Birlik İlmi
  Şevki CAN- KRİSTAL İNSAN VE DNA LİSANI
 

KRİSTAL İNSAN ve DNA LİSANI

 

Sayın Başkan, değerli konuşmacılar, organizasyonu yapan Süper İnsan Realitesi Derneği üyeleri ve ilgileri, düşünce bahçeleri, bereketli zeminleri ve farkındalıklarına, özetle derecelerine göre sütunları süsleyen kendini tanıma bilme ve bilerek veya bilmeyerek insanlık realitesine hizmet etme sürecinde olan, Özde BİR her biri bir diğeri ile eşit sevgili kardeşlerim.

 

Sizlerle kendi gönül ve akıl penceremden yaradılış ile ilgili görüşlerimi bir tohum misali paylaşmaktayım. Bu bilgiler kısmen gönül ile ilgili, dişi ve sevgi dolu, kısmen de fizik alem ve eril bakış açısı iledir. Bu bilgileri ve yorumları kendi süzgecinizden geçirmeniz ve yüreğinizde yankılananlara kabul vermeniz doğaldır. Bir bildiğim var ise hiç bir şey bilmediğimdir. Bütün amacım bir farkındalık, kendi kendimize yorum yapma yeteneğimizin artması ve beyaz kanala, bilgilendirerek bilinç açılımına, hizmettir. Sürçü lisan olur ise af ola.

 

Vücudumuz, dünya bilgisi ile insanlık realitesinin deneyim ve tecrübelerini içeren DNA’lar, özetle, anne ve babadan toplanan malzemelerle, ruhun, enerjinin kendini tezahür ettireceği bir beden inşa etmesi ile: GAIA’da mevcut maddelerden, özetle taş, toprak ve sudan meydana gelmiştir.

 

Vücut, hiç durmadan kendini kopyalayan ve çoğaltan, sürekli doğan ve ölen, akan bir nehir gibi sürekli hücre yenilenmesi sağlayan, böbrek ve kirpik misali, birbiri ile uyumlu çalışan organları oluşturan hücreler grubundan meydana gelir.

 

Fizikte, birbirini kopyalayan yapılara kristal denir. Hepsi aynı frekansta haberleşirler ve aynı bilgiyi içerirler. Birlikte aynı şarkıyı dillendirirler. Bu bakış açısı ile vücut bir biyolojik, bio-kimyasal, biyonik kristaldir. Öyle bir kristal ki, düşünce ve bilinçlenme ile kendini farklı titreşimlere, uyumlayabilmektedir. Hatta GAIA’nın doğal titreşimi ile otomatik olarak da, eski bilgilerini bırakıp, yeni bir bilgi ve titreşim seviyesine girebilmektedir.

 

Organik yani değişebilen madde, insanda vücut: tüm fizik hareketlerini bu DNA lardaki kimyasal işlemlere bağlı olarak hücreler arası iletişimle ve otomatik yerine getirir. Bu uyumun bozulması sonucu diğer hücrelerle uyumsuz çalışan hücrelere, kanserli hücreler deriz. Kanserli hücre kendi kendine çoğalan, sadece kendi hücre grubu için çalışan ve sanki vücutta ikinci ve bağımsız bir organ, bir beden, kendini tezahür ettiren, bütünden ayrı olduğuna inanan bir alt, ego bilinç gibidir. Aslında bilinçlenme sürecinde, BİR’e varma yolunda olan bir ruhsal varlıktır.

 

Futbolcusu, antrenörü ve taraftarı ile Fenerbahçe nasıl ortaya çıkıyorsa, vücut veya organlar da aynı amaca hizmet eden alt bilinç gruplarından, hücrelerden oluşur.

 

Uyumlu çalışan hücreler, kendi aralarında ve diğer organlarla iletişimde genetik zincirlerindeki bilgilerden, lisandan, DNA’dan yararlanır. Organ bilinci, beden içi iletişiminde hücrelerdeki DNA’lardan ve onların merdiven gibi kimyasal yapısındaki bilgilerden yararlanır. Hücre kimyasal yöntemle mesajlaşır, diğer hücre ve organlarla konuşur. Beden dışı iletişimde ise konum ve sarmal tipine de bağlı olarak henüz çözümleyemediğimiz bir şekilde, anten benzeri sarmalı ile  boyutlar arası iletişim yolu ile, bütünle haberleşir.

 

DNA sayesinde, hücre bütün bedenin neye benzediğini bilir. Hücre ve DNA’lar da bütünü oluşturur. Parçada bütüne ait tüm bilginin olmasına HOLOGRAFİK Yapı ve HOLOGRAFİK Evren de deriz.

