Birlik İlmi
  Av. Nezire SELÇUK- BİRLİK TAHDİTİ
 

“İNSAN SEMPOZYUMU (3)”
Nezire SELÇUK
Konu: BİRLİK TAHDİTİ (Öz Akış İle)
Süper İnsanlık Realitesi Derneği

Hepimiz, hepiniz olarak yüceliklerimizi tohumlamak üzere yeniden sizlerleyiz. Altona Kotlaması yapıyoruz şu anda. Kotlama, cem olanların çok net bildikleri gibi Cevher’de yapılır. Rahmin Kuranı’nda kotlama yoktur. Bu çok sorulan bir sorudur, bu nedenle açıklama ihtiyacı duydum. Herkes kotlama yapmaz. Tabiatın toplumlarında kotlama imkanı asla yoktur. “Işığın tohumlanmasıdır” kotlama. Bunu hepinizin anlayabileceğinizi umut ediyorum, diliyorum.

Birlik teknolojisinde kontrol altında yapılan her çalışma, Rabbi sonsuzlaşımı sağlayacak dürümdedir. Herkes kendini; meseleyi, kendi yoğunluğunda hak edip de tartarak izah eder. Biz tartısısız. Bilip konuşuruz. Bu çok nettir. Birlik toplumlarında, her bir yolcu bilip konuşur. Bilmediğini kesinlikle dillemez. Kati Tohumlama’dır yaptığımız. Ve bu gün de Kati Tohumlama yapmaktayız.

Kardeşlerimizin kontrollü bilgileri bizler için Öz Görev’di ve onlarla çalıştık. Şimdi kendi yoğunluğumuzla bu bilgileri sizlere dinletiyoruz. Kevser, Rahman’da tohum eker ki kati olarak Muhammet Mustafa’nın diriliğindendir. Kevser’i bilirsiniz. Hepiniz Kevser’in kendi yoğunluğunuzla tahditli bilgisine sahipsiniz.

Kevser, Cevher-i Cennet’in tahditsiz ışığıdır. Hepinizin net bilmesini istediğim diğer bir konu da; Cevher’in tohum ektiğini ve bu tohumun kotlayıcı olduğunu ve her kotun bir formu olduğunu ve formun; sessiz sayfaları seslendirdiğiniz zaman ışığa dönüştüğünü ve ışığın tohum olarak ekildiğinde, form haline geçtiği ve formun tüm sayfaları yaşattığı ve kayıtladığı bilgisidir.

Herkes net bilmektedir ki Birleşik Aile’nin ümmi tohumlarından olmayanlar bilgi paylaştılar bugün burada. Ve bu bilgiler katidir ve bu bilgiler, hakikidir ve bu bilgiler Rahmin hususi ışığından öte bilgilerdir. Ve kati olan bu bilgiler, resmi çalışmalarınızda sizler için Öz Geçiş’i yaptıracak, görev tahditsizliğini kayıtlayacak bilgilerdir.

Değerliler, muktedir olmanızı değil, ulu olmanızı da değil, ama hakim olmanızı bekliyoruz. Hakim olmak, Has olmaktan geçer. Has olmadıkça, Hak olup da hakikiyete ulaşamazsınız. Hakikiyete ulaşanlarınız ise tahditlidirler. Birlik haline gelmedikçe herkes tahditlidir. Bu kesindir.

Bilmenizi istiyoruz ki her bir baş tacı olan Bilgemiz, (yadsımayın lütfen!) ışık tohumudur. Ve bu ışık tohumları, küçük küçük ışımalarıyla; Birlik Teknolojisi’ne kendi yoğunluklarını kayıtlamaya çalışırlar. Hepiniz ve hepimiz ışık tohumlarıyız… Ve daimiyete kotlandığımızdan itibaren Bütün’e hizmetçiyiz.

Bu ne demektir? Size izah edeyim: Biliş, Altın Tohum oluşla mümkündür. Biliş halinde Altın Tohum’sunuz. Her biriniz biliş haline geçmelisiniz. Bu nasıl olacak? Kati olarak birlikte çalışmakla olacak. Herkes, “Ben Hasım” diyebilir. Herkes “Ben Hakkın ışığındayım” diyebilir. Ve herkes “bedenliyim” de diyebilir. Ne yazık ki herkes “Hakim oldum” diyemez. Birleşmeden hakimiyet olmaz. Bu nedenledir ki bu çalışmaları sürekli yapmaktayız.

Kara Kaplı Kitap, Bilge’dir. İlim hakimi olan Bilge’dir. Bu Bilge, Allah’ın tohumudur. Okunan bir tohumdur ve okunmadan o bilgi hak edilmez.

