Birlik İlmi
  Peker SELÇUK- İNSANLIK İLMİ
 

“İNSAN SEMPOZYUMU (3)”
Konuşmacı: Peker SELÇUK
Konu : “İNSANLIK İLMİ”
Süper İnsanlık Realitesi Derneği

İNSANLIK İLMİ

Çok özel, özel olduğunca da güzel Dünya… ve onun güzel insanı…

Dünya Ademoğlu ile tanıştığı taaa o uzak zamandan beri, Birleşik Aile’nin himayesindedir. Bin yıllardır insanoğlu kendisini keşfetme yolculuğundadır.

Dünya dediğimiz bu yolda hepimiz zamanda yürüyenleriz. Analarımızda, atalarımızda dün de yürüdük, bugün de yürümeye devam ediyoruz. Yarınlarda çocuklarımızda, torunlarımızda bu yolculuğumuz devam edecektir.

Kadın erkek hepimiz Bütün’e hizmet için; BİR’e hizmet için buradayız.
RA-KA, kul olan bütün köşklerin ışığıdır. RA-KA BİR’in gücüdür.

Şükredelim ki Tabii Kaplar’ın hepsinde bilgi vardır. Kutsal Metinlerde, “körler ve sağırlar” diye horlananlar, kendi yaratılış değerlerini idrak edemeyen; yaratılış gereklerine uygun verimlilikte bir yaşamsallığı gerçekleştiremeyenler olabilir mi!? Evet olabilir!...

Birliğin gücünden sonuç, RA-KA, kulluk yapmaz. O Bütün’e hizmetçi değildir. O BİR’dir.

Allah’ın Teknik Kotlaması’nı yapanlar, BİR’in sonsuzluğunda, yeni bir dünyayı kutsamanın bilgisine ulaşırlar. Dünya üzerinde yaşam süren tüm yaratılış formlarından farklı ve üstün değerlerle donatılmış olan insan, nedir!? Neden yaratılmıştır!? İnsan bir formun yani bir ruh giysisinin adı mıdır!? Yoksa insanlık değerlerine haiz, özün enerjisi midir? Beden bilincin çerçevesi olabilir mi? Eğer böyle ise bilinç, beden çerçevesini aşabilme potansiyeline sahip midir? Bedenin biyolojik ve fiziki donatısında, mevcut olan bilgi kayıtlarının bilinç tarafından okunması mümkün olabilir mi!? Bilgi kayıtlarının zenginleştirilmesi ve genetik kotların bilinç tarafından yeniden düzenlenmesi imkanı var mıdır?

Devre devre dünyamızı ziyaret eden ziyaretçilerimize aşinayız artık. Onlar kendi yoğunlukları ile dünyamıza geçerler. Ve geçerler ve tohumlama yaparlar. Atlanta Tohumları’nın yaşatılabilmesi için, BİR Çalışmaları yapılır dünyamızda.

Ruhsal Meclisler’in gücünden öte güçler, devreye alınır. Bu önemli bir gelişmedir. Yardım ediliyor dünyaya, Dünyalılara. Bu uğurda bütün sayfalar ve Bütün Kürsüler, topluca göreve alınır. Aslına bakarsanız insan, muhteşem bir kaynak kitaptır. O kitapda sadece kendisi yoktur. Yaratılışın tüm sırları saklıdır. Orada insan biyolojisinin teknolojisi vardır. Bu teknoloji, onun bilinç kotlarını açmasını, kendini okuyarak çözümlemesini sağlayacak bir sistemi devreye alabilecek Tanrısal Potansiyele sahiptir.

Durgun Toplumlar’ın yaşamları hem zordur hem de kısırdır. Kendi yüreklerimizi takdir-i takdim hakikiyeti ile Birlikler’e katabilmemiz için yapılan bu çalışmaların, başında da değiliz, sonunda da. Bu çalışmalarla, zirvelere ulaşmak da vardır; ulaşanlar da vardır.