 

İnsan bedeni matruşkalar gibi iç içe enerji bedenlerden oluşur. Madde ve hücre bazında dünyaya bağlı olan kaba fizik vücut, DNA lisanında kimyasal yöntemle konuşurken, farkındalık veya dereceler dediğimiz diğer boyutlarında ise, ruhsal yanımız olan sevgi dili ile konuşur.

 

Yaradılış kendini kendi üzerinde deneyendir. Dünya evrenin değişik ruhsal deneyimlerinin bir erime potasından başka bir yer değildir.

 

Bireysel olduğunu sandığımız, evrensel ruhun tek amacı, deneyimlediği bilgiyi dünya şuuruna DNA lisanı ile aktarmaktır. Başlangıçta beşer insan zihni ile otonom, robotik yaşar, bilinci sınırlı, emaneti almamış, gönülleri mühürlü ve kapalı bilinçtedir. Daha sonra ise insanımsılıktan kurtuluş çalışmaları: gönül ve sevgi ile yapılır.  Bu süreçte dünya dışı bilgiler, lisanlar da, dünya malzemesi ile harmanlanır. İnsan kendinden kendine yürümektedir. İnsanlık realitesi dünya dışı bilgi ile dünya krallığının bir ve bütün olmasına doğru yürümektedir.

 

DNA dünyanın kütlesi, güneşe uzaklığı ve dönüşü ile kendiliğinden doğal bir harmonik rezonans ile oluşmuş bir dünya dilidir.

 

Dünyada daha farklı bir DNA veya lisan oluşamazdı.  Dünya veya börtü böceği ile beraber GAIA, top yekün yaşayan bir varlıktır. Varlığın tamamı DNA lisanı ile dönmekte ve birbirine seslenmektedir. İnsanoğlu, dünyada DNA lisanı üzerine kurulmuş yaşam formunun bir örneğidir. Emanet, bilerek yapma, akıl, aklı hikmet, farkındalık insana bahsedilen bir bilinçlenme, farkındalık kapasitesi veya olgusudur. İnsan DNA lisanını programlayabilecek, değiştirebilecek bir yapıdadır.

 

DNA yapısı, lisanı, bilgiyi ifade, saklama ve iletişim yapısı: dünya, gezegenler, güneşimiz, Samanyolu ve merkezi güneşin etkisi altında oluşur. Demek ki bu dengeler değiştiğinde harmonik rezonansa bağlı olarak DNA, bilginin lisanı da değişir.

 

DNA değiştiğinde de dünya ve insanın fizik bedeni değişir. Buna bilinçlenme veya boyut atlama diyoruz.

 

Dünya top yekün boyut atlıyor denilen bundan başka bir şey değildir. Yeni bir denge oluşmaktadır ki, bu yapıda eskiye bağlı kalanlara, sabit kalanlara veya yeni lisanı öğrenemeyen veya yaratamayanlara yer yoktur. Onlar kendi cennetlerinde yaşarken, sevginin hakim olduğu 4. ve ötesi boyutlar, lisan, dünyada hakim olacaktır. Isa’nin yeniden dünyaya gelişi de bunun sembolik anlatımıdır.

 

Kristal, birbirini tekrar eden, atomik, moleküler ve iyonların oluşturduğu bir yapıdır. Kristal, madde dünyasında bir rezonans, titreşim veya doğal bir sabit salınım ile anımsanır. Bu benzetme ile insan DNA’sının, lisanının, kendini tekrar eden hücre bilgisine bakılarak, insanın yapısının da kristal benzeri olduğu söylenebilir. Her hücre aynı lisanı, DNA dilini konuşmaktadır.

 

İnsan bedeninde, kırmızıdan mora yayılan 7 ana çarka vardır. Bunlar bu frekanslardaki enerjileri sünger benzeri beşerin kapasitesi doğrultusunda vücuttan akıtırlar. Her çarka vücuttaki farklı organların kendi kendini bütünleme, dengeleme ve uyumlu çalışması için enerji sağlar.

 

İnsanların uyumlu ve dengeli yaşaması, yani duygu ve düşüncelerinin akışta, her şeye ve herkese açık olması amaçlanır. Buna dengelenmiş sürekli akıtan çakra diyoruz. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur misali evrensel enerji ile, tüm yaratılan ile iletişim de, bu çakralardan akan yaşam enerjisi ile sağlanır.

 

İnsan düşünceleri ve zihin sakinliği ile bunu sağlayabileceği gibi, destek alınarak şifacılar kanalı ile de geçici veya doğal taşlar kullanılarak da akord veya frekans ayarı yapılabilir.