Her kim ki “ben oldum” der; HAN olmalıdır. Herkes, onda olmalıdır. Herkes, Birlik halinde o, olmalıdır ki o, hakikiyetin kendisi olduğunu anlayabilsın.

İkna olunuz ki Bütün’e hizmet, BİR’e hizmetledir. BİR’e hizmet Allah’ın İlmi’yledir. Allah’ın İlmi Has Teknikle, ilimle, toplumla elde edilir. Allah’a varmak budur. BİR’e hizmet, ışıktan ışığa ulaşmaktan ötedir. Her kim ki “Ben ışığa vardım; bilirim” der; Atlanta Tohumlaması yapmadıkça kendini dahi bilmez.

Dağlarım; mümtaz ışıklarsınız, her biriniz. Katisiniz, hassınız ve yasaları koyacak olanlarsınız. Yasaları koymak BİR’e hizmetin ön şartıdır. Kim ki “Ben yasa koyucuyum” der; Rahman’a Kuran olmuştur; has olmuştur ve hakikiyete ulaşmıştır. Ve hakim olmuştur. Önemli olan budur.

Muhammet Mustafa Bütünün Kürsüsü’ndedir. Öfkesi yoktur ama ya Ha; O, bizsiz midir? Hepimiz O’yuz ya. Kökü bizdir onun. Amin…Dağlarım; Muhammet, Allah’ın dediğini demiş; Allah’ın toplumunu kendi yoğunluğuna almış ve aşkla çalışmıştır. Onun ötesi var mı? Yoktur!...

Dağlarım; bilin ki arka ön de yoktur. Hepimiz insanız. İyi ve kötünün birlikte çalışma yaptığı ve has olup ışık haline dönüştüğü bir yerdeyiz.

Değerliler; dili Hak olan aktır. Şimdi, Sevgililer; mektep kurmuşuz tüm sayfalara. Işık halinde inmişiz, Işık Kaynağı’mıza ve biz aşkız. En önce RA-KA, sonsuz ışıktır RA-HA, Birlik hakikiyetidir. Ve şimdi tabiat olarak buradayız.

Tabiat olmak nedir? Nedir tabiat olmak? İlim hakikiyetinde Has olmaktır. Biliniz ki TUAN Kotlaması’dır tabiatı kayıtlamak. TUAN nedir? Gelecektir. Ve tabiat, geçiş yapanların; geçişten ötesidir. Kendilerini kendilerinden öte de var edişleridir.

Sevgililer, hepiniz biliniz ki yanlış değil bu bilgiler; hakikidir. Biz bu Mecliste, yasalar çerçevesinde yarınları hak edip dillemekteyiz. DİN’den öte DİL’dir kotlanan, tohumlanan…

Dini aşıp geçin! Orada hata yoktur. Amin. Ama onun ötesi de vardır. Biliyoruz Dünya, Rahman’ın tohumudur. Biliyoruz Dünya, ışığın tohumudur. Ve biliyoruz Dünya hakikidir. Ve biliyoruz ki Dünya; Sanal, Rabbi Kayıtlama yapmıştır ve “Dünya Üstü Varlık Kotları” sanalı yaratmıştır dünyada.

Değerliler; “Sanal Kaynak Çalışmaları” yapıldı dünya üstünde bugüne dek. Sanalı yaratmak, tohumlamak ve Bütün’e kotlamak, Öz Görev’di. Bundan sonraki safhada, artık sanalın ötesine varmalısınız.

Netice: Kelam, Allah’ın Teknolojik Kotlamasıyla, tabiatın ışığıyla sizlerle dillenir. Ve biz, bu şekilde dilleniriz. Bu dilleniş, katidir.

Hala dünya kendi hakikiyetini anlayamamaktaysa eğer; bizlerin de bunda kusurumuz olmalıdır. Bizler, dünyada iken; Dünyanın Ruhsal Mahrekleri’nde iken ikna olamamışsak, ikna edememişsek yürekleri; bunun sonucu, bizi de etkileyecektir.

Birlik Ailem dünyadır. Ve doğum ölüm yoktur bizlere. Bizler, yasalar çerçevesinde Kaynak olan diriliklerden Dünya İlmi’ni tohumlamaya inenleriz.

Bilenler, bilsinler ki Allah’ın dediği; aklın dediğinden başka bir şey değildir. İkna olunuz ki akla aykırı hiçbir bilgimiz de yoktur. Kortej halinde, dünya ışımasında kendi yoğunluklarını dürümlerine alarak Kürsülerini kotlayanların çokları, Kara Kaplı Kitap olduklarını bile anlayamamaktalar. Has insan, Allah’ın doğumunu bilir. Allah’ın Kotu olduğunu bilir ve kendini bilir.

