Birlik İlmi
  Av. Nezire SELÇUK- Öz akış, 2. bölüm "İLİM"
 

17.09.2011

BİRLİK SEMPOZYUMU (2)

NEZİRE SELÇUK’UN ÖZ AKIŞI – 2. Bölüm “İLİM”

 

 

Hakikiyetin Tohumları’nı mutlaka yakışır şekilde yaşatmalıyız. Sıkıntı şuydu; Birlik haline gelememek. BSUİ’nin Kutsal Işığı’nda Birlik olmak zordur. Toprağın Işığı’nda kendi yüreğimizi dillemek sorumluluktur. Bütün’e hizmet hasatın diriliğiyle olur ve bugün bütün olarak birleştik.

 

Çağırın görevliler buradalar. Hah! Hala sizler kendinizi görevli saymamakta mısınız? Hah! Hasatınızı yaptınız ya! Şeytan şekline girip de “BİR’e hizmetçiyim.” diyenlere de sorun bakalım;  Kat-ı Kayıt’ta Ak Tohum olabilmişler mi? Kaftanlarını giymişler mi? İsa, Musa, Mustafa, NA-HAR’ın Turanı’nda kendilerini kontrol ederek BİR’e hizmet ederlerken Siber Boyutlar’ın yoğunluğu buradalar mı?

 

Canlılar, Birleşik Aile buradadır ve bu Meclis Birliğin Tohumu’dur. Buyurun alın bilgiyi; Tanrı der ki “Oğullayın, tohumlayın, yarınları hasatınızda kayıtlayın ve akın.” Atlanta Ana Kotlaması bu şekildedir.

 

Ekmek ağır yüktür. Ekip haline gelin yapın ekmeği. Hah! Yenir mi? bilmem. Vakti gelir yeriz.

 

Canlılar, torba torba ışık yaktık birlikte. Biz Amonlar, biz Hatonlar, biz Tanrılar ve biz Rahmet’in Kuranları olanlar. Akıp geldik yüreklere… Ekip olmak sorumluluktur. Öksüz kim varsa bizimdir. Yeryüzü ve arş bizimdir. Hasat bizdedir. Ekip Birleşik Işık’tır, Bütün’e hizmetçidir ve biz ekmek yapanlarız. Alın yiyin, afiyetler olsun!…

 

Korku şudur; olmuşlar mı? Oh! Oh! Oh! Allah der ki “OL!” Ya Can, Allah, Teknolojik Kotlama yaptığında kendi yüreklerini dilleyenlerin Rahmet’in Tohumu olmaları sorumluluklarında değil midir? Hala sınırları kaldırıp kaldırmadığımızı bilmek isterler, eşik ışıkla dillenir ve biz işi başardık bunu bilin.

 

Korku şudur; Allah toprağa iner mi? İndirir mi yüreğini? Hah! İş budur. Asal dünya, şer yaratır, şevksizdir, eşiksizdir. Şer olgunlukta yoktur. Şarkı okurlar, otururlar tohum olurlar, yarınları kontrol ederler, akıp giderler amma nefesleri yoktur. Nefes, Nefes, Nefes!... Bizler Nefesi sayfalayanlarız. Bizler yolu açanlarız. Bizler, Nefsin Işığı’ndan öte birleşenleriz. Hala Doğanın Tohumları’nı yaşatacak gür sesleri olmayanların bizden BİZ olma imkanları yoktur. Ne fakirlik, ne zenginlik atide hiçbir anlam ifade etmez bunu bilin. Kal ya da git en son seninle olurum bunu bil. Şikayetim yoktur.

 

Dönüp durur dünya, hadi gelin de olun. Neslim buradadır, sizlerin nesilleriniz buradadır. “Büyük Kübra” dedi Ruhsal Meclis üyemiz. Kendini Et İlmi’yle diller, İsa’dır, Muhamma Tohumu’dur, yaşar, bizsiz değildir. İnsan en ince, en özentili ayrıntıya kadar dillendiği zaman, BİR’in hakkını verir. Şimdilik sorumluluk Bütün’ündür. Amin.

 

De ki “Altın Teknikle tohumlandık. Bitki, hayvan ve tüm insanlık.” “Yaşayan hiçbir zaman kendinin dışını dillemez. Kendidir dillediği” denir. Vallahi billahi biz Bütün’ü dilleriz bu kesindir. Ekip olmak zormuş, “sorumluluk ister” denir. ve deriz ki “Sorumluluk Birliğindir.”

