Birlik İlmi
  Halim GÜROL- RUHSAL BİRLİK, BÜTÜNLÜK
 


Ruhsal Birlik-Bütünlük:

Sizleri “Zaman Dostları Grubu” adına sevgiyle selamlıyorum. Hoş geldiniz. Ayrıca grubun “Ruhsal bilginin yaşama aktarılarak baş tacı edilmesi” dileğini getirdim. Dilerim ki, birlikte yaşayacağımız zaman akışımız bir verime ve sonuca ulaşır. Bugün ben biraz ruhsal konuda anlam işleyeceğim. Ruhsallık çok derin bir mana. Herkes kendi yorumunda ve gücü içerisinde bir anlam bulmada, haklı olarak da ihtiyacı nispetinde bunu görebilme ve de yansıtabilmededir. Esasında ruhsallık bize göre soyut bir kavram madde dünyamızın beş duyumuz içerisinde kalan değeri içinde. Fakat beş duyunun anlaşılmasıyla ki buna duyular dışı idrak şeklinde bakabiliriz veya değişik adlandırmalar yapabiliriz ama ruhsallığın ağırlık kazandığı bir durum yaşamda ön plana çıkmadıkça, umduğumuz sevgi asla meydana gelemez. Elbette ki, ruh gücümüzün kullanımı ve yakınlığı sevgimiz oranında bizlere verilecektir. Böylece tüm insanlığa olan bir bulunuşu gerçekleştirmiş olacağız.
 
Biliyoruz ki bizler her düşüncemiz ve girdiğimiz her anlamda bir iç gücü bulunduruyoruz. Aslında bu ruhsal gücümüz. Bunu ne kadar yüksek ve özgür kullanırsak etrafımızda olumlu bir plan oluşuyor. Üstelik karşılığı olan güzel ve huzurlu sonuçlara da ulaşıyoruz. Bu sadece bir başlangıç. Esas ruhsallığın hissedilmesi, ruhsal bir yaşama geçilmesi sadece şekilde olan durumlarını yaşamakla değil, içinde soluk alma durumunu veren bütünsel bir güçte olmalıdır. Bunu azimle, iradeyle yaratmak olmalıdır. Ruhsal Birlik soyut anlamlar içine girildikçe, derin düşüncelerin yaşanmasıyla bizlere açık olacaktır. Bu suretle iç gücümüzü arttıran farklı bir durumu bizde oluşturabilir. Yola çıkmaktaki amacımız zaten bu güzel yolu, bu ışık noktasında kendimizde edinebilmektir.
 
Düşünce ve çalışmalarımızda sistemleşmek çok önemlidir. Bu şekilde bir prensiple yaşamımızın her noktasında kullanmak bizde büyük yarar sağlayacaktır. Zorunluluklarla bazı şeyleri yapmaktayız. Gelişen olayları bu yönden göremeyince anlayamamakla kalmayıp kendimize karşı gibi de görmekteyiz. İç gücümüzü ruhsal bir güç olarak bütünlemedikçe ruhsallığımıza ait hasletleri kullanamamakla pek çok yararı kendimizden uzak bırakmaktayız. Oysa bir ruh varlığıyız bedene sahip, bedenli hayatımızdan sonra ruhsal olan ebedî yaşama döneceğiz. Hızlı geçen dünya zamanın da gereken idrakleri kazanamadan ve hatta ıstırap çekerek sonuç çıkarılmasına açık bırakılıyoruz. Burada ruhsal bilgilere göre varlığımız tarafından kabul ettiğimiz bir spiritüel plan içinde onu tamamlamakla karşı karşıya bulunduruluyoruz. Bu dünyaya ait sonuçlayacağımız bir durum olmaktadır. Biz sadece yaşamın doğal anlam ve güzelliklerinde değil aynı zamanda içlerimizin onunla bütünleşen seyri üzerinde olmalıyız. Dünyamızı ısıtan o biricik güneşimizin yanında içlerimizin gücü de bizim ikinci güneşimiz olacaktır.
 
Bilgiler kimsenin tekelinde değildir. Her insana planındaki gerçekleştireceği amaç üzerine farklı farklı bilgi ve izinler verilmiştir. Ruhsal yasalarla yollar gösterilmiş ve ince bir bilgi yolunun özümsenmesi sonucu açılım içinde bulunması öngörülmüştür. Bu şekildeki ilke ve işleyişlerle başarı yolları gösterilmiştir. Birlik bütünlüğü sadece okuyarak görmek veya kişisel istekler üzerinden anlamak mümkün değildir. Şayet yaşam koşullarımız yüksek bir duyuşla bizlere ruhsal gücümüzün hissedilişini naklediyorsa o zaman bir adım atmış bulunuyoruz. Ruhsal birlik, bütünün içindeki yerimizin hizmetini veremezse bütünlük sağlanamaz. Olumsuz sonuçlar, bizi huzursuz eden durumlarla kendini göstermiyor mu?
 