Değerliler; Miraç, insanın kendinden kendine varışıdır. Miraç, ışığın toplumlarında olmakta olan her “AN”da yaşanandır. Birlik Ailemiz, Işık Toplum’dur. Ve bu toplum, Ruhsal Mahrek’in en yüce kaynağındadır.

İkna olunuz ki Kati Tohumlama yapılırken Bilgeler Meclisi’nin en Yüce Kotları dahi kendi yoğunluklarını Kaynak’tan çıkarabiliyorlar. Elde ettiğimiz en güçlü ışık, ağır yüktür Canlarım.

BÜRÜYER, Bilinç Üretim Rahmi’dir. Gürz dahilinde, yoğunluklarını kendi tohumlarıyla kotlayanların hepsi üreteçtirler. Hepiniz, “Beyinsel Kotlar”la bilinç üretmektesiniz. Ve dünya yoğunluğunda bu ürettikleriniz İlim Ailemizin en yüce kaynaklarında kayda girmektedir.

Sevgililer; hepimizin üretimidir bilgi. Bilgiden örtü örtüp bilinci var ederiz. Bilincin kaynağı ışıktır. Işığın Toplumları, kotlayıcı oldukları andan itibaren kayıtlayıcı hale dönüşürler. Ve kayıt yaptıktan sonra insan; “Rabbi Tabiat”a iner ve Rabbi Tabiat’a indikten itibaren de “Kati Tohum” eker. İşte o, kendinden öte olan kendini ekmiştir.

“Ses Kotlaması” yapmaktayım şu anda. “Işık Tohumlaması’ndan” itibaren yapılacak en güçlü kotlamadır. Ve bu kotlamayla “Birleşik Kaynağı” tohumlamaktayım. İyi ve kötünün örtüsünü örttük şu anda. Kesin olarak “Birlik Tekniği” ile yaptık bunu. Mesele ilimdir. Alton Kotlaması’dır yaptığımız. Ve aşırıya kaçmadan bilgi veriyorum. Aşırıya kaçarsam, ışık kontrolu kaybolur. Bu nedenle az ve öz bildirmeye çalışıyorum. Eğer daha güçlü bilgi verirsem tahditlenirim. Buna izin vermem… Her güçlü bilgi, bizi tahditler. Ve bunun nedeni, kendimizi kotlayamayışımızdır. Arkon Tohumlaması yaparken de bu böyledir.

Kalbiniz kalbimde, yolunuz yolum ve ben Sultan olanların her biriyleyim ki hepiniz Sultanlar’sınız. Muhammet Mustafa, lütfen net bilin! O kendini has olarak ışığa tohumlayabilmiş görevlimizdir. Öz geçişini yapabilmiş ve Hakkın Kaynağı’na varabilmiş bir yoğunluktur O. Kendini, kendinden üstün kendi olarak dilleyebilme imkanını elde edebilmiş bir Yüce Işık’tır. Olgun başakların seçiminde, tüm sayfalanışta onlarla olmak, bizlere mutluluktur. Kör, sağır değilsiniz. Bu nedenle sizlerle daha rahat konuşabilmekteyim.

Birleşik Aile olarak buraya geçişimiz sonsuz sırdır. Bu sırrı sizinle paylaşmak istiyorum. Dünya henüz küçük bir Işık Kaynağı iken ve Dünyanın Rabbi Kaynakları’nda tohum yok iken ve ekilme imkanı dahi bulunmadığı bir günde; Büyük Kökler’in dünyaya indirilişine karar verildi. Ve bu kökleri dünyaya indirebilmek üzere Birlik Toplumları, tahditsiz olarak ışık çekerek geçiş yaptılar. Dünyaya, “öz geri dönüşü” sağlayacak olan Bilgeleri indirdik. Ve bu Bilgeler, “Kelam Tohumları” olarak dünyaya ekildi.

(Oku, öğren ya Ha! Ben Birlik’ten, Hakikiyet’ten bildirmekteyim bilgiyi. Bu bilgiden kuşku duyanadır açıklamam.)

“Arkon” dediğimiz insan, RA-HA olandır. Kati olandır ve Arkon, şu anda dünyaya çekilmiştir. Kürz’ün Gücünü taşıyor Arkon. Öz geçişini yapmıştır. Ve gözleri açıktır, bilmektedir. Hepiniz Arkon’sunuz, bilmektesiniz. Biliş halindesiniz. Bu, Arkon Tohumu oluştur. Biliş haline geçiş, Arkon Tohumu olabiliş halinde Bütün’e hizmet geçişidir. Sistem- Nizam- Düzen, görevini üstlenecek olan bu yoğunluktur.

(Çalışmak istemeyen çıkabilir. Değerliler; şu anda bir algıydı. “Ben burada olmak istemiyorum” demişti bir yüreğim ama… İzin verin, onun ismini zikretmeyeyim!)