Tabii kotlamalar, bugüne değin olduğu gibi, bundan böyle de sürecektir. Dini ve ahlaki disiplinler, Tanrısal Potansiyelin üretim kalitesinin yükseltilmesi ve kontrolu açısından muhakkak ki yeri doldurulamayan ve vaz geçilmeyen faktörlerdir. Ancak insanın kendi öz değerleri ile yaşamsal hakimiyetini güçlendirmesi; yaratılış gereklerine uygun bir çabayı, İlahi Prensipler ve Kozmik Kanunlar’a uygun bir tarzda gerçekleştirebilmesi ile mümkündür.

Şuur açısını genişlettiği oranda, Doğal Sistem’in işleyişine, kendisini uyarlayarak, doğanın sesini algılama yetisini kendisinde geliştirebilecek Ruhsal Bütünlüğün, hakimiyet gücünü kendisinde tezahhür ettirebilecektir.

Dünya, bütün Köşkler’in ışığını aldı ve kendi yüceliğini yeniledi. Atlanta Tohumları’nın dillenmesi, Dünya’nın mutluluğudur. Hepimiz burada Birlik İlmi’ni, İnsanlık İlmi’ni dilliyoruz. Ayni zamanda yüreklerimizi de dilliyoruz. Rabb’in kontrolu çok şükür yüreğimizdedir.

Tanrı’nın halefi olan insan, kendi Tanrısallığını keşfetmeli mi keşfetmemeli mi? Keşif yolculuğu şirk midir değil midir? Geçmişte Tasavvuf Ehli bu keşif yolculuğunu tam değil yarı şifreli şekilde yüzlerce yıl başarı ile sürdürmüştür. İlk kapı ŞERİAT; ikinci kapı TARİKAT; üçüncü kapı MARİFET ve sonuncu kapı HAKİKAT demiş ve kapıları bir biri ardınca geçmeye çalışmış ve geçmiştir. KADİR OLA GECESİ diye.

Bellek alanlarımızla Altın Kotlama yapmaktayız. Yeni bir tohum, yeni bir yol ve bu yolun içindeyiz. Bu yol, Birliğin yoludur; bizim yolumuzdur. İnsan, insan olduğunu bildiğinde; Tanrı, Tabiatın Kotları ile diri yüreğine indiğinde; CAN TERTİP, HAK TERTİP olduğunda; cümle yoğunluklar, ışık olur canlanır. İnsan sonsuzlaştığında, yol olup ışık olduğunda; CANLAR CANI’nda dinlendiğinde; hakim olup Hak olduğunda; Tabiat, Muktedir Güçler’den söz söyler.

Dün tendik. Bugün de teniz. Dün Can’dık. Bugün de Canız. Ata’da yürüdük; Ana’da yürüdük; Ak Tohumlar’ı yeşerten Görev Tenleri’nde yürüdük.

Tebliğler bize öğretiyor ki Rab sonsuz bir görevdir. Hepimiz Allah’ın sevdikleriyiz; hepimize Birleşik Işık’la bilgi akıtılıyor. Bütün görevliler hep biz ve bizim yüreğimize güç katıyorlar. Yaşayan bu dünya bizimdir. Onun aidiyet duygusunu içimizde yaşıyoruz, hissediyoruz.

Bilgi akışlarımız izlenmektedir. Hepimiz saygıdeğer görevliler olarak görev yapmaktayız. Birlik Tabii Kapları, Bütün’ün kürsülerine layık bulmuştur bizleri ki ne mutlu bizlere.

Bellek alanlarımız genişlemektedir. Bugün burada bulunanlar, her bir yüreğin sahipleridirler. Cemaatimiz güç kazanıyor; kulluk yaşanıyor. Süper Realite Bilgileri’nde, Tanrı Ruhsal Meclisi’nde hepimizin beşer değil insan olduğumuz müjdeleniyor. Bunu huşu içinde, huzur içinde algılıyoruz çok şükür. Nefsimizi aşıp, yolu bulanlar olarak, bizlere “Beşir” denemeyecektir.

