Birlik İlmi
  Nezire SELÇUK - SONSUZ SAYFALANIŞ VE TOHUM OLUŞ
 
İNSAN SEMPOZYUMU (2)
21.01.2012

1. Oturum Başlarken Yapılan Açıklamalar:

Arkadaşlar merhaba, hoş geldiniz…

2. İnsan Sempozyumu’nda sizlerle olmaktan mutluluk duyuyorum.

Bugün burada bulunan herkese sayfalar dolusu ışık vereceğiz ve bu ışıklar Bütün’ün Kürsüleri’nde tohum ekecek. Çakıl taşları yok bugün burada, bugün burada “amin” diyen hasat yapan Teknolojik Kotlarımız var.

Bugün burada bulunan sizler, BİR’e hizmetçisiniz. İmparatorluk Kotları olarak dünyaya tohum olan sizlere yeni kotlamada savaş bitmiştir diyoruz. Bizler birleşiğiz bunu kesin olarak hatırlayın.

Bugün burada bulunan herkes Hak Toplum olarak buradadır. Bitmiş hiçbir şey yoktur. Herkes, herkesle birleşiktir. Bütün kötülükler aşıldı. Ve bizler, Kati Tohumlar’ı ektik.

Türlerin en yüceleri bugün buradalar. Bilgeler Meclisi bugün buradadır. Has Teknolojik Kotlar bugün buradadır. Mahrek burasıdır. Kat-ı Kayıt olan Tohum buradadır… Sizlere ve sizlerin yüceliklerinize merhaba diyoruz. Hepinizi saygıyla, sevgiyle kucaklıyoruz…

Değerliler, yücelikler sizi kucakladılar, bende kucakladım, birlikte kucaklıyoruz…

Burası bir çekirdek kadrodur. Burada hepimiz ayrı masalar olarak tek bir alanda toplandık. Birleşmek, bir çatı altında olmaktır ama bir Derneğin, bir Bütünlüğün çatısı altında olmak değildir. Bu şekilde olursa bunun adı birleşmek değil, Aslı arkadaşımızın dediği gibi sadece bir diğerinin hakimiyeti altına girmektir ki biz bunu asla istemiyoruz çünkü her Bütünlük ayrı bir değerdir. Bunun bilincindeyiz ve her Bütünlüğe bu nedenle saygılıyız.

Burası Arkon İnsan’ın kotlandığı, yaşam sayfalarının tohumlandığı bir Meclistir. Hepinizin kendinizi ve kendi yoğunluğunuzu dilleyebileceğiniz bir “Kaynak Tabii Kayıt”tır burada yapılacak olan. Her bir yoğunluğun, kontrolü kendine aittir. Biz hiçbir yoğunluğu kontrol etmek niyetinde değiliz.

Buradaki çalışma, bir karnaval çalışması da değildir ki dünya üzerinde birçok çalışma yapılır bunların çokları, “karnaval çalışmaları” olarak ifade edilir. Has Tohumlar’la yapılmayan bu çalışmalar, Birlik Tekniği’nde kontrol kurucu olamayacağı gibi Kat-ı Kaynak’ta bu çalışmalarla tohum ekme imkanı da yoktur. Bunun içindir ki sizleri özenle seçtik ve buraya ekim için çağırdık. Bu bir ekim çalışmasıdır.

Her nesil kendi toplumlarıyla, kendi yoğunluklarıyla dillenir. Biz Birlikler’le dilleniriz, kesindir.

Şimdi Değerliler, Bütün’e hizmet birlikte olur. Hepimizin birlikte yapacağı bu çalışma, Kat-ı Kaynak’ta yapılacak. Rabbi Sayfalar’ın en güçlüsü olan “Birlik Aile” buradadır. Burada bir tek insan yoktur, hepimiz birlikte tek bir insanız biz. Bu da kesindir.