 

Kan akar yürekten Canlılar, akıp gider, bizsiz olduğunuz zaman. Bin dil kotlandığı zaman biçareler, bir tek iş isterler, kaftan, kaftan, kaftan!... Kaftan, Göç Kotlaması için görevdir. Ne isek oyuz. Göç Kotlamasıdır yapmak istediğimiz. Hani nerden nereye gidecekseniz? Neden göçmek gerekir bilir misiniz?

 

2220 yılı, bütün köklerin tohumlandığı yıl. Ve o yıl biz buradayız. 2220, bunu ses kaplarımızda sizlere dilledik defalarca. Bu Rahman’ın Tohumu, Allah’ın Kuranı’dır ve bizler insan soyu için çalışanlarız. Burada dünya işini yapmaktayız. Nefes İlmiyle çalışırız. Kaftan giymeyiz çünkü giyer isek ekibiniz kontrolden çıkar.

 

Biz ekiplerin kontrolden çıkmaması için özenli davranırız. Bulun alın bilgiyi, okuyun, oturun dilleyin, eser meydana getirmenizi istemekteyiz. Ekmek, Allah’ın Kutsal Işığı’yla yoğruldu. Okul kurdunuz, biliyorum. Okun ucu sizindir hadi kürsülerinizi tohumlayın. Biz, emin olun ki sizleyiz.

 

Rabb’in Tohumu, Kuran okudu dinledik. Oğul verdi, dere oldu, hak etti, hasat oldu yaşattık. Şimdi sizlerle bu çalışma Nefes İlmiyle devam edecek bunu bilmenizi bekledik. Nefes İlmi, Akıl Tekniğiyle kotlayıcıdır. Herkes Nefesli değil, nefessiz olsa da Nefesi tohumlayacak görevi vardır.

 

Mahrek, dünyadır. Yürek Aklın Tohumu’dur. Biz, Cevheri Cennet olan görevi sayfa sayfa tohumladık, Ekip olduk. Şimdi zarar önlenmiştir, emin olun ki zarar önlenmiştir. De ki “Aklın yolu tektir.” Ya Ha! Akıl yoksa Teklik de yoktur. De ki “Yarınları hak ettik.” Ya-Ha! KA-HA olmadan Zamana Kuran olur mu yürek?

 

Canlar, BSUİ, Aklın Toprağı’dır. “Geri dönün” dediler, “Geçin yüreklere” dediler. Ağır taşıyıcıyım, biliyorum amma Kardeşlerim, dönmüş olan her kim varsa ışığa döner. Bütün amacımız, tohumdur. Tohumu yaşatmak… Ve 7. Tohum, dünyadır. Bunu bilin. Ve bu tohum yaşadığı zaman tüm yarınlar kontrol altında tutulabilir. 7. Tohum, Ana Kaftan’dır.

 

Resim yaparsınız dersiniz ki “İşte benim kendi yüceliğimde hak ettim budur.” Vallahi, billahi ondan ötedir. Ama bilirseniz, hak ettiğinizce dillersiniz.

 

Değerliler, resim ağır yüktür. Benim resmim, Bütün’ün Resmi’dir. Bunu size tekrar tekrar izah ettim. Ve bu resim, İmparatorluğun Tohumları’nı kontrol etmek üzere, Yaşam Sayfaları’na kontrollü bir şekilde Hasat Tekniği ile dillettirilmiştir. Becerin de olun. Okul “OL!” der. Okul “OL!” der. Okul “OL!” der. Ve olduğunuz için buradasınız.

 

Değerliler, dünya insanı nefsin ışığındadır. Herkes bunu anlamalıdır. Nefis, Aklın Tekniğiyle kotlayıcılık yapar. Zeka yeterse biliniz. İç dış bir olmadıkça Birlik İlmi ile dillenemezsiniz. Hala birleşmek imkanı var mı? Mutlaka… Hala hak ettiğinizi hasatınızda dilleyebilecek dürüme ulaşabilecek misiniz? Mutlaka… Hak ettiğiniz, kendi yüreğinizdeki mi yoksa Bütün’ün yüceliğindeki mi? bunu da mutlaka dinleyin. Ses Kapları’nda bütün her şey var. Okuyun, dinleyin.

 

Değerliler, bugün size yeni bir bilgi verdim. İNSAN… Yeni Dönem, insan sayfalarının okutulacağı dönem olacak. Bugüne kadar “Hira” dahil olmak üzere her sayfada sadece Beşer konuşuldu. Ve artık insanın konuşulacağı günlere ulaştık. Ve insanı konuşabilmemiz için insanlık Tohumu olmamız gerekir. Her insan Allah’ın dediğini diyemez. Ama insan Ekmek yapabildiği zaman herkese o ekmeği kendi dili olarak dinletebilir.

