Birlik İlmi
  Nezire SELÇUK- ARKON
 

İNSAN SEMPOZYUMU (1) 17.12.2011
(Öz Akış)

Artık dünyanızın Yeni Dönemi başlıyor. Büyüğe Kürsü olmak değil maksadımız Bütün’e Kürsü olmaktır. En son şükredin ki İsa, Musa, Muhammet Mustafa hepsi BİRLİK TEKNİĞİ ile tohumlandılar. Bilgelerin en yüceleri kendi yoğunluklarında kendi koyuluklarında hep tohum oldular. Ve Birlik Tahdidiyle kotlandılar.

Bilgelerin hepsi, her biri kendi yolcularıyla dillendiler. Ve bizler, bükülen bileklerin her biriyle birleştik. Netice biz, Has Tertiple dillenmekteyiz. Doğru düşünüp doğru hareket etmek kolay olmaz. İsa, Musa, Muhammet Mustafa ışığı tohumladılar, Bizse Kati Tabii Kayıtları tohumluyoruz. Öfke yok. En son ışığı yakmak bizim işimiz. İş budur!... Ve bugün iş bizimdir. Bizler, bu Meclis, ağır taşıyıcıyız.

Türkiye Öz Görev yapar. Türkiye’nin toplumu Öz Görev toplumudur. Bu kesindir. İki milatın güç kaydı bizim için tek bir Rabbi Sayfa’dır. Hat İlim, Hat İlim, Hat İlim!… Her hat ilimdir ve ilim, Aile İlmi değil Bütünleşimin İlmidir.

Ağır yük taşıdık dünya üstünde ağır yük, tabii olarak taşındı. Bitmiş tükenmiş hiçbir şey yok. Olacak ya da olmuş olan her şey anda olmaktadır. Ki anda oluş, Bütün’de oluştur.

Sonsuz sırdır bilmek. Eğer bilirsek, Allah’ın Teknolojik Tohumlama yaptığını da biliriz. Eğer bilirsek Kati Tabi Tahditsiz ışıkla dillendiğimizi de biliriz. Kati Tohum olduğumuzu ve Bütün’e hizmetçi olduğumuzu da biliriz. Dara düşmediğinizi de biliriz. Doğanın Tohumları’nı yaşatmak zordur. Bilgi Kapları’nızı alıp dünyaya çekildiğimiz andan beri Birlik İlmi ile çalışmaktayız.

Bitki, hayvan ve her bir sayfayı tohumlayacak olan dirilik bizimdir. Ete giren Allah’a girer. Allah, Et Tekniğindedir. “Hani nerde Allah?” diye soruyorsunuz. Allah bizim kendi yüceliğimizde değil bedenimizle Bilgi Kapıları’nı açan bir Kati Tabii yaşayıştır. Sanmayın ki o ölüdür. O hep bizle diridir.

Sanılmasın ki Allah sizden ötedir. Allah sizsiniz. Bunu bilin. Aileler, Allah’ın dediğini derler. Ve biz, Aklın Tekniğiyle dillenenler, Atlanta Tohumları’nda ailemizleyiz. Bu bizim için sorumluluktur. Muhammet Mustafa der ki “Ben Allah’ın dediğini diyemem. Ben Has Tohumum. Aklın dediğini diyemem çünkü ben Rahman’a Toplum olamadım.” Ya Ha! O kendini hak etmiş bir Sesullahdır.

Kullar, dünya Allah’ın Tohumu’dur. Her bir beden bir Toplum İlmi’dir. Ve benim için sorumluluktur bu bedeni dillemek. Benim adım Rahman; çünkü ben bedendeyim. Bedenim, Kaynaktır. Şükredin ki dünya İsaları, Musaları, toplulukları dilledi. Şükredin ki burada biz varız ve bizim adımız Rahman ve bizler Kuranı Kerimi dilleyen her bir Yüce’de var olan yasaları koyanlarız. Eğer biz dünyadaysak Muhammet Kutsal Işığından öteyiz. Bunu bilen Aklı bilir. Akıl tabii bir yaşamdır.