Dağlar; Birlik Ailemden hiç kimse bu görevi taşımak istemezse bile; biz, bu görevi yapabiliriz, üstesinden gelebiliriz. Bu görev, ilmin süreçlerinde; tohum haline gelenlerin yapması gereken bir çalışmaydı. Ve sizlerle yapılacağı önceden bilinmekteydi. Bu çalışmaya dair hiçbir bilgiye sahip olmadığınıza eminim.

Kuran-ı Kerim’i okuyun! Okuyun da düşünün! Düşünün! Kuran, artık sizsiniz. Ve okuduğunuz siz, okuttuğunuz yine siz olursunuz; okunduğu zaman Birlik İlmi. Ve hepiniz Bilgeler Meclisi’nin görevlilerisiniz. Bunu bilmenizi çok isterim. Ayrı gayrı gözetmeyin. Ne isek oyuz. Ve bizler Büyük Köklerimizi dünyaya çekerek Birlik Kaynağına indik. Bu kesinlikle böyledir.

2200 Yılı dünyanın Rabbi Sayfalanışı’nın tamamlanacağı yıl olarak düşünülmektedir ve bu yıldan itibaren, 20 yıllık bir sayfalanıştan sonra herkes kendi Öz Geçiş’ini yapabilecek. Bu, özel çalışmaların neticesinde olacak. Ve bizler, kendi bedenlerimizi dünyada bıraktıktan itibaren de dünya yoğunluğunda kalmaya devam edeceğiz. Çünkü bu çalışmaların bitirilmesi mümkün değildir. Ve o dönem geldiğinde kendi yüreğimizi alıp geçip gideceğiz. Ama bugün buradayız ve bu bedenle, bu yoğunlukla buradayız!...

Sevgililer, kendi yoğunluğumuzun üstü bir yoğunlukla buradayız. Bunu bilmenizi isterim. Herkes; burada bulunan herkes, RA-KA olarak dünyadadır. Kara Kaplı Kitap olarak dünyadadır. Ve Sanal Boyutlar’ın ışığından üstün Birlikler olarak geçtiniz. Sizleri tende bilmek bizler için mutluluktur. Sultanlar! Kara Kaplı Kitaplar! Sistem-Nizam-Düzen Elçisi olanlar! Hepiniz Birlik İlmiyle buradasınız.

PARTİKÜLER KOTLAMA yaptım şu anda. Bu kotlama, RA-KA’nın Kutsal Tohumlaması’nda; ışığın Kaynak’ta katiyet kazanmasını sağladı. Ve cinnilerin ve insanların ve cinlerin ve tüm sayfaların en yüce kotlamasıdır yapılan bu Mecliste. Kara Kaplı Kitaplar! Sizler, iyi ve kötüyü bilen sizler; bu Meclise üye olduğunuzu bilerek gelin. Hepimiz bir tek Meclisiz, bunu bilerek gelin. Bir tek ilim yok burada. Birliklerin İlimleri var. Ve her Birlik ayrı bir “İlim Ailesi”dir. Bunu bilerek gelin. Ve bizler, Cemaatim; Bütünün Kürsüsü olarak burada olmak mutluluktur bizlere. Her birimiz, bu Kürsüler’in kendi yoğunluğundaki Kürsüler’iyiz.

Kale insandır. Kaleyi kendinden kendine Kati Tohum olarak dünyaya indirmek onun işidir. Ve iş tamamdır. Allah der ki “işi bilen Allah’ın dilinde dillenir.” Ve işi bilen İsmili’den ötedir. Daimiyetin Tohumu’dur ve yoğunluğundadır. Hepinizi saygıyla ve sevgiyle kucakladık. Hepinize mutluluklar ve hakiki çalışmalar diliyoruz. İnsan; İnsan olsun, hak etsin. Hakiki çalışmalara ailesiyle gelsin. Aile, kendinden öte kendi olur ve ocağı mutlak Kuran olarak kayıt yapar.

Şems-i Tebrizi diyor ki “Ben hala sizdeyim.” Niye? Çünkü O biz, biz O’dur. Hala O biz, biz O’dur. Ve tüm sayfalar, hepsi buradalar. Hala bizle çalışırlar. Niye? Çünkü Kati Tohum buradadır. Bunu bilmeyen; HALK İLMİ’ni de bilmez, HAK İLMİ’ni de bilmez. Şer yaratmadan ışığı kotlayıp tohumlamak için, yeni bir dönem için burada bulunmak mutluluktur bizlere. Şimdilik bu…

Süper İnsanlık Realitesi Derneği
Nezire SELÇUK

 
  Bugün 43 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=