Seminer çalışmaları yapılır, bilirsiniz. Bu seminer çalışmaları Rahman’a Kuran olmak için yapılır. Kat-ı Kaynak olmak için yapılmaz. Torba torba ışıklar kayıtlanır. Her biri kendi yüreklerini dillemek içindir. Birlik içindir bizse Bütünlük içiniz.

İnsanlık adına yaptığımız, Öz Görev Çalışmamızdır bu çalışma. Bütün köklerin buraya ekilmesi değil amacımız. Ama bütün köklerin birlikte olmasıdır. Ayda bir kez yapılacak olan bu çalışmalar, Büyük Kükreyen Kütle’nin tohumlanmasını sağlayacak çalışmadır.

Her bir Bütünlüğün, Öz Görev için burada bulunmasıdır isteğimiz ve ekmek içindir yapılan çalışma, çörek için değildir. Bilinir ki çörek kişisel nimettir; ekmekse Bütün içindir.

Her biriniz Kati Tohumsunuz. Bünyeleriniz çok iyi. Kevser’i ışıkla dilleyecek dürümde bu gün buradasınız. Kendinizi net bilin, insansınız ki İnsanlık Mertebesi, En Yüce Hakikiyet’in, Kati Kaynağı’dır.

Benim adım; hepinizin adı, RA’dır burada. Kimse “RA’yım” demez. Birlikte RA’yız. RA, Allah’ın Toprağı’dır. İnsanlık adına hepimiz, hepiniz birlikte bu çalışmayı yapabilmek için bugün buradayız. Az ve öz olarak çalıştırıcıyız biz. Herkesi buraya ekmeye niyetimiz yok. Işıkları tohumlayacak kotları aldık sadece.

Bildiririz ki kampa giriyoruz. Bu kamp, IŞIK KAMPI’dır. Bizlerle olan herkese sevgiyle, saygıyla teşekkürlerimizi yeniden bildiriyoruz…

Dağlar, hepinize başarılar diliyorum, saygılarla…


2. Oturum Başlarken Yapılan Açıklamalar:

Evet Arkadaşlar, söylenecek çok şey var ve bugün bizler buradayız. Demiştik ki “Has olanlarla yapılacak bu toplantı.” ve Has olanlarla buradayız. Dediler ki “Dünya tohum ekti.” Okuduk, “toprak tohumlandı”, kotladık. “Yaşam sayfalandı”, yarattık, yaşattık, tertiplendi insan, kotladık.

Canlılar, bugün Turan Kotları buradadır. Mustafa Kemal der ki “İnsan efe olsun da ekmek yapsın.” Efe olan insan, nefsini aşan insan değil aklını tohumlayan insan da değil Rabbi Sayfaları kayıtlayan insandır ki o insan buradadır.

Diri olmak kontrollü olmak değildir. Hak olmaktır. Muktediriyetle dirilmek, tertiplenmek, yasaları koymak ve yaşatmaktır. De ki “Allah toplum için çalıştı.” Atlanta Ana Kaftanı giyildi. Yasalar tohum ekti ve bizler İsmaili Kaplar’ın hepsini yaşattık.

“İmparatorluk Kuranı burada bugün çok güçlü değil amma bundan sonraki çalışmada daha güçlü olacağına eminim. Bugün buraya gelen Tabii Kaplarımızın hiçbirisi kendi yoğunluğunun örtüsünü açmadı. Kesin olarak bu böyledir.Mektep kurduk biz burada ve bu mektep akıl taşır. Tohumları kotlar ve yoğunlukları kayıtlar. İnsan Nur’dur ve bu Ruhsal Meclis’in kotlanması değildir amaç Sanal Boyutlar’ın değer kayıtlarının kotlanmasıdır. Canlılar, Recm denilen bir ceza var hani bilirsiniz. İşte bugün burada Recmdi yapılan. Neden? Teknolojik Kotlama değildi yaptığınız…”

Dağlarım, Sevgililer, Değerliler, Bilgeler, itirazınız yok mu buna!!!??? Bugün burada Rabbi Kotlar tohumlandı. Işıklar kotlandı ve yoğunlaştı. Cennet-i Ala da kontrol kurduk biz bugün burada. Her şey mükemmeldi. Sistem, Nizam, Düzen gücü buradaydı.