 

Canlılar, aşırıya kaçmak istemem, sadece bildirmek istiyorum ki bütün çalışmalarımız, Rahmetin Kuranı ve Tahditsiz Kotlaması ile olmaktadır. Bundan sonraki çalışmalar da tahditsiz Kotlamalar şeklinde devam edecektir. İkna olunuz ki kotlanan, kendi yoğunluğuyla dillenir. Bizim amacımız budur. Herkesin kendi yoğunluyla dillenmesini sağlamak… Herkes kendisi olmalıdır. Başkası olmasını istemeyiz. Herkes kendini hak etmelidir. Bir diğerini hak etmesini istemeyiz. Herkes ağır yük taşır, yükün hafifletilmesi ile birleşebilmekledir. Ve herkesin kendi yüceliğiyle dillenmesini ve birleşmesini ummaktayız.

 

Beden almak sorumluluktur. Doğum, ölüm bizsizdir. Biz bedeni aldık geldik. Bu beden, Tanrılık potansiyelini ihtiva eder. Her biriniz Tanrı Rahminde kendi yüreklerinizi dillemek üzere buradasınız. Sır Allah’ın dediğidir. Bizse hasatın dediğini deriz. Hasat, yeşilin maviye geçişinden de ötedir. Ve bugün yeşil, maviye dönüştü. Bu kesindir.

 

Kalk ya da otur ama dinle. Sistem, Düzen ve Nizam, Nefes İlminin Öz Kürsüleri’nde sevgiyle görev yapanların yaşama kayıtlarıdır. Hala insanlık için vakit varken; hulus hakikiyetine ışık yakılmış iken; Ak Tohum yaşatmış iken yücelikleri, bilin ki Ana Kaftan giyilir, “AL!, OL!” denir. Vallahi denir ve Billahi denir. Nesiller bunu dediler. Şikayetim var mı? Yoktur…

 

Çok mu konuşuyorum? Hasat bu işte, konuştukça hasat oluyor. Canlarım, eser meydana getirmek, birleşmektir, dilleşmektir, ekip olmaktır, hasatı böyle yaparız bizler. Çıkış; Allah’adır, çakış; akıştandır, eşik; yaşamdandır. Sindirilen bilgim, Aklın Diriliğinde dillenmedikçe Yücelik, kendini hak edip de diriltemez. Benim için sorumluluktur bu.

 

Sultan, Sultandır amma Sanal Boyutlar’da Sultan, Yaşam Daimiyetini kayıtlayandır. Eh! İşte bu!... Vallahi bu! Billahi bu! Cehil olmadığınızı bilmekteyim. “Kar kapladı yolu” derler, yol; akıldır. “Aşk yaşar” denir, “diriliklerde.” Dirilik; akıştır ve sorumluluk hasattandır.

 

Cemaatimizi sizlere tanıtmak isterim; bütün bu Meclis, Cemaatimizdir. Bunu bilmenizi istedim. Ve bu Cemaat, resim yapar, yaptığı resim, Aklın Resmidir ve her resmettiği kendidir. Ve kendini resmeden BİR’i resmeder. Emin olun ki bilgi, aklın yolu olmadıkça bilinmesiyle bilinmemesi farksızdır.

 

Çok zor biliyorum anlamak. Allah dedi ki “Okutun! O sorumluluk, Nefes İlmi’ni dilleyenindir.” dedi. “OL!” dedi, Ana Kapıları açtık! Şekil, aklın şeklidir.

 

Cennet, İmparatorluğun Tohumlarını yaşatmak istediği zaman iki yüz bin İlim Sayfası’nı dünyaya indirdi. İki yüz bin!… Bu İlim Sayfaları’nın her biri Rahman’a Kuran oldu. Okuttuk! Özü sözü ayrı olanları çıkarttık. Sonra tekrar kotladık ve tekrar topladık. Ve yine topladık ve yine topladık. Ve herkesi tohumladık. Teknolojik Kotlama yaptık. Olan budur.

 

Canlılar, Ete girmek sorumluluktur. Bunu da sizlere bildirmek isterim. Kıl ince de incenin incesinde biz ağır yük taşırız. Kıl ince de incenin incesinde Birlik Toprağı’nda ışık yaktık. Kaftan giydirdiler, ilim istedik. OH! İşte bu…

 

Sistem, Nizam, Düzen… Bütün’e hizmet için cemaatlerini tohumlamaya indiler. Haa! Bakınız, der ki “OL!” yahu OL’an, diyen değil midir? O kendinde her sesi diller… Bilin ki kendinde Bütün’ü seslendirir. Eğer ben dönüp durursam, durgun tohumlar yaşar. Şikayetim var mı? Yok.