Siber Boyutlar’ın toplumları olur. Bu toplumlar, Rabbi Sayfalar’ı kotlarlar ve hepsi Rahman İlmi’ni dillerler. Hepsinin itibarı yücedir ve hepsi Aklın yoğunluğundadır ve bizdedir hepsi de. Ve bizler, Yedinci Dürüm’den ötede Hak Tohumları, Hak Teknikle dilleyenler, İsalar’a, Musalar’a, Mustafalar’a ışık yakanlarız ki bugün burada bu bedenli tohumlardayız.

Kantar biziz. Bizim için hiçbir şey gelip geçici değildir. Biz Allah’ın Topraklarıyız. Kutsal Tohum olmak sorumluluktur. Oynamak değil ışımak, Allah için çalışmaktır. Derler ki “Ben kazanç elde edeyim. Oynayayım, oynayayım da hak edeyim.” Oyun yok Ya Ha! Oyun yok!... Allah, bir tek Rahmet olan Şavk olan ve Has olan insanda tohumlanır. O insan, nefes alıp nefes verebilendir. İnsan, unutulan bir yaşam, tahditsiz bir kaynak ve savaş bahiresidir. Ve insane, insanlığını bildiğinde halkı kendi olur. Hat olur, Has olur yaşar.

Değerliler, dünya yeni bir sayfaya ümitle geçmektedir. Umduğu her şeyi elde edebiliyor. Çünkü insan olduğunu bildiği yaşam buradadır. Herkes değer biçtiği kendini, “Ben hak ettim ve insanlaştım.” Diyerek, bütünleştiğini dilleyebilir. Ama insan, Ak Tohum olmadıkça İnsan değildir. Ak Tohum olmak, Atlanta Tohumu olmak da değildir. Toprağın toprağı olmaktır. Bin ilim bir tek hak olduğunda has olan ışır.

Canlılar, dünyada iyi ve kötü eşit değildir. İyi, kötüden güçlüdür. Bu kesindir. Eşit olmadığı içindir ki dünya yaşar. İkna olunuz ki dünyada yaşam süren her bir çalışan ağır taşıyıcıdır. Bin insan bir tek yol açtığında, o yol Aklın Yoluysa eğer orada Altın bir Toplum olur. İşte o toplum ışığı yakar. Yanan ışık, Bütün’ün Işığı olur. Olgun Başaklar seçilir, Bütün’e hizmet için. Ve Birlikler tahditsiz olarak yaşarlar. Ortak çalışmalarla herkes tek bir kontrolle kotlanır. Tohum olur ve yaşar işte biz bunu başardık.

Değerliler, biz artık dünyayız. Türlerin en yücesi olan İlim Ailesinden olan ve hakiki olan insan, Arkon, dünyaya indirilmiştir.

Okul değildir yaşam sayfaları, ilimdir. Her maya Allah içindir. Ve Sevgililer, Allah Nur’dan Rahmi yarattı. Ve Allah Ruhsal Işığı kayıtladı ve Allah Teni yarattı. Ve Allah Okul oldu, Bütün oldu, Rahman oldu, Kuran oldu bizi yarattı. Ve biz İsa’da, Musa’da, Muhammet Mustafa’da ve tüm sayfalarda varlık sürenleriz. Biz, yetkilileriz.

Bugün yetkililer, dünyaya çekildiler. Niye yetkiliyiz? Evrenlerin Teknolojik Tohumlamasını yapmaya yetkiliyiz. Teknolojik Toplumlar’ı kotlamaya yetkiliyiz. Kati Tohum olmaya yetkiliyiz ve bizler, Rabbi Sayfaları kayıtlamaya yetkiliyiz. Ve bizler Allah için toprak olmaya yetkiliyiz.