Çevremize uyumda olmakla, bir ruhsal paylaşım planında olduğumuzun bilinmesine açılıyoruz. Bu bulunduğumuz konumda ihtiyacımız olan her türlü tekâmül imkânlarının görülmesi olmaktadır. Bu durumda ruhsal bütünlüğün kapısını aralamış oluruz ki, arınma programımızın işlenmesiyle de bir bütünlük şuurluluğuna geçeriz. Bu seviyede doğruların seçimi, olayların dilinin anlaşılması, karşılıkların bulunması ve farkındalık içinde daha sürekli bulunuşu elde etmemiz mümkün olacaktır. İçselliğimize katacağımız güzellik, sevgimiz olarak gücümüzü bütünleyecektir. Böylece insan içinde bulunduğu gücün hissedilmesini kendinde hâkim kılacaktır.
 
Varlık ifadesinin türlü tarifleri yapılır. Varlık, tekâmül bilincine sahip özgür insanın gerçek ihtiyacına açılma yoludur. Ruhsal sezgimizi harekete geçiren bir etkiyi yaratmadıkça varlıksal enerjimizi de duyamayacağız. Onu bir kozmik güç ve şuurumuzu bütünlük şuuru olarak görmemiz ancak bağlantısını kurabilmekle ilgili olacaktır. Onu yaşamımız içindeki seyirde duyarak o şekilde uyumlanıyorsak varlık gücümüzü de devreye sokmuş oluruz. Bu ruhsallığımıza en yakın safhadır.
 
Ruhsal birlik bütünlük bir seviyedir. Bu varlık gücümüzün hissedilmesi olduğu kadar bizde bilmediğimiz bir sevginin oluşması şeklinde kendini gösterecektir. Bugünkü sevgi tariflerimiz ruhsallığımızı hissedebilmek için kâfi gelmiyor. Sözcüklerimize ne kadar yansıtsak da onu iç varlığımızla, ruh gücümüzle hissederek söylemiş olmuyoruz. Sevgi ifadelerimiz kısa sürelerde bizlere memnuniyet veriyorsa da, esas sevgi olayı ruhsal gücün kudreti içindeki bakışı sağlayarak ve ondan olan esinlemeler sonucu davranışımızı tekliğe indirmek olacaktır. Kendimizi o teklik içinde gördüğümüz anda ruhsal bütünlük ışığını fark etmiş olacağız. Ne kadar ifadelendirmeye çalışsak da ruhsal gücümüzü ifade de hissedemedikçe onu nakledemediğimiz bir durum var. Nakledebilmeyi başarsak bile, onu hissederek bir güç doyumuna sokmak kolay olamıyor.
 
Bugün beraberliğimizin bir başlangıç fırsatı olduğunu düşünüyorum. Bu durumu anlamamız hissedişimize bağlı olacaktır. Sizlerin böyle ortama katılışları nice güç zamanlarına belki sadece bir giriş kapısı. Bir anlayış ve bir şeylerin içinde olmakla, her şeyi anlamış ve onu kazanmış olmak gibi bir durum olamaz. Varlık gücümüz kendi yalnızlığımızda, olaylar karşısında da bizi yalnız bırakmaz ve de desteklerse o zaman bir sevgi gücü, bir iç gücü veya ruh gücünden bahsedilebilir. Sevgi böyle ruh gücünün bir bileşkesi olduğunda bütünlük kazanarak üzerimizde gerçek pozitif etkiyi gösterecektir. Böyle bir kullanım içinde değilsek ruhsal gücümüzü kullanmaktan mahrum kalıyoruz. İstediğimiz kadar adına sevgi diyelim veya içimizde böyle bir cereyana, etkiye dönüşmedikçe birlik bütünlük karşıtı olan sevgiyi yaşamamız mümkün olamayacaktır.
 
Dileğimiz ve amacımız, bu kapsamdaki enerjinin süreklilik içinde kullanabilir olmasıdır. Süreklilik bulunduğu takdirde yaşadıklarımızın korunması ve doğru alışkanlığa dönmesi mümkün olabiliyor. Sevgi içinde olan bir yaşamın bize ruhsal birliğimizden dolayı çok yakın olabileceği ve kurulan dostlukların da bütün gücünden dolayı büyük bir tekâmül fırsatı olduğunu düşünüyorum. Bu durum her şeyden evvel elbette bir içsel kabul meselesidir. Bugün dünyamızdaki türlü acılara rağmen, bizler ruhsal bütünlüğümüzün idrakini içselleştirme çabası içinde olursak, o özlenen sevgiyi kazanacağız. Ortamımızı da sevginin ışığından aydınlatabileceğiz. Aksi halde bilinmezlik ve karanlık bizi bırakmayacaktır. Biz varlığımızın kazancı için dünyadayız. Ruhsal amaçların anlaşılması ve ışık bilgilerin aydınlığını yaşamak, onları sevgimizle karşılamak sonucunda olacaktır. Bu tercihleri yapmak ve teklik içinde başarılı olmak kolay olmayacaktır. Bu yüzden beraberliklerin bütünlüklerine ihtiyaç vardır. Ne kadar bütünlük ışığı oluşursa o kadar canlar umut ve sevgi içinde bulunacaklardır. Ruh gücümüz bizim yegâne bağlantımızdır, bu yüzden onu hissedişle yaşamı sürdürmeliyiz.
 
Bugün bize bu izni veren yüce planlara ve ona vasıtalık eden değerli dostlarımıza da bu vesile ile teşekkürü borç biliyorum. Beraber bu sohbeti açık yüreklerinizle paylaşmanızdan dolayı siz değerli konuklarımıza sevgilerimi sunuyorum.
 
 
  Bugün 8 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=