Değerliler, işte yapmanızı istediğimiz şey budur. Size her şeyi söyleriz. İtiraz edin. Deyin ki “Bugün burada muktedir bir resim yapıldı.” “Bu resim aklın resmidir.” deyin. Her şeyi söyleriz biz size. Her şeyi söyleriz de siz, nesillerinizle burada olduğunuzda bize ne diyeceksiniz? Kimsiniz siz!?

Dinleyiniz, herkesten istirham ediyoruz. Lütfen kendinizi dilleyin. Deyin ki “Ben buyum.” bu önemlidir. Ben her şeyi söylerim sizler için. Size derim ki “Yasaları koydum. Oldum. Ok İlmiyle kotladım herkesi. Oku herkese fırlattım. Ve herkes kendini hak etti.” Ama siz ne diyeceksiniz? Önemli olan budur.

Dağlar, dünya Ruhsal Mahrek’tir. Ve bugün burada olan hepiniz ışıklar halinde buradasınız. Sonsuz sınırsız ışımadır burada yaptığımız. Kaftan giydik burada hepimiz ki kaftan, akıl taşıyan tohumların kotlanmasını sağlayan bir kaynaktır.

Diri olmanızı bekliyoruz. “OL!” deyin olsun. “OL!” deyin olsun. “OL!” deyin. “OL!” deyin ki olsun. Nefsin aşılması değil amaç. Has Tohumlar’ın kontrollü olarak yaşama kaynak olmalarıdır.

Sistem, Nizam, Düzen görev taşıdı. Biz de görev taşıdık. Burada bulunan herkes görev taşıdı. Mutlu, kutsal ve has olan ışıklar, görevlidirler. Kibre kapılmayın, hepiniz ışıksınız. Nesiller boyu Dünya, Toprak İlmi’ni, Hak Teknik’le dilledi ve dedi ki “OL!” şu anda Dünya, Rabbi Kaynaklar’a ulaştı. Bu ne demektir, size açıklayayım:

Rabbi Kaynak, Kati Tohum’dur. El Kotları’yla kontrol edilir ki atide EL’in ne olduğunu hepiniz net bileceksiniz. Bilirsiniz geçiştir EL; tohumdur ve okuldur ve EL, ALLAH’IN ELİ’dir. Ve sizler, ALLAH’IN ELLERİ’siniz. Bunu anlamanızı bekliyoruz…

ARKON, Muktedir İnsan. Arkon, Has Tohum. Arkon, Yasa. Ve Arkon, Yaratan ve Arkon sizsiniz, hepinizsiniz… Ve Arkon, Rabbi Kot’tur. 32. dürüme varanların, Birlik Tekniği’yle, kendi yoğunluğunu kotlamaları gerekirken kafi dürümde… hikaye dinletmek istemiyoruz yüreklere. Canlılar, Arkon, Rahman’a Kuran olan değil Rabbi Tohum olandır.

Erkek, kadın bir tek ışıktır. Siber Boyutlar’ın dürümlerinde tohum ekmek isteyenlerin çokları bugün buradalar. Mircan’ın diriliğinde hepiniz, Birleşik Işıklar olarak burada kotlayıcısınız. Şevkle çalıştık bugün burada Mahir Tohum ektik.

Kara Kaplı Kitaplarsınız hepiniz de ve bugün bu kitapları hepimiz okumalıyız. “Kara Kaplı Kitap olmak ne demek?” diye soruldu. İzah edeyim;

Biçip dikeriz yüreğimizi ve bu yürek ışır. Biçtiğiniz insan, diktiğiniz insan olur ve daha sonra bu insan, Has Kaynak olur ve bu insan yaşar. Yaşadığında bu insan, Kaynağın Teknolojik Kotlaması’nı yapar. Ve yaptığında, tabiata iner. Tabiata indiğinde Bütün’e hizmetçidir. Herkes BİR’e hizmet eder. Bu meclis, Bütün’ün hizmetindedir.