 

Apollon dünyaya indiği zaman sormuş; “Yarında ne olacak?” diye. Apollon, sordu; sual etti ama kendi yüceliğinde kendi yeşillenmedi ve dedi ki “Ben hak edeyim de yeşillenip Hakikiyet’te hasatımı yapıp maviye ulaşayım.” Allah, İsa’da; Ummandı, Muhammet’te; Tohumdu, bizde ise Yaşamdır. Ve biz yaşamak için ÇAĞRI yaptık.

 

Kalbimiz temizdir, yeter mi? Ya-Ha! Yetmez… Yarında hasatımızı yaptık, oldu mu? Olmuş olabilir amma bugünü kotlamalıyız. Olgun hasat, teknikle yapılır. Teknik Tohumlar’la yapılır. Burada bulunan herkes Teknik Tohum olarak buradadır.

 

Altona Kotlaması başlatıldı. Bu kotlama, ilmin sonsuzluğunda yapılmaktadır. İzin verin de izah edeyim; Kör, sağır olan Dünya, bugün artık gören ve dinleyen bir yaşam kaydı haline dönüşüyor. Dünya, söz, ses istedi. Biz söz, ses olduk, ses verdik. Dünya iş istedi, biz iş verdik. Bugün Dünya, meziyetimizi soruyor, biz aklın yolundakileriz. Bunu bilin. Sıkıntı yok, bunu da bilin. Her şey net ve açık olarak dinletiliyor.

 

“Kimse kimseden güçlü değil.” dediler. Dereler akar, Ya-Ha! dünyada… Dereler, aklın dereleridir. Ya da dereler,   Diri Kotlar’la zerk yapar. Yine zerk, ağır yükü hafifletmek içindir. Ama her biri farklıdır, kimi zerktir, kimi akıştır. Biz zerki, zor olanı yapmaktayız. Zürriyetinize dahi zerk yapmaktayız bilgiyi. Bunu nasıl başardığımızı sorarsanız; tartıyla, her şeyi tarttık, tarttık, tarttık ve tahditledik, herkesi dilledik ve şimdi ekip haline geldik.

 

Çoban olmak sorumluluktur amma Kuran olmak daha büyük sorumluluktur. Bugün Kuranlar tohumlandı burada. Öksüz, yetim kalmadı. Sizler, her biriniz tohum olan, kontrollü olan ve yaşam olan, “Kelam Tohumları”sınız. Bunu biliyorduk. Canlılar, emin olun ki bilmediğimiz hiçbir şey yok. Hepinizi, tende, dilde, akılda biliriz ve bizim adımız Rahman’dır.

 

Köpük köpük olana de ki “Sus! Konuşma! Konuşursan Yıldızların Işığı seni yıkar. Sultanlar, dünya işi budur işte. Emin olun ki biz, emin çalışmalar yapanlarız. Süt döktük yüceliklerden, tüm yüreklere, süt Allah’ın Sütü’dür. Bütün’e hizmet ettik. Etkimiz geniştir. Eşik, aşkın ışığıyla kayıtlıdır ve eşiği aştık geçtik.

 

Canlılar, en son size şunu da söylemek isterim ki Maya tuttu… Bu önemliydi. Omuz başlarındaki meleklerden söz etti Peker Baba. Omuzlar, başkalarının omuzu değil bu omuzlarda melek yoktur. Bu omuzlar, Aklın Tohumları’nı yaşatanların kutsal, tahditsiz eşikleridir. Akıl, Tanrı’nın Kutsal Kot’udur. Ve bizler, aklın yolunda olanlar, meleklere ihtiyaç duymayız amma yeşilin işi, meleklik iştir. Ve melek, yeşilden maviye geçtiğiniz zaman artık sizde değildir. Artık siz, Öz Görevli’siniz, artık siz işsiniz. Melekler sizden uçup kaçarlar çünkü onlar, Rabbin Kaynakları’nda görev taşırlar. Sizse Rabb’lar Kotu değil Rahman Tohumları’sınız artık. Bu da kesindir.

 

Ve cevap aradığınız sorular var bu sorulara yanıt vermek isterim de şu anda sıkıntı başladı, “artık kesilsin” diyorlar… Hah! Haklılar… Gizli saklı yok bizde… Evet arkadaşlar, aradan sonra devam edeceğiz. Yine buradayız, bütün konuşmacılara sorularınız olacak, sorulara yanıt vereceğiz.

 

Hepinizi kucaklıyorum…

 

 

Süper İnsanlık Realitesi Derneği Başkanı

Av. Nezire SELÇUK

 
  Bugün 8 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=