 

Her çarka ayrı bir frekansta, farklı kristal, taş, renk veya düşünce yapısı ile akord edilir.  Dikkat ederseniz hepsi bir düşünce, yaşama bakış ve ön yargılarına ifade şeklidir. Kuran dili ile, İNSAN NE YAPARSA KENDİ KENDİNEDİR, FARKINA VARIP ANLARSA.

 

1. Çakra. Rengi kırmızıdır. Taşları lal, siyah obsidiyen, dumanlı kuvars kristalidir. İfade tarzı: Pozitif duyguların sıcak ifadesi, negatif duygularınsa kızgınlık ifadesini dile getirir. Anne ve baba ve doğum ilişkilerine bağlı zihin tutsaklığı ile yavaş veya hızlı döner.

 

2. Çakra. Rengi turuncudur. Taşları kaplan gözü, akiktir.  İfade tarzı: Enerji potansiyelini arttırır. Pozitif anlamda güven negatif olarak ise sıkılganlık ifadesini dile getirir. Yakın aile bağlarındaki uyuma ve dengeye bağlı olarak yavaş veya hızlı döner.

 

3.Çakra. Rengi sarıdır. Taşları sitrin, turkuvaz, malakittir.  İfade tarzı: Uyarıcıdır. Pozitif anlamda güç ve başarı, negatif anlamda soğuk uyguların ifadesini dile getirir. İçinde bulunulan toplumla uyum ve barışık olmaya bağlı olarak yavaş veya hızlı döner.

 

4.Çakra Rengi yeşildir. Taşları malakit, yeşim, yıldız taşının yeşili, pembe kuvars kristali, turmalindir.  İfade tarzı: Fiziksel fonksiyonlarla bağlantılıdır. Pozitif anlamda dengeli, negatif anlamda ise içe dönüklüğün ifadesini dile getirir. Yaratılan herşeye olan sevgiye yöneliktir.

 

5.Çakra Rengi mavidir. Taşları lapis, azurit, sodalit, kuvars kristalidir. İfade tarzı: İfade şeklinizde etkileşim sergiler. Pozitif anlamda yaratıcılığın ifadesidir, negatif anlamda ise etkiler altında kalmanızın ifadesini dile getirir. Kendinizi ifade etmenizi ve çevrenize aktarmanıza yöneliktir.

 

6.Çakra : Rengi İndigo Jean-Kot mavidir. Taşları florit mor, mavi, beyaz, parlak sarı renklerde; lapis, sodalit, sugulit, ametist, kuvars kristalidir. İfade tarzı: Beyne hitap eder, pozitif anlamda öz güveni, negatif anlamda toplumsal bilincin ifadesini dile getirir. Çevrenizi hissetmenize yöneliktir. Indigo, açık bilinç çocuklarının aura rengidir.

 

7.Çakra:Rengi mordur. Taşları ametist, kuvars kristali; florit, mor, mavi, parlak sarı, beyaz renklerde; ve lapistir.  İfade tarzı: Hayat fonksiyonlarına yöneliktir. Pozitif anlamda sevgiyi, negatif anlamda insanlar üzerinde hakimiyet ifadesini dile getirir. Bilgelik ve ruhsal rehberlik, öğretmenlik ile ilgilidir.

 

Evrensel insan, duygu ve düşüncelerine hakim, zihinden değil gönülden, dudaktan değil kalpten çevresine bakandır. Evrensel insan 99 Esma Ül-Hüsnayı dünyada dengeli kullanabilendir. Düşünce bahçesine hakim olan, sessizliğin seslenişinde, bedenini bir anten gibi kullanarak, bedenini biyonik kristal olarak değiştirebilen, yani farklı akortlarda, titreşimlerde kullanan ve sevgi yolu olandır.

 

Saf su, sıfır derecede donar ve 100 derecede kaynar buhar olur. Hiç suya 105 derecede niye buharsın der miyiz. O zaman kişileri ve olayları da derinlerindeki hakikati anlamaya çalışarak yaklaşalım.

 

Duygu ve düşüncelerinize hakim olun, olayların içinde oyuncu, seyirci, oyun yazarı ve oyun olun.

 

Okuyun, tartışın, sorun, derin düşünün, zihninizin koşullamalarından sıyrılın ve farkındalığınızı, bilincinizi genişletin: titreşiminizi Kırmızı, Turuncu, Sarı, Yeşil, Mavi, İndigo ve Mor benzeri yükseltin.

 

Biyonik Kristalinizi, bedeninizi, evrensel akışa açık hale getirin. DNA’nızı yani Kristal bedeninizi bilinçli programlayın.

 

Yolunuz sevgi ve ışıkla dolu olsun.

 

Şevki Can

 

Kasım/2011

 
  Bugün 47 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=