsel olarak belirli duygu ve düşüncelere bağlanmasında farklı bir şey yok. Okuduğumuz bir kitap, birinin bize söylediği bir söz, belki varsayımda bulunduğumuz kendi hayal dünyamızda hakikat gibi kabul ettiğimiz bulunan bizleri kendi özümüzden perdeleyen diye tarif ettiğimiz şeyler. Aslında insan yaşam denilen şu dünyada kendi kendisi ile savaşmaktan başka yaptığı yok. Sevgi ve kardeşlik isteyerek, severek, çaba göstererek elde edilebileceği bir bilinç seviyesi ve hiç de öyle düşünüldüğü gibi o kadar da az değiliz. Ben Adana’nın ışıklı varlıklarını bilemiyorum. Değerli üstat çok farklı bir boyuttan bize bilgi aktarıyor. İsa’nın havarileri içinde de bir taraftan meleksi varlıklar varken bir taraftan egoya yönelik insanlar da vardı. Bizlere düşen bu geniş yelpaze içinde zira ki buradaki üstatlarımızın farklı renklerde, farklı bir pencereden anlatıyor bilgilerini, bunların hepsini BİR olarak kabul edecek seviyeye gelebilmektir. Ne zaman ki pendulumun ipini kısaltır pivot noktasına geliriz o zaman bizler için yeryüzünde cennet var demektir. O zaman siz sıkıldığınızda havada uçan bir kelebeğin renkleri, o zaman siz sıkıldığınızda yüzünüze düşen bir yağmur damlası, o zaman siz radyoyu açtığınızda duyduğunuz melodi size cevap olarak gelecektir. İsteyin verilecektir. Sevgi, güzellik, kardeşlik ve cenneti yeryüzünde bedenlenmek hepimize nasip olsun ve hepimiz işte o bilinç seviyesinde birlikte yaşayalım.

İşte buna birleşik ışık diyorum. Hepimizin farklı bir renk olduğunu düşünelim. Bu renkli birleştirip bir olarak gördüğümüz anda her davranışın arkasında başka bir etkinin olduğunu hissettiğimiz anda veya kişiyi olduğu gibi kabul ettiğimizde, kişiyi yargılamadan bu davranışa iten altta yatan nedenleri düşündüğümde geldiğimiz 5 . boyut o zaman sevgi, kardeşlik, İşte o zaman yeryüzünde cenneti gerçekleştirmiş olacağız.

 
  Bugün 8 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=