Misafirlerimiz var bugün. Herkes nefsini aşmış, yolunu bulmuş, ışığını yakmış ve gelmiş mi? Yo, hayır! Vakti geldiği için buradalar. Roketler olarak dünyaya çekilenler de var. Bazısının dili yoktur ama ışığı yanar. Kardeşlerimizin kendi yoğunluklarında, kendilerini Has Teknikle dilleyebilmeleri sorumluluklarındadır.

Muktedir olarak kotlanmaları gerekir. Har yükseltmeleri gerekir. Rahmete, Rahmin “Koooooo” dediğimiz mantrasıyla, ilim sayfalarını tohumladığımız o şavkta, iş yapmaları gerekir.

Ve bilmekteyiz ki burada bulunan herkes, yanıp tutuşur ki Birlik İlmi’ni Hak Teknikle dillesin diye.

Doğal dünya, Allah’ın Türevleri’nin tohumlandığı bir dünyadır. Burada herkes kendini hak eder ve tohumlar. Verdiğim her bilgi, Birleşik Işık’la verilir. Ve BİR’e hizmet için dünya tabiatı Bütünün Kürsüleri’ni diller. Her yer ışıktır burada ve burası muktedir bir kaynaktır. En son şunu bilmenizi isterim ki kırk kapının ışığı yanmasa, burada yol olmaz. Burada, her kapı hepinize açıktır.

Bir tek şunu da ifade etmek isterim ki kardeşlerimizin çokları kendilerini Has Tohum olarak kotlayamadıklarından, kendi yoğunluklarında kendi kayıtlamalarını yapmak üzere birleşecekler. Bu kesinlikle olmalıdır. Toprak tohumlanması için buna da gerek vardır.

Birçok ilim sayfası okuduk. Ama bunların hiç birisi net olarak insanlığa indirilemedi. Çoğunu insanlık anlayamadı. Atlanta Tohumlaması yaptık ama bunda dahi insanlar, kendi Ruhsal Mekteplerini kayıtlamaktan başka bir şey yapmadılar. Saklı tuttuğumuz birçok bilgimiz var ve bu bilgilerin hepsini sizlerle paylaşamayız çünkü zamanımız yetmez.

Netice olarak şunu size bildirmek isteriz ki tertip yaptığınız zaman bildiğiniz her şeyi tertiplemeye değil hak ettiğinizi dillemeye çalışın. Eğer hak ettiğinizi dilleyebilirseniz, Bütünün Kürsüleri, herşeyi kendi yüreğinizde dinletebilir.

Sevgililer, misafirlerimizin çoğu ne dediğimi anlamıyorlar şu anda. Bunun farkındayım. Ama bunları size açıklamak zorundayım. Tanrısal, Ruhsal Işıma değil burada yaptığımız, Rabbi Kotlama’dır. Rabbi Kotlama, Bütünün Türevleriyle gerçekleşir. Herkesin bunu net olarak anlayamayacağına eminim ama bildirmeliyim. Kendi yüreğinizde var olanı değil Has olanı dilleyeniz ki Hak Toplumlar kaynak olabilsinler…

Dünya, yeşilden maviye geçti bu kesindir. Ne var ki yeşili kotlayamayanlar, maviye ulaşamadılar. Bu nedenledir ki birçok ışık değersizleşti. Bu değersizleşen ışıkların, yetkinleşmeleri için önemli çalışmalar başlatıldı. Nesillerini tohumlayabilmeleri gereklidir. Öz görevleri geçiştir. Ve geçişi yapabilmeleri için o çalışmalar, çok önemlidir.