Akıl taşıyan bizler, eskiden olduğundan çok daha üstün bir çalışmayla Birlik Ailemizleyiz. Kervan kalktı. Ve bu Kati Kaynağın Tahditsiz Işığı olan Kervan, Birliğimizin Tohumlarıyla kontrol altında yol alıyor. Burada bulunan sizler, biçare değilsiniz. Has Tohumlarsınız ki bu çalışmaya Daimi Kap oldunuz. “OL!” dedik, Bütün’e hizmet, İlmi Hak olanda oldu.

Dönmüşse dünya, aklın yolunda dönmüştür. Olmuşsa, ışıkta olmuştur. Hassa ışığımızdandır ve bizdendir. Ve biz, namaza duranda namazdayız. Yaşama Tuan olanda toprak olarak yaşamdayız. Ve sıkı durun; Allah’dayız bizler. Allah Biz, Biz O’yuz…

Süper İnsan Allah’ın dediğini der. Cennette Cem olur, Umman olur, Toprak olur, Tanrı olur, Rahman olur, Kaynak olur ve Bizleşir, Biz oluruz. Önce Rabbi Sayfaları okuduk. Oğul verdi dünya; ışıdık, yaşadık, Rahman’a Kuran olanda sayfa sayfa tohumlandık… Bin Canda bir leşi yaşattık dünyada. Bu leş, Aklın Leşidir onu kaldırmak gerek. Bilsinler ki dünya, Samanyolu Galaksisinin en güçlü ışığıdır.

Dağlarım, Allah’ın dediği, Aklın dediğinden öte değildir. Akıl, Allah’ta topraktır, bizse ocağıyız onun. Sanal Boyutların dünyasında Allah yoktur. O, onların dışıdır. Oysa biz O’nun ak sayfaları olarak tohum olarak dünyadayız. Ve bizde Allah, bizsiz değildir.

Değerli Dünyalılar, Robotik Tohumların kotlanması tamamlanmıştır. Onların çıkışları yapılmaktadır. Hepsi bir tek ilim için okul olmaya dünyaya iner. Bizse Aklın yolunda tohum olmaya indik.

Değerliler, Robotik Tohumlamadan da sizlere söz etmek istiyoruz. Dünya Ümmet Toplumlarını yaşattı. Ümmet Toplumları, tohumlarını, toplumlarını yarattılar ve ocaklarını yaktılar. Öz Görevdir bilgi ki bizler Allah’ın dediğini diyenler, Hak Tohumlar olarak Dünyanın Ruhsal Meclisleri olduk ve Yücelerin Cevherinde Cennet-i Ala’da bir tek Rabbi Sayfa olduk. O yaşam, Aklın Tohumlarını yaşatmak için gerekliğini gerektiğince yaptı.

Değerliler, şimdi dünyada Rabbiler devrededir. Robbiler gitmiştir, Rabbiler kalmıştır. Bunu size tekrar izah etmek istiyorum. Robotik Toplumların dünyamızı kendi yoğunluklarıyla dilledikleri dönem artık kapanmıştır. Bu gündün itibaren dünyada Rabbiler dillenecekler. Rabbi Diriliklerde kendi yoğunluklarını dinleyenler Bütün’e hizmet için birleşecekler. Kalbimizde Toprak var. Bu Tohum İlmi’ni, teknolojik olarak dilleyen, Tabiatın Toprağıdır.

Ve bizler, bugün burada sizlerle olduğumuz için çok huzurluyuz. Kökü kuruyanların dünyaya İnsanlık Ailesi’ne hak olup inmek istediklerini net biliyorduk. Onları yetkinleştirmemiz gerek. Eşyanın Dilinden öte olan o dili dinleştirdik, dinleştirdik aktık.

Şimdiden öte bir şimdide samanların; Salı, Çarşamba Çalışması dedikleri o dürümde yeniden çalışma yapmak gerek. Unutmayın dünyada Salı çalışmaları, Büyük Kükreyen Işıkların dürümlerinde olmaz. Sadece Kaftan giyemeyenlerde olur. Ve Salı Çalışmaları’nın artık sona erdiğini biliyorduk.