Bütün kötülükleri an be an aşmaktayız. Ve tohumlar yaşayacak dürümlere ulaşmaktadır. Allah der ki “OL’un.” OL’maktan amaç, hasat zamanlarındaki olmak değildir. OL’mak Muhammet gücü’ne varmak da değildir. OL’mak, Levh-i Mahfuz olmaktır.

Rabb’imiz der ki “ağır yükü taşıyorsunuz. Ve bu yük Muhammet’in gücüdür. Şevkin, şavkın idraki içinde, yarını hak etmenin ümidindeyiz. Ümmi tabiat bizlere bir tek şeyi ihsas ediyor. Olmayı!... Allah dedi ki “OL.” Evet herkes kendi yüreğinde olmuş ki hazirun olarak huzurla buradayız. OL’an oluş ve Bütün’de olmuştur. Çok şükürler olsun ki olanlardanız.

“Dünya! Dünya” deriz canlar. Asıl dünya yüreğimizdedir. Ve bu yürek olan dünyayı bilmeliyiz. Dereler var… Kadim ve hakim dereler… Yürekler var… Birlikler var… İmparatorluklar var…. Ve bilgiyi akıtanlar var. Rahmetin huzuruna erişme şerefine kavuşmuş olan bizler, her birimiz takdir edilenlerden olduğumuz bilgisini alıyoruz, mutlu oluyoruz.

Yürüyen Dünya’nın artık koşmakta olduğunu öğreniyoruz. Dünya koşuşa geçmiş haberimiz ola. Ve bu koşan Dünya’da bizler de koşuyoruz… Hepimiz her birimiz kendi yüreğimize… Bir kez daha tekrarlıyorum, bin yıllardır insan oğlu kendini keşfetme yolculuğundadır.

Altın Teknolojik Kotlama ile kayıtlanmaktayız. Bunu başarıyoruz. Bugüne kadar yapılan, yapılmış olan bütün çalışmalar, sayfa sayfa kayıtlanıyor. Birleşik Aileler olarak dünyamıza kotlanmaya inenler olarak hepimiz Muhammet’in gücünü taşıyoruz.

Bilgi, ağır bir yüktür. Taşınması zordur. Evrimsel sonsuzluğun en yüce kotlamalarını yaparken, esas olan ikilik değil birliktir. Bizlere her zaman tavsiye edilen birliktir. Çabalarımız Bütün’e hizmet içindir.

Bir can bir tek ışıkla dillendiğinde, o can Bütünün Kürsüsü olur. Bir can bitişken olduğunda o can, hakiki olur. Ruhsal Meclis’in en yücesi olan can, Sultanlar’ın en yücesidir.

Bu yapılan çalışmalar, gayrı resmi değildir. Resmi çalışmalardır ve Rabb’in sonsuz yoğunluğunda ve kutsal kotlarda yapıldığı bilinmektedir. Bugün birlikte yaptığımız bu çalışma ile, Levh-i Mahfuz’u açacak ve Birliğe akacağız.

Aslolan sevgidir Dostlar. Hepimiz dünyaya görevli olarak geldik. “Min Allah, Lil Allah.” Allah’tan geldik; Allah’a gideceğiz.

Dara düştüğümüzde Allah’a sığınırız. “Allah’ım koru beni.” Deriz. Vallahi de korur; billahi de korur. Emin olun çünkü o kullarını çok sever.

RA-KA biziz. Herbirimiziz… bizim de koruyup kollamak görevimizdir. Birlikte birleşip yenilenmeliyiz; topluma ışımalıyız.

Dostlar, nefes alıp verdikçe yarınları hak etmiş oluruz. Nefes alıp verdikçe yoğunluğu kotlamış oluruz; yoğunlaşırız.

Bizden istenen, bizden beklenen, saygı – sevgi – hakimiyet ve huzur üretmemizdir. Sizlere üstadımızın dediği gibi, huzurla kalın, ışıkla kalın; Hak olduğunuzu, hak ettiğinizi bilin.

Mutlu olun; Hak olun, yolunuz pak olsun… Amin…

Peker SELÇUK
Süper İnsanlık Realitesi Derneği

 

 
  Bugün 30 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=