İkna olunuz ki Bütün’e hizmet, BİR’e hizmetten çok daha özel çalışma gerektirir. Ve bu Meclis özel bir çalışma yapmak üzere, her ayın, kendi yoğunluğunda var ettiği bir günde burada toplanacaktır. Bu Meclise Daimi Kap olmak isteyenler, Kati Tohum olarak burada o yoğunlukta bulunmalıdırlar ki Bütün’e hizmet için bundan başka yapacağınız bir şey kalmamıştır.

Seliman düşünmenizi istiyoruz. Kaftan giymeniz, söz konusu bir gerekliliktir ki kaftan, görevden öte bilginin toprağa çekilişi için gereklidir. Herkes kendi bilgisini çekmek zorunda mıdır? Yo, hayır!... Ama çekebilenleri dillemek gerekir.

Birçoğunuz bilgiye sahipsiniz ama bu bilgiyi kayda giremediğiniz için tohumlayamıyorsunuz. Birçoğunuz bilginin toprağındasınız ama ışığı yakamadığınız için bu bilgileri anlayamıyorsunuz. Bir kısmınız da kaftan giydiniz, ne var ki bu kaftanın sizin diriliğinize ait olduğunun farkında değilsiniz. Öyle çok, öyle çok çalışmak gerekiyor ki anlayabilmek için!…

Herkes ağır taşıyıcıdır dünyada. Hepiniz ağır taşıyorsunuz bunun farkındasınız mutlaka ve taşıdığınız yük, öylesine güçlü yoğunluklardan indirildi ki sizlerin, o yoğunluklara ulaşmadıkça o yükleri hafifletmenizin imkanı olmadığı da kesindir. Dara düşmenizi, Hak Teknikle kendi yüreğinizi dillemenizi ve Has Tohum olmanızı değil Ak Teknik’le toprağa çekilmesini istedik. Herkesin bunu net olarak anlayamadığını da biliyorum ama anlatıyorum.

Koruma tedbirleri alındı dünya planında. Bu koruma tedbirleri, Bütünün Kürsüleri’nden kontrol altında çerçevelenerek insanlığa giydirildi. Herkes kendini korumaya aldı. Bir tek insan, korunmadı. Ki o insan, buradaki bu Meclisin İnsan Sayfası’dır… Çünkü bu Meclis, koruyucudur; korunmaz, korur. Bu kesindir.

Şimdi Dağlar, Muhammet Mustafa, Kuran okuttu yüreklere. Okunan Kuran, Rabbi Kaynağın Işığı’yla tohum ekti. Tohum; kotladı, katladı, kayıtladı ve tarttı. İşte bunun neticesinde bugünlere gelindi. Mustafa Kemal Atatürk, temiz bir yoğunluktu. Korudu herkesi. Şer yaratanın kendi yoğunluğunda olması gerektiğini dinletti, dilletti ve dedi ki “Ben O, O benim. Onu koruyun.” Hepimiz Onu koruduk.

Şimdi Dağlarım, mahrek burasıdır. Ne demektir mahrek? Bunu size izah etmek istiyorum. Her şeyi kapsayan ve korumaya alan…. Her şeyi kapsayan ve korumaya alan, Kotlayıcı Mektep burasıdır. Cemaatlerin hepsi kotlayıcı olur burada. Ve burada; kotlama, kayıtlama ve yasaları tahditleme gerçekleşir.

Hepinizin arzusu insana hizmet, bunu net biliyoruz. İnsana hizmet, Has İlimledir. Ve biliyoruz ki burada herkes kendi Has Tekniğiyle kendini Hak Tohum olarak doğum, ölüm bildirerek kayıtlamıştır, toprağa katmıştır.

Şimdilik size insanlık adına verdiğim budur.

Av. Nezire SELÇUK
Süper İnsanlık Realitesi Derneği


 
  Bugün 32 ziyaretçi kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=