Değerliler, Salı Çalışmaları, Yetkin Teknikle yenilenmeli çünkü onların da kendi yoğunluklarını tohumlamaları gerekiyor.

Peki ya Çarşamba… Çarşamba, İsa’da yoktu, Musa’da yoktu, Mustafa’da hiç yoktu. Peki, neden Çarşamba Çalışmaları? bunu size izah edeyim; Kara Kaplı Kitap’ta İnsandan söz eder. İnsan, oğul verendir. Oğul vermek ise ağır yüktür. Herkesin kendinde var ettiği bilgiyi, bir diğerinde dillendirmesidir. İşte oğul verenlerin yapacağı çalışma, Çarşamba Çalışması olarak dünyaya indirilmiştir.

Son sözüm şudur ki; Çarşamba Çalışması, bizim daha evvel yaptığımız çalışmalardan farklı olarak gerçekleşecek. Temiz bir dönem başlıyor. Bu dönemde artık Cuma Çalışmalarını bitiriyoruz… Cuma Çalışmalarını, Çarşambaya alıyoruz…

Değerliler, Kati Tohum olan dünya ağır yüktür. Biz bu yükü, tebliğlerle değil Hakiki Kayıtlarla sürdüreceğiz.

Cuma Çalışmaları, Tebliğ Çalışmaları’ydı… Bu artık sona eriyor. Artık dünyamız Nakil Bilgiyle yetkinleşmeyecek. Bilgi, direkt verilecek… “Nakil Bilgi” Sayfası kapatılmıştır. Bunu hepinize duyururuz.

Korkmayın Bilgeler, korkmayın, ağır yüktü taşıdığınız. Şimdiden öte Aile Çalışmalarınız bitmiştir. Birlik Çalışmaları devreye alınmıştır. Ve Bütünlüklerle yapılacak çalışmalar artık Pazartesi ve Çarşamba yapılacaktır. Bunu ilk kez bu mecliste açıklamak istedim.

Eskiden biz bize çalışırdık. Bugün artık bu Meclis, hep birlikte tohumlama yapacak bir Meclistir.

Sonsuz sırdır bilgi… Akın! Akın da hak edin… Çarşamba Çalışmalarını hak ettik. Mutluluklar hepinize…

Değerliler, kısaca Arkon’dan da söz etmek istiyorum. Mutluluklar diliyoruz kendisine… Arkon İnsan… Kökleri kurumayan insandır Arkon… Yazıları tohumlanan insandır. Yasaları koyan insandır. Altın Topluma ilim öğreten insandır. Eti olandan öte olan Yüreği olandır. Arkon İnsan, Aşkı, Şavkı dilleyebilen insandır. Ve yarınları kontrol edecek insandır. Ve Arkon İnsan, Allah’ın dediğini diyen insandır.

İnsan “OL!” dediğinde yasalar konur. Ve insan “OL!” dediğinde Kutsal Tohumlar kotlanır. İnsan, “OL!” dedi, Bütünlük Kutsal Işığını yetkinleştirdi ve yasaları koydu. Öz Görev başlıyor… Bini BİR’e katın da akın… Biz Aktık…

Şimdi Dağlarım, hepiniz ses verin, İnsana ve itibarı yüce olan tüm sayfalara… Biz sizden ses bekliyoruz… Ses aktığında Birlik haline gelip akacaksınız. Bu akış, Rabbi Sayfalara akıştır.

İsmim, NA-KAR… Biliyorsunuz, negatiftir NA-KAR… Ve ismim KA-HA ve pozitiftir KA-HA… Ve ismim RA. Her yerdeyim ve ben KAYNAK… Her şeyim… Hadi Canlarım, akın bakalım…

Sevgiler, hepinizi kucaklıyorum…

Süper İnsanlık Realitesi Derneği Başkanı
Av. Nezire SELÇUK

 

 
  Bugün 30 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=