Birlik İlmi
  Av. Güney HAŞTEMOĞLU- BİRLİK OLMAK ÖNCE BEŞER OLMAKTAN ÇIKIP İNSAN OLMAKTIR
 

“BİRLİK OLMAK ÖNCE BEŞER OLMAKTAN ÇIKIP İNSAN OLMAKTIR”

 

 

Beşer madde boyutunda yaşayan varlıktır. Kuşkusuz ruhsal nefesi az da olsa teneffüs etmeseydi madde boyutunda da varlığını sürdüremezdi. Ne var ki madde boyutu ruhsal yaşama geçmek için beşere verilmiş en büyük fırsattır.

Dünyamıza bu büyük gerçek önce dinler tarafından bildirildi. Günümüzde ise dünyanın her yanında, sayıları belki 10 binleri geçmiş olan spritüel gruplara aynı bilgi veriliyor.

 

Ve bu bilgileri almış olan bizler ruh diyoruz, ruhsallık diyoruz, ben, biz diyoruz, öz, ego diyoruz. Bir bütünü parçalardan tümlüğe götürmek istiyoruz.

Bu yol bizlerin bildiği tek yoldur. En kolay yollar uzağımızdadır şimdi.

Bu safhada bilmemiz gereken şudur ki, bilgi ve deneyim olarak çok şeyi eksik bıraktığımız için gerçeği bilmekten uzak kalıyoruz.

Kendini bilme çalışması pek çok kişiye zor ve önemsiz geliyor.

Oysaki bizlere hiçbir şey kazandırmayan kehanetler, bizleri gerçeklerden daha çok ilgilendiriyor.

Kehanet Yaratan’a ihanet, kehanetle yol almaya çalışmak varlığımıza ihanet, varlığımıza ihanet zamanın beklediğine yüz çevirip kendimizi olmanız gerekenden geri bırakıp aslımıza ihanettir. 

 

Dünya ile, Evren ile birlik olmaya kalkmazdan önce kendimizi bir etmek, bütünlemek zorundayız. Ruh, ruhsallık ve ruhsal hayat nedir, önce bu soruları ciddi biçimde bildiğimiz, düşünebildiğimiz kadar tanımlayalım ve gerçekliğimizi o yönde kuralım ve böylece ilk bütünlüğümüzü gerçekleştirelim.

 

Gerçek bütünlüğe ulaşamamış her insan paramparçadır, her parça yalnızlığını yaşar ve bunu dünya nimetleriyle tümlemeye çalışır. Para, mal mülk, mevki, şöhret nedir ki; bunların hiç birisi bize evimize dönüşte refakat edemez.

Bu gerçeği kabul edip tümleniş çarelerini aradığında, bütünlüğüne ne kadar ihtiyacı olduğunu insan ancak anlayabilir.

 Öyle ise bilinecek olan mikrodan makroya kadar yaratılış bütünlüğümüzün ne olduğudur. Bütünlüğünden soyutlanmış olarak yaşamak gerçek yaşamından da uzak yaşamaktır, ruh yalnızdır, ego yalnızdır, duygular yalnızdır ve bu yalnızlık her insana bu gün kaynağını bilmediğiniz çeşitli ruhsal sıkıntılar olarak yansır.

Yalnız kalmamız, yazıktır. Gerçek bilgileriyle bilinçlenen insan, bilgi kaynağı ne olursa olsun,   bu gerçeğin ne kadar önemli olduğunu bilir.

Ruh sağlığımız beden sağlığımızdan çok daha önemlidir. Bunu korumak için insanlık bütünlenmeyi başarabilmelidir. İşte o zaman, bütünlendiğimiz zaman, beşer olmaktan çıkıp insan olma yolundayız demektir.

Oysaki bir zamandır popüler olan her şey bizi yalnızlığa biraz daha itmek için planlanmış incelikli tuzaklardır.

Bunu anlayalım ve ona göre çalışalım, her şey bizde bitecektir çünkü ve gelecek günlerde buna çok ihtiyacımız olacaktır. Bu bir kehanet değil, içinde bulunduğumuz akışın gittiği yönün bizlere izahıdır.

Zamanın getirdikleriyle eksik kaldığımız noktaların çatışması tüm insanlığı bu zor günlerde yaralamadadır ruhen ve şifahen de. Bütünleşmemiz gerekiyor. Bütünlenmek yeni zaman enerjisine yakınlaşmaktır, bugün üzerimizde her an biraz daha yoğunlaşan son zamanın gücüne, zamanın geçmişten farklı olan enerjisinedir; zamanın değişik algılanacak şifasınadır. Bizlerin deyimiyle bu yeni boyutun farkındalığınadır, anlayalım bunu; anlayalım da gerçeğe ışığı kaybolmadan önden, önceden yaklaşalım. Acı günler var bu günden de acı, bazı değerlere sahip olamadığımız için yaşanacak. Istırap çekecek insanlık, anlayamadığından, kullanamadığından. Yücelik her türlü yardımı yaptı. Uyardı, adeta yalvardı. Anlayamadı pek çoğumuz, değişemedi. Hırs öne geçti, sevginin yerine oturdu. Ve elbette dengelenecektir her şey yeni zaman ve yeni güçle. Bu dengede yerimizi alabilecek miyiz? Yoksa Bütünün dışında mı kalacağız? Bütün mesele buradadır.

 

 

Bilelim ki, bildikçe bilmemiz gerekenler var. Bu yol sonsuza dek sürecektir. Döne döne değişerek. Bugün başladığımız yerde değiliz. Gideceğimiz yer de şimdi bulunduğumuz yer olmayacaktır. Safha safha yaşamadayız bir enerjinin gelişimini. Tutunmayalım şu andaki bilincimize, bilgilerimize; onları aşmak, beşerüstüne ulaşmak bilelim ki ebedi yolculuğumuzda başarmamız gereken bize en yakın etaptır.

 

Bizler bir üst boyuta atlayacak olanlarız. İnsanlığınızı tam yaşadığımızda atlayışınız kolay olacaktır. Bunun için açalım gönül kapılarımızı; geçiş oradan olacaktır ve tüm insanlık bir gün bunu başaracaktır çok zor olsa da. Çünkü biz değiliz o yolu kat edecek olan. Bunu anladığımız gün değişecektir her şey.

 

 

 

 

 
  Bugün 8 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=